T.C. UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ HUKUK BÖLÜMÜ ESAS NO : 2014 / 665 KARAR NO : 2014 / 705 KARAR TR : 2.6.2014 ÖZET : 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 42. maddesine göre verilen para cezasının kaldırılması istemiyle açılan davanın, İDARİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk. K A R A R Davacı :H.S.B. Vekili :Av. A.Y. Davalı :Çankaya Belediye Başkanlığı O L A Y :Çankaya Belediye Encümeninin 11.8.2005 gün ve C:2005/2889.15sayılı kararı ile, Çukurca Birlik mahallesi, 7.cadde,Yeşil Çankaya Sitesinde, imarın 9857 ada 1 nolu parseliüzerinde, 24.03.1992 gün ve 128/92 sayılı YapıKullanma İzin Belgesi bulunan binanın mahallen yapılankontrolünde,18.12.1990 onay tarihli mimari projesine aykırıolarak, C Blok 7.katında bulunan, davacıya ait 26 nolu dairesininçalışma odası ile yatak odası önüne isabeteden ön cephe sağ köşedeki (3.10x1.00)=(3.10) m2ebadındaki balkonunun pimapen+cam ile kapatıldığınıntespit edildiğinden bahisle, davacıya 3194 sayılı İmarKanunu’nun 32. maddesi uyarınca ruhsatsız yapılanimalatları yasal hale getirmesi için 30 gün süreverilmiş ve aynı Kanun’un 42. maddesinin birincifıkrası uyarınca 1.650 TL idari para cezası ile cezalandırılmasınakarar verilmiştir. Davacı, idaripara cezasına ilişkin kararın iptali istemiyle idari yargıyerinde dava açmıştır. ANKARA 8. İDAREMAHKEMESİ: 23.9.2005 gün ve E:2005/1655, 2005/1203 sayı ile, 3194sayılı Kanun uyarınca verilen idari yaptırım niteliğindekipara cezalarına karşı açılacak davaların, 5326sayılı Kabahatler Kanunu hükümlerininyürürlüğe girdiği 1.6.2005 tarihinden itibaren görümve çözümünün adli yargı yerine ait olduğugerekçesiyle davanın görev yönünden reddine kararvermiş, davacı tarafından yapılan itiraz üzerine, AnkaraBölge İdare Mahkemesi 12.4.2006 gün ve 2006/1711-2038 sayılıkararı ile hükmün onanmasına karar vermiştir. Bu kez, davacıvekili, idari para cezasının iptali istemiyle adli yargı yerineitirazda bulunmuştur. ANKARA 12. SULHCEZA MAHKEMESİ: 28.11.2005 gün ve 2005/964 Müt. sayıyla, 5326sayılı Kabahatler Kanunu’nun ilgili maddesinin AnayasaMahkemesi kararı ile iptal edildiği, bu durumda 3194 sayılıKanun uyarınca verilen idari para cezasına karşıaçılan davanın çözümünün idariyargı yerine ait olduğu gerekçesiyle görev nedeniyleitirazın reddine karar vermiş, kararın davacıtarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 7. Ceza Dairesi23.6.2009 gün ve E:2007/8925,K:2009/7423 sayılı kararı ilehükmün onanmasına karar vermiştir. İNCELEME VE GEREKÇE: Uyuşmazlık MahkemesiHukuk Bölümü’nün, SerdarÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında,Üyeler: Eyüp Sabri BAYDAR, Ali ÇOLAK, Nurdane TOPUZ, ErtuğrulARSLANOĞLU, Ayhan AKARSU ve Mehmet AKBULUT’unkatılımlarıyla yapılan 2.6.2014 günlü toplantısında: l-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre; UyuşmazlıkMahkemesi Genel Kurulu’nun 11.7.1988 günlü, E:1988/1, K:1988/1sayılı İlke Kararında, “2247 sayılıUyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve İşleyişiHakkında Kanunun bütünüyle incelenipdeğerlendirilmesinden, bu Kanunun uygulanması yönünden 2nci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan, ‘cezauyuşmazlıkları’ ibaresinden, savcının ya daşahsi davacının talebi ile başlayan yargılamasısonunda sanığın mahkumiyetine ya da beraatinehükmedilebilecek davalarda, askeri ve adli ceza mahkemeleri arasındaçıkan görev ve hükümuyuşmazlıklarının anlaşılması, bunun dışındakalan