T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2014 / 570
KARAR NO : 2014 / 599
KARAR TR : 05.05.2014
ÖZET : Türk Telekomünikasyon A.Ş.’de çalışırken 4046 sayılı Yasa’nın 22. maddesi uyarınca başka kuruma nakledilen davacının, maaş nakil ilmühaberinin iptali ile, geriye dönük eksik ödemelerinin tamamının yasal faiziyle birlikte ödenmesi istemiyle açtığı davanın, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı :M.G.
Vekili :Av. M.R.Ç.
Davalı :Türk Telekomünikasyon AŞ.
Vekili :Av. S.D.
OL A Y : Davacıvekili dava dilekçesinde özetle; davalı TürkTelekomünikasyon AŞ.nin özelleştirme kapsamında 2005yılında %55 lik hissesinin satışı ile kamu kurumuniteliğini kaybedip Özel Tüzel Kişilik sıfatıkazanmış olduğunu, fakat müvekkilinin de içerisindeolduğu devlet memurluğu haklarının saklı kalıp,kurum yanında çalışmaya devam eden personelin debulunduğunu, Telekom’da bu durumda çalışanlarlakanun gereği ve yapılan sözleşme gereği kamu memurartış oranında da artışların söz konusuolacağının belirlendiğini, kamuoyunda memurlara ödenenve denge tazminatı olarak bilinen 31/03/2006 tarihli Resmi Gazetedeyayımlanarak yürürlüğe giren 5473 sayılıDeğişik Adlar Altında İlave Ödemesi Bulunmayan Memurlarave Sözleşmeli Personele Ek Ödeme Yapılması ile BazıKanun ve Kanun Hükmünde Kararnameye eklenen Ek 3. Maddenin 1.Fıkrasında belli kamu görevlilerine her ay ek ödemeyapılabileceğinin belirtilmiş olduğunu, 399sayılı kanun hükmünde kararnamenin Ek 2 sayılıcetvelinde ise T.C. Posta, Telgraf ve Telefon işletmelerinin de yeraldığının belirlenmiş olduğunu, müvekkilininde bu kapsamdaki personellerden olup 4046 sayılıözelleştirme uygulamaları hakkında kanunun“Kuruluşlardaki personelin Nakli” başlıklı 22.Maddesinin 5. Fıkrası gereği Telekom’daçalışmasına devam ettiğini, ücretlerdekiartış oranının da memurlara uygulanan ücretartışının esas alındığını,müvekkiline ve aynı durumdaki arkadaşlarına denge tazminatıödemesinin ilk aylarda ödendiğini, fakat daha sonra yapılanödemelerin mahsup edilerek bu konudaki ödemelerin ödenmemeyebaşladığını, müvekkilinin iştençıkarılıp personel daire başkanlığınabildirildiği tarihte belirtilen ek ödemenin de maaşınauygulanması gerekip maaşının bu şekilde belirlenmesigerekirken bu ek ödemenin maaş nakil belgesindegösterilmediğini, müvekkilinin bu konuda da mağdurolduğunu belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmakkaydıyla 03/06/2006 tarihinden 15/09/2007 tarihine kadar ödenmeyen 1.270,00TL ‘nin Yüksek Planlama Kurulu Kararları ve enflasyonfarkından kaynaklı ücret alacaklarının ödenmesigereken aylardan itibaren en yüksek mevduat faizi ile birlikte tahsilinekarar verilmesi istemiyle adli yargı yerinde davaaçmıştır.
Diyarbakır2. İş Mahkemesi: 16.12.2011 gün, E:2011/649, K:2011/920sayı ile özetle; davanın kabulüne karar vermiştir.
İşbu karara karşı yapılan temyiz başvurusu üzerine Yargıtay9. Hukuk Dairesi 12.03.2012 gün, E:2012/8548, K:2012/7968 sayılıilamı ile hükmün esastan bozulmasına karar vermiştir.
