T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ HUKUK BÖLÜMÜ ESAS NO : 2014 / 672 KARAR NO : 2014 / 709 KARAR TR : 2.6.2014 ÖZET : Türk Telekomünikasyon A.Ş.’de çalışırken Kurumun özelleştirilmesi nedeniyle başka kuruma nakledilen davacının, maaş nakil ilmuhaberinin düzeltilmesi istemiyle açtığı davanın, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk. K A R A R Davacı :S.K. Vekilleri :Av.N.B.D. & Av.Ö.A. & Av.K.Ç.L. Davalı :TürkTelekomünikasyon A.Ş. Vekili :Av.M.H.B. O L A Y : Davacı vekilidava dilekçesinde özetle; davalı kurum nezdinde Teknisyenünvanı ile çalışmakta iken, 12.07.2010 tarihindedavalı tarafından yapılan tek taraflı iş akdi feshineticesinde 406 sayılı Yasanın Ek 29. ve devamıhükümleri ile 4046 sayılı Yasanın 22.maddesihükümlerine dayanılarak başka kamu kurum vekuruluşlarına atanmak üzere adının Devlet PersonelBaşkanlığı’na bildirildiğini, bildiriminyapıldığı tarih itibariyle, bildirime esas ücretinedair düzenlenen nakil bildirim cetvelinde yer alan ücrethesaplamasının hatalı yapıldığını,eksik ücret bildirimine yol açan işlem sonucu belirlenenücrete sadece bildirim tarihine kadar geçen süreiçerisinde devlet memurlarına yapılan zamlarınyansıtılmış olduğunu, buna karşılık budönemler için devlet memurlarına verilen enflasyonfarklarının yansıtılmamış olduğunu,Yüksek Planlama Kurulu’nun 08.05.2006 tarih ve 2006/T-17 kararıuyarınca 01.01.2006 tarihinden geçerli olmak üzere01.01.2006-30.06.2006 tarihlerinde 40 YTL, 01.07.2006 tarihinden itibaren de 80YTL ek ödeme yapılmasına dair karar uyarınca, 29.11.2006tarih sayı 26361 günlü Resmi Gazetede yayınlanan,Yüksek Planlama Kurulunca Devlet PersonelBaşkanlığı’nın 04.10.2006 tarihli ve 20332sayılı yazısı dikkate alınarak; kamu personelücretlerinde % 2,32 artış yapılmasına ilişkin15.09.2006 tarihli ve 2006/10971 sayılı Bakanlar Kurulu kararıçerçevesinde 01.07.2006 tarihinden geçerli olmaküzere sözleşmeli ve kapsam dışı personelin mevcutücretlerinde %2,32 artış yapılmasına ve bukararın 9 uncu maddesinde yer alan 80 YTL ek ödemenin 82,5 YTL yeyükseltilmesine karar verilmiş olduğunu, hatta davacıya01.01.2006 ve 03.04.2006 tarihleri arasında Yüksek Planlama Kurulukararı gereği hak ettiği ödemenin yapılmışolduğunu, 5793 sayılı Kanunla 375 sayılı KanunHükmünde Kararnamede yapılan değişikliklegüncellenen ek ödemenin de nakle esas ücretinin tespitindeücretine ilave edilmesi gerektiği halde ilave edilmemişolduğunu ve davalıdan ilişiğinin kesildiği tarihekadar da kendisine ödenmemiş olduğunu, tüm bu işlemlerneticesinde kendisine eksik ücret ödemesi yapıldığıgibi nakil bildirim cetvelinde eksik ücret bildirimi yapılaraknakledildiği kurumdan bu güne kadar eksik ücretalınmasına da sebebiyet verdiğini belirterek; müvekkilininmaaş nakil ilmuhaberinin, denge tazminatının, enflasyonfarkının ve aldığı ikramiyenin yansıtılmamasınedeniyle hukuka aykırı düzenlendiğinin tespitine,maaş nakil ilmuhaberinin düzeltilmesine ve ücretineyansıtılmayan ek ödemelerinden denge tazminatınıalacağından fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla2.000 TL nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birliktedavalıdan tahsiline karar verilmesi istemi ile