T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2014 / 540
KARAR NO : 2014 / 576
KARAR TR : 5.5.2014
ÖZET : Trafik kazası sonucu uğranılan maddi ve manevi zararların, kazanın oluşumunda sorumlu olduğundan bahisle, idarece tazmin edilmesi istemiyle açılan davanın ADLİ YARGI YERİNDE görülmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacılar : 1-Ş.Ç.
2-H.Ç.
3-M.N.Ç.
4-E.Ç.
5-N.Ç.T.
Vekili :Av. N.Ş.
Davalı :Karayolları Genel Müdürlüğü
Vekili : Av.N.F.Ç.
O L A Y : Davacılar vekili dava dilekçesinde; 23.09.2004 günümüvekkili Ş.Ç.’nin sevk ve idaresindeki 06….plakalı araç ile Yaşar Kaplan’ın sevk ve idaresindeki,45….. plakalı kamyonun kavşağa girer girmezçarpışması sebebiyle iki taraflı trafik kazasımeydana geldiğini; müvekkilinin ağıryaralandığını, psikolojik açıdanyıprandığını, depresyon tedavisigördüğünü, sürekli olarak iş göremezhale geldiğini ifade ederek; kaza sebebiyle müvekkiliŞ.Ç.'ye 5.000,00 TL maddi tazminattan geçici işgöremezlik nedeniyle 1.000,00 TL maddi tazminatın, sürekliiş göremezlik ve ekonomik geleceğinin sarsılmasınedeniyle 3.000,00 TL maddi tazminatın olay tarihinden itibarenişletilecek yasal faiziyle birlikte davalı tarafındanödenmesine, tedavi giderleri ve her türlü masraflar adına1.000,00 TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecekyasal faiziyle birlikte davalı tarafından ödenmesine,müvekkillerinden Ş.Ç.için 25.000,00 TL manevitazminatın diğer davacılar için ise 10.000,000 TL olmaküzere toplam 65.000, 00.-TL manevi tazminatın olay tarihindenitibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine kararverilmesi istemiyle 3.10.2012 tarihinde adli yargı yerinde davaaçmıştır.
ŞANLIURFA 2.ASLİYE HUKUKMAHKEMESİ:16.10.2012 gün ve E:2012/523, K:2012/600 sayı ile,davanın, trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemineilişkin olduğu; davacıların, dava dilekçesindeKarayolları Genel Müdürlüğü’nükazanın meydana geldiği kavşaktaki sinyalizasyonun bakım veonarımından sorumlu bulunduğunu, kazanın oluşumundaKarayolları Genel Müdürlüğünün 8/8 kusurlu,her iki araç sürücüsünün kusursuz olduğunuileri sürerek davalı gösterdiklerini; iddianın ilerisürülüş biçimine göre, davalıKarayolları Genel Müdürlüğü yönündenhizmet kusuruna dayanıldığı sonucunavarıldığı; hizmet kusurundan doğanuyuşmazlıkların görüm veçözümünde adli yargı yeri görevli olmayıp,idari yargı yerinin görevli bulunduğu gerekçesiyle;davanın yargı yolu bakımından mahkemeleriningörevsizliği nedeniyle dava dilekçesinin reddine kararvermiş, bu karar vermiş, bu karar temyiz edilmeksizinkesinleşmiştir.
Davacılarvekili bu kez, fazlaya dair tazminat hakları saklı kalmakkaydıyla; kaza sebebiyle müvekkili Ş.Ç.’ninuğradığı cismani zarar miktarı olan 70.509,59 TL.ninkaza tarihi olan 23.09.2004 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziylebirlikte davalı tarafından ödenmesine; kaza sebebiyle ve hastanetedavi sürecinde çekilen elem, keder, ızdırap sebebiylemüvekkillerinden Ş.Ç.için 25.000 TL manevitazminatın, diğer 4 davacı müvekkili için ise 10.000TL' den toplam 40.000 TL manevi tazminatın (toplamda 65.000 TL manevitazminat) olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birliktedavalı tarafından ödenmesine karar verilmesi istemiyle İdariyargı yerinde dava açmıştır.
