T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2014 / 661
KARAR NO : 2014 / 701
KARAR TR : 2.6.2014
ÖZET : Davalı Şirkette çalışırken Kurumun özelleştirilmesi nedeniyle başka kuruma nakledilen davacının, maaş nakil bildiriminin ilgili mevzuata uygun düzenlenmemesi nedeniyle uğradığı parasal kaybın giderilmesi istemiyle açtığı davanın, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı :M.K.
Davalı : Türk Telekomünikasyon A.Ş.
Vekili : Av. Z.A.
O L AY : Mersin il TelekomMüdürlüğü'nde görev yapmakta iken kurumunözelleştirilmesi nedeniyle, 4046 sayılı Yasa uyarınca Kültürve Turizm Bakanlığı, Güzel Sanatlar GenelMüdürlüğü emrine atanan davacı, 5473 ve 5793sayılı Kanunlar ile getirilen parasal hakların maaş nakililmühaberine yansıtılmaması nedeniyle, eksiködemelerin tazmini istemiyle davalı idareye yapmışolduğu 19.10.2010 tarihli başvurusunun reddine ilişkin 22.10.2010tarih ve TTŞ.4.33.00.14/103-2-9543 sayılı işlemin iptaliile mahrum kaldığı ek ödemelerden doğan parasalhaklarının faiziyle birlikte ödenmesi istemiyle, 22.12.2010 tarihindeidari yargı yerinde dava açmıştır.
Davalıvekilince birinci savunma dilekçesinde, davanın adli yargınıngörev alanına girdiği öne sürülerek görevitirazında bulunulmuştur.
Mersin 2.İdare Mahkemesi;29.3.2011 gün, E:2011/164, K:2011/267 sayı ile;Türk Telekom A.Ş.'nin hisse devir (14.11.2005) tarihinde Mersinİl Telekom Müdürlüğünde iş mevzuatınatabi kapsam dışı personel statüsündeçalışan davacının, 27.08.2008 tarihinde 406sayılı Kanun'un Ek 29 ve 4046 sayılı Kanun'un 22.maddesiçerçevesinde başka kurama nakli için Devlet PersonelBaşkanlığı'na bildirilip, 26.11.2008 tarihinde eskikuramımdan ilişiği kesilerek aynı unvanla Mersin DevletKlasik Türk Müziği Korosu Müdürlüğüemrine atandıktan sonra 5473 ve 5793 sayılı Kanun ile getirilenparasal haklarının maaş nakil ilmühaberineyansıtılmaması nedeniyle eksik ödemelerin tazmini vemaaş nakil il muhabirine eklenmesi istemiyle yaptığıbaşvuranın 22.10.2010 gün ve 9543 sayılı işlemlereddi üzerine anılan işlemin iptali ile ek ödemelerdendolayı mahrum kalman parasal hakların yasal faiziyle birlikte tazminiistemiyle açtığı işbu davada; davalınınözel hukuk tüzel kişisi olması nedeniyle idari yargıyetkisi kapsamında açılmış bir idari davadansöz etme olanağı bulunmadığındanuyuşmazlığın esasının özel hukukhükümlerine göre adli yargı yerinceçözümlenmesi gerektiğinden bahisle, davayıgörev yönünden reddetmiş; bu karar davacıtarafından temyiz edilmiştir.
Danıştay5. Dairesi: 21.12.2011 gün ve E:2011/4499, K:2011/7855 sayı ile,imtiyaz sözleşmesi ile bir kamu hizmetinin yürütmeklegörevli ve yetkili kılınması nedeniyle, diğerözel hukuk tüzel kişilerinden farklı olarak kimi kamusalayrıcalıklara ve yükümlülüklere tabi olan, 406sayılı Yasa hükümleri ile, kamu kurumlarına nakilhakkı bulunan personeli ilgili olarak bazı kamusal görevleryüklenen davalı şirketin, belirtilen görevlerikapsamında tesis ettiği işlemlerin idari işlemniteliğinde olduğu ve bu işlemlerden kaynaklananuyuşmazlıkların idari yargının görevindebulunduğu sonucuna varıldığı ve aksi yöndekikararda isabet görülmediği gerekçesiyledavacının temyiz isteminin kabulüyle Mersin 2. İdareMahkemesince verilen kararın bozulmasına karar vermiştir.
