T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2014 / 534
KARAR NO : 2014 / 571
KARAR TR : 5.5.2014
ÖZET : 4857 sayılı İş Kanunu uyarınca verilen idari para cezasına karşı açılan davanın, ADLİ YARGI YERİNDE çözüm-lenmesi gerektiği hk. K A R A R Davacı : A.A. Vekili : Av.M.E. Davalı : Türkiye İş KurumuGenel Müdürlüğü Vekili : Av.E.T.P. O L A Y : Türkiye İş KurumuGenel Müdürlüğü Afyonkarahisar Çalışmave İş Kurumu İlMüdürlüğü’nün 10.7.2013 gün ve 82522397-858-3943 sayılıişlemi ile,işyeri ile ilgili olarak şikayetleri incelemek üzere talepedilen bilgi ve belgeleri göndermediği, bilgi ve belgeleringönderilmemesi nedeniyle şikayetle ilgili olarak yapılan davete icabet etme-diğinden bahisle,davacı adına 4857 sayılı İş Kanunu’nun 92.maddesineaykırılık nedeniyle aynı Kanun’un 107/a maddesiuyarınca 11.721 TL idari para cezası verilmiştir. Davacı vekili, idari paracezasına karşı adli yargı yerinde itirazdabulunmuştur. AFYONKARAHİSAR 1. SULH CEZAMAHKEMESİ: 6.8.2013 gün ve D.İş:2013/576 sayı ile, 5510sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık SigortasıKanunu uyarınca verilen idari para cezalarına karşı idaremahkemesine itiraz edilebileceği gerekçesiyle görevsizlikkararı vermiş, davalı tarafından yapılan itiraz Afyonkarahisar2. Asliye Ceza Mahkemesi’nce kesin olarak reddedilmiştir. Davacı vekili, bu kez aynıistemle idari yargı yerinde dava açmıştır. AFYONKARAHİSAR İDAREMAHKEMESİ: 20.2.2014 gün ve E:2013/539 sayı ile, 4857sayılı Kanun ile 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nunilgili hükümleri uyarınca davanınçözümünün adli yargı yerine ait olduğugerekçesiyle 2247 sayılı Uyuşmazlık MahkemesininKuruluş ve İşleyişi Hakkında Kanun’un 19.maddesi uyarınca görevli yargı yerinin belirtilmesi içinUyuşmazlık Mahkemesi'ne başvurulmasına ve işinincelenmesinin Uyuşmazlık Mahkemesi’nin karar vermesinedeğin ertelenmesine karar vermiştir. İNCELEME VE GEREKÇE: Uyuşmazlık MahkemesiHukuk Bölümü’nün, SerdarÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında,Üyeler: Eyüp Sabri BAYDAR, Ali ÇOLAK, Sıddık YILDIZ,Nurdane TOPUZ, Ayhan AKARSU ve Mehmet AKBULUT’unkatılımlarıyla yapılan 5.5.2014 günlütoplantısında: l-İLK İNCELEME:Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın 27. maddesiuyarınca yapılan incelemeye göre; UyuşmazlıkMahkemesi Genel Kurulunun 11.7.1988 günlü, E:1988/1, K:1988/1sayılı İlke Kararında, “2247 sayılıUyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve İşleyişiHakkında Kanunun bütünüyle incelenipdeğerlendirilmesinden, bu Kanunun uygulanması yönünden 2nci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan, ‘cezauyuşmazlıkları’ ibaresinden, savcının ya daşahsi davacının talebi ile başlayan yargılamasısonunda sanığın mahkumiyetine ya da beraatinehükmedilebilecek davalarda, askeri ve adli ceza mahkemeleri arasındaçıkan görev ve hükümuyuşmazlıklarının anlaşılması, bunundışında kalan tüm görevuyuşmazlıklarının ‘hukuk uyuşmazlığı’sayılması gerektiği sonucuna varılmaktadır.Uygulanması idari organlara bırakılan cezalar, adli nitelikte olmadığından,bunlar hakkında yapılan itirazlar ya da açılan davalar‘ceza davası’ olarak nitelendirilemezler. İdariniteliklerinden dolayı bu davalara ilişkin görev ve hükümuyuşmazlıklarının Uyuşmazlık Mahkemesinin HukukBölümünde incelenip çözümlenmesi gerektiği…”açıkça belirtilmiştir. Bu durum gözönüne alındığında, olay bölümündeyazılı başvuru konusu görevuyuşmazlığının Hukuk Bölümündeincelenmesi gerektiği kuşkusuzdur. İdari yargı yerince,2247 sayılı Yasa’nın 19. maddesine görebaşvuruda bulunulmuş olduğu, idari yargıdosyasının, Mahkemece ekinde adli yargı dosyası da teminedilmek suretiyle Uyuşmazlık Mahkemesi’negönderildiği ve usule ilişkin işlemlerde herhangi birnoksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi. II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hakim Gülten FatmaBÜYÜKEREN’in, davanın çözümünde adliyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Mehmet BAYHAN ile DanıştaySavcısı Mehmet Ali GÜMÜŞ’ün adliyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, 4857 sayılıKanun’un 92.maddesineaykırılık nedeniyle aynı Kanun’un 107/a maddesi uyarıncaverilen idari paracezasının kaldırılması istemiyleaçılmıştır. 