T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2014 / 608
KARAR NO : 2014 / 660
KARAR TR : 2.6.2014
ÖZET : Davalı Şirkette çalışırken Kurumun özelleştirilmesi nedeniyle başka kuruma nakledilen davacının, maaş nakil bildiriminin ilgili mevzuata uygun düzenlenmemesi nedeniyle uğradığı parasal kaybın giderilmesi istemiyle açtığı davanın, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı :H.A.
Vekili : Av. Ö.E.
Davalı : Türk Telekomünikasyon A.Ş.
Vekili :Av.M.A.P.
O L A Y :Davalı Şirkette görev yapmakta iken, 406 sayılıYasanın Ek-29. maddesi ile 4046 sayılı Yasanın 22.maddesine göre adı Devlet Personel Başkanlığınabildirilen davacı 29.3.2010 tarihinde Ankara Üniversitesi,İletişim Fakültesi Dekanlığı emrineatanmıştır.
Davacı vekili,müvekkilinin maaş nakil ilmühaberinin, dengetazminatının, enflasyon farkının ve aldığıikramiyenin yansıtılmaması nedeniyle hukuka aykırıdüzenlendiğinin tespitine, maaş nakil ilmühaberinindüzeltilmesine ve ücretine yansıtılmayan eködemelerinden denge tazminatı alacağından, fazlaya dairhakları saklı kalmak kaydıyla, 2.000 TL.nin davalıdantahsiline karar verilmesi istemiyle 24.5.2011 tarihinde adli yargıyerinde dava açmıştır.
Ankara 3.İş Mahkemesi; 25.12.2012gün ve E:2011/541, K:2012/1138 sayı ile, Mahkemelerininyetkisizliğine, 4688 sayılı yasanın 30.maddesiuyarınca mahkemelerinin görevsizliğine, HMK nın 114/1 -bmaddesi uyarınca yargı yolunun caiz olmaması nedeniyledavanın görev yönünden HMK nın 115/2 maddesiuyarınca usulden reddine, İdari Yargı Mahkemesinin görevliolduğuna; dosya kapsamının HMK 20.maddesi gereğitaraflardan birinin bu kararın süresi içerisinde temyiz yolunabaşvurulmayarak kesinleşmesi halinde kararın kesinleştiğitarihten, kanun yoluna başvurulmuş ise bu başvurunun reddikararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içindekararı veren mahkemeye başvurarak dava dosyasının yetkilimahkemeye gönderilmesini talep etmesine, süresi içerisindetalep halinde dosya kapsamının görevli İdari YargıMahkemesine gönderilmesine; 2 nolu ara kararı uyarıncaişlem yapılmaması halinde kararın kesinleştiğitarihten itibaren 2 hafta sonra dosyanın resen ele alınarakHMK.nın 20/l-son hükmü uyarınca işlemyapılmasına; sair hususların HMK.nın 331/2 maddesigereği görevli mahkemede değerlendirilmesine karar vermiş;temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 7.Hukuk Dairesi; 8.4.2013 günve E:2013/10372, K:2013/5884 sayı ile, Mahkeme kararınıbozmuştur.
ANKARA 3.İŞ MAHKEMESİ;12.12.2013 gün ve E:2013/992, K.2013/1581 sayı ile aynen;“ Davacı vekili tarafından mahkememize verilen davadilekçesi üzerine, Ankara 3. İş Mahkemesindesürdürülen yargılama sonucunda, gereği düşünüldü;
İNCELEME VE GEREKÇE:Davacı vekili mahkememize verdiği dava dilekçesindedavacının maaş nakli ilmühaberinin, dengetazminatının, enflasyon farkının ve aldığıikramiyenin yansıtılmaması nedeniyle hukuka aykırıdüzenlendiğinin tespitine, maaş nakil ilmühaberinindüzeltilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, haksız veyersiz açılan davanın reddini talep etmiştir.
Taraflarca ibraz olunan tümbelgeler dosyaya konulmuş, bilirkişi incelemesiyaptırılmıştır.
Uyuşmazlık 399sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Ek II. cetvelinde yeralan ve özelleştirme sonucu hissesi devredilen davalı kurumdaTİP 2 sözleşmesi ile nakle tabi olarak çalışandavacının davalının özelleştirmeden öncetabi olduğu ve özelleştirme ile bazı hükümlerideğişen 406 sayılı Kanunun Ek. 29.Maddesi kapsamındakidüzenleme ve sözleşmedeki hüküm nedeni ile 375sayılı KHK.’un Ek 3 maddesi ve 399 sayılıKHK.’un Ek II. cetvelinde yer alan kurumlarda çalışansözleşmeli personele yapılan artışlardanyararlanıp yararlanmayacağı, nakledilirken buartışların yer aldığı ücreti gösterennakil maaş ilmühaberinin buna göre düzenlenmesi gerekipgerekmediği noktasında toplanmaktadır.