Mersin 2.İdare Mahkemesi; 27.3.2012 gün ve E:2012/315, K:2012/277 sayıile, bozma kararına uymayarak, önceki görevsizlik kararındaısrar etmiş, bu karar davacı tarafından temyizedilmiştir.
Danıştayİdari Dava Daireleri Kurulu; 21.11.2012 gün ve E:2012/1860,K:2012/2168 sayı ile, uyuşmazlığın idariyargının görevinde bulunduğu sonucunavarıldığı gerekçesiyle, davacının temyizisteminin kabulüne ve Mersin 2. İdare Mahkemesinin 27.3.2012 günve E:2012/315, K:2012/277 sayılı kararının bozulmasınakarar vermiştir.
MERSİN 2.İDAREMAHKEMESİ: 3.10.2013 gün ve E:2013/833 sayı ile, Mahkemelerinin 27.3.2012gün ve E:2012/315, K:2012/277sayılı kararını bozanDanıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 21.11.2012 gün veE:2012/1860, K:2012/2168 sayılı kararına uyulduktan sonra,davalı tarafından süresinde verilen 1. savunmadilekçesinde görev itirazında bulunulduğundan, dosyaincelenerek itirazın gereğinin görüşüldüğü;davalı Şirketin, Telekomünikasyon Kurumuylaimzaladığı "Telekomünikasyon HizmetlerininYürütülmesine İlişkin İmtiyazSözleşmesi" ile belli bir kamu hizmetini yürütmekgörev ve yetkisi ile donatıldığı, bu görev veyetkiler dahilinde bazı kamusal ayrıcalıklara veyükümlülüklere sahip olması nedeniyle herhangi birözel hukuk tüzel kişisinden farklı bir hukuki statüiçinde bulunduğu; bu durumda, imtiyaz sözleşmesi ile birkamu hizmetini yürütmekle görevli ve yetkilikılınması nedeniyle, diğer özel hukukkişilerinden farklı olarak kimi kamusal ayrıcalıklara veyükümlülüklere tabi olan, 406 sayılı Yasahükümleri ile, kamu kurumlarına nakil hakkı bulunanpersoneli ile ilgili olarak bazı kamusal görevler yüklenendavalı Şirketin belirtilen görevleri kapsamında tesisettiği işlemlerin idari işlem niteliğinde olduğu ve buişlemlerden kaynaklanan uyuşmazlıkların idariyargının görevinde bulunduğundan, davalıtarafından yapılan görev itirazının yerindeolmadığı sonucuna ulaşıldığıgerekçesiyle; davalının görev itirazınınreddine ve mahkemelerinin görevli olduğuna karar vermiştir.
Davalıvekilince süresi içinde verilen dilekçe ile olumlugörev uyuşmazlığı çıkarılmasıistemiyle başvuruda bulunulması üzerine dilekçe, davadosyası örneği ile birlikte Yargıtay CumhuriyetBaşsavcılığı’na gönderilmiştir.