ŞANLIURFA İDAREMAHKEMESİ:19.2.2014 gün ve E:2013/66 sayı ile, 2576sayılı Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri veVergi Mahkemeleri'nin Kuruluş ve Görevleri Hakkındaki Kanun'unİdare Mahkemesinin Görevleri başlıklı 5. maddesinde;"idare Mahkemelerinin, Vergi Mahkemelerinin görevine giren davalarile Danıştay da çözümlenecek olanlardışındaki iptal davaları ile tam yargıdavalarını, tahkim yolu öngörülen imtiyazşartlaşma ve sözleşmelerinden doğanuyuşmazlıklar hariç, kamu hizmetlerinin birininyürütülmesi için yapılan idarisözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkanuyuşmazlıklara ilişkin davalar ve kanunlarla verilen diğerişleri çözümleyeceği" hükmününyer aldığı; 6001 sayılı Karayolları GenelMüdürlüğü Teşkilat ve GörevleriHakkında Kanun'un "Tanımlar" başlıklı 2.maddesinin (i) bendinde, karayolunun, trafik akışına imkânsağlamak üzere kamunun yararlanmasına açık olanarazi şeritleri, köprüler, tüneller, her türlüsanat yapıları, koruma yapıları ve diğer alanlarıifade ettiği hüküm altına alınmış olup,"Görev ve Yetki" başlıklı 4. maddesinin (b)bendinde ise, hazırlayacağı programlar uyarıncakarayollarını yapmak, yaptırmak, emniyetlekullanılmalarını sağlayacak şekilde süreklibakım altında bulundurmak, bakımını yaptırmak,onarmak, onarımım yaptırtmak, işletmek ve işlettirmeninKarayolları Genel Müdürlüğünün görev veyetkileri arasında sayıldığı; 2918 sayılıKarayolları Trafik Kanunu'nun "Karayolları GenelMüdürlüğünün Görev ve Yetkileri"başlıklı 7. maddesinin (a) fıkrasında, yapım vebakımdan sorumlu olduğu karayollarında can ve malgüvenliği yönünden gerekli düzenleme veişaretlemeleri yaparak önlemleri almak ve aldırmanınKarayolları Genel Müdürlüğünün bu kanunlailgili görev ve yetkileri arasında sayılmışolduğu; 11.01.2011 gün ve 6099 sayılı Kanun'un 14. maddesiile değişik 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun"Görevli ve Yetkili Mahkeme" başlıklı 110.maddesinde, işleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dâhil, bu Kanundan doğansorumluluk davalarının adli yargıda görüleceği,zarar görenin kamu görevlisi olmasının bu fıkrahükmünün uygulanmasını önlemeyeceği,hemzemin geçitte meydana gelen tren-trafik kazalarında da bu Kanunhükümlerinin uygulanacağı, motorlu araçkazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkindavaların sigortacının merkez veya şubesinin veya sigortasözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerindenbirinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabileceğinin hüküm altınaalındığı; anılan Kanun'un 11.01.2011 gün ve6099 sayılı Kanun'un 15. maddesi ile değişik Geçici21.maddesinde ise; "Bu Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrasının göreve ilişkin hükmü,yürürlüğe girdiği tarihten önce idariyargıda ve Askeri Yüksek İdare Mahkemesindeaçılmış bulunan davalara uygulanmaz."hükmüne yer verildiği; dava dilekçesi ve eklerininincelenmesinden, Şanlıurfa ili, Merkez İlçesi İpekyoluCaddesi üzeri Cengiz Topel Kavşağı'nda 23.09.2004günü saat 10:30 sıralarında 06……. plakalıaraç sürücü davacı M.