T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2014 / 320
KARAR NO : 2014 / 627
KARAR TR : 2.6.2014
ÖZET : Davaya konu 273 parselde hissesi bulunan davacının bu hissesinin, davalı Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı’nın 31.07.2008 gün ve 971/3111 sayılı kararı ile onaylanan Ankara Gelişim Projesi kapsamında 39662 Ada 1 ve 2 Parsellere şuyulandırılması sonrasında, 50180 Ada 1 Parselde (eski 273) kalan gecekondu, müştemilat ve ağaçlar için ecrimisil ihbarnamesi gönderilmek suretiyle kamulaştırmasız el atıldığı iddiasına dayalı olarak açılan davanın, imar planı uygulamalarından kaynaklanan tazminat davaları kapsamında, İDARİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacılar : Ö.Y. ve N.Y.
Vekili : Av. D.S.
Davalı : Ankara BüyükşehirBelediyesi Başkanlığı
Vekili :Av. A.K.
O L A Y :Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davaya konu 50180Ada 1 parsel sayılı taşınmazın öncesinde 273parsel olduğunu, bu parselde davacılardan Ö.Y.’ınhissesinin bulunduğunu, 3194 sayılı Kanunun 18. Maddesiuyarınca yapılan parselizasyon çalışmalarısırasında bu hissenin 39661 Ada 2 Parsele şüyulandırıldığını,davacı Ö.Y.’a ait ağaç ve eklentilerin ise 50180Ada 1 Parsel üzerinde kaldığını, ardından AnkaraBüyükşehir BelediyesiBaşkanlığı’nın 31.05.2013 gün ve 7003sayılı yazısı ile davacılardan Ö.Y.’aecrimisil ihbarnamesinin gönderildiğini, adı geçenihbarnamede dava konusu parselde bulunan gecekondunun davalıBelediye Başkanlığı’na ait araziyi işgal etmesinedeni ile 04.03.2008 ile 04.03.2013 tarihleri arası dönemiçin 146.340,00 ve 04.03.2013 tarihinden itibaren de aylık 3220,00TL ecrimisil ödenmesi gerektiğinin belirtildiğini, esasen bahsigeçen gecekondu’nun ve ağaçların davacılaraait olduğunu ve imar uygulaması neticesinde 50180 Ada, 1 parseldekaldığını, bu şekilde davacıların arazisinekamulaştırmasız el atıldığını, keza3194 sayılı Kanun’un 18. maddesine göre hisseli bir veyabirkaç parsel üzerinde kalan yapıların bedelleri ilgiliparsel sahibince yapı malikine ödenmedikçe ya da başkacatürlü bir anlaşmaya varılmadıkça veyaşüyuu giderilmedikçe, bu yapılan eksi sahiplerincekullanılmasına engel olunamayacağınınaçıkça düzenlendiğini, yine bu maddedekiyapıların Belediye Başkanlığı tarafındankamulaştırılmadıkçayıkılamayacağının belirtildiğini, hal böyleiken söz konusu ihbarname ile davacıların 50180 Ada 1 parselüzerinde kalan yapıları kullanmasına engel olunmak suretiile davacıların taşınmazınakamulaştırılmasızın elatıldığını, söz konusu yapılarla ilgili birkamulaştırma işlemi olmadığını,yapıların kaçak olduğuna dair de bir kararbulunmadığını, keza taşınmazlarla ilgilialınan yıkım kararının Mamak BelediyeBaşkanlığı’nın 16.08.2012 gün ve 993sayılı kararı ile vazgeçildiğini, bu nedenlerledavacıların dava konusu taşınmazları kullanamayarakzarara uğratıldıklarını belirterek; fazlayailişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 10.000 TL tazminatın davalı taraftan alınarak davacıya verilmesiistemi ile adli yargı yerinde dava açmıştır.
Davalıvekilinin mahkemeye sunduğu 12.09.2013 tarihli cevap dilekçesindeözetle; davaya konu işlemin idari işlem olması nedeniile davanın görev yönünden reddine karar verilmesigerektiğini, dava konusu alanın Mamak BelediyeBaşkanlığı’nın yetki alanına girmesi, davakonusu alanın Mamak Belediye BaşkanlığıEncümeni’nin 24.09.20098 gün ve 1206/1302 sayılıkararı ile Güneydoğu Ankara Kentsel Gelişme Alanı 1. EtapParselasyon Planı Tadilatı kapsamında kalması nedenleri iledavanın husumet nedeni ile reddine karar verilmesi gerektiğini,davada fiili el atmanın şartlarınıngerçekleşmediğini, davaya konu gecekondunun kaçakyapı niteliğinde olması nedeni ile ecrimisil talebinin hukukauygun olduğunu, davacılardan Ö.Y.’ın hissesininşüyulandırıldığı 39661 Ada 2 Parselsayılı taşınmazın kamulaştırmakapsamında bulunmadığını, imar planınınhazırlanmasından itibaren 5 yıllık yasal sürehenüz geçmediğinden davacının dava açamahakkının bulunmadığını, davacının 273parselde yer alan hissesinin 1266 m² sinin DOP kesintisi adıaltında sosyal donatı alanlarınaşüyulandırıldığını, geri kalan ve imaratahsis edilen 1898 m² lik alanın 39662 Ada 1 Parsele, 1478 m²lik kısmının ise 39661 Ada 2 parseleşüyulandırıldığını, davacının50180 Ada 1 parselde hissesi bulunmaması nedeni ile 3194 sayılıYasa’nın 18. Maddesinden yararlanmasının mümkünolmadığını, bu nedenlerle davanın görevyönünden, husumetten ve esas yönünden reddine kararverilmesi gerektiğini belirtmiştir.