YARGITAYCUMHURİYET BAŞSAVCISI; Telekomünikasyon şebekeleriüzerinden sunulan ulusal ve uluslararası ses iletimini ihtiva edentelefon hizmetlerini 31.12.2003 tarihine kadar "tekel" olarakyürütmekle görevli kılınan ve çoğunlukhisseleri kamuya ait bulunan Türk Telekom'un, tekel kapsamında kamuhizmeti yürüten, ancak kuruluş yasasındaki sondüzenlemeler ile kendine özgü statüye sahip olan vesermayesindeki kamu payı %50' nin altına düşünceyekadar kamu kuruluşu niteliğini taşıyan bir kuruluşolduğu; özelleştirme kapsamında bulunan Türk TelekomünikasyonA.Ş.'deki tamamı Hazineye ait bulunan hisselerden % 55'inin, BakanlarKurulu'nun 25.7.2005 tarih ve 2005/9146 sayılı "TürkTelekomünikasyon Anonim Şirketinin" % 55 oranındaki HissesininBlok Olarak Satışına İlişkin Nihai Devirİşlemlerine Dair Kararın YürürlüğeKonulması Hakkında Karar"ı uyarınca, 14.11.2005tarihli Hisse Satış Sözleşmesi ile OjerTelekomünikasyon A.Ş.'ne satıldığı; Anayasa'nın128. maddesinde, "Devletin, kamu iktisadi teşebbüsleri vediğer kamu tüzel kişilerinin genel idare esaslarınagöre yürütmekle yükümlü oldukları kamuhizmetlerinin gerektirdiği asli ve sürekli görevler, memurlar vediğer kamu görevlileri eliyle görülür" hükmününyer aldığı; 406 sayılı Yasa'nın Ek 29. maddesinin3.7.2005 tarih ve 5398 sayılı Kanunla değişik birincifıkrasında, "Türk Telekom hisselerinin devri sonucu kamupayının yüzde ellinin altına düşmesi durumunda;Türk Telekomda ek 22 nci maddenin (a) bendinin bu Kanunla yürürlüktenkaldırılan hükümleri uyarınca belirlenen asli vesürekli görevlerde çalışmakta olanlar ile 22.1.1990tarihli ve 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye tabiolarak kadrolu veya sözleşmeli personel statüsündeçalışanlar ve kapsam dışı personel, kamugörevlerinden yüzseksen gün aylıksız izinlisayılır. Bu personel belirtilen süre içinde TürkTelekomda çalışmaya devam eder ve hisse devir tarihinden nakliiçin Devlet Personel Başkanlığına bildirildikleritarihe kadarki aylık ücret, harcırah, sağlıkgiderleri, cenaze giderleri ve ölüm yardımı ile diğermali ve özlük hakları Türk Telekom tarafındankarşılanır..." hükmünün yeraldığı; bu duruma göre, davalı Türk Telekomhisselerinin devrinin fiilen gerçekleştiği tarihten sonradavacı ile davalı şirket arasındakiuyuşmazlığın, 01/01/2006 tarihinden itibaren yeni nakilbelgesi düzenleninceye kadar geçen süre içinde tahakkukeden zam ve tazminatlar ile maaş nakil ilmühaberinindüzenlendiği tarihinden itibaren ödenmesi gerektiği haldeödenmeyen eksik ücretlerinin yasal faizi ile ödenmesi vedavalının redde ilişkin işleminin iptali talebindenkaynaklandığı; öte yandan, 2577 sayılıİdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "İdari DavaTürleri ve İdari Yargı Yetkisinin Sınırı"başlıklı 2. maddesinin değişik 1 numaralıbendinde: / "a) (Değişik: 8.6.2000-4577/5md) idari işlemlerhakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biriile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleriiçin menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılaniptal davaları, / İdari eylem ve işlemlerden dolayıkişisel haklan doğrudan muhtel olanlar tarafındanaçılan tam yargı davaları, /(Değişik:18.12.1999-4492/6 md.) Tahkim yolu öngörülenimtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinden doğanuyuşmazlıklar hariç, kamu hizmetlerinden birininyürütülmesi için yapılan her türlü idarisözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkanuyuşmazlıklara ilişkin davalar." idari dava türleriolarak sayılmış olup; kural olarak, idari yargıda ancakDevlete ve kamu tüzel kişilerine karşı açılandavalara bakılabileceği; dolayısıyla, davanınaçıldığı tarihte davalı mevkiinde kamukuruluşu niteliği taşımayan Türk TelekomünikasyonA.Ş.'nin olması karşısında, ortada idari yargıyetkisi kapsamında açılmış bir idari davabulunduğundan söz etmenin olanaksız olduğu; belirtilentüm bu hususlara göre, daha önce davalı şirkettegörev yapmış olan davacı ile özelleştirilenkuruluş arasındaki uyuşmazlık konusu davanın,özel hukuk hükümlerine göre görüm veçözümünde adli yargı yerinin görevlibulunduğu gerekçesiyle; 2247 sayılı Kanun'un 10. ve 13.maddeleri gereğince, olumlu görev uyuşmazlığıçıkarılmasına, dosyanın UyuşmazlıkMahkemesi Başkanlığına gönderilmesine kararvermiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE: Uyuşmazlık Mahkemesi HukukBölümü’nün, SerdarÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında,Üyeler: Eyüp Sabri BAYDAR, Ali ÇOLAK, Nurdane TOPUZ, ErtuğrulARSLANOĞLU, Ayhan AKARSU ve Mehmet AKBULUT’unkatılımlarıyla yapılan 2.6.2014 günlütoplantısında;
l-İLK İNCELEME: Dosya örneğiüzerinde 2247 sayılı Yasa’nın 27. maddesiuyarınca yapılan incelemeye göre; davalı vekilininanılan Yasanın 10/2 maddesinde öngörülen yöntemeuygun olarak yaptığı görev itirazınınreddedilmesi ve 12/1. maddede belirtilen süre içinde başvurudabulunması üzerine Yargıtay CumhuriyetBaşsavcısı’nca, 10. maddede öngörülenbiçimde olumlu görev uyuşmazlığıçıkarıldığı anlaşılmaktadır.Usule ilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığından, görevuyuşmazlığının esasının incelenmesineoybirliği ile karar verildi.
