T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2014 / 481
KARAR NO : 2014 / 718
KARAR TR : 14.07.2014
ÖZET : Taşınmazın tapu kaydının davacılar üzerinde olmasına karşın, mahkeme kararları neticesinde mera olarak sınırlandırılması ve hazine adına tescilinin yapılması nedeniyle, taşınmazların bedelinin davacılara ödenmesi gerektiği iddiasına dayanılarak açılan davanın, daha önce adli yargıda açılıp kesinleşen tapu iptali ve tescil davalarıyla da ilişkilendirildiği gözetildiğinde tapu kaydının iptal edilmesi dolayısıyla uğranıldığı ileri sürülen zararların tazmini istemiyle açılan davanın, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacılar :H.Ö. MİRASÇILARINDAN;
1-F.Y.
2-E.Ö.
3-H.E.
4-C.D.
5- A.A.
6- N.Ö.
7- M.Ö.
8- O.Ö.
MEHMET ALİ ÇULHA MİRASÇILARINDAN;
9-E.Y.
10-E.Ç.
11-N. (G) Ç.
12- M.A.Ç.
13-H.Y.
14-S.Z.
15-M.E.Ç.
16-S.Y.
17-M.S.
18-H.A.
19-M.Ç.
20-A.T.
21-Y.Ç.
22-Ş.Ç.
23-P.K.
24-A.Ç.
25-Y.Ç.
26-E.Ç.
27-M.A.Ç.
28-M.Ç.
29-M.A.A.
30-Z.Ç.
31-M.A.Ç.
32-B.G.
33- E.A.
34- A.G.
İ.D.MİRASÇILARINDAN;
35-N.A.
36-F.K.
37-H.D.
38-G.Y.
39-E.Ç.
40-N.Y.
41-C.T.
42-K.K.
43-F.K.
44-İ.K.
45-İ.D.
46- N.Y.
47-S.D.
48-A.D.
R.Ö.MİRASÇILARINDAN;
49-A.Ö.
50-R.D.
51-N.Ö.
52-S.D.
53-H.Ö.
54- N.Ö.
M.Ö.MİRASÇILARINDAN;
55-N.Ö.
56-R.Y.
N.U.MİRASÇILARINDAN;
57-S.U.
58-H.P.
59-N.A.
60-N.U.
61-H.U.
62-S.A.
63-S.U.
64-C.A.
65-M.A.
66- A.E.
67-Y.Ü.
68- M.A.
A.C.MİRASÇILARINDAN;
69-F.C.
70-H.C.
Vekili :Av. G.Ö.
Davalı :T.C.Maliye Bakanlığı’na İzafeten
İzmirDefterdarlığı Milli Emlak Dairesi Başkanlığı
Vekili :Av. G.U.Ö.
O L A Y :Davacılar vekili, dava dilekçesinde müvekkillerininkendilerine miras yoluyla intikal etmiş olan İzmir İli,Aliağa İlçesi, Çoraklar Köyü 18a-4.1.c paftasında, parsel 1 ve 18-a4-11-d paftasında yer alantaşınmazların malikleri olduğunu; butaşınmazların müvekkillerinin miras bırakanıNasuh Çulha’nın Eylül 1329 tarih 112-113 sıranolu tapusunun sınırları içerisinde olduğunu ve budurumun 27.2.1971 tarihli Menemen Tapulama Komisyonu kararı ile tespitedildiğini; ancak Menemen Tapulama Mahkemesinin 20.12.1984 gün ve E:1984/8, K: 1984/39 sayılı kararı ve Aliağa Asliye HukukMahkemesinin E: 1985/293, K: 2000/2913 sayılı kararları ile buarazilerin Çoraklar Köyü Merası olduğugerekçesi ile tapularının iptal edildiğini veÇoraklar Köyü Merası olarak tesciline kararverildiğini; bu kararın Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 15.11.2001gün ve K: 2001/12325 sayılı kararı ileonandığını; daha sonra mera olduğu tescil edilmişolan arazilerin önemli bir bölümünün AliağaOrganize Sanayi Bölgesine tahsis edildiğini ileri sürerek;müvekkilleri lehine, geçerliliği bilirkişilerce tespitedilmiş, kadastro komisyonunca kabul edilmiş resmi tapukayıtları mevcutken arazi üzerindeki mülkiyet