T.C. UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ KARAR NO : 2014 / 732 KARAR TR : 14.7.2014 ÖZET : Trafik kazası sonucu sigortalı aracın uğradığı hasarı ödeyen sigorta şirketinin, zararın bir kısmının davalı idarece giderilmesi istemiyle açılan rücuen tazminat davasının, ADLİ YARGI YERİNDE görülmesi gerektiği hk. K A R A R Davacı :G. Sigorta A.Ş. Vekilleri : Av. F.K., Av. Z.S.İ. Davalı : KarayollarıGenel Müdürlüğü Vekili : Av. D.A. O L A Y : Davacı şirket vekili, davadilekçesinde, müvekkili Şirkete …sayılıpoliçe ile kasko sigorta poliçesi bulunan 25 DC 943 plakalıvasıtanın 06.08.2011 tarihinde meydana gelen kazada hasarauğradığını; ibraz edilen zabıtvarakasına göre, olayın meydana gelişindedavalının %25 kusurunun tespit edildiğini; olay neticesindemüvekkili şirkete sigortalı vasıtada 11.443,08 TL.lik hasarmeydana geldiğini, tespit edilen hasar bedelinin sigortalıvasıta sahibine ödendiğini; Şirketlerinin TTK’nun1301.nci maddesine göre sigortalısının haklarına halefolarak kusur nispetine göre işbu davayı açmaya hakkazandığını ifade ederek; fazlaya ilişkin haklarısaklı kalmak üzere 2.860,00 TL.nin 3.10.2011 tarihinden itibarenavans faizi ile birlikte davalıdan tahsili istemiyle 5.7.2012 tarihinde idari yargı yerinde dava açmıştır. ANKARA 9.İDAREMAHKEMESİ: 17.7.2012 gün ve E:2012/1120, K:2012/1159 sayı ile,2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun "Belediye TrafikBirimleri, Görev ve Yetkileri" başlıklı 10. maddesinde"1. Yapım ve bakımından sorumlu olduğu yollarıtrafik düzeni ve güvenliğini sağlayacak durumdabulundurmak, 2. Gerekli görülen kavşaklara ve yerlere trafikışıklı işaretleri, işaret levhaları koymakve yer işaretlemeleri yapmak, 3. Karayolu yapısında veüzerinde yapılacak çalışmalarda gerekli tedbirlerialmak, aldırmak ve denetlemek, 4. Karayolunda trafik için tehliketeşkil eden engelleri gece veya gündüze göre kolayca görülebilecekşekilde işaretlemek veya ortadan kaldırmak, 5. Yolyapısı veya işaretleme yetersizliği yüzündentrafik kazalarının vukubulduğu yerlerde, yetkililerce teklifedilen tedbirleri almak,..." belediyelerin görevleri arasındasayılmış, 11/01/2011 gün ve 6099 sayılı Kanunladeğişik 110. maddesinde "İşleteni veya sahibi Devletve diğer kamu kuruluşları olan araçların sebebiyetverdiği zararlara ilişkin olanları dâhil, bu Kanundandoğan sorumluluk davaları, adli yargıda görülür.Zarar görenin kamu görevlisi olması, bu fıkrahükmünün uygulanmasını önlemez. Hemzemingeçitte meydana gelen tren-trafik kazalarında da bu Kanunhükümleri uygulanır. Motorlu araç kazalarından dolayıhukuki sorumluluğa ilişkin davalar, sigortacının merkezveya şubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acenteninbulunduğu yer mahkemelerinden birinde açılabileceği gibikazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde deaçılabilir." hükmüne, 11/01/2011 gün ve 6099sayılı Kanunla eklenen Geçici 21.maddesinde de "BuKanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasının göreveilişkin hükmü, yürürlüğe girdiğitarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksek İdareMahkemesinde açılmış bulunan davalara uygulanmaz."hükmüne yer verilmiş olduğu; dosyanın incelenmesinden,davacı şirketin sigortalamış olduğu 25 DC 943plakalı aracın kazaya