T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2014 / 592
KARAR NO : 2014 / 644
KARAR TR : 2.6.2014
ÖZET : 2918 sayılı Yasadan kaynaklanan sorumluluk davasının ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk. K A R A R
Davacı : Ö.B.
Vekili : Av. M.N.
Davalı : Karayolları GenelMüdürlüğü
Vekili : Av. A.E. (AdliYargıda)
O L A Y : Davacı vekili davadilekçesinde özetle; 20.11.2012 tarihindeBingöl-Elazığ karayolunda davacının sevk veidaresindeki 06……. plakalı aracı ile seyir halinde iken, Karayollarınınherhangi bir işaret koymadan yola dökmüş olduğu mucuragirmesi sonucu maddi hasarlı trafik kazasının meydanageldiğini, gerçekleşen bu kazanın davalı idareninbakım ve onarımda gerekli tedbir ve önlemi almayarak hizmetkusurundan kaynaklandığını, meydana gelen kazadaki hasartespitinin belirlenmesi için Bingöl 2. Asliye Hukuk Mahkemesinedava açtığı, Bingöl 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin2012/161 D.İş, 2012/162 K sayılı dosyasında bulunanbilirkişi raporuna göre aracın hasar bedelinin 16.233,678 TLolarak, aracın değer kaybının ise 2.000 TL olarak tespitedildiğini, aracın yaklaşık 20 iş günüsanayide kalacağını, gerçekleşen bu kazanındavalı idarenin bakım ve onarımda gerekli tedbir ve önlemialmayarak hizmet kusurundan kaynaklandığını ilerisürerek, aracın sanayide kalacağı 20 iş günükarşılığının ödenmesi istemiyle fazlayailişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000TL’nin faizi ile birlikte davalı idareden tahsili istemiyle adliyargı yerinde dava açmıştır.
Bingöl 2. AsliyeHukuk Mahkemesi: 07.11.2013gün, E:2013/8, K:2013/555 sayı ile özetle; davanın, idariyargı yerinde görülmesi gerektiğinden bahisle, görevyönünden reddine karar vermiş ve karar kesinleşmiştir.
Davacı vekili aynıistemle bu kez idari yargı yerinde dava açmıştır.
Elazığ 1.İdare Mahkemesi:12.02.2014 gün ve E:2013/1226 sayı ile özetle; davanın adliyargı yerinde görülmesi gerektiğini belirterek,görevli merciinin belirlenmesi için, 2247 sayılı Kanunun19.maddesi uyarınca dosyanın Uyuşmazlık Mahkemesinegönderilmesine karar vermiştir.
İNCELEME VEGEREKÇE :
UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, SerdarÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında,Üyeler: Eyüp Sabri BAYDAR, Ali ÇOLAK, Nurdane TOPUZ,Ertuğrul ARSLANOĞLU, Ayhan AKARSU ve Mehmet AKBULUT’unkatılımlarıyla yapılan 2.6.2014 günlütoplantısında:
l-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın27.maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre; 2918sayılı Kanun’dan kaynaklanan sorumluluk davasında adli ve idariyargı yerleri arasında 2247 sayılı Kanunun 19.maddesindeöngörülen biçimde görevuyuşmazlığı doğduğu,idari yargıdosyasının son görevsizlik kararını veren mahkemece, adliyargı dosyası da temin edilmek suretiyle UyuşmazlıkMahkemesi’ne gönderildiği ve usule ilişkin herhangi bir noksanlıkbulunmadığı anlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hakim Selim ŞamilKAYNAK’ın, davanın çözümünde adliyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Mehmet BAYHAN ile DanıştaySavcısı Mehmet Ali GÜMÜŞ’ün davada adliyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava,20.11.2012 tarihindeBingöl-Elazığ karayolunda davacının sevk veidaresindeki 06 BS 3373 plakalı aracı ile seyir halinde iken,mucuragirmesi sonucu meydana gelen maddi hasarlı trafik kazası neticesinde meydanageldiği belirtilen maddi zarara ilişkin olarak fazlaya ilişkinhakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000 TL’ninfaizi ile birlikte davalı idareden tahsili istemiyle açılmıştır.
