T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2014 / 782
KARAR NO : 2014 / 831
KARAR TR : 14.7.2014
ÖZET : 1608 sayılı Kanun uyarınca verilen idari para cezasına karşı yapılan itirazın, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk. K A R A R Davacı : B. İnş. Taah.Doğalgaz Alt Yapı İşleri Nak. San. ve Tic. Ltd. Şti. Vekilleri : Av. S.D. Davalı : Karasu Belediye Başkanlığı OLAY : Davacı şirket adına, yapılan yolçalışmaları sırasında, su borusuna, parketaşlarına zarar verdiği, böylece Belediye ZabıtaTalimatnamesine aykırı hareket ettiğinden bahisle, 1608sayılı Kanun’un 1. maddesi uyarınca, Sakarya/Karasu BelediyeBaşkanlığı Encümeni’nin 20.9.2013 gün ve345 sayılı kararı ile 3000 TL para cezası verilmiştir. Davacı vekili, idaripara cezasına konu idari işlemin kaldırılmasıistemiyle adli yargı yerine itirazda bulunmuştur. KARASU SULH CEZA MAHKEMESİ; 31.1.2014gün ve D. İş No: 2013/474 sayı ile,davacı şirketten istenen paranın verilen zararlarınbedeline yönelik olduğu, herhangi bir idari yaptırımailişkin idari para cezasının uygulanmadığı, bunedenle Encümen kararına karşı yapılacak itirazıngörüm ve çözümünün idari yargı yerineait olduğu gerekçesiyle görevsizlikkararı vermiş, verilen karar itiraz edilmeden kesinleşmiştir. Davacı vekili, bu kez aynıistemle idari yargı yerinde dava açmıştır. SAKARYA 2. İDARE MAHKEMESİ; 5.6.2014gün ve E: 2014/483 sayıile, davacıya 1608 sayılı Yasa’nın 1.maddesi uyarınca idari para cezası verildiğinden ve buYasa’da idari para cezasına karşı kanun yolunailişkin bir düzenleme bulunmadığından, KabahatlerKanunu’nun 3,16 ve 27. maddeleri uyarınca davanınçözümünün adli yargı yerine ait olduğugerekçesiyle 2247 sayılı Uyuşmazlık MahkemesininKuruluş ve İşleyişi Hakkında Kanun’un 19.maddesiuyarınca görevli yargı yerinin belirlenmesi için UyuşmazlıkMahkemesine başvurulmasına ve davanın incelenmesininUyuşmazlık Mahkemesince karar verilinceye kadar ertelenmesine karar vermiştir. İNCELEME VE GEREKÇE: Uyuşmazlık MahkemesiHukuk Bölümü’nün, SerdarÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında,Üyeler: Eyüp Sabri BAYDAR, Ali ÇOLAK, Nurdane TOPUZ, AlaittinAli ÖĞÜŞ, Ayhan AKARSU ve Mehmet AKBULUT’unkatılımlarıyla yapılan 14.7.2014 günlütoplantısında: l-İLK İNCELEME:Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın 27. maddesiuyarınca yapılan incelemeye göre; Uyuşmazlık MahkemesiGenel Kurulunun 11.7.1988 günlü, E:1988/1, K:1988/1 sayılıİlke Kararında, “2247 sayılı UyuşmazlıkMahkemesinin Kuruluş ve İşleyişi Hakkında Kanununbütünüyle incelenip değerlendirilmesinden, bu Kanununuygulanması yönünden 2 nci maddesinin ikinci fıkrasındayer alan, ‘ceza uyuşmazlıkları’ ibaresinden,savcının ya da şahsi davacının talebi ilebaşlayan yargılaması sonunda sanığınmahkumiyetine ya da beraatine hükmedilebilecek davalarda, askeri ve adliceza mahkemeleri arasında çıkan görev ve hükümuyuşmazlıklarının anlaşılması, bunundışında kalan tüm görevuyuşmazlıklarının ‘hukuk uyuşmazlığı’sayılması gerektiği sonucuna varılmaktadır.Uygulanması idari organlara bırakılan cezalar, adli nitelikteolmadığından, bunlar hakkında yapılan itirazlar ya daaçılan