tüm görev uyuşmazlıklarının ‘hukukuyuşmazlığı’ sayılması gerektiğisonucuna varılmaktadır. Uygulanması idari organlarabırakılan cezalar, adli nitelikte olmadığından, bunlarhakkında yapılan itirazlar ya da açılan davalar‘ceza davası’ olarak nitelendirilemezler. İdariniteliklerinden dolayı bu davalara ilişkin görev vehüküm uyuşmazlıklarının UyuşmazlıkMahkemesinin Hukuk Bölümünde incelenipçözümlenmesi gerektiği...”açıkça belirtilmiştir. Bu durumgözetildiğinde, olay bölümünde yazılıbaşvuru konusu görev uyuşmazlığının HukukBölümünde incelenmesi gerektiği kuşkusuzdur. İdari ve adli yargıyerleri arasında 2247 sayılı Yasa'nın 14. maddesindeöngörülen biçimde olumsuz görevuyuşmazlığı doğduğu, adli yargıdosyasının 15. maddede belirtilen yönteme uygun olarakdavacı vekilinin istemi üzerine son görevsizlikkararını veren Mahkemece, idari yargı dosyası da teminedilmek suretiyle Uyuşmazlık Mahkemesi'ne gönderildiği veusule ilişkin işlemlerde herhangi bir noksanlıkbulunmadığı anlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi. II-ESASIN İNCELENMESİ:Raportör-Hakim Gülten Fatma BÜYÜKEREN’in,davanın çözümünde idari yargınıngörevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan;ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Mehmet BAYHAN ile Danıştay Savcısı MehmetAli GÜMÜŞ’ün idari yargının görevliolduğu yolundaki sözlü açıklamaları dadinlendikten sonra GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜPDÜŞÜNÜLDÜ: Dava, 3194 sayılıİmar Kanunu’nun 42. maddesine göre verilen idari paracezasının kaldırılması istemiyleaçılmıştır. 3.5.1985 tarih ve 3194sayılı İmar Kanunu’nun, “ Ruhsatsız veya ruhsatve eklerine aykırı olarak başlanan yapılar ”başlığı altında düzenlenen 32.maddesinde, “Bu Kanun hükümlerine göre ruhsat alınmadanyapılabilecek yapılar hariç; ruhsat alınmadan yapıyabaşlandığı veya ruhsat ve eklerine aykırıyapı yapıldığı ilgili idarece tespiti, fenni mesulcetespiti ve ihbarı veya herhangi bir şekilde bu duruma muttaliolunması üzerine, belediye veya valiliklerce o andaki inşaatdurumu tespit edilir. Yapı mühürlenerek inşaat derhal durdurulur. Durdurma, yapı tatilzaptının yapı yerine asılmasıyla yapı sahibinetebliğ edilmiş sayılır. Bu tebligatın birnüshası da muhtara bırakılır. Bu tarihten itibaren ençok bir ay içinde yapı sahibi, yapısınıruhsata uygun hale getirerek veya ruhsat alarak, belediyeden veya valiliktenmühürün kaldırılmasını ister. Ruhsataaykırılık olan yapıda, buaykırılığın giderilmiş olduğu veya ruhsatalındığı ve yapının bu ruhsata uygunluğu,inceleme sonunda anlaşılırsa, mühür, belediye veyavalilikçe kaldırılır ve inşaatın devamınaizin verilir. Aksi takdirde, ruhsat iptaledilir, ruhsata aykırı veya ruhsatsız yapılan bina,belediye encümeni veya il idare kurulu kararını müteakip,belediye veya valilikçe yıktırılır ve masrafıyapı sahibinden tahsil edilir ”,denilmiş; “İdarimüeyyideler ” başlığı altındadüzenlenen 42.maddesinin birinci fıkrasında; bu maddedebelirtilen ve imar mevzuatına aykırılık teşkil edenfiil ve hallerin tespit edildiği tarihten itibaren on işgünü içinde ilgili idare encümenince sorumlular hakkında,üstlenilen her bir sorumluluk için ayrı ayrı olarak bumaddede belirtilen idari müeyyidelerin uygulanacağı, ikincifıkrasında; ruhsat alınmaksızın veya ruhsata, ruhsateki etüt ve projelere veya imar mevzuatına aykırı olarakyapılan yapının sahibine, yapı müteahhidine veyaaykırılığı altı iş günüiçinde idareye bildirmeyen ilgili fenni mesullere, yapınınmülkiyet