T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2014 / 743
KARAR NO : 2014 / 798
KARAR TR : 14.7.2014
ÖZET : Davacının hissedarı bulunduğu dava konusu taşınmaz üzerinde 3194 sayılı Yasa çerçevesinde gerçekleştirilen imar işlemleri sırasında, davacının hissesinin yeni oluşan parsellere intikal ettirilmemesi nedeni ile uğradığı zararın, tapulu arsasının tespiti yada başka yerden kendisine hisse verilmesi suretiyle giderilmesine ilişkin davanın İDARİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R Davacı :A.A. Vekili :Av.H.B. Davalı :Mamak Belediye Başkanlığı Vekili :Av.F.E. O L A Y :Davacı vekilidava dilekçesinde aynen; “Müvekkil A.A. Ankara İli,Çankaya İlçesi, 3. Bölge, Hüseyingazi Mahallesindekain ve tapunun; 367 Pafta, 2127 Ada, 38 Parsel sayılı arsayı veüzerindeki binayı 1977 yılında Makbule Günal’dansatın almıştır. Daha Önceden Çankaya 3.Bölge Tapu Sicil Müdürlüğü’nebağlı olan bu yer, İmar çalışması sonucuMamak Belediyesi Mücavir sınırları içinegirmiştir. Müvekkilim tapuda işlem yapmak için Mamak TapuSicil Müdürlüğü’ne ve Mamak Belediyesi İmarMüdürlüğü’ne gitmiş ve arsasınınolmadığını, arsasının neden yok olduğunuöğrenmeden ve işlem yapmadan dönmek zorundakalmıştır. Müvekkilin başvurduğu resmi mercilermüvekkile gerekli ve yeterli açıklamalar yapmadan, baştansavma cevaplarla oyalamışlardır. Yaptığımızaraştırmalar neticesinde müvekkilin arsasının yerindeolmadığı, buharlaşıp yok olduğu (suolmadığı halde), bu nedenle müvekkilimin mağdur olduğumağduriyetinin giderilmesi için iş bu davayı açmazaruriyeti hasıl olmuştur.” şeklindeki gerekçesi ilemüvekkilinin tapulu arsasının tespiti ile bu mümkünolmadığı takdirde aynı nitelik ve özelliklere sahipbaşka bir arsanın üzerine tesciline karar verilmesi istemi ileadli yargı yerinde dava açmıştır. Davalıvekili, mahkemeye verdiği 07.06.2013 tarihli cevap dilekçesindeözetle görev itirazında bulunmuştur. Ankara10.Asliye Hukuk Mahkemesi; 23.01.2014 gün ve 2013/178 Esassayılı kararı ile davalı vekilinin görevitirazının reddine karar vermiştir. Davalı MamakBelediye Başkanlığı vekilinin, idari yargıyararına olumlu görev uyuşmazlığıçıkartılması yolunda süresi içindeverdiği dilekçe üzerine, dava dosyasının onaylıbir örneği DanıştayBaşsavcılığı'na gönderilmiştir. DANIŞTAYBAŞSAVCISI: Konuya ilişkin kararında aynen: “Davacıya aitAnkara İli, Mamak ilçesi, Hüseyingazi Mahallesi, 2127 ada, 38parsel sayılı taşınmazın bulunduğu alandayapılan imar uygulaması sonucunda davacıya ait tapukaydının yok edildiği iddiasıyla arsasının tespitedilerek kendisine eşdeğer bir arsa tahsis edilmesi istemiyleaçılan davada, davalı idarece davanın görüm veçözümünün idari yargının görevinegirdiği ileri sürülerek görev itirazındabulunulmuş ve itirazın reddi üzerine olumlu görevuyuşmazlığı çıkarılması istenilmişolmakla gereği düşünüldü: Uygulama ve öğreti'de, kamuidarelerinin, kamu hizmetinin yürütümü sırasında,kamu gücü kullanarak tek yanlı iradeaçıklamalarıyla yapmış oldukları işlemler,"idari işlem"; herhangi bir işlem ya da kararadayanmaksızın gerçekleştirdikleri maddi faaliyetleriyle,görevleriyle ilgili hareketsizlikleri de, "idari eylem" olaraktanımlanmaktadır. Bu tanıma göre, idarelerin3194 sayılı İmar Kanununun 8'inci maddesi uyarınca tekyanlı irade açıklamaları ile tesis ettikleri, genel vedüzenleyici imar planları ile 2981 sayılı Yasanın13'üncü maddesinin (c) bendi uyarınca tek yanlı iradeaçıklamaları ile tesis ettikleri, genel ve düzenleyiciıslah imar planları ve bu planlara dayanılarak tesis