T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2014 / 444
KARAR NO: 2014 / 511
KARAR TR : 5.5.2014
ÖZET : Sivil memur olan davacının, kurumlar arası naklen atanması yolundaki istemine, davalı idarece muvafakat verilmemesi işleminin iptali istemiyle açılan davanın, ASKERİ İDARİ YARGI YERİNDE çözümlenmesinin gerektiği hk.
K A R A R
Davacı :A.T.E.
Davalı :Milli Savunma Bakanlığı
Vekili : Av.B.A.T.
O L A Y : Milli Savunma Bakanlığıİnşaat Emlak ve NATO Güvenlik Yatırımları DairesiBaşkanlığına bağlı Balıkesirİnşaat Emlak Bölge Başkanlığında,G.İ.H.sınıfında Sivil Memur (veri hazırlama ve kontrolişletmeni) olarak görev yapan davacının, Çevre veŞehircilik Bakanlığı bünyesindeki bir kadroya naklenatanması için muvafakat verilmesi istemi; adı geçeninhizmetine ihtiyaç duyulduğu ve personel teminindegüçlük çekildiği gerekçesiyle 22.7.2013 tarih, …(11736) sayılı davalı idareişlemiyle reddedilmiş; bu husus M.S.B.lığının 29.7.2013 tarih MTİY:85651021-1210-1535-13/ İnş.Eml. ve NATO Güv.Yat. D.id.Ş.Per.İşl. 12616 sayılı yazısıyla davacıyatebliğ edilmiştir.
Davacı, naklinemuvafakat verilmesi halinde, yaptığı görevin görevtanımında belirtilen eğitim koşullarıdolayısıyla idarece personel temini ya da atama yoluna gidilerekyerine personel temin edilmesinin mümkün olduğunu; muvafakatvermesi halinde, atanacağı görev yeri nedeniyle meslekiaçıdan ilerleme fırsatı bulunduğunu, çalışma ve çabalarının, halen görevyaptığı kadroda değerlendirilmesinin söz konusuolmadığını; mesleki eğitimi, uzmanlık alanı,yabancı dil bilgisi dikkate alındığında, halengörev yaptığı kadroda istihdamını gerektiren birzorunluluk bulunmadığını; muvafakat halindeatanacağı kadrodaki görevi itibariyle; özlükhakları, sosyal haklar ve statü yönünden dahaüstün haklara ulaşma imkân ve potansiyelinekavuşacağını ifade ederek; davalı idareninhakkında tesis ettiği, Çevre ve ŞehircilikBakanlığına naklen atanmasına muvafakat edilmemesine /vermemesine ilişkin işlemin iptali istemiyle genel idari yargıyerinde dava açmıştır.
Davalıidarece, birinci savunma dilekçesinde, davanınçözümünde AYİM.’in görevli olduğuileri sürülerek, görev itirazında bulunulmuştur.
BALIKESİRİDARE MAHKEMESİ:6.12.2013 gün ve E:2013/1438 sayı ile, 2577sayılı Kanun'un 2. maddesinde; İdari dava türlerinin, idariişlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksatyönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayıaçılan iptal davaları; idari işlem ve eylemlerdendolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlartarafından açılan tam yargı davaları; kamuhizmetlerinden birinin yürütülmesi için yapılan hertürlü idari sözleşmelerden dolayı açılandavalar olarak sayılmış; idari yargının idari eylem veişlemlerin hukuka uygunluğunun denetimini yapmakla görevliolduğunun kurala bağlanmış olduğu;Anayasa’nın 157. maddesinde, Askeri Yüksek İdareMahkemesi’nin, askeri olmayan makamlarca tesis edilmiş olsa bile,asker kişileri ilgilendiren ve askeri hizmete ilişkin idariişlem ve eylemlerden doğan uyuşmazlıkların yargıdenetimini yapan ilk ve son derece mahkemesi olduğu; ancak, askerlikyükümlülüğünden doğanuyuşmazlıklarda ilgilinin asker kişi olması şartınınaranmayacağının belirtildiği; 1602 sayılıAskeri Yüksek İdare Mahkemesi Kanunu’nun 20.maddesinde ise;Askeri Yüksek İdare Mahkemesinin, Türk Milleti adına,askeri olmayan makamlarca tesis edilmiş olsa bile, asker