T.C. UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ HUKUK BÖLÜMÜ ESAS NO : 2014 / 625 KARAR NO : 2014 / 673 KARAR TR : 02.06.2014 ÖZET: Trafik kazası nedeniyle meydana gelen maddi zararın tazmini istemiyle açılan davanın, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk. K A R A R Davacılar :1-N.E. 2-S.K.E. (Velayeten N.E.) Vekilleri :Av. E.B. Adli Yargıda Davalılar :1-KarayollarıGenel Müdürlüğü Vekili :Av. N.Ö. 2-B.Sigorta A.Ş. Vekili :Av.N.D. 3-A. Sigorta A.Ş. (C.U. Sigorta A.Ş.) Vekili :Av.A.D. İdari Yargıda Davalı :KarayollarıGenel Müdürlüğü Vekili :Av.C.S. O L A Y :Davacılar vekili,dava dilekçesinde özetle;davacılarınmurisi G.E.’ın 06……… plaka sayılıaraç ile (kendine görev nedeniyle işverenin tahsis ettiğiaraçla) İstanbul istikametine seyir halinde iken Sultanbeyli S.H. Otomotivkarşısına geldiği sırada havanınyağışlı olması nedeniyle girdiği su birikintisinedeni ile meydana gelen trafik kazasında hayatınıkaybettiğini, trafik kaza tutanağında yoldaki su birikintisinedeniyle karayollarının da kusurlu olduğunun belirtildiği,diğer davalı B.sigortanın kazaya karışan aracınkasko poliçesini yapan şirket olduğu, bu şirketin dekazada hayatını kaybedenin varislerine karşı poliçeteminatlarına göre sorumluluğunun mevcut olduğunu, C.U.Sigorta AŞ.’nin de davalıya ferdi kaza teminatı verensigorta şirketi olduğunu,meydana gelen kaza nedeniyle davacıN.E. için 500.000.000 TL, maddi tazminat, S.K.E. için1.000.000.000 TL maddi tazminat, defin, hastane, yol v.s. giderler için200. 000.000 TL maddi tazminat olmak üzere toplam 1.700.000.000 TLtazminatın kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile birliktedavalılardan müşterek ve müteselsilen tahsili istemiyleadli yargıda dava açmıştır. Davacı vekili30.10.2007 havale tarihli ıslah dilekçesi ile manevi tazminathaklarını ve fazlaya dair hakları saklı tutularak, madditazminat yönünden davanın, Karayolları GenelMüdürlüğü ve davalı sigorta şirketlerinden(poliçe teminat bedelleri ile sınırlı olmak üzere)müştereken ve müteselsilen tahsil edilmek üzere N.E.için 2.111,00 YTL, S.K.E. için 11.978,00 YTL dahaartırılmıştır. KARTAL1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ: 05.02.2007 gün ve E:2003/337 K:2008/24sayılı kararı ile, açılan davanın ıslahedilmiş şekliyle kabulüne, davacı N.E. için toplam2.601,81 TL, davacı Kaan Ercan için 12.977,89 TL destekten yoksunkalma tazminatının davalılardan A. Sigorta A.Ş.yönünden dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ilebirlikte ve poliçesindeki limitiyle sınırlı olmaksuretiyle, davalı Karayolları Genel Müdürlüğü’ndenkaza tarihi olan 20.12.2002 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ilebirlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı yanaverilmesine, davalı B.Sigorta A.Ş. hakkında açılandavanın reddine karar vermiştir. Davanınkabulüne ilişkin hüküm, Karayolları GenelMüdürlüğü vekili tarafından temyizedilmiştir. YARGITAY4. HUKUK DAİRESİ: 20.12.2010 gün ve E:2010/186 K:2010/13274sayılı kararında özetle; “…KarayollarıGenel Müdürlüğünün, karayolunda su birikmesineyol açması nedeniyle kusurlu olduğunu ilerisürülerek davalı gösterildiğinden istemin hizmetkusuruna dayandığı sonucuna varılmıştır.Hizmet kusurundan doğan zararlardan dolayı İdari YargılamaUsulü Yasası’nın 2/1-b maddesi gereğince idareyekarşı, idari yargı yerinde tam yargı davasıaçılması gerekir. Görev konusu kamu düzenineilişkin