2918 sayılı KarayollarıTrafik Kanununun 1.maddesinde, Kanunun amacının karayollarındacan ve mal güvenliği yönünden trafik düzeninisağlayacak ve trafik güvenliğini ilgilendiren tüm konulardaalınacak önlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam”başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleribunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgilikuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluk,çalışma usulleri ile diğer hükümlerikapsadığı ve bu kanunun karayollarındauygulanacağı; 10. maddesinde, yapım ve bakımdan sorumluolduğu yolları trafik düzeni ve güvenliğinisağlayacak durumda bulundurmanın gerekli görülenkavşaklara ve yerlere trafik ışıklı işaretleri,işaret levhaları koymak ve yer işaretlemeleri yapmanınBelediye Trafik birimlerinin görev ve yetkileri arasında olduğubelirtilmiştir.
Öte yandan 2918sayılı Yasanın 19.01.2011 günlü Resmi Gazetedeyayımlanarak yürürlüğe giren 6099 sayılıYasanın 14. maddesiyle değişik 110. maddesinde“İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dahil, bu Kanundan doğan sorumlulukdavaları, adli yargıda görülür. Zarar göreninkamu görevlisi olması, bu fıkra hükmününuygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelentren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır.
Motorlu araçkazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar, sigortacınınmerkez veya şubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acenteninbulunduğu yer mahkemelerinden birinde açılabileceği gibikazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde de açılabilir”;Geçici 21. maddesinde de “Bu Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrasının göreve ilişkin hükmü,yürürlüğe girdiği tarihten önce idariyargıda ve Askeri Yüksek İdare Mahkemesindeaçılmış bulunan davalara uygulanmaz”denilmiştir.
2918 sayılıKanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasının iptali istemiyleBursa 3. Asliye Hukuk Mahkemesi ve Batman 2.Asliye Hukuk Mahkemesinceyapılan itiraz başvuruları üzerine konuyu inceleyen AnayasaMahkemesi, şu gerekçesi ile anılan kuralı Anayasayaaykırı görmemiş ve iptal istemini oy birliğiylereddetmiştir: “… Anayasa Mahkemesi’nin daha öncekikimi kararlarında da belirtildiği üzere, tarihsel gelişimeparalel olarak Anayasa’da adli ve idari yargı ayrımınagidilmemiş ve idari uyuşmazlıkların çözümündeidare ve vergi mahkemeleriyle Danıştay yetkilikılınmıştır. Bu nedenle, genel olarak idare hukukualanına giren konularda idari yargı, özel hukuk alanınagiren konularda adli yargı görevli olacaktır. Bu durumda, idariyargının görev alanına giren biruyuşmazlığın çözümünde adliyargının görevlendirilmesi konusunda kanun koyucunun mutlak birtakdir yetkisinin bulunduğunu söylemek olanaklı değildir.Ancak, idari yargının denetimine bağlı olması gerekenidari bir uyuşmazlığın çözümü,haklı neden ve kamu yararının bulunması halinde kanunkoyucu tarafından adli yargıya bırakılabilir. İtirazkonusu kural, trafik kazasında zarar görenin asker kişi ya damemur olmasına, aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veyaolayın hemzemin geçitte meydana gelmesi durumlarına görefarklı yargı kollarında görülmekte olan 2918sayılı Kanun’dan kaynaklanan tüm sorumlulukdavalarının adli yargıda görüleceğiniöngörmektedir. İtiraz konusu düzenlemeningerekçesinde de ifade edildiği gibi, askeri idari yargı, idariyargı veya adli yargı kolları arasında uygulamada var olanyargı yolu belirsizliği giderilerek söz konusu davalarla ilgiliolarak yeknesak bir usul belirlenmektedir. Aynı tür davalarınaynı yargı yolunda çözümlenmesi sağlanarakdavaların görülmesi ve çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklıkılındığı ve bunun söz konusu davaların adliyargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanansorumlulukların, özel hukuk alanına girdiği konusunda birtartışma bulunmamaktadır. İdare tarafından kamugücünden kaynaklanan bir yetkinin kullanılması sözkonusu olmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynıseyir çizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risküreten araçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur.Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın2.,125. ve 155. maddelerine aykırı değildir. İtirazınreddi gerekir…” (Any. Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68,K.2013/165 sayılı kararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954,s.136-147.)