adli yargı yerindedava açmıştır. Ankara1. İş Mahkemesi: 15.05.2012 gün ve 2011/267 Esas, 2012/481Karar sayılı kararı ile; “Davacı, Davalı Şirkette 4046Sayılı Yasanın 22. maddesi uyarınca nakle tabisözleşmeli personel olarak çalışmakta iken davalıTelekom 'un özelleştirilmesinden sonra 2. Tip sözleşmebağıtlayıp İş Yasasına tabi işçistatüsünde çalışmasını devamettirdiği, bilahare İş Sözleşmesinin feshiüzerine 406 Sayılı Yasanın Ek. 29. Maddesi ve 4046Sayılı Yasanın 22. Maddesi yarınca Kamu KurumKuruluşlarında istihdam edilmek üzere Devlet Personelbaşkanlığına yapılan bildirimi müteakip,davacının başka Kuruma nakli sonucu Davalı Şirketleolan ilişiği kesildiği, Davacının ücretlerindebir noksanlık bulunmadığını ve 5473 SayılıYasada öngörülen (40,00 TL. ve 80,00 TL lik ek ödemelerin,Kamu Kurum ve Kuruluşlarında çalışan personelinücretine yapılan genel bir artış niteliğindeolmayıp Türk Telekom'un yer almadığı ve Yasada tahdidiolarak belirtilen Kurum ve unvanlarındaki personelin mali haklarınınyönetilmesine ilişkin olduğundan Davacının veDavalının tabi olduğu 406 Sayılı Yasanın 29/3maddesi ve 4046 Sayılı Yasanın 22. Maddesi uyarıncaDavacının ve aynı konumdaki Türk Telekom personelinin,Yüksek Planlama Kurulunun 5473 Sayılı Yasa kapsamındaki(ilave tediye, ikramiye gibi) ek ödemeden yararlanma hakkı bulunmayanpersonel için öngörülen ödemeden yararlanmahakkı bulunmadığı” gerekçesi ile davanınreddine karar vermiş, verilen karar davacı vekili tarafındantemyiz edilmiştir. Yargıtay 22.Hukuk Dairesi; 01.10.2012 gün ve 2012/27074 Esas, 2012/32339 Kararsayılı kararında; “…Danıştay İdariDava Dairelerinin gerekçeleri Dairemizce de benimsenmiştir.Gerçekten özelleştirmeden önce statü hukukuhükümlerine tabi davacı niteliğindeki personel, özelleştirmesonrası belirli bir süreliğine davalı ile özel hukukhükümlerine tabi olarak iş sözleşmesi kapsamındaçalıştırılmakta, nakledildiğinde tekrar statühukuku kapsamına girmektedir. Davacının işsözleşmesi ile çalıştığıdönemde, davalı şirkete davacının ücretikonusunda “artış oranının, kamudaki memur maaşartış oranında” olacağı yönündeyükümlülük getirildiği gibi 406 sayılı Kanunhükümleri uyarınca davalı şirkete, hak sahibipersoneli Devlet Personel Başkanlığına bildirmesi, bildirimile beraber personelin nakledileceği kamu kurumundayararlanacağı parasal haklara esas olmak üzere memur maaşnakil ilmuhaberi düzenlenmesi, personelin ilişiğinin kesilmesigibi işlemler yaptırıldığıgörülmektedir. Bu işlemler idare hukuku alanında hukukisonuçlar doğurduğu ve ilgili personelin nakledileceklerikurumdaki statülerini, özlük ve parasal haklarınıbelirlediği, söz konusu işlemlerin kamu personeli hakkındave idare hukuku alanında tesis edilmiş birer idari işlemniteliğinde oldukları açıktır. İdariişlemlerle ilgili uyuşmazlığın ise adli yargıyerinde değil, idari yargı yerinde çözümlenmesigerekir. Mahkemecedavanın HMK.nun 114/1-b maddesi uyarınca “yargı yolununcaiz olmaması” nedeniyle aynı Yasanın 115/2.maddesiuyarınca usulden reddine karar verilmesi gerekirken, yazılışekilde esasa girilerek davanın reddine karar verilmesihatalıdır.” şeklindeki gerekçesi ile, ilk derecemahkemesi kararının bozulmasına hükmetmiştir. Ankara 1.