T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2014 / 645
KARAR NO : 2014 / 688
KARAR TR : 2.6.2014
ÖZET: Türk Telekomünikasyon A.Ş.’de çalışırken Kurumun özelleştirilmesi nedeniyle başka kuruma nakledilen davacının, maaş nakil ilmühaberinin düzeltilmesi ve alacağının faizi ile birlikte tazmini istemiyle açtığı davanın, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı :R.Ç.
Vekili : Av. N.B.D.& Av. K.Ç.L.
Davalı :Türk Telekomünikasyon AŞ.
Vekili : Av. M.H.B. (AdliYargıda)
OL A Y : Davacıvekili dilekçesinde özetle; davacının, davalışirkette teknisyen unvanı ile çalışmakta iken, 30.09.2010tarihinde davalı tarafından yapılan tek taraflı işakdi feshi neticesinde, 406 sayılı yasanın Ek 29 ve 4046sayılı yasanın 22 maddesi hükümlerine dayanılarakbaşka kamu kurum ve kuruluşlarına atanmak üzereadının Devlet Personel Başkanlığınabildirildiğini, bildirimin yapıldığı tarih itibariyle,bildirime esas ücretine dair düzenlenen nakil bildirim cetvelinde yeralan ücret hesaplanmasında hata yapıldığınıntespit edildiğini belirterek, davacının maaş nakililmühaberinin düzeltilmesine ve ücretine yansıtılmayanek ödemelerinden denge tazminatı alacağı olarak, fazlayadair hakları saklı kalmak kaydıyla, 2.000 TL.nin dava tarihindenitibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline kararverilmesi istemiyle adli yargı yerinde dava açmıştır. Ankara 1.İş Mahkemesi:15.05.2012 gün, E:2011/275, K:2012/488 sayı ile özetle, davanınesastan reddine karar vermiş olup,iş bu karara karşıyapılan temyiz başvurusu üzerine, Yargıtay 9. Hukuk Dairesi01.10.2012 gün, E:2012/27081, K:2012/32346 sayı ile özetle; davanınidari yargı yerinde çözümlenmesi gerektiğinibelirterek, mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerektiğindenbahisle hükmün bozulmasına karar vermiştir. Ankara 1.İş Mahkemesi: Yargıtay bozma ilamına uyarak yapılanyargılama neticesinde, 25.12.2012 gün, E:2012/1303, K:2012/1387sayı ile özetle; davanın idari yargı yerinde görülmesigerektiğinden bahisle, görev yönünden reddine kararvermiş ve karar kesinleşmiştir. Davacı vekili aynı istemle bukez idari yargı yerinde davaaçmıştır. Ankara 17. İdare Mahkemesi: 20.03.2014 gün, E:2013/129 sayı ileözetle; davanın adli yargının görev alanınagirdiğinden bahisle 2247 sayılı Kanunun 19.maddesi uyarıncagörevli yargı yerinin belirlenmesi için dosyanınUyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesine karar vermiştir. İNCELEME VE GEREKÇE : UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, SerdarÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında,Üyeler: Eyüp Sabri BAYDAR, Ali ÇOLAK, Nurdane TOPUZ,Ertuğrul ARSLANOĞLU, Ayhan AKARSU ve Mehmet AKBULUT’unkatılımlarıyla yapılan 2.6.2014 günlütoplantısında: l-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın27.maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre; adli ve idariyargı yerleri arasında 2247 sayılı yasa’nın19.maddesinde öngörülen biçimde görevuyuşmazlığı doğduğu, idari yargıdosyasının, adli yargı dosyası da temin edilmek suretiyle,son görevsizlik kararını veren mahkemece,UyuşmazlıkMahkemesi’ne