T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2014 / 501
KARAR NO : 2014 / 543
KARAR TR : 5.5.2014
ÖZET : Davacının, Emekli Sandığı iştirakçisi iken 2001 yılında ölen polis memuru oğlundan dolayı kendisine aylık bağlanması yolundaki başvurusunun reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle açtığı davanın, İDARİ YARGI YERİNDE görülmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı :F.K.
Vekilleri : Av. A.B., Av.N.S.E.
Davalı :Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı
Vekilleri : Av. B.K.
O L A Y : Davacı vekili, dava dilekçesinde, müvekkilinin oğlupolis memuru H.K.’ın, Van ilinin Gevaş ilçesindegörevli iken geçirdiği trafik kazası sonucunda 2001yılında hayatını kaybettiğini; ölenin mevcuthizmeti nedeniyle müvekkiline hak sahibi sıfatıyla aylıkbağlanması gerektiğini; bu amaçla müvekkilininyapmış olduğu başvuruların idarecereddedildiğini; müvekkiline haksız yere, 01.08.2008 tarihindeçıkan 5510 sayılı Yasanın 5754 Kanunladeğişik 34.maddesinin (d) fıkrasının uygulanmaktaolduğunu; oysa müvekkilinin oğlunun, Yasaçıkmadan önce, 2001 yılında vefat ettiğini, bunedenle 5434 sayılı Yasanın uygulanması gerektiğini;bu Yasanın uygulanması halinde müvekkiline ölenoğlundan dolayı maaş bağlanabileceğini ifade ederek;Sosyal Sigortalar Genel Müdürlüğü-KamuGörevlileri Emeklilik İşlemleri DaireBaşkanlığının 686431670 sayılıişleminin iptali istemiyle idari yargı yerinde dava açmıştır.
ANKARA9.İDARE MAHKEMESİ:10.2.2011 gün ve E:2009/1154, K:2011/219sayı ile, dava, davacının 5510 Sayılı Kanunhükümleri uyarınca aylık bağlanması istemiyleyaptığı başvurusunun reddine ilişkin işleminiptali istemiyle açılmış olduğu; 5510sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık SigortasıKanunu'nun geçici 4.maddesinin 1.fıkrasında "Bu Kanununyürürlüğe girdiği tarih itibarıyla 8/6/1949tarihli ve 5434 sayılı Kanuna göre; aylık, tazminat, harpmalûllüğü zammı, diğer ödemeler ve yardımlarile 8/2/2006 tarihli ve 5454 sayılı Kanunun 1 inci maddesinegöre ek ödeme verilmekte olanlara, bu Kanunlayürürlükten kaldırılan hükümleri de dahil5434 sayılı Kanunda kendileri için belirtilmiş olanşartları haiz oldukları müddetçe bunlarınödenmesine devam olunur. Ancak, 5 ilâ 10 yıl arasındafiili hizmet süresi olan iştirakçilerden dolayı dul veyetim aylığı almakta olanların, aylık ve diğerödemeleri, bu Kanunun 32 nci, 34 üncü ve 37 nci maddelerindekişartları haiz oldukları müddetçe devamedilir."hükmüne aynı kanunun 34/d maddesinde de "Haksahibi eş ve çocuklardan artan hisse bulunması halinde hertürlü kazanç ve irattan elde etmiş olduğu gelirininasgari ücretin net tutarından daha az olması ve diğerçocuklarından hak kazanılan gelir ve aylıklarhariç olmak üzere gelir ve/veya aylıkbağlanmamış olması şartıyla ana ve babaya toplam% 25'i oranında; ana ve babanın 65 yaşın üstündeolması halinde ise artan hisseye bakılmaksızınyukarıdaki şartlarla toplam % 25'i,oranında aylıkbağlanır."hükmüne yer verilmiş 101.maddesindeise; "Bu Kanunda aksine hüküm bulunmayan hallerde, bu Kanunhükümlerinin uygulanmasıyla ilgili ortaya çıkanuyuşmazlıkların İş Mahkemelerindegörüleceği"nin hükme bağlanmışolduğu; yukarıda yer alan yasa hükmünegöre; 5434 sayılı Kanun kapsamındakiuyuşmazlıklar idari yargı yerlerinde görülüpçözümlenmekte iken, 5510 sayılı Kanununyürürlüğe girmesinden sonra bu kanundan doğanuyuşmazlıkların İş mahkemelerindegörüleceğinin hüküm altınaalındığı; olayda, dava konusu işlemde 5510sayılı Kanun'un 34/d maddesi hükmüne göredavacıya aylık bağlanmasının mümkünolmadığı yönünde cevap verildiğiningörüldüğü; buna göre; dava konusuişlemin tesis edildiği tarih itibariyle 5510 sayılı Kanununyürürlükte olduğu ve uyuşmazlığın 5510sayılı Kanunun 34/d fıkrasının uygulanmasındankaynaklandığı anlaşıldığından, işbu uyuşmazlığın, yukarıda yer verilen yasahükümleri uyarınca adli yargıda (İşMahkemelerinde) görülüp çözümlenmesigerektiği sonucuna varıldığı gerekçesiyle;davanın 2577 sayılı İdari Yargılama UsulüYasasının 15/1-a. maddesi hükmü uyarınca görevyönünden reddine karar vermiş, bu karar temyiz edilmeksizinkesinleşmiştir.