İş Mahkemesi: 25.12.2012 gün ve 2012/1296 Esas, 2012/1380 Kararsayılı kararında özetle;“Yargıtay bozma ilamı gözönüne alındığında 406 sayılı Yasahükümleri uyarınca davalı şirkete, hak sahibipersoneli Devlet Personel Başkanlığına bildirmesi, bildirimile beraber personelin nakledileceği kamu kurumundayararlanacağı parasal haklara esas olmak üzere memur maaşnakil ilmühaberi düzenlenmesi, personelin ilişiğininkesilmesi gibi işlemler yaptırıldığıgörülmektedir. Bu işlemler idare hukuku alanında hukukisonuçlar doğurduğu ve ilgili personelin nakledileceklerikurumdaki statülerini, özlük ve parasal haklarınıbelirlediği, söz konusu işlemlerin kamu personeli hakkındave idare hukuku alanında tesis edilmiş birer idari işlemniteliğinde oldukları açıktır. İdariişlemlerle ilgili uyuşmazlığın ise adli yargıyerinde değil, idari yargı yeri olduğu” gerekçesiile HMK 114/1-b maddesi uyarınca, aynı yasanın 115/2 maddesiuyarınca açılan davanın usulden reddine kararvermiş, dava dosyasında bulunan kararörneğine şerh edildiği üzere karar; taraflarca temyizedilmeksizin 03.01.2013 tarihinde kesinleşmiştir. Davacı vekili bukez; 23.09.2010 tarih ve 008161 sayılı müvekkil maaş nakililmuhaberinin iptali ile mahrum kalınan parasal hakların yasal faiziile müvekkile ödenmesine karar verilmesi istemi ile idari yargıdadava açmıştır. Ankara17.İdare Mahkemesi: 20.03.2014 gün ve 2013/128 Esassayılı kararında özetle; uyuşmazlıkta,davalı mevkiinde kamu kuruluşu niteliği taşımayanTürk Telekomünikasyon Genel Müdürlüğü’nünolması karşısında, idari yargı yetkisi kapsamındaaçılmış bir idari dava bulunduğundan sözedilemeyeceğinden; uyuşmazlığınçözümünde, özel hukuk hükümlerinegöre adli yargının görevli olduğunu gerekçegöstererek, 2247 sayılı Uyuşmazlık MahkemesininKuruluş ve İşleyişi Hakkında Kanun’un 19.Maddesi hükümleri uyarınca görevli yargı merciininbelirlenmesi için dosyanın Uyuşmazlık Mahkemesi’negönderilmesine, Uyuşmazlık Mahkemesi’nce karar verilinceyekadar davanın ertelenmesine karar vererek dosya Mahkememize gönderilmiştir. İNCELEME VEGEREKÇE : UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, SerdarÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında,Üyeler: Eyüp Sabri BAYDAR, Ali ÇOLAK, Nurdane TOPUZ,Ertuğrul ARSLANOĞLU, Ayhan AKARSU ve Mehmet AKBULUT’unkatılımlarıyla yapılan 2.6.2014 günlütoplantısında: l-İLKİNCELEME: Dosya üzerinden 2247 sayılı Yasa’nın27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre; idari ve adliyargı yerleri arasında 2247 sayılı Yasa’nın19.maddesinde öngörülen biçimde görevuyuşmazlığı doğduğu, idari yargıdosyasının, son görevsizlik kararını veren mahkemece,adli yargı dosyası da temin edilmek suretiyle UyuşmazlıkMahkemesi’ne gönderildiği ve usule ilişkin herhangi birnoksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi. II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hakim Birgül Yiğit’in,davanın çözümünde adli yargınıngörevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan;ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Mehmet BAYHAN ile Danıştay Savcısı MehmetAli GÜMÜŞ’ün davada adli yargınıngörevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, TürkTelekom A.