Somut uyuşmazlıkta normatifdayanaklar 406 sayılı Kanunun Ek. 29. maddesi, 375 sayılıKHK.’un Ek 3. maddesi, 399 sayılı KHK.’un Ek. II cetvelive bu kanun hükmünde kararnamelere dayanılarakçıkarılan 2006/1, sayılı tebliğ yanındataraflar arasındaki sözleşme hükümleridir.
406 sayılı Kanunun 29.Maddesinin 3. Fıkrasının birinci cümlesine göre“399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye tâbiolarak sözleşmeli personel ve kapsam dışı personelstatüsünde çalışanlar hakkında, 4046sayılı Kanunun 22 nci maddesinin dördüncü vebeşinci fıkrası hükümlerinin uygulanmasında,Devlet Personel Başkanlığına bildirildikleri tarihtekiünvanları esas alınarak Yönetim Kurulunca 15.04.2004 tarihiitibarıyla bu ünvana göre belirlenmiş olan ücret vediğer mali haklarına bu tarihten Devlet PersonelBaşkanlığına bildirildikleri tarihteki kadro vepozisyonlarına ilişkin olarak bildirim tarihine kadar geçensüre içinde kamu görevlilerine yapılacak artışoran ve/veya miktarları uygulanmak suretiyle bulunacak tutar dikkatealınır. Kapsam dışı personelden Devlet PersonelBaşkanlığına bildirilenlerin 15.04.2004 tarihiitibarıyla unvanlarına göre ücretinin belirlenmemişolması durumunda, benzer görevlerde bulunanlar dikkate alınarakbu tarih için ücret ve diğer malî hakları tespitetmeye Yönetim Kurulu yetkilidir”.
Davalı ile nakle tabikapsamdışı personel arasından imzalanan TİP 2sözleşmenin 7. Maddesindeki kurallara göre ise “Nakilhakkını saklı tutan çalışanın ikramiye,yardım vs gibi mali ve özlük hakları için işmevzuatına tabi kapsam dışı personel esaslarında yeralan hükümler uygulanır(2.f). Ancak ücretlerdeyapılacak artış oranı, kamudaki memur maaşartış oranında olacaktır(3.f)”.
Diğer taraftanözelleştirme uygulamaları nedeni ile nakilleri düzenleyen4046 sayılı Özelleştirme Kanununun 22/5 maddesindeözelleştirme nedeniyle kamu kurum ve kuruluşlarınanakledilen sözleşmeli ve iş kanunlarına tabi personelinDevlet Personel Başkanlığına bildirildikleri tarihtekikadro ve pozisyonlarına göre almakta oldukları ücretyanında, bildirim tarihi itibarı ile almakta oldukları ikramiye,ek ödeme gibi vs ek ödemelerin de sabit bir değer olarakbildirileceği hükmünü içermektedir.
Gerek yasal düzenleme ve gereksesözleşmedeki hükümler dikkatealındığında, davalı kurumda özelleştirmeöncesi kapsam dışı olarak çalışan ve 399sayılı KHK hükümlerine tabi olarak ücreti belirlenendavacının özelleştirme sonrasıçalıştıktan sonra nakledildiği tarihe kadar kamudaaynı statüde çalışanlar için getirilenözlük haklarından yararlandırılarak, nakiledildiklerinde haklarının korunmasıamaçlanmıştır. Kısaca davacıkapsamdışı olarak kamuda çalışmışgibi sayılmaktadır.
