T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2014 / 523
KARAR NO : 2014 / 561
KARAR TR : 5.5.2014
ÖZET : Davacının taşınmazı üzerinde konulan kısıtlamanın (hukuki el atmanın) yol açtığı öne sürülen zararın tazmini istemiyle açılan davanın imar planından kaynaklanan tazminat davaları kapsamında, İDARİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacılar : 1- S.D.
2- S.D.
3- Y.D.
4- E.D.
Vekili : Av. D.D.
Davalılar : 1- Zeytinburnu BelediyeBaşkanlığı
Vekili : Av. G.C.B.
2- İstanbul Büyükşehir BelediyeBaşkanlığı
Vekili : Av. G.B.
OL A Y : Davacılar vekili davadilekçesinde özetle;
“…Müvekkilimdavacılar İstanbul ili, Zeytinburnu İlçesi Merkez Efendi Mah.502 pafta 2965 ada 4 parsel sayılı taşınmazın malikibulunmaktadırlar.
Müvekkilleriminmaliki bulunduğu taşınmaza davalı idarelercekamulaştırmasız el atılması nedeni ile birkısım davacılar tarafından miktar,bedele ve talebimizeilişkin fazlaya ait talep ve dava haklarımız saklı kalarakikame ettiğimiz kamulaştırmasız el atmadan doğantazminat davamızda Bakırköy 3.Asliye Hukuk Mahkemesi’nin2010/138 Esas sayılı dosyası ile yapılan yargılamadamahkemece davanın reddine karar verilmiş ise de, YüceYargıtay 5.Hukuk Dairesinin 2012/3278 Esas 2012/7681 Kararsayılı kararı ile yerel mahkeme kararınınBozulmasına karar verilmiş olmakla, Bakırköy 3.Asliye HukukMahkemesinin dosyası 2012/234 Esas sayısınıalmıştır.
Davalıidarelerce müvekkilim davacıların maliki ve hissedarıoldukları taşınmaza kamulaştırmasız elatılması nedeni ile fazlaya ait talep ve dava haklarımızsaklı kalarak iş bu davayı ikame etmek zarureti hasılolmuştur.” demek suretiyle fazlaya ilişkin haklarını saklıtutarak davacıların maliki bulundukları İstanbul ili,Zeytinburnu İlçesi Merkez Efendi Mah. 502 pafta, 2965 ada, 4 parselsayılı taşınmaza kamulaştırmasız elatıldığından bahisle, 10.300.000,00 TL nindavalılardan müştereken ve müteselsilen yasal faizi ilebirlikte tahsili ile davacılara payları oranındaödenmesine, davanın fiili ve hukuki irtibat nedeniyleBakırköy 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin E:2012/234 sayılıdosyası ile birleştirilmesine karar verilmesi istemiyle adliyargı yerinde dava açmıştır.
DavalılardanZeytinburnu Belediye Başkanlığı vekili süresiiçerisinde sunduğu cevap dilekçesinde özetle,görev itirazında bulunmuştur.
Bakırköy3. Asliye Hukuk Mahkemesi: 17.12.2013 gün ve E:2012/260 sayı ile,davalı Zeytinburnu Belediye Başkanlığı vekilinin görevitirazının reddine karar vermiştir.
DavalılardanZeytinburnu Belediye Başkanlığı vekilinin, idari yargıyararına olumlu görev uyuşmazlığıçıkartılması yolunda süresi içinde verdiğidilekçe üzerine, dava dosyasının onaylı birörneği Danıştay Başsavcılığı'nagönderilmiştir.
DanıştayBaşsavcısı; İdarelerin 3194 sayılı İmarKanunu’nun 8'inci maddesi uyarınca tek yanlı iradeaçıklamaları ile tesis ettikleri, genel ve düzenleyiciimar planları ile bu planlara dayanılarak tesis edilen parselasyon,kamulaştırma, ruhsat gibi bireysel işlemler, "idariişlem, bu imar planı uyarınca yapmak zorunda olduklarıprogram ve uygulamaları bunun için gerekli zamandagerçekleştirmemeleri yani, bu konudaki hareketsizliklerin de, idarieylem niteliği taşıdığını belirterek,davanın 2577 sayılı İdari Yargılama UsulüKanunu'nun 2'nci maddesinin 1'inci fıkrasının (b) bendinde yeralan "idari eylem ve işlemlerden dolayı kişiselhakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tamyargı davaları," hükmü gereğince idari yargıyerinde görülmesinin gerektiği belirtilerek, 2247sayılı Yasa'nın 10'uncu maddesi uyarınca, olumlu görevuyuşmazlığı çıkarılmasına vedosyanın Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesine kararvermiştir.