Ankara 19 AsliyeHukuk Mahkemesi : 12.11.2013 gün ve 2013/365 Esas sayılıkararı ile, davalı Ankara Büyükşehir BelediyesiBaşkanlığı vekilinin görev itirazınınreddine karar vermiştir.
Davalı AnkaraBüyükşehir Belediyesi Başkanlığı vekilinin,idari yargı yararına olumlu görevuyuşmazlığı çıkartılması yolundasüresi içinde verdiği dilekçe üzerine, davadosyasının onaylı bir örneği DanıştayBaşsavcılığı'na gönderilmiştir.
DANIŞTAYBAŞSAVCISI: Uygulama ve Öğreti'de, kamu idarelerinin, kamuhizmetinin yürütümü sırasında, kamugücü kullanarak tek yanlı irade açıklamalarıylayapmış oldukları işlemlerin, "idari işlem";herhangi bir işlem ya da karara dayanmaksızıngerçekleştirdikleri maddi faaliyetleriyle, görevleriyle ilgilihareketsizliklerinin de, "idari eylem" olaraktanımlandığı; bu tanıma göre; davalıidarenin 2560 sayılı İSKİ GenelMüdürlüğü Kuruluş ve Görevleri HakkındaKanun ve bu Kanun uyarınca çıkarılan Yönetmeliklegetirilen kısıtlamaları, 3194 sayılı İmarKanununun 8'inci maddesi uyarınca tek yanlı iradeaçıklamaları ile tesis ettikleri, genel ve düzenleyiciimar planları ile bu planlara dayanılarak tesis edilen parselasyon,kamulaştırma, ruhsat gibi bireysel işlemlerin, "idariişlem"; bu imar planı uyarınca yapmak zorundaoldukları program ve uygulamaları bunun için gerekli zamandagerçekleştirmemeleri; yani, bu konudaki hareketsizliklerinin de,idari eylem niteliği taşıdığı; bu tanıma göre, idarelerin3194 sayılı İmar Kanununun 8'inci maddesi uyarınca tekyanlı irade açıklamaları ile tesis ettikleri, genel vedüzenleyici imar planları ile 2981 sayılı Yasanın13'üncü maddesinin (c) bendi uyarınca tek yanlı iradeaçıklamaları ile tesis ettikleri, genel ve düzenleyiciıslah imar planları ve bu planlara dayanılarak tesis edilenparselasyon, kamulaştırma, ruhsat gibi bireysel işlemler,"idari işlem"; bu imar planı uyarınca yapmak zorundaoldukları program ve uygulamaları bunun için gerekli zamandagerçekleşmeleri; yani, bu konudaki hareketsizlikleri de, idarieylem niteliği taşıdığı, diğer taraftan,5393 sayılı Belediye Kanununun 15. maddesinde; belediyemallarına karşı suç işleyenlerin. Devlet malınakarşı suç işlemiş sayılacağı; 2886sayılı Devlet İhale Kanununun 75. maddesi hükümlerininbelediye taşınmazları hakkında da uygulanacağı;2886 sayılı Yasanın 75. maddesinde ise; devletin özelmülkiyetinde veya hüküm ve tasarrufu altında bulunantaşınmaz malların, gerçek ve tüzel kişilerceişgali üzerine fuzuli şagilden, bu Kanunun 9'uncu maddesindekiyerlerden sorulmak suretiyle takdir ve tespit edilecek ecrimisil isteneceği, ecrimisilin talep edilebilmesi için Hazinenin işgalden dolayıbir zarara uğramış olmasının gerekmediği vefuzuli şagilin kusurunun aranmayacağı hükmüne yerverildiğini, dosyanın incelenmesinden; davacılara ait bina,eklenti ve ağaçların bulunduğu parselin davalıidarenin imar uygulamasından dolayı yapılan şüyulandırmave parselasyon sonucu davalı idare adına tescil edildiği, davacılarınanılan binayı kullanmaya devam etmesi üzerine davalı idare tarafındandavacıdan ecrimisil istenmesine ilişkin işlemin iptali ve ecrimisilistenmesi nedeni ile davacının bina, eklenti veağaçların kullanımını engellenmesi suretiyle kamulaştırmasızel atıldığından bahisle zararının tazminiistemiyle açıldığı anlaşılan davada,ecrimisil istenilmesine ilişkin işlem, davalı idarenin kamugücünü kullanarak tek yanlı irade açıklamasıylatesis ettiği idari işlem olup, idari işlem ve eylemlerdendoğan zararların tazmini taleplerinin de 2577 sayılı YargılamaUsulü Kanunu'nun 12 ve 13'üncü maddeleri uyarınca,İdari Yargı yerlerinde açılacak tam yargıdavalarına konu edilmeleri, anılan yasa hükümleriningereği olduğundan, ecrimisil işleminin iptali ve 3194sayılı Kanunun 18. Maddesinin uygulanmasından kaynaklanantazminat istemine ilişkin olarak açılan bu davada İdariYargının görevli olduğunu belirterek, 2247 sayılıKanunun 10 uncu maddesi uyarınca olumlu görevuyuşmazlığı çıkarmıştır.