olup ileri sürülmese bile yargılamanın heraşamasında mahkemelerce kendiliğinden gözetilir. YerelMahkemece açıklanan yönler gözetilerek, yargı yolubakımından mahkemenin görevsizliği nedeniyle davadilekçesinin reddine karar vermesi gerekir…” şeklindekigerekçe ile hükmün davalılardan Karayolları GenelMüdürlüğü yönünden bozulmasına kararvermiştir. KARTAL1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ: 26.07.2011 gün E:2011/250 K:2011/375sayılı kararı ile, Yargıtay 4. Hukuk Dairesi’ninbozma ilamına uyarak, davanın Karayolları GenelMüdürlüğü açısından tefriki ileİdari Yargılama Usulü Yasası’nın 2/1-b maddesigereğince, mahkemenin yargı yolu bakımındangörevsizliği nedeniyle dava dilekçesinin reddine kararvermiş ve verilen karar temyiz edilmeksizin kesinleşmiştir. Dava dosyasıkesinleşmenin ardından resen idare mahkemesine gönderilmesiüzerine; İstanbul 5. İdare Mahkemesi’nin 14.03.2013gün ve E:2013/995 sayılı kararı ile dava dosyası 2247sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş veİşleyişi Hakkındaki Kanun’un 19. Maddesine göreMahkememize gönderilmiştir. UYUŞMAZLIKMAHKEMESİ : 14.01.2013 gün ve E:2012/130 K:2013/4sayılı kararı ile, ortada idare mahkemesine hitabenyazılmış dilekçeyle açılmış birdava bulunmadığından, 2247 sayılı Yasa’daöngörülen koşulları taşımayanbaşvurunun, aynı Yasa’nın 27. Maddesi uyarıncareddine karar vermiştir. İSTANBUL 5. İDAREMAHKEMESİ: 29.03.2013 gün ve E:2011/2248 K:2013/806 sayılıkararında özetle; 2577 sayılı İdari YargılamaUsulü Kanunu’nun 9. maddesinin anılan düzenlemesi ileçözümlemesi idare mahkemelerinin görevlerine girdiğihalde, adli ve askeri yargı yerlerine açılmışbulunan davaların görev yününden reddi halinde, bukararların kesinleşmesini izleyen gündün itibaren otuz güniçerisinde görevli idare mahkemesinde davaaçılabileceğinden ve dava dilekçesinin 2577sayılı yasanın 3. maddesinde belirtilen şekilde, İdareMahkemesi’ne hitaben hazırlanmış yeni bir davadilekçesi olması gerektiğinden, Adli Yargı yerincegönderilen dava dilekçesinin anılan yasa maddesine uygunolmadığı, 2577 sayılı Yasanın 3. maddesihükmüne uygun bulunmayan dava dilekçesinin, aynıYasanın 15 maddesinin 1 fıkrasının (d) bendi uyarıncadava dilekçesinin reddine karar verilmiştir. Davacı vekili, bununüzerine idari yargıya hitaben yazılmış davadilekçesi ile aynı istemle idari yargıyabaşvurmuştur. İSTANBUL 5. İDAREMAHKEMESİ: 14.03.2014 gün ve E:2013/995 sayılıgönderme kararında özetle; uyuşmazlığın ölümlütrafik kazasının meydana geldiği yolun bakım ve onarımsorumluluğuna ilişkin olması ve 2918 sayılı Yasahükümlerinin uygulanması suretiyleçözümlenebilecek mahiyette olması nedeniyle, 2918sayılı Yasa hükümlerinin uygulanmasıyla ilgiliuyuşmazlığın görüm veçözümünde aynı Yasa’nın 110. Maddesihükmü uyarınca adli yargı yerleri görevliolduğunu gerekçe göstererek, 2247 sayılı UyuşmazlıkMahkemesinin Kuruluş ve İşleyişi HakkındaKanun’un 19. Maddesi hükümleri uyarınca görevliyargı merciinin belirlenmesi için dosyanınUyuşmazlık mahkemesine gönderilmesine, UyuşmazlıkMahkemesi’nce karar verilinceye kadar davanın ertelenmesine kararvererek dosya Mahkememize gönderilmiştir. İNCELEME VEGEREKÇE : UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, SerdarÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında,Üyeler: Eyüp Sabri BAYDAR, Ali ÇOLAK, Nurdane TOPUZ, ErtuğrulARSLANOĞLU, Ayhan Akarsu ve Mehmet AKBULUT’un