Ç.'nin sevk ve idaresindekiaracın Yaşar Kaplan sevk ve idaresindeki 45……plakalı araç ile çarpışması sonucu meydanagelen yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazasınınkavşaktaki ışıklı sinyalizasyon sistemininarızalı olmasından kaynaklandığıgerekçesiyle davacılar tarafından Karayolları GenelMüdürlüğüne karşı Şanlıurfa 2.Asliye Hukuk Mahkemesi'nde açılan tazminat davasınınMahkemenin 16.10.2012 tarih ve E:2012/523, K2012/600 sayılı kararıyladavaya bakmakla idari yargının görevli olduğugerekçesiyle görev yönünden reddedildiği,tarafların kararı temyiz etmemesi üzerine 10.12.2012 tarihindekesinleştiği, 26.12.2012 tarihinde Mahkemelerinde davanınaçıldığının anlaşıldığı; olayda, davacıların tazminat talebinin dayanağı olan trafikkazasının kavşaktaki ışıklı sinyalizasyonsisteminden kaynaklandığı açık olup 2918sayılı Kanun'un 6099 sayılı Kanun ile değişik110. maddesinin 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe girdiğigözetildiğinde, göreve ilişkin hükmün bu tarihtensonra (26.12.2012 tarihinde) idari yargı yerindeaçılmış bulunan iş bu davaya dauygulanacağının açık olduğu; bu durumda,uyuşmazlığın 2918 sayılı Kanun ile davalıidareye yüklenen sorumluluktan kaynaklandığıanlaşıldığından, anılan Kanun hükmügereğince davanın görüm ve çözümününAdli Yargı'nın görevine girdiği sonucuna varıldığıgerekçesiyle; 2247 sayılı UyuşmazlıkMahkemesinin Kuruluş ve İşleyişi Hakkında Kanunun 19.maddesi uyarınca görevli yargı yerinin belirlenmesi içindosyanın Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesine, dosyaincelemesinin bu konuda Uyuşmazlık Mahkemesince karar verilinceyekadar ertelenmesine karar vermiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE :Uyuşmazlık Mahkemesi Hukuk Bölümü’nün,Serdar ÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında,Üyeler: Eyüp Sabri BAYDAR, Ali ÇOLAK, SıddıkYILDIZ, Nurdane TOPUZ, Ayhan AKARSU ve Mehmet AKBULUT’unkatılımlarıyla yapılan 5.5.2014 günlütoplantısında;
l-İLK İNCELEME:Dosyaüzerinde 2247 sayılı Yasa’nın 27. maddesiuyarınca yapılan incelemeye göre; İdare mahkemesince, 2247sayılı Yasa’nın 19. maddesinde öngörülendurumun aksine, önceki görevsizlik kararına ilişkin adliyargı dava dosyası temin edilmeden Uyuşmazlık Mahkemesinebaşvurulduğu görülmekte ise de; UYAP üzerinden adliyargı kararının kesinleşme durumunun tespit edildiği,görev uyuşmazlığınınçözümünü sağlayacak bilgi belgelerin ise idariyargı dosyası içerisinde bulunduğu ve sonuçtausule ilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığıanlaşıldığından, adli ve idari yargı yerleriarasında doğan görev uyuşmazlığınınesasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hakim TaşkınÇELİK’in, davanın çözümünde adliyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Mehmet BAYHAN ile DanıştaySavcısı Mehmet Ali GÜMÜŞ’ün davada adliyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, trafik kazası sonucuuğranılan maddi ve manevi zararların, kazanınoluşumunda sorumlu olduğundan bahisle, idarece tazmin edilmesiisteminden ibarettir.
