T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2014 / 568
KARAR NO : 2014 / 725
KARAR TR : 14.07.2014
ÖZET : Davacılara ait İstanbul İli, Pendik İlçesi, Kurtköy Mahallesi, Mezarlık arkası mevkiinde bulunan 7574 ada, 6 parsel sayılı taşınmazın imar uygulaması ile, 591/2400 orana isabet eden bölümünün Hazine adına tapuya tescil edilmesi sonucu ecrimisil tahakkuk ettirilerek, 14.1.2009 günlü ödeme emri düzenlenmesi dolayısıyla, itiraz süresinin geçirilmesi nedeniyle davacıların borcu olmadığının tespiti ile, yargılama sırasında ödenen bedelin davalıdan istirdatına karar verilmesi istemiyle açılan davanın, İDARİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk. K A R A R Davacılar :1-G.S. 2-B.S. 3-O.S. Vekili :Av. S.B.Y. Davalılar : 1- İstanbulDefterdarlığı Anadolu Yakası Milli Emlak DairesiBaşkanlığı 2- MaliyeBakanlığına izafeten Pendik Vergi DairesiMüdürlüğü Vekili : Av. S.B. O L A Y : Davacılar vekili davadilekçesinde, İstanbul İli, Pendik İlçesi,Kurtköy Mahallesi Mezarlık arkası mevkiinde bulunan, eski 5pafta, 594 parselin 11.7.2008 tarih, 13 528 yevmiye no ile yeni 7574 ada 1parsel sayılı taşınmaz olduğunu; Pendik BelediyeBaşkanlığının 6.2.2003 tarih ve 128 sayılıencümen kararı ile imar uygulaması sonucu davacılara aittaşınmazın 591/2400 hissesinin Maliye Hazinesine, 1808/2400hissesinin davacılar adına tescil edildiğini; Davalı idarealeyhine İstanbul 4.İdare Mahkemesinin E:2008/1482 esassayılı dosyasında imar uygulaması ve 1/1000ölçekli planın davacı parseli yönünden iptalinekarar verildiğini ve bu kararın Danıştay 6.Dairesinceonandığını; Maliye hazinesinin imar uygulaması sonucumülkiyet iddiası ile hissesine isabet eden ecrimisil bedelinidavacılardan talep ettiğini; nitekim 8.3.2006/11.7.2008 dönemineilişkin ecrimisil istemine karşı ve de, 11.7.2008/5.2.2009dönemine ilişkin ecrimisil istemine karşı İstanbul4.İdare Mahkemesinin sırasıyla E:2010/380, E:2012/393 esassayılı dosyalarında davalaraçıldığını ve ecrimisil istemlerinin iptalinekarar verildiğini; davalı idarenin iş bu davadaki ecrimisilistemine ilişkin ecrimisil ihbarnamesinin taraflarınaulaşmadığını, ancak bu davadaki ödeme emri iledavalının ecrimisil istemini öğrendiklerini; VergiMahkemesine itiraz süresininkaçırıldığını dolayısıyladavalı idareye borçlu olunmadığının tespitiiçin iş bu davayı açtıklarını;açıklanan emsal yargı kararları ile imar uygulamasınakarşı çıkılıp idarenin işleminin iptaledildiği parseller bazında Maliye Hazinesinin hissedarlıkiddiası ile ecrimisil talep edemeyeceğinin sübut bulduğunu;görülen davada da davacıların parselinde maliye hazinesininhissedarlık durumunun yargı kararı ile iptal edilmekle, davayakonu ecrimisilin istenemez olduğunun tartışmasızolduğunu ileri sürerek, Pendik Vergi DairesiMüdürlüğünün 14.1.2009 gün ve2009/011301500006 nolu ödeme emri ile müvekkillerinden talep edilen11.268,06 TL alacak sebebiyle borçlu olmadıklarınıntespiti ile, yargılama sırasında ödenen bedelindavalıdan istirdatına karar verilmesi istemiyle adli yargıyerinde dava açılmıştır. Davalı Hazineye izafetenİstanbul Muhakemat Müdürlüğü vekili verdiğidilekçede, açılan davada işbölümü,yetkisizlik ve görevsizlik itirazında bulunmuştur. İSTANBUL 18.ASLİYE HUKUKMAHKEMESİ: 4.10.2013gün ve E:2013/304 sayı ile, davanın niteliği gereği Mahkemeleriningörevli olduğu anlaşıldığındansüresinde yapılan yargı yolu itirazının reddine kararvermiştir. Davalı