Anayasa’nın 158inci maddesinin son fıkrasında “ Diğer mahkemelerle,Anayasa Mahkemesi arasındaki görev uyuşmazlıklarında,Anayasa Mahkemesi’nin kararı esas alınır.” denilmektedir.Anayasa Mahkemesi’nin yukarıda gerekçesine yer verilenkararı, yasa koyucunun idari yargının görevine giren birkonuyu adli yargının görevine verebileceğine,dolayısıyla 2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrası ile öngörülen, bu Kanun’dan doğantüm sorumluluk davalarının adli yargıda görülmesidüzenlemesinin Anayasa’ya aykırıbulunmadığına dair olup, esas itibariyle görev konusundaverilmiş bir karardır ve Anayasa’nın 158 inci maddesiuyarınca, başta Mahkememiz olmak üzere diğer yargıorganları bakımından da uyulması zorunlu bir kararmesabesindedir.
Budurumda, 2918 sayılı Yasanın 19.01.2011 tarihindeyürürlüğe giren 110. maddesi ile AnayasaMahkemesi’nin işaret edilen kararı gözetildiğinde,bahsi geçen Kanun maddesinin karayollarında, can ve malgüvenliği yönünden trafik düzeninin sağlanaraktrafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri kapsadığı ve Kanunun, trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri,bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgilikuruluşları ve bunların görev yetki ve sorumluluklarıile, çalışma usullerini kapsadığı,dolayısıyla meydana gelen zararın tazmini istemiyleaçılan bu davanın da adli yargı yerindeçözümlenmesi gerektiği sonucunavarılmıştır.
Açıklanannedenlerle davanın görüm ve çözümü adliyargı yerinin görevine girdiğinden, Elazığ 1.İdare Mahkemesince yapılan başvurunun kabulü ile,Bingöl 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen görevsizlikkararının kaldırılması gerekmiştir.
S O N UÇ : Davanın çözümünde ADLİYARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Elazığ 1. İdareMahkemesince yapılan BAŞVURUNUN KABULÜ ile, Bingöl 2.AsliyeHukuk Mahkemesinin 07.11.2013 gün, E:2013/8, K:2013/555 sayılıGÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA, 2.6.2014 günündeÜye Eyüp Sabri BAYDAR’IN KARŞI OYU ve OYÇOKLUĞU İLE KESİN OLARAK karar verildi. Başkan Serdar ÖZGÜLDÜR Üye Eyüp Sabri BAYDAR Üye Ertuğrul ARSLANOĞLU Üye Ali ÇOLAK Üye Ayhan AKARSU Üye Nurdane TOPUZ Üye Mehmet AKBULUT KARŞI OY Somutuyuşmazlıkta, davalı Karayolları GenelMüdürlüğünün karayolunun yapım, bakımve korunmasındaki ihmali sonucu zarara neden olan kazanın meydanageldiği iddia edilmektedir. 2918 SayılıYasanın KTK'nın 7.md. "Karayolları GenelMüdürlüğünün Yapım ve Bakımındansorumlu olduğu Karayollarında can ve mal güvenliğiyönünden gerekli düzenleme ve işaretlemeleri yaparakönlemleri alma ve aldırmanın" idarenin görev veyetkileri arasında bulunduğuna işaret edilmiş, 6001 SayılıKarayolları Genel Müdürlüğünün teşkilatve görevleri hakkındaki kanunun 4.md."Hazırlayacağı programlar uyarıncakarayollarını yapmak, yaptırmak, emniyetlekullanılmalarını sağlayacak şekilde süreklibakım altında bulundurmak, bakımını yaptırmak,onarımım yaptırmak, işletmek ve işlettirme" GenelMüdürlüğün görev ve yetkileri arasındagösterilmiş, TC Anayasası'nın125/son md. "idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğanzararı ödemekle yükümlü olduğu" kuralabağlanmış, 2577 SayılıIYTJK 2/1 -b md. "idari eylem