İNCELEME VE GEREKÇE :
UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, SerdarÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında,Üyeler: Eyüp Sabri BAYDAR, Ali ÇOLAK, Nurdane TOPUZ,Ertuğrul ARSLANOĞLU, Ayhan AKARSU ve Mehmet AKBULUT’un katılımlarıylayapılan 2.6.2014 günlü toplantısında:
l-İLKİNCELEME: Başvuru yazısı ve dava dosyasıörneği üzerinde 2247 sayılı Yasa'nın 27. maddesigereğince yapılan incelemeye göre, davalı AnkaraBüyükşehir Belediyesi Başkanlığı vekilininanılan Yasanın 10/2.maddesinde öngörülen yöntemeuygun olarak yaptığı görev itirazınınreddedilmesi ve dahi 12/1.maddede belirtilen süre içindebaşvuruda bulunması üzerine DanıştayBaşsavcısı'nca, davalı Ankara BüyükşehirBelediyesi Başkanlığı açısından, davanıntaşınmazın bedelinin tazminat olarak hüküm altınaalınması istemine ilişkin kısmı yönünden, 10.maddedeöngörülen biçimde olumlu görevuyuşmazlığı çıkarıldığıanlaşılmaktadır. Usule ilişkin herhangi bir noksanlıkbulunmadığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
II-ESASIN İNCELENMESİ:Raportör-Hakim Birgül YİĞİT’in, davanınçözümünde idari yargının görevliolduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarcagörevlendirilen Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Mehmet BAYHANile Danıştay Savcısı Mehmet AliGÜMÜŞ’ün idari yargının görevliolduğu yolundaki sözlü açıklamaları dadinlendikten sonra GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜPDÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, davacıların273 parsel sayılı taşınmazdaki hisselerinin, Mamak BelediyeBaşkanlığı Encümeni’nin 24.07.2008 gün ve116/1494 sayılı kararı ile uygun görülen Güneydoğu Ankara Gelişim Projesi ParselasyonPlanının, Ankara Büyükşehir BelediyesiBaşkanlığı Encümeni’nin 31.07.2008 gün ve971/3111 sayılı kararı ile onaylanmasınınardından, 39662 Ada 1 ve 2 parsellereşüyulandırılması ve davacıların50180 Ada 1 parsel üzerinde kalan taşınmazlarınayönelik olarak davalı Belediye Başkanlığı tarafındanecrimisil ihbarnamesi gönderilmek sureti ile kullanmalarına engel olunduğuve bu şekilde taşınmazlara kamulaştırılmasızel atıldığı iddiasına dayalı olarakaçılan 10,000 TL istemli tazminat davasıdır.
Davadosyasının sübutuna esas olmak üzere, AnkaraBüyükşehir Belediyesi Başkanlığı’namüzekkere yazılarak; davaya konu 50180 Ada 1 parsel ile 39661 Ada2 parsele ilişkin bir kamulaştırma işlemi yapılıpyapılmadığı sorulmuş, Mahkememize gönderilen bilatarih ve 2014/320 esas sayılı yazı cevabına eklenen AnkaraBüyükşehir Belediyesi Encümeni’nin 669 Karar 1837Kayıt numaralı kararı ile 50180 Ada 1 parsel sayılıtaşınmaz üzerinde bulunan tesis(gecekondu), ağaç vemüştemilatın kamulaştırılmasına kararverildiği, ancak söz konusu gecekondu ve müştemilatınkaçak olduğunun tespiti üzerine sadece taşınmazüzerinde bulunan ağaçlarınkamulaştırılmasına esas olmak üzere davacılardan Ö.Y.’ınuzlaşmaya çağrıldığı, taraflararasında uzlaşma sağlanamaması üzerine davacı Ankara Büyükşehir BelediyesiBaşkanlığı tarafından söz konusu encümenkararına istinaden sadece taşınmaz üzerindekiağaçların bedellerinin tespiti ve bedellerimukabilinde davacıya verilmesine karar verilmesi istemi ile Ankara11. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2013/376 Esas sayılıdosyasında dava açıldığı, dosyanınhalen derdest olduğu belirtilmiştir.
