T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2014 / 519
KARAR NO : 2014 / 557
KARAR TR : 05.05.2014
ÖZET : Sigortalı aracın uğradığı hasarı ödeyen sigorta şirketinin, zararın idarece giderilmesi isteminden ibaret bulunan bir rücuen tazminat istemiyle açtığı davanın, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk. K A R A R Davacı : Ç.G.Yer Hizmetleri Turizm Sey.Nak.Taş.İth.İhr.ve Tic.Ltd.Şti. Vekili : Av. M.C.K. Davalılar : Adli Yargıda 1- Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı Vekili : Av. B.V. 2- Ankara Su ve Kanalizasyon İdaresi GenelMüdürlüğü Vekili : Av. G.B. İdari Yargıda Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı O L A Y : Davacıvekili dilekçesinde özetle; müvekkili şirkete ait 06……. plakalı aracın yol ortasında açıkbırakılan ASKİ’ye ait rögar kapağı ve yolunyapım ve bakımından sorumlu Ankara BüyükşehirBelediyesinin hatalı ve kusurlu hareketleri nedeni ile 28.3.2005 tarihindehasarlı trafik kazası yaptığını belirterek,uğranılan 8.720,00 TL zararın 28.3.2005 tarihinden itibarenişleyecek reeskont faizi ile davalılardan müştereken vemüteselsilen tahsili istemiyle adli yargı yerinde davaaçmıştır. Ankara 23. Asliye Hukuk Mahkemesi : 13.9.2006 gün ve E: 2005/194,K: 2006/138 sayı ile, davanın kısmen kabulü ile, 3.992,80TL’nin 28.3.2005 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyledavalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili iledavacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkintaleplerinin reddine karar vermiş, bu karar davalı idarelervekillerince temyiz edilmiştir. Yargıtay 17. Hukuk Dairesi : 9.4.2007 gün ve E: 2007/2156, K:2007/1171 sayı ile, 1) Aydınlatma bulunmayan yolda taşıttrafiğinin güvenli seyrine engel olacak şekilde açıkrögar kapağı bırakan ve bu husustasürücüleri gerekli ışıklı uyarıcihazlarıyla uyarmayan davalı belediyenin %50 oranında kusurluolduğu gerekçesiyle sorumlu tutulduğu, davalı Belediyehakkındaki davanın hizmet kusuruna dayalı olup, yargı yeriyönünden reddi gerekirken yazılı olduğu şekildehüküm tesisinde isabet görülmediği, 2) Davalı ASKİ Genel Müdürlüğü vekilinin Temyizitirazları yönünde Mahkemece toplanıp değerlendirilendelillere, özellikle oluşan ve dosya içeriğine uygunolarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusuroranının ve tazminata ilişkin hesaplamanın hükme esasalınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göredavalı ASKİ vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyizitirazlarının reddi gerektiği gerekçesiyle (1) nolubentte açıklanan nedenlerle, davalı Belediye vekilinin temyizitirazlarının kabulü ile usul ve kanuna uygun bulunmayanhükmün davalı Belediye yararına BOZULMASINA, bozmanedenine göre sair temyiz itirazlarının şimdilikincelenmesine yer olmadığına, (2) nolu bentteaçıklanan nedenlerle davalı ASKİ GenelMüdürlüğü vekilinin yerinde görülmeyentüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunanhükmün davalı ASKİ Genel Müdürlüğüyönünden ONANMASINA karar vermiştir. ANKARA 23. ASLİYE HUKUKMAHKEMESİ : 26.9.2007gün ve E:2007/245, K:2007/332 sayı ile, davalı ASKİhakkında kurulan hüküm önceki haliylekesinleştiğinden bu davalı hakkında yeniden hükümkurulmasına yer olmadığına, davalı AnkaraBüyükşehir Belediye Başkanlığıhakkındaki davanın yargı yolu yönünden reddine kararvermiş, bu karar kesinleşmiştir. Davacı vekili, bu kez aynıistemle Ankara Büyükşehir BelediyeBaşkanlığına karşı idari yargı yerinde davaaçmıştır. ANKARA 7.