T.C. UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ HUKUK BÖLÜMÜ ESAS NO : 2014 / 557 KARAR NO : 2014 / 589 KARAR TR : 5.5.2014 ÖZET : 4703 sayılı Ürünlere İlişkin Teknik Mevzuatın Hazırlanması ve Uygulanmasına Dair Kanun uyarınca verilen idari para cezasının iptali istemiyle açılan davanın, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesinin gerektiği hk. K A R A R Davacı :M.Optik San. ve Dış.Tic. A.Ş. Vekilleri : Av. Ü.Y., Av. C.Ç. Davalılar : 1- İstanbul Valiliği 2- İstanbul Valiliği İlSağlık Müdürlüğü OL A Y : M.Optik San. veDış.Tic. A.Ş. unvanlı firmanın üretim, ithalat vedağıtımını yaptığı“gözlük cam ve çerçevelerinin” CEişaretinin, seri/lot bilgisinin ve etiket bilgilerininolmadığı yönünde yapılan bildirim nedeniyleİstanbul Valiliği İl SağlıkMüdürlüğü tarafından söz konusu firmada22.8.2011 tarihinde yapılan denetim sonucunda, ürünüzerinde CE işareti olmasına rağmen R.B. gözlükçerçevelerinin “uygunluk beyanının”sunulamaması nedeniyle davacı firmadan tespit edilenuygunsuzlukların giderilmesi ve eksik belgelerin tamamlanmasıistenmiş, ancak İstanbul Valiliği tarafından 28.2.2012,12.3.2012, 11.9.2012 ve 27.9.2012 tarihlerinde yapılan denetimlersonucunda, R.B. M.gözlük çerçevelerininimalatçısı L.G. İtalyan firmasından teminedilmediğinin tespit edildiği, bu nedenle firmanın uygunlukbeyanını sunamadığınınanlaşıldığından bahisle, Türkiye İlaçve Tıbbi Cihaz Kurumu Denetim Hizmetleri Daire Başkanlığının26.11.2012 gün ve İY 1436 sayılı işlemi ile 4703sayılı Ürünlere İlişkin Teknik MevzuatınHazırlanması ve Uygulanmasına Dair Kanun’un 5. maddesininbirinci fıkrasına aykırılık nedeniyle aynıKanunun 12. maddesi uyarınca davacı adına 2.717 TL idari paracezası verilmiş, İstanbul Valiliği İl SağlıkMüdürlüğü’nün 27.12.2012 gün ve……/302491 sayılı işlemi ile tebliğ edilmiştir. Davacı vekili, idari paracezasının iptali istemiyle adli yargı yerinde itirazdabulunmuştur. İSTANBUL 26. SULH CEZA MAHKEMESİ: 2.1.2014 gün ve D.İşNo:2013/63 sayı ile, söz konusu idari ceza tutanağında,idari para cezası ile birlikte piyasaya arz edilmiş uygunsuzürünlerin toplatılarak mümkün ise teknikdüzenlemeye uygun hale getirilmesi, bu mümkün değil iseimha edilmesine ilişkin bir karar da verildiği ve itiraza konuedildiği belirtilerek, 5326 sayılı Kanun’un 27/8 maddesigereğince mevzuata uygun olmayan ürünlerin imhası ya damevzuata uygun hale getirilmesine ilişkin karar içeriğininincelemesinin mahkemelerine ait olmadığı, davanınçözümünün idari yargı yerine ait olduğugerekçesiyle görevsizlik kararı vermiş, verilen karar itirazedilmeden kesinleşmiştir. Davacı vekili, bu kez, aynıistemle idari yargı yerinde dava açmıştır. İSTANBUL 6. İDARE MAHKEMESİ: 28.1.2014 gün ve E:2014/208, K:2014/114sayı ile, 4703 sayılı Kanun’da bu Kanun uyarıncaverilen idari para cezalarına karşı itiraz konusundagörevli mahkeme gösterilmediğinden 5326 sayılı Kanunuyarınca davanın çözümünün adli yargıyerine ait olduğu gerekçesiyle davanın görevyönünden reddine karar vermiş, verilen kararkesinleşmiştir. İNCELEME VE GEREKÇE: Uyuşmazlık MahkemesiHukuk Bölümü’nün, SerdarÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında,Üyeler: Eyüp Sabri BAYDAR, Ali ÇOLAK, Sıddık YILDIZ,Nurdane TOPUZ, Ayhan AKARSU ve Mehmet AKBULUT’unkatılımlarıyla yapılan 5.5.2014 günlütoplantısında: l-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247sayılı