T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2014 / 537
KARAR NO : 2014 / 574
KARAR TR : 5.5.2014
ÖZET : 2918 sayılı Yasa’nın Ek 2/3. mad-desi uyarınca verilen para cezasının ve aracın 60 gün süre ile trafikten men edilmesine ilişkin kararın iptal edilmesi iste-miyle açılan davanın, Kabahatler Kanu-nu’nun 3 ve 27/8. maddesi hükümleri uya-rınca İDARİ YARGI YERİNDE çözüm-lenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı :H.B.
Davalı :İstanbul Valiliği
O L AY : Trafik DenetlemeŞube Müdürlüğünce yapılan incelemede 34…..plaka sayılı aracın yasa dışıtaşımacılık yaptığının tespitedildiğinden bahisle, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nunEk 2/3. madde ve fıkrası uyarınca davacı adına 29.10.2012tarih ve GO-016240 seri-sıra numaralı Trafik İdari ParaCezası Karar Tutanağı düzenlenerek 1.950,00 TL idari paracezası verilmiş ve ayrıca bu tutanağa istinadendüzenlenen 29.10.2012 tarih ve 0219966 sayılı AraçTrafikten Men Tutanağı ile araç 60 gün süre iletrafikten men edilerek muhafaza altına alınmıştır.
Davacı,idari para cezası ile aracın 60 gün süre ile trafikten men edilmesineilişkin kararın iptal edilmesi istemiyle idari yargı yerindedava açmıştır.
İSTANBUL 10. İDAREMAHKEMESİ: 1.11.2012 gün ve E:2012/1991, K:2012/1948 sayıyla; 2918sayılı Kanun’un 112. maddesinde, sürücübelgelerinin geçici olarak geri alınması hariç olmaküzere bu Kanundaki suçlarla ilgili davalara Trafik Mahkemelerinde,bunların bulunmadığı yerlerde ise yetki verilen Sulh CezaMahkemelerinde bakılacağının düzenlenmesikarşısında, davanın çözümününadli yargı yerine ait olduğu gerekçesiyle davanın görevyönünden reddine karar vermiş, verilen karar itiraz edilmedenkesinleşmiştir.
Bu kez, davacı aynı istemleadli yargı yerine itirazda bulunmuştur.
İSTANBUL ANADOLU 10.SULH CEZAMAHKEMESİ:27.2.2013 gün ve D.İş:2012/801, K:2012/801 sayıyla;5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 27/8. maddesine göreidari para cezası yanında idari yargının görevalanına giren kararın da verilmiş olması nedeniyle veUyuşmazlık Mahkemesi’nin konu ile ilgili benzer kararlarıda emsal gösterilerek, davanın çözümününidari yargı yerine ait olduğu gerekçesiyle davanıngörev yönünden reddine ve dosyanın görevuyuşmazlığının çözümlenmesiiçin Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesine de kararvermiş, verilen karar itiraz edilmeden kesinleşmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:
Uyuşmazlık MahkemesiHukuk Bölümü’nün, SerdarÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında,Üyeler: Eyüp Sabri BAYDAR, Ali ÇOLAK, Sıddık YILDIZ,Nurdane TOPUZ, Ayhan AKARSU ve Mehmet AKBULUT’unkatılımlarıyla yapılan 5.5.2014 günlütoplantısında:
l-İLK İNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılıYasa’nın 27. maddesi uyarınca yapılan incelemeyegöre;
UyuşmazlıkMahkemesi Genel Kurulu’nun 11.7.1988 günlü, E:1988/1, K:1988/1sayılı İlke Kararında, “2247 sayılıUyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve İşleyişiHakkında Kanunun bütünüyle incelenipdeğerlendirilmesinden, bu Kanunun uygulanması yönünden 2nci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan, ‘cezauyuşmazlıkları’ ibaresinden, savcının ya daşahsi davacının talebi ile başlayan yargılamasısonunda sanığın mahkumiyetine ya da beraatinehükmedilebilecek davalarda, askeri ve adli ceza mahkemeleri arasındaçıkan görev ve hükümuyuşmazlıklarının anlaşılması, bunundışında kalan tüm görevuyuşmazlıklarının ‘hukukuyuşmazlığı’ sayılması gerektiğisonucuna varılmaktadır. Uygulanması idari organlarabırakılan cezalar, adli nitelikte olmadığından, bunlarhakkında yapılan itirazlar ya da açılan davalar‘ceza davası’ olarak nitelendirilemezler. İdariniteliklerinden dolayı bu davalara ilişkin görev vehüküm uyuşmazlıklarının UyuşmazlıkMahkemesinin Hukuk Bölümünde incelenipçözümlenmesi gerektiği...”açıkça belirtilmiştir. Bu durum gözetildiğinde,olay bölümünde yazılı başvuru konusu görevuyuşmazlığının Hukuk Bölümündeincelenmesi gerektiği kuşkusuzdur.
