T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2014 / 624
KARAR NO : 2014 / 672
KARAR TR : 2.6.2014
ÖZET : 2918 sayılı Yasa’nın Ek 2. maddesi üçüncü fıkrası uyarınca verilen idari para cezasının iptal edilmesi istemiyle açılan davanın ADLİ YARGI YERİNDE çözümlen-mesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı :H.Ç.
Davalı :Karasu Kaymakamlığı, Jandarma Bölük Komutanlığı
O L AY : Karasu İlçeJandarma Komutanlığı Jandarma Trafik Tim Komutanlı-ğınca,1.10.2013 günü, Kocaali İlçesinden Karasuİlçe merkezine öğrenci taşıdığıbildirilen davacı adına kayıtlı 7-8 kişi kapasiteli54…… plaka sayılı aracın 16-17 kişi alarak yolaçıktığının ihbarı üzerine,aracın Karasu İlçe girişinde durdurularak yapılanincelemesinde, yasa dışı taşımacılıkyaptığının tespit edildiğinden bahisle, 2918sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun Ek 2/3. madde vefıkrası uyarınca, araç sahibi davacı adına 1.10.2013tarih ve FZ-957191 seri-sıra numaralı Trafik İdari ParaCezası Karar Tutanağı düzenlenerek 2.102,00 TL idari paracezası verilmiş ve ayrıca bu tutanağa istinadendüzenlenen 1.10.2013 tarih ve A-175 sayılı Araç TrafiktenMen Tutanağı ile araç 60 gün süre ile trafikten menedilerek muhafaza altına alınmıştır.
Davacı, idari para cezasıile aracın 60 gün süre ile trafikten men edilmesine ilişkinkararın iptal edilmesi istemiyle adli yargıyerine başvuruda bulunmuştur.
KOCAALİ SULH CEZA MAHKEMESİ:20.12.2013 gün ve D.İş:2013/164 sayıyla; davacınınmen tutanağına karşı da davaaçtığını belirterek, 5326 ve 2918 sayılı Kanunlaruyarınca araç men tutanağının iptali istemiyleaçılan davada idari yargı yeri görevli oldu-ğundaneldeki bu davanın çözümünün de idari yargıyerine ait olduğu gerekçesiyle görev-sizlik kararıvermiş, yapılan itiraz Kocaali Asliye Ceza Mahkemesi’nce kesinolarak redde-dilmiştir.
Davacı, bu kez idari paracezasının iptali istemiyle idari yargı yerinde davaaçmıştır.
SAKARYA 1. İDARE MAHKEMESİ: 28.4.2014gün ve E:2014/203 sayıyla; davacının sadece idari paracezasına karşı dava açtığı belirtilerek,5326 sayılı Kabahatler Kanunu uyarınca davanınçözümünün adli yargı yerine ait olduğugerekçesiyle, 2247 sayılı Uyuşmazlık MahkemesininKuruluş ve İşleyişi Hakkında Kanun’un 19.maddesi uyarınca görevli yargı yerinin belirtilmesi içinUyuşmazlık Mahkemesi'ne başvurulmasına ve işinincelenmesinin Uyuşmazlık Mahkemesi’nin karar vermesinedeğin ertelenmesine karar vermiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:
Uyuşmazlık MahkemesiHukuk Bölümü’nün, SerdarÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında,Üyeler: Eyüp Sabri BAYDAR, Ali ÇOLAK, Nurdane TOPUZ, ErtuğrulARSLANOĞLU, Ayhan AKARSU ve Mehmet AKBULUT’unkatılımlarıyla yapılan 2.6.2014 günlütoplantısında:
l-İLK İNCELEME: Dosyaüzerinde 2247 sayılı Yasa’nın 27. maddesiuyarınca yapılan incelemeye göre;
Uyuşmazlık Mahkemesi GenelKurulu’nun 11.7.1988 günlü, E:1988/1, K:1988/1 sayılıİlke Kararında, “2247 sayılı UyuşmazlıkMahkemesinin Kuruluş ve İşleyişi Hakkında Kanunun bütünüyleincelenip değerlendirilmesinden, bu Kanunun uygulanmasıyönünden 2 nci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan,‘ceza uyuşmazlıkları’ ibaresinden,savcının ya da şahsi davacının talebi ilebaşlayan yargılaması sonunda sanığın mahkumiyetine ya da beraatine
hükmedilebilecekdavalarda, askeri ve adli ceza mahkemeleri arasında çıkangörev ve hüküm uyuşmazlıklarınınanlaşılması, bunun dışında kalan tümgörev uyuşmazlıklarının ‘hukukuyuşmazlığı’ sayılması gerektiğisonucuna varılmaktadır. Uygulanması idari organlarabırakılan cezalar, adli nitelikte olmadığından, bunlarhakkında yapılan itirazlar ya da açılan davalar‘ceza davası’ olarak nitelendirilemezler. İdari niteliklerindendolayı bu davalara ilişkin görev ve hükümuyuşmazlıklarının Uyuşmazlık Mahkemesinin HukukBölümünde incelenip çözümlenmesigerektiği…” açıkça belirtilmiştir. Budurum göz önüne alındığında, olaybölümünde yazılı başvuru konusu görevuyuşmazlığının Hukuk Bölümündeincelenmesi gerektiği kuşkusuzdur.