İDARE MAHKEMESİ : 14.2.2013 gün ve E:2012/867, K: 2013/245 sayı ile, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 110. maddesinden sözederek, davacışirkete ait 06 C 2647 plakalı aracın seyir halindeykenASKİ’ye ait rögar kapağı nedeniyleuğradığını öne sürdüğü3.992,80 TL’nın 28.3.2005 tarihinden itibaren işleyecekfaizi ile birlikte ödenmesi istemiyle açılan davanın,idare mahkemesinin görevine giren iş ve işlemlerdenolmadığı; özel hukuk ilişkisinden doğan ve 2918sayılı Kanun’un 110. maddesi ile belirlenen sorumlulukdavaları niteliğinde olduğu dolayısıyla adliyargı yerlerince çözüme bağlanmasıgerektiğinin anlaşıldığı gerekçesiyle davanıngörev yönünden reddine karar vermiş, bu karara davacıvekilince itiraz edilmiştir. AnkaraBölge İdare Mahkemesi : 30.12.2013 gün ve E: 2013/8503,K:2013/28500 sayı ile, itirazın reddine, kararın onanmasınakarar vermiş, bu karar kesinleşmiştir. Davacı vekiliadli ve idari yargı yerlerince verilmiş olan görevsizlikkararları nedeniyle oluştuğunu öne sürdüğüolumsuz görev uyuşmazlığının giderilmesiistemiyle başvuruda bulunmuştur. İNCELEME VE GEREKÇE: UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, Serdar ÖZGÜLDÜR’ünBaşkanlığında, Üyeler: Eyüp Sabri BAYDAR, Ali ÇOLAK,Sıddık YILDIZ, Nurdane TOPUZ, Ayhan AKARSU ve Mehmet AKBULUT‘unkatılımlarıyla yapılan 05.05.2014 günlütoplantısında: l-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre; adli ve idariyargı yerleri arasında 2247 sayılı Yasa'nın 14.maddesinde öngörülen biçimde olumsuz görevuyuşmazlığı doğduğu, idari ve adli yargıdosyalarının 15. maddede belirtilen yönteme uygun olarakdavacının istemi üzerine son görevsizlik kararınıveren mahkemece Uyuşmazlık Mahkemesi'ne gönderildiği veusule ilişkin işlemlerde herhangi bir noksanlıkbulunmadığı anlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi. II-ESASIN İNCELENMESİ:Raportör-Hakim Gülşen AKAR PEHLİVAN’ın,davanın çözümünde adli yargınıngörevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan;ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Mehmet BAYHAN ile Danıştay Savcısı MehmetAli GÜMÜŞ davada adli yargının görevliolduğu yolundaki sözlü açıklamaları dadinlendikten sonra GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜPDÜŞÜNÜLDÜ: Dava, davalı idareninsorumluluk sahasında kalan yolda meydana gelen kaza nedeniyle oluştuğuöne sürülen maddi zararın tazminine hükmedilmesi istemiyleaçılmıştır. 2918 sayılı KarayollarıTrafik Kanununun 1. maddesinde, Kanunun amacının karayollarındacan ve mal güvenliği yönünden trafik düzeninisağlayacak ve trafik güvenliğini ilgilendiren tüm konulardaalınacak önlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam”başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleribunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgilikuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluk,çalışma usulleri ile diğer hükümlerikapsadığı ve bu kanunun karayollarındauygulanacağı; 10. maddesinde, yapım ve bakımdan sorumluolduğu yolları trafik düzeni ve güvenliğinisağlayacak durumda bulundurmanın, gerekli görülenkavşaklara ve yerlere trafik ışıklı işaretleri,işaret levhaları koymak ve yer