T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2014 / 725
KARAR NO : 2014 / 780
KARAR TR : 14.7.2014
ÖZET: Türk Telekomünikasyon A.Ş.’de çalışırken Kurumun özelleştirilmesi nedeniyle başka kuruma nakledilen davacının, maaş nakil ilmühaberinin düzeltilmesi ve alacağının faizi ile birlikte tazmini istemiyle açtığı davanın, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı :Ö.S.
Vekilleri : Av. N. B. D.& Av. K.Ç. L.
Davalı :Türk Telekomünikasyon AŞ.
Vekili : Av. M. H.B. (Adli Yargıda)
OL A Y : Davacıvekili dilekçesinde özetle; davacının, davalışirkette tekniker unvanı ile çalışmakta iken,davalı idare tarafından yapılan tek taraflı iş akdifeshi neticesinde, 406 sayılı yasanın Ek 29 ve 4046sayılı yasanın 22 maddesi hükümlerine dayanılarakbaşka kamu kurum ve kuruluşlarına atanmak üzereadının Devlet Personel Başkanlığınabildirildiğini, bildirimin yapıldığı tarih itibariyle,bildirime esas ücretine dair düzenlenen nakil bildirim cetvelinde yeralan ücret hesaplanmasında hata yapıldığınıntespit edildiğini belirterek, davacının maaş nakililmühaberinin düzeltilmesine ve ücretine yansıtılmayanek ödemelerinden denge tazminatı alacağı olarak, fazlayadair hakları saklı kalmak kaydıyla, 2.000 TL.nin dava tarihindenitibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline kararverilmesi istemiyle adli yargı yerinde dava açmıştır. Ankara 1.İş Mahkemesi:15.05.2012 gün, E:2011/275, K:2012/488 sayı ile özetle,davanın esastan reddine karar vermiş olup,iş bu kararakarşı yapılan temyiz başvurusu üzerine, Yargıtay9. Hukuk Dairesi 01.10.2012 gün, E:2012/27080, K:2012/32345 sayı ileözetle; davanın idari yargı yerindeçözümlenmesi gerektiğini belirterek, mahkemecegörevsizlik kararı verilmesi gerektiğinden bahisle hükmünbozulmasına karar vermiştir. Ankara 1.İş Mahkemesi: Yargıtay bozma ilamına uyarak yapılanyargılama neticesinde, 25.12.2012 gün, E:2012/1302, K:2012/1386sayı ile özetle; davanın idari yargı yerindegörülmesi gerektiğinden bahisle, görev yönündenreddine karar vermiş ve karar kesinleşmiştir. Davacı vekili aynı istemle bukez idari yargı yerinde davaaçmıştır. Ankara 1. İdare Mahkemesi; 08.02.2013gün, E:2013/148, K:2013/174 sayı ile özetle; davanıngörüm ve çözümünde adli yargınıngörevli olduğunu belirterek davanın görevyönünden reddine karar vermiştir. İşbu karara karşıyapılan temyiz başvurusu üzerine Danıştay 5. Dairesi08.10.2013 gün, E:2013/4960, K:2013/6540 sayılı ilamı ileözetle; “...imtiyaz sözleşmesi ile bir kamu hizmetininyürütmekle görevli ve yetkili bulunması nedeniyle,diğer özel hukuk tüzel kişilerinden farklı olarak kimikamusal ayrıcalıklara ve yükümlülüklere tabiolan, 406 sayılı Kanun hükümleri ile, kamu kurumlarınanakil hakkı bulunan personeli ile ilgili olarak bazı kamusalgörevler yüklenen davalı şirketin, belirtilen görevlerkapsamında tesis ettiği işlemlerin idari işlemniteliğinde olduğu ve bu işlemlerden kaynaklananuyuşmazlıkların idari yargının görevindebulunduğu sonucuna varılmakta olup, aksi yöndeki kararda hukukiisabet görülmemiştir.” demek suretiyle hükmünbozulmasına karar vermiştir. Ankara 1. İdare Mahkemesi: Danıştay’ın bozma ilamınauyarak 12.03.2014 gün, E:2014/351, K:2014/337 sayı ile özetle; 08.02.2013gün ve E:2013/148, K:2013/174 sayılı kararlarındaısrar edildiği belirtilerek davanın