Ş.'nde Teknisyen ünvanıyla çalışmaktaiken kurumun özelleştirilmesi nedeni ile başka kuruma atanandavacının, nakle esas düzenlenen maaş nakil ilmuhaberinde gösterilemeyentazminatların eklenmesi sureti ile maaş nakil ilmuhaberinin yenidendüzenlenmesi ve dava konusu hatalı işlem nedeni ileuğradığı tüm zararların yasal faiziyle birliktedavalıdan tahsiline karar verilmesi istemiyleaçılmıştır. 1953tarih ve 6145 sayılı Yasa ile, Türkiye Cumhuriyeti Posta,Telgraf ve Telefon İşletmesi kurulmuş; 1924 tarih ve 406sayılı Telgraf ve Telefon Kanunu’nun 10.6.1994 tarih ve 4000sayılı Yasa’yla değiştirilen 1. maddesi ile, posta vetelgraf tesis ve işletmesine ilişkin hizmetler, Postaİşletmesi Genel Müdürlüğü’nce(P.İ), telekomünikasyon hizmetleri ise, “TürkTelekomünikasyon Anonim Şirketi (Şirket)” tarafındanyürütülecek şekilde yenidenyapılandırılmıştır. 27.1.2000tarih ve 4502 sayılı Yasa’nın 1. maddesi ile, 406sayılı Yasa’nın 1. maddesine eklenen dokuzuncufıkrada, “Türk Telekom, bu Kanun ve özel hukukhükümlerine tabi bir anonim şirkettir. Kamu İktisadiTeşebbüslerinin kuruluş, teşkilât ve faaliyetleri ileilgili mevzuat Türk Telekom’a uygulanmaz. Sadece, TürkiyeBüyük Millet Meclisi denetimine ilişkin 2.4.1987 tarihli ve 3346sayılı Kanunun 9 uncu maddesi hükümleriuygulanır” denilmiş; anılan fıkra hükmü,12.5.2001 tarih ve 4673 sayılı Yasa’nın 1. maddesi iledeğiştirilmiş ve “Türk Telekom, bu Kanun ve özelhukuk hükümlerine tabi bir anonim şirkettir. Bu Kanunhükümleri saklı kalmak üzere, kamu iktisaditeşebbüsleri de dahil, sermayesinin yarısından fazlasıkamuya ait olan kamu kurum, kuruluş ve ortaklıklarına uygulananmevzuat Türk Telekom’a uygulanmaz. Sermayesinin yarısındanfazlası kamuda kaldığı sürece, TürkiyeBüyük Millet Meclisi denetimine ilişkin 2.4.1987 tarihli ve 3346sayılı Kanunun 9 uncu maddesi hükümleri uygulanır.16.7.1965 tarihli ve 697 sayılı Kanun ile milli güvenlik ve kamudüzeniyle sıkıyönetim ve seferberlik hallerindetelekomünikasyon hizmetlerinin yürütülmesine ilişkinözel kanunların hükümleri saklıdır”; Ek 29.maddesinin 3.7.2005 gün ve 5398 sayılı Kanun’un 14.maddesi ile değişik birinci fıkrasında, “TürkTelekom hisselerinin devri sonucu kamu payının yüzde ellininaltına düşmesi durumunda; Türk Telekomda ek 22 nci maddenin(a) bendinin bu Kanunla yürürlükten kaldırılanhükümleri uyarınca belirlenen aslî ve sürekligörevlerde çalışmakta olanlar ile 22.1.1990 tarihli ve399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye tâbi olarakkadrolu veya sözleşmeli personel statüsündeçalışanlar ve kapsam dışı personel, kamugörevlerinden yüzseksen gün aylıksız izinlisayılır…” denilmiştir. Öte yandan; 406sayılı Yasa’nın 4502 sayılı Yasa iledeğişik 2. maddesinin (c) bendinin birinci alt bendinin birincicümlesinde, “Türk Telekom; telekomünikasyonşebekeleri üzerinden sunulan ulusal ve uluslararası sesiletimini ihtiva eden telefon hizmetlerini, 31.12.2003 tarihine kadar bu Kanun vegörev sözleşmesi çerçevesinde tekel olarakyürütür” denildikten sonra, anılan (c) bendininbirinci alt bendine 12.5.2001 tarih ve 4673 sayılı Yasa ile eklenenüçüncü cümlede, “Ancak, TürkTelekom’daki kamu payı %50’nin altınadüştüğünde, Türk Telekom’un tüm tekelhakları 31.12.2003 tarihinden önce de olsa ortadan kalkmışolur” denilmiş; 4502 sayılı Yasa’nınGeçici 3. maddesi ile de Türk Telekomünikasyon A.