Yukarıda belirtilen kapsamdabulunan nakle tabi işçilerle davalı TürkTelekomünikasyon A.Ş. arasındaki uyuşmazlıklarda dahaönce esasa yönelik kararlar vermiştir. Ancak Danıştayİdari Dava Daireleri’nin 07.04.2011 gün ve 2011/55-205sayılı kararından sonra uyuşmazlığın adliyargı yerinde görüleceği konusunda yenidendeğerlendirme yapılması gerekmiştir. Anılan kararagöre “yasal düzenleme ile Türk Telekom A.Ş.'ninözelleştirilmesi sonucunda, işlevsel görevlerde bulunan veikamesi kısa sürede imkansız personelin isteklerinebağlı olarak makul bir süre kamu görevlerindenaylıksız izinli sayılarak özel hukuk tüzelkişisinde çalışmalarına olanaksağlandığı, söz konusu personelin, aylıksızizinli olarak geçen sürede kamu personeli statülerinin devamettiği, İmtiyaz sözleşmesi ile bir kamu hizmetiniyürütmek hakkını elde eden davalı şirkete, devirsonrasında yetişmiş personel yetersizliği nedeniyledoğabilecek aksaklıkların önüne geçilebilmesiiçin, 406 sayılı Yasa hükümleri ile tanınanayrıcalıkların sonucu olarak da, bünyesinde belli süreile çalışmaya devam eden söz konusu personelin kamukurumlarına naklen atanmasının sağlanmasıamacıyla kimi görevler yüklendiği, 406 sayılıYasa hükümleri uyarınca davalı şirket tarafından,hak sahibi personelinin Devlet Personel Başkanlığınabildirmesi, bildirim ile beraber personelin nakledileceği kamu kurumunda yararlanacağıparasal haklara esas olmak üzere memur maaş nakil ilmühaberidüzenlenmesi, personelin ilişiğinin kesilmesi gibi işlemlerbulunduğu, bu işlemlerin idare hukuku alanında hukuki sonuçlardoğurduğu ve ilgili personelin nakledilecekleri kurumdaki statülerini,özlük ve parasal haklarını belirlediği, sözkonusu işlemlerin kamu personeli hakkında ve idare hukukualanında tesis edilmiş birer idari işlem niteliğindeoldukları, davalı şirketin, Telekomünikasyon Kurumu ileTürk Telekom arasında imzalanan “TelekomünikasyonHizmetlerinin Yürütülmesine İlişkin İmtiyazSözleşmesi” ile belli bir kamu hizmetini yürütmekgörev ve yetkisi ile donatıldığı, bu görev veyetkiler dahilinde bazı kamusal ayrıcalıkları veyükümlülükleri bulunduğu, belirtilen statüsüve özel yasa hükümleri gereğince bazı kamusalayrıcalıklara ve yükümlülüklere sahip olmasınedeniyle davalı şirketin, herhangi bir özel hukuk tüzelkişisinden farklı bir hukuki statü içinde bulunduğu,bu durumda, imtiyaz sözleşmesi ile bir kamu hizmetininyürütmekle görevli ve yetkili kılınmasınedeniyle, diğer özel hukuk tüzel kişilerinden farklıolarak kimi kamusal ayrıcalıklara veyükümlülüklere tabi olan, 406 sayılı Yasa hükümleriile, kamu kurumlarına nakil hakkı bulunan personeli ile ilgili olarakbazı kamusal görevler yüklenen davalı şirketin,belirtilen görevleri kapsamında tesis ettiği işlemlerinidari işlem niteliğinde olduğu ve bu işlemlerdenkaynaklanan uyuşmazlıkların idari yargınıngörevinde bulunduğu” kabul edilmiştir.
Danıştay İdari davaDairelerinin gerekçeleri benimsenmiştir. Gerçektenözelleştirmeden önce statü hukuku hükümlerinetabi davacı niteliğindeki personel, özelleştirmesonrası belirli bir süreliğine davalı ile özel hukukhükümlerine tabi olarak iş sözleşmesi kapsamındaçalıştırılmakta, nakledildiğinde tekrarstatü hukuku kapsamına girmektedir. Davacının işsözleşmesi ile çalıştığıdönemde, davalı şirkete davacının ücretikonusunda “artış oranının, kamudaki memur maaşartış oranında” olacağı yönündeyükümlülük getirildiği gibi 406 sayılı Yasahükümleri uyarınca davalı şirkete, hak sahibipersoneli Devlet Personel Başkanlığına bildirmesi, bildirimile beraber personelin nakledileceği kamu kurumundayararlanacağı parasal haklara esas olmak üzere memur maaşnakil ilmühaberi düzenlenmesi, personelin ilişiğininkesilmesi gibi işlemler yaptırıldığıgörülmektedir. Bu işlemler idare hukuku alanında hukukisonuçlar doğurduğu ve ilgili personelin nakledileceklerikurumdaki statülerini, özlük ve parasal haklarınıbelirlediği, söz konusu işlemlerin kamu personeli hakkındave idare hukuku alanında tesis edilmiş birer idari işlemniteliğinde oldukları açıktır. İdariişlemlerle ilgili uyuşmazlığın ise adli yargıyerinde değil, idari yargı yerinde çözümlenmesigerekir. Bu nedenlerle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuşise de; 7. Hukuk Dairesinin 08/04/2013 tarihli 2013/10372 Esas ve 2013/5884Karar sayılı ilamıyla "idari yargıdagörülmesi halinde mahkemece dava dilekçesinin yargı yoluyönünden reddine karar verilmelidir. Mahkemenin yetkisizliğineilişkin karar verebilmesi ancak aynı yargı yolundaki mahkemelerarasında mümkündür. Mahkemenin bir yandan yetkisizlikkararı vermesi bir yandan da idari yargı yönündengörevsizlik kararı vermesi hatalıdır.
