T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2014 / 646
KARAR NO : 2014 / 689
KARAR TR : 2.6.2014
ÖZET : Emekli Sandığına tabi iken vefat eden eşinden dolayı dul aylığı alan davacının, boşandığı ikinci eşiyle birlikte yaşadığı gerekçesiyle aylığının kesilme-sine ve borç çıkartılmasına ilişkin davalı idare işleminin iptali istemiyle açılan davanın, İDARİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk. K A R A R Davacı :S.A. Vekili :Av. N.Ü. Davalı :Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Vekili :Av. E.T. (Adli Yargıda) OL A Y : Davacıvekili özetle; davacının,eski eşininölümünden itibaren dul kaldığını, busüreçte davalı kurumdan sağlık güvencesi,ulaşım ve mali yardımlardan faydalandığını,davacının faydalandığı bu sosyal yardımlarınyeni bir evlilik yapıncaya ve yeni evlilik süresi boyunca devamettiğini, bu nedenle de davacının evlilik sürecindealmış olduğu tüm bu yardımların tazminat olarakgeri ödendiğini, davacının ikinci evliliğininboşanma ile son bulduğunu ve bu andan itibaren evli olmamasımüteveffa eşi nedeniyle sosyal yardım ve hizmetlerden yenidenyararlanmaya hak kazandığını, davacı ileboşandığı eşinin boşanmadan sonra hiçbirsuretle bir araya gelmemelerine rağmen, sanki birlikte yaşıyorlarmışgibi davalı kurumun görevlileri tarafından tutanakdüzenlendiğini ve TC Sosyal Güvenlik KurumuBaşkanlığı Strateji GeliştirmeBaşkanlığı Bütçe ve Muhasebe DaireBaşkanlığı’nınB.13.2.SGK.0.65.01.00/46.164.064.1 sayı ve 20.05.2010 tarihli kararıile davacının boşandığı kocasıyla bir arayageldiklerini, bunun da sosyal yardıma engel teşkil ettiğinibelirterek davacının mali yardımlarını kesip, dahaönceden almış olduğu mali yardımların da geriödenmesini icra yoluyla talep ettiğini belirterek, davacınınkesilen dul maaşına karşılık olarak birikmiş40.000 TL., ulaşım hizmetlerinden bedava yararlanamamasınedeniyle birikmiş 3.000 TL., sağlık güvencesiolmaması nedeniyle uğradığını belirttiğizarara karşılık 10.000 TL.ki toplam 53.000 TL. nin davalıidareden tazminine karar verilmesi istemiyle adli yargı yerinde davaaçmıştır. İstanbul13. İş Mahkemesi: 08.05.2013 gün ve E:2011/450, K:2013/269 sayılıkararı ile özetle; davaya bakmakla görevli mahkemenin idaremahkemesi olduğundan bahisle, davanın görev yönündenreddine karar vermiş ve karar kesinleşmiştir. Davacıvekili bu kez aynı istemle idari yargı yerinde davaaçmıştır. İstanbul2. İdare Mahkemesi: 29.08.2013 gün ve E:2013/1943, K:2013/1732 sayılıkararı ile özetle; davaya bakmakla görevli mahkemelerin adliyargı mahkemeleri olduğundan bahisle, davanın görevyönünden reddine karar vermiş ve karar kesinleşmiştir. İNCELEME VE GEREKÇE : UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, SerdarÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında,Üyeler: Eyüp Sabri BAYDAR, Ali ÇOLAK, Nurdane TOPUZ,Ertuğrul ARSLANOĞLU, Ayhan AKARSU ve Mehmet AKBULUT’unkatılımlarıyla yapılan 2.6.2014 günlütoplantısında: l-İLK İNCELEME: Dosyaüzerinde 2247 sayılı Yasanın 27. maddesi uyarıncayapılan incelemeye göre; adli ve idari yargı yerleriarasında anılan Yasanın 14. maddesinde öngörülenbiçimde olumsuz görev uyuşmazlığıdoğduğu,idari yargı dosyasının davacı vekilininistemi üzerine son görevsizlik kararını veren mahkemece adliyargı dosyası da temin edilmek suretiyle UyuşmazlıkMahkemesi’ne gönderildiği ve usule ilişkin herhangi birnoksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi. II-ESASIN İNCELENMESİ:Raportör-Hakim Selim Şamil KAYNAK’ın, davanınçözümünde idari yargının görevliolduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan; ilgiliBaşsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Mehmet BAYHAN ile Danıştay Savcısı MehmetAli GÜMÜŞ’ün davada idari yargınıngörevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, Hadımköy Belediyesinde01.04.1972 yılında emekli sandığına tabi olarakşoför unvanı ile görev yapmakta iken 07.06.1974 tarihindevefat eden eski eşinden dolayı dul