4857 sayılı İşKanunu’nun, “Yetkili makam ve memurlar”başlığı altında düzenlenen 92. maddesinde,“91 inci madde hükmünün uygulanması içiniş hayatının izlenmesi, denetlenmesi ve teftişiyleödevli olan iş müfettişleri, işyerlerini veeklentilerini, işin yürütülmesi tarzını ve ilgilibelgeleri, araç ve gereçleri, cihaz ve makineleri, ham veişlenmiş maddelerle, iş için gerekli olan malzemeyi 93üncü maddede yazılı esaslara uyarak gerektiğizamanlarda ve işçilerin yaşamına,sağlığına, güvenliğine, eğitimine,dinlenmesine veya oturup yatmasına ilişkin tesis ve tertipleri herzaman görmek, araştırmak ve incelemek ve bu Kanunla suçsayılan eylemlere rastladığı zaman bu husustaÇalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığıtarafından çıkarılacak İş TeftişiTüzüğünde açıklanan şekillerde bu halleriönlemek yetkisine sahiptirler. (Değişik ikinci fıkra:13/2/2011-6111/78 md.) Teftiş,denetleme ve incelemeler sırasında işverenler,işçiler ve bu işle ilgili görülen başkakişiler izleme, denetleme ve teftişle görevli işmüfettişleri ve işçi şikayetlerini inceleyenbölge müdürlüğü memurları tarafındançağrıldıkları zaman gelmek, ifade ve bilgi vermek,gerekli olan belge ve delilleri getirip göstermek ve vermek; işmüfettişlerinin birinci fıkrada yazılıgörevlerini yapmaları için kendilerine her çeşitkolaylığı göstermek, bu yoldaki isteklerinigeciktirmeksizin yerine getirmekle yükümlüdürler”,107.maddesinde, “Bu Kanunun; a) 92 nci maddesinin ikinci fıkrasındakiyükümlülüklerini yerine getirmeyen, b) 96 ncı maddesindeki yasaklara uymayan, işveren veya işveren vekiline sekiz bin Türk Lirasıidarî para cezası verilir. İş müfettişlerinin bu Kanundan veya diğer kanunlardandoğan her çeşit teftiş denetleme yetki ve görevlerigereğince görevlerinin yerine getirilmesi sırasında, görevleriniyapma ve sonuçlandırmaya engel olan kimselere, fiil suçoluşturmadığı takdirde, sekiz bin Türk Lirasıidarî para cezası verilir” denilmiş, 108. maddesininikinci fıkrasında, bu cezalara karşı tebliğ tarihindenitibaren en geç yedi gün içinde yetkili idare mahkemesineitiraz edilebileceği öngörülmüşken, 8.2.2008gün ve 26781 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 23.1.2008gün ve 5728 sayılı Kanun’un 578. maddesinin ööbendi ile, 22.5.2003 tarihli ve 4857 sayılı Kanun’un 108 incimaddesinin ikinci fıkrası yürürlüktenkaldırılmış; anılan madde 15.5.2008 tarihli 5763sayılı Kanun’un 10. maddesiyle, “Bu Kanundaöngörülen idari para cezaları, 101 ve 106 ncımaddelerdeki idari para cezaları hariç, gerekçesibelirtilmek suretiyle Çalışma ve Sosyal GüvenlikBakanlığı Bölge Müdürünce verilir. 101 ve106 ıncı maddeler kapsamındaki idari para cezaları isedoğrudan Türkiye İş Kurumu İl Müdürütarafından verilir ve genel esaslara göre tahsil edilir. 106 ncımaddeye göre verilecek idari para cezası için, 4904sayılı Kanunun 20 nci maddesinin (h) bendindeki tutar esas alınır”şeklinde değiştirilmiş; madde hükmü 26.5.2008tarihinde yürürlüğe girmiş; son olarak maddenin ikincicümlesi, 25.2.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6111sayılı Kanun’un 79. maddesiyle “101 inci ve 106 ncımaddeler kapsamındaki idari para cezaları ise doğrudanTürkiye İş Kurumu il müdürü tarafından;birden fazla ilde işyerleri bulunan işverenlere uygulanacak idaripara cezası ise işyerlerinin merkezinin bulunduğu yerdekiTürkiye İş Kurumu il müdürünce verilir ve genelesaslara göre tahsil edilir” şeklindedeğiştirilmiştir. 