katılımlarıylayapılan 02.06.2014 günlü toplantısında: l-İLKİNCELEME:Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın 27.maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre, İdareMahkemesi’nce anılan Yasa’nın 19. maddesindeöngörülen usul ve yönteme uygun biçimdebaşvuruda bulunulduğu anlaşılmaktadır. Usuleilişkin herhangi bir noksanlık görülmediğindenesasının incelenmesine oy birliği ile karar verildi. II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hakim Filiz BUDAK’ın,davanın çözümünde adli yargınıngörevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan;ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Mehmet BAYHAN ile Danıştay Savcısı MehmetAli GÜMÜŞ’ün davada adli yargınıngörevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, davacılarınmurisinin trafik kazasında hayatını kaybetmesinden dolayıuğranılan maddi zararın yasal faiziyle birlikte tazminiistemiyle açılmıştır. 2918sayılı Karayolları Trafik Kanununun 1. maddesinde, Kanununamacının karayollarında can ve mal güvenliğiyönünden trafik düzenini sağlayacak ve trafikgüvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam”başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleribunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgilikuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluk,çalışma usulleri ile diğer hükümlerikapsadığı ve bu kanunun karayollarındauygulanacağı; “Tanımlar” başlıklı3.maddesinde ise, trafik için kamunun yararlanmasınaaçık olan arazi şeridi, köprüler ve alanlarınkarayolu olduğu; “Tarım Orman ve KöyişleriBakanlığının görev ve yetkileri”başlıklı 9.maddesinde, Tarım Orman veKöyişleri Bakanlığının görev ve yetkileriarasında köy yollarında trafik ve güvenliğinsağlanması hususunun da yer aldığı; “Belediye Trafik Birimleri, görev ve yetkileri”başlıklı 10. maddesinde, yapım ve bakımdansorumlu olduğu yolları trafik düzeni ve güvenliğinisağlayacak durumda bulundurmanın gerekli görülenkavşaklara ve yerlere trafik ışıklı işaretleri,işaret levhaları koymak ve yer işaretlemeleri yapmanınBelediye Trafik birimlerinin görev ve yetkileri arasındabulunduğu; “İl ve İlçe TrafikKomisyonları” başlıklı 12. Maddesinde dekomisyonların kuruluşu ile görev ve yetkileribelirtilmiştir. Öteyandan 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 günlü ResmiGazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6099sayılı Yasanın 14. maddesiyle değişik 110. maddesinde“İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dahil, bu Kanundan doğan sorumlulukdavaları, adli yargıda görülür. Zarar göreninkamu görevlisi olması, bu fıkra hükmününuygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelentren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır. Motorlu araçkazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar,sigortacının merkez veya şubesinin veya sigortasözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerindenbirinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir”; Geçici 21. maddesinde de“Bu Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasının göreveilişkin hükmü, yürürlüğe girdiğitarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksek İdareMahkemesinde açılmış bulunan davalara uygulanmaz”denilmiştir. Dosyanınincelenmesinden; davacıların murisi G.E.’ın sevk veidaresindeki 06 GIM 30 plakalı aracın İstanbul istikametineseyir halinde iken Sultanbeyli S.H. Otomotiv karşısına geldiğisırada havanın yağışlı olması sebebiylegirdiği su birikintisi nedeni ile kaza geçirdiğini vearaç sürücüsü G.E.’