durumuna, bulunduğu alanın özelliğine,durumuna, niteliğine ve sınıfına, yerleşmeye veçevreye etkisine, can ve mal emniyetini tehdit edip etmediğine veaykırılığın büyüklüğünegöre idari para cezası uygulanacağı hükümaltına alınmış, maddenin üçüncü fıkrasındaise; 18, 28, 32, 33, 34 , 35, 36, 37, 40 ve 41 inci maddelerde belirtilenmükellefiyetleri yerine getirmeyen veya bu maddelere aykırıdavranan yapı veya parsel sahibine, harita, plan, etüt ve projemüelliflerine, fenni mesullere, yapı müteahhidine veşantiye şefine, ilgisine göre ayrı ayrı olmaküzere ikibin Türk Lirası, bu fiillerin çevre vesağlık şartlarına aykırı olması halindedörtbin Türk Lirası, can ve mal emniyetini tehdit etmesi halindealtıbin Türk Lirası idari para cezası verileceği kuralabağlanmış; anılan Yasa maddesinin itiraz merci olarak sulhceza mahkemesini belirleyen beşinci fıkrası AnayasaMahkemesi’nin 15.5.1997 tarihli ve E:1996/72, K:1997/51 sayılıkararıyla; bir idari işlemin bir bölümünün idariyargının, diğer bir bölümünün ise adliyargının denetimine bırakılmasında, kamu yararıbulunmadığı, zira bu işlemlerin, kamugücünün kullanılmasıyla ilgili bir idari işlemindevamı ve idari bir yasağa aykırı davranan kişiyeidari bir yaptırımın uygulanması niteliğindeolduğu, çıkacak uyuşmazlıklarınçözümünde de idari yargının yetkiliolacağı, idarenin aynı yapı içinaldığı kararın bir bölümünün idariyargıda bir bölümünün adli yargıdagörülmesinin yargılamanınbütünlüğünü bozacağı, idari birişlemin bölünerek bir bölümünün idari yargınınbir bölümünün de adli yargının denetiminebırakılmasında isabet bulunmadığı belirtilmeksuretiyle iptal edilmiş olup, yasama organınca bu konudadüzenleme yapılmamıştır. Anayasa Mahkemesininiptal kararını gözeten Uyuşmazlık Mahkemesi, 3194sayılı Yasa’nın 42. maddesine göre verilen idari paracezalarına karşı açılan davaları, göreveilişkin genel ilkelere göre idari yargının görevalanında görmüştür. 3194 sayılıYasa’nın 42. maddesi, 9.12.2009 gün ve 5940 sayılıKanun’un 2. maddesi ile değiştirilmiş ise de; idari paracezasına karşı kanun yoluna ilişkin bir düzenlemeyeyer verilmemiştir. 30.3.2005 tarihli ve5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 3 üncü maddesinideğiştiren 6.12.2006 günlü, 5560 sayılıYasa’nın 31. maddesinde “(1) Bu Kanunun; a) İdari yaptırımkararlarına karşı kanun yoluna ilişkin hükümleri,diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmaması halinde, b) Diğer genelhükümleri, idarî para cezası veya mülkiyetin kamuyageçirilmesi yaptırımını gerektiren bütünfiiller hakkında, uygulanır."denilmiştir. AynıKanunun 27. maddesine, 5560sayılı Kanun ile eklenen sekizinci fıkrada ise; idariyaptırım kararınınverildiği işlem kapsamında aynı kişi ile ilgili olarakidari yargının görev alanına giren kararların daverilmiş olması halinde; idari yaptırım kararınailişkin hukuka aykırılık iddialarının, bu işlemin iptali talebiyle birlikte idariyargı merciinde görüleceği kurala bağlanmış,bu maddenin gerekçesinde de buhükümle, Kabahatler Kanunu'ndaki düzenlemelerin ortaya çıkardığıbağlantı sorununa çözüm getirilmesininamaçlandığı ifade edilmiştir. 