gönderildiği ve usule ilişkin herhangi birnoksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi. II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hakim Selim ŞamilKAYNAK’ın, davanın çözümünde adliyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Mehmet BAYHAN ile DanıştaySavcısı Mehmet Ali GÜMÜŞ’ün davada adliyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava,davalıkurumda görev yapmakta iken,406 sayılı Yasa'nın Ek-29.maddesi ile 4046 sayılı Yasa'nın 22.maddesine göre adıDevlet Personel Başkanlığına bildirilen, sonrasında başkabir kamu kurumu emrine atanan davacı tarafından, maaş nakililmühaberinin yanlış düzenlendiği iddiasıylayeniden düzenlenmesi ve bundan kaynaklı olduğu iddia olunanzararın tazmini istemiyle açılmıştır. 1953tarih ve 6145 sayılı Yasa ile, Türkiye Cumhuriyeti Posta,Telgraf ve Telefon İşletmesi kurulmuş; 1924 tarih ve 406sayılı Telgraf ve Telefon Kanunu’nun 10.6.1994 tarih ve 4000sayılı Yasa’yla değiştirilen 1. maddesi ile, posta vetelgraf tesis ve işletmesine ilişkin hizmetler, Postaİşletmesi Genel Müdürlüğü’nce(P.İ), telekomünikasyon hizmetleri ise, “TürkTelekomünikasyon Anonim Şirketi (Şirket)” tarafındanyürütülecek şekilde yenidenyapılandırılmıştır. 27.1.2000tarih ve 4502 sayılı Yasa’nın 1. maddesi ile, 406sayılı Yasa’nın 1. maddesine eklenen dokuzuncufıkrada, “Türk Telekom, bu Kanun ve özel hukukhükümlerine tabi bir anonim şirkettir. Kamu İktisadiTeşebbüslerinin kuruluş, teşkilât ve faaliyetleri ileilgili mevzuat Türk Telekom’a uygulanmaz. Sadece, TürkiyeBüyük Millet Meclisi denetimine ilişkin 2.4.1987 tarihli ve 3346sayılı Kanunun 9 uncu maddesi hükümleriuygulanır” denilmiş; anılan fıkra hükmü,12.5.2001 tarih ve 4673 sayılı Yasa’nın 1. maddesi iledeğiştirilmiş ve “Türk Telekom, bu Kanun ve özelhukuk hükümlerine tabi bir anonim şirkettir. Bu Kanunhükümleri saklı kalmak üzere, kamu iktisaditeşebbüsleri de dahil, sermayesinin yarısından fazlasıkamuya ait olan kamu kurum, kuruluş ve ortaklıklarına uygulananmevzuat Türk Telekom’a uygulanmaz. Sermayesinin yarısındanfazlası kamuda kaldığı sürece, Türkiye BüyükMillet Meclisi denetimine ilişkin 2.4.1987 tarihli ve 3346sayılı Kanunun 9 uncu maddesi hükümleri uygulanır.16.7.1965 tarihli ve 697 sayılı Kanun ile milli güvenlik ve kamudüzeniyle sıkıyönetim ve seferberlik hallerindetelekomünikasyon hizmetlerinin yürütülmesine ilişkinözel kanunların hükümleri saklıdır”; Ek 29.maddesinin 3.7.2005 gün ve 5398 sayılı Kanun’un 14.maddesi ile değişik birinci fıkrasında, “TürkTelekom hisselerinin devri sonucu kamu payının yüzde ellininaltına düşmesi durumunda; Türk Telekomda ek 22 nci maddenin(a) bendinin bu Kanunla yürürlükten kaldırılanhükümleri uyarınca belirlenen aslî ve sürekligörevlerde çalışmakta olanlar ile 22.1.1990 tarihli ve 399sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye tâbi olarak kadroluveya sözleşmeli personel statüsündeçalışanlar ve kapsam dışı personel, kamugörevlerinden yüzseksen gün aylıksız izinlisayılır…” denilmiştir. Öte yandan; 406 sayılı Yasa’nın 4502sayılı Yasa ile değişik 