2918 sayılı KarayollarıTrafik Kanununun 1. maddesinde, Kanunun amacının karayollarındacan ve mal güvenliği yönünden trafik düzeninisağlayacak ve trafik güvenliğini ilgilendiren tüm konulardaalınacak önlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam”başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleribunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgilikuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluk,çalışma usulleri ile diğer hükümlerikapsadığı ve bu kanunun karayollarındauygulanacağı belirtilmiş; aynı Kanunun, “Karayolları Genel Müdürlüğününgörev ve yetkileri” başlıklı 7. maddesinde;“ Karayolları Genel Müdürlüğününbu Kanunla ilgili görev ve yetkileri şunlardır:
a)Yapım ve bakımdan sorumlu olduğu karayollarında can ve malgüvenliği yönünden gerekli düzenleme veişaretlemeleri yaparak önlemleri almak ve aldırmak,
b)Tüm karayollarındaki işaretleme standartlarını tespitetmek, yayınlamak ve kontrol etmek,
c)(Mülga: 17/10/1996 - 4199/47 md.)
d)Trafik ve araç tekniğine ait görüş bildirmek,karayolu güvenliğini ilgilendiren konulardaki projeleri incelemek veonaylamak,
e)Yapım ve bakımından sorumlu olduğu karayollarında,İçişleri Bakanlığının uygungörüşü alınmak suretiyle, yönetmelikte belirlenenhız sınırlarının üstünde veya altındahız sınırları belirlemek ve işaretlemek,
f)Trafik kazalarının oluş nedenlerine göre verilerihazırlamak ve karayollarında, gerekli önleyici teknik tedbirlerialmak veya aldırmak, (1)
g)Yapım ve bakımından sorumlu olduğu karayollarındatrafik güvenliğini ilgilendiren kavşak, durak yeri,aydınlatma, yol dışı park yerleri ve benzeri tesisleriyapmak, yaptırmak veya diğer kuruluşlarca hazırlananprojeleri tetkik ve uygun olanları tasdik etmek,
h)Yetkili birimlerce veya trafik zabıtasınca tespit edilen trafik kazaanalizi sonucu, altyapı ve yolun fiziki yapısı ileişaretlemeye dayalı kaza sebepleri göz önündebulundurularak önerilen gerekli önlemleri almak veya aldırmak,
i) (Mülga:3/5/2006 – 5495/4 md.)
j)(Değişik: 17/10/1996 - 4199/5 md.) Trafikzabıtasının görev ve yetkileri saklı kalmak üzereBu Kanunun 13,14,16,17,18,47/a ve 65 inci maddelerihükümlerine aykırı hareket edenler hakkında suçveya ceza tutanağı düzenlemek; 47 nci maddenin (b), (c) ve (d)bentlerinde belirtilen kural ihlallerinin tespiti halinde, durumu bir tutanaklabelirlemek ve gerekli işlemin yapılması için enyakın trafik kuruluşuna teslim etmek,
k) Bu Kanunla ve buKanuna göre çıkarılmış olanyönetmeliklerle verilen diğer görevleri yapmaktır.
(Sonfıkra Mülga : 28/3/1985 - 3176/16 md.)” hükmüneyer verilmiştir.
Öte yandan 2918 sayılıYasanın 19.1.2011 günlü Resmi Gazetede yayımlanarakyürürlüğe giren 6099 sayılı Yasanın 14.maddesiyle değişik 110. maddesinde “İşleteni veyasahibi Devlet ve diğer kamu kuruluşları olanaraçların sebebiyet verdiği zararlara ilişkinolanları dahil, bu Kanundan doğan sorumluluk davaları, adliyargıda görülür. Zarar görenin kamu görevlisiolması, bu fıkra hükmünün uygulanmasınıönlemez. Hemzemin geçitte meydana gelen tren-trafikkazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır.
Motorlu araç kazalarındandolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar,sigortacının merkez veya şubesinin veya sigortasözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerindenbirinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir”; Geçici 21. maddesinde de“Bu Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıngöreve ilişkin hükmü, yürürlüğegirdiği tarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksekİdare Mahkemesinde açılmış bulunan davalarauygulanmaz” denilmiştir.
