T.C. UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ KARAR NO : 2014 / 678 KARAR TR : 2.6.2014 ÖZET : Trafik kazası sonucu uğranılan maddi ve manevi zararların, kazanın oluşumunda sorumlu olduğundan bahisle, idarece tazmin edilmesi istemiyle açılan davanın, 2918 sayılı Yasa kapsamında ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk. K A R A R Birleşen Dosya Davacılar : 1-E.A. 2-R.A. 3-Ö.G.Y. 4-M.A. 5-K.A. 6-A.A. 7-D.A. 8-A.A. 9-F.A. 10-Z.A. 11-N.A. Vekilleri : Av. A.K. Birleşen Dosya Davacılar : 1-O.A. 2-Ç.K. Vekilleri : Av. F.A. Davacılar : 3-F.B. 4-N.B. 5-S.B. Çocuklar : U.B. C.B. Vekilleri : Av. E.Ö. Davalı : 1-Anadolu AnonimTürk Sigorta Şirketi Vekili : Av. S.E. Davalı : 2- Rize Valiliği- İlÖzel İdare Müdürlüğü Vekili :Av. R.D.S. O L A Y :Davacılar O.A. ile Ç.K.’nun vekilleri olan Av. F.A. davadilekçesinde; 12.09.2010 günü, Çamlıhemşinİlçesi, Yolkıyı Köyü yakınlarında,53……. Plaka no.lu aracın köprüden dereyeuçması sonucunda, sürücüyle birlikte B.A.’ında öldüğünü; müvekkillerinden O.’ın,ölenin eşi, Ç.’in de kızı olduğunu; KazaTespit Tutanağının incelenmesinden de görüleceğiüzere, kazanın oluştuğu günlerde, kazanınolduğu köprü yakınlarında, viraj işaretleri,ışıklandırma, yol şerit çizgisi ve banketolmadığı gibi köprüde de yeterli koruyucuyüksekliği ve korkuluk bulunmadığını; gündebirkaç aracın işlediği yıllarda ve stabilize olarakyapılan bu yol üzerindeki köprüde korkulukbulunmamasının, yapıldığı zamanlarda doğalsayılabileceğini, ancak; beton asfaltla kaplandıktan sonra,araçların daha hızla seyretmesinin beklendiği bu yolda,yola yaklaşık 90 derecelik açı yapan buköprüden önce, köprü ve viraj işaretlerininkonulmaması ve köprü üzerinde korkulukyapılmamış olmasının, davalı İl Özelİdaresinin kusurlu olduğunu gösterdiğini; kazanınmeydana geldiği saatlerde havanın kararmış olduğunu;ışıklandırmanın olmaması ve yol kenarlarındabulunan ağaçların görüş alanınıkapatması nedeniyle, bu köprününvarlığının farkına varılabilmesininolanaksız olduğunu; nitekim, Kaza Tespit TutanağındakiKazanın Özeti bölümünde olayın, “… seyirhalindeyken Yolkıyı Köyü Ortan Köprüsüneyaklaştığında aniden aracın hakimiyetini kaybederekviraj alamayarak gidiş istikametine göre sağ taraftanköprü üzerinden yoldan çıkarak dereye takla ataraküst tavan kısmen üzerine düşmesi sonucu kaza meydanagelmiştir....” şeklinde özetlendiğini; gerekliişaretlerin bulunmuş olması halinde,sürücünün aracın hızınıdüşürmüş ve bu kazanın meydana gelmemişolacağını; eğer en azındanköprünün korkuluklarının bulunması durumunda,aracın dereye uçmasının önlenmiş olacağını;65 yaşında olan müvekkili O.’ın, eşininölümü nedeniyle büyük acılar yaşadığını,bu üzüntüsü nedeniyle felç olduğunu; eşininbakımından da yoksun kalan müvekkilinin, maddi kayba uğradığını; diğer müvekkili Ç.’in de, annesini yitirmeninacısını yaşadığını, manevi birçöküntü yaşadığını; Mahkemelerindegörülmekte olan 2012/233 E. sayılı dosyanın konusu vedavalısının, bu dava ile aynı olduğundan, ikidosyanın birleştirilebileceği kanısındaolduklarını ifade ederek; fazlaya ilişkin haklarısaklı kalmak üzere, O. için 1.000.00TL maddi ve 25.000.00TLmanevi, Ç. için 15.000,00TL manevi tazminat olmak üzeretoplam 