II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hakim TaşkınÇELİK’in, davanın çözümünde adliyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Mehmet BAYHAN ile DanıştaySavcısı Mehmet Ali GÜMÜŞ’ün davada adliyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava,davalı şirkette görev yapmakta iken, 406 sayılıYasa'nın Ek-29. maddesi ile 4046 sayılı Yasa'nın 22.maddesine göre adı Devlet Personel Başkanlığınabildirilen, sonrasında Kamu Kurumu emrine atanan davacıtarafından; maaş nakil ilmühaberinin düzeltilmesi istemiyleyaptığı başvurunun reddine ilişkin işlemin iptaliile mahrum kaldığı ek ödemelerden doğan parasalhaklarının faiziyle birlikte ödenmesi istemiyleaçılmıştır.
1953tarih ve 6145 sayılı Yasa ile, Türkiye Cumhuriyeti Posta,Telgraf ve Telefon İşletmesi kurulmuş; 1924 tarih ve 406sayılı Telgraf ve Telefon Kanunu’nun 10.6.1994 tarih ve 4000sayılı Yasa’yla değiştirilen 1. maddesi ile, posta vetelgraf tesis ve işletmesine ilişkin hizmetler, Postaİşletmesi Genel Müdürlüğü’nce(P.İ), telekomünikasyon hizmetleri ise, “TürkTelekomünikasyon Anonim Şirketi (Şirket)” tarafındanyürütülecek şekilde yenidenyapılandırılmıştır.
27.1.2000tarih ve 4502 sayılı Yasa’nın 1. maddesi ile, 406sayılı Yasa’nın 1. maddesine eklenen dokuzuncufıkrada, “Türk Telekom, bu Kanun ve özel hukukhükümlerine tabi bir anonim şirkettir. Kamu İktisadiTeşebbüslerinin kuruluş, teşkilât ve faaliyetleri ileilgili mevzuat Türk Telekom’a uygulanmaz. Sadece, TürkiyeBüyük Millet Meclisi denetimine ilişkin 2.4.1987 tarihli ve 3346sayılı Kanunun 9 uncu maddesi hükümleriuygulanır” denilmiş; anılan fıkra hükmü,12.5.2001 tarih ve 4673 sayılı Yasa’nın 1. maddesi iledeğiştirilmiş ve “Türk Telekom, bu Kanun ve özelhukuk hükümlerine tabi bir anonim şirkettir. Bu Kanunhükümleri saklı kalmak üzere, kamu iktisaditeşebbüsleri de dahil, sermayesinin yarısından fazlasıkamuya ait olan kamu kurum, kuruluş ve ortaklıklarına uygulananmevzuat Türk Telekom’a uygulanmaz. Sermayesinin yarısındanfazlası kamuda kaldığı sürece, TürkiyeBüyük Millet Meclisi denetimine ilişkin 2.4.1987 tarihli ve 3346sayılı Kanunun 9 uncu maddesi hükümleri uygulanır.16.7.1965 tarihli ve 697 sayılı Kanun ile milli güvenlik ve kamudüzeniyle sıkıyönetim ve seferberlik hallerindetelekomünikasyon hizmetlerinin yürütülmesine ilişkinözel kanunların hükümleri saklıdır”; Ek 29.maddesinin 3.7.2005 gün ve 5398 sayılı Kanun’un 14.maddesi ile değişik birinci fıkrasında, “TürkTelekom hisselerinin devri sonucu kamu payının yüzde ellininaltına düşmesi durumunda; Türk Telekomda ek 22 nci maddenin(a) bendinin bu Kanunla yürürlükten kaldırılanhükümleri uyarınca belirlenen aslî ve sürekligörevlerde çalışmakta olanlar ile 22.1.1990 tarihli ve399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye tâbi olarakkadrolu veya sözleşmeli personel statüsündeçalışanlar ve kapsam dışı personel, kamugörevlerinden yüzseksen gün aylıksız izinlisayılır…” denilmiştir.
