T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2014 / 551
KARAR NO : 2014 / 584
KARAR TR : 5.5.2014
ÖZET : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu uyarınca, eylemin kabahat olduğu değerlendirilerek Cumhuriyet savcısı tara-fından verilen idari para cezasının iptali istemiyle açılan davanın, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı : Ş.G.
Davalılar : 1- BüyükçekmeceCumhuriyet Başsavcılığı
2- Ambarlı Gümrük Müdürlüğü
O L A Y :İstanbul Kaçakçılık İstihbarat ve NarkotikGümrük Muhafaza Müdürlüğü’nce, F.Tekstil Ltd. Şti. unvanlı şirket ile ilgili olarak G.A.K., M.R.Y.,K.Ş., A. K., H.T., M.A., İ.T. ve davacı Ş.G. hakkında 5607sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunuuyarınca yapılan soruşturma sırasında, F. Tekstil Ltd.Şti. adına tescilli 06.05.2010/AN005992, 06.05.2010/AN005980 tarih vesayılı Antrepo beyannamesinde, NYKU342334-5 nolu konteynerde 6.594 kg TGHU338054-0 nolu konteynerde 2.772 kg olmak üzere toplam 9.366 kg tekstil eşyası beyan edildiği, ancak gümrük idaresi tarafındanyapılan incelemede beyanname muhteviyatı eşyaların 9.366 kg olması gerekirken 3.360 kg olduğunun tespit edildiği, böyleceeşyanın beyan edilenden 6.006 kg eksik olduğunun ihbarı üzerine, bu kişilerin kaçakçılık suçunuişlediklerinden bahisle bu suçtan cezalandırılmalarıistemiyle kamu davası açılmış, ayrıca BüyükçekmeceCumhuriyet Başsavcılığı KabahatBürosu’nun, 30.12.2010 gün ve Kabahat Defteri No:2010/1966,Karar No:2010/2489 sayılı kararı ile, serbestdolaşımda bulunmayan Ambarlı GümrükMüdürlüğüne tescilli Antrepo Beyannamesi muhteviyatıeşyaları gümrük işlemine tabi tutmaksızınTürkiye’ye ithal ettiklerinden bahisle, eylemin kabahat olduğudeğerlendirilerek, davacı ve isimleri yukarıda belirtilenkişiler adına 5607 sayılıKaçakçılıkla Mücadele Kanunu’nun3.maddesinin sekizinci ve 4.maddesinin ikinci fıkrası uyarınca ayrıayrı 1.333.687,92 TL idari para cezası verilmiştir.
Davacı,idari yaptırım kararının kaldırılmasıistemiyle adli yargı yerinde itirazda bulunmuştur.
BÜYÜKÇEKMECE1.SULH CEZA MAHKEMESİ; 10.6.2013gün ve D. İş No:2011/300 sayı ile;5607 sayılı Kanunda yapılan değişiklik ilekaçakçılık fiiline ilişkin kabahatlerin 4458sayılı Gümrük Kanunu ile yeniden düzenlendiği vebu Kanunda başvuru yolunun idare mahkemesi olarak gösterildiğigerekçesiyle başvurunun görev yönünden reddine kararvermiş, verilen karar itiraz edilmeden kesinleşmiştir.
Davacı, bu kez aynı istemle idariyargı yerinde dava açmıştır.