edilenparselasyon, kamulaştırma, ruhsat gibi bireysel işlemler,"idari işlem"; bu imar planı uyarınca yapmak zorundaoldukları program ve uygulamaları bunun için gerekli zamandagerçekleştirmemeleri; yani, bu konudaki hareketsizlikleri de, idarieylem niteliği taşımaktadır. İdari işlem ve eylemlerden doğanzararların tazmini taleplerinin, 2577 sayılı İdariYargılama Usulü Kanunu'nun 12 ve 13'üncü maddeleriuyarınca, İdari Yargı yerlerinde açılacak tamyargı davalarına konu edilmeleri, anılan yasahükümlerinin gereğidir. Dolayısıyla, davanınyapılan imar uygulamasına ve bu uygulamalarda kesilen düzenlemeortaklık payına ilişkin kısmının 2577sayılı idari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2'nci maddesinin 1'inci fıkrasının (b) bendinde yer alan "İdari eylem veişlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlartarafından açılan tam yargı davaları,"hükmü gereğince idari yargı yerinde görülmesigerekmektedir. Dosyanın incelenmesinden; Ankaraili, Mamak ilçesi, Hüseyingazi Mahallesi, 2127 ada, 38 parselsayılı 241 m² yüzölçümünde olantaşınmazın bulunduğu alanda 08.05.1959 tarinde yapılanimar uygulaması sonucunda 181 m2 sinin değişik parsellerleşuyulandırıldığı, kalan 60 m² sinin isezaiyat olarak ayrıldığı ve tapu kayıtlarındanterkin edilmeyerek 2127 ada, 38 sayılı parsel olarak davacıyasatıldığı, daha sonra yapılan imar uygulamasısonucunda yeni oluşturulan 6694 ada, 14 ve 6697 ada 14 parsellerleşuyulandırıldığı, uyuşmazlık konusuparselin bulunduğu alanın Hüseyin Gazi Kentsel DönüşümProjesi kapsamına alındığı, imar planında yoldakaldığı, bu alanda 3194 sayılı imar kanunun 18 ve 2981/3290 sayılı Kanunun 10-c ve Ek:l maddeleri uyarınca onaylananparselasyon planında 6694 ada 14 parselin 39834 ada, 12 parsel ve 6697ada, 14 parselin ise 39837 ada, 5 sayılı parsellehisselendirildiği, yapılan bu imar çalışmalarısonucunda davacıya herhangi bir parsel tahsis edilmediği ya daoluşturulan imar parsellerinden hisse verilmediği,uyuşmazlığın yapılan imar uygulamaları sonucundadavacıya tahsis yapılmaması nedeniyle ortayaçıktığı anlaşılmaktadır.”şeklindeki gerekçesi ile 2247 sayılıYasa'nın 10'uncu maddesi uyarınca davada olumlu görevuyuşmazlığı çıkarılmasına vedosyanın Uyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderilmesine kararvermiştir. İNCELEMEVE GEREKÇE : UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, SerdarÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında,Üyeler: Eyüp Sabri BAYDAR, Ali ÇOLAK, Nurdane TOPUZ, AlaittinAli ÖĞÜŞ, Ayhan AKARSU, Mehmet AKBULUT ’unkatılımlarıyla yapılan 14.7.2014 günlütoplantısında: l-İLKİNCELEME: Başvuru yazısı ve dava dosyasıörneği üzerinde 2247 sayılı Yasa'nın 27. maddesigereğince yapılan incelemeye göre, davalı Mamak BelediyeBaşkanlığı vekilinin anılan Yasanın10/2.maddesinde öngörülen yönteme uygun olarakyaptığı görev itirazının reddedilmesi ve dahi12/1.maddede belirtilen süre içinde başvuruda bulunmasıüzerine Danıştay Başsavcısı'nca, davalı MamakBelediye Başkanlığı açısından, 2247sayılı Kanunun 10.maddesinde öngörülen biçimdeolumlu görev uyuşmazlığıçıkarıldığı anlaşılmaktadır.Usule ilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığındangörev uyuşmazlığının esasınınincelenmesine oy birliği ile karar verildi. II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hakim BirgülYİĞİT’in, davanın çözümündeidari yargının görevli olduğu yolundaki raporu iledosyadaki belgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarcagörevlendirilen Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Mehmet