ın hayatınıkaybettiği, meydana gelen kazada davalı idarenin kusurlu olduğuiddiası ile maddi tazminat istemiyle önce adli ve sonrasında idariyargıda dava açıldığıanlaşılmıştır. 2918 sayılıKanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasının iptali istemiyleBursa 3.Asliye Hukuk Mahkemesi ve Batman 2.Asliye Hukuk Mahkemesinceyapılan itiraz başvuruları üzerine konuyu inceleyen AnayasaMahkemesi, şu gerekçesi ile anılan kuralı Anayasayaaykırı görmemiş ve iptal istemini oy birliğiylereddetmiştir: “… Anayasa Mahkemesi’nin daha öncekikimi kararlarında da belirtildiği üzere, tarihsel gelişimeparalel olarak Anayasa’da adli ve idari yargıayırımına gidilmemiş ve idariuyuşmazlıkların çözümünde idare ve vergimahkemeleriyle Danıştay yetkili kılınmıştır.Bu nedenle, genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idariyargı, özel hukuk alanına giren konularda adli yargıgörevli olacaktır. Bu durumda, idari yargının görevalanına giren bir uyuşmazlığınçözümünde adli yargının görevlendirilmesikonusunda kanun koyucunun mutlak bir takdir yetkisinin bulunduğunusöylemek olanaklı değildir. Ancak, idari yargınındenetimine bağlı olması gereken idari bir uyuşmazlığınçözümü, haklı neden ve kamu yararınınbulunması halinde kanun koyucu tarafından adli yargıyabırakılabilir. İtiraz konusu kural, trafik kazasında zarargörenin asker kişi ya da memur olmasına, aracın askerihizmete ilişkin olmasına veya olayın hemzemin geçittemeydana gelmesi durumlarına göre farklı yargıkollarında görülmekte olan 2918 sayılı Kanun’dankaynaklanan tüm sorumluluk davalarının adli yargıdagörüleceğini öngörmektedir. İtiraz konusudüzenlemenin gerekçesinde de ifade edildiği gibi, askeri idariyargı, idari yargı veya adli yargı kolları arasındauygulamada var olan yargı yolu belirsizliği giderilerek sözkonusu davalarla ilgili olarak yeknesak bir usul belirlenmektedir. Aynıtür davaların aynı yargı yolundaçözümlenmesi sağlanarak davalarıngörülmesi ve çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklıkılındığı ve bunun söz konusu davaların adliyargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanansorumlulukların, özel hukuk alanına girdiği konusunda birtartışma bulunmamaktadır. İdare tarafından kamugücünden kaynaklanan bir yetkinin kullanılması sözkonusu olmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynıseyir çizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risküreten araçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur. Açıklanannedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın 2.,125. ve 155. maddelerineaykırı değildir. İtirazın reddi gerekir…”(Any. Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68, K.2013/165 sayılıkararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954, s.136-147.) Anayasa’nın 158inci maddesinin son fıkrasında “ Diğer mahkemelerle,Anayasa Mahkemesi arasındaki görev uyuşmazlıklarında,Anayasa Mahkemesi’nin kararı esas alınır.”denilmektedir. Anayasa Mahkemesi’nin yukarıda gerekçesine yerverilen kararı, yasa koyucunun idari yargının görevinegiren bir konuyu adli yargının görevine verebileceğine,dolayısiyle 2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrası ile öngörülen, bu Kanun’dan doğantüm sorumluluk davalarının adli yargıda görülmesidüzenlemesinin Anayasa’ya