karıştığı, davacışirketin söz konusu kaza nedeniyle araçta oluşan vesigortalısına ödediği 2.860,00-TL'nin, yolun bakım veonarımında kusurlu olduğu gerekçesiyle davalıidareden tazmini istemiyle 28.06.2012 tarihinde bakılan davayıaçtığının anlaşıldığı;19/01/2011 günlü Resmi Gazetede yayımlanarakyürürlüğe giren 6099 sayılı Kanun ile 2918sayılı Yasa'nın 110. maddesinde yapılandeğişiklik sonrasında, idarelerin 2918 sayılı Kanundakendilerine verilen görevleri yerine getirmeyerek zarara sebebiyetverdikleri iddiasıyla açılan tazminat davalarınınadli yargının görevine verilmiş olduğu, sözkonusu değişikliğin yürürlüğe girdiğitarihten sonra açıldığı anlaşılanişbu davada mahkemelerinin görevsiz bulunduğugerekçesiyle; davanın 2577 sayılı İdariYargılama Usulü Yasası'nın 15/1-a maddesi hükmüuyarınca görev yönünden reddine karar vermiş;yapılan itiraz Ankara Bölge İdare Mahkemesinin, 5.2.2013gün ve E:2012/10008, K:2013/1647 sayılı kararıylareddedilerek karar onanmış; karar düzeltme istemi de aynıMahkemenin 22.5.2013 gün ve E:2013/8119, K:2013/8362 sayılıkararıyla reddedilmiş ve görevsizlik kararıkesinleşmiştir. Davacışirket vekili bu kez, aynı istemle adli yargı yerinde davaaçmıştır. Ankara 16. AsliyeHukuk Mahkemesi; 17.12.2012 gün ve E:2012/626, K:2012/549 sayı ile,uyuşmazlığın 6102 sayılı Türk TicaretKanunu'nda öngörülen sigorta ilişkisi ile ilgilihükümlerden kaynaklandığı, anılan yasanın 4.maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi gereğince davayabakmakla Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli olduğugerekçesiyle davanın görev yönünden ve usuldenreddine karar vermiş; hüküm davalı vekili tarafındantemyiz edilmiştir. Yargıtay17.Hukuk Dairesi:17.6.2013 gün ve E:2013/8480, K:2013/9236 sayı ile,davanın, kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklanan rücuantazminat istemine ilişkin olduğu; kamu hizmeti görmekleyükümlü olan davalı Karayolları GenelMüdürlüğünün, kamu hizmeti sırasındaverdiği iddia olunan zararlardan dolayı özel hukukhükümlerine tabi bulunmadığı, olayın idari kararve eylemlerden doğan zararlar niteliğinde bulunduğu,zararın ödetilmesi isteklerinin 11.2.1959 günlü ve 17/15sayılı Yargıtay İçtihadı BirleştirmeKararının 2. bendi hükmünce tam yargıdavasının konusunu oluşturduğu, bu davaların ise, 2577sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2.maddesihükmü uyarınca, idare aleyhine idari yargı yerinde tamyargı davası olarak açılmasınıngerektiği, görev kurallarının kamu düzenineilişkin olduğu, mahkemece re'sen dikkate alınmasınınzorunlu bulunduğu; somut olayda, karayolunda bulunması gerekenişaretlemeleri yapmayan Karayolları GenelMüdürlüğü aleyhine hizmet kusuruna dayanılarakdava açıldığından, mahkemece, adliyargının yargı yolu bakımından görevsizbulunması nedeniyle dava dilekçesinin reddine karar verilmesi gerekirken,uyuşmazlığın esası incelenerek yazılıbiçimde hüküm kurulmasının doğrugörülmediği; kabule göre de; Yargıtayİçtihadı Birleştirme Kurulu'nun 22.03.1944 Tarih E. 37,K. 9, RG. 3.7.1944 sayılı kararında "Sigortacınınsorumlu kişi aleyhine açacağı dava, sigortapoliçesinden doğan bir dava değildir. Bu nedenle, halefiyetdavası bir ticari dava sayılamaz. Bu dava, aynen sigortalıkimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğubir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açmahakkı