T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2014 / 567
KARAR NO : 2014 / 598
KARAR TR : 5.5.2014
ÖZET: Uzm.J.III.Kad.Çvş. olan davacıların murisinin Afşin İlçe J.K.lığı emrinde görev yaptığı sırada, 30.07.2011 tarihinde Kahramanmaraş, Afşin İlçe J.K.lığına ait J.Trafik Timinin Ekinözü Gaziler köyünde meydana gelen ölümlü trafik kazasına müdahale etmesinden sonra birliğe dönerken, terör örgütü mensuplarınca yapılan silahlı saldırı sonucu şehit olması üzerine, müteveffanın eşi ve çocuğu tarafından meydana geldiği belirtilen maddi ve manevi zararın tazmini istemiyle açılan davanın ASKERİ İDARİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacılar : 1- Z.Y. (Kendiadına Asaleten)
2- B.Y. (Velayeten)
Vekilleri : Av. S.N.A. & Av. D.K. & Av.H.V.A.
Davalı : İçişleriBakanlığı
Vekili : Av. V.D. (AdliYargıda)
O L A Y : Davacılar vekili davadilekçesinde özetle; davacılardan Z.Y.’ın eşi,B.Y.’ın ise babası olan Uzman Jandarma Çavuş A.Y.’ınAfşin İlçe Jandarma Komutanlığı’nda(Afşin/Kahramanmaraş) görev yaparken 30/07/2011 tarihindejandarma trafik timi olarak Ekinözü-Gaziler köyünde meydanagelen ölümlü trafik kazasına müdahale ettikten sonrabirliğine dönerken saat 17:00 sıralarında terör örgütümensupları tarafından yapılan silahlı saldırıdayaralandığını, kaldırıldığıhastanede kurtarılamayarak şehit olduğunu, davacılarınbu olay sebebiyle madden ve manen büyük zararauğradıklarını, zararlarının tazmini hususundadavalı idarenin sorumlu olduğunu ileri sürerek, fazlaya dairhaklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik davacılardan Z.Y.için70.000,00 TL, maddi, 5.000,00 TL manevi, davacı B.Y. için ise20.000,00 TL maddi ve 5.000,00 TL manevi olmak üzere toplam 100.000,00 TL tazminatınolay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdantahsiline karar verilmesi istemiyle adli yargı yerinde davaaçmıştır.
Ankara14. Asliye Hukuk Mahkemesi: 12.09.2012 gün, E:2011/521, K:2012/367sayı ile özetle; ‘’… Davacıların,idarenin sorumluluğuna dayanarak zarar tazmini istemiyleİçişleri Bakanlığı aleyhineaçmış oldukları eldeki davada, davanın idarehukukuna hakim olan idarenin mali sorumluluğu ilkesi üzerine kuruluolduğu kuşkusuzdur. T.C Anayasasının 125/sonfıkrasında yer alan “İdare,kendi eylem veişlemlerinden doğan zararı ödemekleyükümlüdür” şeklinde hükümuyarınca, idarenin Anayasa ve yasalardan aldığı yetkilerleve kamusal yöntemlerle yaptığı hizmetlerden, bu hizmetlerinkurulması ve işletilmesinden doğan bireysel zararlarla idare ajanlarınınverdiği zararlar, hatta üçüncü kişilerin buhizmetle ilgili eylemlerinin doğurduğu zararların idarecegiderilmesi kabul edilmektedir. Böylece, idarenin sorumluluğu kusurludavranış nedenini aşarak kusursuz sorumluluk hallerini dekapsayan bir genişlik kazanırken diğer yandan zarar vericieylemi yapanla idare arasında bir ilişkininbulunmadığı bazı hallerde dahi idarenin sorumlututulması kabul edilmektedir. 2577 sayılı İdari YargılamaUsulü Kanununda ve 1602 sayılı Askeri Yüksek İdareMahkemesi Kanununda “İdari eylem ve işlemlerden dolayıkişisel hakları muhlel olanlar tarafından açılan tamyargı davaları” idari dava türleri arasındagösterilmiştir. Hal böyle olunca, davacılarınyakını olan asker kişinin görevli olduğu hizmetnedeniyle şehit olması nedeniyle davacıların ancak askeriidari yargıda açılacak tam yargı davası yoluylaidarenin tazmin sorumluluğuna ilişkin esaslarçerçevesinde talepte bulunabilecekleri her türlü duraksamadanuzaktır. ‘’ demek suretiyle davanın,askeri idariyargı yerinde görülmesi gerektiğinden bahisle, görevyönünden reddine karar vermiştir.