işaretlemeleri yapmanınBelediye Trafik birimlerinin görev ve yetkileri arasında olduğubelirtilmiştir. Öte yandan 2918 sayılıYasanın 19.1.2011 günlü Resmi Gazetede yayımlanarakyürürlüğe giren 6099 sayılı Yasanın 14.maddesiyle değişik 110. maddesinde “İşleteni veyasahibi Devlet ve diğer kamu kuruluşları olanaraçların sebebiyet verdiği zararlara ilişkinolanları dahil, bu Kanundan doğan sorumluluk davaları, adliyargıda görülür. Zarar görenin kamu görevlisiolması, bu fıkra hükmünün uygulanmasınıönlemez. Hemzemin geçitte meydana gelen tren-trafikkazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır. Motorlu araç kazalarındandolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar,sigortacının merkez veya şubesinin veya sigortasözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerinden birindeaçılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir”; Geçici 21. maddesinde de“Bu Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıngöreve ilişkin hükmü, yürürlüğegirdiği tarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksekİdare Mahkemesinde açılmış bulunan davalarauygulanmaz” denilmiştir. Dosyanın incelenmesinden,davacı şirkete ait 06 C 2647 plakalı aracın seyirhalindeyken ASKİ’ye ait rögar kapağı ve davalı belediyeninhatalı ve kusurlu hareketleriyle uğradığınıöne sürdüğü 3.992,80 TL zararın 28.3.2005tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte tazmini istemiyledavanın açıldığıanlaşılmıştır. 2918 sayılı Kanunun110 uncu maddesinin birinci fıkrasının iptali istemiyle Bursa3.Asliye Hukuk Mahkemesi ve Batman 2.Asliye Hukuk Mahkemesince yapılanitiraz başvuruları üzerine konuyu inceleyen Anayasa Mahkemesi,şu gerekçesi ile anılan kuralı Anayasaya aykırıgörmemiş ve iptal istemini oy birliğiyle reddetmiştir:“… Anayasa Mahkemesi’nin daha önceki kimikararlarında da belirtildiği üzere, tarihsel gelişimeparalel olarak Anayasa’da adli ve idari yargıayırımına gidilmemiş ve idariuyuşmazlıkların çözümünde idare ve vergimahkemeleriyle Danıştay yetkili kılınmıştır.Bu nedenle, genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idari yargı,özel hukuk alanına giren konularda adli yargı görevliolacaktır. Bu durumda, idari yargının görev alanınagiren bir uyuşmazlığın çözümünde adliyargının görevlendirilmesi konusunda kanun koyucunun mutlak birtakdir yetkisinin bulunduğunu söylemek olanaklı değildir.Ancak, idari yargının denetimine bağlı olması gerekenidari bir uyuşmazlığın çözümü,haklı neden ve kamu yararının bulunması halinde kanun koyucutarafından adli yargıya bırakılabilir. İtiraz konusukural, trafik kazasında zarar görenin asker kişi ya da memurolmasına, aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veyaolayın hemzemin geçitte meydana gelmesi durumlarına görefarklı yargı kollarında görülmekte olan 2918 sayılıKanun’dan kaynaklanan tüm sorumluluk davalarının adliyargıda görüleceğini öngörmektedir. İtirazkonusu düzenlemenin gerekçesinde de ifade edildiği gibi,askeri idari yargı, idari yargı veya adli yargı kollarıarasında uygulamada var olan yargı yolu belirsizliği giderilereksöz konusu davalarla ilgili olarak yeknesak bir usul belirlenmektedir.Aynı tür davaların aynı yargı yolundaçözümlenmesi sağlanarak davalarıngörülmesi ve çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklıkılındığı ve bunun söz konusu davaların adliyargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanansorumlulukların, özel hukuk alanına girdiği konusunda birtartışma bulunmamaktadır. İdare tarafından kamugücünden kaynaklanan bir yetkinin kullanılması sözkonusu olmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynıseyir çizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risküreten araçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur.Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın2.,125. ve 155. maddelerine aykırı değildir. İtirazınreddi gerekir…” (Any. Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68,K.2013/165 sayılı kararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954,s.136-147.) Anayasa’nın 158 incimaddesinin son fıkrasında “ Diğer mahkemelerle, AnayasaMahkemesi arasındaki görev uyuşmazlıklarında, AnayasaMahkemesi’nin kararı esas alınır.” denilmektedir.Anayasa Mahkemesi’nin yukarıda gerekçesine yer verilenkararı, yasa koyucunun idari yargının görevine giren birkonuyu adli yargının görevine verebileceğine,dolayısıyla 2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrası ile öngörülen, bu Kanun’dan doğantüm sorumluluk davalarının adli yargıda görülmesidüzenlemesinin Anayasa’ya aykırıbulunmadığına dair olup, esas itibariyle görev konusundaverilmiş bir karardır ve Anayasa’nın 158 inci maddesiuyarınca, başta Mahkememiz olmak üzere diğer yargıorganları bakımından da uyulması zorunlu bir kararmesabesindedir. Bu durumda, 2918 sayılıYasanın 19.1.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110.maddesi ile Anayasa Mahkemesi’nin işaret edilen kararıgözetildiğinde, bahsi geçen Kanun maddesininkarayollarında, can ve mal güvenliği yönünden trafikdüzeninin sağlanarak trafik güvenliğini ilgilendirentüm konularda alınacak önlemleri kapsadığı veKanunun, trafikle ilgili kuralları, şartları, hak veyükümlülükleri, bunların uygulanmasını vedenetlenmesini, ilgili kuruluşları ve bunların görev yetkive sorumlulukları ile, çalışma usullerinikapsadığı, dolayısıyla oluşan trafik kazasınedeniyle açılacak sorumluluk davalarının görümve çözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen manevi zararın tazmini istemiyleaçılan bu davanın da adli yargı yerindeçözümlenmesi gerektiği sonucunavarılmıştır. Açıklanan nedenlerle, Ankara23. Asliye Hukuk Mahkemesinin görevsizlik kararınınkaldırılması gerekmiştir. S O N UÇ : Davanın görüm veçözümünde ADLİ YARGININ görevli olduğuna,bu nedenle Ankara 23. Asliye Hukuk Mahkemesinin 26.9.2007 gün veE:2007/245, K:2007/332 sayılı GÖREVSİZLİKKARARININ KALDIRILMASINA, 05.05.2014 gününde ÜyelerdenEyüp Sabri BAYDAR’ın KARŞI OYU ve OYÇOKLUĞUİLE KESİN OLARAK karar verildi. Başkan Serdar ÖZGÜLDÜR Üye Eyüp Sabri BAYDAR Üye Nurdane TOPUZ Üye Ali ÇOLAK Üye Ayhan AKARSU Üye Sıddık YILDIZ Üye Mehmet AKBULUT KARŞI OY Somut uyuşmazlıkta, davalıBelediyenin karayolunun yapım, bakım ve korunmasındaki ihmali sonucu zararaneden olan kazanın meydana geldiği iddia edilmektedir. 