Olaykısmında belirtildiği üzere tarafları, konusu vesebebi aynı olan davada; idari yargı yerince adli yargı yeriningörevli olduğu gerekçesiyle verilmiş vekesinleşmiş bir görevsizlik kararı bulunmakta olup, bununüzerine kendine gelen davayı inceleyen adli yargı yerinin sahipolduğu seçenekler ile verdiği karar bakımından birdeğerlendirme yapılması gerekmektedir.
1- 2247sayılı Yasanın 14. maddesinde yer alan, “Olumsuzgörev uyuşmazlığının bulunduğunun ilerisürülebilmesi için adli, idari veya askeri yargımercilerinden en az ikisinin tarafları konusu ve sebebi aynı olandavada kendilerini görevsiz görmeleri ve bu yolda verdikleri kararlarınkesin veya kesinleşmiş olması gerekir.
Buuyuşmazlığın giderilmesi istemi, ancak davanıntaraflarınca ve ceza davalarında ise ayrıca ilgili makamlarcaileri sürülebilir.” hükmüne göre, idaremahkemesinin kesinleşmiş görevsizlik kararı üzerineadli yargı yerince de görevsizlik kararı verilmesi ve bukararın kesinleşmesi halinde, olumsuz görevuyuşmazlığı doğmuş olacak; hukuk alanındadoğmuş bulunan bu uyuşmazlığın giderilmesi istemiise, ancak davanın taraflarınca ileri sürülebilecektir.
2- 2247 sayılıYasanın 19. maddesindeki “Adli, idari, askeri yargımercilerinden birisinin kesin veya kesinleşmiş görevsizlikkararı üzerine kendine gelen bir davayı incelemeye başlayanveya incelemekte olan bir yargı mercii davada görevsizlikkararı veren merciin görevli olduğu kanısınavarırsa, gerekçeli bir karar ile görevli merciin belirtilmesiiçin Uyuşmazlık Mahkemesine başvurur ve elindekiişin incelenmesini Uyuşmazlık Mahkemesinin karar vermesinedeğin erteler ” hükmüne göre ise, adli yargıyeri, davaya bakma görevinin daha önce görevsizlik kararıveren idari yargı yerine ait olduğunu belirten gerekçeli birkarar ile doğrudan Uyuşmazlık Mahkemesine başvurmaolanağına sahiptir. Şu kadar ki, başvurukararının, görev konusunda Uyuşmazlık Mahkemesincekarar verilmesine değin işin incelenmesinin ertelenmesi hususunu daihtiva etmesi gerekir.
Yasakoyucu,14. maddeye göre hukuk alanında olumsuz görevuyuşmazlığı doğması halinde her iki yargımerciince işten el çekilmiş olduğundan başvurmairadesini davanın taraflarına bırakmış iken, buyönteme nazaran daha kısa zamanda çözümeulaşılmasını amaçladığı 19. maddeile, daha önce görevsizlik kararı veren yargı merciindensonra davayı inceleyen yargı merciine, işten el çekmedendoğrudan Uyuşmazlık Mahkemesine başvurma olanağınıtanımıştır.