vekilinin idari yargıyararına olumlu görev uyuşmazlığıçıkartılması yolunda süresi içindeverdiği dilekçesi üzerine dosya DanıştayBaşsavcılığına gönderilmiştir. DANIŞTAYBAŞSAVCISI : PendikVergi Dairesi Müdürlüğünün 14.1.2009 gün ve2009/011301500006 nolu ödeme emri ile kendilerinden talep edilen 11.268,06TL ecrimisil bedeli, idarenin kamu kudretini kullanmak suretiyle tek yanlıolarak tesis ettikleri icrai işlemler niteliğinde olduğundan,uyuşmazlığın idari yargı merciinceçözümlenmesi gerektiği, bu nedenle, 2247 sayılıYasanın 10. maddesi uyarınca, olumlu görevuyuşmazlığı çıkarılmasına vedosyanın Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesine kararvermiştir. Mahkememizce, 2247sayılı Yasanın 13.maddesi uyarınca Yargıtay CumhuriyetBaşsavcısının da yazılı düşüncesiistenilmiştir. YARGITAY CUMHURİYETBAŞSAVCISI : Uyuşmazlık konusuişlemler dava dosyasında açıkça belirlenmemişolsa bile, davalı idarenin 2886 sayılı İhaleYasasının 75. Maddesine dayanarak, kamu gücünükullanarak ve tek taraflı olarak tesis ettiği idari işlemlerniteliğinde olduğundan, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun25/02/2004 gün, 2004/1-120 E, 2004/96 K sayılı Kararında(2886 sayılı ihale mevzuatının 75. Maddesi uyarıncahaksız işgalde bulunanlardan ecrimisil talebine dair işlemlerise..) belirtildiği gibi, idarenin kamu gücünü kullanaraktek yönlü tesis ettiği idari nitelikteki işlemlerdenolmakla, bu işleme karşı yapılan itirazların idariyargı yerinde görüm ve çözümügerektiği, bu nedenle, DanıştayBaşsavcılığının 2247 sayılı Yasa’nın10. maddesi gereğince yapmış olduğu başvurununkabulü ile İstanbul 18. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/304 esassayılı görevlilik kararınınkaldırılmasına karar verilmesi gerektiği yolundagörüş bildirmiştir. İNCELEME VE GEREKÇE: UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, SerdarÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında,Üyeler: Eyüp Sabri BAYDAR, Ali ÇOLAK, Nurdane TOPUZ, AlaittinAli ÖĞÜŞ, Ayhan AKARSU ve Mehmet AKBULUT‘unkatılımlarıyla yapılan 14.07.2014 günlütoplantısında: l-İLK İNCELEME: Dosyaüzerinde 2247 sayılı Yasa’nın 27. maddesiuyarınca yapılan incelemeye göre; davalı Hazineye izafetenİstanbul Muhakemat Müdürlüğü vekilininanılan Yasanın 10/2 maddesinde öngörülen yöntemeuygun olarak yaptığı görev itirazınınreddedilmesi ve 12/1. maddede belirtilen süre içinde başvurudabulunması üzerine DanıştayBaşsavcısı’nca, 10. maddede öngörülenbiçimde olumlu görev uyuşmazlığıçıkarıldığı anlaşılmaktadır.Usule ilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığından, uyuşmazlığınınesasının incelenmesine oy birliği ile karar verildi. II-ESASIN İNCELENMESİ:Raportör-Hakim Gülşen AKAR PEHLİVAN’ın,davanın çözümünde idari yargınıngörevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan;ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Mehmet BAYHAN ile Danıştay Savcısı MehmetAli GÜMÜŞ’ün idari yargının görevliolduğu yolundaki sözlü açıklamaları dadinlendikten sonra GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜPDÜŞÜNÜLDÜ: Dava, İstanbul İli, Pendik İlçesi,Kurtköy Mahallesi, Mezarlık arkası mevkiinde bulunan 7574 ada, 6parsel sayılı taşınmazın imar uygulaması ile,591/2400 orana isabet eden bölümünün Hazine adınatapuya tescil edilmesi nedeniyle ecrimisil tahakkuk ettirilerek, 14.1.2009günlü ödeme emri düzenlenmesi sonucu, itiraz süresiningeçirilmesi dolayısıyla davacıların borcuolmadığının tespiti ile, yargılama sırasındaödenen bedelin davalıdan istirdatına karar verilmesi istemiyleaçılmıştır. Görevuyuşmazlığının çözümüiçin öncelikle, tespit davasının hukukumuzdaki yerininincelenmesi gerekli bulunmaktadır. 