Diyarbakır2. İş Mahkemesi: 25.06.2012 gün, E:2012/515, K:2012/464sayı ile özetle; önceki kararına da ısrar ederekyeniden davanın kabulüne karar vermiştir.
İşbu karara karşı yapılan temyiz başvurusu üzerine YargıtayHukuk Genel Kurulu 26.12.2012 gün, E:2012/9-1539, K:2012/1409sayılı ilamı ile “...Uyuşmazlık, 5473sayılı Kanuna dayalı olarak denge tazminatından kaynaklananfark ücret alacağının belirlenmesi yönündenyapılan araştırmanın yeterli olup olmadığınoktasında toplanmaktadır.
HukukGenel Kurulu’nda yapılan görüşmelersırasında 5473 sayılı Kanuna dayalı olarak dengetazminatından kaynaklanan fark ücret alacağına ilişkindavalarda adli yargı mahkemelerinin görevli olupolmadığı hususu ön sorun olarakdeğerlendirilmiştir.
Uyuşmazlığınçözümünde öncelikle konuya ilişkin yasalmevzuatın ve davalı Türk Telekomünikasyon AŞ'nin ve bukuruluşta çalışan personelin özelleştirmeöncesi ve sonrasındaki hukuki statüsününaçıklığa kavuşturulması zorunludur.
Bilindiğiüzere, Türk Telekomünikasyon Anonim Şirketi, 406sayılı Telgraf ve Telefon Kanunu'nun, 18.06.1994 günlüResmi Gazete'de yayımlanan 4000 sayılı Yasa'yladeğiştirilen 1. maddesi uyarınca,Posta işletmesi GenelMüdürlüğü'nce yürütülen telekomünikasyonhizmetlerinin sermayesinin tamamı kamu kesimine ait olacak bir anonimşirket şeklinde yapılandırılması suretiylekurulmuş ve 233 ile 399 sayılı Kanun HükmündeKararnamelere tabi bir kamu iktisadi kuruluşu statüsüverilmiştir.
29.01.2000günlü Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğegiren ve Telekom AŞ'nin özelleştirilmesi amacıylayapısının yeniden düzenlenmesine yönelik kurallargetiren 4502 sayılı Yasa'nın 1. maddesi ile, 406sayılı Yasa'nın 1. maddesine eklenen dokuzuncu fıkrada,Telekom'un, bu Kanun ve özel hukuk hükümlerine tabi bir anonimşirket olduğu, Kamu iktisadi Teşebbüslerinin kuruluş,teşkilât ve faaliyetleri ile ilgili mevzuatın Telekom'auygulanmayacağı kuralına yer verilmiş; anılan kural,23.05.2001 günlü Resmi Gazete'de yayımlanarakyürürlüğe giren 4673 sayılı Yasa'nın 1maddesi ile değiştirilmiş ve Telekom'un, bu Kanun ve özelhukuk hükümlerine tabi bir anonim şirket olduğu, bu Kanunhükümleri saklı kalmak üzere, kamu İktisâditeşebbüsleri de dahil, sermayesinin yarısından fazlasıkamuya ait olan kamu kurum, kuruluş ve ortaklıklarına uygulananmevzuatın Telekom'a uygulanmayacağı belirtilmiştir.
Ayrıca,Türk Telekom AŞ 4502 sayılı Yasa'nın Geçici 3.maddesi ile 233 sayılı KHK'nin ekindeki "B-Kamu İktisadiKuruluşları (KİK)" bölümünde yer alankuruluşlar listesinden çıkarılmıştır.