varsa, aynı hak sigortacının halefiyet hakkınadayanan rücu davası için de söz konusudur"şeklinde vurgulandığı; somut olayda davacısigorta şirketinin sigortalısının halefi olarakaçtığı davada, uyuşmazlığınhaksız fiilden kaynaklandığının anlaşıldığı;bu durumda uyuşmazlığın Asliye Hukuk Mahkemesiningörevine girdiği gözetilmeden yazılı olduğuşekilde davanın görevsizlik nedeniyle usulden reddine kararverilmesinin doğru görülmediği gerekçesiyle;davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ilehükmün bozulmasına karar vermiştir. ANKARA16.ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ:7.11.2013 gün ve E:2013/398,K:2013/532 sayı ile, Yargıtay 17. H.D'nin, 2013/8480 E ve 2013/9236 Ksayılı ilamından bahisle; Mahkemelerinin kararınınbozulmuş olduğu; Mahkemelerince Yargıtay bozma ilamınauyulmasına karar verilip, yeniden yapılan yargılama sonucunda,bu davaya bakmakla idari yargının görevli olduğununanlaşıldığı gerekçesiyle; davanın yargıyolu yönünden ve usulden reddine karar vermiş; tarafların kararıtemyiz etmemesi üzerine hüküm kesinleşmiştir. Davacışirket vekili adli ve idari yargı yerlerince verilen görevsizlikkararları nedeniyle oluşan olumsuz görevuyuşmazlığının giderilmesi istemiyle başvurudabulunmuştur. İNCELEME VE GEREKÇE:Uyuşmazlık Mahkemesi Hukuk Bölümü’nün,Serdar ÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında,Üyeler: Eyüp Sabri BAYDAR, Ali ÇOLAK, Nurdane TOPUZ,Alaittin Ali ÖĞÜŞ, Ayhan AKARSU ve Mehmet AKBULUT’unkatılımlarıyla yapılan 14.7.2014 günlütoplantısında; l-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın27. maddesi gereğince yapılan incelemeye göre, adli veidari yargı yerleri arasında 2247 sayılıYasa’nın 14. maddesinde öngörülen biçimdeolumsuz görev uyuşmazlığı doğduğu, adli yargıdosyasının; davacı vekilinin istemi üzerine songörevsizlik kararını veren Mahkemece 15. maddede belirtilenhükmün aksine, önceki görevsizlik kararına ilişkindava dosyası temin edilmeden gönderildiği görülmekteise de; idari yargı dosyasının Mahkemesinden istenildiği vesonuçta usule ilişkin herhangi bir noksanlıkbulunmadığı anlaşıldığından, görevuyuşmazlığının esasının incelenmesineoybirliği ile karar verildi. II-ESASIN İNCELENMESİ:Raportör-Hakim Taşkın ÇELİK’in, davanınçözümünde adli yargının görevliolduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarcagörevlendirilen Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Mehmet BAYHANile Danıştay Savcısı Mehmet AliGÜMÜŞ’ün davada adli yargının görevliolduğu yolundaki sözlü açıklamaları dadinlendikten sonra GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜPDÜŞÜNÜLDÜ: Dava, sigortalı aracınuğradığı hasarı ödeyen sigorta şirketinin,zararın bir kısmının davalı idarece giderilmesiisteminden ibaret bulunan bir rücuen tazminat davasıdır. 