T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2014 / 484
KARAR NO : 2014 / 527
KARAR TR : 05.05.2014
ÖZET : Sİgortalı aracın uğradığı hasarı ödeyen sigorta şirketinin, zararın idarece giderilmesi isteminden ibaret bulunan bir rücuen tazminat istemiyle açtığı davanın, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk. K A R A R Davacı : Anadolu Anonim Türk Sigorta Şirketi Vekili : Av. F.G. Davalı : Edirne BelediyeBaşkanlığı Vekili : Av. A.A. O L A Y : Davacı vekili davadilekçesinde özetle; davacı Anadolu Anonim Türk Sigorta şirketinde 274029309 1-1 no'lu kasko sigortalısı olan A.K.'e ait22…..plakalı aracın, 22.08.2010 tarihinde D.S.İ kavşağındanZübeyde Hanım caddesi üzeri Cumartesi Pazarı istikametine seyir halindeyken Trakya Birlik binasınınyanından geçerken yaya kaldırım çalışması nedeniyle köküzayıf kalan kaldırımdaki ağacın aracınınüzerine devrilmesi sonucu maddi hasara maruz kaldığını, kazamahallinde tutulan trafik kaza tutanağına göre olay anında ilgili yolda önlemalınmadığını, gerekli özeni bakım ve denetlemeyi yapmaması sebebiyle davalı idarenin asli kusurlubulunduğunu, davalı idarenin 2918 sayılı kanunun 10. maddesi gereği ve 5126 sayılıBelediyeler Kanunu'nun 7. ve devamı maddeleri gereği yol üzerindeki ağaçların veBelediye'nin görevleri arasında olan park vebahçelerin bakım sorumluluğunun ihlali ile kaldırımçalışması yaptıktan sonra ağacıngövdeve kökünü desteklemeyerek çalışmalarındaihmal gösterdiği için hizmet kusuru işlediğini,sigortalı araçta davacı şirket tarafındanyaptırılan ekspertiz sonucu faturaya göre 5.016,00-TL hasar tespit edildiğini, davacı şirketin bu hasar bedelini11.10.2010 tarihinde sigortalılarına ödediğini, kasko tazminatını ödeyen davacışirketin TTK’nun 1301. maddesine göre sigortalının haklarına halef olduğunu, bu nedenle5.016,00-TL tazminatın 11.10.2010 tarihli 23/R226240 sayılı yazı ile davalı idareden talepedildiğini, davalının yazıyı 13.12.2010tarihinde tebellüğ ettiğini, ancak cevap vermediğini veödeme yapmadığını ileri sürerek, bu nedenlerledavanın kabulü ile davalı Edirne Belediyesi’nin hukukaaykırı eylemi sonucu oluşan rücuya konu 5.016,00-TLtazminatın başvuru tarihi olan 13.12.2010 tarihinden itibaren işleyecekyasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi istemiyleidari yargı yerinde dava açmıştır. EDİRNEİDARE MAHKEMESİ : 29.7.2011 gün ve E: 2011/401, K: 2011/817sayı ile, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunundandoğan sorumluluk uyuşmazlıklarının görüm veçözümünün adli yargının görevalanına girdiği açık olup, bakılanuyuşmazlığın da davacı şirketin kaskosigortalısı olan aracın karayolu üzerinde seyir halindeiken üzerine ağaç devrilmesi sonucu araçta oluşanve davacı şirket tarafından sigortalısına ödenenmaddi hasarın olayda kusuru olduğu öne sürülendavalıdan tazminine ilişkin olduğuanlaşıldığından, bakılan davanıngörüm ve çözümünün adli yargınıngörev alanına girdiği, mahkemelerinin görevliolmadığı sonucuna varıldığı gerekçesiyle,davanın görev yönünden reddine karar vermiş, bu kararkesinleşmiştir. Davacıvekili bu kez aynı istemle adli yargı yerinde davaaçmıştır. Edirne1. Asliye Hukuk Mahkemesi: 17.5.2012 gün ve E:2011/324, K:2012/196sayı ile, davanın kabulüne, 5.016,00 TL tazminatınbaşvuru tarihi olan 13.12.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasalfaiziyle birlikte davalıdan tahsiliyle davacı şirketeödenmesine karar vermiş, bu karar davalı idare vekilince temyizedilmiştir. Yargıtay17. Hukuk Dairesi : 19.3.2013 gün ve E: 2012/13619, K: 2013/3687sayı ile, kamu hizmeti görmekle yükümlü olanbelediyenin, kamu hizmeti sırasında verdiği zararlardandolayı özel hukuk hükümlerine tabi olduğu, hizmet kusurundandolayı açılan davaların 2577 sayılıİYUY.nın 2. maddesi hükmü uyarınca tam yargıdavası olarak ikame edilmesi gerektiği, görev kurallarıkamu düzenine ilişkin olup mahkemece kendiliğinden dikkatealınmasının zorunlu olduğu, mahkemece davalı belediyebaşkanlığı yönünden yargı yolubakımından görevsizlik kararı verilmesi gerektiğigerekçesiyle hükmün bozulmasına karar vermiştir. EDİRNE 1.ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ: 3.10.2013 gün ve E : 2013/367, K: 2013/451 sayı ile, bozma kararına uyarak, hizmet kusurundandolayı açılan davaların 2577 sayılıİYUY.nın 2. maddesi hükmü uyarınca tam yargıdavası olarak ikame edilmesi gerektiği, görev kurallarıkamu düzenine ilişkin olup mahkemece kendiliğinden dikkatealınması zorunlu olduğu anlaşılmakla davanınyargı yolu farklılığı nedeniyle reddine karar vermekgerektiği gerekçesiyle davanın yargı yolufarklılığı nedeniyle reddine karar vermiş, bu karar kesinleşmiştir. Davacı vekili, idari ve adliyargı yerlerince verilmiş olan görevsizlik kararlarınedeniyle oluştuğunu ileri sürdüğü olumsuzgörev uyuşmazlığının giderilmesi istemiylebaşvuruda bulunmuştur. İNCELEME VE GEREKÇE: UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, SerdarÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında, Üyeler:Ali ÇOLAK, Bahri AYDOĞAN, Sıddık YILDIZ, Nurdane TOPUZ,Ayhan AKARSU ve Mehmet AKBULUT’un katılımlarıylayapılan 5.5.2014 günlü toplantısında: l-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre; adli ve idariyargı yerleri arasında 2247 sayılı Yasa'nın 14.maddesinde öngörülen biçimde olumsuz görevuyuşmazlığı doğduğu, idari ve adli yargıdosyalarının 15. maddede belirtilen yönteme uygun olarakdavacının istemi üzerine son görevsizlik kararınıveren mahkemece Uyuşmazlık Mahkemesi'ne gönderildiği veusule ilişkin işlemlerde herhangi bir noksanlıkbulunmadığı anlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi. II-ESASIN İNCELENMESİ:Raportör-Hakim Gülşen AKAR PEHLİVAN’ın,davanın çözümünde adli yargınıngörevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan;ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Mehmet BAYHAN ile Danıştay Savcısı MehmetAli GÜMÜŞ davada adli yargının görevliolduğu yolundaki sözlü açıklamaları dadinlendikten sonra GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜPDÜŞÜNÜLDÜ: Dava, sigortalı aracınuğradığı hasarı ödeyen sigorta şirketinin,zararın idarece giderilmesi isteminden ibaret bulunan bir rücuentazminat davasıdır. 2918 sayılı KarayollarıTrafik Kanununun 1. maddesinde, Kanunun amacının karayollarındacan ve mal güvenliği yönünden trafik düzeninisağlayacak ve trafik güvenliğini ilgilendiren tüm konulardaalınacak önlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam”başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleribunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgilikuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluk,çalışma usulleri ile diğer hükümlerikapsadığı ve bu kanunun karayollarındauygulanacağı belirtilmiştir. Öte yandan 2918 sayılıYasanın 19.1.2011 günlü Resmi Gazetede yayımlanarakyürürlüğe giren 6099 sayılı Yasanın 14.maddesiyle değişik 110. maddesinde “İşleteni veyasahibi Devlet ve diğer kamu kuruluşları olanaraçların sebebiyet verdiği zararlara ilişkinolanları dahil, bu Kanundan doğan sorumluluk davaları, adliyargıda görülür. Zarar görenin kamu görevlisiolması, bu fıkra hükmünün uygulanmasınıönlemez. Hemzemin geçitte meydana gelen tren-trafik kazalarındada bu Kanun hükümleri uygulanır. Motorlu araç kazalarındandolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar,sigortacının merkez veya şubesinin veya sigortasözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerindenbirinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir”; Geçici 21. maddesinde de“Bu Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıngöreve ilişkin hükmü, yürürlüğegirdiği tarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksekİdare Mahkemesinde açılmış bulunan davalarauygulanmaz” denilmiştir. Dosyanınincelenmesinden, dava dosyasında mevcut bilgi ve belgelerin incelenmesisonucunda; Şirkete sigortalı vasıtanıngeçirdiği trafik kazası neticesindehasarlandığı, bahis konusu olay neticesinde vasıtada maddihasarın meydana geldiği; tespit edilen hasar bedelinin sigortalıvasıta sahibine ödendiği, olayın meydana gelişinde davalıidarenin kusurunun tespit edildiği, meydana gelen hasar nedeniylesigortalısına tazminat ödeyen şirketin kusur nispetinegöre faiziyle birlikte davalıdan tahsili istemiyle davanınaçılmış olduğu anlaşılmaktadır. 