yeniden görev nedeniylereddine karar vermiş ve karar bu şekliyle kesinleşmiştir. İNCELEME VE GEREKÇE : Uyuşmazlık Mahkemesi HukukBölümü’nün, SerdarÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında,Üyeler: Eyüp Sabri BAYDAR, Ali ÇOLAK, Nurdane TOPUZ, AlaittinAli ÖĞÜŞ, Ayhan AKARSU ve Mehmet AKBULUT’unkatılımlarıyla yapılan 14.7.2014 günlütoplantısında: l-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın27.maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre; adli ve idariyargı yerleri arasında 2247 sayılı yasa’nın14.maddesinde öngörülen biçimde olumsuz görevuyuşmazlığı doğduğu, idari yargıdosyasının, son görevsizlik kararını veren mahkemece,adli yargı dosyasına ilişkin evrak da temin edilmek suretiyle,son görevsizlik kararını veren mahkemece, UyuşmazlıkMahkemesi’ne gönderildiği ve usule ilişkin herhangi birnoksanlık bulunmadığı anlaşıldığındangörev uyuşmazlığının esasınınincelenmesine oy birliği ile karar verildi. II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hakim İsmail SARI’nın,davanın çözümünde adli yargınıngörevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan;ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Mehmet BAYHAN ile Danıştay Savcısı MehmetAli GÜMÜŞ’ün davada adli yargınıngörevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava,davalıkurumda görev yapmakta iken,406 sayılı Yasa'nın Ek-29.maddesi ile 4046 sayılı Yasa'nın 22.maddesine göre adıDevlet Personel Başkanlığına bildirilen, sonrasındabaşka bir kamu kurumu emrine atanan davacı tarafından, maaşnakil ilmühaberinin yanlış düzenlendiğiiddiasıyla yeniden düzenlenmesi ve bundan kaynaklı olduğuiddia olunan zararın tazmini istemiyle açılmıştır. 1953tarih ve 6145 sayılı Yasa ile, Türkiye Cumhuriyeti Posta,Telgraf ve Telefon İşletmesi kurulmuş; 1924 tarih ve 406sayılı Telgraf ve Telefon Kanunu’nun 10.6.1994 tarih ve 4000sayılı Yasa’yla değiştirilen 1. maddesi ile, posta vetelgraf tesis ve işletmesine ilişkin hizmetler, Postaİşletmesi Genel Müdürlüğü’nce(P.İ), telekomünikasyon hizmetleri ise, “TürkTelekomünikasyon Anonim Şirketi (Şirket)” tarafındanyürütülecek şekilde yenidenyapılandırılmıştır. 27.1.2000tarih ve 4502 sayılı Yasa’nın 1. maddesi ile, 406sayılı Yasa’nın 1. maddesine eklenen dokuzuncufıkrada, “Türk Telekom, bu Kanun ve özel hukukhükümlerine tabi bir anonim şirkettir. Kamu İktisadiTeşebbüslerinin kuruluş, teşkilât ve faaliyetleri ileilgili mevzuat Türk Telekom’a uygulanmaz. Sadece, TürkiyeBüyük Millet Meclisi denetimine ilişkin 2.4.1987 tarihli ve 3346sayılı Kanunun 9 uncu maddesi hükümleriuygulanır” denilmiş; anılan fıkra hükmü,12.5.2001 tarih ve 4673 sayılı Yasa’nın 1. maddesi iledeğiştirilmiş ve “Türk Telekom, bu Kanun ve özelhukuk hükümlerine tabi bir anonim şirkettir. Bu Kanunhükümleri saklı kalmak üzere, kamu iktisaditeşebbüsleri de dahil, sermayesinin yarısından fazlasıkamuya ait olan kamu kurum, kuruluş ve ortaklıklarına uygulananmevzuat Türk Telekom’a uygulanmaz. Sermayesinin yarısındanfazlası kamuda kaldığı sürece, TürkiyeBüyük Millet Meclisi denetimine ilişkin 2.4.1987 tarihli ve 3346sayılı Kanunun 9 uncu maddesi hükümleri uygulanır.16.7.1965 tarihli ve 697 sayılı Kanun ile milli güvenlik ve kamudüzeniyle sıkıyönetim ve seferberlik hallerindetelekomünikasyon hizmetlerinin yürütülmesine