19.12.2006 tarihindeyürürlüğe giren bu düzenlemeye göre, Kabahatler Kanunu’nun; İdari yaptırım kararlarınakarşı kanun yoluna ilişkin hükümlerinin, diğerkanunlarda aksine hüküm bulunmaması halindeuygulanacağı; diğer kanunlarda görevli mahkemeningösterilmesi durumunda ise uygulanmayacağı ancak; idari yaptırım kararının verildiği işlemkapsamında aynı kişi ile ilgili olarak idari yargınıngörev alanına giren kararların da verilmiş olmasıhalinde; idari yaptırım kararına ilişkin hukukaaykırılık iddialarının, bu işlemin iptali talebiyle birlikte idari yargı merciindegörüleceği anlaşılmaktadır. Görevkuralları kamu düzenine ilişkin olduğundan, görevkonusunda taraflar için bir müktesep hakdoğmayacağı; bu nedenle, yeni bir yasayla kabul edilengörev kurallarının, geçmişe de etkiliolacağı, bilinen bir genel hukuk ilkesidir. Davanınaçıldığı andaki kurallara göre görevliolan mahkeme, yeni bir yasa ile görevsiz hale gelmiş ise,(davanın açıldığı anda görevli olan ve fakatyeni yasaya göre görevsiz hale gelen) mahkemenin görevsizlikkararı vermesi gerekeceği; ancak, yeni yasadaki görevkuralının, değişikliğin yürürlüğegirmesinden sonra açılacak davalarda uygulanacağına dairintikal hükümlerinin varlığı halinde, mahkemecegörevsizlik kararı verilemeyeceği açıktır. Diğer taraftan,dava görevsiz mahkemede açılmış, bu sıradayapılan bir kanun değişikliği ile görevsiz mahkeme odava için görevli hale gelmiş ise, mahkeme, artıkgörevsizlik kararı veremeyip (yeni kanuna göre görevli halegeldiği için) davaya bakmaya devam etmesi gerekir. İncelenenuyuşmazlıkta, öngörülen idari para cezasının5326 sayılı Kanun’un 16. maddesinde belirtilen idariyaptırım türlerinden biri olduğu, 3194 sayılıİmar Kanunu’nda da idari para cezasına itiraz konusundagörevli mahkemenin gösterilmediği, ancak; idari para cezasına konu yapı ile ilgili olarak idariyargının görev alanına giren kararın(ruhsatsızyapılan imalatları yasal hale getirmesi için 30 günsüre verilmesine) da verildiği anlaşıldığından;idari para cezasına ilişkin kararın hukuka aykırılığıiddiasının da, idariyargı yerinde görüleceği kuşkusuzdur. Kaldı ki, Anayasa Mahkemesi’nin 5.4.2007 tarihve E:2007/35, K:2007/36 sayılı kararında da, “İmarKanunu’nun 42. maddesi uyarınca para cezası verilmesiişlemi, imar mevzuatına aykırı bir yapılanmanıntespiti, önlenmesi veya giderilmesine yönelik idari bir işlemindevamı niteliğinde olduğundan, Kabahatler Kanunu’nun 27.maddesinin (8) numaralı fıkrası uyarınca idariyaptırım kararının yanı sıra idariyargının görev alanına giren başka bir kararın daverilmiş olduğunun ve buna bağlı olarak sözkonusu paracezalarına karşı açılacak davalarda idari yargınıngörevli olduğunun kabulü gerekmektedir” denilerek,İmar Kanunu’nun 42. maddesi uyarınca verilen para cezasınakarşı Sulh Ceza Mahkemesinde açılan davanın, itirazbaşvurusunda bulunan Sulh Ceza Mahkemesinin görevine girmediğibelirtilerek itiraz başvurusu Mahkemenin yetkisizliği nedeniylereddedilmiştir. Yukarıdabelirtilen hususlar ve KabahatlerKanunu’nun 27. maddesine 5560 sayılı Kanun’la eklenensekizinci fıkra hükmü bir arada değerlendirildiğinde,3194 sayılı İmar Kanunu'nun 42. maddesi uyarınca verilen para cezasına karşıaçılacak davanın çözü-münde idariyargı yerinin görevli olduğu sonucunavarılmıştır. Açıklanannedenlerle, Ankara 8. İdare Mahkemesince verilen görevsizlikkararının kaldırılması gerekmiştir. S O N U Ç : Davanınçözümünde İDARİ YARGININ görevliolduğuna, bu nedenle Ankara 8. İdare Mahkemesinin 23.9.2005 günve E:2005/1655, 2005/1203 sayılı GÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA,2.6.2014 gününde OYBİRLİĞİ İLE KESİNOLARAK karar verildi. Başkan Serdar ÖZGÜLDÜR Üye Eyüp Sabri BAYDAR Üye Ertuğrul ARSLANOĞLU Üye Ali ÇOLAK Üye Ayhan AKARSU Üye Nurdane TOPUZ Üye Mehmet AKBULUT
Full & Egal Universal Law Academy