4857 sayılı İşKanunu’nda idari para cezasına karşı kanun yolunailişkin bir düzenleme yer almamaktadır. Öte yandan; 30.3.2005 gün ve5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 6.12.2006 gün ve 5560sayılı Yasa’nın 31. maddesiyle değiştirilen 3.maddesinde, “ (1) Bu Kanunun; a)İdarî yaptırım kararlarına karşı kanunyoluna ilişkin hükümleri, diğer kanunlarda aksinehüküm bulunmaması halinde, b)Diğer genel hükümleri, idarî para cezası veyamülkiyetin kamuya geçirilmesi yaptırımınıgerektiren bütün fiiller hakkında, uygulanır”;Kanunun “Başvuru yolu” başlıklı 27. maddesinin1. fıkrasında ise, “İdari para cezası vemülkiyetin kamuya geçirilmesine ilişkin idariyaptırım kararına karşı, kararın tebliğiveya tefhimi tarihinden itibaren en geç onbeş güniçinde, sulh ceza mahkemesine başvurulabilir. Bu süre içindebaşvurunun yapılmamış olması halinde idariyaptırım kararı kesinleşir” düzenlemeleri yeralmıştır. Budüzenlemelere göre; Kabahatler Kanunu’nun, idarîyaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkinhükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmamasıhalinde uygulanacağı; diğer kanunlarda görevli mahkemeningösterilmesi durumunda ise uygulanmayacağıanlaşılmaktadır. Görevkuralları kamu düzenine ilişkin olduğundan, görevkonusunda taraflar için bir müktesep hakdoğmayacağı; bu nedenle, yeni bir yasayla kabul edilengörev kurallarının, geçmişe de etkiliolacağı, bilinen bir genel hukuk ilkesidir. Davanın açıldığı andaki kurallara göregörevli olan mahkeme, yeni bir yasa ile görevsiz hale gelmişise, (davanın açıldığı anda görevli olanve fakat yeni yasaya göre görevsiz hale gelen) mahkemeningörevsizlik kararı vermesi gerekeceği; ancak, yeni yasadakigörev kuralının, değişikliğinyürürlüğe girmesinden sonra açılacak davalardauygulanacağına dair intikal hükümlerininvarlığı halinde, mahkemece görevsizlik kararıverilemeyeceği açıktır. Diğer taraftan, dava görevsiz mahkemedeaçılmış, bu sırada yapılan bir kanundeğişikliği ile görevsiz mahkeme o dava içingörevli hale gelmiş ise, mahkeme, artık görevsizlikkararı veremeyip (yeni kanuna göre görevli hale geldiğiiçin) davaya bakmaya devam etmesi gerekir. İncelenen uyuşmazlıkta, öngörülen idari paracezasının 4857 sayılı İş Kanunu uyarıncaverildiği ve 5326 sayılı Kanun’un 16. maddesindebelirtilen idari yaptırım türlerinden biri olduğu, 4857sayılı İş Kanunu’nda da idari para cezasınaitiraz konusunda görevli mahke-menin gösterilmediğianlaşılmıştır. Bu durumda, Kabahatler Kanunu’nun3. maddesinde belirtildiği üzere, idari yaptırımkararlarına karşı kanun yoluna ilişkin hükümlerinin,diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmaması halindeuygulanacak olması nedeniyle, görevli mahkemenin belirlenmesinde 5326sayılı Yasa hükümleri dikkate alınacağından,idari para cezasına karşı açılan davanıngörüm ve çözümünde, anılan Kanunun 27. maddesinin(1) numaralı bendi uyarınca adli yargıyerinin görevli olduğu sonucuna varılmıştır. Açıklanannedenlerle, Afyonkarahisar İdare Mahkemesince yapılan başvurununkabulü ile, Afyonkarahisar 1. Sulh Ceza Mahkemesince verilengörevsizlik kararının kaldırılması gerekmiştir. S O N U Ç : Davanınçözümünde ADLİ YARGININ görevli olduğuna,bu nedenle Afyonkarahisar İdare Mahkemesince yapılan BAŞVURUNUNKABULÜ ile, Afyonkarahisar 1. Sulh Ceza Mahkemesi’nin 6.8.2013gün ve D.İş:2013/576 sayılıGÖREVSİZLİK KARARININKALDIRILMASINA, 5.5.2014 gününde OY BİRLİĞİİLE KESİN OLARAK karar verildi. Başkan Serdar ÖZGÜLDÜR Üye Eyüp Sabri BAYDAR Üye Nurdane TOPUZ Üye Ali ÇOLAK Üye Ayhan AKARSU Üye Sıddık YILDIZ Üye Mehmet AKBULUT
Full & Egal Universal Law Academy