kişileriilgilendiren ve askeri hizmete ilişkin idari işlem ve eylemlerdendoğan uyuşmazlıkların ilk ve son derece mahkemesi olarakyargı denetimini ve diğer kanunlarda gösterilen görevleriyapacağı, Türk Silahlı Kuvvetlerinde görevli bulunanveya hizmetten ayrılmış olan subay, askeri memur, astsubay,askeri öğrenci, uzman çavuş, uzman jandarmaçavuş, erbaş ve erler ile sivil memurların askerkişi sayılacağı, anılan Kanun’un 21. maddesindede, 20.maddede belirtilen kişileri ilgilendiren ve askeri hizmeteilişkin idari işlem ve eylemlerden dolayı; yetki, sebep,şekil, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırıolduklarından bahisle menfaatleri ihlal edilenler tarafındanaçılacak iptal davalarının, aynı idari işlem veeylemlerin haklarını ihlal etmesi halinde açılacak tamyargı davalarının doğrudan doğruya ve kesin olarakAskeri Yüksek İdare Mahkemesinde çözümleneceğive karara bağlanacağının hükmebağlandığı; buna göre, Askeri Yüksekİdare Mahkemesi’nin bir davaya bakabilmesi için dava konusuidari işlem veya eylemin “asker kişiyi ilgilendirmesi” ve“askeri hizmete ilişkin bulunması”koşullarının birlikte gerçekleşmesinin gerektiği;idari işlemin, görevli yargı yerinin tespiti yönünden“askeri hizmete ilişkin” olup olmadığınınsaptanabilmesi için işlemin konusuna bakılmasınıngerektiği; eğer idari işlem askeri gereklere, askeri usulve yönteme ve askeri hizmete göre tesis edilmiş ise, buişlemin askeri hizmete ilişkin olduğu; daha açık birifadeyle, askeri hizmete ilişkin idari işlemlerin; idarenin bir askerkişinin askeri yeterlik ve yeteneklerinin, tutum ve davranışlarının,askeri geçmişinin, asker kişi olmaktan kaynaklanan hak veödevlerinin; askerlik hizmetinin amacı, askeri görev yerlerininözellikleri, askeri kural ve gerekler, göz önünde tutularakdeğerlendirilmesi sonucunda tesis edilen işlemler olduğu; işlem, askeri olmayan, bir makam tarafından tesis edilmiş olsabile durumun değişmediği, menfaati ihlal edilen askerkişinin açtığı davanın Askeri Yüksekİdare Mahkemesi’nde görülmesinin gerektiği; bunagöre, davacının Türk Silahlı Kuvvetleri’ndesivil memur olması nedeniyle dava konusu işlemin asker kişiyiilgilendirdiği kuşkusuz ise de, uyuşmazlığın"askeri hizmete" ilişkin olup olmadığınıntespiti bakımından öncelikle dava konusu işlemin hukukiniteliğinin ve davanın görümü sırasındauygulanacak mevzuatın saptanmasının gerektiği; dosyanınincelenmesinden; sivil memur olarak görev yapan davacının"Çevre ve Şehircilik Bakanlığı bünyesindebir kadroya atanması için muvafakat verilmesi istemininreddine" ilişkin işlemin iptali istemiyle bakılandavanın açıldığınınanlaşıldığı; yapılan değerlendirmede;davacının özlük haklarının vestatüsünün belirlendiği 657 sayılı Kanun vediğer ilgili mevzuat uyarınca inceleme ve irdeleme yapılarakdava konusu işlemin hukuka uygun olup olmadığınıntespitine karar verilmek suretiyle çözümleneceği, buhaliyle de uyuşmazlığın askeri hizmete ilişkin biryanının bulunmadığı sonucunaulaşıldığı; belirtilen duruma göre ve olaydaAnayasa'nın 157. ve 1602 sayılı Kanunun 20. maddelerindeöngörülen “asker kişiyi ilgilendirme” ve“askeri hizmete ilişkin bulunma” koşulları birliktegerçekleşmediğinden, davanın görüm veçözümünde genel idari yargı yerinin görevlibulunduğu gerekçesiyle; davalı idarenin görevitirazının reddine, davaya bakmakla Mahkemelerinin görevliolduğuna karar vermiştir.