hakkına,hiçbir bedel ödenmeden son verildiği, kamulaştırmabedeli ödenmeden tapularının iptal edilerek, kamu arazisi halinegetirildiği, Çoraklar köyüne mera olarak tahsisedildiği nedeniyle kamulaştırmasız el konulup, kamuhizmetine tahsis olunan 1.150.000 metrekarelik arazinin 5999 sayılıKamulaştırma Kanununda Değişiklik YapılmasınaDair Kanun hükümlerine göre bedelinin tazmin edilmesi istemiyleİzmir Defterdarlığına yaptıkları 17.4.2013günlü başvurularının, dilekçeye konu somutolayda, söz konusu taşınmazın ise kadim mera olduğu,durumun mahkeme kararıyla ortaya konulduğu, bu nedenle talep sahibikişiler adına herhangi bir mülkiyetinoluşmadığı, esasen söz konusutaşınmazın niteliği itibariyle kamu malı olduğunedeniyle kamulaştırmasız el atma olgusundan bahsetmeninmümkün olmadığı; bu bağlamda kamu malıniteliğinde ve özel mülkiyete konu edilmeyen kadim meraolduğu anlaşılan taşınmazın 2942 sayılıKamulaştırma Kanununa 5999 sayılı Kanunla eklenengeçici 6. maddesi kapsamında değerlendirilmesininmümkün olmadığı nedeniyle reddine ilişkin İzmir Valiliği Defterdarlık Milli Emlak Dairesi Başkanlığı’nın 20.6.2013 gün ve 26854 sayılı işleminin iptali ile fazlaya ilişkin hakları saklıkalmak üzere şimdilik 230.000.000,00 TL Kamulaştırmasız el atma bedelinin dava tarihinden itibarenişleyecek yasal faiziyle birlikte tazmini istemiyle idari yargıyerinde dava açmıştır.
Davalıidare vekili verdiği dilekçede özetle, davanın 2942sayılı Kamulaştırma Yasası’nın 37. maddesiuyarınca ilgili Asliye Hukuk Mahkemesinde açılmasıgerektiğini ileri sürerek görev itirazındabulunmuştur.
İZMİR5. İDARE MAHKEMESİ : 27.11.2013 gün ve E: 2013/811 sayıile, davacıların mirasbırakanı üzerinekayıtlı iken , Aliağa Asliye Hukuk Mahkemesi’ninE:1985/293 K:2000/2913 sayılı kararıyla kadim mera olarak özeltescile kaydedilen taşınmazın, 2942 sayılıKamulaştırma Kanuna 5999 sayılı Kanunla eklenengeçici 6. madde kapsamında değerlendirilerek bedelinin tazminiistemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin işlemin iptaliamacıyla açıldığı anlaşılandavanın, söz konusu işlemin, Kamulaştırma Kanununadayanılarak tesis edilen bir işlem olmamasıkarşısında, 2577 sayılı İdari YargılamaUsulü Kanunu'nun 2/1-b maddesinde yer alan "İdari eylem veişlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtelolanlar tarafından açılan tam yargı davaları"kapsamında idari yargı yerince çözümlenmesigerektiği gerekçesiyle, davalı idarenin görevitirazının reddine, uyuşmazlığıngörülmesi ve çözümlenmesinde Mahkemeleriningörevli olduğuna karar vermiştir.
Davalıvekilinin adli yargı yararına olumlu görevuyuşmazlığı çıkartılması yolundasüresi içinde verdiği dilekçesi üzerine dosyaYargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınagönderilmiştir.