aylığı alandavacının, boşandığı ikinci eşiyle beraberyaşadığının tespit edildiğinden bahisle 5510sayılı Yasanın 56/son maddesi uyarınca dul aylığınınkesilmesine ilişkin 20.05.2010 tarihli davalı idare işlemininiptali ile bugüne kadar ödenmeyen maaş ve diğer malihaklarının ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır. 31.5.2006 tarih ve 5510sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık SigortasıKanunu 506, 1479, 2925, 2926 ve 5434 sayılı Kanunlarkapsamındaki hizmet akdine göre ücretleçalışanlar (Sosyal Sigortalılar), kendi hesabınaçalışanlar (Bağ-Kur’lular), tarımda kendiadına ve hesabına çalışanlar (TarımBağ-Kur’luları), tarım işlerinde ücretleçalışanlar, (Tarım sigortalıları), devletmemurları ve diğer kamu görevlilerini (EmekliSandığı İştirakçileri), geçicimaddelerle korunan haklar dışında, sosyal güvenlik vesağlık hizmetleri yönünden yeni bir sisteme tabitutmuş, beş farklı emeklilik rejimini aktüeryal olarak hakve hükümlülükler yönünden tek bir sosyalgüvenlik sistemi altında toplamıştır. 5510sayılı Kanunun iptali amacıyla açılan davada AnayasaMahkemesi, 15.12.2006 tarih ve E: 2006/111, K: 2006/112 sayılıkararıyla, anılan Kanunun birçok maddesi ile birlikte, buKanunun yürürlük tarihinden önce 5434 sayılı T.C.Emekli Sandığı Kanunu hükümlerine tabi olarakgörev yapmakta olan memurlar ve diğer kamu görevlilerinidiğer sigortalılarla aynı sisteme tabi kılan (başta4/c maddesi) hükümlerin iptaline karar vermiş; bu karardan sonrakabul edilen 17.04.2008 tarih ve 5754 sayılı Kanunla 5510 sayılıKanunda düzenlemeler yapılmış ve anılan Kanuna eklenenGeçici 1 nci ve Geçici 4 ncü maddelerle, 5754sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği 1 Ekim 2008tarihinden önce 5510 sayılı Kanunun 4 ncü maddesininbirinci fıkrasının (c) bendi kapsamında olanlar (memurlarile diğer kamu görevlileri) ile bunların dul ve yetimlerihakkında, bu Kanunla yürürlükten kaldırılanhükümleri de dahil 5434 sayılı Kanun hükümlerinegöre işlem yapılacağı hüküm altınaalınmıştır. 5754 sayılı Kanunun kimihükümlerinin iptali istemiyle açılan dava AnayasaMahkemesi’nin 30.3.2011 tarihve E: 2008/56, K:2011/58 sayılı kararı ile reddedilmiştir. 5510 sayılı Kanunun 101 ncimaddesinde yer alan “…bu Kanun hükümlerininuygulanmasıyla ilgili ortaya çıkan uyuşmazlıklarİş Mahkemelerinde görülür.” bölümününiptali istemiyle yapılan itiraz başvurusunda Anayasa Mahkemesi,22.12.2011 tarih ve E: 2010/65, K: 2011/169 sayılı kararıyla(RG. 25.1.2012, Sayı: 28184) davayı redlesonuçlandırmakla birlikte; söz konusu kararın Mahkememizönündeki uyuşmazlığa ışık tutacakşekilde şu gerekçeye dayandırmıştır:“…5754 sayılı Kanunun yürürlüğegirmesinden önce memur ve diğer kamu görevlisi olarakçalışmakta olanlar, evvelce olduğu gibi 5434sayılı Kanun hükümlerine tabi olacaklar ve bunlarınemeklileri bakımından da aynı Kanun hükümleriuygulanmaya devam edecek; ancak 5754 sayılı Kanun’unyürürlüğe girmesinden sonra memur ve diğer kamugörevlileri olarak çalışmaya başlayanlar ise 5510 sayılıKanunun 4/c maddesi uyarınca, bu Kanun hükümlerine tabisigortalı sayılacak ve haklarında 5434 sayılı Kanundeğil, 5510 sayılı Kanun’unöngördüğü kural ve esaslar uygulanacak; ihtilafhalinde de adli yargı görevli bulunacaktır. 5754sayılı Kanunun yürürlüğüyle birlikte,artık Sosyal Sigortacılık esasına göre faaliyetgösteren ve yaptığı, tesis ettiği işlem vemuameleler idari işlem sayılamayacak bir sosyal güvenlikkurumunun varlığından söz etmek gerekli bulunmaktadır.5754 sayılı Kanun’un yürürlüğe girmesindenönce iştirakçisi sıfatıylaçalışmakta olan memurlar ve diğer kamu görevlileriile emekli sıfatıyla 5434 sayılı Kanun’a göreemekli, dul ve yetim aylığı almakta olanlar ve ayrıcamemurlar ve diğer kamu görevlilerinden ileride emekliliğe hakkazanacaklar yönünden ise Sosyal Güvenlik Kurumu’nun tesisedeceği işlem ve yapacağı muameleler idari işlemniteliğini korumaya devam edecek, bunlara ilişkin ihtilaflarda