İş bu kararakarşı yapılan temyiz başvurusu üzerine Yargıtay4. Hukuk Dairesi 15.05.2013 gün ve E:2013/5042, K:2013/8828 sayı ile özetlehükmün onanmasına karar vermiş ve karar kesinleşmiştir.
Davacı vekili aynıistemle bu kez askeri yüksek idare mahkemesinde davaaçmıştır.
AYİM 2. Dairesi: 11.09.2013 gün ve E:2013/1155,K:2013/1025 sayı ile özetle;‘’…davacıların yakınının jandarmatrafik timinde görevli olduğu ve (Kahramanmaraş/Afşin İlçesi)Ekinözü-Gaziler Köyünde meydana gelen ölümlütrafik kazasına müdahale ederek birliğinedönüşü sırasında terör örgütümensupları tarafından yapılan silahlı saldırısonucu şehit olduğu, böylece davacılarınyakınlarının şehit olması ile sonuçlanan eylemin,müteveffanın jandarmanın “adli görevi” olaraktanımlanan “işlenmiş suçlarla ilgili olarakkanunlarda belirtilen işlemleri yapma ve bunlara ilişkin adlihizmetleri yerine getirme” görevi sırasında meydanageldiği, bir başka ifadeyle davacıların yakınlarınınşehit olmasıyla neticelenen olayın, Jandarmanın“askeri görevleri"; olarak tanımlanan, Askeri kanun venizamların gereği görevlerle GenelkurmayBaşkanlığınca verilen görevlerin yerine getirilmesisebebiyle değil, işlenmiş suçlarla ilgili olarak kanunlardabelirtilen işlemlerin yapılması ve bunlara ilişkin adlihizmetlerin yerine getirilmesi esnasında, yani adli görevinifası esnasında meydana geldiği,anlaşılmıştır.
Buitibarla, zararın bir askeri hizmetin ifası sırasındameydana gelmediği, dolayısıyla da dava konusu eylemin askerihizmete ilişkin bulunma şartınıngerçekleşmediği anlaşılmakla, iş budavanın çözümünün Mahkememizin görevidışında kaldığı ve davanın görümve çözüm yerinin Adli Yargı yeri olduğu sonucunavarılmıştır. ‘’ demek suretiyle, davanın adliyargı yerinde görülmesi gerektiğini belirterek, görevyönünden reddine karar vermiştir.
İş bu kararakarşı yapılan karar düzeltme istemi üzerine AYİM2. Daire Başkanlığı 12.02.2014 gün ve E:2014/264,K:2014/162 sayı ile karar düzeltme isteminin reddine kararvermiş ve karar kesinleşmiştir.
İNCELEME VEGEREKÇE :
UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, SerdarÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında,Üyeler: Eyüp Sabri BAYDAR, Ali ÇOLAK, Sıddık YILDIZ,Nurdane TOPUZ, Ayhan AKARSU ve Mehmet AKBULUT’un katılımlarıylayapılan 5.5.2014 günlü toplantısında:
l-İLKİNCELEME: Dosya üzerinden 2247 sayılı Yasa’nın27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre; adli ve askeriidari yargı yerleri arasında 2247 sayılıYasa’nın 14.maddesinde öngörülen biçimdeolumsuz görev uyuşmazlığı doğduğu,askeriidari yargı dosyasının, davacı vekilinin talebiüzerine, adli yargı dosyası da temin edilmek suretiyle,Uyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderildiği ve usuleilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görev uyuşmazlığınınesasının incelenmesine oy birliği ile karar verildi.