İdare Mahkemesince, 2247sayılı Yasa’nın 19. maddesine göre başvurudabulunulmuş olduğu, idari yargı dosyasının Mahkemece,ekinde adli yargı dosyası ile birlikte UyuşmazlıkMahkemesi’ne gönderildiği ve usule ilişkin işlemlerdeherhangi bir noksanlık bulunmadığıanlaşıldığından “idari paracezası”nın iptali istemiyle açılan dava yönündenoluşan görev uyuşmazlığının esasınınincelenmesine oy birliği ile karar verildi.
II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hakim Gülten FatmaBÜYÜKEREN’in, davanın çözümünde adliyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Mehmet BAYHAN ile DanıştaySavcısı Mehmet Ali GÜMÜŞ’ün adli yargınıngörevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, 2918sayılı Kanun’un Ek 2. maddesinin üçüncüfıkrası uyarınca verilen idari para cezasınınkaldırılması istemiyle açılmıştır.
2918sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun “Araçlarıntescil edildikleri amacın dışındakullanılması” başlığı altındadüzenlenen Ek 2. maddesi, üçüncüfıkrasında, “(Ek fıkra: 31/5/2012-6321/3 md.)İlgili belediyeden izin veya ruhsat almaksızın, belediyesınırları dâhilinde ticari amaçlı yolcutaşıyan kişiye, araç sahibine, bağlı bulunduğudurak, işyeri ve işletmelerin sorumlularına birinci fıkradagösterilen idari para cezası üç kat olarak, fiilinişlendiği tarihten itibaren bir yıl içindetekerrürü halinde ise beş kat olarak uygulanır.Ayrıca, araç her defasında altmış gün süreile trafikten men edilir” hükmü yer almıştır.
UyuşmazlıkMahkemesi, 2918 sayılı Yasa’nın 116. maddesikapsamında araç tescil plakasına göre düzenlenenlerdışında trafik zabıtasınca uygulanan idari paracezalarına karşı açılan davaları; buuygulamanın idari ceza kapsamında bulunması; Yasada idaricezalarla ilgili davalarda görevli yargı yeriniaçıkça belli eden bir hükme yer verilmemesi; 12.7.2013tarih ve 6495 sayılı Kanun’un 20.maddesi ile yapılandeğişiklikten önceki hali ile, bu Yasada gösterilen adlicezalara hükmetmekle görevli mahkemeye işaret eden 112. maddeyede herhangi bir atıfta bulunulmamış olmasıkarşısında ve göreve ilişkin genel ilkelere göreidari yargının görev alanında görmüştür.