Davalıidare vekilince süresinde verilen dilekçe ile, olumlu görevuyuşmazlığı çıkarılması istemiylebaşvuruda bulunulması üzerine, başvuru dilekçesiylebirlikte dava dosyası Askeri Yüksek İdare MahkemesiBaşsavcılığına gönderilmiştir.
ASKERİYÜKSEK İDARE MAHKEMESİ BAŞSAVCISI; Askeri Yüksekİdare Mahkemesinin görev alanının, Anayasanın 157.maddesindeki düzenlemeye paralel olarak, 1602 sayılı AYİMKanununun 20. maddesinde, “Askeri Yüksek İdare Mahkemesi,Türk Milleti adına; askeri olmayan makamlarca tesis edilmiş olsabile, asker kişileri ilgilendiren ve askeri hizmete ilişkin idariişlem ve eylemlerden doğan uyuşmazlıkların ilk ve sonderece mahkemesi olarak yargı denetimini ve diğer kanunlardagösterilen, görevleri yapar. Ancak, askerlik yükümlülüğündendoğan uyuşmazlıklarda; ilgilinin asker kişi olmasışartı aranmaz. Bu Kanunun uygulanmasında asker kişidenmaksat; Türk Silahlı Kuvvetlerinde görevli bulunan veyahizmetten ayrılmış olan subay, askeri memur, astsubay, askeriöğrenci, uzman jandarma, uzman erbaş, sözleşmelierbaş ve er, erbaş ve erler ile sivil memurlardır. ”şeklinde ve 21.maddesinde de; “20 nci maddede belirtilenkişileri ilgilendiren ve askeri hizmete ilişkin idari işlem veeylemlerden dolayı; yetki, sebep, şekil, konu ve maksatyönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından bahislemenfaatleri ihlal edilenler tarafından açılacak iptaldavaları, aynı idari işlem ve eylemlerin haklarınıihlal etmesi halinde açılacak tam yargı davaları,doğrudan doğruya ve kesin olarak Askeri Yüksek İdareMahkemesinde çözümlenir ve karara bağlanır. "şeklinde düzenlenmiş bulunduğu; davacının,Türk Silahlı Kuvvetlerinde sivil memur olarak 1602 sayılıKanunun 20/2. maddesine göre asker kişi sıfatınıtaşıdığı; keza, davanın sebebini teşkil edenişlemin askeri hizmete ilişkin bir idari işlem olduğunda datereddüt bulunmadığı; dolayısıyla,Anayasanın 157, 1602 sayılı Kanunun 20 ve 21. maddelerinegöre, mevzu davanın Askeri Yüksek İdare Mahkemesiningörev alanı içerisinde olduğunun anlaşıldığı;Balıkesir İdare Mahkemesinin görevlilik kararında,kararın gerekçesi olarak, “dava konusu olaydaAnayasa’nın 157. ve 1602 sayılı kanunun 20. maddelerindeöngörülen ‘asker kişiyi ilgilendirme’ ve‘askeri hizmete ilişkin bulunma’ koşulları birliktegerçeklemediğinden, davanın görüm veçözümünde genel idari yargı yeri görevlibulunmaktadır” denilmiş ise de; TSK’da 657sayılı Kanuna tabi olarak görev yapan sivil memurların birbaşka kuruma naklen atanmasına muvafakat verilmesi işlemininaskeri hizmete ilişkin olduğu ve bu kapsamda da bu işlemin askerkişiyi ilgilendirdiği hususunun, yerleşik uygulamayla da sabitolduğu gerekçesiyle; 2247 sayılı Kanunun 10, 12 ve 13.maddeleri gereğince Balıkesir İdare Mahkemesinin 06.12.2013tarih ve 2013/1438 Esas sayılı GÖREVLİLİK KARARININKALDIRILMASINA, mevzu davada ASKERİ YÜKSEK İDAREMAHKEMESİNİN GÖREVLİ OLDUĞUNA KARARVERİLMESİ talebiyle olumlu görev uyuşmazlığıçıkarmış olup, görev konusunun incelenmesiniUyuşmazlık Mahkemesi’nden istemiştir.
