T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2014 / 573
KARAR NO : 2014 / 602
KARAR TR : 05.05.2014
ÖZET: Sigortalı aracın uğradığı hasarı ödeyen sigorta şirketinin, kazanın oluşumunda yolun bakım ve onarımı ile gerekli işaretlemelerin yapılmamasında idarenin ihmali bulunduğu iddiası ile idareden hizmet kusuru esasına göre maddi tazminat ödenmesi istemiyle açtığı davanın, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk. K A R A R
Davacı : A. Sigorta A.Ş.
Vekili : Av. R.B. Davalı : Adana Valiliği İl Özelİdaresi Vekili : Av. F.G.D. OL A Y : Davacı sigortaşirketi vekili, dava dilekçesinde özetle; davadışı sigortalı F. Taşımacılık Oto. Pet.Ür. Kuy. İlet. Gıda Ür. San.Tic. Ltd. Şti. adınakayıtlı bulunan 01……. plaka sayılı aracındavacı şirket tarafından 0001-0210-03949025 numaralısigorta poliçesi ile sigortalandığını,sigortalı aracın, Adana ili, Ceyhan İlçesi,Sugözü köyü mevkiinde seyir halinde iken, davalıidarenin sorumluluğunda bulunan yol üzerinde gerekli trafikişaretlerinin bulunmamasından dolayı maddi hasarlıkazanın meydana geldiğini, davalı idarenin kusurundankaynaklı kaza yaparak maddi hasara uğradığını,söz konusu hasar nedeniyle sigortalıya toplam 3.909,28 TL tazminatödendiğini, davalı idareye zararın tazmini için09.01.2013 tarihinde başvuru yapıldığını,davalı irade tarafından başvurunun reddine kararverildiğini, bu kazanın oluşumunda davalı idarenin %75kusurlu olduğunu belirterek; 2.931,96 TL zararın, 16.05.2012tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsiliistemiyle idari yargıda dava açılmıştır. Davalı AdanaValiliği İl Özel İdaresi vekili süresiiçerisinde sunduğu cevap dilekçesinde özetle,görev itirazında bulunmuştur. ADANA 2. İDAREMAHKEMESİ: 13.11.2013 gün, E:2013/601 sayı ile özetledavalı vekilinin görev itirazının reddine kararvermiştir. Davalı AdanaValiliği İl Özel İdaresi vekilinin, idari yargıyararına olumlu görev uyuşmazlığıçıkartılması yolunda süresi içindeverdiği dilekçesi üzerine, dava dosyasınınonaylı bir örneği Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nagönderilmiştir. YARGITAY CUMHURİYETBAŞSAVCISI: “… 2918 sayılıKarayolları Trafik kanununun 2. maddesinde " Bu Kanun, trafikleilgili kuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri,bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgilikuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluk,çalışma usulleri ile diğer hükümlerikapsar." hükmü ile kanunun uygulanmasında trafikdüzeni ile kişi ve kurumların bu kanuna tabi olduğu belirlenmiştir.Ek 10. maddesinde ise "Karayollarının yapım, bakım veişletmesinden sorumlu olan tüm kamu ve özelkuruluşların projelerini yapan ve uygulayan yetkili ve sorumlukişiler, çağdaş ilim ve teknik esaslarına uymak veuygulamak konusunda Karayolu Trafik Güvenliği Kurulununönerilerini kuruluş kanunlarına uygun olacak şekildedeğerlendirmek zorundadırlar." hükmüne yer verilerek,karayollarının bakım ve onarım faaliyetlerinde uyulacakkurallara atıf yapılmaktadır. 5302 sayılı İlÖzel idaresi Kanunun 6/1-b maddesine göre İl Özelİdareleri, İmar, yol, su, kanalizasyon, katı atık,çevre, acil yardım ve kurtarma, ... ; orman köylerinindesteklenmesi, ağaçlandırma, park ve bahçe tesisineilişkin hizmetleri belediye sınırlarıdışında, yapmakla görevli ve yetkilidir. Diğer taraftan, 2918sayılı Yasa’nın “Görevli ve YetkiliMahkeme” başlığını taşıyan 110.maddesinde(Değişik: 11/1/2011-6099/14 md.), “İşleteniveya sahibi Devlet ve diğer kamu kuruluşları olanaraçların sebebiyet verdiği zararlara ilişkinolanları dâhil, bu Kanundan doğan sorumluluk