T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2014 / 475
KARAR NO : 2014 / 519
KARAR TR : 5.5.2014
ÖZET :Davacıya ait yapının, kullanılmadığı, tehlike arzettiği gerekçesiyle idarece, 3194 sayılı Kanunun 39.maddesi uyarınca yıktırılmasından dolayı uğranılan zararın tazmini istemiyle açılan davanın İDARİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı :B.S.
Vekili : Av.F.B.
Davalı : Ankara BüyükşehirBelediye Başkanlığı
Vekili :Av.U.E.
O L A Y : 1-Davalı idareceoluşturulan Tespit Komisyonu tarafından düzenlenen 26.12.2012tarihli Raporda; Çiğdem Mahallesi Muhtarının 17.12.2012tarih ve 25428 sayılı dilekçesinde, Çankaya İlçesi1586 sokak No:….. kapı nolu yapının camlarınınolmadığı ve içerisine geceleri tinerci ve balicileringirdiği ve tehlike arz ettiğinin belirtildiği; KentselDönüşümler Şb.Müd.lüğü’nün 17.12.2012 gün ve 17497sayılı yazısında, anılan yapının kapı,cam ve duvarlarının yıkılmış olduğuhususlarının tespit edildiği belirtilerek söz konusuyapı ile ilgili yasal işlemlerin tamamlanmasının talepedildiği; Başkanlık Makamının 26.08.2010 tarih ve 6526sayılı Olurları ile görevlendirilen komisyonlarınca;Çankaya İlçesi Çiğdem Mahallesi 1586 sokakNo:….. kapı numaralı gecekondunun ekli fotoğrafındananlaşılacağı üzere, kullanılamaz durumdaolduğu, taşınmazın pencerelerininbulunmadığı, duvarından yer yer çatlaklarınolduğu, yapının iç tarafındaki tavanındaçökmelerin meydana geldiği, yapının terkedilmiş olduğu hususlarının tespit edilmişolduğu; söz konusu yapının, bulunduğu durumitibarı ile; 5216 sayılı Büyükşehir BelediyesiKanunun 7/z maddesi ve 3194 sayılı İmar Kanununun 39.maddesindetanımlanan yıkılacak derecedeki tehlikeli yapılar kısmına girdiğinin tespit edildiği; şehircilikve estetik açısından da kötü durumda olanyapının mahzurlarının giderilmesi ve bunların zuhurunameydan verilmemesinin sahiplerine tebliğ edilmesi; 5216 sayılıBüyükşehir Belediyesi Kanununun 7/z ve 3194 sayılıimar Kanununun 39. maddelerine uygun olacağı hususlarına yerverilmiş; Ankara Büyükşehir Belediye Encümeni;3.1.2013 gün ve Karar No:18, Kayıt No:21 sayı ile,Encümence yapılan görüşmede; Çankayaİlçesi Çiğdem Mahallesi 1586. Sokak No:20/A kapınolu yapının camlarının olmadığı veiçerisine geceleri tinerci ve balicilerin girdiği ve tehlike arzettiği belirtilmiş olduğundan, 3194 sayılı Kanunun 39.maddesinin Belediyelerine vermiş olduğu yetkiçerçevesinde Çiğdem Mahallesi 1586. Sokak No.20/Akapı nolu yapının kaldırılmasına, gereğiiçin evrakın Emlak ve İstimlak DairesiBaşkanlığına gönderilmesine karar vermiş;bu karar, yapının sahibine ulaşılamadığındanbahisle, 11.1.2013 tarihinde ilanen tebliğ edilmiş; davalıidarenin yazılarına göre anılan yapınınyıkımı, 6.2.2013 tarihinde gerçekleştirilmiştir.