ilişkinözel kanunların hükümleri saklıdır”; Ek 29.maddesinin 3.7.2005 gün ve 5398 sayılı Kanun’un 14.maddesi ile değişik birinci fıkrasında, “TürkTelekom hisselerinin devri sonucu kamu payının yüzde ellininaltına düşmesi durumunda; Türk Telekomda ek 22 nci maddenin(a) bendinin bu Kanunla yürürlükten kaldırılanhükümleri uyarınca belirlenen aslî ve sürekligörevlerde çalışmakta olanlar ile 22.1.1990 tarihli ve 399sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye tâbi olarak kadroluveya sözleşmeli personel statüsündeçalışanlar ve kapsam dışı personel, kamugörevlerinden yüzseksen gün aylıksız izinlisayılır…” denilmiştir. Öte yandan; 406 sayılı Yasa’nın 4502sayılı Yasa ile değişik 2. maddesinin (c) bendinin birincialt bendinin birinci cümlesinde, “Türk Telekom;telekomünikasyon şebekeleri üzerinden sunulan ulusal veuluslararası ses iletimini ihtiva eden telefon hizmetlerini, 31.12.2003tarihine kadar bu Kanun ve görev sözleşmesiçerçevesinde tekel olarak yürütür”denildikten sonra, anılan (c) bendinin birinci alt bendine 12.5.2001 tarihve 4673 sayılı Yasa ile eklenen üçüncücümlede, “Ancak, Türk Telekom’daki kamu payı%50’nin altına düştüğünde, TürkTelekom’un tüm tekel hakları 31.12.2003 tarihinden önce deolsa ortadan kalkmış olur” denilmiş; 4502 sayılıYasa’nın Geçici 3. maddesi ile de TürkTelekomünikasyon A.Ş., 233 sayılı KHK’nin ekindeki“B-Kamu İktisadi Kuruluşları (KİK)”bölümünde yer alan kuruluşlar listesinden çıkarılmıştır. Bu düzenlemeler birlikte değerlendirildiğinde,telekomünikasyon şebekeleri üzerinden sunulan ulusal veuluslararası ses iletimini ihtiva eden telefon hizmetlerini 31.12.2003tarihine kadar “tekel” olarak yürütmekle görevlikılınan ve çoğunluk hisseleri kamuya ait bulunanTürk Telekom’un, tekel kapsamında kamu hizmetiyürüten, ancak kuruluş yasasındaki son düzenlemelerile kendine özgü statüye sahip olan ve sermayesindeki kamupayı %50’nin altına düşünceye kadar kamukuruluşu niteliğini taşıyan bir kuruluş olduğutartışmasızdır. Özelleştirme kapsamında bulunan TürkTelekomünikasyon A.Ş.’deki tamamı Hazineye ait bulunanhisselerden % 55’i, Bakanlar Kurulu’nun 25.7.2005 tarih ve2005/9146 sayılı “Türk TelekomünikasyonAnonim Şirketi (Türk Telekom)’nin % 55 OranındakiHissesinin Blok Olarak Satışına İlişkin Nihai Devirİşlemlerine Dair Kararın Yürürlüğe KonulmasıHakkında Karar”ı uyarınca, 14.11.2005 tarihli HisseSatış Sözleşmesi ile (6.550.000.000 USD. bedelle) OjerTelekomünikasyon A.Ş.’ne satılmıştır. Bu sürece paralel olarak Türk Telekom personelinin durumuincelendiğinde: TürkTelekom A.Ş., 4502 sayılı Yasa’nın 29.1.2000 tarih ve23948 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarakyürürlüğe girdiği dikkatealındığında, 29.1.2000 tarihi itibariyle 233sayılı KHK kapsamıdışında kalmış ve anılan KHK eki cetvellerdençıkarılmış olması nedeniyle,Uyuşmazlık Mahkemesi Genel Kurulu’nun 22.1.1996 gün ve E:1995/1, K:1996/1 sayılı veözelleştirme kapsamında bulunan kamu iktisadi teşebbüslerindesözleşmeli veya kapsam dışı statüdeçalışan personelin kurumları ile olan ilişkilerindendoğan anlaşmazlıkların çözüm yerinin idariyargı olduğu yolundaki İlke Kararı kapsamıdışında değerlendirilmesi gerekmektedir. Anılan 4502 sayılı Yasa’nın 13. maddesi ile 406sayılı Yasa’ya eklenen Ek 22. maddenin (a) bendinde, “a)Personelin