Ayrıca görevsizlik aynıyargı yoluna tabi mahkemeler arasında geçerli olup, davadilekçesinin yargı yolu bakımından reddine kararverilmesi halinde dosyanın talep halinde İdare Mahkemesinegönderilmesi de mümkün değildir. Mahkemenin 6100sayılı HMK 20 ve 321.maddelerini uygulaması da buyönüyle hatalıdır. İdari yargıdagörülecek dava bu davanın devamı niteliğindedeğildir. Bu nedenle dava dilekçesinin yargı yolubakımından reddine karar verilmesi halinde mahkemenin yargılamagiderlerini bu arada avukatlık ücretini de hükümaltına alması gerekir." şeklinde bozulmuştur.
Yargıtay Bozma ilamıdoğrultusunda yeniden yargılama yapılarak Bozma ilamınauyulmuştur.
Avukatlık Asgari ÜcretTarifesinin 12. Maddesi hükmü de nazara alınarak 440TL vekaletücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine kararverilerek aşağıdaki şekilde hükümkurulmuştur.
KARAR: Yukarıdaaçıklanan nedenlere dayanılarak,
Yargı yolunun caiz olmamasınedeniyle HMK 114/1 -b ve 115/2 maddesi uyarınca dava dilekçesininyargı yolu bakımından reddine,(…)” demek suretiylegörevsizlik kararı vermiş; bu karar temyiz edilmeyerekkesinleşmiştir.
Davacı vekilibu kez, Türk Telekomünikasyon A.Ş. tarafından eksik veyanlış hesaplanan maaş nakil bildiriminin düzeltilmesi vearadaki farkın yasal faiziyle ödenmesi ve bu anlamda 40 + 40 dengetazminatı ve yılda 4 defa verilen ikramiye tutarı,enflasyon-farkına yönelik tazminat tutarınınödenmemesine yönelik idari işlemin iptali ile bu haklarıntazmini istemiyle Türk Telekomünikasyon A.Ş.’nekarşı idari yargı yerinde dava açmış;İdare Mahkemesi 5.7.2013 tarihli Ara Kararı ile, AnkaraÜniversitesi Rektörlüğünü de hasım mevkiinealmıştır.
ANKARA 15.İDARE MAHKEMESİ: 28.3.2014gün ve E:2013/494 sayı ile, telekomünikasyon şebekeleriüzerinden sunulan ulusal ve uluslararası ses iletimini ihtiva edentelefon hizmetlerini 31.12.2003 tarihine kadar “tekel” olarakyürütmekle görevli kılınan ve çoğunlukhisseleri kamuya ait bulunan Türk Telekom’un, tekel kapsamındakamu hizmeti yürüten, ancak kuruluş yasasındaki sondüzenlemeler ile kendine özgü statüye sahip olan vesermayesindeki kamu payı %50’nin altınadüşünceye kadar kamu kuruluşu niteliğinitaşıyan bir kuruluş olduğu; özelleştirmekapsamında bulunan Türk Telekomünikasyon A.Ş.’dekitamamı Hâzineye ait bulunan hisselerden % 55’inin, BakanlarKurulu’nun 25.7.2005 tarih ve 2005/9146 sayılı “TürkTelekomünikasyon Anonim Şirketi (Türk Telekom)’nin % 55Oranındaki Hissesinin Blok Olarak Satışınaİlişkin Nihai Devir İşlemlerine Dair Kararın YürürlüğeKonulması Hakkında Karar”ı uyarınca, 14.11.2005tarihli Hisse Satış Sözleşmesi ile (6.550.000.000 USD.bedelle) Ojer Telekomünikasyon A.Ş.’ne satılmışolduğu; olayda, Türk Telekom A.Ş.'nin hisse devir (14.11.2005)tarihinde görev yapmakta iken 406 sayılı Kanunun Ek 29. maddesiile 4046 sayılı Kanun'un 22. maddesine göre diğer kamukurum ve kuruluşlarına naklinin yapılması içinadı Devlet Personel Başkanlığına bildirilen ve birkamu kurumu emrine ataması yapılan davacı tarafından, dengetazminatı, enflasyon farkı ve ikramiyelerinin maaş nakililmühaberine yansıtılmaması nedeniyle iptali ile buişlem nedeniyle yoksun kaldığı maddi haklarınınyasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle bakılandavanın açıldığının anlaşıldığı;2577 sayılı Kanun'un 2. maddesinde idari dava türlerininsayıldığı, kural olarak, idari yargıda ancak Devleteve kamu tüzel kişilerine karşı açılan davalarabakıldığı; buna göre; iptali istenilen işlemintesis edildiği tarihte davalı mevkiinde kamu kuruluşuniteliği taşımayan Türk Telekomünikasyon A.