Bu bilgilerışığında dava konusu 50180 Ada 1 parsel üzerindebulunan ve davacılara ait olup kamulaştırmasız el atmadavasına konu edilen gecekondu ve müştemilatın hukukiniteliğinin tespiti amacı ile Mamak BelediyeBaşkanlığı’na müzekkereyazıldığı ve dava konusu gecekondu ile müştemilathakkında 3194 sayılı Kanun’un 32. Maddesi uyarıncabir işlem tesis edilip edilmediği konusunda bilgi istendiği,Mahkememize gönderilen 16.04.2014 gün ve 2051400589 sayılıyazı cevabında aynen; “ Ankara BüyükşehirBelediye Başkanlığının 15/08/2011 tarihli ve9941-12207 sayılı yazısı ile AnkaraBüyükşehir Belediye Encümeninin 12/05/2011 tarihli ve669/1837 sayılı kararında Ankara İli. Mamakİlçesi, Üreğil Mahallesi 50180 ada 1 parsel (kadastral273 parsel) üzerinde bulunan Doğu Terminal Alanının 2011yılında terminal alanı olarak düzenlenmesi içinkamulaştırma kararı alındığı veüzerinde bulunan yapıların kaçak yapı olupolmadığına dair gerekli tespit işlemlerinin İdaremizceyapılması talep edilmiştir.
Yapılan incelemelerde ise davakonusu yapıların üzerinde bulunduğu kadastral 273 parselin(imarın 50180/1 parsel Doğu Terminal alanı), yapılarınyapıldığı tarih itibariyle mücavir alansınırları içerisinde yer aldığı. 2981sayılı Yasa uyarınca yapılmış bir imar affıbaşvurularının olmadığı ve yapı ruhsatlarınında bulunmadığı ilgili birimlerimizce tespit edilmiştir.
Davacıya ait emlak beyanlarıincelendiğinde Ö.Y.'a ait yapının 2000 yılında, N.Y.'aait yapının ise 1993 yılında inşa edildiğianlaşılmış olup. söz konusu yapılaryapılış tarihleri itibarıyla da mücavir alansınırları içerisinde kaldıklarından 3194sayılı İmar Kanunun 32 nci maddesi hükmü uyarıncakaçak ve ruhsatsız olarak inşa edilen yapılarındurumunu gösterir tespit tutanakları tanzim edilerek yapılarmühürlenmiş ve yapının 30 gün içerisindeyıkılması istenilerek, yapı tatil zaptının birnüshası da yapı yerine asılarak bir nüshası damahalle muhtarlığına tebliğ edilmiştir. KonununEncümene havale edilmesi üzerine, yapı tatil zaptınıntanzim edildiği tarihten itibaren bir ay sonra tekrar tespityapılmasına, aykırılığın devam etmesihalinde İmar Kanunun 32nci maddesi uyarınca işlemyapılmasına karar verilmiştir. Söz konusu EncümenKararı uyarınca, yapı mahallinde 30/05/2012 tarihindeyapılan incelemelerde ise aykırılıkların devamettiği tespit edilmiş olup. aynı tarihte tanzim edilentutanaklarla birlikte konu tekrar Encümene havale edilmiştir. BelediyeEncümeninin 21/06/2012 tarihli ve 1085/1286 sayılıkararıyla aykırılıklar giderilmediğinden, kaçakve ruhsatsız yapı niteliğinde olan gecekonduların veeklentilerinin yıkılmasına karar verilmiş olup:İdaremiz kayıtlarında da söz konusu yıkımkararının iptali talebiyle açılmış herhangi birdava bulunmamaktadır.
Davacıya ait yapılarhakkında Belediye Encümenince yıkım kararıalınmış ise de; yapıların bulunduğu alana(terminal alanı) ait sorumluluğun Ankara BüyükşehirBelediye Başkanlığına ait olduğuanlaşıldığından; İdaremizce herhangi birişlem tesis edilmemiş olup; konu ile ilgili bilgi ve belgeleryazımız ekinde sunulmaktadır.” denilmek sureti ile davakonusu gecekondu ve müştemilatın kaçak yapıniteliğinde olduğu, hakkında yıkım kararıalındığı; ancak Ankara BüyükşehirBelediyesi Başkanlığı‘nın sorumluluksahasında olması nedeni ile kararın uygulanmadığıve konu ile ilgili Ankara Büyükşehir BelediyeBaşkanlığı’na 10.08.2012 gün ve 2231200986sayılı yazının yazıldığıanlaşılmaktadır.
Sonuç olarak;davacının davasının, öncesinde 273 parselde bulunanhissesinin, 3194 sayılı Kanun gereğince başka parseleşuyulandırılması sonucu yeni 50180 Ada 1 parselde kalan gecekondu,müştemilatve ağaçlarının, davalı idare tarafındanecrimisil ihbarnamesi gönderilmek sureti ile kendisine kullandırılmamasıve bu suretle taşınmazına kamulaştırmasız el atılmasınedenleri ile açılan tazminat davası niteliğindeolduğu anlaşılmış; bu nedenle dava Mahkememizce,Doğu Terminal Alanı imar uygulamasından kaynaklanankamulaştırmasız el atma nedeni ile tazminat davasıkapsamında değil, davacıların gecekondu,müştemilat ve ağaçlarından yararlanmasına engelolunması sureti ile taşınmaza kamulaştırmasız elatılması sebebiyle açılan tazminat davasıkapsamında değerlendirilmiştir. Davacınıniddiasına konu gecekondu,müştemilat ve ağaçlaryönünden de değerlendirme ayrı iki başlıkaltında yapılmıştır.