YARGITAYCUMHURİYET BAŞSAVCISI: Davacılar vekilinin,davacılara miras yolu ile kalan ve Osmanlı dönemine ait eskitapuya dayalı taşınmazlarının, kadastroçalışması sırasında kendileri adına tespitgörmesine karşılık, kadastro tespitine karşıaçılan dava sonucu, kadim mera olduğunun belirlenerek hazineadına tescilinin yapıldığı, sonrasında isetaşınmazın bir kısmının organize sanayialanı olarak ayrıldığı, bu nedenleuğradığı zararın tazmin edilmesi gerektiğindenbahisle, kamulaştırmasız el atma temeline dayanarak tamyargı davası açtığı, Medeni Kanun'un 1007.maddesinde "Tapu sicilinin tutulmasından doğan bütünzararlardan Devlet sorumludur. Devlet, zararın doğmasında kusurubulunan görevlilere rücu eder. Devletin sorumluluğunailişkin davalar, tapu sicilinin bulunduğu yer mahkemesindegörülür." hükmüne yer verildiği, dava konusuolayda, davacı tarafından taşınmazınkesinleşmiş mahkeme kararı ile mülkiyetindençıkmasının sorumluluğunun devlete ait olduğu,bu nedenle uğranılan zararın devletçekarşılanması gerektiği ileri sürülmüşise de, taşınmazın mahkeme kararı üzerine tescilininiptal edildiği, bu kararın ise yargısal bir niteliktaşıdığı için idari bir işlem veya eylemolarak kabul edilemeyeceği, öte yandan davalı idarenintaşınmazın tescilinin iptaline ilişkin herhangi birişleminin de bulunmadığı, belirtilen duruma göre,Asliye Hukuk Mahkemesi’nin ilamı sonucu olarak tapukaydının iptal edilmesi dolayısıyla uğranıldığıileri sürülen zararın tazmini istemiyle açılandavada; tapu sicilinin tutulmasından doğan zarar nedeniyle devletinözel hukuk ilkeleri gereğince sorumluluğunu düzenleyen TürkMedeni Kanunu’nun 1007. maddesinde yer alan düzenleme uyarıncadavanın görüm ve çözümünde adli yargıyerinin görevli bulunduğu, bu nedenle 2247 sayılı Kanun'un10. ve 13. maddeleri gereğince, olumlu görevuyuşmazlığı çıkarılmasına,dosyanın Uyuşmazlık Mahkemesi Başkanlığınagönderilmesine karar vermiştir.
Mahkememizce,2247 sayılı Yasanın 13. maddesine göre DanıştayBaşsavcısı’nın da yazılıdüşüncesi istenilmiştir.
DANIŞTAYBAŞSAVCISI : Uyuşmazlığın davacılarınmurisleri adına kadastro tescili yapılan taşınmazlarınkadim mera olması nedeniyle tespit dışıbırakılması gerekirken tescilinin hatalı olarakyapıldığından bahisle açılan dava sonucundamahkeme kararı ile tescilin iptal edilmesi nedeniyle ortayaçıktığı, buna göre davanın idareninherhangi bir işlem ya da eyleminden dolayıdavacıların uğradığı zararın tazminiiçin değil, davacıların murisleri adına kadastrotescili yapılan taşınmazın kadim mera olduğugerekçesiyle açılan tapu iptali ve tescil davalarısonunda kaydın iptaline karar verilmesi nedeniyle mülkiyethaklarından mahrum kalmalarından kaynaklandığı veKadastro Kanunu’nun 22. maddesinde yer alan, ikinci kadastro tespitiyapılamayacağı ve yapılmış ise yokhükmünde olacağı yolundaki kuralın ihlal edilerekkesin hüküm varken aynı konuda ikinci bir yargı kararıverilemeyeceği, yargı kararıyla kendi adlarına olan tapukayıtlarının iptal edilerek Çoraklar Köyünemera olarak tahsis edilmesinin hukuka aykırı olduğuiddialarına dayanarak açıldığıanlaşıldığından, bu davanın görüm veçözümünün, Türk Medeni Kanunuhükümlerine göre adli yargının görevinegirdiği sonucuna varıldığı nedeniyle, 2247sayılı Kanunun 13’üncü maddesi uyarıncayapılan başvurunun kabulünün uygun olacağıyolunda görüş bildirmiştir.
İNCELEMEVE GEREKÇE :
UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, SerdarÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında,Üyeler: Eyüp Sabri BAYDAR, Ali ÇOLAK, Nurdane TOPUZ, AlaittinAli OĞÜŞ, Ayhan AKARSU ve Mehmet AKBULUT‘unkatılımlarıyla yapılan 14.07.2014 günlütoplantısında:
l-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre; davalıvekilinin anılan Yasanın 10/2 maddesinde öngörülenyönteme uygun olarak yaptığı görevitirazının reddedilmesi ve 12/1. maddede belirtilen süreiçinde başvuruda bulunması üzerine Yargıtay CumhuriyetBaşsavcısı’nca, 10. maddede öngörülenbiçimde olumlu görev uyuşmazlığıçıkarıldığı anlaşılmaktadır.Usule ilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığından,görev uyuşmazlığının esasınınincelenmesine oy birliği ile karar verildi.
