T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2014 / 618
KARAR NO : 2014 / 668
KARAR TR : 02.06.2014
ÖZET: Türk Telekomünikasyon A.Ş.’de çalışırken Kurumun özelleştirilmesi nedeniyle başka kuruma nakledilen davacının, maaş nakil ilmühaberinin düzeltilmesi ve alacağının faizi ile birlikte tazmini istemiyle açtığı davanın, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk. K A R A R
Davacı :A.Y.
Vekili : Av. S.Ö.
Davalı :Türk Telekomünikasyon A.Ş.
Vekili : Av. A.İ. (AdliYargıda)
OL A Y : Davacıvekili, dava dilekçesinde özetle; davacının TürkTelekomünikasyon A.Ş.’de nakle tabi personel olarakçalışmakta iken; özelleştirme nedeniyle 24.11.1994tarih ve 4046 sayılı Özelleştirme UygulamalarınınDüzenlenmesine ilişkin Kanunun 22. Maddesi ve 406 sayılıTelgraf ve Telefon Kanununun Ek 29. Maddeleri gereğince Devlet PersonelBaşkanlığı’na bildirilerek akabinde kamuya atanarak 03.01.2011tarihinde Karşıyaka İlçe Milli EğitimMüdürlüğünde göreve başladığıhalde alması gereken ücret ve ek ödemelerialamadığını belirterek, davacınınadının Devlet Personel Başkanlığı’nabildirim tarihi olan 31.08.2010 tarihi itibariyle davalı kurumdanalması gerekli olan ancak alamadığı ücret ve ücreteeklenmesi gereken farklar ile ayrıca 112 günlük ikramiyetutarının sabit bir değer olarak eklenecek şekildemaaş nakil ilmühaberinin yeniden düzenlenmesi ve bu şekliile Devlet Personel Başkanlığı’na bildirilmesi ile 31.08.2010tarihinden itibaren eksik ücret alması nedeniyleuğramış olduğu alacak haklarından fazlaya ilişkinhakları saklı kalmak üzere şimdilik 1000 TL’nin 16.02.2011tarihinden itibaren bankaların mevduata uyguladığı enyüksek faiz ile davalıdan tahsili istemiyle adli yargıda davaaçmıştır.
ANKARA11. İŞ MAHKEMESİ: 17.07.2013 gün ve E:2012/1246K:2013/949 sayılı kararında “…Uyuşmazlık399 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Ek.II cetvelinde yeralan ve sözleşme sonucu hissesi devredilen davalı Kurumdan Tip 2sözleşmesi ile nakle tabi olarak çalışandavacının, davalının özelleştirmeden öncetabi olduğu ve özelleştirme ile bazı hükümlerideğişen 406 Sayılı Kanunun Ek 29. Maddesi kapsamındakidüzenleme ve sözleşmedeki hüküm nedeni ile 375sayılı KHK.nın Ek 3 maddesi ve 399 sayılı KHK nin EkII cetvelinde yer alan Kurumlarda çalışan sözleşmelipersonele yapılan artışlardan yararlanıpyararlanamayacağı, nakledilirken bu artışların yeraldığı ücreti gösteren nakil maaş ilmühaberininbuna göre düzenlenmesi gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktaolup, normatif dayanaklar 406 Sayılı Kanunun Ek 29. Maddesi, 375sayılı KHK. nin Ek 3. maddesi, 399 sayılı KHK nin Ek IIcetveli ve bu Kanun Hükmünde Kararnamelere dayanılarakçıkarılan 2006/1 sayılı tebliğ yanındataraflar arasındaki sözleşme hükümleri olduğu,yasal düzenleme sözleşmedeki hükümler dikkatealındığında, davalı Kurumda özelleştirmeöncesi kapsam dışı olarak çalışan ve 399sayılı KHK hükümlerine tabi olarak ücreti belirlenendavacının özelleştirme sonrasındaçalıştıktan sonra nakledildiği tarihe kadar kamudaaynı statüde çalışanlar için getirilenözlük haklarından yararlandırılarak, nakiledildiklerinde haklarının korunması amaçlanmış,kısaca kapsam dışı olarak kamudaçalışmış gibi sayılmakta olduğu, 406Sayılı Yasa hükümleri ile tanınanayrıcalıkların sonucu olarak bünyesinde belli süre ileçalışmaya devam eden söz konusu personelin kamukuramlarına naklen atanmasının sağlanmasıamacıyla kimi görevler yüklendiği, davalışirketin