T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2014 / 595
KARAR NO : 2014 / 647
KARAR TR : 02.06.2014
ÖZET : 5754 sayılı Yasa’nın yürürlüğe girdiği tarihten önce, Emekli Sandığı iştirakçisi olup, isteği ile emekliye sevkedilen davacının, 18.04.1999-28.03.2004 tarihleri arasında Belediye Başkanı olarak görevlendirilmesinden dolayı makam ve görev tazminatından yararlandırılması istemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin işlemin iptali ile tazminat alacağı istemine ilişkin açtığı davanın İDARİ YARGI YERİNDE görülmesi gerektiği hk. K A R A R Davacı :M.S. Vekili : Av. U.T. Davalı :Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Vekilleri : Av. Y.D.P. (İdariYargıda) Av. G.K.T. (AdliYargıda) O L A Y : Davacı, KayseriBüyükşehir Belediyesi’nde zabıta memuru olarakgörev yapmakta iken 05.01.1999 tarihinde Emekli Sandığıiştirakçisi olarak kendi isteği ile emekliye ayrılarak18.04.1999- 28.03.2004 tarihleri arasında Kayseri ili, Kocasinan İlçesi,Güneşli Beldesi Belediye Başkanı olarak görev yapmasınedeniyle 24.12.2004 tarihinden itibaren belediye başkanlarıiçin öngörülen makam ve görev tazminatıödenmesi için davalı kuruma yaptığıbaşvurunun reddine ilişkin 18.03.2009 gün ve B.13.0.SGK.0.10.02.00.01.05/51.511.220 sayılı işlemin iptali ile yasal hakkı olan makamtazminatı ve buna bağlı görev tazminatının ödenmesiistemiyle idari yargıda dava açmıştır. ANKARA4. İDARE MAHKEMESİ: 07.10.2009 gün ve E:2009/431K:2009/1283 sayılı kararı ile, dava konusu işleminiptaline, davalı idareye yapılan başvurudan geriye doğru 60günlük süreden itibaren hak ettiği makam ve görevtazminatlarının davacıya ödenmesine, bu tarihten öncekidöneme ilişkin makam ve göre tazminatlarınınödenmesi isteminin süre aşımı nedeniyle reddine kararvermiş ve verilen karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir. DANIŞTAY11. DAİRESİ: 27.06.2012 gün ve E:2010/2389 K:2012/4982sayılı BOZMA İLAMINDA ; “…uyuşmazlığın idareye başvuru ve işlem tarihindeyürürlükte bulunan 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun Geçici 4.Maddesi uyarınca çözülmesi gerektiği, 5434sayılı Kanun’un 01.10.2008 tarihi itibariyleyürürlükten kalkan maddelerinin doğrudan davacıyauygulama olanağı bulunmadığı ve anılanKanun’un 101. Maddesinde de bu Kanun hükümlerinin uygulanmasıilgili ortaya çıkan uyuşmazlıkların işmahkemelerinde görüleceğinin kuralabağlandığı göz önünealındığında; 5510 sayılı Kanun’unuygulanmasından kaynaklanan uyuşmazlığıngörüm ve çözüm yerinin adli yargı olduğuve kararın bu nedenle usul hükümlerine uygunolmadığı…” gerekçesiyle temyiz istemininkabulü ile Mahkeme kararının görev yönündenbozulmasına karar verilmiştir. ANKARA 4. İDAREMAHKEMESİ: 12.10.2012 gün ve E: 2012/1460 K: 2012/1324sayılı kararı ile Danıştay 11. Dairesi’nin bozmailamına uyarak, uyuşmazlığın 5510 sayılıyasa’nın Geçici 4. Maddesinin 10. fıkrası ve 101.Maddeleri uyarınca adli yargı yerince görülüpçözümlenmesi gerektiği gerekçesiyle davanıngörev yönünden reddine karar vermiş ve verilen karar temyizedilmeksizin kesinleşmiştir. Davacı vekili, bu kezaynı istemle adli yargıda dava