II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hakim Gülşen AKARPEHLİVAN’ın, davanın çözümünde adliyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Mehmet BAYHAN ile DanıştaySavcısı Mehmet Ali GÜMÜŞ’ün adliyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava,İzmir İli, Aliağa İlçesi, ÇoraklarKöyü sınırları içerisinde bulunan toplam1.150.000,00 m2 yüzölçümlü taşınmazınmülkiyetinin davacıların mirasbırakanı NasuhÇulha’ya ait iken kamulaştırmasız elatılmak suretiyle kamu hizmetine tahsis edildiği ilerisürülerek, 2942 sayılı KamulaştırmaKanunu’nun Geçici 6. madde kapsamında fazlaya ilişkinhakları saklı kalmak üzere 230.000.000,00 TL arazi bedelinin davatarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte tazmin edilmesi istemiyle açılmıştır.
2942sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun Geçici 6.maddesinde, “Kamulaştırmaişlemleri tamamlanmamış veya kamulaştırmasıhiç yapılmamış olmasına rağmen 9/10/1956 tarihiile 4/11/1983 tarihi arasında fiilen kamu hizmetine ayrılan veya kamuyararına ilişkin bir ihtiyaca tahsis edilerek üzerinde tesisyapılan taşınmazlara veya kaynaklara kısmen veya tamamenveyahut irtifak hakkı tesis etmek suretiyle malikin rızasıolmaksızın fiili olarak el konulması sebebiyle, mülkiyethakkından doğan talepler, bedel talep edilmesi hâlinde bedeltespiti ve diğer işlemler bu madde hükümlerine göreyapılır. Bu maddeye göre yapılacak işlemlerdeöncelikle uzlaşma usulünün uygulanması dava şartıdır...”hükmüne yer verilmiş;
4721 sayılı Türk MedeniKanunu’nun 705. maddesinde de, “Taşınmazmülkiyetinin kazanılması, tescille olur.
Miras,mahkeme kararı, cebrî icra, işgal, kamulaştırmahâlleri ile kanunda öngörülen diğer hâllerde,mülkiyet tescilden önce kazanılır. Ancak, bu hâllerdemalikin tasarruf işlemleri yapabilmesi, mülkiyetin tapukütüğüne tescil edilmiş olmasınabağlıdır.” hükmüne,
AynıKanunun 716. Maddesinde; “Mülkiyetin kazanılmasına esasolacak bir hukukî sebebe dayanarak malikten mülkiyetin kendiadına tescilini istemek hususunda kişisel hakka sahip olan kimse,malikin kaçınması hâlinde hâkimden,mülkiyetin hükmen geçirilmesini isteyebilir.
Birtaşınmazın mülkiyetini işgal, miras,kamulaştırma, cebrî icra veya mahkeme kararına dayanarakkazanan kişi tescili doğrudan doğruya yaptırabilir.
Birtaşınmazın mülkiyetinde eşler arasındaki malrejimi dolayısıyla meydana gelen değişiklikler,eşlerden birinin istemiyle tapu kütüğüne doğrudantescil olunur.” hükmüne,
AynıKanunun Tapu Sicili ile ilgili hususların gösterildiğibölüme ilişkin 997.maddesinde; “Taşınmazlar üzerindeki hakları göstermeküzere tapu sicili tutulur. Tapu sicili, tapu kütüğü vekat mülkiyeti kütüğü ile bunları tamamlayanyevmiye defteri ve belgeler ile plânlardan oluşur. Sicilin örneği, nasıltutulacağı ve yardımcı siciller tüzükle belirlenir.”hükmüne, “Sorumluluk” başlıklı1007.maddesinde; “Tapu sicilinin tutulmasından doğanbütün zararlardan Devlet sorumludur. Devlet, zararın doğmasında kusurubulunan görevlilere rücu eder. Devletin sorumluluğuna ilişkin davalar,tapu sicilinin bulunduğu yer mahkemesinde görülür.”hükmüne; Tescilin koşullarınıngösterildiği 1013.maddesinde ise; “ Tescil, tasarrufa konu olantaşınmaz malikinin yazılı beyanı üzerineyapılır. Edinen kimse, kanun hükmüne,kesinleşmiş mahkeme kararına veya buna eşdeğer bir belgeyedayanıyorsa, bu beyana gerek yoktur. Bir aynî hakkı tescilden öncekazanan kimse, gerekli belgeleri ibraz ederek