Bukez davacı, aynı istemle adli yargı yerinde davaaçmıştır.
Ankara 5.İş Mahkemesi; 6.12.2012 gün ve E:2011/330, K:2012/950sayı ile, davanın kabulüne karar vermiş, bu kararındavalı vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay10. Hukuk Dairesi: 27.9.2013 gün ve E:2013/6887, K:2013/17621 sayıile, 5510 sayılı Kanunun yürürlüğündenönce Emekli Sandığı iştirakçisi iken 2001yılında ölen ve 5 yıl 8 ay 14 gün EmekliSandığı kapsamında hizmeti bulunaniştirakçinin, hak sahibi davacı annesine, ölümaylığı bağlanabilmesi için gerekli şartlar 5510sayılı Kanun kapsamında değerlendirilerek ölümaylığına hak kazanılması durumunda dahibağlanacak aylığın 5434 sayılı Kanunhükümlerine göre hesaplanacak olmasıkarşısında; davanın idari yargı yerindeaçılması gerektiği gözetilerek, “yargıyolu yanlışlığı” nedeniyle dinlenmesimümkün olmadığından dava dilekçesinin reddinekarar verilmesi gerekirken, işin esasına girilerek, kararverilmiş olmasının, usul ve yasaya aykırı olup bozmanedeni olduğu gerekçesiyle; temyiz edilen hükmün bozulmasınakarar vermiştir.
ANKARA5.İŞ MAHKEMESİ:24.12.2013 gün ve E:2013/1799, K:2013/1962sayı ile, yapılan yargılama neticesinde Mahkemelerinin 2011/330Esas,2012/950 Karar ve 06.12.2012 günlü ilamı ile davanınkabulüne karar verilmiş ise de; bu kararın davalı kurumvekilinin temyizi üzerine Yargıtay 10.Hukuk Dairesinin2013/6887-17621 Esas-Karar ve 27.09.2013 günlü ilamı ile "...5434 sayılı Kanun kapsamında 5 yıl 8 ay 14 günhizmeti bulunan iştirakçi Hamza Korkmaz’ın 29.06.2001tarihinde ölmesi üzerine, iştirakçinin fiili hizmetsüresinin 10 yılın altına olması nedeniyle davacıanneye aylık bağlanamadığı anlaşılmaktaolup; davacı, 5510 sayılı Kanunun 32’nci maddesi nazaraalınarak ölüm aylığı bağlanmasına kararverilmesini istemiş, Mahkemece davanın kabulüne kararverilmiştir.