İNCELEME VEGEREKÇE :
UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, SerdarÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında,Üyeler: Eyüp Sabri BAYDAR, Ali ÇOLAK, Sıddık YILDIZ,Nurdane TOPUZ, Ayhan AKARSU ve Mehmet AKBULUT’unkatılımlarıyla yapılan 5.5.2014 günlütoplantısında:
l-İLKİNCELEME: Başvuru yazısı ve dava dosyasıörneği üzerinde 2247 sayılı Yasa'nın 27. maddesigereğince yapılan incelemeye göre, davalılardan ZeytinburnuBelediye Başkanlığı vekilinin anılan Yasanın10/2.maddesinde öngörülen yönteme uygun olarak yaptığıgörev itirazının reddedilmesi ve dahi 12/1.maddede belirtilensüre içinde başvuruda bulunması üzerineDanıştay Başsavcısı'nca, davalı Zeytinburnu BelediyeBaşkanlığı açısından, 10.maddedeöngörülen biçimde, olumlu görevuyuşmazlığı çıkarıldığıanlaşılmaktadır.
II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hakim Selim ŞamilKAYNAK’ın, davanın çözümünde idariyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Mehmet BAYHAN ile DanıştaySavcısı Mehmet Ali GÜMÜŞ’ün davada idariyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava,davacıların taşınmazına kamulaştırmasızel atıldığı belirtilerek, fazlaya ilişkin haklarısaklı kalmak kaydı ile şimdilik 10.300.000,00 TL’nin faiziile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilinekarar verilmesi istemiyle açılmıştır.
Bakırköy3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 22.06.2012 gün ve E:2012/234,K:2012/270 sayılı karar örneği dosyaya celp edilmişolup, yapılan incelemede; dava dilekçesinde davaya konu edilenİstanbul İli, Zeytinburnu İlçesi, Merkez EfendiMahallesi, 2965 ada, 4 parsel sayılı taşınmaza davalıidareler tarafından kamulaştırma olmaksızın elatıldığı ve bu nedene dayalı olarakaçmış oldukları dava neticesinde Bakırköy 9.Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2008/285 esas sayılı dosyasıile el atılan ve yol olarak kullanılan 1345 m² likkısımla ilgili tazminata hükmedildiği belirtilerek, fiilenyol olarak el atılan alan dışında kalantaşınmazın ise imar planlarında kültürel tesisalanında kaldığından bahisle bu kalan kısımiçin fazlaya ilişkin haklar saklı tutulmak kaydı ile12.000,00 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasalfaizi birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesinin talepedildiği, iş bu davada dava konusu taşınmaza ilişkinolarak mahallinde keşif yapıldığı, keşifsonrası mahkemeye ibraz edilen 22.06.2012 tarihli bilirkişi raporundakrokide sarı boya ile gösterilen kısmın fiili yol olaraktespit edildiği, ancak aynı taşınmazla ilgili olarakBakırköy 9. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/285 esas sırasınakaydedilerek dava açıldığı ve 2009/133 kararsayılı kararı ile fiili yol alanı olan 1345 m² lik kısmınbedeline hükmedildiği, davaya konu edilen yerin ise A ve Calanları olduğu, A ile gösterilen alanın ziraiamaçla kullanıldığı, C ile gösterilen alandaise muhtelif cins ve yaşta ağaçlar ile kısmen müktesebatlarınbulunduğu,söz konusu alanlara ise fiili el atmaolmadığının belirtildiği, neticeten davalıİstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığıaleyhine açılan davanın husumet nedeniyle reddine, diğerdavalı Zeytinburnu Belediye Başkanlığı aleyhine açılandavanın ise kabulüne karar verildiği, iş bu kararıntemyiz edildiği ve hali hazırda kesinleşmediğianlaşılmıştır.
