T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2014 / 588
KARAR NO : 2014 / 641
KARAR TR : 2.6.2014
ÖZET : 4925 sayılı Karayolları Taşıma Kanunu uyarınca verilen idari para ceza-sının iptali istemiyle açılan davanın, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk. K A R A R Davacı : N.Isı Mühendislik ve Tic.Ltd. Şti. Vekili : Av. O.D. Davalı : Ulaştırma Denizcilik veHaberleşme Bakanlığı 1.Bölgemüdürlüğü OL A Y : UlaştırmaDenizcilik ve Haberleşme Bakanlığı 1.Bölgemüdürlüğünce yapılan denetim sırasındadavacı adına kayıtlı 34……. plakasayılı aracın yetki belgesiz yük/eşyataşımacılığı faaliyetinde bulunduğununtespit edildiğinden bahisle, davacı adına 4925 sayılıKarayolu Taşıma Kanunu’nun 26/a. maddesi uyarınca 7.3.2013gün ve UBK-A 418818 seri-sıra sayılı işlem ile 2.615,00TL idari para cezası verilmiştir. Davacı, idari paracezasının iptali istemiyle adli yargı yerine itirazda bulunmuştur. İSTANBUL ANADOLU 33. SULH CEZAMAHKEMESİ: 6.5.2013 gün ve D.İş:2013/154 sayı ile,davacı adına 2918 sayılı Karayolları TrafikKanunu’nun Ek 2/3. maddesi uyarınca idari para cezasıverildiği ve aracın trafikten men edildiği belirtilerek,Uyuşmazlık Mahkemesinin benzer kararları uyarınca idaripara cezası yanında aracın trafikten men edilmesi kararı daverildiğinden bahisle görevli yargı yerinin idari yargıyeri olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı vermiş,yapılan itiraz İstanbul Anadolu 28. Asliye Ceza Mahkemesi’ncekesin olarak reddedilmiştir Bu kez, davacı vekili idaripara cezasının 4925 sayılı Kanun uyarıncaverildiğini ve araç hakkında trafikten men kararıverilmediğini belirterek, idari para cezasının iptali istemiyleidari yargı yerine dava açmıştır. İSTANBUL 9. İDARE MAHKEMESİ; 21.8.2013 gün ve E:2013/1690,K:2013/1400 sayı ile, davacıya4925 sayılı Kanun uyarınca idari para cezası verildiğive bu Kanun’da da idari para cezalarına karşı kanun yoludüzenlemesi bulunmadığından, Kabahatler Kanunuuyarınca davanın çözümünün adli yargıyerine ait olduğu gerekçesiyle, davanın görevyönünden reddine karar vermiş, yapılan itiraz üzerine,İstanbul Bölge İdare Mahkemesi’nce hükmünonanmasına karar verilmiştir. İNCELEME VE GEREKÇE: Uyuşmazlık MahkemesiHukuk Bölümü’nün, SerdarÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında,Üyeler: Eyüp Sabri BAYDAR, Ali ÇOLAK, Nurdane TOPUZ, ErtuğrulARSLANOĞLU, Ayhan AKARSU ve Mehmet AKBULUT’unkatılımlarıyla yapılan 2.6.2014 günlütoplantısında: l-İLK İNCELEME:Dosyaüzerinde 2247 sayılı Yasa’nın 27. maddesiuyarınca yapılan incelemeye göre: Uyuşmazlık Mahkemesi GenelKurulu’nun 11.7.1988 günlü, E:1988/1, K:1988/1 sayılıİlke Kararında, “2247 sayılı UyuşmazlıkMahkemesinin Kuruluş ve İşleyişi Hakkında Kanununbütünüyle incelenip değerlendirilmesinden, bu Kanununuygulanması yönünden 2 nci maddesinin ikincifıkrasında yer alan, ‘ceza uyuşmazlıkları’ibaresinden, savcının ya da şahsi davacının talebi ilebaşlayan yargılaması sonunda sanığınmahkumiyetine ya da beraatine hükmedilebilecek davalarda, askeri ve adliceza mahkemeleri arasında çıkan görev ve hüküm uyuşmazlıklarının anlaşılması, bunun dışında kalan tüm görev uyuşmazlıklarının ‘hukukuyuşmazlığı’ sayılması gerektiğisonucuna