Başkanlıkça,2247 sayılı Yasa’nın 13. maddesine göre,Danıştay Başsavcılığından yazılıdüşüncesi istenilmiştir.
DANIŞTAYBAŞSAVCISI; Anayasa’nın 157. maddesinde, Askeri Yüksekİdare Mahkemesi’nin, askeri olmayan makamlarca tesis edilmişolsa bile, asker kişileri ilgilendiren ve askeri hizmete ilişkinidari işlem ve eylemlerden doğan uyuşmazlıklarınyargı denetimini yapan ilk ve son derece mahkemesi olduğu; ancak,askerlik yükümlülüğünden doğanuyuşmazlıklarda ilgilinin asker kişi olmasışartının aranmayacağı belirtilmiş; 1602sayılı Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Kanunu’nun25.12.1981 tarih ve 2568 sayılı Yasa ile değişik 20.maddesinin birinci fıkrasında, “Askeri Yüksek İdareMahkemesi Türk Milleti adına; askeri olmayan makamlarca tesisedilmiş olsa bile, asker kişileri ilgilendiren ve askeri hizmete ilişkinidari işlem ve eylemlerden doğan uyuşmazlıkların ilkve son derece mahkemesi olarak yargı denetimini ve diğer kanunlardagösterilen, görevleri yapar. Ancak, askerlikyükümlülüğünden doğanuyuşmazlıklarda; ilgilinin asker kişi olması şartıaranmaz” denilmiş olduğu; buna göre, Askeri Yüksekİdare Mahkemesi’nin bir davaya bakabilmesi için dava konusuidari işlem veya eylemin “asker kişiyi ilgilendirmesi” ve“askeri hizmete ilişkin bulunması”koşullarının birlikte gerçekleşmesinin gerektiği;1602 sayılı Yasa’nın değişik 20. maddesininikinci fıkrasında da, Türk Silahlı Kuvvetlerindegörevli bulunan veya hizmetten ayrılmış olan subay, askerimemur, astsubay, askeri öğrenci, uzman jandarma, uzman erbaş,sözleşmeli erbaş ve er, erbaş ve erler ile sivil memurlarınasker kişi sayıldığı; davacının 1602sayılı Yasa’nın 20. maddesinde sayılan askerkişilerden olduğu ve bu nedenle dava konusu işlemin askerkişiyi ilgilendirdiğinde tartışmabulunmadığı; dava konusu işlemin askeri hizmeteilişkin olup olmadığına gelince; idari işlemin,görevli yargı yerinin tespiti yönünden “askerihizmete ilişkin” olup olmadığının saptanabilmesiiçin işlemin konusuna bakılmasının gerektiği; eğer idari işlem askeri gereklere, askeri usul ve yönteme veaskeri hizmete göre tesis edilmiş ise, bu işlemin askeri hizmeteilişkin olduğu; daha açık bir ifadeyle, askeri hizmeteilişkin idari işlemlerin; idarenin bir asker kişinin askeriyeterlik ve yeteneklerinin, tutum ve davranışlarının,askeri geçmişinin, asker kişi olmaktan kaynaklanan hak veödevlerinin; askerlik hizmetinin amacı, askeri görev yerlerininözellikleri, askeri kural ve gerekler göz önünde tutularakdeğerlendirilmesi sonucunda tesis edilen işlemler olduğu; işlem, askeri olmayan bir makam tarafından tesis edilmiş olsabile durumun değişmediği, menfaati ihlal edilen askerkişinin açtığı davanın Askeri Yüksekİdare Mahkemesi’nde görülmesinin gerektiği; davacınınkurumlararası naklen atanma isteği hakkında işlem tesisedilirken, idarece asker kişi olmaktan kaynaklanan hak veödevlerinin, askerlik hizmetinin amacı, askeri görev yerlerininözellikleri ve hizmet gerekleri göz önüne alınarakdeğerlendirildiği ve bu işlemin yargısal denetimisırasında da bu hususların dikkate alınacağıaçık olduğundan, davacı hakkında tesis edilen idariişlemin askeri hizmete ilişkin bulunduğu; belirtilen durumagöre olayda idari işlemin asker kişiyi