1086 sayılı Hukuk UsulüMuhkameleri Kanunu’nda (Mülga) tespit davasınıdüzenleyen açık ve genel bir hükme yer verilmemekteysede, doktrinde ve yerleşik yargısal içtihatlarla, bir hukukiilişkinin var olup olmadığının saptanmasıiçin tespit davası açılabileceği kabul edilmiş;tespit davasının esasının incelenebilmesi için de,genel dava koşullarının yanı sıra, dava konusunun birhukuki ilişki olması ve bu hukuki ilişkinin var olupolmadığının öncelikle saptanmasında hukuki yararbulunması koşulları aranmış; buna göre, özelhukuk alanını ilgilendiren bir hukuki ilişkinin saptanmasıiçin adli yargı yerinde müstakil olarak bir tespit davasıaçılabilmesi kabul edilmiş iken; 6100 sayılı HukukMuhakemeleri Kanunu’nun 106.maddesinde ”Tespitdavası”na, 107.maddesinde ise “Belirsiz alacak ve tespitdavası”na yer verilmiştir. Anılanmaddelere bakıldığında; “Tespit davası/ Madde106- (1) Tespit davası yoluyla, mahkemeden, bir hakkın veya hukukiilişkinin varlığının ya da yokluğunun yahut birbelgenin sahte olup olmadığının belirlenmesi talep edilir. (2)Tespitdavası açanın, kanunlarda belirtilen istisnai durumlardışında, bu davayı açmakta hukuken korunmayadeğer güncel bir yararı bulunmalıdır. (3)Maddivakıalar, tek başlarına tespit davasının konusunuoluşturamaz.” “Belirsizalacak ve tespit davası/ Madde 107- (1) Davanınaçıldığı tarihte alacağınmiktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesininkendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkânsız olduğuhâllerde, alacaklı, hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktar ya dadeğeri belirtmek suretiyle belirsiz alacak davası açabilir. (2)Karşıtarafın verdiği bilgi veya tahkikat sonucu alacağınmiktarı veya değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesininmümkün olduğu anda davacı, iddianıngenişletilmesi yasağına tabi olmaksızın davanınbaşında belirtmiş olduğu talebini artırabilir. (3)Ayrıca,kısmi eda davasının açılabildiğihâllerde, tespit davası da açılabilir ve bu durumdahukuki yararın var olduğu kabul edilir.” denilmiştir. Bunakarşılık, 2577 sayılı İdari YargılamaUsulü Kanunu’nun “ İdari Dava Türleri ve İdariYargı Yetkisinin Sınırı” başlıklı 2.maddesinin 1. fıkrasında, idari dava türleri: iptal, tamyargı ve tahkim yolu öngörülen imtiyaz şartlaşmave sözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklar hariç,kamu hizmetlerinden birinin yürütülmesi için yapılanher türlü idari sözleşmelerden dolayı taraflararasında çıkan uyuşmazlıklara ilişkin davalarolarak sayılmış olup, tespit davası şeklinde bir davatürüne idari yargıda yer verilmemiştir. AnılanYasanın “İdari Davalarda Delillerin Tespiti”başlıklı 58/1. maddesi “Taraflar, idari davaaçtıktan sonra bu davalara ilişkin delillerin tespitini ancakdavaya bakan Danıştay, idare ve vergi mahkemelerindenisteyebilir.” hükmünü taşımakta olup, idari yargıda,ancak açılmış bir idari dava ile ilgili bulunan“delillerin tespiti”nin istenilmesine olanak bulunmaktadır.Buna göre, idari dava türleri arasında sayılmayan tespitdavasının, yorum yoluyla idari yargının görevinemüstakil bir dava olarak dahil edilmesine hukuken olanakbulunmadığından, idari yargı yerinde, idare hukukualanını