Dosyanınincelenmesinden, Şanlıurfa ili, Merkez İlçesi İpekyoluCaddesi üzeri Cengiz Topel Kavşağı'nda 23.09.2004günü saat 10:30 sıralarında, davacılardanŞeyhmüslüm Çiftçi'nin sevk ve idaresindeki 06 MNF63 plakalı aracın, Yaşar Kaplan’ın sevk veidaresindeki 45 HS 213 plakalı araç ileçarpışması sonucu yaralamalı ve maddi hasarlıtrafik kazası meydana geldiği; kazanın, kavşaktakiışıklı sinyalizasyon sisteminin arızalıolmasından kaynaklandığının iddia edildiği; olayınmeydana gelişinde davalı Karayolları GenelMüdürlüğünün kusuru bulunduğundan bahisle,oluşan maddi ve manevi zararların tazmininin istenildiği anlaşılmaktadır.
2918 sayılı Kanunun 110 uncumaddesinin birinci fıkrasının iptali istemiyle Bursa 3.AsliyeHukuk Mahkemesi ve Batman 2.Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan itirazbaşvuruları üzerine konuyu inceleyen Anayasa Mahkemesi, şugerekçesi ile anılan kuralı Anayasaya aykırıgörmemiş ve iptal istemini oy birliğiyle reddetmiştir:“… Anayasa Mahkemesi’nin daha önceki kimi kararlarındada belirtildiği üzere, tarihsel gelişime paralel olarakAnayasa’da adli ve idari yargı ayırımınagidilmemiş ve idari uyuşmazlıklarınçözümünde idare ve vergi mahkemeleriyleDanıştay yetkili kılınmıştır. Bu nedenle,genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idari yargı,özel hukuk alanına giren konularda adli yargı görevliolacaktır. Bu durumda, idari yargının görev alanınagiren bir uyuşmazlığın çözümünde adliyargının görevlendirilmesi konusunda kanun koyucunun mutlak birtakdir yetkisinin bulunduğunu söylemek olanaklı değildir.Ancak, idari yargının denetimine bağlı olması gerekenidari bir uyuşmazlığın çözümü,haklı neden ve kamu yararının bulunması halinde kanunkoyucu tarafından adli yargıya bırakılabilir. İtirazkonusu kural, trafik kazasında zarar görenin asker kişi ya damemur olmasına, aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veyaolayın hemzemin geçitte meydana gelmesi durumlarına görefarklı yargı kollarında görülmekte olan 2918sayılı Kanun’dan kaynaklanan tüm sorumluluk davalarınınadli yargıda görüleceğini öngörmektedir.İtiraz konusu düzenlemenin gerekçesinde de ifade edildiğigibi, askeri idari yargı, idari yargı veya adli yargıkolları arasında uygulamada var olan yargı yolubelirsizliği giderilerek söz konusu davalarla ilgili olarak yeknesakbir usul belirlenmektedir. Aynı tür davaların aynıyargı yolunda çözümlenmesi sağlanarak davalarıngörülmesi ve çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklı kılındığıve bunun söz konusu davaların adli yargıdagörüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanansorumlulukların, özel hukuk alanına girdiği konusunda birtartışma bulunmamaktadır. İdare tarafından kamugücünden kaynaklanan bir yetkinin kullanılması sözkonusu olmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynıseyir çizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risküreten araçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur. Açıklanannedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın 2.,125. ve 155.maddelerine aykırı değildir. İtirazın reddigerekir…” (Any. Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68, K.2013/165sayılı kararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954, s.136-147.)
Anayasa’nın 158 incimaddesinin son fıkrasında “ Diğer mahkemelerle, AnayasaMahkemesi arasındaki görev uyuşmazlıklarında, AnayasaMahkemesi’nin kararı esas alınır.” denilmektedir.Anayasa Mahkemesi’nin yukarıda gerekçesine yer verilenkararı, yasa koyucunun idari yargının görevine giren birkonuyu adli yargının görevine verebileceğine, dolayısıyla2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrası ileöngörülen, bu Kanun’dan doğan tüm sorumlulukdavalarının adli yargıda görülmesi düzenlemesininAnayasa’ya aykırı bulunmadığına dair olup, esasitibariyle görev konusunda verilmiş bir karardır veAnayasa’nın 158 inci maddesi uyarınca, başta Mahkememizolmak üzere diğer yargı organları bakımından dauyulması zorunlu bir karar mesabesindedir.