2- Davacı vekili davadilekçesinde; müvekkiline ait Çiğdem Mahallesi1586.Sok., No: ……’da yer alan gecekondunun kaim olduğuarsanın, imarlaştırma çalışmalarısonucunda yol olarak belirlendiğini, arsanın yakın yerekaydırılmış olduğunu; ancak davalının, Ocak2013 tarihinde müvekkiline ait gecekonduyu harabe ve güvenlikaçısından tehlike arz ettiği gerekçesi ilekısmi olarak yıktığını; oysa, aynısırada başka gecekondular da bulunduğunu, bunlarla ilgili olarakidarece herhangi bir işlem yapılmadığını;davalının, müvekkilinin taşınmaz üzerindekitasarruf haklarını kullanmasına engel olduğunu, herhangibir bedel ödemeden gecekonduyu yıktığını, budurumun Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’neaykırı olduğunu; müvekkilinintaşınmazını uzun süre kiraya vererek kira geliri eldeettiğini; taşınmazların bulunduğu bölgeninsürekli gelişme gösteren, şehreyakınlığı, ayrıcalıklı yaşamstandartlarına sahip, ormanlık arazinin içinde olmasınedeni ile yapılaşma ve verimlilik açısındandeğeri artan, kıymetli bir konumda bulunduğunu ifadeederek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile,taşınmaz bedeli için şimdilik 1.000 TL.nin, kamualacaklarına uygulanan en yüksek faiziyle birlikte tahsili istemiyle adliyargı yerinde dava açmıştır.
ANKARA 24.ASLİYE HUKUKMAHKEMESİ:19.9.2013 gün ve E:2013/232, K:2013/598 sayı ile,Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı'ndangetirtilen işlem dosyasına göre dava konusu taşınmazlailgili olarak Ankara Büyükşehir Belediyesi Encümeninin03.01.2013 tarih, 18 sayılı encümen kararı ile binanıntinerci ve balicilerin girmekte olduğu ve tehlike arz ettiği bunedenle 3194 sayılı Kanunun 39.maddesi gereğinceyapının kaldırılmasına karar verildiğininanlaşıldığı; yapılan işlemin belediye encümenkararına dayalı olduğu; 3194 sayılı İmarKanununun 39.maddesi gereğince belediye encümen kararıgereğince işlem tesis edildiği ve idari işleme dayalıolarak hakları ihlal edilen vatandaşların açacaklarıdavanın inceleme yeri idari yargı yerleri olduğugerekçesiyle; yargı yolu bakımından mahkemeleriningörevsizliğine karar vermiş; bu karar temyiz edilmeksizinkesinleşmiştir.
Davacı vekili bu kez aynı istemleidari yargı yerinde dava açmıştır.
ANKARA 5.İDARE MAHKEMESİ;5.12.2013 gün ve E:2013/1824 sayı ile, Belediyelerin 3194sayılı İmar Kanununun 8. maddesi ve 18. maddesinin verdiğiyetki ile arazi ve arsalar üzerinde imar planlarınınhazırlanması ve yürürlüğe konulması, arazive arsa düzenlemesi gibi faaliyetleri kapsamında yaptıklarıimar planlarından kaynaklanan işlemlerin tek yanlı ve kamugücüne dayanan irade açıklamaları ile tesis edilengenel ve düzenleyici işlemler olduğu bu yönü ile deidari eylem ve işlemlerden kaynaklanan uyuşmazlıklarınidari yargı yerlerinde çözümlenmesi gerektiğinintartışmasız olduğu; buna karşılık,Belediyece, Kamulaştırma Kanunu’nda öngörülenusul ve yöntemlere uygun idari nitelikte uygulama işlemleriyapılmaksızın, taşınmazlara fiilen el atılarakimar planındaki amaca uygun olarak kullanılmasının ise,kamulaştırmasız el atma niteliğitaşıdığını; dosyanın incelenmesinden; davakonusu taşınmazın imar planında yol olarakbelirlendiği, davalı idare tarafından kamulaştırmaişlemi yapılmadan anılan taşınmaz üzerindekigecekondunun yıkıldığı, bu yıkımdandolayı oluştuğu iddia olunan zararlara karşılık1.000,00 TL tazminatın el atma tarihinden itibaren işletilecek yasalfaiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle bakılandavanın açıldığının görüldüğü;idarenin yürütmekle yükümlü bulunduğu kamuhizmetine ilişkin olarak uygulamaya koyduğu plan ve projeye göremeydana getirdiği yol, kanal, baraj, suyolları, su şebekesi gibitesislerin kurulması, işletilmesi ve bakımısırasında kişilere verdiği zararların tazminiistemiyle açılacak davaların görüm veçözümünün, idari eylem ve işlemlerdendolayı kişisel hakları muhtel olanlar tarafındanaçılacak tam yargı davaları