Öteyandan; 406 sayılı Yasa’nın 4502 sayılı Yasa iledeğişik 2. maddesinin (c) bendinin birinci alt bendinin birincicümlesinde, “Türk Telekom; telekomünikasyonşebekeleri üzerinden sunulan ulusal ve uluslararası sesiletimini ihtiva eden telefon hizmetlerini, 31.12.2003 tarihine kadar bu Kanunve görev sözleşmesi çerçevesinde tekel olarakyürütür” denildikten sonra, anılan (c) bendininbirinci alt bendine 12.5.2001 tarih ve 4673 sayılı Yasa ile eklenenüçüncü cümlede, “Ancak, TürkTelekom’daki kamu payı %50’nin altınadüştüğünde, Türk Telekom’un tüm tekelhakları 31.12.2003 tarihinden önce de olsa ortadan kalkmışolur” denilmiş; 4502 sayılı Yasa’nınGeçici 3. maddesi ile de Türk Telekomünikasyon A.Ş., 233sayılı KHK’nin ekindeki “B-Kamu İktisadiKuruluşları (KİK)” bölümünde yer alankuruluşlar listesinden çıkarılmıştır.
Budüzenlemeler birlikte değerlendirildiğinde,telekomünikasyon şebekeleri üzerinden sunulan ulusal veuluslararası ses iletimini ihtiva eden telefon hizmetlerini 31.12.2003tarihine kadar “tekel” olarak yürütmekle görevlikılınan ve çoğunluk hisseleri kamuya ait bulunanTürk Telekom’un, tekel kapsamında kamu hizmetiyürüten, ancak kuruluş yasasındaki son düzenlemelerile kendine özgü statüye sahip olan ve sermayesindeki kamupayı %50’nin altına düşünceye kadar kamukuruluşu niteliğini taşıyan bir kuruluş olduğutartışmasızdır.
Özelleştirmekapsamında bulunan Türk Telekomünikasyon A.Ş.’dekitamamı Hazineye ait bulunan hisselerden % 55’i, BakanlarKurulu’nun 25.7.2005 tarih ve 2005/9146 sayılı “Türk Telekomünikasyon Anonim Şirketi (TürkTelekom)’nin % 55 Oranındaki Hissesinin Blok OlarakSatışına İlişkin Nihai Devir İşlemlerineDair Kararın Yürürlüğe Konulması HakkındaKarar”ı uyarınca, 14.11.2005 tarihli Hisse SatışSözleşmesi ile (6.550.000.000 USD. bedelle) OjerTelekomünikasyon A.Ş.’ne satılmıştır.