ve işlemlerden dolayı kişiselhaklan ihlal edilenler tarafından açılan tam yargıdavaları, idari dava çeşitleri arasında"sayılmıştır. Bu durumdaKarayolları Genel Müdürlüğünün sorumlulukalanındaki yolun yapım, bakım ve onarımınınyapılmadığı nedeniyle doğan zararın tazminininamaçlanmış olması karşısında, idareningörevinde olan kamu hizmetini yürüttüğü esnadakişilere verdiği zararın ödetilmesine yönelik bulunanuyuşmazlık konusu davanın, olayda kamu hizmetinin usulüneve hukuka uygun olarak yürütülüpyürütülmediğinin, hizmet kusuru veya idareninsorumluluğunu gerektiren bir husus olup olmadığınıntespitinde esas alman idare hukuku kurallarına ve 2577 SayılıIYUK 2/1-b md. sayılan tam yargı davasında görüm veçözümünde idari yargı yerleri görevlibulunmaktadır. Sayınçoğunluk, karayolunun yapım, bakım ve korunmasındakiihmalden doğan zararda Adli Yargıyı görevli kabul edengörüşünde hukuki dayanak olarak 2918 Sayılı KTK110/1 md. hükümlerini esas almıştır. 11.01.2011 gün 6099Sayılı Yasa'nın 14. maddesi ile 2918 Sayılı KTK 110.maddesine eklenen 1 .fıkra ile "işleteni veya sahibi devlet vediğer kamu kuruluşları olan araçların sebebiyetverdiği zararlara ilişkin olanları dahil bu kanundan doğansorumluluk davaları Adli Yargıda görülür... "hükmü getirilmiştir. Sayınçoğunluk görüşünün aksine eldekiuyuşmazlık anılan yasa hükmü kapsamındakalmamaktadır. Çünkü,2918 Sayılı KTK 85.maddesinde açıkçabelirtildiği gibi yasa motorlu araçların işletilmesindendoğan zararlar nedeniyle işletenin hukuki sorumluluğunudüzenlemektedir. Yasa hükmündegeçen bu kanundan ve Adli Yargıda görülmesi gerekensorumluluk davaları, 2918 Sayılı Yasa'nın 85.maddesindedüzenlenen motorlu araçların işletilmesi nedeniyleverilen zararlardan dolayı araç işletenin hukuki sorumluluğunailişkin davalardır. Yasadeğişikliğinden önce kamu araçlarınınişletilmesi nedeniyle verilen zararlardan dolayı kamu idaresininsorumluluğunun hangi yargı kolunda görüm veçözümü konusunda yasada bir düzenlemebulunmadığından İdari ve Adli Yargı organlarıarasında çıkan görev uyuşmazlıklarınısonlandırmak üzere sözü geçen yasa hükmügetirilmek suretiyle kamu araçlarının verdiği zararlarnedeniyle işletenin sorumluluğunda 2918 SayılıYasa'nın amacına uygun olarak Adli Yargıda görüm veçözüm esası benimsenmiştir. 2918 sayılıyasanın 110. maddesinde yapılan yasa değişikliğineilişkin Hükümet gerekçesi de getirilen yenihükmün bu nedenle maddeye eklendiğini teyit etmektedir. Diğer taraftan,sayın çoğunluk 2918 sayılı yasanın 110. maddesihükmünün iptali istemi ile Anayasa Mahkemesineaçılan dava sonucunda verilen yorumlu red kararlarını,karara dayanak almakta ise de bu görüşe de itibar edilmesimümkün değildir. Zira; "T.C.Anayasasında , Anayasa Mahkemesinin iptal veya iptal talebinin reddidışında yorumlu red kararı verebileceğine dair birişaret yoktur. Tersine T.C. Anayasasının 153/2 maddesi"Anayasa Mahkemesi bir kanun veya kanun hükmünde kararnamenintamamını veya bir hükmünü iptal ederken, kanun koyucuhareketle yeni bir uygulamaya yol açacak biçimde hükümtesis edemez." hükmü böyle bir anlayışınbenimsenmemiş olduğunun kanıtı olarak kabul edilebilir.Gerçi madde iptal kararlarından bahsetmektedir, ama Anayasakoyucunun amacının Anayasa Mahkemesinin kanun koyucu gibi hareketetmesini önlemek olduğu açıkçaanlaşılmaktadır. Yorumlu red kararlarının isediğer mahkemeleri, idare makamlarını, gerçek vetüzel kişileri bağlaması itibariyle bir çeşitpozitif kanun koyuculuk anlamına geldiğine şüphe yoktur.