aykırıbulunmadığına dair olup, esas itibariyle görev konusundaverilmiş bir karardır ve Anayasa’nın 158 inci maddesiuyarınca, başta Mahkememiz olmak üzere diğer yargıorganları bakımından da uyulması zorunlu bir kararmesabesindedir. Budurumda, 2918 sayılı Yasanın 19.01.2011 tarihindeyürürlüğe giren 110. maddesi ile AnayasaMahkemesi’nin işaret edilen kararı gözetildiğinde,bahsi geçen Kanun maddesinin karayollarında, can ve malgüvenliği yönünden trafik düzeninin sağlanaraktrafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri kapsadığı ve Kanunun, trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri,bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgilikuruluşları ve bunların görev yetki ve sorumluluklarıile, çalışma usullerini kapsadığı,dolayısıyla oluşan trafik kazası nedeniyleaçılacak sorumluluk davalarının görüm veçözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır. Açıklanannedenlerle, İstanbul 5.İdare Mahkemesi’nin başvurusununkabulü, Kartal 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 26.07.2011 gün veE:2011/250 K:2011/375 sayılı görevsizlik kararınınkaldırılması gerekmiştir. S ON U Ç : Davanınçözümünde ADLİ YARGININ görevli olduğuna,bu nedenle İstanbul 5.İdare Mahkemesi’nin BAŞVURUSUNUNKABULÜ İLE, Kartal 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 26.07.2011gün ve E:2011/250 K:2011/375 GÖREVSİZLİK KARARINKALDIRILMASINA, 02.06.2014 gününde üye Eyüp SabriBAYDAR’ın KARŞI OYU ve OYÇOKLUĞU İLEKESİN OLARAK karar verildi. Başkan Serdar ÖZGÜLDÜR Üye Eyüp Sabri BAYDAR Üye Ertuğrul ARSLANOĞLU Üye Ali ÇOLAK Üye Ayhan AKARSU Üye Nurdane TOPUZ Üye Mehmet AKBULUT KARŞI OY Somutuyuşmazlıkta, davalı Karayolları GenelMüdürlüğünün karayolunun yapım, bakımve korunmasındaki ihmali sonucu zarara neden olan kazanın meydanageldiği iddia edilmektedir. 2918Sayılı Yasanın KTK'nın 7.md. "Karayolları GenelMüdürlüğünün Yapım ve Bakımındansorumlu olduğu Karayollarında can ve mal güvenliğiyönünden gerekli düzenleme ve işaretlemeleri yaparakönlemleri alma ve aldırmanın" idarenin görev veyetkileri arasında bulunduğuna işaret edilmiş, 6001Sayılı Karayolları GenelMüdürlüğünün teşkilat ve görevlerihakkındaki kanunun 4.md. "Hazırlayacağı programlaruyarınca karayollarını yapmak, yaptırmak, emniyetlekullanılmalarını sağlayacak şekilde süreklibakım altında bulundurmak, bakımını yaptırmak,onarımını yaptırmak, işletmek ve işlettirme"Genel Müdürlüğün görev ve yetkileri arasındagösterilmiş, TCAnayasası'nın 125/son md. "idarenin kendi eylem veişlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüolduğu" kurala bağlanmış, 2577Sayılı IYUK 2/1-b md. "idari eylem ve işlemlerdendolayı kişisel haklan ihlal edilenler tarafındanaçılan tam yargı davaları, idari davaçeşitleri arasında" sayılmıştır. Budurumda Karayolları Genel Müdürlüğününsorumluluk alanındaki yolun yapım, bakım veonarımının yapılmadığı nedeniyle doğanzararın tazmininin amaçlanmış olmasıkarşısında, idarenin görevinde olan kamu hizmetiniyürüttüğü esnada kişilere verdiğizararın ödetilmesine yönelik bulunan uyuşmazlık konusudavanın, olayda kamu hizmetinin usulüne ve hukuka uygun olarakyürütülüp yürütülmediğinin, hizmet kusuruveya idarenin sorumluluğunu gerektiren bir husus olupolmadığının tespitinde esas alman idare hukukukurallarına ve 2577 Sayılı IYUK 2/1 -b md. sayılan tamyargı davasında görüm ve çözümündeidari yargı yerleri görevli bulunmaktadır. Sayınçoğunluk, karayolunun yapım, bakım ve korunmasındakiihmalden doğan zararda Adli Yargıyı görevli kabul edengörüşünde hukuki dayanak olarak 2918 Sayılı KTK110/1 md. hükümlerini esas almıştır. 