ilgilendirmesi ve askerihizmete ilişkin bulunması koşulları birliktegerçekleştiğinden açılan davanıngörüm ve çözümünün Askeri Yüksekİdare Mahkemesinin görevinde bulunduğu sonucuna ulaşıldığıgerekçesiyle; 2247 sayılı Yasa'nın 13. maddesiuyarınca, yapılan başvurunun kabulünün uygunolacağı yolunda düşünce vermiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:Uyuşmazlık Mahkemesi Hukuk Bölümü’nün,Serdar ÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında,Üyeler: Eyüp Sabri BAYDAR, Ali ÇOLAK, SıddıkYILDIZ, Nurdane TOPUZ, Ayhan AKARSU ve Mehmet AKBULUT’unkatılımlarıyla yapılan 5.5.2014 günlütoplantısında;
l-İLKİNCELEME: Başvuru yazısı ve dava dosyası üzerinde2247 sayılı Yasa’nın 27. maddesi gereğinceyapılan incelemeye göre, davalı idarenin anılanYasa’nın 10/2 maddesinde öngörülen yönteme uygunolarak yaptığı görev itirazının reddedilmesi ve12/1. maddede belirtilen süre içinde başvuruda bulunmasıüzerine AYİM Başsavcılığınca, 10. maddedeöngörülen biçimde olumlu görev uyuşmazlığıçıkarıldığı anlaşılmaktadır.Usule ilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesineoybirliği ile karar verildi.
II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hakim TaşkınÇELİK’in, davanın çözümünde askeriidari yargının görevli olduğu yolundaki raporu iledosyadaki belgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarcagörevlendirilen Danıştay Savcısı Mehmet AliGÜMÜŞ ile Askeri Yüksek İdare Mahkemesi SavcısıNihat POLAT’ın davada askeri idari yargının görevliolduğu yolundaki yazılı ve sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, kurumlararası naklen atamaya davalı idarece muvafakat verilmemesiişleminin iptali isteminden ibarettir.
Anayasa’nın157. maddesinde, Askeri Yüksek İdare Mahkemesi’nin askeri olmayanmakamlarca tesis edilmiş olsa bile, asker kişileri ilgilendiren veaskeri hizmete ilişkin idari işlem ve eylemlerden doğanuyuşmazlıkların yargı denetimini yapan ilk ve son derecemahkemesi olduğu; ancak askerlikyükümlülüğünden doğanuyuşmazlıklarda ilgilinin asker kişi olmasışartının aranmayacağı belirtilmiş; 20.7.1972tarih ve 1602 sayılı Yasa’nın 25.12.1981 tarih ve 2568sayılı Yasa ile değişik 20. maddesinde de aynıhüküm yer almıştır. Askeri Yüksek İdareMahkemesi’nin bir davaya bakabilmesi için dava konusu idariişlemin “asker kişiyi ilgilendirmesi” ve “askerihizmete ilişkin bulunması” koşullarının birliktegerçekleşmesi gerekmektedir.
1602sayılı Yasa’nın değişik 20. maddesinde,Türk Silahlı Kuvvetlerinde görevli bulunan veya hizmetten ayrılmışolan, subay, askeri memur, astsubay, askeri öğrenci uzmançavuş, uzman jandarma çavuş, erbaş ve erler ilesivil memurlar asker kişi sayılmaktadır.
AnılanYasa’nın değişik 21. maddesinin birincifıkrasında “20 nci maddede belirtilen kişileri ilgilendirenve askeri hizmete ilişkin idari işlem ve eylemlerden dolayı;yetki, sebep, şekil, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukukaaykırı olduklarından bahisle menfaatleri ihlâl edilenlertarafından açılacak iptal davaları, aynı idariişlem ve eylemlerin haklarını ihlal etmesi halindeaçılacak tam yargı davaları, doğrudan doğruyave kesin olarak Askeri Yüksek İdare Mahkemesindeçözümlenir ve karara bağlanır.” denilmiştir.