İSTANBUL 5. İDAREMAHKEMESİ; 26.3.2014 gün ve E:2013/2383 sayı ile, savcılıktarafından verilen idari yaptırım kararına karşı5326 sayılı Kanun uyarınca sulh ceza mahkemesine itirazedilebileceği açıklanarak, 2247 sayılıUyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve İşleyişiHakkında Kanun’un 19. maddesi uyarınca görevli yargıyerinin belirtilmesi için Uyuşmazlık Mahkemesi'nebaşvurulmasına karar vermiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:
Uyuşmazlık MahkemesiHukuk Bölümü’nün, SerdarÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında,Üyeler: Eyüp Sabri BAYDAR, Ali ÇOLAK, Sıddık YILDIZ,Nurdane TOPUZ, Ayhan AKARSU ve Mehmet AKBULUT’unkatılımlarıyla yapılan 5.5.2014 günlü toplantısında:
l-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247sayılı Yasa’nın 27. maddesi uyarınca yapılanincelemeye göre; Uyuşmazlık Mahkemesi Genel Kurulu’nun11.7.1988 günlü, E:1988/1, K:1988/1 sayılı İlke Kararında,“2247 sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve İşleyişiHakkında Kanunun bütünüyle incelenipdeğerlendirilmesinden, bu Kanunun uygulanması yönünden 2nci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan, ‘cezauyuşmazlıkları’ ibaresinden, savcının ya daşahsi davacının talebi ile başlayan yargılamasısonunda sanığın mahkûmiyetine ya da beraatinehükmedilebilecek davalarda, askeri ve adli ceza mahkemeleri arasındaçıkan görev ve hükümuyuşmazlıklarının anlaşılması, bunun dışındakalan tüm görev uyuşmazlıklarının ‘hukukuyuşmazlığı’ sayılması gerektiğisonucuna varılmaktadır. Uygulanması idari organlarabırakılan cezalar, adli nitelikte olmadığından, bunlarhakkında yapılan itirazlar ya da açılan davalar‘ceza davası’ olarak nitelendirilemezler. İdariniteliklerinden dolayı bu davalara ilişkin görev vehüküm uyuşmazlıklarının UyuşmazlıkMahkemesinin Hukuk Bölümünde incelenipçözümlenmesi gerektiği...”açıkçabelirtilmiştir. Bu durum göz önüne alındığında,olay bölümünde yazılı başvuru konusu görevuyuşmazlığının Hukuk Bölümündeincelenmesi gerektiği kuşkusuzdur.
İdari yargı yerince,2247 sayılı Yasa’nın 19. maddesine görebaşvuruda bulunulmuş olduğu, idari yargıdosyasının, Mahkemece ekinde adli yargı dosyası da teminedilmek suretiyle Uyuşmazlık Mahkemesi’negönderildiği ve usule ilişkin işlemlerde herhangi birnoksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hakim Gülten FatmaBÜYÜKEREN’in, davanın çözümünde adliyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Mehmet BAYHAN ile DanıştaySavcısı Mehmet Ali GÜMÜŞ’ün adliyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, 5607 sayılıKaçakçılıkla Mücadele Kanunu’nun 3.maddesinin sekizinci ve 4.maddesinin ikinci fıkrasıuyarınca verilen idari para cezasınınkaldırılması istemiyle açıl-mıştır.