41.000.00(Kırkbirbin)TL.nin, kaza tarihinden bu yana işleyecekyasal faiziyle birlikte tazmini istemiyle Rize Valiliği- İl Özelİdare Müdürlüğüne karşı 06.09.2012tarihinde adli yargı yerinde dava açmış; Pazar AsliyeHukuk Mahkemesi:14.3.2013 gün ve E:2012/483 K:2013/116 sayı ile, Mahkemelerinin 2012/483 esas sayılı dosyası üzerindenyürütülen işbu dava ile Pazar Asliye Hukuk Mahkemesinin2012/233 E. sayılı dosyası üzerindeyürütülen dava arasında hukuksal ve eylemselbağlantı bulunduğundanBİRLEŞTİRİLMELERİNE; bileştirilen davadosyalarının Pazar Asliye Hukuk Mahkemesine ait 2012/233 E.sayılı dava dosyası üzerinden yürütülmesine;2012/483 E sayılı dava dosyası esasının kapatılmasınakarar vermiştir. Mahkemece, birleştirilen dosyalarda dikkate alınarak karar oluşturulmuştur: PAZAR ASLİYE HUKUKMAHKEMESİ:17.9.2013 gün ve E:2012/233 K:2013/295 sayı ile, Davacılar vekillerinin, Mahkemelerine vermiş oldukları davadilekçesinde özetle, Rize ili Çamlıhemşinilçesi Yolkıyı Köyü ortan mevkiinde ortanköprü'sünden 53….. plaka sayılı kartal markaotomobilin dereye düşmesi sonucunda müteveffa Ç.B.'ın,R.A., E.A. ve B.A.'ın, vefat ettiğini ve bir kısımdavacıların yaralandığını, Ortanköprüsünde; viraj işaretinin,ışıklandırma ve yol şerit çizgisinin, banketin,trafik işaret ve levhasının olmadığını,köprünün koruyucu bariyer yüksekliğinin vekorkuluğu olmayan yerlerin bulunması gibi birçok eksikliktendolayı kazanın meydana geldiğini ve bu nedenle sorumluluğunİl Özel İdaresinde bulunduğunu; yine53……. plaka sayılı aracın zorunlusigortasının bulunduğunu ve sigorta limitleri dahilindedavalı sigorta şirketinin de sorumluluğu bulunduğunubelirterek davalı kurumlara maddi ve manevi tazminat alacağıhükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiş oldukları;Kamu tüzel kişilerinin kamu hizmeti ifa ederken ortayaçıkardıkları zararın, idarenin hizmet kusurundankaynaklanan zarar olduğu, bu zararın tazmininin ise ancak, 2577sayılı Yasanın 2. maddesine göre tam yargıdavasının konusu olabileceği; açılandavanın idari yargının görev alanına girdiği ve6100 sayılı Yasanın 114/1-b maddesinde öngörülendava şartının yerine gelmediği kanaatine varıldığıgerekçesiyle; davanın yargı yolu yönündenREDDİNE karar vermiş, bu karar temyiz edilmeksizinkesinleşmiştir. Davacılar O.A.ile Ç.K.’nun vekilleri olan Av. F.A. bu kez, aynı istemle veyine Rize Valiliği- İl Özel İdareMüdürlüğüne karşı 6.2.2014 tarihinde idariyargı yerinde dava açmıştır. RİZE İDAREMAHKEMESİ:18.2.2014 gün ve E:2014/61, K:2014/78 sayı ile, 2576 sayılı yasanın 5., 2577 sayılı İdariYargılama Usulü Kanunu'nun 14. ve 15. maddelerine yer verdiktensonra; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun"Amaç" başlıklı 1. maddesinde, kanununamacının karayollarında, can ve mal güvenliğiyönünden trafik düzenini sağlamak ve trafikgüvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemek olduğu, "Karayolu TrafikGüvenliği" başlıklı 13. maddesinde, karayolununyapımı, bakımı, işletilmesi ile görevli vesorumlu bütün kuruluşların, karayoluyapısını, trafik güvenliğini sağlayacak durumdabulundurmakla yükümlü olduklarının belirtildiği;aynı Kanunun 19.01.2011 tarih ve 27820 sayılı Resmi Gazetedeyayımlanarak