2. maddesinin (c) bendinin birincialt bendinin birinci cümlesinde, “Türk Telekom;telekomünikasyon şebekeleri üzerinden sunulan ulusal veuluslararası ses iletimini ihtiva eden telefon hizmetlerini, 31.12.2003tarihine kadar bu Kanun ve görev sözleşmesiçerçevesinde tekel olarak yürütür”denildikten sonra, anılan (c) bendinin birinci alt bendine 12.5.2001 tarihve 4673 sayılı Yasa ile eklenen üçüncücümlede, “Ancak, Türk Telekom’daki kamu payı%50’nin altına düştüğünde, TürkTelekom’un tüm tekel hakları 31.12.2003 tarihinden önce deolsa ortadan kalkmış olur” denilmiş; 4502 sayılıYasa’nın Geçici 3. maddesi ile de TürkTelekomünikasyon A.Ş., 233 sayılı KHK’nin ekindeki“B-Kamu İktisadi Kuruluşları (KİK)”bölümünde yer alan kuruluşlar listesindençıkarılmıştır. Bu düzenlemeler birlikte değerlendirildiğinde,telekomünikasyon şebekeleri üzerinden sunulan ulusal veuluslararası ses iletimini ihtiva eden telefon hizmetlerini 31.12.2003tarihine kadar “tekel” olarak yürütmekle görevlikılınan ve çoğunluk hisseleri kamuya ait bulunanTürk Telekom’un, tekel kapsamında kamu hizmeti yürüten,ancak kuruluş yasasındaki son düzenlemeler ile kendineözgü statüye sahip olan ve sermayesindeki kamu payı%50’nin altına düşünceye kadar kamu kuruluşuniteliğini taşıyan bir kuruluş olduğutartışmasızdır. Özelleştirme kapsamında bulunan Türk TelekomünikasyonA.Ş.’deki tamamı Hazineye ait bulunan hisselerden % 55’i,Bakanlar Kurulu’nun 25.7.2005 tarih ve 2005/9146sayılı “Türk Telekomünikasyon AnonimŞirketi (Türk Telekom)’nin % 55 OranındakiHissesinin Blok Olarak Satışına İlişkin Nihai Devirİşlemlerine Dair Kararın YürürlüğeKonulması Hakkında Karar”ı uyarınca, 14.11.2005tarihli Hisse Satış Sözleşmesi ile (6.550.000.000 USD.bedelle) Ojer Telekomünikasyon A.Ş.’nesatılmıştır. Bu sürece paralel olarak Türk Telekom personelinin durumuincelendiğinde: TürkTelekom A.Ş., 4502 sayılı Yasa’nın 29.1.2000 tarih ve23948 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarakyürürlüğe girdiği dikkatealındığında, 29.1.2000 tarihi itibariyle 233sayılı KHK kapsamıdışında kalmış ve anılan KHK eki cetvellerdençıkarılmış olması nedeniyle,Uyuşmazlık Mahkemesi Genel Kurulu’nun 22.1.1996 gün ve E:1995/1, K:1996/1 sayılı veözelleştirme kapsamında bulunan kamu iktisadi teşebbüslerinde sözleşmeliveya kapsam dışı statüde çalışanpersonelin kurumları ile olan ilişkilerinden doğananlaşmazlıkların çözüm yerinin idari yargıolduğu yolundaki İlke Kararı kapsamı dışındadeğerlendirilmesi gerekmektedir. Anılan 4502 sayılı Yasa’nın 13. maddesi ile 406sayılı Yasa’ya eklenen Ek 22. maddenin (a) bendinde, “a)Personelin statüsü: Telekomünikasyon hizmetleriningerektirdiği asli ve sürekli görevler telekomünikasyonalanında sekiz yıl tecrübeye sahip ve en az dörtyıllık yüksek öğrenim görmüş bir genelmüdür ile kadro, unvan, derece ve sayıları YönetimKurulunun önerisi ve Bakanlığın teklifi üzerine buKanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibarenyüzseksen gün içerisinde Bakanlar Kurulu Kararı ilebelirlenen kadrolarda istihdam edilen personel eliyle yürütülür.Bu personel hakkında