İşMahkemeleri, 5521 sayılı Kanun ile kurulmuş istisnai nitelikteözel mahkemeler olup, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve GenelSağlık Sigortası Kanunu’nun 106’ncı maddesindebu Kanun uygulamasından doğan uyuşmazlıkların yetkiliiş mahkemelerinde görüleceği, 5510 sayılıKanun’un 101’inci maddesinde de, aksine hüküm bulunmayanhallerde, 5510 sayılı Kanun hükümlerininuygulanmasıyla ilgili ortaya çıkan uyuşmazlıklarıniş mahkemelerinde görüleceği düzenlenmiştir. 5510sayılı Kanun’un geçici 4’üncü maddesindeise; “Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihitibarıyla 08.06.1949 tarihli ve 5434 sayılı Kanuna göre;aylık, tazminat, harp malûllüğü zammı,diğer ödemeler ve yardımlar ile 08.02.2006 tarihli ve 5454sayılı Kanunun 1’inci maddesine göre ek ödemeverilmekte olanlara, bu Kanunla yürürlükten kaldırılanhükümleri de dâhil 5434 sayılı Kanunda kendileriiçin belirtilmiş olan şartları haiz olduklarımüddetçe bunların ödenmesine devam olunur. Ancak, 5ilâ 10 yıl arasında fiili hizmet süresi olaniştirakçilerden dolayı dul ve yetim aylığıalmakta olanların, aylık ve diğer ödemeleri, bu Kanunun32’nci, 34’üncü ve 37’nci maddelerindekişartları haiz oldukları müddetçe devam edilir.
Bu Kanununyürürlüğe girdiği tarihten önceiştirakçiliği sona erenlerden tahsis talebinde bulunacaklarile bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce5434 sayılı Kanun hükümlerine göre tahsis talebindebulunanlardan işlemleri devam edenler hakkında, bu Kanunlayürürlükten kaldırılan hükümleri dedâhil 5434 sayılı Kanun hükümlerine göreişlem yapılır.
5434sayılı Kanuna göre iştirakçi olup bu Kanununyürürlüğe girdiği tarihten sonra bu Kanunun4’üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinetabi olarak çalışmaya başlayanlardan vazifemalûllüğü kapsamına girenler hakkında, buKanunun 47’nci maddesinin birinci fıkrasına göreişlem yapılır.
Bu maddekapsamına girenlerin aylıklarının bağlanması,artırılması, azaltılması, kesilmesi, yenidenbağlanması, toptan ödemeleri, ilgi devamı, ihya veborçlanmaları, diğer ödemeler ve yardımlar ileemeklilik ikramiyeleri hakkında bu Kanunla yürürlüktenkaldırılan hükümleri de dâhil 5434 sayılıKanun hükümlerine göre işlem yapılır ve bumaddenin uygulanmasında mülga 2829 sayılı Kanunhükümleri ayrıca dikkate alınır.
Bu Kanununyürürlüğe girdiği tarihten önce ölen, ancakbu Kanunla yürürlükten kaldırılan ilgili kanunhükümlerine göre ölüm aylığınınbağlanabilmesi için yeterli prim ödeme günsayısı olmayan sigortalının hak sahiplerinin, primödeme gün sayısı bakımından bu Kanunhükümlerine göre ölüm aylığına hakkazanması halinde, müracaat tarihini takip eden aybaşındanitibaren, bu Kanunla yürürlükten kaldırılan 5434sayılı Kanun hükümlerine göre hesaplanacakaylıkları, bu Kanunun 32’nci, 34’üncü ve37’nci maddelerine göre ödenir.” hükmüöngörülmüştür.
Yukarıdakiaçıklamalar ışığında yapılandeğerlendirmeye göre; 5510 sayılı Kanununyürürlüğünden önce Emekli Sandığıiştirakçisi iken 2001 yılında ölen ve 5 yıl 8ay 14 gün Emekli Sandığı kapsamında hizmeti bulunaniştirakçinin, hak sahibi davacı annesine, ölümaylığı bağlanabilmesi için gerekli şartlar 5510sayılı Kanun kapsamında değerlendirilerek ölümaylığına hak kazanılması durumunda dahibağlanacak aylığın 5434 sayılı Kanun hükümlerinegöre hesaplanacak olması karşısında; davanınidari yargı yerinde açılması gerektiğigözetilerek “yargı yoluyanlışlığı” nedeniyle dinlenmesimümkün olmadığından dava dilekçesinin reddinekarar verilmesi gerekirken, işin esasına girilerek, yazılışekilde karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırıolup bozma nedenidir. " gerekçesi ile bozulmuş olduğu; Mahkemelerincebozma ilamına uyulmasına karar verilmiş ve bozmailamının kesin bozma olması da dikkate alınarak bozmailamı doğrultusunda; yargı yolunun caiz olmaması nedeniyledava dilekçesinin reddine karar vermiş, bu karar temyizedilmeksizin kesinleşmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:Uyuşmazlık Mahkemesi Hukuk Bölümü’nün,Serdar ÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında,Üyeler: Eyüp Sabri BAYDAR, Ali ÇOLAK, SıddıkYILDIZ, Nurdane TOPUZ, Ayhan AKARSU ve Mehmet AKBULUT’unkatılımlarıyla yapılan 5.5.2014 günlütoplantısında;