Bu durumda, 2918 sayılıYasanın 19.1.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110.maddesi ile Anayasa Mahkemesi’nin işaret edilen kararıgözetildiğinde, bahsi geçen Kanun maddesininkarayollarında, can ve mal güvenliği yönünden trafikdüzeninin sağlanarak trafik güvenliğini ilgilendirentüm konularda alınacak önlemleri kapsadığı veKanunun, trafikle ilgili kuralları, şartları, hak veyükümlülükleri, bunların uygulanmasını vedenetlenmesini, ilgili kuruluşları ve bunların görev yetkive sorumlulukları ile, çalışma usullerinikapsadığı, dolayısıyla oluşan trafik kazasınedeniyle açılacak sorumluluk davalarının görümve çözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır. Açıklanannedenlerle, Şanlıurfa İdare Mahkemesinin başvurusunun kabulüile, Şanlıurfa 2. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen görevsizlikkararının kaldırılması gerekmiştir. S O N U Ç : Davanınçözümünde ADLİ YARGININ görevli olduğuna,bu nedenle Şanlıurfa İdare Mahkemesinin BAŞVURUSUNUNKABULÜ ile, Şanlıurfa 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 16.10.2012gün ve E:2012/523, K:2012/600 sayılı GÖREVSİZLİKKARARININ KALDIRILMASINA, 5.5.2014 gününde Üye Eyüp SabriBAYDAR’ın KARŞI OYU ve OY ÇOKLUĞU İLEKESİN OLARAK karar verildi. Başkan Serdar ÖZGÜLDÜR Üye Eyüp Sabri BAYDAR Üye Nurdane TOPUZ Üye Ali ÇOLAK Üye Ayhan AKARSU Üye Sıddık YILDIZ Üye Mehmet AKBULUT KARŞI OY Somut uyuşmazlıkta,davalı Karayolları Genel Müdürlüğününkarayolunun yapım, bakım ve korunmasındaki ihmali sonucu zararaneden olan kazanın meydana geldiği iddia edilmektedir. 2918 Sayılı YasanınKTK'nın 7.md. "Karayolları GenelMüdürlüğünün Yapım ve Bakımındansorumlu olduğu Karayollarında can ve mal güvenliğiyönünden gerekli düzenleme ve işaretlemeleri yaparakönlemleri alma ve aldırmanın" İdarenin görev veyetkileri arasında bulunduğuna işaret edilmiş, 6001 Sayılı KarayollarıGenel Müdürlüğünün teşkilat vegörevleri hakkındaki kanunun 4.md. "Hazırlayacağıprogramlar uyarınca karayollarını yapmak, yaptırmak,emniyetle kullanılmalarını sağlayacak şekildesürekli bakım altında bulundurmak, bakımınıyaptırmak, onarımını yaptırmak, işletmek veişlettirme" Genel Müdürlüğün görev veyetkileri arasında gösterilmiş, TC Anayasası'nın 125/son md."idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararıödemekle yükümlü olduğu" kuralabağlanmış, 2577 Sayılı IYUK 2/1-b md."idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel haklan ihlaledilenler tarafından açılan tam yargı davaları,idari dava çeşitleri arasında" sayılmıştır. Bu durumda Karayolları GenelMüdürlüğünün sorumluluk alanındaki yolunyapım, bakım ve onanmının yapılmadığınedeniyle doğan zararın tazmininin amaçlanmışolması karşısında, idarenin görevinde olan kamuhizmetini yürüttüğü esnada kişilere verdiğizarann ödetilmesine yönelik bulunan uyuşmazlık konusu davanın,olayda kamu hizmetinin usulüne ve hukuka uygun olarakyürütülüp yürütülmediğinin, hizmetkusuru veya idarenin sorumluluğunu gerektiren bir husus olupolmadığının tespitinde esas alınan idare hukukukurallarına ve 2577 Sayılı IYUK 2/1 -b md. sayılan tamyargı davasında görüm ve çözümündeidari yargı yerleri görevli bulunmaktadır. Sayın çoğunluk,karayolunun yapım, bakım ve korunmasındaki ihmalden doğanzararda Adli Yargıyı görevli kabul edengörüşünde hukuki dayanak olarak 2918 Sayılı KTK110/1 md. hükümlerini esas almıştır. 