Olayda, adliyargı yerince, görevsizlik kararı verilmekle birlikte, bununlayetinilmemiş, görevli merciin belirtilmesi için davadosyasının re’sen Uyuşmazlık Mahkemesinegönderilmesine de karar verilmiştir.
Bu haliyle, her ne kadar 2247sayılı Yasada öngörülen yönteme uymamakta ise de,davanın taraflarınca başvuruda bulunulmadığıgözetilerek, Sulh Ceza Mahkemesince re’sen yapılanbaşvurunun 2247 sayılı Yasanın 19. maddesi kapsamındaolduğunun kabulü ile Uyuşmazlık Mahkemesininönüne gelmiş bulunan görevuyuşmazlığının çözümekavuşturulması, gerek dava ekonomisine gerek UyuşmazlıkMahkemesinin kuruluş amacına uygun olacağından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hakim Gülten FatmaBÜYÜKEREN’in, davanın çözümünde idariyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Mehmet BAYHAN ile DanıştaySavcısı Mehmet Ali GÜMÜŞ’ün idariyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, 2918sayılı Yasa’nın Ek 2. maddesi üçüncüfıkrası uyarınca verilen idari para cezası ile aracın60 gün süre ile trafikten men edilmesine ilişkintutanağın iptal edilmesi istemiyleaçılmıştır.
2918sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun “Araçlarıntescil edildikleri amacın dışındakullanılması” başlığı altındadüzenlenen Ek 2. maddesi, üçüncüfıkrasında, “(Ek fıkra: 31/5/2012-6321/3 md.)İlgili belediyeden izin veya ruhsat almaksızın, belediyesınırları dâhilinde ticari amaçlı yolcutaşıyan kişiye, araç sahibine, bağlı bulunduğudurak, işyeri ve işletmelerin sorumlularına birinci fıkradagösterilen idari para cezası üç kat olarak, fiilinişlendiği tarihten itibaren bir yıl içindetekerrürü halinde ise beş kat olarak uygulanır.Ayrıca, araç her defasında altmış gün süreile trafikten men edilir” hükmü yer almıştır.
UyuşmazlıkMahkemesi, 2918 sayılı Yasa’nın 116. maddesikapsamında araç tescil plakasına göre düzenlenenlerdışında trafik zabıtasınca uygulanan idari paracezalarına karşı açılan davaları; buuygulamanın idari ceza kapsamında bulunması; Yasada idaricezalarla ilgili davalarda görevli yargı yerini açıkçabelli eden bir hükme yer verilmemesi; 12.7.2013 tarih ve 6495sayılı Kanun’un 20.maddesi ile yapılandeğişiklikten önceki hali ile, bu Yasada gösterilen adlicezalara hükmetmekle görevli mahkemeye işaret eden 112. maddeyede herhangi bir atıfta bulunulmamış olmasıkarşısında ve göreve ilişkin genel ilkelere göreidari yargının görev alanında görmüşiken; 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun yürürlüğegirmesinden sonra; öngörülen trafik paracezasının 5326 sayılı Kanun’un 16. maddesindebelirtilen idari yaptırım türlerinden biri olduğu, 2918sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nda da bu paracezasına itiraz konusunda görevli mahkemenin gösterilmediğianlaşıldığından, Kabahatler Kanunu’nun 5560sayılı Kanun’la değişik 3. maddesindebelirtildiği üzere, idari yaptırım kararlarınakarşı kanun yoluna ilişkin hükümlerinin, diğerkanunlarda aksine hüküm bulunmaması halindeuygulanacağı nedeniyle, görevli mahkemenin belirlenmesinde 5326sayılı Kanun hükümleri dikkatealınacağından, idari para cezasına karşıaçılan davanın görüm veçözümünde, anılan Kanunun 27. maddesinin (1)numaralı bendi uyarınca adli yargı yerinin görevliolduğu sonucuna varmıştır.