l-İLKİNCELEME:Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın 27.maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre; Adli ve idariyargı yerleri arasında 2247 sayılı Yasa'nın 14.maddesinde öngörülen biçimde olumsuz görevuyuşmazlığı doğduğu, idari ve adli yargıdosyalarının 15. maddede belirtilen yönteme uygun olarakdavacı vekilinin istemi üzerine son görevsizlikkararını veren mahkemece Uyuşmazlık Mahkemesi'ne gönderildiğive usule ilişkin işlemlerde herhangi bir noksanlıkbulunmadığı anlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hakim TaşkınÇELİK’in, davanın çözümünde idariyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Mehmet BAYHAN ile DanıştaySavcısı Mehmet Ali GÜMÜŞ’ün davada idariyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, davacının Emekli Sandığıiştirakçisi iken 2001 yılında ölen oğlu polismemuru Hamza Korkmaz’dan dolayı kendisine aylıkbağlanması yolundaki başvurusunun reddine ilişkindavalı idare işleminin iptali istemiyleaçılmıştır.
5434sayılı T.C.Emekli Sandığı Kanununun, 5510 sayılı kanunun 106. maddesi ile mülgaedilen 66. maddesinde, “ Dul ve yetim aylıkları:
a) Cumhurbaşkanı iken veyaayrıldıktan sonra ölenlerin,
b) İştirakçilerdenfiili hizmet müddetleri 10 yıl ve daha fazla olanlardanölenlerin,
c) Emekli, adi malüllükveya vazife malüllüğü aylığı alanlardan(Aylığa müstahak duruma girip te henüz bağlamayapılmamış olanlar dahil) ölenlerin,
ç)İştirakçilerden 45 inci maddede yazılı vazifedendoğma sebeplerle ölenlerin veya aynı sebeplerden doğma kazave yaralanmaları üzerine tedavi sırasında veya ameliyatyüzünden ölenlerin;
d)Erlerden 56 ncı maddede yazılı vazifeden doğma sebeplerleveya aynı sebeplerden doğma kaza ve yaralanmaları üzerinetedavi sırasında veya ameliyat yüzünden ölenlerin;
e) Erlerden 56 ncı maddegereğince vazife malüllüğü aylığıalanlardan (Aylığa müstahak duruma girip te henüzbağlama yapılmamış olanlar dahil) ölenlerin,
f) (Değişik bent:09/07/1953 - 6122/3 md.) Fiili hizmet müddetleri 10 yıl ve daha fazlaolupta kesenekleri geri verilmemiş durumda olanlardan 61(...)yaşını doldurmadan ölenlerin,
g) Vazifemalüllüğü geçtiğinden dolayıaylığı kesilmiş ve emeklilik hakkı tanınan birvazifeye tayin edilmemiş ve fiili hizmet müddetleri de 10yılı doldurmuş bulunanlardan ölenlerin,
Ölüm tarihinde bu kanuna göreaylığa müstahak dul ve yetimlerine bağlanır.”hükmüne; yine aynı Kanunun 5510 sayılı kanunun 106. maddesiile mülga edilen Ek 13.maddesinde, “ Fiili hizmet süresi 5yılı doldurduktan sonra vefat eden iştirakçilerin,ölüm tarihinde, başkasının yardımıolmaksızın hayatlarını devam ettiremiyecek derecedemalül ve muhtaç bulunan dul eşleri ileçocuklarına, yazı ile Sandığamüracaatlarını takibeden ay başından itibaren 15yıl hizmet süresi üzerinden 68 inci maddedeki esaslara göredul ve yetim aylığı bağlanır.
(Ek fıkra: 08/07/1971 - 1425/6 md.) Ancak, ölüm tarihinde 18yaşını, orta öğrenimde 20 yaşını veyüksek öğrenim yapmakta ise 25 yaşınıdoldurmamış çocuklarda malüllük şartıaranmaz. Bunların aylıkları, öğrenim durumları dagözönüne alınarak, yukarıdaki yaşlarıdoldurdukları tarihi takibeden aybaşından itibaren kesilir.Şu kadar ki, bunlardan aylıklarının kesilmesi gerekentarihlerde başkasının yardımı olmaksızınhayatlarını devam ettiremeyecek derecede malül ve muhtaçbulunanların aylıklarının ödenmesine devam olunur.