Ş., 233sayılı KHK’nin ekindeki “B-Kamu İktisadiKuruluşları (KİK)” bölümünde yer alankuruluşlar listesinden çıkarılmıştır. Bu düzenlemelerbirlikte değerlendirildiğinde, telekomünikasyon şebekeleriüzerinden sunulan ulusal ve uluslararası ses iletimini ihtiva edentelefon hizmetlerini 31.12.2003 tarihine kadar “tekel” olarakyürütmekle görevli kılınan ve çoğunlukhisseleri kamuya ait bulunan Türk Telekom’un, tekel kapsamındakamu hizmeti yürüten, ancak kuruluş yasasındaki sondüzenlemeler ile kendine özgü statüye sahip olan vesermayesindeki kamu payı %50’nin altına düşünceyekadar kamu kuruluşu niteliğini taşıyan bir kuruluşolduğu tartışmasızdır. Özelleştirmekapsamında bulunan Türk Telekomünikasyon A.Ş.’dekitamamı Hazineye ait bulunan hisselerden % 55’i, BakanlarKurulu’nun 25.7.2005 tarih ve 2005/9146 sayılı “Türk Telekomünikasyon Anonim Şirketi (TürkTelekom)’nin % 55 Oranındaki Hissesinin Blok OlarakSatışına İlişkin Nihai Devir İşlemlerineDair Kararın Yürürlüğe Konulması HakkındaKarar”ı uyarınca, 14.11.2005 tarihli Hisse Satış Sözleşmesiile (6.550.000.000 USD. bedelle) Ojer Telekomünikasyon A.Ş.’nesatılmıştır. Bu süreceparalel olarak Türk Telekom personelinin durumu incelendiğinde: TürkTelekom A.Ş., 4502 sayılı Yasa’nın 29.1.2000 tarih ve23948 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarakyürürlüğe girdiği dikkatealındığında, 29.1.2000 tarihi itibariyle 233sayılı KHK kapsamıdışında kalmış ve anılan KHK eki cetvellerdençıkarılmış olması nedeniyle,Uyuşmazlık Mahkemesi Genel Kurulu’nun 22.1.1996 gün ve E:1995/1, K:1996/1 sayılı veözelleştirme kapsamında bulunan kamu iktisadi teşebbüslerindesözleşmeli veya kapsam dışı statüdeçalışan personelin kurumları ile olan ilişkilerindendoğan anlaşmazlıkların çözüm yerinin idariyargı olduğu yolundaki İlke Kararı kapsamıdışında değerlendirilmesi gerekmektedir. Anılan 4502sayılı Yasa’nın 13. maddesi ile 406 sayılıYasa’ya eklenen Ek 22. maddenin (a) bendinde, “a) Personelinstatüsü: Telekomünikasyon hizmetlerinin gerektirdiği aslive sürekli görevler telekomünikasyon alanında sekizyıl tecrübeye sahip ve en az dört yıllık yükseköğrenim görmüş bir genel müdür ile kadro,unvan, derece ve sayıları Yönetim Kurulunun önerisi veBakanlığın teklifi üzerine bu Kanununyürürlüğe girdiği tarihten itibaren yüzseksengün içerisinde Bakanlar Kurulu Kararı ile belirlenenkadrolarda istihdam edilen personel eliyle yürütülür. Bupersonel hakkında bu Kanunda öngörülen hükümlersaklı kalmak üzere 399 sayılı Kanun HükmündeKararname hükümleri uygulanır. Bunlarındışında kalan personel iş mevzuatı uyarıncaistihdam edilir. İş mevzuatına göre istihdam edilenlereilişkin kayıt ve şartlar Yönetim Kurulu tarafındantayin olunur” hükmüne yer verilmiş; bu benthükmü, 4673 ve 5189 sayılı Yasalarla yapılandeğişiklikler sonucunda; “a) Personelin statüsü: (Ekibare: 12.5.2001-4673/6. md.) Türk Telekomdaki kamu payı%50’nin altına düşünceye kadar, Türk TelekomYönetim Kurulu üyeliklerine atanacaklarda Devlet memurluğunaatanabilme genel şartlarına sahip olma ve en az dörtyıllık