kapsamında yargısaldenetim yapan idari yargı yerine ait olduğu; idarece herhangi birayni hakka müdahalede bulunulduğu, özel mülkiyete konutaşınmaza kamulaştırmasız elatıldığı veya plan ve projeye aykırı işgörüldüğü iddiasıyla açılacakmüdahalenin men’i ve meydana gelen zararın tazminidavalarının ise, mülkiyete tecavüzün önlenmesineve haksız fiillere ilişkin özel hukuk hükümlerinegöre adli yargı yerinde çözümleneceğinin,yerleşik yargısal içtihatlarla kabul edilmişbulunduğu; nitekim, yukarıda belirtilen genel kabuldoğrultusundaki Yargıtay İçtihadı BirleştirmeKumlunun 11.2.1959 günlü E: 1958/17, K: 1959/15 sayılıkararının III. bölümünde, “İstimlaksiz elatma halinde amme teşekkülü İstimlak Kanununa uygun hareketetmeden ferdin malını elinden almış olması sebebiylekanunsuz bir harekette bulunmuş durumdadır. Ve bu bakımdan davaMedeni Kanun hükümlerine giren mülkiyete tecavüzün önlenmesiveya haksız fiil neticesinde meydana gelen zararın tazmini davasıdır.Ve bu bakımdan adliye mahkemesinin vazifesi içindedir.”görüşüne yer verilmiş olduğu; bu durumda,idarenin dava konusu taşınmaza kamulaştırmasız elatmasından doğan zararın tazminine yönelik bulunandavanın haksız fiillere ilişkin özel hukuk hükümlerinegöre görüm ve çözümünün, adliyargı yerinin görevine girdiği; nitekim;Uyuşmazlık Mahkemesi Hukuk Bölümünün 24.12.2012tarih ve E:2012/231 K:2012/ 284 sayılı kararının da buyönde bulunduğu gerekçesiyle; 2247 sayılıUyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve İşleyişiHakkında Kanunun 19. maddesi uyarınca görevli yargı yerininbelirlenmesi için dosyanın Uyuşmazlık Mahkemesinegönderilmesine ve işin incelemesinin bu konuda UyuşmazlıkMahkemesi'nce karar verilinceye kadar ertelenmesine karar vermiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:Uyuşmazlık Mahkemesi Hukuk Bölümü’nün,Serdar ÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında,Üyeler: Eyüp Sabri BAYDAR, Ali ÇOLAK, SıddıkYILDIZ, Nurdane TOPUZ, Ayhan AKARSU ve Mehmet AKBULUT’unkatılımlarıyla yapılan 5.5.2014 günlütoplantısında;
l-İLK İNCELEME: Dosyaüzerinde 2247 sayılı Yasa’nın 27. maddesiuyarınca yapılan incelemeye göre; İdare Mahkemesince, 2247sayılı Yasa’nın 19. maddesine göre başvurudabulunulmuş olduğu, idari yargı dosyasının Mahkemece,ekinde adli yargı dosyası ile birlikte UyuşmazlıkMahkemesi’ne gönderildiği ve usule ilişkin herhangi birnoksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesineoybirliği ile karar verildi.
II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hakim TaşkınÇELİK’in, davanın çözümünde idariyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Mehmet BAYHAN ile DanıştaySavcısı Mehmet Ali GÜMÜŞ’ün davada idariyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, davacıya aityapının, kullanılmadığı, tehlike arzettiğigerekçesiyle idarece, 3194 sayılı Kanunun 39.maddesiuyarınca yıktırılması nedeniyle uğranılanzarara karşılık şimdilik 1.000 TL.nin faiziyle birliktetazmini istemiyle açılmıştır.
5216sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunun 7.maddesininbirinci fıkrasının (z) bendinde, afet riskitaşıyan veya can ve mal güvenliğiaçısından tehlike oluşturan binaları tahliye etme veyıkım konusunda ilçe belediyelerinin talepleri hâlindeher türlü desteği sağlamanın,Büyükşehir belediyesinin görev, yetki vesorumlulukları arasında sayıldığıgörülmüş; 3194 sayılı İmar Kanununun “Yıkılacakderecede tehlikeli yapılar” başlıklı 39.maddesinde,“Bir kısmı veya tamamının yıkılacakderecede tehlikeli olduğu belediye veya valilik tarafından tespitedilen yapıların sahiplerine tehlike derecesine göre bununizalesi için belediye veya valilikçe on gün içindetebligat yapılır. Yapı sahibinin bulunmaması halindebinanın içindekilere tebligat yapılır. Onlar dabulunmazsa tebligat varakası tebliğ yerine kaim olmak üzeretehlikeli yapıya asılır ve keyfiyet muhtarla birlikte birzabıtla tespit edilir.