Telekomünikasyon Kurumu ile Türk Telekom arasındaimzalanan " Telekomünikasyon HizmetlerininYürütülmesine İlişkin İmtiyazSözleşmesi " ile belli bir kamu hizmetini yürütmekgörev ve yetkisi ile donatıldığı, bazı kamusalgörevler yüklenen davalı şirketin, belirtilengörevleri kapsamında tesis ettikleri işlemlerin idari işlemniteliğinde olduğu ve bu işlemlerden kaynaklananuyuşmazlıkların idari yargının görevindebulunduğu, statü hukuku hükümlerine tabi davacıniteliğindeki personel, özelleştirme sonrası belirli birsüreliğine davalı ile özel hukuk hükümlerine tabiolarak iş sözleşmesi kapsamındaçalıştırılmakta, nakledildiğinde tekrarstatü hukuku kapsamına girdiği, davacının işsözleşmesi ile çalıştığıdönemde, davalı şirkete davacının ücretikonusunda " artış oranının kamudaki memur maaşartış oranında " olacağı yönündehükümlülük getirdiği gibi 406 sayılı yasahükümleri uyarınca davalı şirkete hak sahibi personeliDevlet Personel Başkanlığına bildirilmesi, bildirim ileberaber personelin nakledileceği kamu kurumundan yararlanacağıparasal haklara esas olmak üzere memur maaş nakil ilmühaberidüzenlenmesi, personelinin ilişiğinin kesilmesi gibiişlemler yapıldığı, bu işlemlerle idare hukukualanında hukuki sonuçlar doğurduğu ve ilgili personelinnakledilecekleri kurumdaki statülerinin, özlük ve parasal haklarıbelirlediği, söz konusu işlemlerini kamu personeli hakkındave idare hukuku alanında tesis edilmiş birer idari işlemniteliğinde olduğu, idari işlemlerle ilgiliuyuşmazlığın ise adli yargı yerinde değil idariyargı yerinde çözülmesi gerektiği…”şeklindeki gerekçe ile, yargı yolunun caiz olmamasınedeni davanın usulden reddine karar vermiş ve verilen bu karartemyiz edilmeksizin kesinleşmiştir.
Davacı vekili bu kez,aynı istemle idari yargıda dava açmıştır.
İZMİR 3.İDARE MAHKEMESİ: 12.12.2013 gün E:2013/1723, K:2013/2017sayılı kararında özetle; Ankara 11. İşMahkemesi’nin E:2012/1246 sayılı dosyasındaaçılan davada verilen 17.07.2013 gün ve K:2013/949sayılı kararın kesinleşip kesinleşmediğinin,kesinleşti ise hangi tarihte kesinleştiğinin dilekçedebelirtilmediği ve kesinleşme şerhli kararın dosyayasunulmadığı, bu haliyle davanın süresindeaçılıp açılmadığı hususundatereddüde düşülmüş olması nedeniyle, 2577sayılı Kanun’un 3. maddesi hükmüne uygunbulunmayan dava dilekçesinin aynı Kanun’un 15. maddesinin 1.fıkrasının (d) bendi uyarınca bu kararın bildirimtarihinden itibaren otuz gün içinde belirtilen noksanlarıntamamlanarak yeniden dava açılmak üzere reddine,sözü edilen Kanunun 15. maddesinin 3. fıkrası uyarıncayeni dilekçe düzenlenerek dava açılmasına kararverilmiştir.
Bununüzerine, davacı vekili yeni bir dilekçe düzenleyerekyeniden idari yargıya başvurmuştur.
İZMİR3. İDARE MAHKEMESİ : 20.02.2014 gün ve E:2014/196sayı ile vermiş olduğu gönderme kararında özetle;uyuşmazlıkta, davalı mevkiinde kamu kuruluşu niteliğitaşımayan Türk Telekomünikasyon GenelMüdürlüğü’nün olmasıkarşısında, idari yargı yetkisi kapsamındaaçılmış bir idari dava bulunduğundan sözedilemeyeceğinden; uyuşmazlığınçözümünde, özel hukuk hükümlerinegöre adli yargının görevli olduğunu gerekçegöstererek, 2247 sayılı Uyuşmazlık MahkemesininKuruluş ve İşleyişi Hakkında Kanun’un 19.Maddesi hükümleri uyarınca görevli yargı merciininbelirlenmesi için dosyanın Uyuşmazlık mahkemesinegönderilmesine, Uyuşmazlık Mahkemesi’nce karar verilinceyekadar davanın ertelenmesine karar vererek dosya Mahkememizegönderilmiştir.