statüsü: Telekomünikasyon hizmetleriningerektirdiği asli ve sürekli görevler telekomünikasyonalanında sekiz yıl tecrübeye sahip ve en az dört yıllıkyüksek öğrenim görmüş bir genel müdürile kadro, unvan, derece ve sayıları Yönetim Kurulununönerisi ve Bakanlığın teklifi üzerine bu Kanununyürürlüğe girdiği tarihten itibaren yüzseksengün içerisinde Bakanlar Kurulu Kararı ile belirlenen kadrolardaistihdam edilen personel eliyle yürütülür. Bu personelhakkında bu Kanunda öngörülen hükümler saklıkalmak üzere 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamehükümleri uygulanır. Bunların dışında kalanpersonel iş mevzuatı uyarınca istihdam edilir. İşmevzuatına göre istihdam edilenlere ilişkin kayıt veşartlar Yönetim Kurulu tarafından tayin olunur”hükmüne yer verilmiş; bu bent hükmü, 4673 ve 5189sayılı Yasalarla yapılan değişiklikler sonucunda;“a) Personelin statüsü: (Ek ibare: 12.5.2001-4673/6. md.)Türk Telekomdaki kamu payı %50’nin altınadüşünceye kadar, Türk Telekom Yönetim Kuruluüyeliklerine atanacaklarda Devlet memurluğuna atanabilme genelşartlarına sahip olma ve en az dört yıllık yükseköğrenim görme şartları aranır. (Mülga ikincive üçüncü cümle: 16.6.2004-5189/12 md.)Bunların dışında kalan personel iş mevzuatıuyarınca istihdam edilir. İş mevzuatına göre istihdamedilenlere ilişkin kayıt ve şartlar Yönetim Kurulu tarafındantayin olunur” hükmünü almış; aynı maddenin(b) bendinin ikinci paragrafında da iş mevzuatına tabi olanTürk Telekom çalışanlarının aylıkücretlerinin kendilerini atamaya yetkili olan Yönetim Kurulutarafından tespit olunacağı kurala bağlanmıştır. 406 sayılı Yasa’nın anılan Ek 22. maddesiuyarınca, Türk Telekom A.Ş. Genel Müdürlüğü’neait asli ve sürekli kadrolar belirlenerek 4.4.2000 tarih ve 24010(Mükerrer) sayılı R.G. de yayımlanan 31.3.2000 tarih ve2000/331 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ekinde yer alan listede:merkez teşkilatı için 100 ve taşra teşkilatıiçin 100 (6 Bölge Müdürü, 12 BölgeMüdür Yardımcısı ve 82 İl TelekomMüdürü) kadro ihdas edilmiş; öte yandan, aynıYasa maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak hazırlanan“Türk Telekomünikasyon A.Ş. Kapsam DışıPersonel Yönetmeliği” adı altındaki düzenleme,Yönetim Kurulunun 31.8.2000 tarih ve 407 sayılı kararıylakabul edilmek suretiyle yürürlüğe konulmuştur. Kanunla, Kurumda görev yapan personelden asli ve sürekligörev yapacak olanları kadro unvanı itibariyle belirlemekkonusunda Bakanlar Kurulu'na yetki verildiği açıktır. Buyetki 4502 sayılı Kanun’un yürürlüğegirdiği 29.1.2000 tarihi ile 5189 sayılı Kanun’unyürürlüğe girdiği 2.7.2004 tarihleri arasındageçerli olmuştur. Anayasa’nın 128. maddesinde, “Devletin, kamuiktisadî teşebbüsleri ve diğer kamutüzelkişilerinin genel idare esaslarına göreyürütmekle yükümlü oldukları kamu hizmetleriningerektirdiği aslî ve sürekli görevler, memurlar vediğer kamu görevlileri eliyle görülür” denilmiştir. 