Buradanhareketle dosyaya celp edilen Bakırköy 9. Asliye Hukuk Mahkemesinin05.05.2009 gün ve E:2008/285, K:2009/133 sayılı kararörneğinde yapılan incelemede; davanın, davaya konu edilenİstanbul İli, Zeytinburnu İlçesi, Merkez EfendiMahallesi, 2965 ada, 4 parsel sayılı taşınmaza davalıidareler tarafından kamulaştırma yapılmaksızın elatıldığından bahisle fazlaya dair hakları saklıkalmak kaydıyla 10.000,00 TL’nin davalı idarelerden tahsiliistemiyle açıldığı,dava konusu mahalde yapılankeşif neticesinde mahkemeye ibraz edilen bilirkişi raporunda davakonusu taşınmazın 1345m² lik kısmından yol ve trotuargeçirilmek suretiyle fiilen el atıldığının belirtildiği,neticetendavalı İstanbul Büyükşehir BelediyeBaşkanlığı hakkındaki davanın husumet nedeniylereddine, diğer davalı Zeytinburnu BelediyeBaşkanlığı hakkındaki davanın ise kabulü iledava konusu Zeytinburnu İlçesi, Merkez Efendi Mahallesi, 502 pafta,2965 ada, 4 parsel sayılı taşınmaza davalı ZeytinburnuBelediyesince el atılan ve 18.03.2009 tarihli bilirkişi raporundaekli krokide A harfi ile gösterilen 1.345 m² lik kısmın TMK999 madde gereğince tapudan yol olarak terkinine karar verildiği, bukararın kesinleştiği anlaşılmıştır.
Budeğerlendirmeler neticesinde; uyuşmazlığa konu edilenBakırköy 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin E:2012/260sayılı dosyasında dava konusu edilen İstanbul İli, Zeytinburnuİlçesi, Merkez Efendi Mahallesi, 2965 ada, 4 parselsayılı taşınmaz ile ilgili olarak daha öncedenBakırköy 9. Asliye Hukuk Mahkemesinin E:2008/285 sayılıdosyasında görülen davada dava konusu taşınmazın1345m² lik kısmından yol ve trotuar geçirilmek suretiyletaşınmaza fiilen el atıldığının tespitedildiği ve neticeten fiilen el atılan kısım hakkındabir karar verildiği, sonrasında ise, aynı taşınmazhakkında bu kez Bakırköy 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’ninE:2012/234 sayılı dosyasında İstanbul İli, Zeytinburnuİlçesi, Merkez Efendi Mahallesi, 2965 ada,4 parsel sayılıtaşınmaza ilişkin olarak, taşınmazın fiilen elatılmayan kısmının imar planlarında kültüreltesis alanında kaldığından bahisle bu kalan kısımiçin tazminat talebiyle dava açıldığı, budava neticesinde de davalı İstanbul BüyükşehirBelediye Başkanlığı aleyhine açılandavanın husumet nedeniyle reddine, diğer davalı ZeytinburnuBelediye Başkanlığı aleyhine açılandavanın ise kabulüne karar verildiği, iş bu kararıntemyiz edildiği ve hali hazırda kesinleşmediğianlaşılmakla, hal böyle iken; davaya konu edilen hususunİstanbul İli, Zeytinburnu İlçesi, Merkez EfendiMahallesi, 2965 ada, 4 parsel sayılı taşınmazın dahaönceden Bakırköy 9. Asliye Hukuk Mahkemesinin E:2008/285sayılı dosyasında fiilen el atıldığı tespitedilen kısmının dışında kalan kısımolduğu, bu yere ilişkin olarak da, daha öncedenBakırköy 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin E:2012/234sayılı dosyasında yapılan bilirkişi incelemesinde, taşınmazınimar planında kısmen konut alanı, kısmen belediye hizmetalanı, kısmen yolda kaldığı, taşınmazaherhangi bir fiili müdahalenin yapılmadığıyönünde tespitin yer aldığı anlaşılmıştır.
3194sayılı İmar Kanunu’nun “Planlarınhazırlanması ve yürürlüğe konulması”başlıklı 8. maddesinde; “Planlarınhazırlanmasında ve yürürlüğe konulmasındaaşağıda belirtilen esaslara uyulur.
a)Bölge planları; sosyo - ekonomik gelişme eğilimlerini,yerleşmelerin gelişme potansiyelini, sektörel hedefleri,faaliyetlerin ve alt yapıların dağılımınıbelirlemek üzere hazırlanacak bölge planlarını,gerekli gördüğü hallerde Devlet PlanlamaTeşkilatı yapar veya yaptırır.
b)İmar Planları; Nazım İmar Planı ve Uygulama İmarPlanından meydana gelir. Mevcut ise bölge planı ve çevredüzeni plan kararlarına uygunluğu sağlanarak, belediyesınırları içinde kalan yerlerin nazım ve uygulamaimar planları ilgili belediyelerce yapılır veyayaptırılır. Belediye meclisince onaylanarakyürürlüğe girer. (Değişik dördüncücümle: 8/8/2011- KHK-648/21 md.) Bu planlar onay tarihinden itibarenbelediye başkanlığınca tespit edilen ilan yerlerinde veilgili idarelerin internet sayfalarında bir ay süreyle eş zamanlıolarak ilan edilir. Bir aylık ilan süresi içinde planlaraitiraz edilebilir. Belediye başkanlığınca belediyemeclisine gönderilen itirazlar ve planları belediye meclisionbeş gün içinde inceleyerek kesin karara bağlar.