davalar ‘ceza davası’ olaraknitelendirilemezler. İdari niteliklerinden dolayı bu davalarailişkin görev ve hükümuyuşmazlıklarının Uyuşmazlık Mahkemesinin HukukBölümünde incelenip çözümlenmesigerektiği...” açıkça belirtilmiştir. Budurum göz önüne alındığında, olaybölümünde yazılı başvuru konusu görevuyuşmazlığının Hukuk Bölümünde incelenmesigerektiği kuşkusuzdur. İdare Mahkemesince, 2247sayılı Yasa’nın 19. maddesine göre başvurudabulunulmuş olduğu, idari yargı dosyasının Mahkemece,ekinde adli yargı dosyası da temin edilmek suretiyleUyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderildiği ve usuleilişkin işlemlerde herhangi bir noksanlıkbulunmadığı anlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi. II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hakim Gülten FatmaBÜYÜKEREN’in, davanın çözümünde adliyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Mehmet BAYHAN ile DanıştaySavcısı Mehmet Ali GÜMÜŞ’ün adliyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, 1608sayılı Kanun’un 1. maddesi uyarınca verilen paracezasının kaldırılması istemiyleaçılmıştır. Umuru Belediyeye MüteallikAhkamı Cezaiye Hakkında 16 Nisan 1340 (1924) Tarih ve 486Numaralı Kanunun Bazı Maddelerini Muaddil 15.5.1930 tarih ve 1608sayılı Kanun’un, 3.1.1940 tarih ve 3764 sayılıKanun’la değişik 1. maddesinde, “Belediye meclis veencümenlerinin kendilerine kanun, nizam ve talimatnamelerin verdiğivazife ve salahiyet dairesinde ittihaz ettikleri kararlara muhalif hareketedenlerle belediye kanun ve nizam ve talimatnamelerinin men veya emrettiğifiilleri işleyenlere veya yapmayanlara elli liraya kadar hafif paracezası tertibine ve üç günden onbeş güne kadarticaret ve sanat icrasından men’e ve Türk Ceza Kanununun536,538,557,559 ve 577. maddeleriyle 553. maddesinin birincifıkrasında yazılı cezaları tayine belediyeencümenleri salahiyettardır. Şubelere ayrılan belediyelerdebu cezaları encümen namına ve yerine şubemüdürleri tayin ederler”; 5.7.1934 tarih ve 2575sayılı Yasa ile değişik 5. maddesinin birinci fıkrasında, “Ceza kararlarına tebliğ tarihindenitibaren beş gün içinde mahsus hakimlere ve bulunmayanyerlerde sulh hakimliğine müracaatla şifahi veyayazılı itiraz olunabilir. İtiraz şifahi ise bir zabıttutularak muterize imza ettirilir” denilmekte; 6. maddesinde de, itirazüzerine tetkikatın evrak üstünde yapılacağı,itirazlar varit ise hakimin ceza kararını iptal ve para cezasıalınmış ise belediyenin geri vermesine hükmedeceği,itiraz varit görülmezse kararın tasdik olunacağı,itirazın otuz gün içinde neticelendirilmesinin mecburiolduğu, Hakimin izahat almak üzere lüzum görürsemuterizi veya vekilini celbederek dinleyebileceği belirtilmekte ve 7.madde ile, yazılı emir ile bozma yolu saklı kalmak kaydıyla,itiraz sonucunda hakim tarafından verilecek kararların kesinolduğuna ve temyiz edilemeyeceğine işaret edilmekte ikenUyuşmazlık Mahkemesi, Yasada sözü edilen “mahsushakim” ibaresinden, sadece belediye işleriyle ilgili cezalarayapılan itirazları çözümlemekle görevli olacaközel hakimlerin amaçlandığı; ancak, mahsus hakiminbulunmadığı yerlerde sulh hakimliğinebaşvurulacağının açıkça belirtilmişolması karşısında, bu tür cezalarakarşı yapılan itirazın görüm veçözümünün adli yargı yerinin görevinegirdiği sonucuna varmıştır. 