11.01.2011gün 6099 Sayılı Yasa'nın 14. maddesi ile 2918Sayılı KTK 110. maddesine eklenen 1 .fıkra ile"işleteni veya sahibi devlet ve diğer kamu kuruluşlarıolan araçların sebebiyet verdiği zararlara ilişkinolanları dahil bu kanundan doğan sorumluluk davaları AdliYargıda görülür... " hükmügetirilmiştir. Sayınçoğunluk görüşünün aksine eldekiuyuşmazlık anılan yasa hükmü kapsamındakalmamaktadır. Çünkü,2918 Sayılı KTK 85.maddesinde açıkçabelirtildiği gibi yasa motorlu araçların işletilmesindendoğan zararlar nedeniyle işletenin hukuki sorumluluğunudüzenlemektedir. Yasahükmünde geçen bu kanundan ve Adli Yargıdagörülmesi gereken sorumluluk davaları, 2918 SayılıYasa'nın 85.maddesinde düzenlenen motorlu araçlarınişletilmesi nedeniyle verilen zararlardan dolayı araçişletenin hukuki sorumluluğuna ilişkin davalardır. Yasadeğişikliğinden önce kamu araçlarınınişletilmesi nedeniyle verilen zararlardan dolayı kamu idaresininsorumluluğunun hangi yargı kolunda görüm veçözümü konusunda yasada bir düzenlemebulunmadığından İdari ve Adli Yargı organlarıarasında çıkan görev uyuşmazlıklarınısonlandırmak üzere sözü geçen yasa hükmügetirilmek suretiyle kamu araçlarının verdiği zararlarnedeniyle işletenin sorumluluğunda 2918 Sayılı Yasa'nm amacınauygun olarak Adli Yargıda görüm ve çözümesası benimsenmiştir. 2918sayılı yasanın 110. maddesinde yapılan yasadeğişikliğine ilişkin Hükümet gerekçesi degetirilen yeni hükmün bu nedenle maddeye eklendiğini teyitetmektedir. Diğertaraftan, sayın çoğunluk 2918 sayılı yasanın110. maddesi hükmünün iptali Zira;"T.C. Anayasasında , Anayasa Mahkemesinin iptal veya iptal talebininreddi Gerçi maddeiptal kararlarından bahsetmektedir, ama Anayasa koyucununamacının Anayasa Mahkemesinin kanun koyucu gibi hareket etmesiniönlemek olduğu açıkçaanlaşılmaktadır.Yorumlu red kararlarının isediğer mahkemeleri, idare makamlarını, gerçek vetüzel kişileri bağlaması itibariyle bir çeşitpozitif kanun koyuculuk anlamına geldiğine şüphe yoktur.(Türk Anayasa Hukuku Prof. Dr. Ergun Ozbudun. Sh. 440 vd.) Hakkındayorumlu red kararı verilen bir kanun maddesi yürürlüktekalmaya devam Keza, Sayın çoğunluğun kararıdayandırdığı T.C. Anayasasının 158. madde hükümlerinindeuyuşmazlıkta uygulama yeri bulunmamaktadır. UyuşmazlıkMahkemesinin görev ve yetkilerini düzenleyen T.C.Anayasasının 158. maddesi açık hükmünden deanlaşıldığı üzere Anayasa Mahkemesi ilediğer yargı kollan arasında olumlu veya olumsuz görevuyuşmazlığının doğması halinde AnayasaMahkemesi görüşünün üstüntutulacağına ilişkin düzenlemenin, uyuşmazlıktaAnayasa Mahkemesinin görevlilik veya görevsizlik kararınınbulunmaması, diğer yargı kolları ile arasında birgörev ihtilafının çıkmaması nedeniyleuygulanması mümkün değildir. Açıklanangerekçelerle uyuşmazlıkta idari yargı görevli olup,benzer ihtilaflarda da Somutuyuşmazlıkta davanın karayolunun yapım, bakım vekorunmasındaki 2918Sayılı Yasa'nın 110/1 md. motorlu araçlarınişletilmesinden doğan zararlardan Kamuhizmetinin usulüne ve hukuka uygun olarak yürütülüpyürütülmediğinin KarşıOy EyüpSabri BAYDAR
istemi ile Anayasa Mahkemesine açılan dava sonucunda verilenyorumlu red kararlarını, karara dayanak almakta ise de bugörüşe de itibar edilmesi mümkün değildir.