İdariişlemin, görevli yargı yerinin tespiti yönünden“askeri hizmete ilişkin” olup olmadığınınsaptanabilmesi için işlemin konusuna bakılmasıgerekmektedir. Eğer idari işlem askeri gereklere, askeri usul veyönteme ve askeri hizmete göre tesis edilmiş ise bu işleminaskeri hizmete ilişkin olduğu kabul edilmelidir. Dahaaçık bir ifadeyle, askeri hizmete ilişkin idari işlemler;idarenin bir asker kişinin askeri yeterlik ve yeteneklerinin, tutum vedavranışlarının, askeri geçmişinin, askerkişi olmaktan kaynaklanan hak ve ödevlerinin; askerlik hizmetininamacı, askeri görev yerlerinin özellikleri, askeri kural vegerekler göz önünde tutularak değerlendirilmesi sonucundatesis edilen işlemlerdir. İşlem, askeri olmayan bir makamtarafından tesis edilmiş olsa bile durum değişmemektemenfaati ihlal edilen asker kişinin açtığıdavanın, Askeri Yüksek İdare Mahkemesi’ndegörülmesi gerekmektedir.
Olayda; davacının Milli Savunma Bakanlığıİnşaat Emlak ve NATO Güvenlik Yatırımları DairesiBaşkanlığına bağlı Balıkesirİnşaat Emlak Bölge Başkanlığında, 657sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi,G.İ.H.sınıfında Sivil Memur (Veri Hazırlama ve Kontrolİşletmeni) olarak görev yaptığı; Çevre veŞehircilik Bakanlığı bünyesindeki bir kadroya naklenatanması için muvafakat verilmesi isteminin, davacınınhizmetine ihtiyaç duyulduğu ve personel teminindegüçlük çekildiği gerekçesiyle reddedilmesiüzerine, tesis edilen bu işlemin iptali istemi ile davaaçıldığı anlaşılmaktadır.
657 sayılı DevletMemurları Kanunu’nun, “Memurların bir kurumdandiğerine nakilleri” başlıklı 74.maddesinde; “(Değişik: 30/5/1974 - KHK/12; Değiştirilerek kabul:15/5/1975 - 1897/1 md.)
Memurların bu Kanuna tabikurumlar arasında, kurumların muvafakatı ilekazanılmış hak dereceleri üzerinden veya 68 inci maddedekiesaslar çerçevesinde derece yükselmesi suretiyle,bulundukları sınıftan veya öğrenim durumlarıitibariyle girebilecekleri sınıftan, bir kadroya nakillerimümkündür. Kazanılmış hak derecelerininaltındaki derecelere atanabilmeleri için ise atanacaklarıkadro derecesi ile kazanılmış hak dereceleri arasındakifarkın 3 dereceden çok olmaması ve memurların isteğide şarttır.
Aşağı dereceyeatananların 68 inci maddede yazılı süre kaydıaranmaksızın eski derecelerine tekrar atanmaları caizdir.
Kazanılmış hakderecelerinden aşağı derecelere atananların aylıkderece ve kademeleri genel hükümlere göre tespit edilmekleberaber, atandıkları bu derecelerde geçirdikleri süreler(kesenek ve karşılık farklarının kendileritarafından her ay T.C. Emekli Sandığına gönderilmesinikabul etmeleri şartiyle) emeklilik yönünden eski derecelerindedeğerlendirilir.
13/12/1960 tarihli ve 160sayılı Kanunun 4 üncü maddesi kapsamına girenkurumlarla bu Kanuna tabi kurumlararasındaki nakillerde de yukarıdaki hükümleruygulanır. Aynı kanunun 4 üncü maddesikapsamına giren kurumlarda çalışıp 657sayılı Kanuna tabi olmayan personelden, hizmete giriş dereceleri36 ncı madde ile tespit edilen giriş derecelerinin üzerindeolanların ilk ilerleme ve yükselmeleri için kanuni beklemesürelerine yukarıda yazılı dereceler arasındakisürelere tekabül eden süre kadar ilave edilir.” hükmüneyer verilmiştir.