varılmaktadır. Uygulanması idari organlarabırakılan cezalar, adli nitelikte olmadığından, bunlarhakkında yapılan itirazlar ya da açılan davalar‘ceza davası’ olarak nitelendirilemezler. İdariniteliklerinden dolayı bu davalara ilişkin görev vehüküm uyuşmazlıklarının UyuşmazlıkMahkemesinin Hukuk Bölümünde incelenipçözümlenmesi gerektiği...”açıkça belirtilmiştir. Bu durumgözetildiğinde, olay bölümünde yazılıbaşvuru konusu görev uyuşmazlığının HukukBölümünde incelenmesi gerektiği kuşkusuzdur. Adli ve idari yargıyerleri arasında 2247 sayılı Yasa'nın 14. maddesindeöngörülen biçimde olumsuz görevuyuşmazlığı doğduğu ve idari yargıdosyasının 15. maddede belirtilen hükmün aksine davacıvekilinin istemi üzerine son görevsizlik kararını verenmahkemece, adli yargı dosyası temin edilmeden UyuşmazlıkMahkemesine gönderildiği görülmüş ise de, dosyaiçinde bulunan bilgi ve belgelerden adli yargı yerince verilengörevsizlik kararının kesinleşmiş olduğu vesonuçta usule ilişkin işlemlerde herhangi bir noksanlıkbulunmadığı anlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi. II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hakim Gülten FatmaBÜYÜKEREN’in, davanın çözümünde adliyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Mehmet BAYHAN ile DanıştaySavcısı Mehmet Ali GÜMÜŞ’ün adliyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, 4925 sayılıKanun’un 26. maddesine göre verilen idari para cezasınınkaldırılması istemiyle açılmıştır. 4925 sayılı KarayoluTaşıma Kanunu’nun 5. maddesinde, taşımacılık,acentelik ve taşıma işleri komisyonculuğu ile nakliyatambarı ve kargo işletmeciliği yapılabilmesi içinBakanlıktan yetki belgesi alınmasının zorunlu olduğu,idari para cezaları başlıklı 26. maddesinde, bu Kanun’un5 inci maddesine göre yetki belgesi almadan taşıma işindefaaliyette bulunanlara ikibin Türk lirası idari para cezasıverileceği düzenlenmiş; 30. maddesinde, para cezalarınakarşı tebliğ tarihinden itibaren otuz gün içerisindeyetkili idare mahkemesine itiraz edilebileceği, itiraz üzerineverilen kararların kesin olduğu öngörülmüşken,bu madde, önce 23.1.2008 gün ve 5728 sayılı Kanun’un520. maddesiyle, “BuKanunda belirtilen idarî para cezasını gerektiren fiillerinişlendiği tarihten itibaren bir yıl içinde aynınitelikteki fiili üç defa işlediği tespit edilengerçek ve tüzel kişilere, işlediği fiillerincezalarının toplamının on katı idarî paracezası verilir ve taşıt şoförünün yurtiçi ve yurt dışı taşımalarda sürücümesleki yeterlilik belgesi ile varsa uluslararası sürücüsertifikası bir yıl süreyle askıya alınır”şeklinde değiştirilmiş; daha sonra 25.6.2009 gün ve 5917 sayılı Kanun’un47. maddesi ile yürürlüktenkaldırılmıştır.5917 sayılıKanun hükümleri 10.7.2009 tarihinde yürürlüğegirmiştir. 