İNCELEME VEGEREKÇE :
UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, SerdarÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında,Üyeler: Eyüp Sabri BAYDAR, Ali ÇOLAK, Nurdane TOPUZ, ErtuğrulARSLANOĞLU, Ayhan Akarsu ve Mehmet AKBULUT’unkatılımlarıyla yapılan 02.06.2014 günlütoplantısında:
l-İLK İNCELEME:Dosyaüzerinde 2247 sayılı Yasa’nın 27. maddesiuyarınca yapılan incelemeye göre, İdare Mahkemesi’nceanılan Yasa’nın 19. maddesinde öngörülen usul veyönteme uygun biçimde başvuruda bulunulduğuanlaşılmaktadır. Usule ilişkin herhangi bir noksanlıkgörülmediğinden esasının incelenmesine oy birliğiile karar verildi.
II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hakim Filiz BUDAK’ın,davanın çözümünde adli yargınıngörevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan;ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Mehmet BAYHAN ile Danıştay Savcısı MehmetAli GÜMÜŞ’ün davada adli yargınıngörevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, davalışirkette görev yapmakta iken, 406 sayılı Yasa'nınEk-29. maddesi ile 4046 sayılı Yasa'nın 22. maddesine göreadı Devlet Personel Başkanlığına bildirilmesinedeniyle yeni görevine başlayan davacının, maaş nakililmühaberinin yeniden düzenlenmesi ve ödenmeyen ikramiyelerintahsili isteğine ilişkindir.
1953tarih ve 6145 sayılı Yasa ile, Türkiye Cumhuriyeti Posta,Telgraf ve Telefon İşletmesi kurulmuş; 1924 tarih ve 406sayılı Telgraf ve Telefon Kanunu’nun 10.6.1994 tarih ve 4000sayılı Yasa’yla değiştirilen 1. maddesi ile, posta vetelgraf tesis ve işletmesine ilişkin hizmetler, Postaİşletmesi Genel Müdürlüğü’nce (P.İ),telekomünikasyon hizmetleri ise, “Türk TelekomünikasyonAnonim Şirketi (Şirket)” tarafındanyürütülecek şekilde yenidenyapılandırılmıştır.
27.1.2000tarih ve 4502 sayılı Yasa’nın 1. maddesi ile, 406sayılı Yasa’nın 1. maddesine eklenen dokuzuncufıkrada, “Türk Telekom, bu Kanun ve özel hukukhükümlerine tabi bir anonim şirkettir. Kamu İktisadiTeşebbüslerinin kuruluş, teşkilât ve faaliyetleri ileilgili mevzuat Türk Telekom’a uygulanmaz. Sadece, TürkiyeBüyük Millet Meclisi denetimine ilişkin 2.4.1987 tarihli ve 3346sayılı Kanunun 9 uncu maddesi hükümleriuygulanır” denilmiş; anılan fıkra hükmü,12.5.2001 tarih ve 4673 sayılı Yasa’nın 1. maddesi iledeğiştirilmiş ve “Türk Telekom, bu Kanun ve özelhukuk hükümlerine tabi bir anonim şirkettir. Bu Kanun hükümlerisaklı kalmak üzere, kamu iktisadi teşebbüsleri de dahil,sermayesinin yarısından fazlası kamuya ait olan kamu kurum,kuruluş ve ortaklıklarına uygulanan mevzuat TürkTelekom’a uygulanmaz. Sermayesinin yarısından fazlasıkamuda kaldığı sürece, Türkiye Büyük MilletMeclisi denetimine ilişkin 2.4.1987 tarihli ve 3346 sayılıKanunun 9 uncu maddesi hükümleri uygulanır. 16.7.1965 tarihli ve697 sayılı Kanun ile milli güvenlik ve kamu düzeniylesıkıyönetim ve seferberlik hallerinde telekomünikasyonhizmetlerinin yürütülmesine ilişkin özelkanunların hükümleri saklıdır”; Ek 29.maddesinin 3.7.2005 gün ve 5398 sayılı Kanun’un 14.maddesi ile değişik birinci fıkrasında, “TürkTelekom hisselerinin devri sonucu kamu payının yüzde ellininaltına düşmesi durumunda; Türk Telekomda ek 22 nci maddenin(a) bendinin bu Kanunla yürürlükten kaldırılanhükümleri uyarınca belirlenen aslî ve sürekligörevlerde çalışmakta olanlar ile 22.1.1990 tarihli ve399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye tâbi olarakkadrolu veya sözleşmeli personel statüsündeçalışanlar ve kapsam dışı personel, kamugörevlerinden yüzseksen gün aylıksız izinlisayılır…” denilmiştir.