1608 sayılıYasa’nın, 8.2.2008 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan23.1.2008 gün ve 5728 sayılı Kanun’un 66. maddesi iledeğişik 1. maddesinde, “Belediyemeclis ve encümenlerinin kendilerine kanun, nizam ve talimatnamelerinverdiği vazife ve salahiyet dairesinde ittihaz ettikleri kararlara muhalifhareket edenlerle belediye kanun ve nizam ve talimatnamelerinin men veyaemrettiği fiilleri işleyenlere veya yapmayanlara belediyeencümenince Kabahatler Kanununun 32 nci maddesi hükmünegöre idarî para cezası ve yasaklanan faaliyetin menine kararverilir. Bu kararda ilgili kişiye bir süre de verilebilir. Belediye encümeni kararında belli bir fiilin muayyen bir sürezarfında yapılmasını da emredebilir. Emredilen fiilinilgili kişi tarafından yapılmaması hâlinde,masrafları yüzde yirmi zammı ile birlikte tahsil edilmeküzere belediye tarafından yerine getirilir. Bu madde hükümleri ilgili kanunda ayrıca hükümbulunmayan hâllerde uygulanır” denilmiş; 5728sayılı Kanun’un 578. maddesinin (g) bendi ile, 15.5.1930tarihli ve 1608 sayılı Kanun’un 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, ek 1ve ek 2 nci maddeleri yürürlükten kaldırılmıştır. 5728 sayılı Kanunhükümleri 8.2.2008 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Bu haliyle, 1608sayılı Yasa’da idari para cezasına karşı kanunyoluna ilişkin bir düzenleme yer almamaktadır. 1.6.2005 tarihinde 5326sayılı Kabahatler Kanunu’nun yürürlüğegirmesi üzerine Uyuşmazlık Mahkemesi HukukBölümü’nce, sözü edilen Kanunun diğerkanunlarda düzenlenen idari yaptırımlar ile bunlarakarşı yapılacak itirazlara ilişkin görevhükümleri üzerindeki etkisinin incelenmesi sonucunda: diğerkanunlarda düzenlenen idari yaptırımın, dayanağıolan yasanın amacı dikkate alınarak; Kabahatler Kanunu’nun1., 2., 16. ve 19. maddelerinde belirtilen koşullarıtaşıması, 27. maddenin (1) numaralı bendindebelirtilen idari yaptırımlardan olması halinde, idari paracezaları ve mülkiyetin kamuya geçirilmesine ilişkinolanlarına karşı 1.6.2005 tarihinden sonra yapılacakitirazlarda sulh ceza mahkemelerinin genel görevlikılındığına ve bu nedenle doğan görevuyuşmazlıklarında adli yargı yerinin görevlibulunduğuna karar verilmiştir. Daha sonra, 5326sayılı Kabahatler Kanunu’nun “Genel kanunniteliği” başlıklı 3. maddesi, AnayasaMahkemesi’nin 1.3.2006 gün ve E:2005/108, K:2006/35 sayılıkararıyla iptal edilmiş ve gerekçeli kararı 22.7.2006gün ve 26236 sayılı Resmi Gazete’deyayımlanmış ve iptal hükmünün, kararın ResmiGazetede yayımlanmasından başlayarak altı ay sonrayürürlüğe girmesine karar verilmiş; Yasama organıtarafından iptal hükmü doğrultusunda yasal düzenlemeyapılmaması sürecinde, anılan madde hükmününyürürlükte bulunduğu düşüncesiyle, aynıdoğrultuda karar verilmeye devam edilmiş; Yasama organıtarafından, Anayasa Mahkemesi’nce verilen altı aylıksüre içinde iptal hükmü doğrultusunda yasaldüzenleme yapılması halinde ise, işaret edilen yargıyerinin yeni düzenlemenin yürürlüğe girdiğitarihten itibaren görevli olacağı belirtilmiştir. Son olarak, 30.3.2005 tarihli ve 5326sayılı Kabahatler Kanunu’nun 3 üncü maddesinideğiştiren 6.12.2006 günlü, 5560 sayılıYasa’nın 31. maddesinde, “(1) Bu Kanunun; a)İdari yaptırım kararlarına karşı kanun yolunailişkin hükümleri, diğer kanunlarda aksine hükümbulunmaması halinde, b)Diğer genel hükümleri, idarî para cezası veyamülkiyetin kamuya geçirilmesi yaptırımınıgerektiren bütün fiiller hakkında, uygulanır”denilmiştir. 