yürürlüğe giren 11.01.2011 tarih ve 6099sayılı Kanunun 14. maddesi ile değişik " Görevlive Yetkili Mahkeme" başlıklı 110. maddesinde;"İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamu kuruluşlarıolan araçların sebebiyet verdiği zararlara ilişkinolanları dahil, bu Kanundan doğan sorumluluk davaları, adliyargıda görülür. Zarar görenin kamu görevlisiolması, bu fıkra hükmünün uygulanmasınıönlemez. Hemzemin geçitte meydana gelen tren-trafik kazalarındada bu Kanun hükümleri uygulanır. / Motorlu araçkazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar,sigortacının merkez veya şubesinin veya sigortasöyleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerindenbirinde açılabileceği gibi kazanın, vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir." hükmünün;anılan kanunun 15. maddesi ile eklenen geçici 21. maddesinde ise,"Bu Kanunun 110. maddesinin 1. fıkrasının göreveilişkin hükmü, yürürlüğe girdiğitarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksek İdareMahkemesinde açılmış bulunan davalara uygulanmaz ."hükmünün yer aldığı; anılan mevzuatınbirlikte değerlendirilmesinden; 2918 sayılı Kanundaöngörülen önlemlerin alınmaması,karayollarının yapım ve bakımında gereklititizliğin gösterilmemesi gibi hizmet kusurundankaynaklandığı ileri sürülenler de dahil olmaküzere 2918 sayılı Kanunun uygulanmasından doğansorumluluk davalarının 6099 sayılı Kanunun 14 ve 15.maddelerinin yürürlüğe girdiği 19.01.2011 tarihindenitibaren adli yargı mercilerinde açılabileceği, butarihten önce idari yargıda açılan davaların isegörümüne idari yargı mercilerince devam olunacağınınanlaşıldığı; yine benzer bir uyuşmazlıkta,iş bu davaya dayanak olan yasa hükmünün iptali istemiyleyapılan başvuruyu, Mahkemenin yetkisizliği nedeniyleincelenmeksizin reddeden, Anayasa Mahkemesinin 8/12/2011 tarih ve E:2011/124,K: 2011/160 sayılı kararında; "2918 sayılıKarayolları Trafik Kanunu'nun 110. maddesinin birincifıkrasında, bu Kanun'dan doğan sorumluluk davalarınınadli yargıda görüleceği öngörülmektedir.İtiraz başvurusunda bulunan mahkeme ise idare mahkemesi olup davayabakmakta görevli ve yetkili mahkeme değildir." yolundakigerekçesi de dikkate alındığında, anılan yasadayer alan görev kuralının idarelerin hizmet kusurundan kaynaklanandavaları da kapsadığının kabulünün zorunluolduğu; bu durumda; davacıların eşi ve annesi olanB.A.'ın içinde bulunduğu aracın Rize ili,Çamlıhemşin İlçesi YolkıyıKöyü yakınlarında köprüden dereyeuçması ve B.A.'ın vefat etmesi nedeniyle 41.000,00 TL tazminatınkaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idaredentazmini istemiyle 06/02/2014 tarihinde açılan davanın,anılan Yasa kuralları uyarınca adli yargı merciileriningörevine girdiği, dolayısıyla iş bu davada mahkemeleriningörevsiz olduğu gerekçesiyle; 2577 sayılı İdariYargılama Usulü Yasasının 14/3. ve 15/1 -a. maddehükümleri uyarınca davanın görev yönündenreddine karar vermiş; bu karar temyiz edilmeksizinkesinleşmiştir. İNCELEME VE GEREKÇE: UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, SerdarÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında,Üyeler: Eyüp Sabri BAYDAR, Ali ÇOLAK, Nurdane TOPUZ, ErtuğrulARSLANOĞLU, Ayhan