bu Kanunda öngörülenhükümler saklı kalmak üzere 399 sayılı KanunHükmünde Kararname hükümleri uygulanır. Bunlarındışında kalan personel iş mevzuatı uyarıncaistihdam edilir. İş mevzuatına göre istihdam edilenlereilişkin kayıt ve şartlar Yönetim Kurulu tarafındantayin olunur” hükmüne yer verilmiş; bu benthükmü, 4673 ve 5189 sayılı Yasalarla yapılandeğişiklikler sonucunda; “a) Personelin statüsü: (Ekibare: 12.5.2001-4673/6. md.) Türk Telekomdaki kamu payı%50’nin altına düşünceye kadar, Türk TelekomYönetim Kurulu üyeliklerine atanacaklarda Devlet memurluğunaatanabilme genel şartlarına sahip olma ve en az dörtyıllık yüksek öğrenim görme şartlarıaranır. (Mülga ikinci ve üçüncü cümle:16.6.2004-5189/12 md.) Bunların dışında kalan personeliş mevzuatı uyarınca istihdam edilir. İşmevzuatına göre istihdam edilenlere ilişkin kayıt veşartlar Yönetim Kurulu tarafından tayin olunur”hükmünü almış; aynı maddenin (b) bendinin ikinciparagrafında da iş mevzuatına tabi olan Türk Telekomçalışanlarının aylık ücretlerininkendilerini atamaya yetkili olan Yönetim Kurulu tarafından tespitolunacağı kurala bağlanmıştır. 406 sayılı Yasa’nın anılan Ek 22. maddesiuyarınca, Türk Telekom A.Ş. GenelMüdürlüğü’ne ait asli ve sürekli kadrolar belirlenerek4.4.2000 tarih ve 24010 (Mükerrer) sayılı R.G. deyayımlanan 31.3.2000 tarih ve 2000/331 sayılı Bakanlar KuruluKararı ekinde yer alan listede: merkez teşkilatı için 100ve taşra teşkilatı için 100 (6 BölgeMüdürü, 12 Bölge Müdür Yardımcısıve 82 İl Telekom Müdürü) kadro ihdas edilmiş; öteyandan, aynı Yasa maddesinin verdiği yetkiye dayanılarakhazırlanan “Türk Telekomünikasyon A.Ş. KapsamDışı Personel Yönetmeliği” adıaltındaki düzenleme, Yönetim Kurulunun 31.8.2000 tarih ve 407sayılı kararıyla kabul edilmek suretiyleyürürlüğe konulmuştur. Kanunla, Kurumda görev yapan personelden asli ve sürekligörev yapacak olanları kadro unvanı itibariyle belirlemekkonusunda Bakanlar Kurulu'na yetki verildiği açıktır. Buyetki 4502 sayılı Kanun’un yürürlüğegirdiği 29.1.2000 tarihi ile 5189 sayılı Kanun’unyürürlüğe girdiği 2.7.2004 tarihleri arasındageçerli olmuştur. Anayasa’nın 128. maddesinde, “Devletin, kamuiktisadî teşebbüsleri ve diğer kamutüzelkişilerinin genel idare esaslarına göreyürütmekle yükümlü oldukları kamu hizmetleriningerektirdiği aslî ve sürekli görevler, memurlar vediğer kamu görevlileri eliyle görülür”denilmiştir. 406 sayılı Yasa’nın Ek 29. maddesinin 3.7.2005 tarihve 5398 sayılı Kanun’la değişik birincifıkrasında, “Türk Telekom hisselerinin devri sonucu kamupayının yüzde ellinin altına düşmesi durumunda;Türk Telekomda ek 22 nci maddenin (a) bendinin bu Kanunlayürürlükten kaldırılan hükümleri uyarıncabelirlenen asli ve sürekli görevlerde çalışmaktaolanlar ile 22.1.1990 tarihli ve 399 sayılı Kanun HükmündeKararnameye tabi olarak kadrolu veya sözleşmeli personelstatüsünde çalışanlar ve kapsam dışıpersonel, kamu görevlerinden yüzseksen gün aylıksızizinli sayılır. Bu personel belirtilen süre içindeTürk Telekomda çalışmaya devam eder ve hisse devirtarihinden nakli için Devlet Personel