II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hakim Selim ŞamilKAYNAK’ın, davanın çözümünde askeri idariyargı yerinin görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Mehmet BAYHAN ile AYİMSavcısı Nihat POLAT’ın davada askeri idari yargınıngörevli olduğu yolundaki sözlü ve yazılıaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava,Uzm.J.III.Kad.Çvş. Abdülmecit YILDIRIM’ın,Afşin İlçe J.K.lığı emrinde görevyaptığı sırada,30.07.2011 tarihinde Kahramanmaraş,Afşinİlçe J.K.lığına ait J.Trafik TimininEkinözü Gaziler köyünde meydana gelen ölümlütrafik kazasına müdahale etmesinden sonra birliğe dönerken,saat 17.00 sularında terör örgütü mensuplarıncayapılan silahlı saldırı sonucu şehit olmasıüzerine, müteveffanın eşi ve çocuğutarafından meydana geldiği belirtilen maddi ve manevi zararıntazmini istemiyle açılmıştır.
6100 sayılıHukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 3. maddesinde, her türlü idarieylem ve işlemler ile idarenin sorumlu olduğu diğer sebeplerinyol açtığı vücutbütünlüğünün kısmen veya tamamenyitirilmesine yahut kişinin ölümüne bağlı maddive manevi zararların tazminine ilişkin davalara asliye hukukmahkemelerinin bakacağı hükmüne, geçici 1.maddesinde ise, bu Kanunun yargı yolu ve göreve ilişkinhükümlerinin, Kanunun yürürlüğe girmesindenönceki tarihte açılmış olan davalardauygulanmayacağı hükmüne yer verilmiş, bu Kanunun 3.maddesinin (1) numaralıfıkrasının birinci cümlesinin iptali amacıylaaçılan davada, Anayasa Mahkemesi, 16.2.2012 tarih ve E:2011/35,K:2012/23 sayılı kararıyla: dava konusu kuralla, sadecekişinin vücut bütünlüğüne verilen maddizararlar ile buna bağlı manevi zararların ve ölümnedeniyle oluşan maddi ve manevi zararların tazmini konusunun kapsamaalındığı ve bu tazminat davalarına bakmagörevinin asliye hukuk mahkemelerine verildiği; buna göre,aynı idari eylem ve işlemler ile idarenin sorumlu olduğudiğer sebeplerden kaynaklanan zararların kapsamaalınmadığı; sorumluluk sebebi aynı olsa da buzararların tazmini davalarının idari yargıdagörülmeye devam edeceği; bu durumda, idarenin aynıyapı içinde aldığı kararın birbölümünün idari yargıda birbölümünün adli yargıda görülmesininyargılamanın bütünlüğünübozacağı ayrıca iki ayrı yargı kolundagörülen davalarda, idarenin sorumluluğu, bu sorumluluğunkapsamı, idarenin tazmin yükümlülüğükonularında farklı sonuçlara ulaşabileceği; esasenidare hukukunda var olan hizmet kusuru ve kusursuz sorumlulukkavramlarının, kişilerin gördüğüzararların tazmininde kullanılan ve kişilerin idarekarşısında korunma kapsamını genişleten kavramlarolduğu; idare hukukunda, idarenin hiçbir kusuru olmasa da sosyalrisk, terör eylemleri, fedakarlığın denkleştirilmesigibi kusursuz sorumluluğa ilişkin kavramlara dayanılarakkişilerin uğradığı zararların tazmin edilmesininmümkün olduğu, özel hukuk alanındaki kusursuzsorumluluk hallerinin ise, belirli konular için düzenlendiğive sınırlı olduğu; idarenin idare hukuku esaslarınadayanarak tesis ettiği tartışmasız bulunan eylem veişlemler ile idarenin sorumlu olduğu diğer sebeplerdenkaynaklanan zararlara ilişkin davaların idari yargı yerlerindegörülmesi gerektiği; bu nedenle, yukarıda belirtildiğigibi, aynı idari eylem, işlem veya sorumluluk sebebinden kaynaklananzararların tazminine ilişkin davaların farklı yargıyerlerinde görülmesinde kamu yararı ve haklı nedenolduğunun söylenemeyeceği gerekçesiyle iptaline kararvermiştir.