30.3.2005gün ve 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 6.12.2006gün ve 5560 sayılı Yasa’nın 31. maddesiyledeğiştirilen 3. maddesinde, " (1) Bu Kanunun;
a) İdarî yaptırım kararlarına karşı kanunyoluna ilişkin hükümleri, diğer kanunlarda aksinehüküm bulunmaması halinde,
b) Diğer genel hükümleri, idarî para cezası veyamülkiyetin kamuya geçirilmesi yaptırımınıgerektiren bütün fiiller hakkında,
uygulanır"; Kanunun “Başvuru yolu”başlıklı 27. maddesinin 1. fıkrasında ise"idari para cezası ve mülkiyetin kamuya geçirilmesineilişkin idari yaptırım kararına karşı,kararın tebliği veya tefhimi tarihinden itibaren en geçonbeş gün içinde, sulh ceza mahkemesine başvurulabilir.Bu süre içinde başvurunun yapılmamışolması halinde idari yaptırım kararı kesinleşir"düzenlemeleri yer almıştır.
Bu düzenlemelere göre; Kabahatler Kanunu’nun, idarîyaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkinhükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hükümbulunmaması halinde uygulanacağı; diğer Kanunlardagörevli mahkemenin gösterilmesi durumunda iseuygulanmayacağı anlaşılmaktadır.
Görevkuralları kamu düzenine ilişkin olduğundan, görevkonusunda taraflar için bir müktesep hakdoğmayacağı; bu nedenle, yeni bir yasayla kabul edilengörev kurallarının, geçmişe de etkiliolacağı, bilinen bir genel hukuk ilkesidir.
Davanın açıldığı andaki kurallara göregörevli olan mahkeme, yeni bir yasa ile görevsiz hale gelmişise, (davanın açıldığı anda görevli olanve fakat yeni yasaya göre görevsiz hale gelen) mahkemeningörevsizlik kararı vermesi gerekeceği; ancak, yeni yasadakigörev kuralının, değişikliğin yürürlüğegirmesinden sonra açılacak davalarda uygulanacağına dairintikal hükümlerinin varlığı halinde, mahkemecegörevsizlik kararı verilemeyeceği açıktır.
Diğertaraftan, dava görevsiz mahkemede açılmış, busırada yapılan bir kanun değişikliği ile görevsizmahkeme o dava için görevli hale gelmiş ise, mahkeme,artık görevsizlik kararı veremeyip (yeni kanuna göregörevli hale geldiği için) davaya bakmaya devam etmesigerekir.
İncelenenuyuşmazlıkta, öngörülen trafik paracezasının 5326 sayılı Kanun’un 16. maddesindebelirtilen idari yaptırım türlerinden biri olduğu, 2918sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nda da bu paracezasına itiraz konusunda görevli mahkemenin gösterilmediğianlaşılmıştır. Bu durumda, Kabahatler Kanunu’nun5560 sayılı Kanun’la değişik 3. maddesindebelirtildiği üzere, idari yaptırım kararlarınakarşı kanun yoluna ilişkin hükümlerinin, diğerkanunlarda aksine hüküm bulunmaması halindeuygulanacağı nedeniyle, görevli mahkemenin belirlenmesinde 5326sayılı Kanun hükümleri dikkatealınacağından, idari para cezasına karşıaçılan davanın görüm veçözümünde, anılan Kanunun 27. maddesinin (1)numaralı bendi uyarınca adli yargı yerinin görevliolduğu sonucuna varılmıştır.
Açıklanannedenlerle, Sakarya 1. İdare Mahkemesinceyapılan başvurunun kabulü ile, Kocaali Sulh CezaMahkemesince verilen görevsizlik kararınınkaldırılması gerekmiştir.
S O N UÇ : Davanın çözümündeADLİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Sakarya 1. İdareMahkemesince yapılan BAŞVURUNUN KABULÜile, Kocaali Sulh Ceza Mahkemesinin 20.12.2013 gün veD.İş:2013/164 sayılı GÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA,2.6.2014 gününde OYBİRLİĞİ İLE KESİNOLARAK karar verildi.
Başkan
Serdar ÖZGÜLDÜR
Üye
Eyüp Sabri
BAYDAR
Üye
Ertuğrul ARSLANOĞLU
Üye
Ali
ÇOLAK
Üye
Ayhan
AKARSU
Üye
Nurdane
TOPUZ
Üye
Mehmet
AKBULUT
Full & Egal Universal Law Academy