açmıştır. ANKARA 3. İŞMAHKEMESİ: 08.07.2013 gün ve E:2012/1264 K:2013/650 sayılıkararında özetle; sigortalının 5510 sayılı Yasayürürlüğe girmeden 5434 sayılı Kanun’agöre emekli olduğu gerekçesiyle,uyuşmazlığın çözüm yerinin idariyargı alanına girmesi nedeniyle 6100 sayılı HMK nun 114/1-bile 115/2 maddeleri gereğince davanın görev yönündenreddine karar vermiş ve bu karar temyiz edilmeyerek kesinleşmiştir. İNCELEME VEGEREKÇE : UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, SerdarÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında,Üyeler: Eyüp Sabri BAYDAR, Ali ÇOLAK, Nurdane TOPUZ, ErtuğrulARSLANOĞLU, Ayhan AKARSU ve Mehmet AKBULUT’unkatılımlarıyla yapılan 02.06.2014 günlü toplantısında: l-İLKİNCELEME:2247 sayılı Uyuşmazlık Mahkemesi Kuruluşve İşleyişi Hakkında Kanun’un 14. maddesinegöre; olumsuz görev uyuşmazlığınınbulunduğunun ileri sürülebilmesi için adli, idari veyaaskeri yargı mercilerinden en az ikisinin tarafları, konusu ve sebebiaynı olan davada kendilerini görevsiz görmeleri ve bu yoldaverdikleri kararların kesin veya kesinleşmiş olmasıgerekmekte olup, bu uyuşmazlığın giderilmesi istemi ise,hukuk uyuşmazlıklarında ancak davanın taraflarıncaileri sürülebilmektedir. Aynı Yasanın 27. maddesinde ise,Uyuşmazlık Mahkemesinin, uyuşmazlık çıkarmayaveya görev uyuşmazlıklarına ilişkin istemleriönce şekil ve süre açısından inceleyeceği;yöntemine uymayan veya süresi içinde ilerisürülmemiş istemleri reddedeceği kuralına yerverilmektedir. Dosyaüzerinde 2247 sayılı Yasanın 27. maddesi uyarıncayapılan incelemeye göre; Adlive idari yargı yerleri arasında anılan Yasanın 14.maddesinde öngörülen biçimde olumsuz görevuyuşmazlığı doğduğu, adli yargıdosyasının davacı vekilinin istemi üzerine songörevsizlik kararını veren Mahkemece, idari yargıdosyası da temin edilmek suretiyle Mahkememize gönderildiği veusule ilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığıanlaşıldığından, adli ve idari yargı yerleriarasında doğan görev uyuşmazlığının esasınınincelenmesine oy birliği ile karar verildi. II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hakim Filiz BUDAK’ın, davanınçözümünde idari yargının görevliolduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan; ilgiliBaşsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Mehmet BAYHAN ile Danıştay Savcısı MehmetAli GÜMÜŞ’ün davada idari yargınıngörevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava,18.04.1999-28.03.2004 tarihleri arasında Kayseri İli, Kocasinanİlçesi, Güneşli Beldesi’nde BelediyeBaşkanı olarak görev yapan davacının, 01.01.2005tarihinden itibaren ödenmeyen makam ve görevtazminatlarının ödenmesi istemiyle yaptığıbaşvurunun reddine ilişkin işlemin iptali ile tazminatalacağına ilişkindir. Dosyanın incelenmesinden;davacının Kayseri Büyükşehir Belediyesi’ndezabıta memuru olarak görev yapmakta iken 05.01.1999 tarihinde EmekliSandığı iştirakçisi olarak kendi isteği ileemekliye ayrıldığı, 18.04.1999 tarihinde yapılanmahalli seçimlerde Kayseri ili, Kocasinan İlçesi,Güneşli Beldesi Belediye Başkanlığı’naseçilerek 28.03.2004 tarihine kadar bu görevine devam ettiğianlaşılmaktadır. Davacı, 5434sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanununun 631sayılı KHK ile değişik 68. Maddesi gereğince ödenmesigereken makam ve görev tazminatının ödenmesi talebinindavalı kurum tarafından reddedilmesi üzerine; gerekliödemenin yapılması için idari yargıyayaptığı başvurunun görev nedeniyle reddedilmesininardından adli yargıya başvurmuştur. 