davaları,adli yargıda görülür. Zarar görenin kamugörevlisi olması, bu fıkra hükmününuygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelen tren-trafıkkazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır. / Motorluaraç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkindavalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigortasözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerindenbirinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir” denilmiş,Yasa’nın Geçici 21. maddesinde ise (Ek: 11/1/2011-6099/15md.), “Bu Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıngöreve ilişkin hükmü, yürürlüğegirdiği tarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksekİdare Mahkemesinde açılmış bulunan davalarauygulanmaz” hükmü ile de dava konusu idarenin sorumluolduğu köy yolunun bakım ve onarım ve işaretlemekurallarını ihmal ettiği nedeni ile kusurlu olduğu tezinedayanan davanın görüm ve çözümününadli yargı yerinde yapılması gerektiğianlaşılmaktadır…” gerekçesiyle 2247sayılı Kanun'un 10. ve 13. maddesi gereğince, olumlu görevuyuşmazlığı çıkarılmasına kararvermiştir. İNCELEME VEGEREKÇE : UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, SerdarÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında, Üyeler:Eyüp Sabri BAYDAR, Ali ÇOLAK, Sıddık YILDIZ, NurdaneTOPUZ, Ayhan Akarsu ve Mehmet AKBULUT’un katılımlarıylayapılan 05.05.2014 günlü toplantısında: l-İLK İNCELEME: Başvuruyazısı ve dava dosyası örneği üzerinde 2247sayılı Yasa'nın 27. maddesi gereğince yapılanincelemeye göre, davalı Adana Valiliği İl Özelİdaresi vekilinin anılan Yasanın 10/2.maddesindeöngörülen yönteme uygun olarak yaptığıgörev itirazının reddedilmesi ve dahi 12/1.maddede belirtilensüre içinde başvuruda bulunması üzerine YargıtayCumhuriyet Başsavcısı'nca 10.maddede öngörülenbiçimde olumlu görev uyuşmazlığıçıkarıldığı anlaşılmaktadır.Usule ilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığındangörev uyuşmazlığının esasınınincelenmesine oy birliği ile karar verildi. II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hakim Filiz BUDAK’ın,davanın çözümünde adli yargınıngörevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan;ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Mehmet BAYHAN ile Danıştay Savcısı MehmetAli GÜMÜŞ’ün davada adli yargınıngörevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, A. Sigorta Şirketi’ninsigortalısına ait 01 FV 771 plakalı özel otomobilin,04.04.2012 günü Ceyhan ilçesi Sugözü mevkiindekarayollunda seyir halinde iken yolun virajlı kesimine ait uygunişaretleme levhalarının eksikliği nedeniyle trafikkazasına neden olması sonucu oluşan hasarın davacısigorta şirketi tarafından ödenmesinden sonra, kazanınoluşumunda yolun bakım ve onarımı ile gerekliişaretlemelerin yapılmamasında idarenin ihmali bulunduğuiddiası ile idareden hizmet kusuru esasına göre maddi tazminatödenmesi istemiyle açılmıştır. 5302sayılı İl Özel İdaresi Kanununun 6. maddesinin bbendinde, imar, yol, su, kanalizasyon, katı atık, çevre, acilyardım ve kurtarma, orman köylerinin desteklenmesi, ağaçlandırma,park ve bahçe tesisine ilişkin hizmetleri belediyesınırları dışında yapmakla il özelidaresinin görevli ve yetkili olduğu hüküm altınaalınmıştır. 