BAYHANve Danıştay Savcısı Mehmet AliGÜMÜŞ’ün davada idari yargının görevliolduğu yolundaki sözlü açıklamaları dadinlendikten sonra GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜPDÜŞÜNÜLDÜ: Dava, davakonusu davacının hissedarı olduğu 2127 Ada 38 parselsayılı taşınmazın imar uygulamalarısırasında gerçekleştirilen şuyulandırılmaişlemleri esnasında tapudaki payına yer verilmemesi, buşekilde taşınmaz üzerindeki mülkiyethakkının kaybolması nedeni ile durumun tespit edilmesi ya daaynı nitelik ve özellikte başka bir taşınmazdakendisine hisse verilmesi istemi ile açılmıştır. 4721sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 705. maddesinde de,“Taşınmaz mülkiyetinin kazanılması, tescilleolur. Miras,mahkeme kararı, cebrî icra, işgal, kamulaştırmahâlleri ile kanunda öngörülen diğer hâllerde,mülkiyet tescilden önce kazanılır. Ancak, bu hâllerdemalikin tasarruf işlemleri yapabilmesi, mülkiyetin tapukütüğüne tescil edilmiş olmasınabağlıdır.” hükmüne, AynıKanunun 716. maddesinde; “Mülkiyetin kazanılmasına esasolacak bir hukukî sebebe dayanarak malikten mülkiyetin kendiadına tescilini istemek hususunda kişisel hakka sahip olan kimse,malikin kaçınması hâlinde hâkimden,mülkiyetin hükmen geçirilmesini isteyebilir. Birtaşınmazın mülkiyetini işgal, miras,kamulaştırma, cebrî icra veya mahkeme kararına dayanarakkazanan kişi tescili doğrudan doğruya yaptırabilir. Birtaşınmazın mülkiyetinde eşler arasındaki malrejimi dolayısıyla meydana gelen değişiklikler,eşlerden birinin istemiyle tapu kütüğüne doğrudantescil olunur.” hükmüne, AynıKanunun Tapu Sicili ile ilgili hususların gösterildiğibölüme ilişkin 997.maddesinde; “Taşınmazlarüzerindeki hakları göstermek üzere tapu sicili tutulur. Tapu sicili, tapu kütüğü vekat mülkiyeti kütüğü ile bunları tamamlayanyevmiye defteri ve belgeler ile plânlardan oluşur. Sicilin örneği, nasıltutulacağı ve yardımcı siciller tüzükle belirlenir.”;hükmüne, “Sorumluluk” başlıklı1007.maddesinde; “Tapu sicilinin tutulmasından doğanbütün zararlardan Devlet sorumludur. Devlet, zararın doğmasında kusurubulunan görevlilere rücu eder. Devletin sorumluluğuna ilişkin davalar,tapu sicilinin bulunduğu yer mahkemesinde görülür.” hükmüne; Tescilin koşullarınıngösterildiği 1013.maddesinde ise; “ Tescil, tasarrufa konu olan taşınmazmalikinin yazılı beyanı üzerine yapılır. Edinen kimse, kanun hükmüne,kesinleşmiş mahkeme kararına veya buna eşdeğer birbelgeye dayanıyorsa, bu beyana gerek yoktur. Bir aynî hakkı tescilden öncekazanan kimse, gerekli belgeleri ibraz ederek tescili isteyebilir.” hükmüneyer verilmiştir. Yine aynı kanunun 1027. maddesinde;“İlgililerin yazılı rızalarıolmadıkça, tapu memuru, tapu sicilindekiyanlışlığı ancak mahkeme kararıyladüzeltebilir. Düzeltme,eski tescilin terkini ve yeni bir tescilin yapılması biçimindede olabilir. Tapu memuru, basit yazıyanlışlıklarını, tüzük kurallarıuyarınca re'sen düzeltir.” hükmüne yerverilmiştir. 3194sayılı İmar Kanunu’nun “Planlarınhazırlanması ve yürürlüğe konulması”başlıklı 8. maddesinde; “Planlarınhazırlanmasında ve yürürlüğe konulmasındaaşağıda belirtilen esaslara uyulur. a)Bölge planları; sosyo - ekonomik gelişme eğilimlerini,yerleşmelerin gelişme potansiyelini, sektörel hedefleri,faaliyetlerin ve alt yapıların dağılımınıbelirlemek üzere hazırlanacak bölge planlarını,gerekli gördüğü hallerde Devlet PlanlamaTeşkilatı yapar veya yaptırır. b)İmar Planları; Nazım İmar Planı ve Uygulama İmarPlanından meydana gelir. Mevcut ise bölge planı ve çevredüzeni plan