5434sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanununun (5510sayılı kanunun 106. maddesi ile mülga edilen) Ek68.maddesinde; “(Değişikmadde: 24/11/1994 - 4049/7 md.) (Değişikfıkra: 23/02/1995 - KHK - 547/13 md.) Makam tazminatı ile YüksekHakimlik ve temsil veya görev tazminatı ödenmesini gerektirengörevlerde bulunanlardan, 10/10/1984 tarihli ve 3056 sayılıKanunun 36 ncı maddesine göre istihdam edilenlere,Başbakanlıkta da makam tazminatı ödenmesini gerektirengörevlerde en az 6 ay çalışmış olmalarıkaydıyla bu tazminatlardan yüksek olanı esas alınaraködeme yapılır. (Ek cümle: 04/07/2001 - 631 S.KHK/1. md.)Makam veya yüksek hakimlik tazminatı ödenmesini gerektirengörevlerde toplam en az iki yıl bulunmadan veya bu görevlerdehiç bulunmadan emekliye ayrılanlara ise, en az altı aysüreyle bulundukları en üst görevleri içinbelirlenen görev tazminatı veya hizmet yıllarıitibarıyla belirlenen görev tazminatından yüksek olanıödenir. Bu halde de iki yıllık süreyi doldurmaşartı aranır. (Ek cümle: 12/02/2000 - 4505/3 md.) Ancak butazminatların ölenlerin dul ve yetimlerine ödenmesinde ikiyıl görev şartı aranmaz. (...) (Ekfıkra:07/12/2004 - 5272 S.K./86.mad) Sandıkça emekliaylığı bağlanan büyükşehir belediyebaşkanlarına 7000, il belediye başkanlarına 6000,ilçe belediye başkanlarına 3000, diğer belediyebaşkanlarına 1500 gösterge rakamı üzerinden, buMaddede belirtilen usul ve esaslar dahilinde makam tazminatı, bunabağlı olarak temsil veya görev tazminatı ödenir.Bu tazminatlar ilgililere ödendikçe iki ay içindefaturası karşılığında Hazineden tahsil olunur.Birinci fıkrada öngörülen iki yıllık sürenin hesabında iştirâkçi olupolmadıklarına bakılmaksızın belediye başkanıolarak geçen sürelerin tamamı dikkate alınır. (Ekfıkra: (12/02/2000 - 4505/3 md.) Temsil ve görev tazminatları;yönetim ve denetim kurulu üyelikleri dahil olmak üzere kamukesiminde her ne suretle olursa olsun aylık veya ücret alıpalmadıklarına bakılmaksızın görev alanlara budurumları devam ettiği sürece ödenmez. Tazminattanyararlanırken, yararlanma şartlarını kaybedenler engeç bir ay içinde durumu Türkiye Cumhuriyeti EmekliSandığı Genel Müdürlüğüne bildirirler.Bu durumun ortaya çıktığı tarihi takip eden aybaşından itibaren tazminat ödenmesine son verilir.Zamanında bildirimde bulunmayanlara ödenen tazminat kanuni faizi ilebirlikte geri alınır.(...) Butazminatlar, ölenlerin 5434 sayılı Kanunun 67 nci maddesindebelirtilen aylığa müstehak dul ve yetimlerine 68 incimaddesindeki oranlar üzerinden ödenir. Buödemeler, T.C. Emekli Sandığınca ödenmesini müteakipiki ay içinde Genel Bütçeye giren kurumlardanayrılanlar için Hazineden, diğerleri için sonkurumlarından faturası karşılığında tahsiledilir.