(Ek fıkra: 07/05/1986 - 3284/19md.) Yukarıdaki hükümler, 22/06/1956 tarih ve 6741sayılı Kanunla 53 üncü maddeye eklenen bent gereğincemalüllük aylığı alanlardan ölenlerin dul veyetimleri hakkında da uygulanır.” hükmüne yerverilmiştir.
Davadosyasının incelenmesinden; davacının oğlu HamzaKorkmaz’ın, Van Emniyet Müdürlüğünde Polismemuru olarak görev yapmakta iken 29/06/2001 tarihinde vefat etmesiüzerine, davalı İdarece, ilgilinin anne ve babasındanbazı bilgi ve belgelerin istenildiği, gönderilen kimlikaraştırma belgesinde ilgilinin babası Sabri KORKMAZ'ınBağ- Kur'dan emekli aylığı aldığınıbeyan ettiği ve Kırıkhan Kaymakamlığı İdareKurulunun 27/12/2001 tarihli ve 383 sayılı kararına göremuhtaç sayılmayacağının bildirilmesi üzerine,annesi davacı Fidan KORKMAZ'a hitaben yazılan 12/12/2002tarihli yazı ile yetim aylığı bağlayamayacağınınbildirildiği; davacının davalı İdareye vermiş olduğu 14/04/2006 tarihli dilekçesi ile oğlunungörevi başında vefat ettiğini bildirerek aylıkbağlanmasını talep etmesi üzerine durumunun mülgaEmekli Sandığı Yönetim Kurulunca 18/05/2006 tarih ve 264sayılı kararı ile incelenerek, "Emniyet GenelMüdürlüğü Van EmniyetMüdürlüğünde Polis Memuru iken 29/06/2001 tarihindeölen ve annesinin Sandık kayıtlarına 20/04/2006 tarihindegeçen 14/06/2006 tarihli dilekçesi ile oğlunun görevibaşında iken geçirdiği trafik kazası sonucu vefatettiğinden bahisle vazife malûllüğü isteğindebulunmuş ise de, sevk ve idaresindeki özel aracı ilegeçirmiş olduğu trafik kazası sonucu ölümüolayı görevli olmadığı bir sırada meydanageldiği gibi, ölümünde görevinin neden ve etkisi debulunmayan Hamza KORKMAZ hakkında 5434 sayılı Yasanınvazife malûllüğü hükümlerinin uygulanmasınaimkan bulunmadığına," şeklinde karar verildiği vedavacıya hitaben yazılan 05/06/2006 tarihli yazı ile ölenin5 yıl 8 ay 14 gün hizmetinin aylık bağlamaya yeterli olan10 yılın altında olması nedeniyle aylıkbağlanamayacağının bildirildiği; daha sonradavacının, davalı Kuruma vermiş olduğu 24/11/2008tarihli dilekçe ile, 5510 sayılı Kanuna göre aylıkbağlanmasını talep etmesi üzerine, davacıdan bazıbelgelerin istenildiği; davacının gönderdiğibelgelerin incelenmesinden; ölenin annesi davacının evliolduğu, ölenin babası Sabri KORKMAZ'ın ise Bağ-Kur'danemekli aylığının tespit edilmesi üzerine, 5510sayılı Kanun uyarınca yetim aylığıbağlanamayacağının 02/03/2009 tarih,…/686434670 sayılı yazı ile bildirildiği; bununüzerine davacı tarafından, sözkonusu işlemin iptaliistemiyle bakılan davanın açıldığıanlaşılmıştır.
31.5.2006 tarih ve 5510sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu506, 1479, 2925, 2926 ve 5434 sayılı Kanunlar kapsamındakihizmet akdine göre ücretle çalışanlar (SosyalSigortalılar), kendi hesabına çalışanlar(Bağ-Kur’lular), tarımda kendi adına ve hesabınaçalışanlar (Tarım Bağ-Kur’luları),tarım işlerinde ücretle çalışanlar, (Tarımsigortalıları), devlet memurları ve diğer kamugörevlilerini (Emekli Sandığıİştirakçileri), geçici maddelerle korunan haklardışında, sosyal güvenlik ve sağlık hizmetleriyönünden yeni bir sisteme tabi tutmuş, beş farklıemeklilik rejimini aktüeryal olarak hak vehükümlülükler yönünden tek bir sosyalgüvenlik sistemi altında toplamıştır.