2918sayılı Karayolları Trafik Kanununun 1. maddesinde, Kanununamacının karayollarında can ve mal güvenliğiyönünden trafik düzenini sağlayacak ve trafikgüvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam”başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleribunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgilikuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluk,çalışma usulleri ile diğer hükümlerikapsadığı ve bu kanunun karayollarında uygulanacağı;“Tanımlar” başlıklı 3.maddesinde ise, trafikiçin kamunun yararlanmasına açık olan arazişeridi, köprüler ve alanların karayolu olduğu; “Tarım Orman ve Köyişleri Bakanlığınıngörev ve yetkileri” başlıklı 9.maddesinde, TarımOrman ve Köyişleri Bakanlığının görev veyetkileri arasında köy yollarında trafik ve güvenliğinsağlanması hususunun da yer aldığı; “Belediye Trafik Birimleri, görev ve yetkileri”başlıklı 10. maddesinde, yapım ve bakımdansorumlu olduğu yolları trafik düzeni ve güvenliğinisağlayacak durumda bulundurmanın gerekli görülenkavşaklara ve yerlere trafik ışıklı işaretleri,işaret levhaları koymak ve yer işaretlemeleri yapmanınBelediye Trafik birimlerinin görev ve yetkileri arasındabulunduğu; “İl ve İlçe TrafikKomisyonları” başlıklı 12. Maddesinde dekomisyonların kuruluşu ile görev ve yetkileribelirtilmiştir. Öte yandan 2918sayılı Yasanın 19.01.2011 günlü Resmi Gazetedeyayımlanarak yürürlüğe giren 6099 sayılıYasanın 14. maddesiyle değişik 110. maddesinde“İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dahil, bu Kanundan doğan sorumlulukdavaları, adli yargıda görülür. Zarar göreninkamu görevlisi olması, bu fıkra hükmününuygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelentren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır. Motorlu araçkazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar, sigortacınınmerkez veya şubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acenteninbulunduğu yer mahkemelerinden birinde açılabileceği gibikazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde de açılabilir”;Geçici 21. maddesinde de “Bu Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrasının göreve ilişkin hükmü,yürürlüğe girdiği tarihten önce idariyargıda ve Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde açılmışbulunan davalara uygulanmaz” denilmiştir. Dosyanınincelenmesinden; A. Sigorta Şirketi’nin sigortalısına ait01 FV 771 plakalı özel otomobilin, 04.04.2012 günü Ceyhanilçesi Sugözü mevkiinde karayollunda seyir halinde iken yolunvirajlı kesimine ait uygun işaretleme levhalarınıneksikliği nedeniyle meydana gelen kazada sigortalı aracın hasarauğradığı ve söz konusu hasarın sigortaşirketi tarafından ödendiği ve kazanın oluşumundadavalı idarenin kusuru olduğu gerekçesiyle ödenenzararın davalı idareden tazmini istemi ile idari yargıda davaaçıldığı anlaşılmıştır. 2918 sayılıKanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasının iptali istemiyleBursa 3. Asliye Hukuk Mahkemesi ve Batman 2.Asliye Hukuk Mahkemesinceyapılan itiraz başvuruları üzerine konuyu inceleyen AnayasaMahkemesi, şu gerekçesi ile anılan kuralı Anayasayaaykırı görmemiş ve iptal istemini oy birliğiylereddetmiştir: “… Anayasa Mahkemesi’nin daha öncekikimi kararlarında da belirtildiği üzere, tarihsel gelişimeparalel olarak Anayasa’da adli ve idari yargı ayrımınagidilmemiş ve idari uyuşmazlıklarınçözümünde idare ve vergi mahkemeleriyleDanıştay yetkili kılınmıştır. Bu nedenle,genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idari yargı,özel hukuk alanına giren konularda adli yargı görevliolacaktır. Bu durumda, idari yargının görev alanınagiren bir uyuşmazlığın çözümünde adliyargının görevlendirilmesi konusunda kanun koyucunun mutlak birtakdir yetkisinin bulunduğunu söylemek olanaklı değildir.Ancak, idari yargının denetimine bağlı olması gerekenidari bir uyuşmazlığın çözümü,haklı neden ve kamu