AKARSU ve Mehmet AKBULUT’unkatılımlarıyla yapılan 2.6.2014 günlütoplantısında; l-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre; Davacılar O.A.ile Ç. K.’nun vekilleri tarafından, adli ve idariyargı yerlerinde aynı istemle ve Rize Valiliği- İlÖzel İdare Müdürlüğüne karşıaçılması, buna karşılık adli yargıyerinde, Mahkemece birleştirme kararı verilmesi üzerinedavacıların ve davalıların sayısınınartması nedeniyle; 2247 sayılı Yasa’nın 14. maddesinegöre olumsuz görev uyuşmazlığınınbulunduğunun ileri sürülebilmesi için davanın“tarafları, konusu ve sebebinin aynı” olmasıkoşulunun öngörülmüş bulunmasıkarşısında, adli ve idari yargı yerleri arasındadavacılardan O.A. ile Ç.K. ve davalılardan Rize Valiliği-İl Özel İdare Müdürlüğü aleyhineaçılan dava yönünden görevuyuşmazlığın doğduğu; idari yargıdosyasının; davacılar vekilinin istemi üzerine songörevsizlik kararını veren Mahkemece, öncekigörevsizlik kararına ilişkin dava dosyası da aynıMahkemenin E:2014/127 sayılı dava dosyası içinde Uyuşmazlık mahkemesine gönderildiği ve sonuçta usuleilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığıanlaşıldığından, adli ve idari yargı yerleriarasında doğan görev esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi. II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hakim TaşkınÇELİK’in, davanın çözümünde adliyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgelerokunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilen YargıtayCumhuriyet Savcısı Mehmet BAYHAN ile DanıştaySavcısı Mehmet Ali GÜMÜŞ’ün davada adliyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, trafik kazası sonucuuğranılan maddi ve manevi zararların, kazanınoluşumunda sorumlu olduğundan bahisle, idarece tazmin edilmesiisteminden ibarettir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 1. maddesinde, Kanununamacının karayollarında can ve mal güvenliğiyönünden trafik düzenini sağlayacak ve trafikgüvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam”başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleribunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgilikuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluk,çalışma usulleri ile diğer hükümlerikapsadığı ve bu kanunun karayollarında uygulanacağıbelirtilmiş; aynı Kanunun 7.maddesinde, Karayolları GenelMüdürlüğünün bu Kanunla ilgili görev veyetkilerine; 9.maddesinde Tarım Orman ve KöyişleriBakanlığının görev ve yetkilerine yerverilmiş; aynı Kanunun 13.maddesinde, karayolununyapımı, bakımı, işletilmesi ile görevli vesorumlu bütün kuruluşların, karayoluyapısını, trafik güvenliğini sağlayacak durumdabulundurmakla yükümlü oldukları belirtilmiştir. Öte yandan 2918 sayılıYasanın 19.1.2011 günlü Resmi Gazetede yayımlanarakyürürlüğe giren 6099 sayılı Yasanın 14.maddesiyle değişik 110. maddesinde “İşleteni veyasahibi Devlet ve diğer kamu kuruluşları olanaraçların sebebiyet verdiği zararlara ilişkinolanları dahil, bu Kanundan doğan sorumluluk davaları, adliyargıda görülür. Zarar görenin kamu görevlisiolması, bu fıkra hükmünün uygulanmasınıönlemez. Hemzemin geçitte meydana gelen tren-trafikkazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır. Motorlu araç kazalarındandolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar,sigortacının merkez veya şubesinin veya sigortasözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerindenbirinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir”; Geçici 21. maddesinde de“Bu Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıngöreve ilişkin hükmü, yürürlüğegirdiği tarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksekİdare Mahkemesinde açılmış bulunan davalarauygulanmaz” denilmiştir. Dosyanınincelenmesinden, Davacılar O. A.ile Ç. K.’nun eşive annesi olan B.A'ın içinde bulunduğu aracın, Rize ili,Çamlıhemşin İlçesi YolkıyıKöyü yakınlarında köprüden dereyeuçması ve adı geçenin vefat etmesi nedeniyle,olayın meydana gelişinde davalı Rize Valiliği- İlÖzel İdare Müdürlüğünün kusurubulunduğundan bahisle, oluşan maddi ve manevi zararlarıntazmininin istenildiği anlaşılmaktadır. 2918 sayılı Kanunun 110 uncumaddesinin birinci fıkrasının iptali istemiyle Bursa 3.AsliyeHukuk Mahkemesi ve Batman 2.Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan itirazbaşvuruları üzerine konuyu inceleyen Anayasa Mahkemesi, şugerekçesi ile anılan kuralı Anayasaya aykırıgörmemiş ve iptal istemini oy birliğiyle reddetmiştir:“… Anayasa Mahkemesi’nin daha önceki kimikararlarında da belirtildiği üzere, tarihsel gelişimeparalel olarak Anayasa’da adli ve idari yargıayırımına gidilmemiş ve idari uyuşmazlıklarınçözümünde idare ve vergi mahkemeleriyleDanıştay yetkili kılınmıştır. Bu nedenle,genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idari yargı,özel hukuk alanına giren konularda adli yargı görevliolacaktır. Bu durumda, idari yargının görev alanınagiren bir uyuşmazlığın çözümünde adliyargının görevlendirilmesi konusunda kanun koyucunun mutlak birtakdir yetkisinin bulunduğunu söylemek olanaklı değildir.Ancak, idari yargının denetimine bağlı olması gerekenidari bir uyuşmazlığın çözümü, haklıneden ve kamu yararının bulunması halinde kanun koyucutarafından adli yargıya bırakılabilir. İtiraz konusukural, trafik kazasında zarar görenin asker kişi ya da memurolmasına, aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veyaolayın hemzemin geçitte meydana gelmesi durumlarına görefarklı yargı kollarında görülmekte olan 2918sayılı Kanun’dan kaynaklanan tüm sorumlulukdavalarının adli yargıda görüleceğiniöngörmektedir. İtiraz konusu düzenlemeningerekçesinde de ifade edildiği gibi, askeri idari yargı, idariyargı veya adli yargı kolları arasında uygulamada var olanyargı yolu belirsizliği giderilerek söz konusu davalarla ilgiliolarak yeknesak bir usul belirlenmektedir. Aynı tür davalarınaynı yargı yolunda çözümlenmesi sağlanarakdavaların görülmesi ve çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklıkılındığı ve bunun söz konusu davaların adliyargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanansorumlulukların, özel hukuk alanına girdiği konusunda birtartışma bulunmamaktadır. İdare tarafından kamugücünden kaynaklanan bir yetkinin kullanılması sözkonusu olmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynıseyir çizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risküreten araçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur. Açıklanannedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın 2.,125. ve 155.maddelerine aykırı değildir. İtirazın reddigerekir…” (Any. Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68, K.2013/165sayılı kararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954, s.136-147.) Anayasa’nın 158 incimaddesinin son fıkrasında “ Diğer mahkemelerle, AnayasaMahkemesi arasındaki görev uyuşmazlıklarında, AnayasaMahkemesi’nin kararı esas alınır.” denilmektedir.Anayasa Mahkemesi’nin yukarıda gerekçesine yer verilenkararı, yasa koyucunun idari yargının görevine giren birkonuyu adli yargının görevine verebileceğine,dolayısıyla 2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrası ile öngörülen, bu Kanun’dan doğantüm sorumluluk davalarının adli yargıda görülmesidüzenlemesinin Anayasa’ya aykırı bulunmadığınadair olup, esas itibariyle görev konusunda verilmiş bir karardırve Anayasa’nın 158 inci maddesi uyarınca, başta Mahkememizolmak üzere diğer yargı organları bakımından dauyulması zorunlu bir karar mesabesindedir. Bu durumda, 2918 sayılıYasanın 19.1.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110.maddesi ile Anayasa Mahkemesi’nin işaret edilen kararı gözetildiğinde,bahsi geçen Kanun maddesinin karayollarında, can ve malgüvenliği yönünden trafik düzeninin sağlanaraktrafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri kapsadığı ve Kanunun, trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri,bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgilikuruluşları ve bunların görev yetki ve sorumluluklarıile, çalışma usullerini kapsadığı,dolayısıyla oluşan trafik kazası nedeniyleaçılacak sorumluluk davalarının görüm veçözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle, PazarAsliye Hukuk Mahkemesince verilen görevsizlik kararının,davacılardan O. A.ile Ç. K.’nun vekilleri tarafından,davalılardan Rize Valiliği- İl Özel İdareMüdürlüğüne karşı açılankısmının kaldırılması gerekmiştir. S O N UÇ : Davanın çözümünde ADLİYARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Pazar Asliye HukukMahkemesi’nin 17.9.2013 gün ve E:2012/233 K:2013/295sayılı GÖREVSİZLİK KARARININ davacılardan O. A.ileÇ. K.’nun vekilleri tarafından, davalılardan RizeValiliği-İl Özel İdare Müdürlüğünekarşı açılan kısmının KALDIRILMASINA,2.6.2014 gününde Üye Eyüp Sabri BAYDAR’ınKARŞI OYU ve OY ÇOKLUĞU İLE KESİN OLARAK kararverildi. Başkan Serdar ÖZGÜLDÜR Üye Eyüp Sabri BAYDAR Üye Ertuğrul ARSLANOĞLU Üye Ali ÇOLAK Üye Ayhan AKARSU Üye Nurdane TOPUZ Üye Mehmet AKBULUT KARŞI OY Somut uyuşmazlıkta,davalı İl Özel İdaresinin karayolunun yapım,bakım ve korunmasındaki ihmali sonucu zarara neden olan kazanınmeydana geldiği iddia edilmektedir. 5302 sayılı İlÖzel İdaresinin Kanununun İl Özel İdareleriningörev ve sorumluluklarına ilişkin 6/B maddesinde "imar ,yol, su, kanalizasyon, katı atık, çevre , acil yardım vs.ilişkin hizmetleri Belediye sınırlarıdışında yapmakla" görev ve yetkili olduğuöngörülmüştür. TC Anayasası'nın 125/son md."idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararıödemekle yükümlü olduğu" kuralabağlanmış, 2577 Sayılı İYUK 2/1-bmd. "idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel haklan ihlaledilenler tarafından açılan tam yargı davaları,idari dava çeşitleri arasında"sayılmıştır. Bu durumda İl Özelİdaresinin yetki ve sorumluluk sınırlan içindeki yolunyapım, bakım ve onarımınınyapılmadığı nedeniyle doğan zararın tazminininamaçlanmış olması karşısında, idareningörevinde olan kamu hizmetini yürüttüğü esnadakişilere verdiği zararın ödetilmesine yönelik bulunanuyuşmazlık konusu davanın, olayda kamu hizmetinin usulüneve hukuka uygun olarak yürütülüpyürütülmediğinin, hizmet kusuru veya idareninsorumluluğunu gerektiren bir husus olup olmadığınıntespitinde esas alman idare hukuku kurallarına ve 2577 SayılıİYUK 2/1-b md. sayılan tam yargı davasında görümve çözümünde idari yargı yerleri görevlibulunmaktadır. Sayın çoğunluk,karayolunun yapım, bakım ve korunmasındaki ihmalden doğanzararda Adli Yargıyı görevli kabul edengörüşünde hukuki dayanak olarak 2918 Sayılı KTK110/1 md. hükümlerini esas almıştır. 11.01.2011 gün 6099Sayılı Yasa'nın 14. maddesi ile 2918 Sayılı KTK 110.maddesine eklenen 1 .fıkra ile "işleteni veya sahibi devlet vediğer kamu kuruluşları olan araçların sebebiyetverdiği zararlara ilişkin olanları dahil bu kanundan doğansorumluluk davaları Adli Yargıda görülür..."hükmü getirilmiştir. Sayın çoğunlukgörüşünün aksine eldeki uyuşmazlıkanılan yasa hükmü kapsamında kalmamaktadır. Çünkü, 2918Sayılı KTK 85.maddesinde açıkça belirtildiğigibi yasa motorlu araçların işletilmesinden doğanzararlar nedeniyle işletenin hukuki sorumluluğunudüzenlemektedir. Yasa hükmünde geçenbu kanundan ve Adli Yargıda görülmesi gereken sorumlulukdavaları, 2918 Sayılı Yasa'nın 85.maddesindedüzenlenen motorlu araçların işletilmesi nedeniyleverilen zararlardan dolayı araç işletenin hukukisorumluluğuna ilişkin davalardır. Yasa değişikliğindenönce kamu araçlarının işletilmesi nedeniyle verilenzararlardan dolayı kamu idaresinin sorumluluğunun hangi yargıkolunda görüm ve çözümü konusunda yasada birdüzenleme bulunmadığından İdari ve Adli Yargıorganları arasında çıkan görevuyuşmazlıklarını sonlandırmak üzeresözü geçen yasa hükmü getirilmek suretiyle kamuaraçlarının verdiği zararlar nedeniyle işletenin sorumluluğunda2918 Sayılı Yasa'nın amacına uygun olarak Adli Yargıdagörüm ve çözüm esası benimsenmiştir. Nitekim yasadeğişikliğine ilişkin Hükümet gerekçesi degetirilen yeni hükmün bu nedenle maddeye eklendiğini teyitetmektedir. Diğer taraftan, sayınçoğunluk 2918 sayılı yasanın 110. maddesihükmünün iptali istemi ile Anayasa Mahkemesineaçılan dava sonucunda verilen yorumlu red kararlarını,karara dayanak almakta ise de bu görüşe de itibar edilmesimümkün değildir. Zira; "T.C. Anayasasında ,Anayasa Mahkemesinin iptal veya iptal talebinin reddi dışındayorumlu red kararı verebileceğine dair bir işaret yoktur.Tersine T.C. Anayasasının 153/2 maddesi "Anayasa Mahkemesi birkanun veya kanun hükmünde kararnamenin tamamını veya birhükmünü iptal ederken, kanun koyucu hareketle yeni bir uygulamayayol açacak biçimde hüküm tesis edemez."hükmü böyle bir anlayışın benimsenmemişolduğunun kanıtı olarak kabul edilebilir. Gerçi maddeiptal kararlarından bahsetmektedir, ama Anayasa koyucununamacının Anayasa Mahkemesinin kanun koyucu gibi hareket etmesiniönlemek olduğu açıkçaanlaşılmaktadır. Yorumlu red kararlarının isediğer mahkemeleri, idare makamlarını, gerçek vetüzel kişileri bağlaması itibariyle bir çeşitpozitif kanun koyuculuk anlamına geldiğine şüphe yoktur.