A)Davaya konu gecekondu ve müştemilatyönünden:
Dava dosyasının incelenmesinden,dava konusu 50180 Ada 1 Parsel sayılı taşınmazüzerinde davacılara ait gecekondu, kümes, ahır vedeğişik neviden 2073 adet ağacın bulunduğu, gecekondu,ahır ve kümesin Mamak BelediyeBaşkanlığı’nın 21.06.2012 gün ve 1085/1286sayılı kararı ile yıkımına karar verildiği,kararın dava konusu alanın Ankara BüyükşehirBelediyesi Başkanlığı’nın sorumluluksahasında olması nedeni ile uygulanmadığı ancak davakonusu kaçak yapıların 3194 sayılıYasa’nın 32. maddesi kapsamında kaçak nitelikteolduğu ve ruhsata bağlanmasının mümkünolmadığının yine aynı Encümen Kararı ilebelirlendiği anlaşılmıştır.
Her ne kadar davacı Ö.Y.’ahitaben Yapı Kontrol Müdürü Atila Bayrakdar imzası ileverilen 16.08.2012 gün ve 2231200993 sayılı yazıda davakonusu 50180 Ada 1 Parsel üzerindeki yapılar yönündenyıkım kararından vazgeçildiği belirtilmiş isede; Mahkememize hitaben yazılan 16.04.2014 gün ve 2051400589sayılı yazıda söz konusu yazıda bu vazgeçmeyeilişkin bir karardan bahsedilmediği gibi yetki ve usulde paralellikilkesi gereğince Belediye Encümenliği tarafındanalınan bir kararın Yapı KontrolMüdürlüğü tarafından kaldırılmasımümkün olmadığı anlaşılmakla, sözkonusu vazgeçme kararının yıkım kararınınuygulanmaması amacına yönelik olduğuanlaşılmıştır.
Ayrıca her ne kadar davacıtarafından Ankara 13. Asliye Hukuk Mahkemesi’ndeaçılan tespit dosyasında gecekondu, ahır, kümesbedel tespiti yaptırılmış ve davalı AnkaraBüyükşehir Belediyesi Başkanlığıtarafından gönderilen ecrimisil ihbarnamesi ile taşınmazüzerindeki gecekondu ve müştemilatınınkullanılmasına engel olunduğu ve bu şekildetaşınmazlarına el atıldığı iddia edilmiş ise de, ortada dava konusu gecekondu, kümesve ahır yönünden idarenin 2942 sayılıKamulaştırma Kanunu kapsamında bir işlemininbulunmadığı, bu nedenle davanın anılan Yasanın14. maddesinde işaret edilen bedel arttırma davasıniteliğinde olmadığı sonucunavarılmıştır.
Olayda, imar uygulaması sonucu3194 sayılı İmar Kanunu'nun 32. maddesi uyarıncayıkım işlemi tesis edildiği; ancak alanın AnkaraBüyükşehir BelediyesiBaşkanlığı’nın sorumluluk sahasındaolması nedeni ile yıkım kararınınuygulanmadığı, davacıya ait tapulu hisseninbaşka imar parselinden karşılandığıanlaşılmış olup, belirtilen duruma göre, tapulu alanüzerinde yapılan imar uygulaması neticesinde davalıbelediye mülkiyetinde olan parselde kalan ruhsatsız yapılar hakkında davacıların kullanım haklarının devamedip etmediği, devam ediyor ise kullanım hakkınınengellenip engellenemeyeceği, bu yapılar nedeni ile yapısahiplerinden ecrimisil talebinde bulunulup bulunulamayacağıhususlarında inceleme yapma ve idarenin işlemlerinin hukukaaykırı olduğunun tespiti halinde davacıların tazminattalepleri akında değerlendirme yapma görevinin, 2577sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2/1-bmaddesinde yer alan "İdari eylem ve işlemlerden dolayıkişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafındanaçılan tam yargı davaları" kapsamında idariyargıya ait olduğu kanaatine ulaşılmıştır.
B)Davaya konu ağaçlaryönünden:
Dosya kapsamında yapılaninceleme neticesinde dava konusu 50180 Ada 1 parsel sayılıtaşınmaz üzerinde kalan ağaçlar yönünden,Ankara Büyükşehir Belediyesi Başkanlığıtarafından davalı Ö.Y. aleyhine Ankara 11. Asliye HukukMahkemesi’nin 2013/376 Esas sayılı dosyasındakamulaştırma bedelinin tespiti ve ağaçların bedeli mukabilindedavacıya devri konusunda dava açıldığı, dava dosyasında keşif yapıldığı ve mahkemenin19.03.2014 tarihli celsesinde bilirkişi raporlarınınbeklenmesine ve bu nedenle duruşmanın 08.05.2014 tarihinebırakılmasına karar verildiği, dosyaya bilirkişisiraporlarının sunulduğu anlaşılmıştır.