11.01.2011 gün 6099Sayılı Yasa'nın 14. maddesi ile 2918 Sayılı KTK 110.maddesine eklenen 1.fıkra ile "işleteni veya sahibi devlet vediğer kamu kuruluşları olan araçların sebebiyetverdiği zararlara ilişkin olanları dahil bu kanundan doğansorumluluk davaları Adli Yargıda görülür... "hükmü getirilmiştir. Sayın çoğunlukgörüşünün aksine eldeki uyuşmazlıkanılan yasa hükmü kapsamında kalmamaktadır. Çünkü, 2918Sayılı KTK 85.maddesinde açıkça belirtildiğigibi yasa motorlu araçların işletilmesinden doğanzararlar nedeniyle işletenin hukuki sorumluluğunudüzenlemektedir. Yasa hükmünde geçenbu kanundan ve Adli Yargıda görülmesi gereken sorumlulukdavaları, 2918 Sayılı Yasa'nın 85.maddesindedüzenlenen motorlu araçların işletilmesi nedeniyleverilen zararlardan dolayı araç işletenin hukukisorumluluğuna ilişkin davalardır. Yasa değişikliğindenönce kamu araçlarının işletilmesi nedeniyle verilenzararlardan dolayı kamu idaresinin sorumluluğunun hangi yargıkolunda görüm ve çözümü konusunda yasada birdüzenleme bulunmadığından İdari ve Adli Yargıorganları arasında çıkan görevuyuşmazlıklarını sonlandırmak üzeresözü geçen yasa hükmü getirilmek suretiyle kamuaraçlarının verdiği zararlar nedeniyle işleteninsorumluluğunda 2918 Sayılı Yasa'nın amacına uygunolarak Adli Yargıda görüm ve çözüm esasıbenimsenmiştir. 2918 sayılı yasanın110. maddesinde yapılan yasa değişikliğine ilişkinHükümet gerekçesi de getirilen yeni hükmün bunedenle maddeye eklendiğini teyit etmektedir. Diğer taraftan, sayınçoğunluk 2918 sayılı yasanın 110. maddesihükmünün iptali istemi ile Anayasa Mahkemesineaçılan dava sonucunda verilen yorumlu red kararlarını,karara dayanak almakta ise de bu görüşe de itibar edilmesimümkün değildir. Zira; "T.C. Anayasasında,Anayasa Mahkemesinin iptal veya iptal talebinin reddi dışındayorumlu red kararı verebileceğine dair bir işaret yoktur.Tersine T.C. Anayasasının 153/2 maddesi "Anayasa Mahkemesi birkanun veya kanun hükmünde kararnamenin tamamını veya birhükmünü iptal ederken, kanun koyucu hareketle yeni biruygulamaya yol açacak biçimde hüküm tesis edemez."hükmü böyle bir anlayışın benimsenmemişolduğunun kanıtı olarak kabul edilebilir. Gerçi maddeiptal kararlarından bahsetmektedir, ama Anayasa koyucununamacının Anayasa Mahkemesinin kanun koyucu gibi hareket etmesiniönlemek olduğu açıkçaanlaşılmaktadır. Yorumlu red kararlarının isediğer mahkemeleri, idare makamlarını, gerçek vetüzel kişileri bağlaması itibariyle bir çeşitpozitif kanun koyuculuk anlamına geldiğine şüphe yoktur.