5607 sayılıKanun’un “Suçlar ve Kabahatler”başlığı altında düzenlenen 3. maddesinin sekizincifıkrasında, “Antrepo veya geçici depolama yerlerindekiserbest dolaşımda bulunmayan eşyayı, gümrükidaresinin izni olmadan kısmen veya tamamen çıkaran veyadeğiştiren kişiye, eşyanın gümrüklenmişdeğerinin iki katı idari para cezası verilir ”, 4.maddesininikinci fıkrasında, “Bu Kanunda tanımlanansuçların ve kabahatlerin, üç veya daha fazla kişitarafından birlikte işlenmesi halinde, verilecek ceza yarıoranında artırılır”, “Yetkili merciler”başlığı altında düzenlenen 17. maddesinin birincifıkrasında, “Bu Kanun hükümlerine göre idaripara cezasına karar vermeye Cumhuriyet savcısı, 14üncü madde hükümlerine göre mülkiyetin kamuyageçirilmesine ise Cumhuriyet savcısının talebiüzerine, sulh ceza mahkemesi yetkilidir. Bu kararlara karşı,30/3/2005 tarihli ve 5326 sayılı Kabahatler Kanunuhükümlerine göre kanun yoluna başvurulabilir”denilmekte iken; Kanunun 3. maddesinin başlığı“Kaçakçılık suçları”, maddeninsekizinci fıkrası ise, “ İhracı kanun gereğiyasak olan eşyayı ülkeden çıkaran kişi fiildaha ağır cezayı gerektiren başka bir suçoluşturmadığı takdirde altı aydan iki yıla kadar hapisve beş bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır”şeklinde 28.3.2013 gün ve 6455 sayılı Kanunun 54. maddesiile yeniden düzenlenmiş, 4.maddesinin ikinci fıkrasında yeralan “ve kabahatlerin” ibareleri, aynı Kanu-nun 55.maddesiyle madde metninden çıkarılmış, aynıKanunun 66. maddesiyle 17. maddesinin birinci fıkrasıyürürlükten kaldırılmış, aynı Kanunun64. maddesi ile düzenlenen geçici 8. maddesinin ikinci fıkrasındaise, “Bu Kanunun yayımı tarihinden önce işlenen buKanuna muhalefet kabahatlerinde, lehe hükümlerin uygulanmasıusulü 5252 sayılı Kanunun 9 uncu maddesi hükmüne göreyapılır” hükmü yeralmıştır.
4458 sayılıGümrük Kanunu’nun 235.maddesinde, “ Teminatalınmış olsa bile, gümrük işlemlerinebaşlanmadan veya bu işlemler bitirilip gümrük idaresininizni alınmadan antrepolardan veya gümrük idaresince eşyakonulmasına izin verilen yerlerden kısmen veya tamamen eşyaçıkarılması halinde,çıkarılan eşyanınithalat veya ihracat vergilerinin yanı sıra,bu vergilerinüç katı para cezası alınır ” denilmekteiken, madde;
“ 1.Serbest dolaşıma giriş rejimine tabi tutulan eşyayailişkin olarak, yapılan beyan ile muayene ve denetleme veya teslimdensonra kontrol sonucunda;
a)Eşyanın genel düzenleyici idari işlemlerle ithalininyasaklanmış olduğunun tespiti halinde, eşyanıngümrük vergilerinin alınmasının yanı sıra,gümrüklenmiş değerinin dört katı idari paracezası verilir.
b) (a)bendindeki eşyanın değersiz, artık veya atık maddeolması durumunda, idari para cezası; dökme halinde geleneşya için ton başına otuz bin Türk Lirası,ambalajlı gelmesi halinde kap başına altı yüz TürkLirası olarak hesaplanır ve eşya yurtdışı edilir.
c)Eşyanın ithali, lisansa, şarta, izne, kısıntıyaveya belli kuruluşların vereceği uygunluk veya yeterlilikbelgesine tabi olduğu halde uygunluk ve yeterlilik belgesine tabideğilmiş veya belge alınmış gibi beyan edildiğinintespit edilmesi halinde, eşyanın gümrük vergilerininyanı sıra, eşyanın gümrüklenmişdeğerinin iki katı idari para cezası verilir.
d) (c)bendindeki eşyanın değersiz, artık veya atık maddeolması durumunda, idari para cezası; dökme halinde geleneşya için ton başına sekiz bin Türk Lirası,ambalajlı gelmesi halinde kap başına iki yüz TürkLirası olarak hesaplanır ve eşya yurtdışı edilir.
2.İhracat rejimine tabi tutulan eşyaya ilişkin olarak,yapılan beyan ile muayene ve denetleme veya kontrol sonucunda;
a)Eşyanın genel düzenleyici idari işlemlerleihracının yasaklanmış olduğunun tespiti halinde,eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katıidari para cezası verilir.
b)Eşyanın ihracı, lisansa, şarta, izne,kısıntıya veya belli kuruluşların vereceğiuygunluk veya yeterlilik belgesine tabi olduğu halde uygunluk veyeterlilik belgesine tabi değilmiş veya belge alınmışgibi beyan edildiğinin tespit edilmesi halinde, eşyanın gümrüklenmişdeğeri kadar idari para cezası verilir.