yüksek öğrenim görme şartlarıaranır. (Mülga ikinci ve üçüncü cümle:16.6.2004-5189/12 md.) Bunların dışında kalan personeliş mevzuatı uyarınca istihdam edilir. İşmevzuatına göre istihdam edilenlere ilişkin kayıt veşartlar Yönetim Kurulu tarafından tayin olunur”hükmünü almış; aynı maddenin (b) bendinin ikinciparagrafında da iş mevzuatına tabi olan Türk Telekomçalışanlarının aylık ücretlerininkendilerini atamaya yetkili olan Yönetim Kurulu tarafından tespitolunacağı kurala bağlanmıştır. 406 sayılıYasa’nın anılan Ek 22.maddesi uyarınca, Türk TelekomA.Ş. Genel Müdürlüğü’ne ait asli vesürekli kadrolar belirlenerek 4.4.2000 tarih ve 24010 (Mükerrer)sayılı R.G. de yayımlanan 31.3.2000 tarih ve 2000/331sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ekinde yer alan listede: merkezteşkilatı için 100 ve taşra teşkilatıiçin 100 (6 Bölge Müdürü, 12 BölgeMüdür Yardımcısı ve 82 İl TelekomMüdürü) kadro ihdas edilmiş; öte yandan, aynıYasa maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak hazırlanan“Türk Telekomünikasyon A.Ş. Kapsam DışıPersonel Yönetmeliği” adı altındaki düzenleme,Yönetim Kurulunun 31.8.2000 tarih ve 407 sayılı kararıylakabul edilmek suretiyle yürürlüğe konulmuştur. Kanunla, Kurumdagörev yapan personelden asli ve sürekli görev yapacakolanları kadro unvanı itibariyle belirlemek konusunda BakanlarKurulu'na yetki verildiği açıktır. Bu yetki 4502sayılı Kanun’un yürürlüğe girdiği29.1.2000 tarihi ile 5189 sayılı Kanun’unyürürlüğe girdiği 2.7.2004 tarihleri arasındageçerli olmuştur. Anayasa’nın128. maddesinde, “Devletin, kamu iktisadî teşebbüsleri vediğer kamu tüzelkişilerinin genel idare esaslarınagöre yürütmekle yükümlü oldukları kamuhizmetlerinin gerektirdiği aslî ve sürekli görevler,memurlar ve diğer kamu görevlileri eliylegörülür” denilmiştir. 406 sayılıYasa’nın Ek 29. maddesinin 3.7.2005 tarih ve 5398 sayılıKanun’la değişik birinci fıkrasında, “TürkTelekom hisselerinin devri sonucu kamu payının yüzde ellininaltına düşmesi durumunda; Türk Telekomda ek 22 nci maddenin(a) bendinin bu Kanunla yürürlükten kaldırılanhükümleri uyarınca belirlenen asli ve sürekligörevlerde çalışmakta olanlar ile 22.1.1990 tarihli ve399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye tabi olarak kadroluveya sözleşmeli personel statüsündeçalışanlar ve kapsam dışı personel, kamugörevlerinden yüzseksen gün aylıksız izinlisayılır. Bu personel belirtilen süre içinde TürkTelekomda çalışmaya devam eder ve hisse devir tarihinden nakliiçin Devlet Personel Başkanlığına bildirildikleritarihe kadarki aylık ücret, harcırah, sağlıkgiderleri, cenaze giderleri ve ölüm yardımı ile diğermali ve özlük hakları Türk Telekom tarafındankarşılanır…” denilerek, yasakoyucu tarafındanTürk Telekom’da 22.1.1990 tarihli ve 399 sayılı KanunHükmünde Kararnameye tabi olarak sözleşmeli personelstatüsünde çalışanlar ile kapsam dışıpersonel, kamu personeli sayılmıştır. Olayda,davalının hisse devir (14.11.2005) tarihinde davalı kurumnezdinde Teknisyen olarak çalışmakta iken, 406sayılı Yasa'nın Ek-29. maddesi ile 4046 sayılıYasa'nın 22. maddesine göre adı Devlet PersonelBaşkanlığı’na bildirilen ve sonrasında başkabir kamu kurumu emrine atanan davacı tarafından, maaş nakililmühaberinin dava konusu artış ve zamlar dikkate alınarakyeniden tespiti ile almaktan mahrum kaldığı ek ödeneklernedeni ile uğradığı zararın tazmini istemiyle; Ankara1.