Dosyaya sunulan 07.04.2014 tarihliBilirkişi raporunda yapılan inceleme neticesinde; dava konusu 50180Ada 1 parselin 50180 Ada 2 ve 50180 Ada 3 parsellere ifraz edildiği, 50180Ada 1 parselin bu şekilde kapatıldığı, davaya konuağaçların her iki parsel içinde de yeraldığı ve 1741 adet değişik nevi veçeşitte meyve ağacının bulunduğu, buağaçların toplam bedelinin 53410,83 TL olduğu, 42 adetsüs bitkisinin yer aldığı, bunların bedelinin1305,00 TL olduğu, taşınmaz üzerinde yer alan 290adet meyvesiz ağaç bedelinin ise 9986,93 TL olduğuhususlarının tespiti ile yetinildiği, dava konusu gecekonduve müştemilat hakkında bir dava olmadığındandeğerlendirme de yapılmadığıgörülmüştür.
2942sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun 3. maddesinde;“İdareler, kanunlarla yapmakyükümlülüğünde bulundukları kamuhizmetlerinin veya teşebbüslerinin yürütülmesiiçin gerekli olan taşınmaz malları, kaynakları veirtifak haklarını; bedellerini nakden ve peşin olarak veyaaşağıda belirtilen hallerde eşit taksitlerle ödemeksuretiyle kamulaştırma yapabilirler.” denilmek sureti iledevletin kamulaştırma yetkisinin sınırları çizilmiştir.
2942sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun 8. maddesinde; “(Değişik madde: 24/04/2001 - 4650/3. md.)İdarelerin, bu Kanuna göre, tapuda kayıtlıolan taşınmaz mallar hakkında yapacağıkamulaştırmalarda satın alma usulünü öncelikleuygulamaları esastır.
Kamulaştırmakararının alınmasından sonra kamulaştırmayıyapacak idare, bu Kanunun 11 inci maddesindeki esaslara göre vekonuyla ilgili uzman kişi, kurum veya kuruluşlardan da rapor alarak, gerektiğinde Sanayi ve TicaretOdalarından ve mahalli emlak alım satım bürolarındanalacağı bilgilerden de faydalanarak taşınmaz malıntahmini bedelini tespit etmek üzere kendi bünyesi içinden enaz üç kişiden teşekkül eden bir veya birden fazlakıymet takdir komisyonunu görevlendirir. Ayrıcaidare, tahmin edilen bedel üzerinden pazarlıklasatın alma ve trampa işlemlerini yürütmek vesonuçlandırmak üzere kendi bünyesi içinden en azüç kişiden teşekkül eden bir veya birden fazla uzlaşmakomisyonunu görevlendirir. İdare,kıymet takdir komisyonunca tespit edilen tahmini bedeli belirtmeksizin,kamulaştırılması kararlaştırılantaşınmaz mal, kaynak veya bunların üzerindeki irtifakhaklarının bedelinin peşin veya bu Kanunun 3 üncümaddesinin ikinci fıkrasına göre yapılıyor ise, bufıkradaki usullere göre taksitle ödenmesi suretiyle vepazarlıkla satın almak veya idareye ait bir başka taşınmaz malla trampayoluyla devralmak istediğini resmi taahhütlü bir yazıylamalike bildirir. Malikveya yetkili temsilcisi tarafından, bu yazının tebliğtarihinden itibaren onbeş gün içinde, kamulaştırmayakonu taşınmaz malı pazarlıkla ve anlaşarak satmak veyatrampa isteği ile birlikte idareye başvurulması halinde; komisyonca tayin edilentarihte pazarlık görüşmeleri yapılır, tespitedilen tahmini değeri geçmemek üzere bedelde veya trampada anlaşmayavarılması halinde, yapılan bu anlaşmaya ilişkin birtutanak düzenlenir ve anlaşma konusu taşınmaz malıntüm hukuki ve fiili vasıfları ile kamulaştırmabedelini içeren tutanak malik veya yetkili temsilcisi ve komisyonüyeleri tarafından imzalanır. İdarece,anlaşma tutanağının tanzim tarihinden itibaren engeç kırkbeş gün içinde, tutanakta belirtilen bedelödenmeye hazır hale getirilerek, bu durum malike veya yetkilitemsilcisine yazıyla bildirilerek tapuda belirtilen günde idareadına tapuda ferağ vermesi istenilir. Malik veya yetkili temsilcisitarafından idare adına tapudaferağ verilmesi halinde, kamulaştırma bedeli kendilerineödenir. Bumadde uyarınca satın alınan veya trampa edilentaşınmaz mal, kaynak veya irtifak hakkı, sahibindenkamulaştırma yolu ile alınmış sayılır ve buşekilde yapılan kamulaştırmaya veya bedelinekarşı itiraz davaları açılamaz. Anlaşmaolmaması veya ferağ verilmemesi halinde bu Kanunun 10 uncu maddesinegöre işlem yapılır.” şeklindekiaçıklamalar ile de tapuya kayıtlı taşınmazlaryönünden satın alma usulünün esasolduğu, bu yolun kullanılmasına esas usulün neolduğu ve bu yolun sonuç vermemesi durumunda mahkemekanalı ile taşınmazın idare adına tescilinidüzenleyen aynı kanunun 10. Madde uyarınca işlemyapılması gerektiği belirtilmiştir. 