Öte yandan; 406sayılı Yasa’nın 4502 sayılı Yasa iledeğişik 2. maddesinin (c) bendinin birinci alt bendinin birincicümlesinde, “Türk Telekom; telekomünikasyonşebekeleri üzerinden sunulan ulusal ve uluslararası sesiletimini ihtiva eden telefon hizmetlerini, 31.12.2003 tarihine kadar bu Kanunve görev sözleşmesi çerçevesinde tekel olarak yürütür”denildikten sonra, anılan (c) bendinin birinci alt bendine 12.5.2001 tarihve 4673 sayılı Yasa ile eklenen üçüncücümlede, “Ancak, Türk Telekom’daki kamu payı%50’nin altına düştüğünde, TürkTelekom’un tüm tekel hakları 31.12.2003 tarihinden önce deolsa ortadan kalkmış olur” denilmiş; 4502 sayılıYasa’nın Geçici 3. maddesi ile de TürkTelekomünikasyon A.Ş., 233 sayılı KHK’nin ekindeki“B-Kamu İktisadi Kuruluşları (KİK)”bölümünde yer alan kuruluşlar listesindençıkarılmıştır.
Bu düzenlemelerbirlikte değerlendirildiğinde, telekomünikasyon şebekeleriüzerinden sunulan ulusal ve uluslararası ses iletimini ihtiva edentelefon hizmetlerini 31.12.2003 tarihine kadar “tekel” olarakyürütmekle görevli kılınan ve çoğunlukhisseleri kamuya ait bulunan Türk Telekom’un, tekel kapsamındakamu hizmeti yürüten, ancak kuruluş yasasındaki sondüzenlemeler ile kendine özgü statüye sahip olan vesermayesindeki kamu payı %50’nin altınadüşünceye kadar kamu kuruluşu niteliğinitaşıyan bir kuruluş olduğutartışmasızdır.
Özelleştirmekapsamında bulunan Türk Telekomünikasyon A.Ş.’dekitamamı Hazineye ait bulunan hisselerden % 55’i, BakanlarKurulu’nun 25.7.2005 tarih ve 2005/9146 sayılı “Türk Telekomünikasyon Anonim Şirketi (TürkTelekom)’nin % 55 Oranındaki Hissesinin Blok OlarakSatışına İlişkin Nihai Devir İşlemlerine DairKararın Yürürlüğe Konulması HakkındaKarar”ı uyarınca, 14.11.2005 tarihli Hisse SatışSözleşmesi ile (6.550.000.000 USD. bedelle) OjerTelekomünikasyon A.Ş.’ne satılmıştır.