2918 sayılı KarayollarıTrafik Kanununun 1. maddesinde, Kanunun amacının karayollarındacan ve mal güvenliği yönünden trafik düzeninisağlayacak ve trafik güvenliğini ilgilendiren tüm konulardaalınacak önlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam”başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleribunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgilikuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluk,çalışma usulleri ile diğer hükümlerikapsadığı ve bu kanunun karayollarındauygulanacağı belirtilmiş; aynı Kanunun, “Karayolları Genel Müdürlüğününgörev ve yetkileri” başlıklı 7. maddesinde;“ Karayolları Genel Müdürlüğününbu Kanunla ilgili görev ve yetkileri şunlardır: a) Yapım ve bakımdansorumlu olduğu karayollarında can ve mal güvenliğiyönünden gerekli düzenleme ve işaretlemeleri yaparakönlemleri almak ve aldırmak, b) Tüm karayollarındakiişaretleme standartlarını tespit etmek, yayınlamak vekontrol etmek, c) (Mülga: 17/10/1996 - 4199/47md.) d) Trafik ve araçtekniğine ait görüş bildirmek, karayolugüvenliğini ilgilendiren konulardaki projeleri incelemek veonaylamak, e) Yapım ve bakımındansorumlu olduğu karayollarında, İçişleriBakanlığının uygun görüşü alınmaksuretiyle, yönetmelikte belirlenen hızsınırlarının üstünde veya altında hız sınırlarıbelirlemek ve işaretlemek, f) Trafik kazalarınınoluş nedenlerine göre verileri hazırlamak vekarayollarında, gerekli önleyici teknik tedbirleri almak veya aldırmak, (1) g) Yapım ve bakımındansorumlu olduğu karayollarında trafik güvenliğiniilgilendiren kavşak, durak yeri, aydınlatma, yol dışıpark yerleri ve benzeri tesisleri yapmak, yaptırmak veya diğerkuruluşlarca hazırlanan projeleri tetkik ve uygun olanlarıtasdik etmek, h) Yetkili birimlerce veya trafikzabıtasınca tespit edilen trafik kaza analizi sonucu, altyapı veyolun fiziki yapısı ile işaretlemeye dayalı kaza sebeplerigöz önünde bulundurularak önerilen gerekli önlemlerialmak veya aldırmak, i) (Mülga: 3/5/2006 –5495/4 md.) j) (Değişik: 17/10/1996 -4199/5 md.) Trafik zabıtasınıngörev ve yetkileri saklı kalmak üzere Bu Kanunun13,14,16,17,18,47/a ve 65 inci maddeleri hükümlerine aykırıhareket edenler hakkında suç veya ceza tutanağıdüzenlemek; 47 nci maddenin (b), (c) ve (d) bentlerinde belirtilen kuralihlallerinin tespiti halinde, durumu bir tutanakla belirlemek ve gerekliişlemin yapılması için en yakın trafikkuruluşuna teslim etmek, k) Bu Kanunla ve bu Kanuna göreçıkarılmış olan yönetmeliklerle verilendiğer görevleri yapmaktır. (Son fıkra Mülga :28/3/1985 - 3176/16 md.)” hükmüne yer verilmiştir. Öte yandan 2918 sayılıYasanın 19.1.2011 günlü Resmi Gazetede yayımlanarakyürürlüğe giren 6099 sayılı Yasanın 14.maddesiyle değişik 110. maddesinde “İşleteni veyasahibi Devlet ve diğer kamu kuruluşları olanaraçların sebebiyet verdiği zararlara ilişkinolanları dahil, bu Kanundan doğan sorumluluk davaları, adliyargıda görülür. Zarar görenin kamu görevlisiolması, bu fıkra hükmünün uygulanmasınıönlemez. Hemzemin geçitte meydana gelen tren-trafikkazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır. Motorlu araç kazalarındandolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar,sigortacının merkez veya şubesinin veya sigortasözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerindenbirinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir”; Geçici 21. maddesinde de“Bu Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıngöreve ilişkin hükmü, yürürlüğegirdiği tarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksekİdare Mahkemesinde açılmış bulunan davalarauygulanmaz” denilmiştir. Dosyada bulunan6.8.2011 tarihli Trafik Kazası Tespit Tutanağınınincelenmesinden; 6.8.2011 günü saat 12.00 sıralarında,sürücü D.