(...) denilmiş; 1.1.2007 tarihinde; maddenin “Bu tazminatlar,ölenlerin 5434 sayılı Kanunun 67 nci maddesinde belirtilenaylığa müstehak dul ve yetimlerine 68 inci maddesindeki oranlarüzerinden hesaplanır.” şeklindeki beşincifıkra metni ile “Bu ödemeler, T.C. EmekliSandığınca ödenmesini müteakip iki ay içindeGenel Bütçeye giren kurumlardan ayrılanlar içinHazineden, diğerleri için son kurumlarından faturasıkarşılığında tahsil edilir.” şeklindeki sonfıkra metni yürürlüktenkaldırılmıştır. Diğer taraftan, 5510sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık SigortasıKanununun “5434 sayılı Kanuna ilişkingeçiş hükümleri” başlıklı Geçici4. maddesinin birinci fıkrasında; “Bu Kanununyürürlüğe girdiği tarih itibarıyla 8/6/1949tarihli ve 5434 sayılı Kanuna göre; aylık, tazminat, harpmalûllüğü zammı, diğer ödemeler veyardımlar ile 8/2/2006 tarihli ve 5454 sayılı Kanunun 1 incimaddesine göre ek ödeme verilmekte olanlara, bu Kanunlayürürlükten kaldırılan hükümleri de dahil5434 sayılı Kanunda kendileri için belirtilmiş olanşartları haiz oldukları müddetçe bunlarınödenmesine devam olunur. Ancak, 5 ilâ 10 yıl arasındafiili hizmet süresi olan iştirakçilerden dolayı dul veyetim aylığı almakta olanların, aylık ve diğerödemeleri, bu Kanunun 32 nci, 34 üncü ve 37 nci maddelerindekişartları haiz oldukları müddetçe devamedilir.” hükmüne, aynı maddenin beşincifıkrasında ise; “ Bu madde kapsamına girenlerinaylıklarının bağlanması, artırılması,azaltılması, kesilmesi, yeniden bağlanması, toptanödemeleri, ilgi devamı, ihya ve borçlanmaları, diğerödemeler ve yardımlar ile emeklilik ikramiyeleri hakkında buKanunla yürürlükten kaldırılan hükümleri dedahil 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre işlemyapılır ve bu maddenin uygulanmasında mülga 2829sayılı Kanun hükümleri ayrıca dikkatealınır. (Ek cümle: 16/06/2010-5797 S.K/10. md.) Ancak, Polis Akademisinde öğrenim görmekteolan öğrencilerin yetim aylıkları bu öğrenimlerisüresince kesilmeksizin ödenmeye devam edilir.”hükmüne yer verilmiştir. 31.5.2006 tarih ve5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel SağlıkSigortası Kanunu 506, 1479, 2925, 2926 ve 5434 sayılı Kanunlarkapsamındaki hizmet akdine göre ücretleçalışanlar (Sosyal Sigortalılar), kendi hesabınaçalışanlar (Bağ-Kur’lular), tarımda kendiadına ve hesabına çalışanlar (TarımBağ-Kur’luları), tarım işlerinde ücretleçalışanlar, (Tarım sigortalıları), devletmemurları ve diğer kamu görevlilerini (EmekliSandığı İştirakçileri), geçicimaddelerle korunan haklar dışında, sosyal güvenlik vesağlık hizmetleri yönünden yeni bir sisteme tabitutmuş, beş farklı emeklilik rejimini aktüeryal olarak hakve hükümlülükler yönünden tek bir sosyalgüvenlik sistemi altında toplamıştır. 