dışında yorumlu red kararı verebileceğine dair bir işaretyoktur. Tersine T.C. Anayasasının 153/2 maddesi "AnayasaMahkemesi bir kanun veya kanun hükmünde kararnamenintamamını veya bir hükmünü iptal ederken, kanun koyucuhareketle yeni bir uygulamaya yol açacak biçimde hüküm tesisedemez." hükmü böyle bir anlayışınbenimsenmemiş olduğunun kanıtı olarak kabul edilebilir.
eder. Dolayısıyla somut olaylara uygulanır. Somut olaylarda omaddenin ne anlama geldiğine, yani nasıl yorumlanacağına,bundan sonra da Anayasa Mahkemesi değil onu uygulayacak Mahkemeler kararverir. Anayasa Mahkemesinin yorumlu red kararı verirkenyaptığı yorumunun diğer mahkemeleri bağlamasımümkün değildir. Bir kanun maddesinin nasılyorumlanacağına onu uygulayacak olan Adli- idari ve Askeri Yargıorganları karar verir. Anayasa Mahkemesi Adli, idari ve Askerikollarının üst mahkemesi olmadığına göre buyargı kollarındaki mahkemelere kendi yorumunu empoze etmesimümkün değildir. O halde Anayasa Mahkemesinin verdiğiyorumlu red kararlarının kendilerinden beklenen fonksiyonu ifaedebilmeleri, diğer mahkemelerin Anayasa Mahkemesinin buyorumlarını benimsemelerine bağlıdır. Oysahukukumuzda, Anayasa Mahkemesi kararlarında yapılan yorumlardiğer mahkemeleri bağlamaz. Zira Anayasa Mahkemesi kararlarınınbağlayıcılığı bu kararların hükümfıkralarına münhasırdır. (Türk Anayasa Hukuku Dersleri,Kemal Gözler, sh. 444)
idari yargının görevli olduğu Yargıtay 4, 11, 17 HukukDairelerinin istikrarlı kararlarıyla Içtihad
edildiği gibi Danıştay kararlarında dauyuşmazlıkta İdari Yargının görevli olduğubenimsenmiştir. (Danıştay 10. Daire E 2011/11522, K 2012/5347sayı, E. 2011/10856 ve K. 2013/670 Sayı, vs.)
idarenin hizmet kusuruna dayanmasına,
dolayı işletenini hukuki sorumluluğunun Adli Yargıdagörüm ve çözümünü düzenlemealtına
almasına, Somut uyuşmazlığın anılan yasahükmü kapsamında bulunmamasına,
hizmet kusuru veya idarenin sorumluluğunu gerektiren bir husus olupolmadığının tespitinde, 2577 Sayılı IYUK 2/1-bmd. sayılan tam yargı davasında görüm veçözümünde İdari Yargının görevli olmasınagöre, Uyuşmazlıkta Adli Yargıyı görevli kabuleden sayın çoğunluğun görüşüne katılamıyorum.
Full & Egal Universal Law Academy