Ç.nin sevk ve idaresindeki 25 DC 943plakalı aracı ile Şarkışla ilçesinden Sivas ileistikametine seyrederken, km:72 civarına geldiğinde,köprü altından geçtiği esnada, yolun da virajlıolmasından dolayı direksiyon hakimiyetini kaybederek yoldançıkmak suretiyle orta refüjde durması sonucu, tekaraçlı yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazasımeydana geldiği; bu kazanın oluşumunda sürücününK.T.K.nun 84.maddesinde belirtilen sürücü diğerkusurlarından olan 52/1-a kuralını ihlal ettiğinden aslikusurlu olduğu; ayrıca yol üzerinde bulunması gerekenuyarı işaret levhalarının eksik olmasından dolayı karayolundan sorumlu Karayollarının(GenelMüdürlüğü) ise tali kusurlu olduğununanlaşıldığı belirtilmiş; davacı şirkettarafından, olayın meydana gelişinde davalının %25kusurunun tespit edildiğinden bahisle; zararın bukısmının davalı idarece giderilmesi istemiyle davaaçıldığı anlaşılmıştır. 2918 sayılı Kanunun 110 uncumaddesinin birinci fıkrasının iptali istemiyle Bursa 3.AsliyeHukuk Mahkemesi ve Batman 2.Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan itirazbaşvuruları üzerine konuyu inceleyen Anayasa Mahkemesi, şugerekçesi ile anılan kuralı Anayasaya aykırıgörmemiş ve iptal istemini oy birliğiyle reddetmiştir:“… Anayasa Mahkemesi’nin daha önceki kimikararlarında da belirtildiği üzere, tarihsel gelişimeparalel olarak Anayasa’da adli ve idari yargıayırımına gidilmemiş ve idariuyuşmazlıkların çözümünde idare ve vergimahkemeleriyle Danıştay yetkili kılınmıştır.Bu nedenle, genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idariyargı, özel hukuk alanına giren konularda adli yargıgörevli olacaktır. Bu durumda, idari yargının görevalanına giren bir uyuşmazlığınçözümünde adli yargının görevlendirilmesikonusunda kanun koyucunun mutlak bir takdir yetkisinin bulunduğunusöylemek olanaklı değildir. Ancak, idari yargınındenetimine bağlı olması gereken idari biruyuşmazlığın çözümü, haklı nedenve kamu yararının bulunması halinde kanun koyucu tarafındanadli yargıya bırakılabilir. İtiraz konusu kural, trafikkazasında zarar görenin asker kişi ya da memur olmasına,aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veya olayın hemzemingeçitte meydana gelmesi durumlarına göre farklı yargıkollarında görülmekte olan 2918 sayılı Kanun’dankaynaklanan tüm sorumluluk davalarının adli yargıdagörüleceğini öngörmektedir. İtiraz konusudüzenlemenin gerekçesinde de ifade edildiği gibi, askeri idariyargı, idari yargı veya adli yargı kolları arasındauygulamada var olan yargı yolu belirsizliği giderilerek sözkonusu davalarla ilgili olarak yeknesak bir usul belirlenmektedir. Aynıtür davaların aynı yargı yolundaçözümlenmesi sağlanarak davalarıngörülmesi ve çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklıkılındığı ve bunun söz konusu davaların adliyargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanansorumlulukların, özel hukuk alanına girdiği konusunda birtartışma bulunmamaktadır. İdare tarafından kamugücünden kaynaklanan bir yetkinin kullanılması sözkonusu olmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynıseyir çizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risküreten araçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur. Açıklanannedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın 2.,125. ve 155.maddelerine aykırı değildir. İtirazın reddigerekir…” (Any. Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68, K.2013/165sayılı kararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954, s.136-147.) Anayasa’nın 158 incimaddesinin son fıkrasında “ Diğer mahkemelerle, AnayasaMahkemesi arasındaki görev uyuşmazlıklarında, AnayasaMahkemesi’nin kararı esas alınır.” denilmektedir.Anayasa Mahkemesi’nin yukarıda gerekçesine yer verilenkararı, yasa koyucunun idari yargının görevine giren birkonuyu adli yargının görevine verebileceğine,dolayısıyla 2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrası ile öngörülen, bu Kanun’dan doğantüm sorumluluk davalarının adli yargıda görülmesidüzenlemesinin Anayasa’ya aykırıbulunmadığına dair olup, esas itibariyle görev konusundaverilmiş bir karardır ve Anayasa’nın 158 inci maddesiuyarınca, başta Mahkememiz olmak üzere diğer yargıorganları bakımından da uyulması zorunlu bir kararmesabesindedir. Bu durumda, 2918 sayılıYasanın 19.1.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110.maddesi ile Anayasa Mahkemesi’nin işaret edilen kararıgözetildiğinde, bahsi geçen Kanun maddesinin karayollarında,can ve mal güvenliği yönünden trafik düzenininsağlanarak trafik güvenliğini ilgilendiren tüm konulardaalınacak önlemleri kapsadığı ve Kanunun, trafikleilgili kuralları, şartları, hak veyükümlülükleri, bunların uygulanmasını vedenetlenmesini, ilgili kuruluşları ve bunların görev yetkive sorumlulukları ile, çalışma usullerinikapsadığı, dolayısıyla oluşan trafik kazasınedeniyle açılacak sorumluluk davalarının görümve çözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle,davanın görüm ve çözümünde adli yargıyeri görevli olduğundan, Ankara 16.Asliye Hukuk Mahkemesi’nceverilen görevsizlik kararının kaldırılması gerekmiştir. S O N UÇ : Davanın çözümünde ADLİYARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Ankara 16.Asliye HukukMahkemesi’nin 7.11.2013 gün ve E:2013/398, K:2013/532sayılı GÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA, 14.7.2014gününde Üye Eyüp Sabri BAYDAR’ın KARŞI OYUve OY ÇOKLUĞU İLE KESİN OLARAK karar verildi. Başkan Serdar ÖZGÜLDÜR Üye Eyüp Sabri BAYDAR Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Ali ÇOLAK Üye Ayhan AKARSU Üye Nurdane TOPUZ Üye Mehmet AKBULUT KARŞIOY Somutuyuşmazlıkta, davalı Karayolları GenelMüdürlüğünün karayolunun yapım, bakımve korunmasındaki ihmali sonucu zarara neden olan kazanın meydanageldiği iddia edilmektedir. 2918Sayılı Yasanın KTK'nın 7.md. "Karayolları GenelMüdürlüğünün Yapım ve Bakımındansorumlu olduğu Karayollarında can ve mal güvenliğiyönünden gerekli düzenleme ve işaretlemeleri yaparakönlemleri alma ve aldırmanın" idarenin görev veyetkileri arasında bulunduğuna işaret edilmiş, 6001Sayılı Karayolları GenelMüdürlüğünün teşkilat ve görevlerihakkındaki kanunun 4.md. "Hazırlayacağı programlaruyarınca karayollarını yapmak, yaptırmak, emniyetlekullanılmalarını sağlayacak şekilde süreklibakım altında bulundurmak, bakımını yaptırmak,onarımını yaptırmak, işletmek ve işlettirme"Genel Müdürlüğün görev ve yetkileri arasındagösterilmiş, TCAnayasası'nın 125/son md. "idarenin kendi eylem veişlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüolduğu" kurala bağlanmış, 2577Sayılı İYUK 2/1-b md. "idari eylem ve işlemlerdendolayı kişisel haklan ihlal edilenler tarafındanaçılan tam yargı davaları, idari dava çeşitleriarasında" sayılmıştır. Budurumda Karayolları Genel Müdürlüğününsorumluluk alanındaki yolun yapım, bakım ve onanmınmyapılmadığı nedeniyle doğan zararın tazminininamaçlanmış olması karşısında, idareningörevinde olan kamu hizmetini yürüttüğü esnada kişilereverdiği zararın ödetilmesine yönelik bulunanuyuşmazlık konusu davanın, olayda kamu hizmetinin usulüneve hukuka uygun olarak yürütülüpyürütülmediğinin, hizmet kusuru veya idareninsorumluluğunu gerektiren bir husus olup olmadığınıntespitinde esas alman idare hukuku kurallarına ve 2577 SayılıİYUK 2/1-b md. sayılan tam yargı davasında görümve çözümünde idari yargı yerleri görevlibulunmaktadır. Sayınçoğunluk, karayolunun yapım, bakım ve korunmasındakiihmalden doğan zararda Adli Yargıyı görevli kabul edengörüşünde hukuki dayanak olarak 2918 Sayılı KTK110/1 md. hükümlerini esas almıştır. 11.01.2011gün 6099 Sayılı Yasa'nın 14. maddesi ile 2918Sayılı KTK 110. maddesine eklenen 1. fıkra ile"işleteni veya sahibi devlet ve diğer kamu kuruluşlarıolan araçların sebebiyet verdiği zararlara ilişkinolanları dahil bu kanundan doğan sorumluluk davaları AdliYargıda görülür... " hükmügetirilmiştir. Sayınçoğunluk görüşünün aksine eldekiuyuşmazlık anılan yasa hükmü kapsamındakalmamaktadır. Çünkü,2918 Sayılı KTK 85.maddesinde açıkçabelirtildiği gibi yasa motorlu araçların işletilmesindendoğan zararlar nedeniyle işletenin hukuki sorumluluğunudüzenlemektedir. Yasahükmünde geçen bu kanundan ve Adli Yargıdagörülmesi gereken sorumluluk davaları, 2918 SayılıYasa'nın 85.maddesinde düzenlenen motorlu araçlarınişletilmesi nedeniyle verilen zararlardan dolayı araçişletenin hukuki sorumluluğuna ilişkin davalardır. Yasadeğişikliğinden önce kamu araçlarınınişletilmesi nedeniyle verilen zararlardan dolayı kamu idaresininsorumluluğunun hangi yargı kolunda görüm veçözümü konusunda yasada bir düzenlemebulunmadığından İdari ve Adli Yargı organlarıarasında çıkan görev uyuşmazlıklarınısonlandırmak üzere sözü geçen yasa hükmügetirilmek suretiyle kamu araçlarının verdiği zararlarnedeniyle işletenin sorumluluğunda 2918 SayılıYasa'nın amacına uygun olarak Adli Yargıda görüm veçözüm esası benimsenmiştir. 2918sayılı yasanın 110. maddesinde yapılan yasadeğişikliğine ilişkin Hükümet gerekçesi degetirilen yeni hükmün bu nedenle maddeye eklendiğini teyitetmektedir. Diğertaraftan, sayın çoğunluk 2918 sayılı yasanın110. maddesi hükmünün iptali istemi ile Anayasa Mahkemesineaçılan dava sonucunda verilen yorumlu red kararlarını,karara dayanak almakta ise de bu görüşe de itibar edilmesimümkün değildir. Zira; "T.C. Anayasasında , AnayasaMahkemesinin iptal veya iptal talebinin reddi dışında yorumlu red kararı verebileceğine dair bir işaret yoktur.Tersine T.C. Anayasasının 153/2 maddesi "Anayasa Mahkemesi birkanun veya kanun hükmünde kararnamenin tamamını veya birhükmünü iptal ederken, kanun koyucu hareketle yeni biruygulamaya yol açacak biçimde hüküm tesis edemez."hükmü böyle bir anlayışın benimsenmemişolduğunun kanıtı olarak kabul edilebilir. Gerçi maddeiptal kararlarından bahsetmektedir, ama