5510sayılı Kanunun iptali amacıyla açılan davada AnayasaMahkemesi, 15.12.2006 tarih ve E: 2006/111, K: 2006/112 sayılıkararıyla, anılan Kanunun birçok maddesi ile birlikte, buKanunun yürürlük tarihinden önce 5434 sayılı T.C.Emekli Sandığı Kanunu hükümlerine tabi olarakgörev yapmakta olan memurlar ve diğer kamu görevlilerini diğersigortalılarla aynı sisteme tabi kılan (başta 4/c maddesi)hükümlerin iptaline karar vermiş; bu karardan sonra kabul edilen17.04.2008 tarih ve 5754 sayılı Kanunla 5510 sayılı Kanundadüzenlemeler yapılmış ve anılan Kanuna eklenenGeçici 1 nci ve Geçici 4 ncü maddelerle, 5754sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği 1 Ekim 2008tarihinden önce 5510 sayılı Kanunun 4 ncü maddesininbirinci fıkrasının (c) bendi kapsamında olanlar (memurlarile diğer kamu görevlileri) ile bunların dul ve yetimlerihakkında, bu Kanunla yürürlükten kaldırılanhükümleri de dahil 5434 sayılı Kanun hükümlerine göreişlem yapılacağı hüküm altınaalınmıştır. 5754 sayılı Kanunun kimihükümlerinin iptali istemiyle açılan dava AnayasaMahkemesi’nin 30.3.2011 tarih ve E: 2008/56, K:2011/58 sayılı kararı ile reddedilmiştir. 5510 sayılıKanunun 101 nci maddesinde yer alan “…bu Kanunhükümlerinin uygulanmasıyla ilgili ortaya çıkanuyuşmazlıklar İş Mahkemelerindegörülür.” bölümünün iptali istemiyleyapılan itiraz başvurusunda Anayasa Mahkemesi, 22.12.2011 tarih ve E:2010/65, K: 2011/169 sayılı kararıyla (RG. 25.1.2012, Sayı:28184) davayı redle sonuçlandırmakla birlikte; söz konusukararın Mahkememiz önündeki uyuşmazlığaışık tutacak şekilde şu gerekçeyedayandırmıştır: “…5754 sayılı Kanununyürürlüğe girmesinden önce memur ve diğer kamugörevlisi olarak çalışmakta olanlar, evvelce olduğugibi 5434 sayılı Kanun hükümlerine tabi olacaklar vebunların emeklileri bakımından da aynı Kanunhükümleri uygulanmaya devam edecek; ancak 5754 sayılıKanun’un yürürlüğe girmesinden sonra memur vediğer kamu görevlileri olarak çalışmayabaşlayanlar ise 5510 sayılı Kanunun 4/c maddesi uyarınca,bu Kanun hükümlerine tabi sigortalı sayılacak vehaklarında 5434 sayılı Kanun değil, 5510 sayılıKanun’un öngördüğü kural ve esaslar uygulanacak;ihtilaf halinde de adli yargı görevli bulunacaktır. 5754sayılı Kanunun yürürlüğüyle birlikte,artık Sosyal Sigortacılık esasına göre faaliyetgösteren ve yaptığı, tesis ettiği işlem vemuameleler idari işlem sayılamayacak bir sosyal güvenlikkurumunun varlığından söz etmek gerekli bulunmaktadır.5754 sayılı Kanun’un yürürlüğe girmesindenönce iştirakçisi sıfatıylaçalışmakta olan memurlar ve diğer kamu görevlileriile emekli sıfatıyla 5434 sayılı Kanun’a göreemekli, dul ve yetim aylığı almakta olanlar ve ayrıcamemurlar ve diğer kamu görevlilerinden ileride emekliliğe hakkazanacaklar yönünden ise Sosyal Güvenlik Kurumu’nun tesisedeceği işlem ve yapacağı muameleler idari işlemniteliğini korumaya devam edecek, bunlara ilişkin ihtilaflarda daevvelce olduğu gibi idari yargı görevli olmaya devamedecektir… Bu bakımdan 5510 sayılı Kanununyürürlüğünden sonra, prim esasına dayalıyani sistemin içeriği ve Kanun kapsamındaki iş veişlemlerin niteliği göz önünde bulundurulduğunda,itiraz konusu kuralla, yargılamanınbütünlüğü ve uzman mahkeme olması nedeniyle Kanunhükümlerinin uygulanması ile ortaya çıkanuyuşmazlıkların çözümünde işmahkemelerinin görevlendirilmesinde Anayasa’yaaykırılık görülmemiştir. Ancak, yukarıdaaçıklandığı üzere 5754 sayılıKanun’un yürürlüğe girmesinden önce statüdebulanan memurlar ve diğer kamu görevlileri ile ilgili sosyalgüvenlik