Bu sürece paralelolarak Türk Telekom personelinin durumu incelendiğinde:
TürkTelekom A.Ş., 4502 sayılı Yasa’nın 29.1.2000 tarih ve23948 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarakyürürlüğe girdiği dikkatealındığında, 29.1.2000 tarihi itibariyle 233sayılı KHK kapsamıdışında kalmış ve anılan KHK eki cetvellerdençıkarılmış olması nedeniyle,Uyuşmazlık Mahkemesi Genel Kurulu’nun 22.1.1996 gün ve E:1995/1, K:1996/1 sayılı veözelleştirme kapsamında bulunan kamu iktisadi teşebbüslerindesözleşmeli veya kapsam dışı statüdeçalışan personelin kurumları ile olan ilişkilerindendoğan anlaşmazlıkların çözüm yerinin idariyargı olduğu yolundaki İlke Kararı kapsamıdışında değerlendirilmesi gerekmektedir. Anılan 4502sayılı Yasa’nın 13. maddesi ile 406 sayılıYasa’ya eklenen Ek 22. maddenin (a) bendinde, “a) Personelinstatüsü: Telekomünikasyon hizmetlerinin gerektirdiği aslive sürekli görevler telekomünikasyon alanında sekizyıl tecrübeye sahip ve en az dört yıllık yükseköğrenim görmüş bir genel müdür ile kadro,unvan, derece ve sayıları Yönetim Kurulunun önerisi veBakanlığın teklifi üzerine bu Kanununyürürlüğe girdiği tarihten itibaren yüzseksengün içerisinde Bakanlar Kurulu Kararı ile belirlenenkadrolarda istihdam edilen personel eliyle yürütülür. Bu personel hakkında bu Kanunda öngörülenhükümler saklı kalmak üzere 399 sayılı KanunHükmünde Kararname hükümleri uygulanır. Bunlarındışında kalan personel iş mevzuatı uyarıncaistihdam edilir. İş mevzuatına göre istihdam edilenlereilişkin kayıt ve şartlar Yönetim Kurulu tarafındantayin olunur” hükmüne yer verilmiş; bu benthükmü, 4673 ve 5189 sayılı Yasalarla yapılandeğişiklikler sonucunda; “a) Personelin statüsü: (Ekibare: 12.5.2001-4673/6. md.) Türk Telekom daki kamu payı%50’nin altına düşünceye kadar, Türk TelekomYönetim Kurulu üyeliklerine atanacaklarda Devlet memurluğunaatanabilme genel şartlarına sahip olma ve en az dörtyıllık yüksek öğrenim görme şartlarıaranır. (Mülga ikinci ve üçüncü cümle:16.6.2004-5189/12 md.) Bunların dışında kalan personeliş mevzuatı uyarınca istihdam edilir. İşmevzuatına göre istihdam edilenlere ilişkin kayıt veşartlar Yönetim Kurulu tarafından tayin olunur”hükmünü almış; aynı maddenin (b) bendinin ikinciparagrafında da iş mevzuatına tabi olan Türk Telekomçalışanlarının aylık ücretlerininkendilerini atamaya yetkili olan Yönetim Kurulu tarafından tespitolunacağı kurala bağlanmıştır. 406 sayılıYasa’nın anılan Ek 22. maddesi uyarınca, Türk TelekomA.Ş. Genel Müdürlüğü’ne ait asli vesürekli kadrolar belirlenerek 4.4.2000 tarih ve 24010 (Mükerrer) sayılıR.G. de yayımlanan 31.3.2000 tarih ve 2000/331 sayılı BakanlarKurulu Kararı ekinde yer alan listede: merkez teşkilatıiçin 100 ve taşra teşkilatı için 100 (6 BölgeMüdürü, 12 Bölge Müdür Yardımcısıve 82 İl Telekom Müdürü) kadro ihdas edilmiş; öteyandan, aynı Yasa maddesinin verdiği yetkiye dayanılarakhazırlanan “Türk Telekomünikasyon A.Ş. KapsamDışı Personel Yönetmeliği” adıaltındaki düzenleme, Yönetim Kurulunun 31.8.2000 tarih ve 407sayılı kararıyla kabul edilmek suretiyleyürürlüğe konulmuştur. Kanunla, Kurumdagörev yapan personelden asli ve sürekli görev yapacakolanları kadro unvanı itibariyle belirlemek konusunda BakanlarKurulu'na yetki verildiği açıktır. Bu yetki 4502sayılı Kanun’un yürürlüğe girdiği 29.1.2000tarihi ile 5189 sayılı Kanun’un yürürlüğegirdiği 2.7.2004 tarihleri arasında geçerli olmuştur. Anayasa’nın128. maddesinde, “Devletin, kamu iktisadî teşebbüsleri vediğer kamu tüzelkişilerinin genel idare esaslarınagöre yürütmekle yükümlü oldukları kamuhizmetlerinin gerektirdiği aslî ve sürekli görevler,memurlar ve diğer kamu görevlileri eliylegörülür” denilmiştir. 