4925 sayılı KarayoluTaşıma Kanunu’nda 12.7.2013 gün ve 6495 sayılıKanun’un 32. maddesiyle ve son olarak 6.2.2014 gün ve 6518sayılı Kanun’un 60. maddesiyle değişiklikler yapılmış,bu haliyle de idari para cezasına karşı kanun yolunailişkin bir düzenlemeye yer verilmemiştir. Öte yandan; 30.3.2005 gün ve5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 6.12.2006 gün ve 5560sayılı Yasa’nın 31. maddesiyle değiştirilen 3.maddesinde," (1) Bu Kanunun; a)İdarî yaptırım kararlarına karşı kanunyoluna ilişkin hükümleri, diğer kanunlarda aksinehüküm bulunmaması halinde, b)Diğer genel hükümleri, idarî para cezası veyamülkiyetin kamuya geçirilmesi yaptırımınıgerektiren bütün fiiller hakkında, uygulanır";Kanunun “Başvuru yolu” başlıklı 27.maddesinin 1. fıkrasında ise "idari para cezası vemülkiyetin kamuya geçirilmesine ilişkin idariyaptırım kararına karşı, kararın tebliğiveya tefhimi tarihinden itibaren en geç onbeş güniçinde, sulh ceza mahkemesine başvurulabilir. Bu süreiçinde başvurunun yapılmamış olması halindeidari yaptırım kararı kesinleşir" düzenlemeleriyer almıştır. Bu düzenlemelere göre;Kabahatler Kanunu’nun, idarî yaptırım kararlarınakarşı kanun yoluna ilişkin hükümlerinin, diğerkanunlarda aksine hüküm bulunmaması halindeuygulanacağı; diğer kanunlarda görevli mahkemeningösterilmesi durumunda ise uygulanmayacağıanlaşılmaktadır. Görev kuralları kamudüzenine ilişkin olduğundan, görev konusunda taraflariçin bir müktesep hak doğmayacağı; bu nedenle, yenibir yasayla kabul edilen görev kurallarının, geçmişede etkili olacağı, bilinen bir genel hukuk ilkesidir. Davanınaçıldığı andaki kurallara göre görevliolan mahkeme, yeni bir yasa ile görevsiz hale gelmiş ise,(davanın açıldığı anda görevli olan vefakat yeni yasaya göre görevsiz hale gelen) mahkemenin görevsizlikkararı vermesi gerekeceği; ancak, yeni yasadaki görevkuralının, değişikliğin yürürlüğegirmesinden sonra açılacak davalarda uygulanacağına dairintikal hükümlerinin varlığı halinde, mahkemecegörevsizlik kararı verilemeyeceği açıktır. Diğer taraftan, davagörevsiz mahkemede açılmış, bu sıradayapılan bir kanun değişikliği ile görevsiz mahkeme odava için görevli hale gelmiş ise, mahkeme, artıkgörevsizlik kararı veremeyip (yeni kanuna göre görevli halegeldiği için) davaya bakmaya devam etmesi gerekir. İncelenenuyuşmazlıkta, öngörülen idari para cezasının5326 sayılı Kanun’un 16. maddesinde belirtilen idariyaptırım türlerinden biri olduğu, 4925 sayılıKarayolu Taşıma Kanunu’nda da idari para cezasına itirazkonusunda görevli mahkemenin gösterilmediğianlaşılmıştır. Bu durumda, Kabahatler Kanunu’nun5560 sayılı Kanun’la değişik 3. maddesindebelirtildiği üzere, idari yaptırım kararlarınakarşı kanun yoluna ilişkin hükümlerinin, diğerkanunlarda aksine hüküm bulunmaması halinde uygulanacağınedeniyle, görevli mahkemenin belirlenmesinde 5326 sayılı Yasahükümleri dikkate alınacağından, idari paracezasına karşı açılan davanın görümve çözümünde, anılan Kanunun 27. maddesinin (1)numaralı bendi uyarınca adli yargı yerinin görevliolduğu sonucuna varılmıştır. Açıklanannedenlerle, İstanbul Anadolu 33. Sulh Ceza Mahkemesi’nce verilengörevsizlik kararının kaldırılması gerekmiştir. S O N U Ç : Davanınçözümünde ADLİ YARGININ görevli olduğuna,bu nedenle İstanbul Anadolu 33. Sulh Ceza Mahkemesinin 6.5.2013 günve D.İş:2013/154 sayılıGÖREVSİZLİK KARARININKALDIRILMASINA, 2.6.2014 gününde OYBİRLİĞİİLE KESİN OLARAK karar verildi. Başkan Serdar ÖZGÜLDÜR Üye Eyüp Sabri BAYDAR Üye Ertuğrul ARSLANOĞLU Üye Ali ÇOLAK Üye Ayhan AKARSU Üye Nurdane TOPUZ Üye Mehmet AKBULUT
Full & Egal Universal Law Academy