yararının bulunması halinde kanunkoyucu tarafından adli yargıya bırakılabilir. İtirazkonusu kural, trafik kazasında zarar görenin asker kişi ya damemur olmasına, aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veyaolayın hemzemin geçitte meydana gelmesi durumlarına görefarklı yargı kollarında görülmekte olan 2918sayılı Kanun’dan kaynaklanan tüm sorumlulukdavalarının adli yargıda görüleceğiniöngörmektedir. İtiraz konusu düzenlemeningerekçesinde de ifade edildiği gibi, askeri idari yargı, idariyargı veya adli yargı kolları arasında uygulamada var olanyargı yolu belirsizliği giderilerek söz konusu davalarla ilgiliolarak yeknesak bir usul belirlenmektedir. Aynı tür davalarınaynı yargı yolunda çözümlenmesi sağlanarakdavaların görülmesi ve çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklıkılındığı ve bunun söz konusu davaların adliyargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanansorumlulukların, özel hukuk alanına girdiği konusunda birtartışma bulunmamaktadır. İdare tarafından kamugücünden kaynaklanan bir yetkinin kullanılması sözkonusu olmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynıseyir çizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risküreten araçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur.Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın2.,125. ve 155. maddelerine aykırı değildir. İtirazınreddi gerekir…” (Any. Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68,K.2013/165 sayılı kararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954,s.136-147.) Anayasa’nın 158inci maddesinin son fıkrasında “ Diğer mahkemelerle,Anayasa Mahkemesi arasındaki görev uyuşmazlıklarında,Anayasa Mahkemesi’nin kararı esas alınır.” denilmektedir.Anayasa Mahkemesi’nin yukarıda gerekçesine yer verilenkararı,yasa koyucunun idari yargının görevine giren birkonuyu adli yargının görevine verebileceğine,dolayısıyla 2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrası ile öngörülen, bu Kanun’dan doğantüm sorumluluk davalarının adli yargıda görülmesidüzenlemesinin Anayasa’ya aykırıbulunmadığına dair olup, esas itibariyle görev konusundaverilmiş bir karardır ve Anayasa’nın 158 inci maddesiuyarınca, başta Mahkememiz olmak üzere diğer yargıorganları bakımından da uyulması zorunlu bir kararmesabesindedir. Budurumda, 2918 sayılı Yasanın 19.01.2011 tarihindeyürürlüğe giren 110. maddesi ile AnayasaMahkemesi’nin işaret edilen kararı gözetildiğinde,bahsi geçen Kanun maddesinin karayollarında, can ve malgüvenliği yönünden trafik düzeninin sağlanaraktrafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri kapsadığı ve Kanunun, trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri,bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgilikuruluşları ve bunların görev yetki ve sorumluluklarıile, çalışma usullerini kapsadığı, dolayısıylameydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan bu davanında adli yargı yerinde çözümlenmesi gerektiğisonucuna varılmıştır. Açıklanannedenlerle davanın görüm ve çözümü adliyargı yerinin görevine girdiğinden, Yargıtay CumhuriyetBaşsavcısı’nın başvurusunun kabulü ileAdana 2. İdare Mahkemesi’nin 13.11.2013 gün ve E:2013/601sayılı görevlilik kararınınkaldırılması gerekmiştir. S ON U Ç : Davanınçözümünde ADLİ YARGININ görevli olduğuna, bunedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı’nınBAŞVURUSUNUN KABULÜ ile, Adana 2. İdare Mahkemesi’nin13.11.2013 gün ve E:2013/601 sayılı GÖREVLİLİKKARARININ KALDIRILMASINA, 05.05.2014 gününde üye Eyüp SabriBAYDAR’ın KARŞI OYU ve OYÇOKLUĞU İLEKESİN OLARAK karar verildi. Başkan Serdar ÖZGÜLDÜR Üye Eyüp Sabri BAYDAR Üye Nurdane TOPUZ Üye Ali ÇOLAK Üye Ayhan AKARSU Üye Sıddık YILDIZ Üye Mehmet AKBULUT KARŞI OY Somutuyuşmazlıkta, davalı İl Özel İdaresininkarayolunun yapım, bakım ve korunmasındaki ihmali sonucu zararaneden olan kazanın meydana geldiği iddia edilmektedir. 