Ş.'ninolması karşısında, idari yargı yetkisi kapsamındaaçılmış bir idari dava bulunduğundan sözedilemeyeceğinden, uyuşmazlığın özel hukukhükümlerine göre görüm ve çözümündeadli yargı yerinin görevli olduğu sonucuna varıldığı;nitekim, benzer uyuşmazlıklarda Uyuşmazlık Mahkemesi'ninvermiş olduğu 03.10.2011 gün ve E:2011/124, K:2011/193sayılı ve 05.07.2010 tarih ve E:2010/56, K:2010/157 kararlarda, davanıngörüm ve çözümünde adli yargınıngörevli olduğuna hükmedildiği gerekçesiyle; uyuşmazlığıngörüm ve çözümünün adli yargınıngörev alanına girdiği sonucunavarıldığından, 2247 sayılı UyuşmazlıkMahkemesinin Kuruluş ve işleyişi Hakkında Kanunun 19.maddesi uyarınca görevli yargı yerinin belirlenmesi içindava dosyası ile görevsizlik kararını veren Ankara 3.İş Mahkemesi'nin E:2013/992 numaralı dava dosyasınınUyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesine ve olumsuz görevuyuşmazlığı hakkında bir karar verilinceye kadar davadosyasının incelenmesinin ertelenmesine karar vermiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE : UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, SerdarÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında,Üyeler: Eyüp Sabri BAYDAR, Ali ÇOLAK, Nurdane TOPUZ, ErtuğrulARSLANOĞLU, Ayhan AKARSU ve Mehmet AKBULUT’unkatılımlarıyla yapılan 2.6.2014 günlütoplantısında;
l-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın 27.maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre; İdareMahkemesince, 2247 sayılı Yasa’nın 19. maddesine görebaşvuruda bulunulmuş olduğu, Yasa’nın 14. maddesinegöre olumsuz görev uyuşmazlığı bulunduğununileri sürülebilmesi için davanın “tarafları,konusu ve sebebinin aynı” olması koşulununöngörülmüş bulunması karşısında,adli ve idari yargı yerleri arasında her iki yargı yerinde ortaktaraf olan “Türk Telekomünikasyon A.Ş.” yönünden görevuyuşmazlığının doğduğu; idariyargı dosyasının Mahkemece, ekinde adli yargı dosyasıile birlikte Uyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderildiği veusule ilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesineoybirliği ile karar verildi.
II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hakim Taşkın ÇELİK’in,davanın çözümünde adli yargınıngörevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan;ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Mehmet BAYHAN ile Danıştay Savcısı MehmetAli GÜMÜŞ’ün davada adli yargınıngörevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava,davalı şirkette görev yapmakta iken, 406 sayılıYasa'nın Ek-29. maddesi ile 4046 sayılı Yasa'nın 22.maddesine göre adı Devlet Personel Başkanlığınabildirilen, sonrasında Kamu Kurumu emrine atanan davacıtarafından; maaş nakil bildiriminin ilgili mevzuata uygundüzenlenmemesi nedeniyle iptali ve bu yüzden mahrumkaldığı parasal tutarların ödenmesi istemiyleaçılmıştır.
1953tarih ve 6145 sayılı Yasa ile, Türkiye Cumhuriyeti Posta,Telgraf ve Telefon İşletmesi kurulmuş; 1924 tarih ve 406sayılı Telgraf ve Telefon Kanunu’nun 10.6.1994 tarih ve 4000sayılı Yasa’yla değiştirilen 1. maddesi ile, posta vetelgraf tesis ve işletmesine ilişkin hizmetler, Postaİşletmesi Genel Müdürlüğü’nce(P.İ), telekomünikasyon hizmetleri ise, “TürkTelekomünikasyon Anonim Şirketi (Şirket)” tarafındanyürütülecek şekilde yeniden yapılandırılmıştır.