Yasa’nın 27. maddesi uyarınca yapılanincelemeye göre: UyuşmazlıkMahkemesi Genel Kurulu’nun 11.7.1988 günlü, E:1988/1, K:1988/1sayılı İlke Kararında, “2247 sayılıUyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve İşleyişiHakkında Kanunun bütünüyle incelenipdeğerlendirilmesinden, bu Kanunun uygulanması yönünden 2nci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan, ‘cezauyuşmazlıkları’ ibaresinden, savcının ya daşahsi davacının talebi ile başlayan yargılamasısonunda sanığın mahkumiyetine ya da beraatinehükmedilebilecek davalarda, askeri ve adli ceza mahkemeleri arasındaçıkan görev ve hüküm uyuşmazlıklarınınanlaşılması, bunun dışında kalan tümgörev uyuşmazlıklarının ‘hukukuyuşmazlığı’ sayılması gerektiğisonucuna varılmaktadır. Uygulanması idari organlarabırakılan cezalar, adli nitelikte olmadığından, bunlarhakkında yapılan itirazlar ya da açılan davalar‘ceza davası’ olarak nitelendirilemezler. İdariniteliklerinden dolayı bu davalara ilişkin görev vehüküm uyuşmazlıklarının UyuşmazlıkMahkemesinin Hukuk Bölümünde incelenipçözümlenmesi gerektiği…” açıkçabelirtilmiştir. Bu durum göz önünealındığında, olay bölümünde yazılıbaşvuru konusu görev uyuşmazlığının HukukBölümünde incelenmesi gerektiği kuşkusuzdur. Adli ve idari yargıyerleri arasında 2247 sayılı Yasa'nın 14. maddesindeöngörülen biçimde olumsuz görevuyuşmazlığı doğduğu, idari yargıdosyasının 15. maddede belirtilen yönteme uygun olarakdavacı vekilinin istemi üzerine son görevsizlikkararını veren mahkemece, adli yargı dosyası da teminedilmek suretiyle Uyuşmazlık Mahkemesi'ne gönderildiği veusule ilişkin işlemlerde herhangi bir noksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi. II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hakim Gülten FatmaBÜYÜKEREN’in, davanın çözümünde adliyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Mehmet BAYHAN ile DanıştaySavcısı Mehmet Ali GÜMÜŞ’ün adliyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, 4703sayılı Kanun’un 12. maddesine göre verilen idari paracezasının kaldırılması istemiyleaçılmıştır. 29.6.2001 gün ve4703 sayılı Ürünlere İlişkin TeknikMevzuatın Hazırlanması ve Uygulanmasına Dair Kanun’un5. maddesinin birinci fıkrasında, “Piyasaya arz edilecek yeniürünlerin ilgili teknik düzenlemeye uygun olmasızorunludur. Bu hüküm, kullanılmış olmakla birliktedeğişiklik yapılarak piyasaya tekrar arz edilmesi hedeflenenürünler ile Avrupa Birliği üyesi ülkelerdışındaki ülkelerden ithal edilen eski vekullanılmış ürünlere de uygulanır”denilmiş, 12. maddesinin birinci fıkrasında “Bu Kanunun;..… (a) 5 inci maddesinin birinci fıkrasına aykırıhareket eden üreticiler hakkında ikibin Türk Lirasındanbeşbin Türk Lirasına kadar…… idari para cezasıuygulanır” denilerek idari para cezaları düzenlenmiş;13. maddesinde, bu idarî para cezalarına karşı,tebliğ tarihinden itibaren otuz gün içinde yetkili idaremahkemesine itiraz edilebileceği öngörülmüşken,23.1.2008 gün ve 5728 sayılı Kanun’un 496. maddesi ile 13.madde, ”Bu Kanunda yer alan idarî para cezaları, yetkilikuruluşlar tarafından verilir” şeklindedeğiştirilmiş; 5728 sayılı Kanun, 8.2.2008 tarihindeyürürlüğe girmiştir. 