tescili isteyebilir.”hükmüne yer verilmiştir. Yine aynı kanunun 1027. Maddesinde;“İlgililerin yazılı rızalarıolmadıkça, tapu memuru, tapu sicilindekiyanlışlığı ancak mahkeme kararıyladüzeltebilir. Düzeltme,eski tescilin terkini ve yeni bir tescilin yapılması biçimindede olabilir. Tapu memuru, basit yazıyanlışlıklarını, tüzük kurallarıuyarınca re'sen düzeltir.” hükmüne yer verilmiştir. Dosyanın incelenmesinden, tazminattalebine konu taşınmazın, Eylül 1329 tarih ve 112-113sıra numarasıyla Nasuh ÇULHA’ ya ait olduğu;söz konusu taşınmazın bölgede yapılan kadastroçalışmaları esnasında kadastro komisyonunun27/02/1971 tarihli kararı ile Nasuh ÇULHAmirasçıları adına tespit gördüğü,ancak komisyon kararı aleyhine açılan dava neticesinde;Menemen Tapulama Mahkemesinin 20/12/1984 tarih ve 1984/8 Esas, 1984/39 Kararsayılı ilamı ile tespitin iptal edilerek kadim mera olduğuanlaşılan yerin tescil harici bırakılmasına kararverildiği; Nasuh ÇULHA mirasçıları tarafındanHazine aleyhine açılan tescil davası neticesinde ise;Aliağa Asliye Hukuk Mahkemesinin 1985/293 Esas, 2000/2913 Kararsayılı ilamı ile itirazın reddedilerek söz konusuyerin kadim mera olarak özel tescile kaydedilmesine hükmedildiğive anılan hükmün Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 15/11/2001tarih, 2001/11473 Esas. 2001/12325 Karar sayılı ilamı ilekesinleştiği anlaşılmıştır. Olayda,davacılara miras yolu ile kalan ve Osmanlı dönemine ait eskitapuya dayalı taşınmazların kadastroçalışması sırasında kendileri adına tespitgörmesine karşılık, kadastro tespitine karşıaçılan dava sonucu, kadim mera olduğunun belirlenmesi ilehazine adına tescilinin yapıldığı, sonrasındaise; taşınmazın bir kısmının organize sanayialanı olarak ayrıldığı iddiasıyladavacıların uğradığı zararın tazmin edilmesigerektiğinden bahisle kamulaştırmasız el atma temelinedayanılarak tam yargı davası açılmış isede, taşınmazın davacıların adına olantapularının mahkeme kararı üzerine tescilinin iptaledildiği, yargısal nitelikteki bu karar dolayısıyla AsliyeHukuk Mahkemesinin ilamı sonucu olarak tapu kaydının iptaledilmesi dolayısıyla uğranıldığı ilerisürülen zararın tazmini istemiyle davanınaçıldığının kabulü gerektiğiaçıktır. Buna göreuyuşmazlığın, taşınmazın tapukaydının davacılar üzerinde olmasına karşın,mahkeme kararları neticesinde mera olarak sınırlanmışolması nedeniyle tescili yapılan taşınmazlarınbedelinin kendilerine ödenmesi gerektiği iddiasınadayandığı ve açılan davanın daha önce adliyargı yerinde açılıp kesinleşen tapu iptali vetescil davasıyla ilişkilendirildiği gözetildiğinde,davanın görüm ve çözümünün, TürkMedeni Kanunu hükümleri uyarınca adli yargınıngörevine girdiği sonucuna varılmıştır. Açıklanannedenlerle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı’nınbaşvurusunun kabulü ile İzmir 5. İdare Mahkemesince verilen27.11.2013 gün ve E: 2013/811 sayılı görevlilik kararınınkaldırılması gerekmiştir. S O N UÇ : Davanın görüm veçözümünde ADLİ YARGININ görevli olduğuna,bu nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı’nınBAŞVURUSUNUN KABULÜ ile İzmir 5. İdare Mahkemesince verilen27.11.2013 gün ve E: 2013/811 sayılı GÖREVLİLİKKARARININ KALDIRILMASINA, 14.07.2014 günündeOYBİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi Başkan Serdar ÖZGÜLDÜR Üye Eyüp Sabri BAYDAR Üye Alaittin Ali OĞÜŞ Üye Ali ÇOLAK Üye Ayhan AKARSU Üye Nurdane TOPUZ Üye Mehmet AKBULUT
Full & Egal Universal Law Academy