27.1.2000tarih ve 4502 sayılı Yasa’nın 1. maddesi ile, 406sayılı Yasa’nın 1. maddesine eklenen dokuzuncufıkrada, “Türk Telekom, bu Kanun ve özel hukukhükümlerine tabi bir anonim şirkettir. Kamu İktisadiTeşebbüslerinin kuruluş, teşkilât ve faaliyetleri ileilgili mevzuat Türk Telekom’a uygulanmaz. Sadece, TürkiyeBüyük Millet Meclisi denetimine ilişkin 2.4.1987 tarihli ve 3346sayılı Kanunun 9 uncu maddesi hükümleriuygulanır” denilmiş; anılan fıkra hükmü,12.5.2001 tarih ve 4673 sayılı Yasa’nın 1. maddesi ile değiştirilmişve “Türk Telekom, bu Kanun ve özel hukuk hükümlerinetabi bir anonim şirkettir. Bu Kanun hükümleri saklı kalmaküzere, kamu iktisadi teşebbüsleri de dahil, sermayesininyarısından fazlası kamuya ait olan kamu kurum, kuruluş veortaklıklarına uygulanan mevzuat Türk Telekom’auygulanmaz. Sermayesinin yarısından fazlası kamuda kaldığısürece, Türkiye Büyük Millet Meclisi denetimineilişkin 2.4.1987 tarihli ve 3346 sayılı Kanunun 9 uncu maddesihükümleri uygulanır. 16.7.1965 tarihli ve 697 sayılıKanun ile milli güvenlik ve kamu düzeniyle sıkıyönetimve seferberlik hallerinde telekomünikasyon hizmetlerininyürütülmesine ilişkin özel kanunlarınhükümleri saklıdır”; Ek 29. maddesinin 3.7.2005gün ve 5398 sayılı Kanun’un 14. maddesi ile değişikbirinci fıkrasında, “Türk Telekom hisselerinin devrisonucu kamu payının yüzde ellinin altına düşmesidurumunda; Türk Telekomda ek 22 nci maddenin (a) bendinin bu Kanunlayürürlükten kaldırılan hükümleriuyarınca belirlenen aslî ve sürekli görevlerdeçalışmakta olanlar ile 22.1.1990 tarihli ve 399sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye tâbi olarak kadroluveya sözleşmeli personel statüsündeçalışanlar ve kapsam dışı personel, kamugörevlerinden yüzseksen gün aylıksız izinlisayılır…” denilmiştir.
Öte yandan; 406 sayılıYasa’nın 4502 sayılı Yasa ile değişik 2.maddesinin (c) bendinin birinci alt bendinin birinci cümlesinde,“Türk Telekom; telekomünikasyon şebekeleri üzerindensunulan ulusal ve uluslararası ses iletimini ihtiva eden telefonhizmetlerini, 31.12.2003 tarihine kadar bu Kanun ve görev sözleşmesiçerçevesinde tekel olarak yürütür” denildiktensonra, anılan (c) bendinin birinci alt bendine 12.5.2001 tarih ve 4673sayılı Yasa ile eklenen üçüncü cümlede,“Ancak, Türk Telekom’daki kamu payı %50’ninaltına düştüğünde, Türk Telekom’untüm tekel hakları 31.12.2003 tarihinden önce de olsa ortadan kalkmışolur” denilmiş; 4502 sayılı Yasa’nınGeçici 3. maddesi ile de Türk Telekomünikasyon A.Ş., 233sayılı KHK’nin ekindeki “B-Kamu İktisadiKuruluşları (KİK)” bölümünde yer alankuruluşlar listesinden çıkarılmıştır.
Bu düzenlemeler birliktedeğerlendirildiğinde, telekomünikasyon şebekeleriüzerinden sunulan ulusal ve uluslararası ses iletimini ihtiva edentelefon hizmetlerini 31.12.2003 tarihine kadar “tekel” olarakyürütmekle görevli kılınan ve çoğunlukhisseleri kamuya ait bulunan Türk Telekom’un, tekel kapsamındakamu hizmeti yürüten, ancak kuruluş yasasındaki sondüzenlemeler ile kendine özgü statüye sahip olan vesermayesindeki kamu payı %50’nin altınadüşünceye kadar kamu kuruluşu niteliğinitaşıyan bir kuruluş olduğutartışmasızdır.
Özelleştirme kapsamındabulunan Türk Telekomünikasyon A.Ş.’deki tamamıHazineye ait bulunan hisselerden % 55’i, Bakanlar Kurulu’nun25.7.2005 tarih ve 2005/9146 sayılı “TürkTelekomünikasyon Anonim Şirketi (Türk Telekom)’nin %55 Oranındaki Hissesinin Blok Olarak Satışınaİlişkin Nihai Devir İşlemlerine Dair KararınYürürlüğe Konulması Hakkında Karar”ıuyarınca, 14.11.2005 tarihli Hisse Satış Sözleşmesiile (6.550.000.000 USD. bedelle) Ojer Telekomünikasyon A.Ş.’nesatılmıştır.