Öteyandan, 26.02.2010 gün, 27505 sayılı Resmi Gazetedeyayımlanan Millî Savunma Bakanlığı, GenelkurmayBaşkanlığı ve Kuvvet KomutanlıklarındaGörevli Devlet Memurlarının Yer Değiştirme SuretiyleAtanmalarına İlişkin Yönetmeliğin “Amaç”başlıklı 1.maddesinde; “(1) Bu Yönetmeliğinamacı; Millî Savunma Bakanlığı, GenelkurmayBaşkanlığı ve Kuvvet KomutanlıklarınınKarargâhları ile bağlı birlik, kurum ve kuruluşlarındagörevli Devlet memurlarının yer değiştirme suretiyleatanmalarının usul ve esaslarınıbelirlemektir.’’ hükmü; Yer DeğiştirmeSuretiyle Atamanın temel ilkelerini düzenleyen 5.maddesinde; “(1)Yer değiştirme suretiyle atamalarda esas alınacak temel ilkelerşunlardır;
a) BuYönetmelik kapsamındaki Devlet memurları için hizmetalanlarındaki görevin sürekliliği esastır.
b) Yerdeğiştirme sureti ile atamalarda, atanmak istenilen hizmetbölgesi ve alanındaki kadro imkânları ile ayrılmakistenen yerdeki hizmet ihtiyacı öncelikle dikkate alınır.
c) Kurumunhizmet ihtiyacı nedeniyle hizmet bölgelerindeki zorunluçalışma sürelerine bakılmaksızın belirlibir süre görev yapmak üzere sürekli görevle atamayapılabilir.
ç)Hizmet ihtiyacı nedeniyle yapılacak atamalarda, görevinözelliğine göre hizmet bölgeleri ve alanlarıarasında memurların adil ve dengelidağılımının sağlanması esastır.
d) Atamaisteklerinin değerlendirilmesinde birlik komutanı veya kurumamirlerinin görüşleri de dikkate alınır.
e) Atanacakmemurun asaletinin onaylanmış olması gerekir. ‘’ hükmüyer almaktadır.
Bunagöre, davalı idarede Devlet Memurları Kanununa tabi memur olandavacının, 1602 sayılı Yasa’nın 20. maddesindesayılan –sivil memur- asker kişilerden olduğu ve bunedenle dava konusu işlemin asker kişiyi ilgilendirdiğitartışmasızdır.
Öteyandan, kurumlar arası naklen atanma isteği hakkında işlemtesis edilirken, idarece; askerlik hizmetinin amacı, askeri görevyerlerinin özellikleri ve hizmet gerekleri göz önünealınarak değerlendirildiği ve bu işlemin yargısaldenetimi sırasında da bu hususların dikkate alınacağıaçık olduğundan, davacı hakkında tesis edilen idariişlem askeri hizmete ilişkin bulunmaktadır.
Belirtilendurumlara göre ve olayda Anayasa’nın 157. ve 1602sayılı Yasa’nın 20. maddelerinde öngörülen,idari işlemin asker kişi ilgilendirmesi ve askeri hizmeteilişkin bulunması koşulları birliktegerçekleştiğinden, davanın görüm veçözümü Askeri Yüksek İdare Mahkemesi’ningörevine girmektedir.
Açıklanannedenlerle, Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Başsavcılığınınbaşvurusunun kabulü ile Balıkesir İdare Mahkemesi’ningörevlilik kararının kaldırılması gerekmiştir.
S O N UÇ : Davanın çözümündeASKERİ İDARİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenleAskeri Yüksek İdare MahkemesiBaşsavcısı’nın BAŞVURUSUNUN KABULÜ ileBalıkesir İdare Mahkemesinin 6.12.2013 gün ve E:2013/1438sayılı KARARININ KALDIRILMASINA, 5.5.2014 gününde OYBİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi.
Başkan
Serdar ÖZGÜLDÜR
Üye
Eyüp Sabri
BAYDAR
Üye
Nurdane
TOPUZ
Üye
Ali
ÇOLAK
Üye
Ayhan
AKARSU
Üye
Sıddık
YILDIZ
Üye
Mehmet
AKBULUT
Full & Egal Universal Law Academy