Başkanlığınabildirildikleri tarihe kadarki aylık ücret, harcırah,sağlık giderleri, cenaze giderleri ve ölümyardımı ile diğer mali ve özlük hakları TürkTelekom tarafından karşılanır…” denilerek,yasakoyucu tarafından Türk Telekom’da 22.1.1990 tarihli ve 399sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye tabi olaraksözleşmeli personel statüsünde çalışanlarile kapsam dışı personel, kamu personelisayılmıştır. Olayda,davalının hisse devir (17.02.2012) tarihinde davalıkuruluşta çalışmakta iken 406 sayılıYasa'nın Ek-29. maddesi ile 4046 sayılı Yasa'nın 22.maddesine göre adı Devlet Personel Başkanlığınabildirilen ve sonrasında kamu kurumu emrine atanan davacıtarafından; maaş nakil ilmühaberinin eksik ve hatalıolduğundan bahisle iptali, maaş nakil ilmühaberindegösterilmeyen ödemeler ile ek ödemelere ilişkineksikliklerin tespiti, nakil ilmühaberinin yeniden düzenlenmesi veeksik ödenen tutarların yasal faizleri ile birlikte tahsili istemiyledava açılmıştır. 2577sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun“İdari Dava Türleri ve İdari Yargı YetkisininSınırı” başlıklı 2. maddesinindeğişik 1 numaralı bendinde: “a)(Değişik : 8.6.2000-4577/5 md.) İdari işlemlerhakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biriile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleriiçin menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılaniptal davaları, b)İdari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel haklarıdoğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargıdavaları, c)(Değişik: 18.12.1999-4492/6 md.) Tahkim yolu öngörülenimtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinden doğanuyuşmazlıklar hariç, kamu hizmetlerinden birininyürütülmesi için yapılan her türlü idarisözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkanuyuşmazlıklara ilişkin davalar” idari dava türleriolarak sayılmış olup; kural olarak, idari yargıda ancakDevlete ve kamu tüzel kişilerine karşı açılandavalara bakılabilir. Buna göre, işlemin tesis edildiği ve davaaçıldığı tarihte davalı mevkiinde kamukuruluşu niteliği taşımayan Türk TelekomünikasyonA.Ş.'nin olması karşısında, idari yargı yetkisikapsamında açılmış bir idari dava bulunduğundansöz etmek olanaksız olduğundan; uyuşmazlığın,özel hukuk hükümlerine göre görüm veçözümünde adli yargı yerinin görevliolduğu sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle, davanın görüm veçözümünde adli yargı görevli olduğundan,Ankara 17. İdare Mahkemesi’nce yapılan başvurununkabulü ile, Ankara 1.İş Mahkemesinin görevsizlikkararının kaldırılması gerekmiştir. S O N UÇ : Davanın çözümünde ADLİ YARGININgörevli olduğuna, bu nedenle Ankara 17. İdare Mahkemesinceyapılan BAŞVURUNUN KABULÜ ile, Ankara 1. İşMahkemesinin 25.12.2012 gün, E:2012/1303, K:2012/1387 sayılıGÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA, 2.6.2014 günündeOY BİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi. Başkan Serdar ÖZGÜLDÜR Üye Eyüp Sabri BAYDAR Üye Ertuğrul ARSLANOĞLU Üye Ali ÇOLAK Üye Ayhan AKARSU Üye Nurdane TOPUZ Üye Mehmet AKBULUT
Full & Egal Universal Law Academy