(Türk Anayasa Hukuku Prof. Dr. Ergun Ozbudun. Sh. 440 vd.) Hakkında yorumlu redkararı verilen bir kanun maddesi yürürlükte kalmaya devameder. Dolayısıyla somut olaylara uygulanır. Somut olaylarda omaddenin ne anlama geldiğine, yani nasıl yorumlanacağına,bundan sonra da Anayasa Mahkemesi değil onu uygulayacak Mahkemeler kararverir. Anayasa Mahkemesinin yorumlu red kararı verirkenyaptığı yorumunun diğer mahkemeleri bağlamasımümkün değildir. Bir kanun maddesinin nasılyorumlanacağına onu uygulayacak olan Adli- idari ve Askeri Yargıorganları karar verir. Anayasa Mahkemesi Adli, idari ve Askerikollarının üst mahkemesi olmadığına göre buyargı kollarındaki mahkemelere kendi yorumunu empoze etmesimümkün değildir. O halde Anayasa Mahkemesinin verdiğiyorumlu red kararlarının kendilerinden beklenen fonksiyonu ifaedebilmeleri, diğer mahkemelerin Anayasa Mahkemesinin buyorumlarını benimsemelerine bağlıdır. Oysahukukumuzda, Anayasa Mahkemesi kararlarında yapılan yorumlardiğer mahkemeleri bağlamaz. Zira Anayasa Mahkemesikararlarının bağlayıcılığı bukararların hüküm fıkralarınamünhasırdır. (Türk Anayasa Hukuku Dersleri, KemalGözler, sh. 444) Keza , Sayınçoğunluğun karan dayandırdığı T.C.Anayasasının 158. madde hükümlerinindeuyuşmazlıkta uygulama yeri bulunmamaktadır. UyuşmazlıkMahkemesinin görev ve yetkilerini düzenleyen T.C.Anayasasının 158. maddesi açık hükmünden deanlaşıldığı üzere Anayasa Mahkemesi ilediğer yargı kollan arasında olumlu veya olumsuz görevuyuşmazlığının doğması halinde AnayasaMahkemesi görüşünün üstüntutulacağına ilişkin düzenlemenin, uyuşmazlıktaAnayasa Mahkemesinin görevlilik veya görevsizlik karannınbulunmaması, diğer yargı kollan ile arasında bir görevihtilafının çıkmaması nedeniyle uygulanması mümkündeğildir. Açıklanangerekçelerle uyuşmazlıkta idari yargı görevli olup,benzer ihtilaflarda da idari yargının görevli olduğuYargıtay 4, 11, 17 Hukuk Dairelerinin istikrarlı kararlarıylaIçtihad edildiği gibi Danıştay kararlarında dauyuşmazlıkta İdari Yargının görevli olduğubenimsenmiştir. (Danıştay 10. Daire E 2011/11522, K 2012/5347sayı, E. 2011/10856 ve K. 2013/670 Sayı, vs.) Somutuyuşmazlıkta davanın karayolunun yapım, bakım vekorunmasındaki idarenin hizmet kusuruna dayanmasına, 2918 Sayılı Yasa'nın110/1 md. motorlu araçların işletilmesinden doğanzararlardan dolayı işletenini hukuki sorumluluğunun AdliYargıda görüm ve çözümünüdüzenleme altına almasına,Somut uyuşmazlığınanılan yasa hükmü kapsamında bulunmamasına, Kamu hizmetininusulüne ve hukuka uygun olarak yürütülüpyürütülmediğinin hizmet kusuru veya idarenin sorumluluğunugerektiren bir husus olup olmadığının tespitinde, 2577Sayılı IYUK 2/1 -b md. sayılan tam yargı davasındagörüm ve çözümünde İdariYargının görevli olmasına göre, UyuşmazlıktaAdli Yargıyı görevli kabul eden sayınçoğunluğun görüşünekatılamıyorum. KarşıOy EyüpSabri BAYDAR
Full & Egal Universal Law Academy