3. Yolcuların,gümrük mevzuatına göre kişisel ve hediyelik eşyakapsamı dışında olup beyanlarına aykırıolarak üzerlerinde, eşyası arasında veya taşımaaraçlarında çıkan ya da başkasına aitolduğu halde kendi eşyasıymış gibi gösterdiklerieşyanın gümrük vergileri iki kat olarak alınır veeşya sahibine teslim edilir. Gümrük vergileriödenmediği takdirde, eşya gümrüğe terkedilmiş sayılır.
4. Birincifıkranın (a) ve (c) bentlerinde belirtilen eşyaya el konularakmülkiyetinin kamuya geçirilmesine karar verilir ve eşya 177ila 180 inci madde hükümlerine göre tasfiyeye tabi tutulur.
5.Türkiye Gümrük Bölgesine getirilen ve transit rejimbeyanında bulunulan serbest dolaşımda olmayan eşyanın,beyan edilenden belirgin bir şekilde farklı cinste eşyaolduğunun tespiti halinde, farklı çıkan eşyanıngümrüklenmiş değerinin iki katı idari para cezasıverilir ” şeklinde28/3/2013 gün ve 6455 sayılı Kanun’un 12maddesi ile yeniden düzenlenmek suretiyle, 5607 sayılıKanun’da kaçakçılık fiillerine ilişkinkabahatlerle ilgili düzenlemeler tamamen ortadankaldırılmış, 4458 sayılı Kanun ilekaçakçılık fiillerine ilişkin kabahatler yenidendüzenlenmiştir. Bu Kanun’un “ İtirazlar ”başlığı altında düzenlenen 242.maddesinde ise,“1. Yükümlüler kendilerine tebliğ edilengümrük vergileri, cezalar ve idari kararlara karşıtebliğ tarihinden itibaren onbeş gün içinde bir üstmakama, üst makam yoksa aynı makama verecekleri bir dilekçeile itiraz edebilir.
2. İdareye intikal edenitirazlar otuz gün içinde karara bağlanarak ilgili kişiyetebliğ edilir.
3. İtirazdilekçelerinin süresi içinde yanlış makamaverilmesi halinde, itiraz süresinde yapılmışsayılır ve idarece yetkili makama ulaştırılır.
4. İtirazın reddi kararlarına karşı işleminyapıldığı yerdeki idari yargı mercilerinebaşvurulabilir ” hükmü yer almıştır.
30.3.2005gün ve 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun “Cumhuriyet savcısının karar vermeyetkisi ” başlığını taşıyan 23. maddesindeise, “(1) Cumhuriyetsavcısı, kanunda açıkça hüküm bulunanhallerde bir kabahat dolayısıyla idarî yaptırım kararıvermeye yetkilidir.
(2) Birsuç dolayısıyla başlatılan soruşturmakapsamında bir kabahatin işlendiğini öğrenmesi halindeCumhuriyet savcısı durumu ilgili kamu kurum ve kuruluşunabildirebileceği gibi, kendisi de idarî yaptırımkararı verebilir.
(3) Soruşturma konusufiilin kabahat oluşturduğunun anlaşılması halindeCumhuriyet savcısı bu nedenle idarî yaptırımkararı verir. Ancak, bunun için ilgili kamu kurum ve kuruluşutarafından idarî yaptırım kararı verilmemişolması gerekir” denilmiş; aynı Kanun’un“Başvuru yolu” başlığı altındadüzenlenen 27. maddesinin altıncı fıkrasında,“Soruşturma konusu fiilin suç değil de kabahatoluşturduğu gerekçesiyle idari yaptırım kararıverilmesi halinde; kovuşturmaya yer olmadığı kararınaitiraz edildiği takdirde, idari yaptırım kararınakarşı başvuru da bu itiraz merciinde incelenir” ;
5252 sayılı“Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama ŞekliHakkında Kanun”un, “Lehe olan hükümlerinuygulanmasında usul” başlığı altındadüzenlenen 9. maddesinde ise,
“ ….. (3) Lehe olan hüküm,önceki ve sonraki kanunların ilgili bütünhükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkansonuçların birbirleriylekarşılaştırılması suretiyle belirlenir ” hükmüyer almıştır.