(Türk Anayasa Hukuku Prof. Dr. Ergun Ozbudun. Sh. 440 vd.) Hakkında yorumlu red kararıverilen bir kanun maddesi yürürlükte kalmaya devam eder.Dolayısıyla somut olaylara uygulanır. Somut olaylarda o maddeninne anlama geldiğine, yani nasıl yorumlanacağına, bundansonra da Anayasa Mahkemesi değil onu uygulayacak Mahkemeler karar verir.Anayasa Mahkemesinin yorumlu red kararı verirken yaptığıyorumunun diğer mahkemeleri bağlaması mümkündeğildir. Bir kanun maddesinin nasıl yorumlanacağına onuuygulayacak olan Adli- idari ve Askeri Yargı organları karar verir.Anayasa Mahkemesi Adli, idari ve Askeri kollarının üst mahkemesiolmadığına göre bu yargı kollarındaki mahkemelerekendi yorumunu empoze etmesi mümkün değildir. O halde AnayasaMahkemesinin verdiği yorumlu red kararlarının kendilerindenbeklenen fonksiyonu ifa edebilmeleri, diğer mahkemelerin AnayasaMahkemesinin bu yorumlarını benimsemelerine bağlıdır.Oysa hukukumuzda, Anayasa Mahkemesi kararlarında yapılan yorumlardiğer mahkemeleri bağlamaz. Zira Anayasa Mahkemesikararlarının bağlayıcılığı bukararların hüküm fıkralarınamünhasırdır. (Türk Anayasa Hukuku Dersleri, KemalGözler, sh. 444) Keza, Sayınçoğunluğun karan dayandırdığı T.C.Anayasasının 158. madde hükümlerinindeuyuşmazlıkta uygulama yeri bulunmamaktadır. UyuşmazlıkMahkemesinin görev ve yetkilerini düzenleyen T.C.Anayasasının 158. maddesi açık hükmünden deanlaşıldığı üzere Anayasa Mahkemesi ilediğer yargı kollan arasında olumlu veya olumsuz görevuyuşmazlığının doğması halinde AnayasaMahkemesi görüşünün üstün tutulacağınailişkin düzenlemenin, uyuşmazlıkta Anayasa Mahkemesinin görevlilikveya görevsizlik kararının bulunmaması, diğeryargı kolları ile arasında bir görev ihtilafınınçıkmaması nedeniyle uygulanması mümkündeğildir. Açıklanangerekçelerle uyuşmazlıkta idari yargı görevli olup,benzer ihtilaflarda da idari yargının görevli olduğuYargıtay 4, 11, 17 Hukuk Dairelerinin istikrarlı kararlarıylaIçtihad edildiği gibi Danıştay kararlarında dauyuşmazlıkta İdari Yargının görevli olduğubenimsenmiştir. (Danıştay 10. Daire E 2011/11522, K 2012/5347sayı, E. 2011/10856 ve K. 2013/670 Sayı, vs.) Somut uyuşmazlıktadavanın karayolunun yapım, bakım ve korunmasındaki idareninhizmet kusuruna dayanmasına, 2918 Sayılı Yasa'nın110/1 md. motorlu araçların işletilmesinden doğanzararlardan dolayı işletenini hukuki sorumluluğunun AdliYargıda görüm ve çözümünüdüzenleme altına almasına, Somut uyuşmazlığınanılan yasa hükmü kapsamında bulunmamasına, Kamu hizmetinin usulüne ve hukukauygun olarak yürütülüp yürütülmediğininhizmet kusuru veya idarenin sorumluluğunu gerektiren bir husus olupolmadığının tespitinde, 2577 Sayılı İYUK2/1-b md. sayılan tam yargı davasında görüm veçözümünde İdari Yargının görevliolmasına göre, Uyuşmazlıkta AdliYargıyı görevli kabul eden sayın çoğunluğungörüşüne katılamıyorum. KarşıOY Eyüp Sabri BAYDAR
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2014 / 633
Full & Egal Universal Law Academy