Uyuşmazlığın,motorlu aracın 60 gün süre ile trafikten men edilmesineilişkin kısmına gelince:
5326sayılı Kabahatler Kanunu’nun “Saklı tutulanhükümler” başlığını taşıyan19. maddesinde ise, “(1) Diğer kanunlarda kabahatkarşılığında öngörülen belirli birsüre için;
a) Bir meslekve sanatın yerine getirilmemesi,
b)İşyerinin kapatılması,
c) Ruhsatveya ehliyetin geri alınması,
d) Kara, deniz veya hava nakil aracınıntrafikten veya seyrüseferden alıkonulması,
gibiyaptırımlara ilişkin hükümler, ilgili kanunlarda buKanun hükümlerine uygun değişiklik yapılıncayakadar saklıdır” denilmiştir.
Uyuşmazlığınçözümü için, aracın altmış günsüre ile trafikten men edilmesine ilişkin karar, 2918 ve 5326sayılı Kanunlar uyarınca incelendiğinde, idari davayakonu edilebilecek kesin ve yürütülmesi zorunlu idari birişlem olduğu, 2918 sayılı Kanun’un 112. maddesindearacın geçici olarak trafikten men edilmesi hususunun sulh cezamahkemelerinin görevine dahil edilmediği ve 5326 sayılıKanun’un 19. maddesinde, diğer kanunlarda kabahatkarşılığında öngörülen belirli birsüre için kara nakilaracının trafikten alıkonulmasına ilişkinhükümlerin geçici istisnalar içindesayıldığı dikkate alındığında;aracın altmış gün süre ile trafikten men edilmesineilişkin davaya bakma görevi idare mahkemesine ait olmaktadır.
Buna göre, 2918 sayılı Yasa’nın Ek 2. maddesininüçüncü fıkrası uyarınca verilen paracezasının çözüm yerinin adli yargı, aracın60 gün süre ile trafikten men edilmesine ilişkin işleminçözüm yerinin idari yargı olması dikkatealındığında:
30.3.2005tarihli ve 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 3 üncümaddesini değiştiren 6.12.2006 günlü, 5560 sayılıYasa’nın 31. maddesinde," (1) Bu Kanunun;
a) İdariyaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkinhükümleri, diğer kanunlarda aksine hükümbulunmaması halinde,
b) Diğergenel hükümleri, idari para cezası veya mülkiyetin kamuyageçirilmesi yaptırımını gerektiren bütünfiiller hakkında,
uygulanır"denilmiştir.
Aynı Kanunun 27. maddesine, 5560sayılı Kanun ile eklenen sekizinci fıkrada ise; idariyaptırım kararınınverildiği işlem kapsamında aynı kişi ile ilgili olarakidari yargının görev alanına giren kararların daverilmiş olması halinde; idari yaptırım kararınailişkin hukuka aykırılık iddialarının, bu işlemin iptali talebiyle birlikte idariyargı merciinde görüleceği kurala bağlanmış,bu maddenin gerekçesinde de buhükümle, Kabahatler Kanunu'ndaki düzenlemelerin ortaya çıkardığıbağlantı sorununa çözüm getirilmesininamaçlandığı ifade edilmiştir.
19.12.2006tarihinde yürürlüğe giren bu düzenlemeyegöre, Kabahatler Kanunu’nun; idari yaptırımkararlarına karşı kanun yoluna ilişkin hükümlerinin,diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmaması halindeuygulanacağı; diğer kanunlarda görevli mahkemeningösterilmesi durumunda ise uygulanmayacağı ancak; idari yaptırım kararının verildiğiişlem kapsamında aynı kişi ile ilgili olarak idariyargının görev alanına giren kararların daverilmiş olması halinde; idari yaptırım kararınailişkin hukuka aykırılık iddialarının, bu işlemin iptali talebiylebirlikte idari yargı merciinde görüleceğianlaşılmaktadır.