4703sayılı Ürünlere İlişkin Teknik MevzuatınHazırlanması ve Uygulanmasına Dair Kanun’da idari paracezasına karşı kanun yoluna ilişkin bir düzenleme yeralmamaktadır. Öte yandan;30.3.2005 gün ve 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun6.12.2006 gün ve 5560 sayılı Yasa’nın 31. maddesiyledeğiştirilen 3. maddesinde, “ (1) Bu Kanunun; a)İdarî yaptırım kararlarına karşı kanunyoluna ilişkin hükümleri, diğer kanunlarda aksinehüküm bulunmaması halinde, b)Diğer genel hükümleri, idarî para cezası veyamülkiyetin kamuya geçirilmesi yaptırımınıgerektiren bütün fiiller hakkında, uygulanır”;Kanunun “Başvuru yolu” başlıklı 27.maddesinin 1. fıkrasında ise “İdari para cezası vemülkiyetin kamuya geçirilmesine ilişkin idariyaptırım kararına karşı, kararın tebliğiveya tefhimi tarihinden itibaren en geç onbeş güniçinde, sulh ceza mahkemesine başvurulabilir. Bu süreiçinde başvurunun yapılmamış olması halindeidari yaptırım kararı kesinleşir” düzenlemeleriyer almıştır. Bu düzenlemelere göre; Kabahatler Kanunu’nun, idarîyaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkinhükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hükümbulunmaması halinde uygulanacağı; diğer kanunlardagörevli mahkemenin gösterilmesi durumunda iseuygulanmayacağı anlaşılmaktadır. Görevkuralları kamu düzenine ilişkin olduğundan, görevkonusunda taraflar için bir müktesep hakdoğmayacağı; bu nedenle, yeni bir yasayla kabul edilengörev kurallarının, geçmişe de etkiliolacağı, bilinen bir genel hukuk ilkesidir. Davanınaçıldığı andaki kurallara göre görevliolan mahkeme, yeni bir yasa ile görevsiz hale gelmiş ise,(davanın açıldığı anda görevli olan vefakat yeni yasaya göre görevsiz hale gelen) mahkemeningörevsizlik kararı vermesi gerekeceği; ancak, yeni yasadakigörev kuralının, değişikliğinyürürlüğe girmesinden sonra açılacak davalardauygulanacağına dair intikal hükümlerininvarlığı halinde, mahkemece görevsizlik kararıverilemeyeceği açıktır. Diğer taraftan,dava görevsiz mahkemede açılmış, bu sıradayapılan bir kanun değişikliği ile görevsiz mahkeme odava için görevli hale gelmiş ise, mahkeme, artıkgörevsizlik kararı veremeyip (yeni kanuna göre görevli halegeldiği için) davaya bakmaya devam etmesi gerekir. İncelenenuyuşmazlıkta, öngörülen idari paracezasının, 5326 sayılı Kanun’un 16. maddesindebelirtilen idari yaptırım türlerinden biri olduğu, 4703sayılı Ürünlere İlişkin Teknik MevzuatınHazırlanması ve Uygulanmasına Dair Kanun’da idari paracezasına itiraz konusunda görevli mahkemenin gösterilmediğianlaşılmıştır. Bu durumda, Kabahatler Kanunu’nun3. maddesinde belirtildiği üzere, idari yaptırımkararlarına karşı kanun yoluna ilişkinhükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hükümbulunmaması halinde uygulanacak olması nedeniyle, görevlimahkemenin belirlenmesinde 5326 sayılı Yasa hükümleridikkate alınacağından, idari para cezasına karşıaçılan davanın görüm veçözümünde, anılan Kanunun 27. maddesinin (1)numaralı bendi uyarınca adli yargı yerinin görevliolduğu sonucuna varılmıştır. Açıklanannedenlerle, İstanbul 26. Sulh Ceza Mahkemesi’nce verilengörevsizlik kararının kaldırılması gerekmiştir. S O N U Ç : Davanınçözümünde ADLİ YARGININ görevli olduğuna,bu nedenle İstanbul 26. Sulh Ceza Mahkemesinin 2.1.2014 gün veD.İş No:2013/63 sayılı GÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA,5.5.2014 gününde OYBİRLİĞİ İLE KESİNOLARAK karar verildi. Başkan Serdar ÖZGÜLDÜR Üye Eyüp Sabri BAYDAR Üye Nurdane TOPUZ Üye Ali ÇOLAK Üye Ayhan AKARSU Üye Sıddık YILDIZ Üye Mehmet AKBULUT
Full & Egal Universal Law Academy