406 sayılıYasa’nın Ek 29. maddesinin 3.7.2005 tarih ve 5398 sayılıKanun’la değişik birinci fıkrasında, “TürkTelekom hisselerinin devri sonucu kamu payının yüzde ellininaltına düşmesi durumunda; Türk Telekomda ek 22 nci maddenin(a) bendinin bu Kanunla yürürlükten kaldırılanhükümleri uyarınca belirlenen asli ve sürekligörevlerde çalışmakta olanlar ile 22.1.1990 tarihli ve399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye tabi olarak kadroluveya sözleşmeli personel statüsündeçalışanlar ve kapsam dışı personel, kamugörevlerinden yüzseksen gün aylıksız izinlisayılır. Bu personel belirtilen süre içinde TürkTelekomda çalışmaya devam eder ve hisse devir tarihinden nakliiçin Devlet Personel Başkanlığına bildirildikleritarihe kadarki aylık ücret, harcırah, sağlıkgiderleri, cenaze giderleri ve ölüm yardımı ile diğermali ve özlük hakları Türk Telekom tarafındankarşılanır…” denilerek, yasakoyucu tarafındanTürk Telekom’da 22.1.1990 tarihli ve 399 sayılı KanunHükmünde Kararnameye tabi olarak sözleşmeli personelstatüsünde çalışanlar ile kapsam dışıpersonel, kamu personeli sayılmıştır. Olayda,davalının hisse devir (14.11.2005) tarihinde nakle tabi personelolarak görev yapmakta iken, 406 sayılı Yasa'nın Ek-29.maddesi ile 4046 sayılı Yasa'nın 22. maddesine görediğer kamu kurum ve kuruluşlarına naklinin yapılmasıiçin adı Devlet Personel Başkanlığınabildirilmesi nedeniyle yeni görevine başlayan davacıtarafından, 5473 sayılı Yasa uyarınca hak edilen eködemelerin ödenmesi ve maaş ilmühaberinindavacının maaşına eklenmeyen ödemenin maaş nakililmühaberine eklenmesi, maaş nakil ilmühaberinin yenidendüzenlenmesi istemiyle dava açılmıştır. 2577sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun“İdari Dava Türleri ve İdari Yargı Yetkisinin Sınırı”başlıklı 2. maddesinin değişik 1 numaralıbendinde: “a)(Değişik : 8.6.2000-4577/5 md.) İdari işlemlerhakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biriile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleriiçin menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılaniptal davaları, b)İdari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel haklarıdoğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargıdavaları, c)(Değişik: 18.12.1999-4492/6 md.) Tahkim yolu öngörülenimtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklarhariç, kamu hizmetlerinden birinin yürütülmesiiçin yapılan her türlü idari sözleşmelerdendolayı taraflar arasında çıkan uyuşmazlıklarailişkin davalar” idari dava türleri olaraksayılmış olup; kural olarak, idari yargıda ancak Devlete vekamu tüzel kişilerine karşı açılan davalarabakılabilir. Buna göre, iptaliistenilen işlemin tesis edildiği ve davaaçıldığı tarihte davalı mevkiinde kamukuruluşu niteliği taşımayan Türk TelekomünikasyonA.Ş.'nin olması karşısında, idari yargı yetkisikapsamında açılmış bir idari dava bulunduğundansöz etmek olanaksız olduğundan;uyuşmazlığın, özel hukuk hükümlerinegöre görüm ve çözümünde adli yargıyerinin görevli olduğu sonucuna varılmıştır. Açıklanannedenlerle İzmir 3. İdare Mahkemesi’nin başvurusunun kabulüile Ankara 11. İş Mahkemesi’nin 17.07.2013 gün veE:2012/1246 K:2013/949 sayılı görevsizlik kararının kaldırılmasıgerekmiştir. S O N UÇ : Davanın çözümünde ADLİYARGININ görevli olduğuna, bu nedenle, İzmir 3. İdareMahkemesi’nin başvurusunun kabulü ile Ankara 11. İşMahkemesi’nin 17.07.2013 gün ve E:2012/1246 K:2013/949sayılı GÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA, 02.06.2014gününde OY BİRLİĞİ İLE KESİN OLARAKkarar verildi. Başkan Serdar ÖZGÜLDÜR Üye Eyüp Sabri BAYDAR Üye Ertuğrul ARSLANOĞLU Üye Ali ÇOLAK Üye Ayhan AKARSU Üye Nurdane TOPUZ Üye Mehmet AKBULUT
Full & Egal Universal Law Academy