2918 sayılı Kanunun110 uncu maddesinin birinci fıkrasının iptali istemiyle Bursa3.Asliye Hukuk Mahkemesi ve Batman 2.Asliye Hukuk Mahkemesince yapılanitiraz başvuruları üzerine konuyu inceleyen Anayasa Mahkemesi,şu gerekçesi ile anılan kuralı Anayasaya aykırıgörmemiş ve iptal istemini oy birliğiyle reddetmiştir:“… Anayasa Mahkemesi’nin daha önceki kimikararlarında da belirtildiği üzere, tarihsel gelişimeparalel olarak Anayasa’da adli ve idari yargı ayırımınagidilmemiş ve idari uyuşmazlıklarınçözümünde idare ve vergi mahkemeleriyle Danıştayyetkili kılınmıştır. Bu nedenle, genel olarak idarehukuku alanına giren konularda idari yargı, özel hukukalanına giren konularda adli yargı görevli olacaktır. Budurumda, idari yargının görev alanına giren biruyuşmazlığın çözümünde adliyargının görevlendirilmesi konusunda kanun koyucunun mutlak birtakdir yetkisinin bulunduğunu söylemek olanaklı değildir.Ancak, idari yargının denetimine bağlı olması gerekenidari bir uyuşmazlığın çözümü,haklı neden ve kamu yararının bulunması halinde kanun koyucutarafından adli yargıya bırakılabilir. İtiraz konusukural, trafik kazasında zarar görenin asker kişi ya da memurolmasına, aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veyaolayın hemzemin geçitte meydana gelmesi durumlarına görefarklı yargı kollarında görülmekte olan 2918sayılı Kanun’dan kaynaklanan tüm sorumlulukdavalarının adli yargıda görüleceğiniöngörmektedir. İtiraz konusu düzenlemeningerekçesinde de ifade edildiği gibi, askeri idari yargı, idariyargı veya adli yargı kolları arasında uygulamada var olanyargı yolu belirsizliği giderilerek söz konusu davalarla ilgiliolarak yeknesak bir usul belirlenmektedir. Aynı tür davalarınaynı yargı yolunda çözümlenmesi sağlanarakdavaların görülmesi ve çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklıkılındığı ve bunun söz konusu davaların adliyargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanansorumlulukların, özel hukuk alanına girdiği konusunda birtartışma bulunmamaktadır. İdare tarafından kamugücünden kaynaklanan bir yetkinin kullanılması sözkonusu olmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynıseyir çizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risküreten araçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur.Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın2.,125. ve 155. maddelerine aykırı değildir. İtirazınreddi gerekir…” (Any. Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68,K.2013/165 sayılı kararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954,s.136-147.) Anayasa’nın 158 incimaddesinin son fıkrasında “ Diğer mahkemelerle, AnayasaMahkemesi arasındaki görev uyuşmazlıklarında, AnayasaMahkemesi’nin kararı esas alınır.” denilmektedir.Anayasa Mahkemesi’nin yukarıda gerekçesine yer verilenkararı, yasa koyucunun idari yargının görevine giren birkonuyu adli yargının görevine verebileceğine,dolayısıyla 2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrası ile öngörülen, bu Kanun’dan doğantüm sorumluluk davalarının adli yargıda görülmesidüzenlemesinin Anayasa’ya aykırıbulunmadığına dair olup, esas itibariyle görev konusundaverilmiş bir karardır ve Anayasa’nın 158 inci maddesiuyarınca, başta Mahkememiz olmak üzere diğer yargıorganları bakımından da uyulması zorunlu bir kararmesabesindedir. Bu durumda, 2918sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihinde yürürlüğegiren 110. maddesi ile Anayasa Mahkemesi’nin işaret edilenkararı gözetildiğinde, bahsi geçen Kanun maddesininkarayollarında, can ve mal güvenliği yönünden trafikdüzeninin sağlanarak trafik güvenliğini ilgilendirentüm konularda alınacak önlemleri kapsadığı veKanunun, trafikle ilgili kuralları, şartları, hak veyükümlülükleri, bunların uygulanmasını vedenetlenmesini, ilgili kuruluşları ve bunların görev yetkive sorumlulukları ile, çalışma usullerinikapsadığı, dolayısıyla oluşan trafik kazasınedeniyle açılacak sorumluluk davalarının görümve çözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle davanıngörüm ve çözümünde adli yargınıngörevli olduğu dolayısıyla, Edirne 1. Asliye Hukuk Mahkemesinceverilen görevsizlik kararının kaldırılması gerekmiştir. S O N UÇ : Davanın görüm veçözümünde ADLİ YARGININ görevli olduğuna,bu nedenle Edirne 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 3.10.2013 gün ve E :2013/367, K: 2013/451 sayılı GÖREVSİZLİKKARARININ KALDIRILMASINA, 05.05.2014 gününde OYBİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi. Başkan Serdar ÖZGÜLDÜR Üye Ali ÇOLAK Üye Nurdane TOPUZ Üye Bahri AYDOĞAN Üye Ayhan AKARSU Üye Sıddık YILDIZ Üye Mehmet AKBULUT
Full & Egal Universal Law Academy