Bu sürece paralel olarakTürk Telekom personelinin durumu incelendiğinde:
TürkTelekom A.Ş., 4502 sayılı Yasa’nın 29.1.2000 tarih ve23948 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarakyürürlüğe girdiği dikkatealındığında, 29.1.2000 tarihi itibariyle 233sayılı KHK kapsamıdışında kalmış ve anılan KHK eki cetvellerdençıkarılmış olması nedeniyle,Uyuşmazlık Mahkemesi Genel Kurulu’nun 22.1.1996 gün ve E:1995/1, K:1996/1 sayılı veözelleştirme kapsamında bulunan kamu iktisadi teşebbüslerindesözleşmeli veya kapsam dışı statüdeçalışan personelin kurumları ile olan ilişkilerindendoğan anlaşmazlıkların çözüm yerinin idariyargı olduğu yolundaki İlke Kararı kapsamıdışında değerlendirilmesi gerekmektedir. Anılan 4502 sayılıYasa’nın 13. maddesi ile 406 sayılı Yasa’ya eklenenEk 22. maddenin (a) bendinde, “a) Personelin statüsü:Telekomünikasyon hizmetlerinin gerektirdiği asli ve sürekligörevler telekomünikasyon alanında sekiz yıl tecrübeyesahip ve en az dört yıllık yüksek öğrenimgörmüş bir genel müdür ile kadro, unvan, derece vesayıları Yönetim Kurulunun önerisi veBakanlığın teklifi üzerine bu Kanununyürürlüğe girdiği tarihten itibaren yüzseksengün içerisinde Bakanlar Kurulu Kararı ile belirlenenkadrolarda istihdam edilen personel eliyle yürütülür. Bupersonel hakkında bu Kanunda öngörülen hükümlersaklı kalmak üzere 399 sayılı Kanun HükmündeKararname hükümleri uygulanır. Bunlarındışında kalan personel iş mevzuatı uyarıncaistihdam edilir. İş mevzuatına göre istihdam edilenlereilişkin kayıt ve şartlar Yönetim Kurulu tarafındantayin olunur” hükmüne yer verilmiş; bu benthükmü, 4673 ve 5189 sayılı Yasalarla yapılandeğişiklikler sonucunda; “a) Personelin statüsü: (Ekibare: 12.5.2001-4673/6. md.) Türk Telekomdaki kamu payı%50’nin altına düşünceye kadar, Türk TelekomYönetim Kurulu üyeliklerine atanacaklarda Devlet memurluğunaatanabilme genel şartlarına sahip olma ve en az dörtyıllık yüksek öğrenim görme şartlarıaranır. (Mülga ikinci ve üçüncü cümle: 16.6.2004-5189/12md.) Bunların dışında kalan personel iş mevzuatıuyarınca istihdam edilir. İş mevzuatına göre istihdamedilenlere ilişkin kayıt ve şartlar Yönetim Kurulutarafından tayin olunur” hükmünü almış;aynı maddenin (b) bendinin ikinci paragrafında da iş mevzuatınatabi olan Türk Telekom çalışanlarınınaylık ücretlerinin kendilerini atamaya yetkili olan YönetimKurulu tarafından tespit olunacağı kuralabağlanmıştır. 406 sayılıYasa’nın anılan Ek 22. maddesi uyarınca, Türk TelekomA.Ş. Genel Müdürlüğü’ne ait asli vesürekli kadrolar belirlenerek 4.4.2000 tarih ve 24010 (Mükerrer) sayılıR.G. de yayımlanan 31.3.2000 tarih ve 2000/331 sayılı BakanlarKurulu Kararı ekinde yer alan listede: merkez teşkilatıiçin 100 ve taşra teşkilatı için 100 (6 BölgeMüdürü, 12 Bölge Müdür Yardımcısıve 82 İl Telekom Müdürü) kadro ihdas edilmiş; öteyandan, aynı Yasa maddesinin verdiği yetkiye dayanılarakhazırlanan “Türk Telekomünikasyon A.Ş. KapsamDışı Personel Yönetmeliği” adıaltındaki düzenleme, Yönetim Kurulunun 31.8.2000 tarih ve 407sayılı kararıyla kabul edilmek suretiyleyürürlüğe konulmuştur. Kanunla, Kurumda görev yapanpersonelden asli ve sürekli görev yapacak olanları kadrounvanı itibariyle belirlemek konusunda Bakanlar Kurulu'na yetkiverildiği açıktır. Bu yetki 4502 sayılıKanun’un yürürlüğe girdiği 29.1.2000 tarihi ile5189 sayılı Kanun’un yürürlüğe girdiği2.7.2004 tarihleri arasında geçerli olmuştur. Anayasa’nın 128.maddesinde, “Devletin, kamu iktisadî teşebbüsleri vediğer kamu tüzelkişilerinin genel idare esaslarınagöre yürütmekle yükümlü oldukları kamuhizmetlerinin gerektirdiği aslî ve sürekli görevler,memurlar ve diğer kamu görevlileri eliylegörülür” denilmiştir. 