daevvelce olduğu gibi idari yargı görevli olmaya devamedecektir… Bu bakımdan 5510 sayılı Kanununyürürlüğünden sonra, prim esasına dayalıyani sistemin içeriği ve Kanun kapsamındaki iş veişlemlerin niteliği göz önünde bulundurulduğunda,itiraz konusu kuralla, yargılamanınbütünlüğü ve uzman mahkeme olması nedeniyle Kanunhükümlerinin uygulanması ile ortaya çıkanuyuşmazlıkların çözümünde işmahkemelerinin görevlendirilmesinde Anayasa’yaaykırılık görülmemiştir. Ancak, yukarıdaaçıklandığı üzere 5754 sayılıKanun’un yürürlüğe girmesinden önce statüdebulanan memurlar ve diğer kamu görevlileri ile ilgili sosyalgüvenlik mevzuatının uygulanmasından doğan idariişlem ve idari eylem niteliğindeki uyuşmazlıklarda idariyargının görevinin devam edeceğiaçıktır…” Yukarıda sözü edilenmevzuat hükümlerinin ve Anayasa Mahkemesi kararınınbirlikte değerlendirilmesinden, 5510 sayılı Kanununyürürlüğe girmesinden önce memur ve diğer kamu görevlisiolarak çalışmakta olanlar, daha önce olduğuüzere 5434 sayılı Kanun hükümlerine tabiolacakları gibi bunların emeklilikleri bakımından daaynı Kanun hükümlerinin uygulanmaya devam edileceği; ancak,bu Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra memur ve diğerkamu görevlisi olarak çalışmaya başlayanlarınise 5510 sayılı Kanunun 4/c maddesi uyarınca, bu Kanunhükümlerine tabi sigortalı sayılacağı vehaklarında 5434 sayılı Kanunun değil 5510 sayılıKanunun öngördüğü kural ve esaslarınuygulanacağı dolayısıyla ihtilafların da adliyargı yerinde çözümleneceğiaçıktır. Kaldı ki; T.C.Anayasası’nın 158.maddesindeki “…diğermahkemelerle, Anayasa Mahkemesi arasındaki görevuyuşmazlıklarında Anayasa Mahkemesi’nin kararı esasalınır ” hükmü uyarınca Anayasa Mahkemesikararının bu uyuşmazlığınçözümünde esas alınacağıtartışmasızdır. Bu durumda, 5510sayılı Yasanın yürürlüğe girmesindenönce iştirakçi sıfatıyla çalışmaktaolan memurlar ve diğer kamu görevlileri ile emeklisıfatıyla 5434 sayılı Kanuna göre emekli, dul ve yetimaylığı almakta olanlar ve ayrıca memurlar ve diğerkamu görevlilerinden ileride emekliliğe hak kazanacaklaryönünden Sosyal Güvenlik Kurumunca tesis edilen işlem veyapacağı muamelelerin “idari işlem” ve “idarieylem” niteliğini korumaya devam edeceği,dolayısıyla, 2577 sayılı İdari YargılamaUsulü Kanununun 2/1-a maddesinde belirtilen idari işlemlerhakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biriile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleriiçin menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılaniptal davaları kapsamında bulunan, 5754 sayılı Yasanınyürürlüğe girdiği tarihten önce emekli sandığıiştirakçisi olan müteveffa eski eşinden dolayıkendisine dul aylığı bağlanan veboşandığı ikinci eşiyle beraberyaşadığının tespit edildiğinden bahisle dulaylığının kesilmesine ilişkin davalı idareişleminin iptali istemiyle davacı tarafından açılandavanın, görüm ve çözümünün; gerek 5510 sayılı Yasanın 56.maddesinin,yürürlükten kaldırılan 5434 sayılıYasanın 75.maddesinin genişletilmiş hali olması,Yasanındava konusu olaya ilişkin 56.maddesinin son fıkrasının01.10.2008 tarihinde yürürlüğe girmesi; bunakarşılık davacıya, 5434 sayılı Yasahükümlerine göre, iştirakçi müteveffa eskieşinden dolayı dul aylığı bağlanmasıişleminin 5434 sayılı Yasa uyarınca tesis edilmesihususları da gözetildiğinde, idari yargıyerinde görüleceği sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle, İstanbul 2. İdareMahkemesince verilen görevsizlik kararınınkaldırılması gerekmiştir. S O N U Ç : Davanınçözümünde İDARİ YARGININ görevliolduğuna, bu nedenle İstanbul 2. İdare Mahkemesinin 29.08.2013 gün ve E:2013/1943, K:2013/1732 sayılıGÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA, 2.6.2014 günündeOY BİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi. Başkan Serdar ÖZGÜLDÜR Üye Eyüp Sabri BAYDAR Üye Ertuğrul ARSLANOĞLU Üye Ali ÇOLAK Üye Ayhan AKARSU Üye Nurdane TOPUZ Üye Mehmet AKBULUT
Full & Egal Universal Law Academy