Dosyanın incelenmesinden, İstanbul Kaçakçılıkİstihbarat ve Narkotik Gümrük MuhafazaMüdürlüğü’nce, F. Tekstil Ltd. Şti.unvanlı şirket ile ilgili olarak aralarında davacıŞeref Güllü’nün de bulunduğu kişilerhakkında, 5607 sayılı KaçakçılıklaMücadele Kanunu uyarınca yapılan soruşturmasırasında, şirket adına tescilli antrepobeyannamesinde 9.366 kg tekstil eşyası beyan edildiği haldegümrük idaresi tarafından yapılan incelemede beyannamemuhteviyatı eşyaların 9.366 kg olması gerekirken 3.360 kg olduğunun tespit edilmesi üzerine yapılan ihbar sonucunda, BüyükçekmeceCumhuriyet Başsavcılığınca bu kişiler iledavacı Şeref Güllü’nün kaçakçılıksuçunu işlediklerinden bahisle cezalandırılmalarıistemiyle kamu davası açılmış, ayrıca BüyükçekmeceCumhuriyet Başsavcılığı KabahatBürosu’nun, 30.12.2010 gün ve Kabahat DefteriNo:2010/1966, Karar No:2010/2489 sayılı kararı ile, serbestdolaşımda bulunmayan Ambarlı GümrükMüdürlüğüne tescilli Antrepo Beyannamesimuhteviyatı eşyaları gümrük işlemine tabitutmaksızın Türkiye’ye ithal ettiklerinden bahisle,eylemin kabahat olduğu değerlendirilerek, 5607 sayılıKaçakçılıkla Mücadele Kanunu’nun3.maddesinin sekizinci ve 4.maddesinin ikinci fıkrası uyarınca ayrıayrı 1.333.687,92 TL idari para cezası ilecezalandırılmalarına karar verildiğianlaşılmıştır.
30.3.2005 gün ve 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 6.12.2006gün ve 5560 sayılı Yasa’nın 31. maddesiyledeğiştirilen 3. maddesinde, “ (1) Bu Kanunun;
a)İdarî yaptırım kararlarına karşı kanunyoluna ilişkin hükümleri, diğer kanunlarda aksinehüküm bulunmaması halinde,
b)Diğer genel hükümleri, idarî para cezası veyamülkiyetin kamuya geçirilmesi yaptırımınıgerektiren bütün fiiller hakkında,
uygulanır”;Kanunun “Başvuru yolu” başlıklı 27.maddesinin 1. fıkrasında ise “idari para cezası vemülkiyetin kamuya geçirilmesine ilişkin idariyaptırım kararına karşı, kararın tebliğiveya tefhimi tarihinden itibaren en geç onbeş güniçinde, sulh ceza mahkemesine başvurulabilir. Bu süreiçinde başvurunun yapılmamış olması halindeidari yaptırım kararı kesinleşir” düzenlemeleriyer almıştır.
Budüzenlemelere göre; Kabahatler Kanunu’nun, idarîyaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkinhükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hükümbulunmaması halinde uygula-nacağı; diğer kanunlardagörevli mahkemenin gösterilmesi durumunda iseuygulanmayacağı anlaşılmaktadır.
Görev kuralları kamu düzenine ilişkin olduğundan,görev konusunda taraflar için bir müktesep hakdoğmayacağı; bu nedenle, yeni bir yasayla kabul edilengörev kurallarının, geçmişe de etkiliolacağı, bilinen bir genel hukuk ilkesidir.