2918 Sayılı KTK'nın 10.md."Belediyelerin yapım ve bakımından sorumlu olduğuyollan, trafik düzen ve güvenliğini sağlayacak durumdabulundurmak, karayolu yapısında ve üzerinde yapılacakçalışmalarda gerekli tedbirleri almakla görevli"olduğuna işaret edilmiş, 3030 Sayılı Yasa'nın 6.md."Büyükşehir dahilindeki meydan, bulvar, cadde ve anayollarıyapma, yaptırma, bakım ve onarımınısağlama..." Büyükşehir Belediyesinin görevleriarasında gösterilmiş, TC Anayasası'nın 125/son md."idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararıödemekle yükümlü olduğu" kuralabağlanmış, 2577 Sayılı IYUK 2/1-b md."idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel haklan ihlal edilenlertarafından açılan tam yargı davaları, idari davaçeşitleri arasında" sayılmıştır. Bu durumda belediye sınırlaniçindeki yolun yapım, bakım ve onarımının yapılmadığı nedeniyle doğanzararın tazmininin amaçlanmış olmasıkarşısında, idarenin görevinde olan kamu hizmetiniyürüttüğü esnada kişilere verdiğizararın ödetilmesine yönelik bulunan uyuşmazlık konusudavanın, olayda kamu hizmetinin usulüne ve hukuka uygun olarakyürütülüp yürütülmediğinin, hizmetkusuru veya idarenin sorumluluğunu gerektiren bir husus olupolmadığının tespitinde esas alman idare hukukukurallarına ve 2577 Sayılı İYUK 2/1-b md. sayılan tamyargı davasında görüm ve çözümündeidari yargı yerleri görevli bulunmaktadır. Sayın çoğunluk, karayolununyapım, bakım ve korunmasındaki ihmalden doğan zararda AdliYargıyı görevli kabul eden görüşünde hukukidayanak olarak 2918 Sayılı KTK 110/1 md. hükümlerini esasalmıştır. 11.01.2011 gün 6099 SayılıYasa'nın 14. maddesi ile 2918 Sayılı KTK 110. maddesine eklenen1 .fıkra ile "işleteni veya sahibi devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dahil bu kanundan doğan sorumlulukdavaları Adli Yargıda görülür... "hükmü getirilmiştir. Sayın çoğunlukgörüşünün aksine eldeki uyuşmazlıkanılan yasa hükmü kapsamında kalmamaktadır. Çünkü, 2918 SayılıKTK 85.maddesinde açıkça belirtildiği gibi yasa motorluaraçların işletilmesinden doğan zararlar nedeniyleişletenin hukuki sorumluluğunu düzenlemektedir. Yasa hükmünde geçen bukanundan ve Adli Yargıda görülmesi gereken sorumlulukdavaları, 2918 Sayılı Yasa'nın 85.maddesindedüzenlenen motorlu araçların işletilmesi nedeniyleverilen zararlardan dolayı araç işletenin hukukisorumluluğuna ilişkin davalardır. Yasa değişikliğinden öncekamu araçlarının işletilmesi nedeniyle verilenzararlardan dolayı kamu idaresinin sorumluluğunun hangi yargıkolunda görüm ve çözümü konusunda yasada birdüzenleme bulunmadığından İdari ve Adli Yargıorganları arasında çıkan görevuyuşmazlıklarını sonlandırmak üzeresözü geçen yasa hükmü getirilmek suretiyle kamuaraçlarının verdiği zararlar nedeniyle işleteninsorumluluğunda 2918 Sayılı Yasa'nın amacına uygunolarak Adli Yargıda görüm ve çözüm esasıbenimsenmiştir. 2918 sayılı yasanın 110.maddesinde yapılan yasa değişikliğine ilişkinHükümet gerekçesi de getirilen yeni hükmün bunedenle maddeye eklendiğini teyit etmektedir. Diğer taraftan, sayınçoğunluk 2918 sayılı yasanın 110. maddesihükmünün iptali istemi ile Anayasa Mahkemesineaçılan dava sonucunda verilen yorumlu red kararlarını,karara dayanak almakta ise de bu görüşe de itibar edilmesimümkün değildir. Zira; "T.C. Anayasasında, AnayasaMahkemesinin iptal veya iptal talebinin reddi dışında yorumlured kararı verebileceğine dair bir işaret yoktur. Tersine T.C.Anayasasının 153/2 maddesi "Anayasa Mahkemesi bir kanun veyakanun hükmünde kararnamenin tamamını veya birhükmünü iptal ederken, kanun koyucu hareketle yeni biruygulamaya yol açacak biçimde hüküm tesis edemez."hükmü böyle bir anlayışın