(Türk Anayasa Hukuku Prof. Dr. Ergun Ozbudun. Sh. 440 vd.) Hakkında yorumlu red kararıverilen bir kanun maddesi yürürlükte kalmaya devam eder.Dolayısıyla somut olaylara uygulanır. Somut olaylarda o maddeninne anlama geldiğine, yani nasıl yorumlanacağına, bundansonra da Anayasa Mahkemesi değil onu uygulayacak Mahkemeler karar verir.Anayasa Mahkemesinin yorumlu red kararı verirken yaptığıyorumunun diğer mahkemeleri bağlaması mümkündeğildir. Bir kanun maddesinin nasıl yorumlanacağına onuuygulayacak olan Adli- idari ve Askeri Yargı organları karar verir.Anayasa Mahkemesi Adli, İdari ve Askeri kollarının üstmahkemesi olmadığına göre bu yargı kollarındakimahkemelere kendi yorumunu empoze etmesi mümkün değildir. Ohalde Anayasa Mahkemesinin verdiği yorumlu red kararlarınınkendilerinden beklenen fonksiyonu ifa edebilmeleri, diğer mahkemelerinAnayasa Mahkemesinin bu yorumlarını benimsemelerinebağlıdır. Oysa hukukumuzda, Anayasa Mahkemesi kararlarındayapılan yorumlar diğer mahkemeleri bağlamaz. Zira AnayasaMahkemesi kararlarının bağlayıcılığı bukararların hüküm fıkralarınamünhasırdır. (Türk Anayasa Hukuku Dersleri, KemalGözler, sh. 444) Keza, Sayınçoğunluğun karan dayandırdığı T.C.Anayasasının 158. madde hükümlerinindeuyuşmazlıkta uygulama yeri bulunmamaktadır. UyuşmazlıkMahkemesinin görev ve yetkilerini düzenleyen T.C.Anayasasının 158. maddesi açık hükmünden deanlaşıldığı üzere Anayasa Mahkemesi ilediğer yargı kollan arasında olumlu veya olumsuz görevuyuşmazlığının doğması halinde AnayasaMahkemesi görüşünün üstüntutulacağına ilişkin düzenlemenin, uyuşmazlıktaAnayasa Mahkemesinin görevlilik veya görevsizlik karannınbulunmaması, diğer yargı kollan ile arasında bir görevihtilafının çıkmaması nedeniyle uygulanmasımümkün değildir. Açıklanangerekçelerle uyuşmazlıkta idari yargı görevli olup,benzer ihtilaflarda da idari yargının görevli olduğuYargıtay 4, 11, 17 Hukuk Dairelerinin istikrarlı kararlanylaIçtihad edildiği gibi Danıştay kararlarında dauyuşmazlıkta idari Yargının görevli olduğubenimsenmiştir. (Danıştay 10. Daire E 2011/11522, K 2012/5347sayı, E. 2011/10856 ve K. 2013/670 Sayı, vs.) Somut uyuşmazlıktadavanın karayolunun yapım, bakım ve korunmasındaki idareninhizmet kusuruna dayanmasına, 2918 Sayılı Yasa'nın110/1 md. motorlu araçların işletilmesinden doğanzararlardan dolayı işletenini hukuki sorumluluğunun AdliYargıda görüm ve çözümünüdüzenleme altına almasına, Somutuyuşmazlığın anılan yasa hükmükapsamında bulunmamasına, Kamu hizmetinin usulüne ve hukukauygun olarak yürütülüp yürütülmediğininhizmet kusuru veya idarenin sorumluluğunu gerektiren bir husus olupolmadığının tespitinde, 2577 Sayılı İYUK2/1-b md. sayılan tam yargı davasında görüm veçözümünde İdari Yargının görevliolmasına göre, Uyuşmazlıkta Adli Yargıyıgörevli kabul eden sayın çoğunluğungörüşüne katılamıyorum. ÜYE Eyüp Sabri BAYDAR
Full & Egal Universal Law Academy