Anayasa koyucununamacının Anayasa Mahkemesinin kanun koyucu gibi hareket etmesiniönlemek olduğu açıkçaanlaşılmaktadır. Yorumlu red kararlarının ise diğer mahkemeleri,İdare makamlarını, gerçek ve tüzel kişileribağlaması itibariyle bir çeşit pozitif kanun koyuculukanlamına geldiğine şüphe yoktur. (Türk Anayasa HukukuProf. Dr. Ergun Ozbudun. Sh. 440 vd.) Hakkında yorumlu red kararı verilen bir kanun maddesiyürürlükte kalmaya devam eder. Dolayısıyla somutolaylara uygulanır. Somut olaylarda o maddenin ne anlama geldiğine,yani nasıl yorumlanacağına, bundan sonra da Anayasa Mahkemesideğil onu uygulayacak Mahkemeler karar verir. Anayasa Mahkemesinin yorumlured kararı verirken yaptığıyorumunun diğer mahkemeleri bağlaması mümkündeğildir. Bir kanun maddesinin nasıl yorumlanacağına onuuygulayacak olan Adli- idari ve Askeri Yargı organları karar verir.Anayasa Mahkemesi Adli, idari ve Askeri kollarının üst mahkemesiolmadığına göre bu yargı kollarındaki mahkemelerekendi yorumunu empoze etmesi mümkün değildir. O halde AnayasaMahkemesinin verdiği yorumlu red kararlarının kendilerinden beklenen fonksiyonu ifaedebilmeleri, diğer mahkemelerin Anayasa Mahkemesinin buyorumlarını benimsemelerine bağlıdır. Oysahukukumuzda, Anayasa Mahkemesi kararlarında yapılan yorumlardiğer mahkemeleri bağlamaz. Zira Anayasa Mahkemesikararlarının bağlayıcılığı bukararların hüküm fıkralarına münhasırdır.(Türk Anayasa Hukuku Dersleri, Kemal Gözler, sh. 444) Keza ,Sayın çoğunluğun karan dayandırdığıT.C. Anayasasının 158. madde hükümlerinindeuyuşmazlıkta uygulama yeri bulunmamaktadır. UyuşmazlıkMahkemesinin görev ve yetkilerini düzenleyen T.C.Anayasasının 158. maddesi açık hükmünden deanlaşıldığı üzere Anayasa Mahkemesi ilediğer yargı kollan arasında olumlu veya olumsuz görevuyuşmazlığının doğması halinde AnayasaMahkemesi görüşünün üstüntutulacağına ilişkin düzenlemenin, uyuşmazlıktaAnayasa Mahkemesinin görevlilik veya görevsizlik kararınınbulunmaması, diğer yargı kolları ile arasında birgörev ihtilafının çıkmaması nedeniyleuygulanması mümkün değildir. Açıklanangerekçelerle uyuşmazlıkta idari yargı görevli olup,benzer ihtilaflarda da idari yargının görevli olduğuYargıtay 4, 11, 17 Hukuk Dairelerinin istikrarlı kararlanylaIçtihad edildiği gibi Danıştay kararlarında dauyuşmazlıkta İdari Yargının görevli olduğubenimsenmiştir. (Danıştay 10. Daire E 2011/11522, K 2012/5347sayı, E. 2011/10856 ve K. 2013/670 Sayı, vs.) Somutuyuşmazlıkta davanın karayolunun yapım, bakım vekorunmasındaki idarenin hizmet kusuruna dayanmasına, 2918Sayılı Yasa'nın 110/1 md. motorlu araçlarınişletilmesinden doğan zararlardan dolayı işletenini hukukisorumluluğunun Adli Yargıda görüm veçözümünü düzenleme altına almasına,Somut uyuşmazlığın anılan yasa hükmükapsamında bulunmamasına, Kamuhizmetinin usulüne ve hukuka uygun olarak yürütülüpyürütülmediğinin hizmet kusuru veya idareninsorumluluğunu gerektiren bir husus olup olmadığınıntespitinde, 2577 Sayılı İYUK 2/1-b md. sayılan tamyargı davasında görüm ve çözümündeİdari Yargının görevli olmasına göre, UyuşmazlıktaAdli Yargıyı görevli kabul eden sayınçoğunluğun görüşünekatılamıyorum ÜYE EYÜPSABRİ BAYDAR
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2014 / 643
Full & Egal Universal Law Academy