benimsenmemişolduğunun kanıtı olarak kabul edilebilir. Gerçi maddeiptal kararlarından bahsetmektedir, ama Anayasa koyucununamacının Anayasa Mahkemesinin kanun koyucu gibi hareket etmesiniönlemek olduğu açıkça anlaşılmaktadır.Yorumlu red kararlarının ise diğer mahkemeleri, idare makamlarını,gerçek ve tüzel kişileri bağlaması itibariyle birçeşit pozitif kanun koyuculuk anlamına geldiğineşüphe yoktur. (Türk Anayasa Hukuku Prof. Dr. Ergun Özbudun.Sh. 440 vd.) Hakkında yorumlu red kararı verilenbir kanun maddesi yürürlükte kalmaya devam eder.Dolayısıyla somut olaylara uygulanır. Somut olaylarda o maddeninne anlama geldiğine, yani nasıl yorumlanacağına, bundansonra da Anayasa Mahkemesi değil onu uygulayacak Mahkemeler karar verir.Anayasa Mahkemesinin yorumlu red kararı verirken yaptığıyorumunun diğer mahkemeleri bağlaması mümkündeğildir. Bir kanun maddesinin nasıl yorumlanacağına onuuygulayacak olan Adli- İdari ve Askeri Yargı organları kararverir. Anayasa Mahkemesi Adli, idari ve Askeri kollarının üstmahkemesi olmadığına göre bu yargı kollarındakimahkemelere kendi yorumunu empoze etmesi mümkün değildir. Ohalde Anayasa Mahkemesinin verdiği yorumlu red kararlarınınkendilerinden beklenen fonksiyonu ifa edebilmeleri, diğer mahkemelerinAnayasa Mahkemesinin bu yorumlarını benimsemelerinebağlıdır. Oysa hukukumuzda, Anayasa Mahkemesi kararlarındayapılan yorumlar diğer mahkemeleri bağlamaz. Zira AnayasaMahkemesi kararlarının bağlayıcılığı bukararların hüküm fıkralarınamünhasırdır. (Türk Anayasa Hukuku Dersleri, KemalGözler, sh. 444) Keza, Sayın çoğunluğunkaran dayandırdığı T.C. Anayasasının 158. maddehükümlerininde uyuşmazlıkta uygulama yeribulunmamaktadır. Uyuşmazlık Mahkemesinin görev veyetkilerini düzenleyen T.C. Anayasasının 158. maddesiaçık hükmünden de anlaşıldığıüzere Anayasa Mahkemesi ile diğer yargı kollan arasındaolumlu veya olumsuz görev uyuşmazlığınındoğması halinde Anayasa Mahkemesi görüşününüstün tutulacağına ilişkin düzenlemenin,uyuşmazlıkta Anayasa Mahkemesinin görevlilik veyagörevsizlik kararının bulunmaması, diğer yargıkollan ile arasında bir görev ihtilafınınçıkmaması nedeniyle uygulanması mümkündeğildir. Açıklanan gerekçelerleuyuşmazlıkta idari yargı görevli olup, benzer ihtilaflardada idari yargının görevli olduğu Yargıtay 4, 11, 17Hukuk Dairelerinin istikrarlı kararlarıyla İçtihadedildiği gibi Danıştay kararlarında dauyuşmazlıkta İdari Yargının görevli olduğubenimsenmiştir. (Danıştay 10. Daire E 2011/11522, K 2012/5347sayı, E. 2011/10856 ve K. 2013/670 Sayı, vs.) Somut uyuşmazlıkta davanın karayolununyapım, bakım ve korunmasındaki idarenin hizmet kusurunadayanmasına, 2918 Sayılı Yasa'nın 110/1 md.motorlu araçların işletilmesinden doğan zararlardandolayı işletenini hukuki sorumluluğunun Adli Yargıdagörüm ve çözümünü düzenlemealtına almasına, Somut uyuşmazlığınanılan yasa hükmü kapsamında bulunmamasına, Kamu hizmetinin usulüne ve hukuka uygunolarak yürütülüp yürütülmediğininhizmet kusuru veya idarenin sorumluluğunu gerektiren bir husus olupolmadığının tespitinde, 2577 Sayılı IYUK 2/1-bmd. sayılan tam yargı davasında görüm veçözümünde İdari Yargının görevliolmasına göre, Uyuşmazlıkta Adli Yargıyıgörevli kabul eden sayın çoğunluğun görüşünekatılamıyorum. KarşıOy Eyüp Sabri BAYDAR
Full & Egal Universal Law Academy