Davanın açıldığı andaki kurallara göregörevli olan mahkeme, yeni bir yasa ile görevsiz hale gelmişise, (davanın açıldığı anda görevli olanve fakat yeni yasaya göre görevsiz hale gelen) mahkemeningörevsizlik kararı vermesi gerekeceği; ancak, yeni yasadakigörev kuralının, değişikliğinyürürlüğe girmesinden sonra açılacak davalardauygulanacağına dair intikal hükümlerinin varlığıhalinde, mahkemece görevsizlik kararı verilemeyeceğiaçıktır.
Diğertaraftan, dava görevsiz mahkemede açılmış, busırada yapılan bir kanun değişikliği ile görevsizmahkeme o dava için görevli hale gelmiş ise, mahkeme,artık görevsizlik kararı veremeyip (yeni kanuna göregörevli hale geldiği için) davaya bakmaya devam etmesigerekir.
İncelenen uyuşmazlıkta,5607 sayılı Kanunun olay tarihinde yürürlükte bulunanmaddesi ve yapılan soruşturma sırasında soruşturmakonusunun suç olmayıp, kabahat olduğu değerlendirilerek,5326 sayılı Kanun uyarınca Cumhuriyet Savcısıtarafından davacıya verilen idari para cezasının, 5326sayılı Kanun’un 16. maddesinde belirtilen idariyaptırım türlerinden biri olduğu ve KabahatlerKanunu’nun 5560 sayılı Kanun’la değişik 3.maddesinde belirtildiği üzere, idarî yaptırımkararlarına karşı kanun yoluna ilişkinhükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hükümbulunmaması halinde uygulanacağı nedeniyle, görevlimahkemenin belirlenmesinde 5326 sayılı Kanun hükümlerinindikkate alınacağı, anılan Kanunun 27. maddesinin (1)numaralı bendi uyarınca ve aynı maddenin altıncıfıkrasında, soruşturma konusu fiilin suç değil dekabahat oluşturduğu gerekçesiyle idari yaptırımkararı verilmesi halinde; kovuşturmaya yer olmadığıkararına itiraz edildiği takdirde, idari yaptırımkararına karşı başvurunun da bu itiraz merciindeinceleneceği açıkça belirtildiğinden, 5607sayılı Kanun’un 28.3.2013 gün ve 6455 sayılıKanunun 64. maddesi ile düzenlenen geçici 8. maddesinin ikincifıkrasında da, bu Kanunun yayımı tarihinden önceişlenen bu Kanuna muhalefet kabahatlerinde, lehe hükümlerinuygulanması usulünün 5252 sayılı Kanunun 9 uncumaddesi hükmüne göre yapılacağı düzenlendiğinden,davanın görüm ve çözümünde adli yargıyerinin görevli olduğu sonucuna varılmıştır.
Açıklanannedenlerle, İstanbul 5.İdare Mahkemesi’nce yapılanbaşvurunun kabulü ile, Büyükçekmece1. Sulh Ceza Mahkemesi’nce verilen görevsizlikkararının kaldırılması gerekmiştir.
S O N UÇ : Davanın çözümündeADLİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle İstanbul 5.İdareMahkemesi’nce yapılan BAŞVURUNUN KABULÜ ile, Büyükçekmece 1. Sulh Ceza Mahkemenin10.6.2013 gün ve D. İş No:2011/300 sayılı GÖREVSİZLİKKARARININ KALDIRILMASINA, 5.5.2014 günündeOYBİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi.
Başkan
Serdar ÖZGÜLDÜR
Üye
Eyüp Sabri
BAYDAR
Üye
Nurdane
TOPUZ
Üye
Ali
ÇOLAK
Üye
Ayhan
AKARSU
Üye
Sıddık
YILDIZ
Üye
Mehmet
AKBULUT
Full & Egal Universal Law Academy