mevzuatının uygulanmasından doğan idariişlem ve idari eylem niteliğindeki uyuşmazlıklarda idariyargının görevinin devam edeceğiaçıktır…” Yukarıdasözü edilen mevzuat hükümlerinin ve Anayasa Mahkemesikararının birlikte değerlendirilmesinden, 5510 sayılıKanunun yürürlüğe girmesinden önce memur ve diğerkamu görevlisi olarak çalışmakta olanlar, daha önceolduğu üzere 5434 sayılı Kanun hükümlerine tabiolacakları gibi bunların emeklilikleri bakımından daaynı Kanun hükümlerinin uygulanmaya devam edileceği; ancak,bu Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra memur ve diğerkamu görevlisi olarak çalışmaya başlayanlarınise 5510 sayılı Kanunun 4/c maddesi uyarınca, bu Kanunhükümlerine tabi sigortalı sayılacağı vehaklarında 5434 sayılı Kanunun değil 5510 sayılıKanunun öngördüğü kural ve esaslarınuygulanacağı dolayısıyla ihtilafların da adliyargı yerinde çözümleneceğiaçıktır. Kaldı ki; T.C.Anayasası’nın 158.maddesindeki “…diğermahkemelerle, Anayasa Mahkemesi arasındaki görevuyuşmazlıklarında Anayasa Mahkemesi’nin kararı esasalınır ” hükmü uyarınca Anayasa Mahkemesikararının bu uyuşmazlığın çözümündeesas alınacağı tartışmasızdır. Bu durumda, 5510sayılı Yasanın yürürlüğe girmesindenönce iştirakçi sıfatıyla çalışmaktaolan memurlar ve diğer kamu görevlileri ile emeklisıfatıyla 5434 sayılı Kanuna göre emekli, dul ve yetimaylığı almakta olanlar ve ayrıca memurlar ve diğerkamu görevlilerinden ileride emekliliğe hak kazanacaklaryönünden Sosyal Güvenlik Kurumunca tesis edilen işlem veyapacağı muamelelerin “idari işlem” ve “idarieylem” niteliğini korumaya devam edeceği,dolayısıyla, 2577 sayılı İdari Yargılama UsulüKanununun 2/1-a maddesinde belirtilen idari işlemler hakkında yetki,şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukukaaykırı olduklarından dolayı iptalleri içinmenfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan iptaldavaları kapsamında bulunan, 5754 sayılı Yasanınyürürlüğe girdiği tarihten önce, EmekliSandığı iştirakçisi olup isteği ile emekliye sevkedilen davacının,18.04.1999-28.03.2004 tarihleri arasındaBelediye Başkanı olarak görevlendirilmesinden dolayı, makam ve görev tazminatından yararlandırılmasıistemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin işleminiptali ile yoksun kalınan tazminat tutarının yasal faiziylebirlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açtığıdavanın; 5434 sayılı Kanun hükümleri dikkatealınarak çözüme kavuşturulacağıgözetildiğinde; idari yargı yerindegörüleceği sonucuna varılmıştır. Açıklanannedenlerle, Ankara 4.İdare Mahkemesinin 12.10.2012 gün ve E.2012/1460K.2012/1324 sayılı görevsizlik kararınınkaldırılması gerekmiştir. S O N UÇ : Davanın çözümündeİDARİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Ankara 4.İdare Mahkemesi’nin 12.10.2012 gün ve E:2012/1460, K:2012/1324sayılıGÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA, 02.06.2014gününde OY BİRLİĞİ İLE KESİN OLARAKkarar verildi. Başkan Serdar ÖZGÜLDÜR Üye Eyüp Sabri BAYDAR Üye Ertuğrul ARSLANOĞLU Üye Ali ÇOLAK Üye Ayhan AKARSU Üye Nurdane TOPUZ Üye Mehmet AKBULUT
Full & Egal Universal Law Academy