2942sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun 10. maddesinde;“ (Değişik madde: 24/04/2001 -4650/5. md.)Kamulaştırmanınsatın alma usulü ile yapılamaması halinde idare, 7 ncimaddeye göre topladığı bilgi ve belgelerle 8 inci maddeuyarınca yaptırmış olduğu bedel tespiti ve buhusustaki diğer bilgi ve belgeleri bir dilekçeye ekleyerektaşınmaz malın bulunduğu yer Asliye Hukuk Mahkemesi’nemüracaat eder ve taşınmaz malın kamulaştırmabedelinin tespitiyle, bu bedelin, peşin veya kamulaştırma 3üncü maddenin ikinci fıkrasına göreyapılmış ise taksitle ödenmesikarşılığında, idare adına tesciline kararverilmesini ister. Mahkeme, idarenin başvurutarihinden itibaren en geç otuz gün sonrası içinbelirlediği duruşma gününü, dava dilekçesi veidare tarafından verilen belgelerin birer örneği de eklenerektaşınmaz malın malikine meşruhatlı davetiye ile veyaidarece yapılan araştırmalar sonucunda adresleribulunamayanlara, 11/02/1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanununun28 inci maddesi gereğince ilan yoluyla tebligat suretiyle bildirerekduruşmaya katılmaya çağırır. Duruşmagünü idareye de tebliğ olunur. ……………… Mahkemecebelirlenen günde yapılacak duruşmada hakim, taşınmazmalın bedeli konusunda tarafları anlaşmaya davet eder.Tarafların bedelde anlaşması halinde hakim, taraflarcaanlaşılan bu bedeli kamulaştırma bedeli olarak kabul ederve sekizinci fıkranın ikinci ve devamı cümleleriuyarınca işlem yapar. Mahkemeceyapılan duruşmada tarafların bedelde anlaşamamalarıhalinde hakim, en geç on gün içinde keşif ve otuzgün sonrası için de duruşma günü tayin ederek,15 inci maddede sayılan bilirkişiler marifetiyle ve tümilgililerin huzurunda taşınmaz malın değerini tespit içinmahallinde keşif yapar. Yapılacak keşifte, taşınmazmalın bulunduğu yerin bağlı olduğu köy veyamahalle muhtarının da hazır bulunması amacıyla,muhtara da davetiye çıkartılır ve keşifte hazırbulunması temin edilerek, muhtarın beyanı da alınır. Bilirkişiler,taraflar ve diğer ilgililerin beyanını da dikkate alarak, 11inci maddedeki esaslar doğrultusunda taşınmaz malındeğerini belirten raporlarını onbeş gün içindemahkemeye verirler. Mahkeme bu raporu, duruşma günübeklenmeksizin taraflara tebliğ eder. Yapılacak duruşmaya hakim,taraflar veya vekillerini ve bilirkişileri çağırır.Bu duruşmada tarafların bilirkişi raporlarına varsaitirazları dinlenir ve bilirkişilerin bu itirazlara karşıbeyanları alınır. Taraflarınbedelde anlaşamamaları halinde gerektiğinde hakimtarafından onbeş gün içindesonuçlandırılmak üzere yeni bir bilirkişi kurulutayin edilir ve hakim, tarafların ve bilirkişilerin rapor veyaraporları ile beyanlarından yararlanarak adil ve hakkaniyete uygunbir kamulaştırma bedeli tespit eder. Mahkemece tespit edilen bubedel, taşınmaz mal, kaynak veya irtifak hakkının kamulaştırılmabedelidir. Tarafların anlaştığı veya taraflarınanlaşamaması halinde hakim tarafından kamulaştırmabedeli olarak tespit edilen miktarın, peşin ve nakit olarak veyakamulaştırma bu Kanunun 3 üncü maddesinin ikincifıkrasına göre yapılmış ise, ilk taksitin yinepeşin ve nakit olarak hak sahibi adına, hak sahibi tespitedilememiş ise ileride ortaya çıkacak hak sahibine verilmeküzere 10 uncu maddeye göre mahkemece yapılacak davetiye veilanda belirtilen bankaya yatırılması veyatırıldığına dair makbuzun ibraz edilmesi içinidareye onbeş gün süre verilir. Gereken hallerde bu sürebir defaya mahsus olmak üzere mahkemece uzatılabilir. İdarece,kamulaştırma bedelinin hak sahibi adına yatırıldığınaveya hak sahibinin tespit edilemediği durumlarda, ileride ortayaçıkacak hak sahibine verilmek üzere bloke edildiğine dairmakbuzun ibrazı halinde mahkemece, taşınmaz malın idareadına tesciline ve kamulaştırma bedelinin hak sahibineödenmesine karar verilir ve bu karar, tapu dairesine ve paranınyatırıldığı bankaya bildirilir. Tescil hükmükesin olup tarafların bedele ilişkin temyiz haklarısaklıdır. (Ek fıkra: 11/04/2013-6459 S.K./6. md) Kamulaştırmabedelinin tespiti için açılan davanın dört ayiçinde sonuçlandırılamaması hâlinde, tespitedilen bedele bu sürenin bitiminden itibaren kanuni faiz