406 sayılı Yasa’nın Ek 29. maddesinin 3.7.2005 tarihve 5398 sayılı Kanun’la değişik birincifıkrasında, “Türk Telekom hisselerinin devri sonucu kamupayının yüzde ellinin altına düşmesi durumunda;Türk Telekomda ek 22 nci maddenin (a) bendinin bu Kanunla yürürlüktenkaldırılan hükümleri uyarınca belirlenen asli vesürekli görevlerde çalışmakta olanlar ile 22.1.1990tarihli ve 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye tabiolarak kadrolu veya sözleşmeli personel statüsündeçalışanlar ve kapsam dışı personel, kamugörevlerinden yüzseksen gün aylıksız izinlisayılır. Bu personel belirtilen süre içinde TürkTelekomda çalışmaya devam eder ve hisse devir tarihinden nakliiçin Devlet Personel Başkanlığına bildirildikleritarihe kadarki aylık ücret, harcırah, sağlık giderleri,cenaze giderleri ve ölüm yardımı ile diğer mali veözlük hakları Türk Telekom tarafındankarşılanır…” denilerek, yasakoyucu tarafındanTürk Telekom’da 22.1.1990 tarihli ve 399 sayılı KanunHükmünde Kararnameye tabi olarak sözleşmeli personel statüsündeçalışanlar ile kapsam dışı personel, kamupersoneli sayılmıştır. Olayda,davalının hisse devir (17.02.2012) tarihinde davalıkuruluşta çalışmakta iken 406 sayılıYasa'nın Ek-29. maddesi ile 4046 sayılı Yasa'nın 22.maddesine göre adı Devlet Personel Başkanlığınabildirilen ve sonrasında kamu kurumu emrine atanan davacıtarafından; maaş nakil ilmühaberinin eksik ve hatalıolduğundan bahisle iptali, maaş nakil ilmühaberindegösterilmeyen ödemeler ile ek ödemelere ilişkineksikliklerin tespiti, nakil ilmühaberinin yeniden düzenlenmesi veeksik ödenen tutarların yasal faizleri ile birlikte tahsili istemiyledava açılmıştır. 2577sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun“İdari Dava Türleri ve İdari Yargı YetkisininSınırı” başlıklı 2. maddesinindeğişik 1 numaralı bendinde: “a)(Değişik : 8.6.2000-4577/5 md.) İdari işlemlerhakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biriile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleriiçin menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılaniptal davaları, b)İdari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel haklarıdoğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargıdavaları, c)(Değişik: 18.12.1999-4492/6 md.) Tahkim yolu öngörülenimtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinden doğanuyuşmazlıklar hariç, kamu hizmetlerinden birininyürütülmesi için yapılan her türlü idarisözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkanuyuşmazlıklara ilişkin davalar” idari dava türleriolarak sayılmış olup; kural olarak, idari yargıda ancakDevlete ve kamu tüzel kişilerine karşı açılan davalarabakılabilir. Buna göre, işlemin tesis edildiği ve davaaçıldığı tarihte davalı mevkiinde kamukuruluşu niteliği taşımayan Türk TelekomünikasyonA.Ş.'nin olması karşısında, idari yargı yetkisikapsamında açılmış bir idari dava bulunduğundansöz etmek olanaksız olduğundan;uyuşmazlığın, özel hukuk hükümlerinegöre görüm ve çözümünde adli yargıyerinin görevli olduğu sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle, davanın görüm veçözümünde adli yargı görevli olduğundan,Ankara 1.İş Mahkemesince verilen görevsizlik kararınınkaldırılmasının gerekmiştir. S O N U Ç : Davanınçözümünde ADLİ YARGININ görevli olduğuna,bu nedenle Ankara 1.İş Mahkemesinin 25.12.2012gün, E:2012/1302, K:2012/1386 sayılıGÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA, 14.7.2014gününde OY BİRLİĞİ İLE KESİN OLARAKkarar verildi. Başkan Serdar ÖZGÜLDÜR Üye Eyüp Sabri BAYDAR Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Ali ÇOLAK Üye Ayhan AKARSU Üye Nurdane TOPUZ Üye Mehmet AKBULUT
Full & Egal Universal Law Academy