Görevkuralları kamu düzenine ilişkin olduğundan, görevkonusunda taraflar için bir müktesep hakdoğmayacağı; bu nedenle, yeni bir yasayla kabul edilengörev kurallarının, geçmişe de etkiliolacağı, bilinen bir genel hukuk ilkesidir.
Davanınaçıldığı andaki kurallara göre görevliolan mahkeme, yeni bir yasa ile görevsiz hale gelmiş ise,(davanın açıldığı anda görevli olan vefakat yeni yasaya göre görevsiz hale gelen) mahkemeningörevsizlik kararı vermesi gerekeceği; ancak, yeni yasadakigörev kuralının, değişikliğinyürürlüğe girmesinden sonra açılacak davalardauygulanacağına dair intikal hükümlerininvarlığı halinde, mahkemece görevsizlik kararıverilemeyeceği açıktır.
Diğertaraftan, dava görevsiz mahkemede açılmış, busırada yapılan bir kanun değişikliği ile görevsizmahkeme o dava için görevli hale gelmiş ise, mahkeme,artık görevsizlik kararı veremeyip (yeni kanuna göregörevli hale geldiği için) davaya bakmaya devam etmesigerekir.
İncelenen uyuşmazlıkta, öngörülen trafikpara cezasının 5326 sayılı Kanun’un 16. maddesindebelirtilen idari yaptırım türlerinden biri olduğu, 2918sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nda da bu paracezasına itiraz konusunda görevli mahkemeningösterilmediği, ancak; idaripara cezasına konu işlemkapsamında aynı kişi ile ilgili olarak idari yargınıngörev alanına giren kararın (aracıngeçici olarak trafikten men edilmesi) da verildiği ve birliktedava konusu edildikleri anlaşıldığından; idari para cezasına ilişkin kararın hukukaaykırılığı iddiasının da, idari yargı yerindegörüleceği kuşkusuzdur. Bu durumda,Kabahatler Kanunu’nun 5560 sayılı Kanun’ladeğişik 3. maddesi ve aynı Kanunun 27. maddesine 5560sayılı Kanun’la eklenen sekizinci fıkra hükmübir arada değerlendirildiğinde, 2918 sayılıKarayolları Trafik Kanunu’nun Ek 2. maddesininüçüncü fıkrası uyarınca verilen para cezasınınve aracın 60 gün süre ile trafikten men edilmesine ilişkinkararın iptali istemiyle açılandavanın çözümünde idari yargı yerinin görevliolduğu sonucuna varılmıştır. Açıklanannedenlerle, İstanbul Anadolu 10. Sulh Ceza Mahkemesi’nceyapılan başvurunun 19.madde kapsamında kabulü ile,İstanbul 10. İdare Mahkemesi’nce verilen görevsizlikkararının kaldırılması gerekmiştir. S O N U Ç :Davanın çözümünde İDARİ YARGININgörevli olduğuna, bu nedenle İstanbul Anadolu 10. Sulh Ceza Mahkemesinin19. madde kapsamında görülen BAŞVURUSUNUN KABULÜ ile,İstanbul 10. İdare Mahkemesinin 1.11.2012 gün ve E:2012/1991,K:2012/1948 sayılı GÖREVSİZLİK KARARININKALDIRILMASINA, 5.5.2014 gününde OYBİRLİĞİİLE KESİN OLARAK karar verildi. Başkan Serdar ÖZGÜLDÜR Üye Eyüp Sabri BAYDAR Üye Nurdane TOPUZ Üye Ali ÇOLAK Üye Ayhan AKARSU Üye Sıddık YILDIZ Üye Mehmet AKBULUT
Full & Egal Universal Law Academy