5302 sayılıİl Özel İdaresinin Kanununun İl Özel İdareleriningörev ve sorumluluklarına ilişkin 6/B maddesinde "imar,yol, su, kanalizasyon, katı atık, çevre , acil yardım vs.ilişkin hizmetleri Belediye sınırlarıdışında yapmakla" görev ve yetkili olduğuöngörülmüştür. TC Anayasası'nın125/son md. "idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğanzararı ödemekle yükümlü olduğu" kuralabağlanmış, 2577 SayılıİYUK 2/1-b md. "idari eylem ve işlemlerden dolayıkişisel haklan ihlal edilenler tarafından açılan tamyargı davaları, idari dava çeşitleri arasında"sayılmıştır. Bu durumda İlÖzel İdaresinin yetki ve sorumluluk sınırlarıiçindeki yolun yapım, bakım ve onarımınınyapılmadığı nedeniyle doğan zararın tazminininamaçlanmış olması karşısında, idareningörevinde olan kamu hizmetini yürüttüğü esnadakişilere verdiği zararın ödetilmesine yönelik bulunanuyuşmazlık konusu davanın, olayda kamu hizmetinin usulüneve hukuka uygun olarak yürütülüpyürütülmediğinin, hizmet kusuru veya idareninsorumluluğunu gerektiren bir husus olup olmadığınıntespitinde esas alman idare hukuku kurallarına ve 2577 SayılıİYUK 2/1-b md. sayılan tam yargı davasında görümve çözümünde idari yargı yerleri görevlibulunmaktadır. Sayınçoğunluk, karayolunun yapım, bakım ve korunmasındakiihmalden doğan zararda Adli Yargıyı görevli kabul edengörüşünde hukuki dayanak olarak 2918 Sayılı KTK110/1 md. hükümlerini esas almıştır. 11.01.2011 gün 6099Sayılı Yasa'nın 14. maddesi ile 2918 Sayılı KTK 110.maddesine eklenen 1. fıkra ile "işleteni veya sahibi devlet vediğer kamu kuruluşları olan araçların sebebiyetverdiği zararlara ilişkin olanları dahil bu kanımdandoğan sorumluluk davaları Adli Yargıdagörülür..." hükmü getirilmiştir. Sayınçoğunluk görüşünün aksine eldekiuyuşmazlık anılan yasa hükmü kapsamındakalmamaktadır. Çünkü,2918 Sayılı KTK 85.maddesinde açıkça belirtildiğigibi yasa motorlu araçların işletilmesinden doğanzararlar nedeniyle işletenin hukuki sorumluluğunudüzenlemektedir. Yasa hükmündegeçen bu kanundan ve Adli Yargıda görülmesi gerekensorumluluk davaları, 2918 Sayılı Yasa'nın 85.maddesindedüzenlenen motorlu araçların işletilmesi nedeniyleverilen zararlardan dolayı araç işletenin hukukisorumluluğuna ilişkin davalardır. Yasadeğişikliğinden önce kamu araçlarınınişletilmesi nedeniyle verilen zararlardan dolayı kamu idaresininsorumluluğunun hangi yargı kolunda görüm veçözümü konusunda yasada bir düzenlemebulunmadığından idari ve Adli Yargı organlarıarasında çıkan görev uyuşmazlıklarınısonlandırmak üzere sözü geçen yasa hükmü getirilmeksuretiyle kamu araçlarının verdiği zararlar nedeniyleişletenin sorumluluğunda 2918 Sayılı Yasa'nınamacına uygun olarak Adli Yargıda görüm veçözüm esası benimsenmiştir. Nitekim yasadeğişikliğine ilişkin Hükümet gerekçesi degetirilen yeni hükmün bu nedenle maddeye eklendiğini teyitetmektedir. Diğer taraftan,sayın çoğunluk 2918 sayılı yasanın 110. maddesihükmünün iptali istemi ile Anayasa Mahkemesineaçılan dava sonucunda verilen yorumlu red kararlarını,karara dayanak almakta ise de bu görüşe de itibar edilmesimümkün değildir. Zira; "T.C.Anayasasında , Anayasa Mahkemesinin iptal veya iptal talebinin reddidışında yorumlu red kararı verebileceğine dair birişaret