Belediyeve mücavir alan dışında kalan yerlerde yapılacakplanlar valilik veya ilgilisince yapılır veyayaptırılır. Valilikçe uygungörüldüğü takdirde onaylanarakyürürlüğe girer. (Değişiküçüncü cümle: 8/8/2011- KHK-648/21 md.) Onaytarihinden itibaren valilikçe tespit edilen ilan yerinde ve ilgiliidarelerin internet sayfalarında bir ay süreyle eş zamanlıolarak ilan edilir. Bir aylık ilan süresi içinde planlaraitiraz edilebilir. İtirazlar valiliğe yapılır, valilikitirazları ve planları onbeş gün içerisindeinceleyerek kesin karara bağlar.
Onaylanmışplanlarda yapılacak değişiklikler de yukarıdaki usulleretabidir.
Kesinleşenimar planlarının bir kopyası, Bakanlığagönderilir.
İmarplanları alenidir. Bu aleniyeti sağlamak ilgili idareleringörevidir. Belediye Başkanlığı ve mülkiamirlikler, imar planının tamamını veya birkısmını kopyalar veya kitapçıklar haline getiripçoğaltarak tespit edilecek ücret karşılığındaisteyenlere verir.
c)(Ek: 3/7/2005 - 5403/25 md.) Tarım arazileri, Toprak Koruma ve AraziKullanımı Kanununda belirtilen izinler alınmadan tarımsalamaç dışında kullanılmak üzereplânlanamaz.” hükmüne yer verilmiştir.
Olayda,imarplanının uygulaması sonucu, uyuşmazlığa konuparselin imar planında kısmen belediye hizmet alanı, kısmenyol ve kısmen de konut alanında kaldığı,taşınmaza idarelerce fiilen el atılmadığınınanlaşıldığı, kamulaştırmasız el atmanedeniyle taşınmazın bedelinin ödenilmesi gerektiğininiddia edildiği; davanın konusunun, davalı idarece 3194sayılı Kanunu uyarınca kamu gücü kullanılarak tekyanlı irade ile yapılan imar planlarında yer alandavacının hissedar olduğu taşınmazın bedelinintazminine ilişkin bulunduğu anlaşılmış olup,belirtilen duruma göre, imar planı ve buna dayalı imaruygulaması sonucunda uğranılan zararın tazminineyönelik bulunan davanın, 2577 sayılı İdariYargılama Usulü Kanunu'nun 2/1-b maddesinde yer alan "İdarieylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudanmuhtel olanlar tarafından açılan tam yargıdavaları" kapsamında idari yargı yerinceçözümlenmesi gerekmektedir.
Öteyandan,taşınmazın imar planında “dere mutlak korumaalanı”nda kalması nedeniyle taşınmaz üzerindekitasarruf yetkisinin kısıtlanması nedenine dayalı olarakdavacının Asliye Hukuk Mahkemesi nezdindeaçtığı tazminat davasında, bu Mahkemece 4.11.1983günlü, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nunGeçici 6 ncı maddesinin kimi fıkralarının iptaliistemiyle Anayasa Mahkemesine yapılan itiraz başvurusunda; AnayasaMahkemesi 25.9.2013 tarih ve E: 2013/93, K: 2013/101 sayılıkararında ”… Davacının mülkü üzerindetasarruf etme hakkının kısıtlanması, idarenin bireyleminden değil, idari bir işlem niteliğinde olduğutartışmasız olan imar planından kaynaklanmaktadır.Olayda, idarenin fiili el koyma niteliği taşıyan bir eylemihenüz bulunmamakta, aksine kanunen yapması gerekenkamulaştırma işlemlerini yapmamak biçiminde tezahüreden bir eylemsizliği söz konusudur. Öte yandankamulaştırmasız el atmadan söz edilebilmesi içintaşınmaz zilyetliğinin idareye geçmesi vetaşınmazın fiilen kamu hizmetine tahsis edilmiş olmasıgerekmektedir. Oysa, mahkemede görülen davaya konu olayda olduğugibi imar kısıtlamaları’nda taşınmazzilyetliği malikte kalmaya devam etmekte olup, yalnızca malikinilgili mevzuattan kaynaklanan bazı kısıtlamalara maruzkalması söz konusu olmaktadır. Sonuç olarak,davacının taşınmazının imar planlarında“ dere mutlak koruma alanı” nda