Anayasa’nın157. maddesinde,Askeri Yüksek İdare Mahkemesi’nin, askeriolmayan makamlarca tesis edilmiş olsa bile, asker kişileriilgilendiren ve askeri hizmete ilişkin idari işlem ve eylemlerdendoğan uyuşmazlıkların yargı denetimini yapan ilk veson derece mahkemesi olduğu; ancak, askerlik yükümlülüğündendoğan uyuşmazlıklarda ilgilinin asker kişi olmasışartının aranmayacağı belirtilmiş; 1602sayılı Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Kanunu’nun25.12.1981 tarih ve 2568 sayılı Yasa ile değişik 20.maddesinin birinci fıkrasında, “Askeri Yüksek İdare MahkemesiTürk Milleti adına; askeri olmayan makamlarca tesis edilmiş olsabile, asker kişileri ilgilendiren ve askeri hizmete ilişkin idariişlem ve eylemlerden doğan uyuşmazlıkların ilk ve sonderece mahkemesi olarak yargı denetimini ve diğer kanunlarda gösterilen,görevleri yapar. Ancak, askerlikyükümlülüğünden doğanuyuşmazlıklarda; ilgilinin asker kişi olmasışartı aranmaz” denilmiştir.
Buna göre, AskeriYüksek İdare Mahkemesi’nin bir davaya bakabilmesi içindava konusu idari işlem veya eylemin “asker kişiyiilgilendirmesi” ve “askeri hizmete ilişkinbulunması” koşullarının birliktegerçekleşmesi gerekmektedir.
1602 sayılıYasa’nın değişik 20. maddesinde, Türk SilahlıKuvvetlerinde görevli bulunan veya hizmetten ayrılmış olansubay, askeri memur, astsubay, askeri öğrenci, uzmançavuş, uzman jandarma çavuş, erbaş ve erler ilesivil memurlar asker kişi sayılmaktadır.
Davacının 1602sayılı Yasa’nın 20. maddesinde sayılan askerkişilerden olduğu ve bu nedenle dava konusu eylemin asker kişiyiilgilendirdiği tartışmasızdır.
Olayda, eylemdendolayı zarar görenin asker kişi olduğundatartışma yok ise de, tazminatın konusunu oluşturanzararın jandarmanın eyleminden doğması nedeniyle,yürütülen hizmetin niteliğinin incelenmesi gerekmektedir.
2803 sayılıJandarma Teşkilat, Görev ve Yetkileri Kanunu’nun, 3.maddesinde, jandarma “silahlı askeri bir güvenlik ve kollukkuvveti” olarak tanımlanmış, 7. maddesinde,görevleri: a)Mülki, b)Adli, c)Askeri ve d)Diğer görevler başlıklarıaltında tasnif edilmiştir.
Buna göre; Jandarmanınsorumluluk alanlarında genel olarak görevleri şunlardır.
a) Mülki görevleri;
Emniyetve asayiş ile kamu düzenini sağlamak, korumak ve kollamak,kaçakçılığı men, takip ve tahkik etmek,suç işlenmesini önlemek için gerekli tedbirleri almakve uygulamak, ceza infaz kurumlan ve tutukevlerinin dışkorunmalarını yapmak.
b) Adli görevleri;
İşlenmişsuçlarla ilgili olarak kanunlarda belirtilen işlemleri yapmak vebunlara ilişkin adli hizmetleri yerine getirmek.
c) Askeri görevleri;
Askerikanun ve nizamların gereği görevlerle GenelkurmayBaşkanlığınca verilen görevleri yapmak.
d) Diğer görevleri;
Yukarıdabelirtilen görevler dışında kalan ve diğer kanun venizam hükümlerinin icrası ile bunlara dayalı emir vekararlarla Jandarmaya verilen görevleri yapmak şeklinde düzenlemeiçermektedir.