yoktur. Tersine T.C. Anayasasının 153/2 maddesi"Anayasa Mahkemesi bir kanun veya kanun hükmünde kararnamenintamamını veya bir hükmünü iptal ederken, kanun koyucuhareketle yeni bir uygulamaya yol açacak biçimde hükümtesis edemez." hükmü böyle bir anlayışınbenimsenmemiş olduğunun kanıtı olarak kabul edilebilir.Gerçi madde iptal kararlarından bahsetmektedir, ama Anayasakoyucunun amacının Anayasa Mahkemesinin kanun koyucu gibi hareketetmesini önlemek olduğu açıkça anlaşılmaktadır.Yorumlu red kararlarının ise diğer mahkemeleri, idaremakamlarını, gerçek ve tüzel kişileribağlaması itibariyle bir çeşit pozitif kanun koyuculukanlamına geldiğine şüphe yoktur. (Türk Anayasa HukukuProf. Dr. Ergun Özbudun. Sh. 440 vd.) Hakkında yorumlu redkararı verilen bir kanun maddesi yürürlükte kalmaya devameder. Dolayısıyla somut olaylara uygulanır. Somut olaylarda omaddenin ne anlama geldiğine, yani nasıl yorumlanacağına,bundan sonra da Anayasa Mahkemesi değil onu uygulayacak Mahkemeler kararverir. Anayasa Mahkemesinin yorumlu red kararı verirkenyaptığı yorumunun diğer mahkemeleri bağlamasımümkün değildir. Bir kanun maddesinin nasılyorumlanacağına onu uygulayacak olan Adli- idari ve Askeri Yargıorganları karar verir. AnayasaMahkemesi Adli, idari ve Askeri kollarının üst mahkemesiolmadığına göre bu yargı kollarındaki mahkemelerekendi yorumunu empoze etmesi mümkün değildir. O halde AnayasaMahkemesinin verdiği yorumlu red kararlarının kendilerindenbeklenen fonksiyonu ifa edebilmeleri, diğer mahkemelerin AnayasaMahkemesinin bu yorumlarını benimsemelerine bağlıdır.Oysa hukukumuzda, Anayasa Mahkemesi kararlarında yapılan yorumlardiğer mahkemeleri bağlamaz. Zira Anayasa Mahkemesikararlarının bağlayıcılığı bukararların hüküm fıkralarınamünhasırdır. (Türk Anayasa Hukuku Dersleri, KemalGözler, sh. 444) Keza, Sayınçoğunluğun karan dayandırdığı T.C.Anayasasının 158. madde hükümlerinindeuyuşmazlıkta uygulama yeri bulunmamaktadır. UyuşmazlıkMahkemesinin görev ve yetkilerini düzenleyen T.C.Anayasasının 158. maddesi açık hükmünden deanlaşıldığı üzere Anayasa Mahkemesi ilediğer yargı kollan arasında olumlu veya olumsuz görevuyuşmazlığının doğması halinde AnayasaMahkemesi görüşünün üstüntutulacağına ilişkin düzenlemenin, uyuşmazlıktaAnayasa Mahkemesinin görevlilik veya görevsizlik kararınınbulunmaması, diğer yargı kollan ile arasında bir görevihtilafının çıkmaması nedeniyle uygulanmasımümkün değildir. Açıklanangerekçelerle uyuşmazlıkta idari yargı görevli olup,benzer ihtilaflarda da idari yargının görevli olduğuYargıtay 4, 11, 17 Hukuk Dairelerinin istikrarlı kararlarıylaIçtihad edildiği gibi Danıştay kararlarında dauyuşmazlıkta İdari Yargının görevli olduğubenimsenmiştir. (Danıştay 10. Daire E 2011/11522, K 2012/5347sayı, E. 2011/10856 ve K. 2013/670 Sayı, vs.) Somutuyuşmazlıkta davanın karayolunun yapım, bakım vekorunmasındaki idarenin hizmet kusuruna dayanmasına, 2918 Sayılı Yasa'nın110/1 md. motorlu araçların işletilmesinden doğanzararlardan dolayı işletenini hukuki sorumluluğunun AdliYargıda görüm ve çözümünüdüzenleme altına almasına, Somutuyuşmazlığın anılan yasa hükmükapsamında bulunmamasına, Kamu hizmetininusulüne ve hukuka uygun olarak yürütülüpyürütülmediğinin hizmet kusuru veya idareninsorumluluğunu gerektiren bir husus olup olmadığınıntespitinde, 2577 Sayılı IYUK 2/1-b md. sayılan tam yargıdavasında görüm ve çözümünde İdariYargının görevli olmasına göre, UyuşmazlıktaAdli Yargıyı görevli kabul eden sayınçoğunluğun görüşünekatılamıyorum. KarşıOy EyüpSabri BAYDAR
Full & Egal Universal Law Academy