İş Mahkemesi’ne dava açıldığı; Ankara 1. İş Mahkemesi’nin 15.05.2012 gün ve 2011/267Esas, 2012/481 Karar sayılı kararı ile davanın esasyönünden reddine karar verdiği ve kararın davacıvekili tarafından temyiz edildiği, Yargıtay 22. HukukDairesi’nin 01.10.2012 gün ve 2012/27074 Esas, 2012/32339 Kararsayılı ilamı ile davanın usulden reddine karar verilmesigerekirken esasa girilerek davanın reddine karar verilmesinin hatalıolduğu gerekçesi ile kararın bozulmasınahükmettiği, Ankara 1.İş Mahkemesi’nin 25.12.2012gün ve 2012/1296 Esas, 2012/1380 Karar sayılı kararı iledavanın görev yönünden reddine karar verdiği vekararın temyiz edilmeksizin kesinleştiği; bunun üzerinedavacı vekilinin Ankara 17.İdare Mahkemesi’nde davaaçtığı, Ankara 17.İdare Mahkemesi’nce 2477sayılı kanunun 19. Maddesi koşullarına uygun olarakdosyanın Uyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderilmesine kararverildiği anlaşılmaktadır. Mahkememizceyapılan değerlendirme neticesinde; 2577sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun“İdari Dava Türleri ve İdari Yargı YetkisininSınırı” başlıklı 2. maddesinindeğişik 1 numaralı bendinde: “a)(Değişik: 8.6.2000-4577/5 md.) İdari işlemler hakkındayetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukukaaykırı olduklarından dolayı iptalleri içinmenfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan iptaldavaları, b)İdari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel haklarıdoğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargıdavaları, c)(Değişik: 18.12.1999-4492/6 md.) Tahkim yolu öngörülenimtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinden doğanuyuşmazlıklar hariç, kamu hizmetlerinden birininyürütülmesi için yapılan her türlü idari sözleşmelerdendolayı taraflar arasında çıkan uyuşmazlıklarailişkin davalar” idari dava türleri olaraksayılmış olup; kural olarak, idari yargıda ancak Devlete vekamu tüzel kişilerine karşı açılan davalarabakılabilir. Buna göre,iptali istenilen işlemin tesis edildiği ve davanınaçıldığı tarihte davalı mevkiinde kamukuruluşu niteliği taşımayan Türk TelekomünikasyonA.Ş.'nin olması karşısında, idari yargı yetkisikapsamında açılmış bir idari dava bulunduğundansöz etmek olanaksız olduğundan, uyuşmazlığın,özel hukuk hükümlerine göre görüm veçözümünde adli yargı yerinin görevliolduğu sonucuna varılmıştır. Belirtilennedenlerle, Ankara 17.İdare Mahkemesi’nin başvurusununkabulü ile Ankara 1. İş Mahkemesi’nin görevsizlikkararının kaldırılması gerekmiştir. S O N U Ç : Davanınçözümünde ADLİ YARGININ görevli olduğuna,bu nedenle Ankara 17.İdare Mahkemesi’nin BAŞVURUSUNUNKABULÜ ile, Ankara 1.İş Mahkemesi’nin 25.12.2012 günve 2012/1296 Esas, 2012/1380 Karar sayılı GÖREVSİZLİKKARARININ KALDIRILMASINA, 2.6.2014 gününde OYBİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi. Başkan Serdar ÖZGÜLDÜR Üye Eyüp Sabri BAYDAR Üye Ertuğrul ARSLANOĞLU Üye Ali ÇOLAK Üye Ayhan AKARSU Üye Nurdane TOPUZ Üye Mehmet AKBULUT
Full & Egal Universal Law Academy