bırakılmasınedeniyle, tasarruf hakkının kısıtlanmasınınkamulaştırmasız el atma sonucu olduğu ve tasarrufhakkının kısıtlanması sebebiyle doğan zararınancak idari yargıda açılacak bir tam yargı davasınakonu edilebileceği sonucuna ulaşılmaktadır.Dolayısıyla bakılmakta olan dava, itiraz başvurusundabulunan mahkemenin görev alanına girmemektedir. Nitekim,Anayasanın 158. maddesi ile, adli, idari ve askeri yargı mercileriarasındaki görev ve hükümuyuşmazlıklarını kesin olarak çözümlemeyeyetkili kılınan Uyuşmazlık Mahkemesinin istikrarbulmuş içtihatları da bu yöndedir…”gerekçesiyle, Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan itirazbaşvurusu, başvuran mahkemenin yetkisizliği nedeniyleoybirliğiyle reddedilmiştir. Yine taşınmazı imarplanında “spor alanı” olarak ayrılandavacının Asliye Hukuk Mahkemesinde açtığıtazminat davasında, davalı idarelerin görev itirazlarınedeniyle Danıştay Başsavcılığıncaçıkartılan olumlu görevuyuşmazlığında, Uyuşmazlık Mahkemesi’nceolumlu görev uyuşmazlığı talebinin kabulü ileilgili Asliye Hukuk Mahkemesinin görevlilik kararının kaldırılmasıyolunda verilen karar nedeniyle, anayasal haklarının ihlaledildiği iddiasıyla Anayasa Mahkemesine yapılan bireyselbaşvuru üzerine, Anayasa Mahkemesi İkinciBölümünce 18.9.2013 tarihinde verilen kararda (Başvuru No:2013/1586) “…Mahkemenin gerekçesi ve başvurucununiddiaları incelendiğinde, iddiaların özünün UyuşmazlıkMahkemesi tarafından delillerin değerlendirilmesinde ve hukuk kurallarınınyorumlanmasında isabet olmadığına ve esas itibariyle yargılamanınsonucuna ilişkin olduğu anlaşılmaktadır.Yargılama, Uyuşmazlık Mahkemesi tarafından usulşartlarına ve hukuka uygun olarak gerçekleştirilmişolup, başvurucu derece mahkemelerinde kendi delillerini veiddialarını sunma fırsatını bulmuş ve bunlarUyuşmazlık Mahkemesi’nce gereği gibideğerlendirilmiştir… Açıklanan nedenlerle, adilyargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarınınkanun yolu şikayeti niteliğinde olduğu, UyuşmazlıkMahkemesi kararının bariz bir şekilde keyfilik deiçermediği anlaşıldığından,başvurunun, diğer kabul edilebilirlik koşullarıyönünden incelenmeksizin ‘açıkça dayanaktanyoksun olması’ nedeniyle kabul edilemez olduğuna kararverilmesi gerekir…” gerekçesiyle, davacınınbaşvurusu oybirliğiyle reddedilmiştir. (Resmi Gazete,30.10.2013, Sayı:28806) Son olarak, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun30.10.2013 tarih ve E.2013/603, K.2013/1503 sayılı kararıyla,imar planındaki kısıtlamalardan kaynaklanan ‘hukuki elatmalardan’ kaynaklanan tazminat istemli davaların idariyargının görevinde olduğu hüküm altınaalınmıştır.
Açıklanannedenlerle, Danıştay Başsavcısı’nınbaşvurusunun kabulü ile, davalı Zeytinburnu BelediyeBaşkanlığı vekilinin görev itirazınınBakırköy 3. Asliye Hukuk Mahkemesince reddine ilişkinkararın kaldırılması gerekmiştir.
S O N UÇ : Davanın çözümündeİDARİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenleDanıştay Başsavcısı’nın, BAŞVURUSUNUNKABULÜ ile, davalı Zeytinburnu BelediyeBaşkanlığı vekilinin GÖREV İTİRAZININREDDİNE İLİŞKİN Bakırköy 3. Asliye HukukMahkemesi’nin 17.12.2013 gün ve E:2012/260 sayılıKARARININ KALDIRILMASINA, 5.5.2014 gününde OYBİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi. Başkan Serdar ÖZGÜLDÜR Üye Eyüp Sabri BAYDAR Üye Nurdane TOPUZ Üye Ali ÇOLAK Üye Ayhan AKARSU Üye Sıddık YILDIZ Üye Mehmet AKBULUT
Full & Egal Universal Law Academy