Bu süreceparalel olarak Türk Telekom personelinin durumu incelendiğinde:
TürkTelekom A.Ş., 4502 sayılı Yasa’nın 29.1.2000 tarih ve23948 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarakyürürlüğe girdiği dikkatealındığında, 29.1.2000 tarihi itibariyle 233 sayılıKHK kapsamıdışında kalmış ve anılan KHK eki cetvellerdençıkarılmış olması nedeniyle,Uyuşmazlık Mahkemesi Genel Kurulu’nun 22.1.1996 gün ve E:1995/1, K:1996/1 sayılı veözelleştirme kapsamında bulunan kamu iktisadi teşebbüslerindesözleşmeli veya kapsam dışı statüdeçalışan personelin kurumları ile olan ilişkilerindendoğan anlaşmazlıkların çözüm yerinin idariyargı olduğu yolundaki İlke Kararı kapsamıdışında değerlendirilmesi gerekmektedir. Anılan4502 sayılı Yasa’nın 13. maddesi ile 406 sayılıYasa’ya eklenen Ek 22. maddenin (a) bendinde, “a) Personelinstatüsü: Telekomünikasyon hizmetlerinin gerektirdiği aslive sürekli görevler telekomünikasyon alanında sekizyıl tecrübeye sahip ve en az dört yıllık yükseköğrenim görmüş bir genel müdür ile kadro,unvan, derece ve sayıları Yönetim Kurulunun önerisi veBakanlığın teklifi üzerine bu Kanununyürürlüğe girdiği tarihten itibaren yüzseksengün içerisinde Bakanlar Kurulu Kararı ile belirlenenkadrolarda istihdam edilen personel eliyle yürütülür. Bu personel hakkında bu Kanunda öngörülenhükümler saklı kalmak üzere 399 sayılı KanunHükmünde Kararname hükümleri uygulanır. Bunlarındışında kalan personel iş mevzuatı uyarıncaistihdam edilir. İş mevzuatına göre istihdam edilenlereilişkin kayıt ve şartlar Yönetim Kurulu tarafındantayin olunur” hükmüne yer verilmiş; bu benthükmü, 4673 ve 5189 sayılı Yasalarla yapılandeğişiklikler sonucunda; “a) Personelin statüsü: (Ekibare: 12.5.2001-4673/6. md.) Türk Telekomdaki kamu payı%50’nin altına düşünceye kadar, Türk TelekomYönetim Kurulu üyeliklerine atanacaklarda Devlet memurluğunaatanabilme genel şartlarına sahip olma ve en az dörtyıllık yüksek öğrenim görme şartlarıaranır. (Mülga ikinci ve üçüncü cümle:16.6.2004-5189/12 md.) Bunların dışında kalan personeliş mevzuatı uyarınca istihdam edilir. İşmevzuatına göre istihdam edilenlere ilişkin kayıt veşartlar Yönetim Kurulu tarafından tayin olunur”hükmünü almış; aynı maddenin (b) bendinin ikinciparagrafında da iş mevzuatına tabi olan Türk Telekomçalışanlarının aylık ücretlerininkendilerini atamaya yetkili olan Yönetim Kurulu tarafından tespitolunacağı kurala bağlanmıştır. 406sayılı Yasa’nın anılan Ek 22. maddesi uyarınca,Türk Telekom A.Ş. Genel Müdürlüğü’neait asli ve sürekli kadrolar belirlenerek 4.4.2000 tarih ve 24010(Mükerrer) sayılı R.G. de yayımlanan 31.3.2000 tarih ve2000/331 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ekinde yer alan listede:merkez teşkilatı için 100 ve taşra teşkilatı için100 (6 Bölge Müdürü, 12 Bölge MüdürYardımcısı ve 82 İl Telekom Müdürü) kadroihdas edilmiş; öte yandan, aynı Yasa maddesinin verdiğiyetkiye dayanılarak hazırlanan “Türk TelekomünikasyonA.Ş. Kapsam Dışı Personel Yönetmeliği” adıaltındaki düzenleme, Yönetim Kurulunun 31.8.2000 tarih ve 407sayılı kararıyla kabul edilmek suretiyleyürürlüğe konulmuştur. Kanunla,Kurumda görev yapan personelden asli ve sürekli görev yapacakolanları kadro unvanı itibariyle belirlemek konusunda BakanlarKurulu'na yetki verildiği açıktır. Bu yetki 4502sayılı Kanun’un yürürlüğe girdiği29.1.2000 tarihi ile 5189 sayılı Kanun’unyürürlüğe girdiği 2.7.2004 tarihleri arasındageçerli olmuştur. Anayasa’nın128. maddesinde, “Devletin, kamu iktisadî teşebbüsleri vediğer kamu tüzelkişilerinin genel idare esaslarınagöre yürütmekle yükümlü oldukları kamuhizmetlerinin gerektirdiği aslî ve sürekli görevler,memurlar ve diğer kamu görevlileri eliylegörülür” denilmiştir. 