406 sayılıYasa’nın Ek 29. maddesinin 3.7.2005 tarih ve 5398 sayılıKanun’la değişik birinci fıkrasında, “TürkTelekom hisselerinin devri sonucu kamu payının yüzde ellininaltına düşmesi durumunda; Türk Telekomda ek 22 nci maddenin(a) bendinin bu Kanunla yürürlükten kaldırılanhükümleri uyarınca belirlenen asli ve sürekligörevlerde çalışmakta olanlar ile 22.1.1990 tarihli ve399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye tabi olarak kadroluveya sözleşmeli personel statüsündeçalışanlar ve kapsam dışı personel, kamugörevlerinden yüzseksen gün aylıksız izinlisayılır. Bu personel belirtilen süre içinde TürkTelekomda çalışmaya devam eder ve hisse devir tarihinden nakliiçin Devlet Personel Başkanlığına bildirildikleritarihe kadarki aylık ücret, harcırah, sağlıkgiderleri, cenaze giderleri ve ölüm yardımı ile diğermali ve özlük hakları Türk Telekom tarafındankarşılanır…” denilerek, yasakoyucu tarafındanTürk Telekom’da 22.1.1990 tarihli ve 399 sayılı KanunHükmünde Kararnameye tabi olarak sözleşmeli personelstatüsünde çalışanlar ile kapsam dışıpersonel, kamu personeli sayılmıştır. Olayda,davalının hisse devir (14.11.2005) tarihinde davalıkuruluşta çalışmakta iken 406 sayılıYasa'nın Ek-29. maddesi ile 4046 sayılı Yasa'nın 22.maddesine göre adı Devlet Personel Başkanlığınabildirilen ve sonrasında kamu kurumu emrine atanan davacınınvekili tarafından; müvekkilinin maaş nakil bildiriminin ilgilimevzuata uygun düzenlenmemesi nedeniyle iptali ve bu yüzden mahrumkaldığı parasal ödemelerin tazmini istemiyle 24.5.2011 tarihindedava açılmıştır. 2577sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun“İdari Dava Türleri ve İdari Yargı YetkisininSınırı” başlıklı 2. maddesinindeğişik 1 numaralı bendinde: “a)(Değişik : 8.6.2000-4577/5 md.) İdari işlemlerhakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biriile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleriiçin menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılaniptal davaları, b)İdari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel haklarıdoğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargıdavaları, c)(Değişik: 18.12.1999-4492/6 md.) Tahkim yolu öngörülenimtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinden doğanuyuşmazlıklar hariç, kamu hizmetlerinden birininyürütülmesi için yapılan her türlü idarisözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkanuyuşmazlıklara ilişkin davalar” idari dava türleriolarak sayılmış olup; kural olarak, idari yargıda ancakDevlete ve kamu tüzel kişilerine karşı açılandavalara bakılabilir. Buna göre, iptali istenilenişlemin tesis edildiği ve dava açıldığıtarihte davalı mevkiinde kamu kuruluşu niteliğitaşımayan Türk Telekomünikasyon A.Ş.'nin olmasıkarşısında, idari yargı yetkisi kapsamındaaçılmış bir idari dava bulunduğundan söz etmekolanaksız olduğundan; uyuşmazlığın,özel hukuk hükümlerine göre görüm veçözümünde adli yargı yerinin görevliolduğu sonucuna varılmıştır. Belirtilen nedenlerle Ankara 15.İdareMahkemesinin başvurusunun kabulü ile Ankara 3.İşMahkemesinin görevsizlik kararının kaldırılmasıgerekmiştir. S O N U Ç : Davanın görüm veçözümünde ADLİ YARGININ görevli olduğuna,bu nedenle Ankara 15. İdare Mahkemesinin başvurusununkabulü ile, Ankara 3. İş Mahkemesi’nin 12.12.2013 günve E:2013/992, K.2013/1581 sayılı GÖREVSİZLİK KARARININKALDIRILMASINA, 2.6.2014 gününde OYBİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi. Başkan Serdar ÖZGÜLDÜR Üye Eyüp Sabri BAYDAR Üye Ertuğrul ARSLANOĞLU Üye Ali ÇOLAK Üye Ayhan AKARSU Üye Nurdane TOPUZ Üye Mehmet AKBULUT
Full & Egal Universal Law Academy