kararlarına uygunluğu sağlanarak, belediyesınırları içinde kalan yerlerin nazım ve uygulamaimar planları ilgili belediyelerce yapılır veyayaptırılır. Belediye meclisince onaylanarakyürürlüğe girer. (Değişik dördüncücümle: 8/8/2011- KHK-648/21 md.) Bu planlar onay tarihinden itibarenbelediye başkanlığınca tespit edilen ilan yerlerinde veilgili idarelerin internet sayfalarında bir ay süreyle eşzamanlı olarak ilan edilir. Bir aylık ilan süresi içindeplanlara itiraz edilebilir. Belediye başkanlığınca belediyemeclisine gönderilen itirazlar ve planları belediye meclisionbeş gün içinde inceleyerek kesin karara bağlar. Belediyeve mücavir alan dışında kalan yerlerde yapılacakplanlar valilik veya ilgilisince yapılır veyayaptırılır. Valilikçe uygungörüldüğü takdirde onaylanarak yürürlüğegirer. (Değişik üçüncü cümle: 8/8/2011-KHK-648/21 md.) Onay tarihinden itibaren valilikçe tespit edilen ilanyerinde ve ilgili idarelerin internet sayfalarında bir ay süreyleeş zamanlı olarak ilan edilir. Bir aylık ilan süresiiçinde planlara itiraz edilebilir. İtirazlar valiliğe yapılır,valilik itirazları ve planları onbeş gün içerisindeinceleyerek kesin karara bağlar. Onaylanmışplanlarda yapılacak değişiklikler de yukarıdaki usulleretabidir. Kesinleşenimar planlarının bir kopyası, Bakanlığagönderilir. İmarplanları alenidir. Bu aleniyeti sağlamak ilgili idarelerin görevidir.Belediye Başkanlığı ve mülki amirlikler, imarplanının tamamını veya bir kısmını kopyalarveya kitapçıklar haline getirip çoğaltarak tespitedilecek ücret karşılığında isteyenlere verir. c)(Ek: 3/7/2005 - 5403/25 md.) Tarım arazileri, Toprak Koruma ve AraziKullanımı Kanununda belirtilen izinler alınmadan tarımsalamaç dışında kullanılmak üzereplânlanamaz.” hükmüne yer verilmiştir. AynıKanun'un 18. maddesinde, “İmar hududu içinde bulunanbinalı veya binasız arsa ve arazileri malikleri veya diğer haksahiplerinin muvafakatı aranmaksızın, birbirleri ile, yolfazlaları ile, kamu kurumlarına veya belediyelere ait bulunanyerlerle birleştirmeye, bunları yeniden imar planına uygun adaveya parsellere ayırmaya, müstakil, hisseli veya kat mülkiyetiesaslarına göre hak sahiplerine dağıtmaya ve re'sen tescilişlemlerini yaptırmaya belediyeler yetkilidir. Sözü edilenyerler belediye ve mücavir alan dışında ise yukarıdabelirtilen yetkiler valilikçe kullanılır. Belediyelerveya valiliklerce düzenlemeye tabi tutulan arazi ve arsalarındağıtımı sırasında bunlarınyüzölçümlerinden yeteri kadar saha, düzenlemedolayısıyla meydana gelen değer artışları karşılığında"düzenleme ortaklık payı" olarakdüşülebilir. Ancak, bu maddeye göre alınacakdüzenleme ortaklık payları, düzenlemeye tabi tutulan arazive arsaların düzenlemeden öncekiyüzölçümlerinin yüzde kırkınıgeçemez. (Değişiküçüncü fıkra: 3/12/2003-5006/1 md.) Düzenlemeortaklık payları, düzenlemeye tâbi tutulan yerlerinihtiyacı olan Milli Eğitim Bakanlığına bağlıilk ve ortaöğretim kurumları, yol, meydan, park, otopark,çocuk bahçesi, yeşil saha, ibadet yeri ve karakol gibiumumî hizmetlerden ve bu hizmetlerle ilgili tesislerden başkamaksatlarla kullanılamaz. Düzenlemeortaklık paylarının toplamı, yukarıdaki fıkradasözü geçen umumi hizmetler için, yenidenayrılması gereken yerlerin alanları toplamından azolduğu takdirde, eksik kalan miktar belediye veya valilikçekamulaştırma yolu ile tamamlanır. Herhangi birparselden bir miktar sahanın kamulaştırılmasınıngerekmesi halinde düzenleme ortaklık payı,kamulaştırmadan arta kalan saha üzerinden ayrılır. Bufıkra hükümlerine göre, herhangi