Olayda,Davacıların kanuni yakını olanUzm.J.III.Kad.Çvş. Abdülmecit YILDIRIM’ın, adligörevlerden sayılan trafik kazasına müdahalesonrasında, görev dönüşü teröristlerceaçılan ateş sonucu şehit olduğuanlaşılmaktadır. Uzm. J. Çvş. statüsündekidavacının, mülki ve adli görevleri yerine getirdiğisırada, icap etmesine bağlı olarak, terörle mücadelegörevlerini de ifa etmesi gerekeceği açıktır. Dolayısıyla,herne kadar müteveffanın olay günü görevlendirilmesininnedeni meydana gelen bir trafik kazası ile ilgili tahkikatıyürütmek olup, bu da 2803 sayılı Jandarma TeşkilatGörev ve Yetkileri Kanununun 7/c maddesinde belirtilen ''askerigörev''lerden olmayıp, aynı Kanun’un 7/b maddelerindebelirtilen ''adli görevler'' kapsamında olsa da, meydana gelen şehitlikdurumunun konusunu oluşturan olayda davacıbaşlangıçta adli bir görev ile görevlendirilmişolsa bile, zarar doğurucu vefat olayı bu görev esnasında vebu görevle ilgili olarak değil, bu görevindönüşünde maruz kalınan terör saldırısısonucu meydana gelmiş olduğundan, bu aşamadan sonradavacının görevinin, askeri kanun ve nizamların gereğiolan görevler kapsamında Kanun’un 7.maddesinin b bendindebelirtilen ‘’ askeri ‘’ görevi olarakdeğerlendirilmesi, dolayısıyla söz konusu eylemin askerihizmete ilişkin olduğunun kabulü gerekmektedir.
Davada,müteveffanınaskerlik görevini yaparken şehit olduğu, bu olay neticesindemeydana geldiği belirtilen maddi ve manevi zararın tazmini istemiylegörülmekte olan davanın açıldığıanlaşılmakla, maddi ve manevi tazminata konu olayın askeri birgörevin yürütülmesi sırasında doğmasıve sonucunda asker kişinin şehit olmuş olmasıkarşısında olayda eylemin “askeri hizmete ilişkinbulunması” ve “asker kişiyi ilgilendirmesi”koşullarının birlikte gerçekleştiğianlaşılmıştır.
Belirtilen durumlaragöre ve olayda Anayasa’nın 157. ve 1602 sayılıYasa’nın 20. maddelerinde öngörülen, idari eyleminasker kişiyi ilgilendirmesi ve askeri hizmete ilişkin bulunmasıkoşulları birlikte gerçekleştiğinden, davanıngörüm ve çözümü Askeri Yüksek İdareMahkemesi’nin görevine girmektedir.
Açıklanannedenlerle davanın görüm ve çözümü askeriidari yargı yerinin görevine girdiğinden Askeri Yüksekİdare Mahkemesi 2. Dairesince verilen görevsizlik kararınınkaldırılması gerekmiştir.
S O N UÇ : Davanın çözümünde ASKERİİDARİ YARGI YERİNİN görevli olduğuna, bu nedenle AskeriYüksek İdare Mahkemesi 2. Dairesinin 11.09.2013 gün veE:2013/1155, K:2013/1025 sayılı GÖREVSİZLİK KARARININKALDIRILMASINA, 5.5.2014 gününde OY BİRLİĞİİLE KESİN OLARAK karar verildi. Başkan Serdar ÖZGÜLDÜR Üye Eyüp Sabri BAYDAR Üye Nurdane TOPUZ Üye Ali ÇOLAK Üye Ayhan AKARSU Üye Sıddık YILDIZ Üye Mehmet AKBULUT
Full & Egal Universal Law Academy