406sayılı Yasa’nın Ek 29. maddesinin 3.7.2005 tarih ve 5398sayılı Kanun’la değişik birinci fıkrasında,“Türk Telekom hisselerinin devri sonucu kamu payınınyüzde ellinin altına düşmesi durumunda; Türk Telekomdaek 22 nci maddenin (a) bendinin bu Kanunla yürürlüktenkaldırılan hükümleri uyarınca belirlenen asli vesürekli görevlerde çalışmakta olanlar ile 22.1.1990tarihli ve 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye tabiolarak kadrolu veya sözleşmeli personel statüsündeçalışanlar ve kapsam dışı personel, kamugörevlerinden yüzseksen gün aylıksız izinlisayılır. Bu personel belirtilen süre içinde TürkTelekomda çalışmaya devam eder ve hisse devir tarihinden nakliiçin Devlet Personel Başkanlığına bildirildikleritarihe kadarki aylık ücret, harcırah, sağlıkgiderleri, cenaze giderleri ve ölüm yardımı ile diğermali ve özlük hakları Türk Telekom tarafındankarşılanır…” denilerek, yasakoyucu tarafındanTürk Telekom’da 22.1.1990 tarihli ve 399 sayılı KanunHükmünde Kararnameye tabi olarak sözleşmeli personelstatüsünde çalışanlar ile kapsam dışıpersonel, kamu personeli sayılmıştır. Olayda,davalının hisse devir (14.11.2005) tarihinde davalı Kurumdaçalışmakta iken 406 sayılı Yasa'nın Ek-29.maddesi ile 4046 sayılı Yasa'nın 22. maddesine göreadı Devlet Personel Başkanlığına bildirilen ve sonrasındakamu kurumu emrine atanan davacı tarafından; maaş nakililmühaberinin düzeltilmesi istemiyle yapılan başvurusunun reddineilişkin işlemin iptali ve yoksun kaldığı parasalhakların ödenmesi istemiyle 22.12.2010 tarihinde davaaçılmıştır. 2577sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun“İdari Dava Türleri ve İdari Yargı YetkisininSınırı” başlıklı 2. maddesinindeğişik 1 numaralı bendinde: “a)(Değişik : 8.6.2000-4577/5 md.) İdari işlemlerhakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biriile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleriiçin menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılaniptal davaları, b)İdari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel haklarıdoğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargıdavaları, c)(Değişik: 18.12.1999-4492/6 md.) Tahkim yolu öngörülenimtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinden doğanuyuşmazlıklar hariç, kamu hizmetlerinden birininyürütülmesi için yapılan her türlü idarisözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkanuyuşmazlıklara ilişkin davalar” idari dava türleriolarak sayılmış olup; kural olarak, idari yargıda ancakDevlete ve kamu tüzel kişilerine karşı açılandavalara bakılabilir. Bunagöre, iptali istenilen işlemin tesis edildiği tarihtedavalı mevkiinde kamu kuruluşu niteliği taşımayanTürk Telekomünikasyon A.Ş.'nin olmasıkarşısında, idari yargı yetkisi kapsamındaaçılmış bir idari dava bulunduğundan sözetmekolanaksız olduğundan; uyuşmazlığın,özel hukuk hükümlerine göre görüm veçözümünde adli yargı yerinin görevliolduğu sonucuna varılmıştır. Belirtilennedenlerle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı’nınbaşvurusunun kabulü ile Mersin 2. İdare MahkemesininGörevlilik Kararının kaldırılması gerekmiştir. S O N UÇ : Davanın çözümündeADLİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle YargıtayCumhuriyet Başsavcısı’nın BAŞVURUSUNUNKABULÜ ile Mersin 2.İdare Mahkemesinin 3.10.2013 gün veE:2013/833 sayılı GÖREVLİLİK KARARININ KALDIRILMASINA,2.6.2014 gününde OY BİRLİĞİ İLE KESİNOLARAK karar verildi. Başkan Serdar ÖZGÜLDÜR Üye Eyüp Sabri BAYDAR Üye Ertuğrul ARSLANOĞLU Üye Ali ÇOLAK Üye Ayhan AKARSU Üye Nurdane TOPUZ Üye Mehmet AKBULUT
Full & Egal Universal Law Academy