ilgilendiren bir hukuki ilişkininvarlığının ancak açılmış bulunan biridari davaya bağlı olarak delil tespiti kapsamındasaptanabileceği açıktır. Belirtilenyasal durum karşısında, tespit davasına konu olabilecekhukuki ilişkinin özel hukuk alanını ilgilendirmesigerektiği ve bir eda davasının öncüsü durumundaolan tespit davasının adli yargı yerinin görevinegirdiği ortaya çıkmaktadır. Ancak, adli yargıdaaçılacak bir eda davasında hiçbir zamankullanılmayacağının, buna karşılık idari birişlem tesisi istemiyle bir idari makama veya idari yargıdaaçılacak bir davada idare mahkemesine ibraz edilmek ve bu makamveya mahkemeyi hukuken- bağlayacak nitelikte belge elde etmekamacıyla açıldığınınanlaşılması halinde tespit davası adli yargıdagörülemeyecek ve görev yönünden reddi gerekecektir. Budurumdaki tespit davasının idare hukuku kurallarına göreçözümlenmesi gerekmekteyse de, müstakil bir dava olarakaçılması halinde idari yargı yerince, idari yargıdaböyle bir dava türü olmadığı ve ancak bir idaridava açıldıktan sonra bu davaya ilişkin delil tespitikapsamında incelenebileceği noktasından reddedilmesi uygunolacaktır. Davanınsomutunda, davacı tarafından, aleyhine çıkarılanecrimisil ihbarnamesinin kendi hakkında sonuçdoğurmasının engellenmesinin amaçlandığı;ancak bunun için yapılması gereken işin ecrimisilihbarnamesinin iptalinin sağlanması olduğu; bu nedenle, davacınıntespit davası açmakta hukuki yararı bulunmadığıgözetildiğinde, işbu davanın iptal davasınınkonusunu oluşturduğu açıktır. Dosyanınincelenmesinden, İstanbulİli, Pendik İlçesi, Kurtköy Mahallesi, Mezarlık ArkasıMevkii, eski 5 pafta, 594 parsel; yeni 7574 ada, 1 parsel sayılıtaşınmazın 11/07/2008 tarih, 13528 yevmiye ile 7574 ada, 6parsel olduğunu, imar uygulaması sonucu ise davacılara aittaşınmazın 591/2400 oranda hissesinin Maliye Hâzinesine;1808/2400 hissesinin davacılar adına tescil edildiği, MaliyeHâzinesinin imar uygulaması sonucu mülkiyet iddiası ilehissesine isabet eden ecrimisil bedelini davacılardan talep ettiği,ecrimisil ihbarnamesine itiraz süresinin geçirilmesi nedeniyleödeme emrine ihtirazi kayıtla uyularak 11.268,06 TL ecrimisil bedeliyatırıldıktan sonra, İstanbul 4. İdare Mahkemesinin2008/1482 esas sayılı dosyası ile imar uygulaması ve 1/1000ölçekli planın davacı parseli yönünden iptalinekarar verilmesi nedeniyle, davacılar vekili tarafından, davalıidareye borçlu olmadıklarının tespiti ile ödenenbedelin davalıdan istirdatına karar verilmesinin istenildiğianlaşılmıştır. 2577 sayılı İdari YargılamaUsulü kanununun “İdari dava türleri ve idari yargıyetkisinin sınırı” başlıklı 2’ncimaddesinde idari dava türleri sayılmış olup, a) (İptal: Ana.Mah.nin 21/9/1995 tarihve E:1995/27, K:1995/47 sayılı kararı ile; YenidenDüzenleme: 8/6/2000 - 4577/5 md.) İdarî işlemlerhakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biriile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleriiçin menfaatleri ihlâl edilenler tarafından açılaniptal davaları, b) İdari eylem veişlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtelolanlar tarafından açılan tam yargı davaları, c) (Değişik:18/12/1999-4492/6 md.) Tahkim yolu öngörülen imtiyazşartlaşma ve sözleşmelerinden doğanuyuşmazlıklar hariç, kamu hizmetlerinden birininyürütülmesi için yapılan her türlü idarisözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkanuyuşmazlıklara ilişkin davalar., 14’üncümaddesinin üçüncü