Tebligatımüteakip süresi içinde yapı sahibi tarafından tamiredilerek veya yıktırılarak tehlike ortadankaldırılmazsa bu işler belediye veya valilikçeyapılır ve masrafı % 20 fazlası ile yapı sahibindentahsil edilir.
Alakalınınfakruhali tevsik olunursa masraf belediye veya valilikçebütçesinden karşılanır. Tehlike durumu o yapıve civarının boşaltılmasını icabettiriyorsamahkeme kararına lüzum kalmaksızın zabıta marifetiylederhal tahliye ettirilir.” hükmüne yer verilmiştir.
3194sayılı Yasanın yukarıda hükmü yazılı39. maddesinde belirtilen sakıncaların, 5216 sayılı Yasakapsamında idarece giderilmesi için idareye kamugücünü kullanma yetkisini tanımakta olup; bu yolda tesisedilen işlemin, idari davaya konu edilebilecek kesin veyürütülmesi zorunlu idari bir işlem olduğutartışmasızdır.
Davadosyasının incelenmesinden, davacıya ait olduğu iddiaedilen Çankaya İlçesi, Çiğdem Mahallesi 1586.Sokak No:20/A kapı nolu yapının camlarınınolmadığı ve içerisine geceleri tinerci ve balicilerin girdiğive tehlike arz ettiği yolundaki yakınmalar ve düzenlenen tespitraporuna istinaden, davalı İdarece alınan EncümenKararıyla yapının, 3194 sayılı Kanunun 39. maddesiuyarınca yıkıldığı; davacı vekili tarafından, davalının, müvekkilinintaşınmaz üzerindeki tasarruf haklarınıkullanmasına engel olduğu, herhangi bir bedel ödemeden gecekonduyuyıktığı, bu durumdan dolayı zararauğradığı ifade edilerek; fazlaya ilişkin haklarısaklı kalmak kaydı ile, taşınmaz bedeli içinşimdilik 1.000 TL.nin, faiziyle birlikte tahsili istemiyle dava açıldığıanlaşılmıştır.
Anayasa’nın 125. maddesininson fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğanzararı ödemekle yükümlü olduğu kuralabağlanmış; 2577 sayılı İdari YargılamaUsulü Kanunu’nun 2/1-b maddesinde, idari eylem ve işlemlerdendolayı hakları ihlal edilenler tarafından açılan tamyargı davaları, idari dava türleri arasındasayılmıştır.
Bu durumda, kamu hizmetiyürüten Belediyenin bu hizmeti yürüttüğüsırada verdiği zararın tazmini istemiyle açılandava, olayda kamu hizmetinin yöntemine ve hukuka uygun olarak yürütülüpyürütülmediğinin, bu hizmetin yürütülmesindehizmet kusuru veya başka nedenle idarenin sorumluluğu bulunupbulunmadığının saptanmasını gerektirmektedir. Buhususların saptanması ise idare hukuku ilkelerine göreyapılabileceğinden, 2577 sayılı Yasa’nın 2/1-bmaddesi kapsamında bulunan tam yargı davasınıngörüm ve çözümünde idari yargı yerigörevli bulunmaktadır.
Belirtilennedenlerle Ankara 5.İdare Mahkemesinin başvurusunun reddi gerekmiştir.
S O N U Ç : Davanınçözümünde İDARİ YARGININ görevliolduğuna, bu nedenle Ankara 5.İdare MahkemesininBAŞVURUSUNUN REDDİNE, 5.5.2014 gününde OYBİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi.
Başkan
Serdar ÖZGÜLDÜR
Üye
Eyüp Sabri
BAYDAR
Üye
Nurdane
TOPUZ
Üye
Ali
ÇOLAK
Üye
Ayhan
AKARSU
Üye
Sıddık
YILDIZ
Üye
Mehmet
AKBULUT
Full & Egal Universal Law Academy