19.12.2006 tarihinde yürürlüğe giren bu düzenlemeyegöre, Kabahatler Kanunu’nun; idarî yaptırımkararlarına karşı kanun yoluna ilişkinhükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hükümbulunmaması halinde uygulanacağı; diğer kanunlarda görevlimahkemenin gösterildiği durumda ise uygulanmayacağıanlaşılmaktadır. Görev kuralları kamudüzenine ilişkin olduğundan, görev konusunda taraflariçin bir müktesep hak doğmayacağı; bu nedenle, yenibir yasayla kabul edilen görev kurallarının, geçmişede etkili olacağı, bilinen bir genel hukuk ilkesidir. Davanınaçıldığı andaki kurallara göre görevliolan mahkeme, yeni bir yasa ile görevsiz hale gelmiş ise,(davanın açıldığı anda görevli olan vefakat yeni yasaya göre görevsiz hale gelen) mahkemeningörevsizlik kararı vermesi gerekeceği; ancak, yeni yasadakigörev kuralının, değişikliğin yürürlüğegirmesinden sonra açılacak davalarda uygulanacağına dairintikal hükümlerinin varlığı halinde, mahkemecegörevsizlik kararı verilemeyeceği açıktır. Diğertaraftan, dava görevsiz mahkemede açılmış, busırada yapılan bir kanun değişikliği ile görevsizmahkeme o dava için görevli hale gelmiş ise, mahkeme,artık görevsizlik kararı veremeyip (yeni kanuna göregörevli hale geldiği için) davaya bakmaya devam etmesigerekir. İncelenen uyuşmazlıkta,1608 sayılı Kanun’un 1. maddesi uyarınca verilen paracezasının 5326 sayılı Kanun’un 16. maddesindebelirtilen idari yaptırım türlerinden biri olduğu, 1608sayılı Kanun’da da idari para cezasına itiraz konusundagörevli mahkemenin gösterilmediğianlaşılmıştır. Bu durumda, Kabahatler Kanunu’nun5560 sayılı Kanun’la değişik 3. maddesindebelirtildiği üzere, idarî yaptırım kararlarınakarşı kanun yoluna ilişkin hükümlerinin, diğerkanunlarda aksine hüküm bulunmaması halinde uygulanacağınedeniyle, görevli mahkemenin belirlenmesinde 5326 sayılı Yasahükümleri dikkate alınacağından, idari paracezasına karşı açılan davanın görümve çözümünde, anılan Kanunun 27. maddesinin (1)numaralı bendi uyarınca adli yargı yerinin görevliolduğu sonucuna varılmıştır. Açıklanannedenlerle, Sakarya 2. İdare Mahkemesi’nin başvurusunun kabulüile Karasu Sulh Ceza Mahkemesince verilen görevsizlik kararınınkaldırılması gerekmiştir. S O N U Ç : Davanınçözümünde ADLİ YARGININ görevli olduğuna,bu nedenle Sakarya 2. İdare Mahkemesi’nin BAŞVURUSUNUNKABULÜ ile, Karasu Sulh Ceza Mahkemesinin 31.1.2014 gün ve D.İş No: 2013/474 sayılıGÖREVSİZLİK KARARININKALDIRILMASINA, 14.7.2014 gününde OYBİRLİĞİİLE KESİN OLARAK karar verildi. Başkan Serdar ÖZGÜLDÜR Üye Eyüp Sabri BAYDAR Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Ali ÇOLAK Üye Ayhan AKARSU Üye Nurdane TOPUZ Üye Mehmet AKBULUT
Full & Egal Universal Law Academy