fıkrasının (g) bendinde,dilekçelerin 3 ve 5’inci maddelere uygun olupolmadığı yönlerinden inceleneceğiöngörülmüş;15’inci maddesinin birincifıkrasında Danıştay veya idare ve vergi mahkemelerinceyukarıdaki maddenin 3’üncü fıkrasındayazılı hususlarda kanuna aykırılıkgörülürse, 14’üncü maddenin; 3’üncüfıkrasının (g) bendinde yazılı halde otuzgüniçinde 3 ve 5’inci maddelere uygun şekilde yenidendüzenlenmek veya noksanları tamamlanmak yahut (c) bendindeyazılı hallerde, ehliyetli olan şahsın avukat olmayanvekili tarafından dava açılmış ise otuzgüniçinde bizzat veya bir avukat vasıtasıyla davaaçılmak üzere dilekçelerin reddine kararverileceği kuralına yer verilmiştir. 2886 sayılı Devlet İhale Kanununun “Ecrimisil ve Tahliye” başlıklı 75. Maddesinde;“Devletin özel mülkiyetinde veya hüküm ve tasarrufualtında bulunan taşınmaz malları ve Vakıflar GenelMüdürlüğü ile idare ve temsil ettiği mazbutvakıflara ait taşınmaz malların gerçek vetüzelkişilerce işgali üzerine, fuzuli şagilden, buKanunun 9 uncu maddesindeki yerlerden sorulmak suretiyle, idaredentaşınmaz ve değerleme konusunda işin ehli veya uzmanıüç kişiden oluşan komisyonca tespit tarihinden geriyedoğru beş yılı geçmemek üzere tespit ve takdiredilecek ecrimisil istenir. Ecrimisil talep edilebilmesi için,Hâzinenin işgalden dolayı bir zarara uğramışolması gerekmez ve fuzuli şagilin kusuru aranmaz. (Ekcümle: 23/07/2010-6009 S.K/24.md.) Ecrimisile itiraz edilmemesi halindeyüzde yirmi, peşin ödenmesi halinde ise ayrıca yüzdeonbeş indirim uygulanır. Ecrimisil fuzuli şagil tarafındanrızaen ödenmez ise, 6183 sayılı Amme AlacaklarınınTahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre tahsilolunur...” şeklindeki düzenleme ile Hâzineye aittaşınmazlardaki fuzuli şagillerden alınacak ecrimisil vetahliyeye ilişkin usul açıklanmıştır. Budurumda, imar uygulaması sonucu Hazine adına tapuda kayıtgören taşınmazın bu tarihten sona imar uygulamasıöncesi maliki olan davacılar tarafından haksız işgaledildiği nedeni ile istenilen ecrimisil bedeli için gönderilenödeme emrinin iptali istemiyle açılan davanın, davalıidarelerin kamu gücü kullanmak suretiyle, tek yanlı iradeaçıklamalarıyla tesis ettikleri idari işlemlerdenkaynaklanan bir dava mahiyetinde bulunması itibariyle 2577sayılı Kanunun 2/a maddesinde belirtilen “idari işlemlerhakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biriile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleriiçin menfaatleri ilhlal edilenler tarafından açılaniptal davaları “ kapsamında idari yargı yerindegörülmesi gerekmektedir. Açıklanan nedenlerle,davanın görüm ve çözümünde idariyargı görevli olmakla, DanıştayBaşsavcısının başvurusunun kabulü ile davalıhazine vekilinin görev itirazının, İstanbul 18.Asliye Hukukmahkemesince reddine ilişkin kararın kaldırılması gerekmiştir. S O N UÇ : Davanın çözümündeİDARİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenleDanıştay Başsavcısı’nın BAŞVURUSUNUNKABULÜ ile, davalı hazine vekilinin GÖREV İTİRAZININ,İstanbul 18. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 4.10.2013 gün veE:2013/304 sayılı REDDİNE İLİŞKİNKARARIN KALDIRILMASINA, 14.07.2014 gününde OYBİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi. Başkan Serdar ÖZGÜLDÜR Üye Eyüp Sabri BAYDAR Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Ali ÇOLAK Üye Ayhan AKARSU Üye Nurdane TOPUZ Üye Mehmet AKBULUT
Full & Egal Universal Law Academy