bir parselden bir defadanfazla düzenleme ortaklık payı alınmaz. Ancak, buhüküm o parselde imar planı ile yeniden bir düzenlemeyapılmasına mani teşkil etmez…” hükmü yeralmıştır. Davadosyasının incelenmesinden, dosya içinde bulunan 8795 yevmiyenumaralı tapu kayıt örneğinden davacının davakonusu 2127 Ada 38 Parsel sayılı taşınmazda 60 m²’yetekabül eder şekilde hissesinin olduğu, Mamak BelediyeBaşkanlığı’nın Hüseyin Gazi MahallesiKentsel Dönüşüm Projesi kapsamında imar uygulama alanınaalındığı ve bu uygulama sırasında 2127 Ada 38Parsel sayılı taşınmazın 6694 Ada 14 ve 6697 Ada 14Parsellere şuyulandırıldığı, 6694 Ada 14 Parselinde 39834 Ada 12, 6697 Ada 14 parselin ise 39837 Ada 5 Parselehisselendirildiği, bu işlemler sırasında MamakBelediye Başkanlığı tarafından TescilSayfalarının tanzim edildiği ve bu tescil sayfalarındadavacının hissesine tekabül eder şekilde bir tescilkaydının bulunmadığı, davacının da durumufark ederek, hissesinin tescil sayfasına işlenmesi istemi ile davaaçtığı anlaşılmaktadır. Bu noktadagörev uyuşmazlığınınçözümüne esas olmak üzere üzerindedurulması gereken nokta, davacının 67 Pafta, 2127 Ada, 38 Parselsayılı arsa üzerindeki hissesinin, tapu sicilinin tutulmasısırasındaki işlemler nedeni ile mi yoksa imar ve ifrazçalışmaları sırasındaki işlemler nedeniile mi kaybolduğu hususudur. Sorun, davacının hissenin tapusicilinde kayda geçen işlemler sırasında sicileişlenmemesinden kaynaklanıyor ise uyuşmazlığınMahkememizin istikrar kazanan içtihatları ile de belirlendiğiüzere 4721 sayılı Kanun’un 1007. maddesi kapsamındaadli yargıda görülmesi gerekecektir. Sorun, davalı idareningerçekleştirdiği imar ve ifraz işlemlerisırasında davacının hissesinin kaydaalınmamış olmasından kaynaklanıyor iseuyuşmazlığın yine Mahkememizin istikrar kazananiçtihatları ile belirlendiği üzere 3194 sayılıKanun ve 2577 sayılı Kanun’un 2/1 maddesi kapmasında idariyargıda görülmesi gerekecektir. Bunedenle ilgili durumun belirlenmesi için konu ile ilgili olarakTapu Sicil Müdürlüğü’ne müzekkereyazılarak, dava konusu taşınmaz ile ilgili yapılanişlemler ve bunların dayanak belgeleri istenmiş; Mahkememize gönderilen 13.06.2014 gün ve 3744 sayılıyazı cevabında aynen “İlgi sayılıyazınızda belirtmiş olduğunuz 2127 ada 38 parselsayılı taşınmaz imar sonrası 6694 ada 14 parsel ve6697 ada 14 parsellere şuyulandırıldığı, 6694 ada14 parselin 39834 ada 12 parsel, 6697 ada 14 parselin ise 38837 ada 5 parselsayılı taşınmazlaraşuyulandırıldığını gösterir imarcetveli fotokopisi ile tapu kütüğü fotokopileriyazımız ekinde sunulmuştur. Anılan taşınmazlardayapılan inceleme sonucunda A.A.'a ait hisseyerastlanılmamıştır.” denilmek sureti ile, tapukaydındaki işlemin imar çalışmalarısırasında oluşturulan imar cetvelindeki listelere göre oluşturulduğubelirtilmiş ve yazı ekine bu imar cetvelleri eklendiğigörülmüştür. Görüldüğüüzere dava konusu olayda, davalı Mamak BelediyeBaşkanlığı tarafından gerçekleştirilen imar uygulaması sırasındadavacının adına kayıtlı 2127 Ada 38 parseldeki hissesininMamak Belediye Başkanlığı tarafından oluşturulantescil sayfasına geçirilmemesi nedeni ile tapukayıtlarına bahsi geçen hissenin işlememesi nedeni ilesöz konusu yanlışlığın düzeltilmesi istemiile açılmıştır. Söz konusu yanlışlığakonu işlemlerin temelinde Mamak Belediye Başkanlığıtarafından gerçekleştirilen imar uygulamaları veşuyulandırma işlemleri sırasındakiyanlışlıklar yer almaktadır. Bu itibarla dava dosyasının4721 sayılı TMK’nun tapu kaydının tutulmasındaDevletin Sorumluluğunu düzenleyen ilgili maddeleri değil, 3194sayılı Yasa’nın uygulanmasından kaynaklanan idareninsorumluluğuna ilişkin maddeleri kapsamındadeğerlendirilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. 