5510 sayılı Kanunun iptaliamacıyla açılan davada Anayasa Mahkemesi, 15.12.2006 tarih veE: 2006/111, K: 2006/112 sayılı kararıyla, anılan Kanununbirçok maddesi ile birlikte, bu Kanunun yürürlüktarihinden önce 5434 sayılı T.C. Emekli SandığıKanunu hükümlerine tabi olarak görev yapmakta olan memurlar vediğer kamu görevlilerini diğer sigortalılarla aynısisteme tabi kılan (başta 4/c maddesi) hükümlerin iptalinekarar vermiş; bu karardan sonra kabul edilen 17.04.2008 tarih ve 5754sayılı Kanunla 5510 sayılı Kanunda düzenlemeleryapılmış ve anılan Kanuna eklenen Geçici 1 nci veGeçici 4 ncü maddelerle, 5754 sayılı Kanununyürürlüğe girdiği 1 Ekim 2008 tarihinden önce5510 sayılı Kanunun 4 ncü maddesinin birincifıkrasının (c) bendi kapsamında olanlar (memurlar ilediğer kamu görevlileri) ile bunların dul ve yetimlerihakkında, bu Kanunla yürürlükten kaldırılanhükümleri de dahil 5434 sayılı Kanun hükümlerinegöre işlem yapılacağı hüküm altınaalınmıştır. 5754 sayılı Kanunun kimihükümlerinin iptali istemiyle açılan dava AnayasaMahkemesi’nin 30.3.2011 tarih ve E: 2008/56, K:2011/58 sayılıkararı ile reddedilmiştir.
5510 sayılı Kanunun 101 ncimaddesinde yer alan “…bu Kanun hükümlerininuygulanmasıyla ilgili ortaya çıkan uyuşmazlıklarİş Mahkemelerinde görülür.”bölümünün iptali istemiyle yapılan itirazbaşvurusunda Anayasa Mahkemesi, 22.12.2011 tarih ve E: 2010/65, K:2011/169 sayılı kararıyla (RG. 25.1.2012, Sayı: 28184)davayı redle sonuçlandırmakla birlikte; söz konusukararın Mahkememiz önündeki uyuşmazlığaışık tutacak şekilde şu gerekçeyedayandırmıştır: “…5754 sayılı Kanununyürürlüğe girmesinden önce memur ve diğer kamugörevlisi olarak çalışmakta olanlar, evvelce olduğugibi 5434 sayılı Kanun hükümlerine tabi olacaklar vebunların emeklileri bakımından da aynı Kanunhükümleri uygulanmaya devam edecek; ancak 5754 sayılıKanun’un yürürlüğe girmesinden sonra memur vediğer kamu görevlileri olarak çalışmayabaşlayanlar ise 5510 sayılı Kanunun 4/c maddesi uyarınca,bu Kanun hükümlerine tabi sigortalı sayılacak vehaklarında 5434 sayılı Kanun değil, 5510 sayılıKanun’un öngördüğü kural ve esaslar uygulanacak;ihtilaf halinde de adli yargı görevli bulunacaktır. 5754sayılı Kanunun yürürlüğüyle birlikte,artık Sosyal Sigortacılık esasına göre faaliyetgösteren ve yaptığı, tesis ettiği işlem vemuameleler idari işlem sayılamayacak bir sosyal güvenlikkurumunun varlığından söz etmek gerekli bulunmaktadır.5754 sayılı Kanun’un yürürlüğe girmesindenönce iştirakçisi sıfatıylaçalışmakta olan memurlar ve diğer kamu görevlileriile emekli sıfatıyla 5434 sayılı Kanun’a göreemekli, dul ve yetim aylığı almakta olanlar ve ayrıcamemurlar ve diğer kamu görevlilerinden ileride emekliliğe hakkazanacaklar yönünden ise Sosyal Güvenlik Kurumu’nun tesisedeceği işlem ve yapacağı muameleler idari işlemniteliğini korumaya devam edecek, bunlara ilişkin ihtilaflarda daevvelce olduğu gibi idari yargı görevli olmaya devam edecektir…Bu bakımdan 5510 sayılı Kanununyürürlüğünden sonra, prim esasına dayalıyani sistemin içeriği ve Kanun kapsamındaki iş veişlemlerin niteliği