işletilir. Bumaddede öngörülen işlemler, mahkemenin davetine uymayanlarolduğu takdirde ilgilinin yokluğunda yapılır. “şeklinde düzenlemelerle, idarenin kamulaştırmakararı üzerine taşınmazın adına tescilinisağlamak için izlemesi gereken yargısal usul belirtilmişve açılan davada Asliye Hukuk Mahkemesi’nin görevliolacağı açıkça düzenlenmiştir. AynıKanun’un 14. maddesinde; (Değişik madde: 24/04/2001 - 4650/7.md.) Kamulaştırmayakonu taşınmaz malın maliki tarafından 10 uncu maddegereğince mahkemece yapılan tebligat gününden, kendilerinetebligat yapılamayanlara tebligat yerine geçmek üzeremahkemece gazete ile yapılan ilan tarihinden itibaren otuz gün içinde,kamulaştırma işlemine karşı idari yargıda iptalve maddi hatalara karşı da adli yargıda düzeltimdavası açılabilir. İdariyargıda açılan davalar öncelikle görülür. İştirakhalinde veya müşterek mülkiyette, paydaşların tekbaşına dava hakları vardır. İdare,kamulaştırma belgelerinin mahkemeye verildiği gündenitibaren otuz gün içinde maddi hatalara karşı adliyargıda düzeltim davası açabilir. İdaretarafından, bu Kanun hükümlerine göre tespit olunan malikeve zilyede karşı açılan davalarıngörülmesi sırasında, taşınmaz malıngerçek malikinin başka bir şahıs olduğuanlaşıldığı takdirde, davaya bu gerçek malik,tapu malikinin daha önce öldüğü sabit olursamirasçıları da dahil edilmek suretiyle devam olunur. Açılandavaların sonuçları dava açmayanlarıetkilemez.” denilmek sureti ile, tapu malikince kamulaştırmakararına karşı idari yargıda iptal davasıaçılabileceği, davaya bakan adli yargı mahkemesince bu dosyanınbekletici mesele yapılmasının zorunlu olduğubelirtilmiştir. Dosyakapsamında yapılan inceleme neticesinde; davacılartarafından Ankara Büyükşehir BelediyesiBaşkanlığı’nın kamulaştırmaişlemine ilişkin 2942 sayılı Yasa’nın 14.Maddesi kapsamında bir iptal davası açıldığınadair bir bilgi ya da belge bulunmadığı; ancak davacıtarafından 05.06.2013 gün ve 7003 sayılı hacizihbarnamesinin iptali istemi ile Ankara 10. İdare Mahkemesi’ndeiptal davası açıldığı ve davanın halenderdest olduğu tespit edilmiştir. 2942 sayılıYasa’nın 14. Maddesi gereğince dava konusuağaçların mahkemece verilecek karar üzerineidarenin mülkiyetine geçeceği, kamulaştırmakararının başlı başına idareye mülkiyetiiktisap hakkı vermediği, Ankara 11. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin2013/376 esas sayılı dosyasında da henüz bu yönde verilen bir hükmün olmadığı tespit edilmekle; bubaşlık altındaki incelemenin 2942 sayılıKamulaştırma Kanunu kapsamında değerlendirilmesininmümkün olmadığı; olayın, 3194 sayılıİmar Kanunu ve bu kanun uyarınca idare tarafından yapılanişlemlerin hukuka uygunluğu noktasında değerlendirilmesigerektiği anlaşılmakla; davalı idarenin 3194sayılı Kanun uyarınca gerçekleştirdiği ifraz veşuyulandırma işlemleri neticesinde yeni parsel üzerinekalan davacıya ait ağaçlarla ilgili olarak idarenin ecrimisilihbarnamesi düzenleme yetkisinin olup olmadığı,yapılan işlemin hukuka uygun olup olmadığı ve bu yenidüzenlemeler nedeni ile davacının arazi üzerinde bulunanağaçları tasarruf yetkisinin kısıtlanıpkısıtlanamayacağı hususlarında inceleme yapma ve bunagöre davacıların tazminat talepleri hakkında karar vermegörevinin 2577 sayılı İdari Yargılama UsulüKanunu’nun 2/1-b maddesi kapsamında idari yargıya aitolduğu kanaatine ulaşılmıştır. Açıklanan nedenlerle,Danıştay Başsavcısı’nın başvurusununkabulü ile davalı Ankara Büyükşehir BelediyesiBaşkanlığı’nın görev itirazınınAnkara 19. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce reddine ilişkin kararın kaldırılmasıgerekmiştir. S O N U Ç : Davanınçözümünde İDARİ YARGININ görevliolduğuna, bu nedenle DanıştayBaşsavcısı’nın, BAŞVURUSUNUN KABULÜ ile,davalı Ankara Büyükşehir BelediyesiBaşkanlığı vekilinin GÖREV İTİRAZININREDDİNE İLİŞKİN, Ankara 19.Asliye HukukMahkemesi’nin 12.11.2013 gün ve 2013/365 Esas sayılıKARARININ KALDIRILMASINA, 2.6.2014 gününde OYBİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi. Başkan Serdar ÖZGÜLDÜR Üye Eyüp Sabri BAYDAR Üye Ertuğrul ARSLANOĞLU Üye Ali ÇOLAK Üye Ayhan AKARSU Üye Nurdane TOPUZ Üye Mehmet AKBULUT
Full & Egal Universal Law Academy