2577sayılı idari Yargılama Usulü Kanunu'nun "idari davatürleri ve idari yargı yetkisinin sınırı"başlıklı 2 nci maddesinin 1'inci bendinde de; idariişlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksatyönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayıiptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafındanaçılan iptal davaları; idari eylem ve işlemlerdendolayı kişisel hakları dava muhtel olanlar tarafındanaçılan tam yargı davaları ile tahkim yoluöngörülen imtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerindendoğan uyuşmazlıklar hariç, kamu hizmetlerinden birininyürütülmesi yapılan her türlü idarisözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkanuyuşmazlıklara ilişkin davalar, idari dava türleri olaraksayılmıştır. Sonuç olarak; idareningerçekleştirildiği imar uygulaması veşuyulandırma işlemleri sırasında gerekli ve yeterliözenin gösterilmemesinden dolayı davacınıntapudaki hissesinin şuyulandırılan taşınmazlarda yeralmaması nedeni ile bu durumun tespit edilmesi ya da davacıya hissesioranında başka taşınmazdan hisse verilmesine ilişkinolan davanın, söz konusu işlemin idarenin tek yanlı ve kamugücünü kullanarak gerçekleştirmiş olduğubir işlem olması karşısında, 2577 sayılıİdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2/1-a maddesinde yer alan"İdari eylem ve işlemlerden dolayı kişiselhakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılantam yargı davaları" kapsamında idari yargı yerinceçözümlenmesi gerekmektedir. Ayrıcaher ne kadar davacı vekili talep dilekçesinde, müvekkilinintescil kaydında görülmeyen hissesinin tespitine ya damüvekkiline aynı oranda başka taşınmazdan hissetesciline karar verilmesini talep ettiği, tescil ve tespit istemlerininidari yargıda değerlendirilmesinin mümkünolmadığı düşünülebilirse de, sözkonusu uyuşmazlığın temelinde Mamak Belediye Başkanlığı’nınyanlış şuyulandırma işlemlerinin yeraldığı, söz konusu işlemlerin hukuka uygunluğunundenetlenmesi ve hukuka aykırı bulunması halinde iptaline kararverilmesi görevinin idari yargıya ait olduğu, işlemlerinhukuka aykırı olduğunun tespiti halinde eski hale gelecek tescilkayıtları ile davacının talebinin zatenkarşılanmış olacağı hususları birliktedeğerlendirildiğinde, davacının isteminin gerçekanlamda tescile ilişkin olmayıp, hak kaybına neden olanyanlışlığın düzeltilmesi istemi kapsamındadeğerlendirilmesi gerektiği ve bu itibarla davanın idariyargının görev alanına girdiği kanaatineulaşılmıştır. Açıklanannedenlerle, Danıştay Başsavcısı’nınbaşvurusunun kabulü ile davalı Mamak BelediyeBaşkanlığı vekilinin görev itirazının Ankara10. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce reddine ilişkin kararın kaldırılması gerekmiştir. S O N UÇ : Davanınçözümünde İDARİ YARGININ görevliolduğuna, bu nedenle DanıştayBaşsavcısı’nın, BAŞVURUSUNUN KABULÜ ile,davalı Mamak Belediye Başkanlığı vekilinin GÖREVİTİRAZININ REDDİNE İLİŞKİN, Ankara 10.Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 23.01.2014 gün ve 2013/178 Esassayılı KARARININ KALDIRILMASINA, 14.7.2014 gününde OYBİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi. Başkan Serdar ÖZGÜLDÜR Üye Eyüp Sabri BAYDAR Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Ali ÇOLAK Üye Ayhan AKARSU Üye Nurdane TOPUZ Üye Mehmet AKBULUT
Full & Egal Universal Law Academy