göz önünde bulundurulduğunda,itiraz konusu kuralla, yargılamanınbütünlüğü ve uzman mahkeme olması nedeniyle Kanunhükümlerinin uygulanması ile ortaya çıkanuyuşmazlıkların çözümünde işmahkemelerinin görevlendirilmesinde Anayasa’yaaykırılık görülmemiştir. Ancak, yukarıdaaçıklandığı üzere 5754 sayılıKanun’un yürürlüğe girmesinden önce statüdebulanan memurlar ve diğer kamu görevlileri ile ilgili sosyalgüvenlik mevzuatının uygulanmasından doğan idariişlem ve idari eylem niteliğindeki uyuşmazlıklarda idariyargının görevinin devam edeceğiaçıktır…”
Yukarıda sözü edilenmevzuat hükümlerinin ve Anayasa Mahkemesi kararınınbirlikte değerlendirilmesinden, 5510 sayılı Kanununyürürlüğe girmesinden önce memur ve diğer kamugörevlisi olarak çalışmakta olanlar, daha önceolduğu üzere 5434 sayılı Kanun hükümlerine tabiolacakları gibi bunların emeklilikleri bakımından daaynı Kanun hükümlerinin uygulanmaya devam edileceği; ancak,bu Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra memur ve diğerkamu görevlisi olarak çalışmaya başlayanlarınise 5510 sayılı Kanunun 4/c maddesi uyarınca, bu Kanunhükümlerine tabi sigortalı sayılacağı vehaklarında 5434 sayılı Kanunun değil 5510 sayılıKanunun öngördüğü kural ve esaslarınuygulanacağı dolayısıyla ihtilafların da adliyargı yerinde çözümleneceğiaçıktır.
Kaldı ki; T.C.Anayasası’nın 158.maddesindeki “…diğermahkemelerle, Anayasa Mahkemesi arasındaki görevuyuşmazlıklarında Anayasa Mahkemesi’nin kararı esasalınır ” hükmü uyarınca Anayasa Mahkemesikararının bu uyuşmazlığın çözümündeesas alınacağı tartışmasızdır.
Bu durumda, 5510 sayılıKanun'un yürürlüğe girmesinden önceiştirakçi sıfatıyla çalışmakta olanmemurlar ve diğer kamu görevlileri ile emekli sıfatıyla5434 sayılı Kanuna göre emekli, dul ve yetimaylığı almakta olanlar ve ayrıca memurlar ve diğerkamu görevlilerinden ileride emekliliğe hak kazanacaklaryönünden Sosyal Güvenlik Kurumunca tesis edilen işlem veyapacağı muamelelerin “idari işlem” ve “idarieylem” niteliğini korumaya devam edeceği,dolayısıyla, 2577 sayılı İdari YargılamaUsulü Kanununun 2/1-a maddesinde belirtilen idari işlemlerhakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biriile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleriiçin menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılaniptal davaları kapsamında bulunan, 5754 sayılı Kanun'un yürürlüğegirdiği tarihten önce Emekli Sandığıiştirakçisi olan müteveffa polis memurunun annesi davacıtarafından açılan davanın görüm veçözümünde, idari yargının görevliolduğu sonucuna varılmıştır.
Açıklanannedenlerle, Ankara 9.İdare Mahkemesinin görevsizlikkararının kaldırılması gerekmiştir.
S O N UÇ : Davanın çözümündeİDARİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Ankara9.İdare Mahkemesinin 10.2.2011 gün ve E:2009/1154, K:2011/219sayılı GÖREVSİZLİK KARARIN KALDIRILMASINA, 5.5.2014gününde OY BİRLİĞİ İLE KESİN OLARAKkarar verildi.
Başkan
Serdar
ÖZGÜLDÜR
Üye
Eyüp Sabri
BAYDAR
Üye
Nurdane
TOPUZ
Üye
Ali
ÇOLAK
Üye
Ayhan
AKARSU
Üye
Sıddık
YILDIZ
Üye
Mehmet
AKBULUT
Full & Egal Universal Law Academy