4502ve 4673 sayılı Yasa'lar ile yapısı yeniden düzenlenenTürk Telekom'da çalışan personelin hukukistatüsü de, 406 sayılı Yasaya 4502 sayılı Yasaile eklenen Ek 22. madde ile yeniden düzenlenmiş ve anılanmaddede Türk Telekom'daki kamu payı %50'nin altınadüşünceye kadar, Türk Telekom Yönetim Kuruluüyeliklerine atanacaklar dışında kalan personelin işmevzuatı uyarınca istihdam edileceği, iş mevzuatınagöre istihdam edilenlere ilişkin kayıt ve şartlarınYönetim Kurulu tarafından tayin olunacağı kurallarınayer verilmiş, ayrıca bu yasanın geçici 4. maddesinde,4502 sayılı Yasanın yürürlüğe girdiğitarihte Türk Telekom'da 399 sayılı Kanun HükmündeKararnameye tabi olarak kadrolu veya sözleşmeli personel statüsündeçalışmakta olanlardan isteyenlerin iş mevzuatınatabi personel statüsüne geçirileceği, işmevzuatına tâbi personel statüsüne geçmekistemeyenlerin mevcut statü, sosyal ve özlük haklarıylaistihdamlarına devam olunacağı kurala bağlanarak, işmevzuatına geçmek istemeyenlerin mevcut statü, sosyal veözlük hakları korunmuştur.
Hisselerinfiilen devredildiği ve Telekomünikasyon HizmetlerininYürütülmesine İlişkin İmtiyazSözleşmesi'nin imzalandığı 14.11.2005 tarihindensonra, hisselerinin yüzde elliden fazlası özel hukuk tüzelkişisine geçen Türk Telekom kamu kuruluşu niteliğinikaybetmiştir.
Ancak,406 sayılı Yasa'nın Ek 29. maddesinin, 5398 sayılıKanun'un 14. maddesi ile değişik birinci fıkrasında,özelleştirme tarihi itibarıyla Türk Telekom'da çalışmaktaolan personelin haklarının korunması amacıyla, hukukistatülerini ve kamu kuramlarına nakil olanaklarınıbelirleyen bazı özel düzenlemelere yer verilmiştir. Bunagöre Türk Telekom hisselerinin devri sonucu kamu payınınyüzde ellinin altına düşmesi durumunda; TürkTelekom'da, Ek 22. maddenin (a) bendinin bu Kanunla yürürlüktenkaldırılan hükümleri uyarınca belirlenen aslî vesürekli görevlerde çalışmakta olanlar ile 399 sayılıKHK'ye tâbi olarak kadrolu veya sözleşmeli personelstatüsünde çalışanlar ve kapsam dışıpersonel, kamu görevlerinden yüz seksen gün aylıksızizinli sayılacaktır. Aynı maddeye göre, bu personelbelirtilen süre içinde Türk Telekom'da çalışmayadevam edecek malî ve özlük hakları Türk Telekomtarafından karşılanacak, belirtilen süre içindenakle tâbi personelden Türk Telekom tarafından hizmetineihtiyaç duyulmayanlar tespit edildikleri tarihten, kendi isteği ilenakil talep edenler ise talep tarihinden itibaren en geç doksan güniçinde nakil için Türk Telekom tarafından Devlet PersonelBaşkanlığına bildirileceklerdir.
Anılanyasal düzenlemeler karşısında Telekom AŞ.'ninözelleştirilmesi sonucunda, işlevsel görevlerde bulunan veikamesi kısa sürede imkansız personelin isteklerinebağlı olarak makul bir süre kamu görevlerindenaylıksız izinli sayılarak özel hukuk tüzelkişisinde çalışmalarına olanaksağlandığı anlaşılmaktadır Buna göre,söz konusu personelin, aylıksız izinli olarak geçensürede kamu personeli statüleri devam etmektedir.
Diğeryandan,imtiyaz Sözleşmesi ile bir kamu hizmetini yürütmekhakkını elde eden davalı şirkete, devir sonrasındayetişmiş personel yetersizliği nedeniyle doğabilecekaksaklıkların önüne geçilebilmesi için, 406 sayılıYasa hükümleri ile tanınan ayrıcalıkların sonucuolarak da, bünyesinde belli süre ile çalışmaya devameden söz konusu personelin kamu kuramlarına naklenatanmasının sağlanması amacıyla kimi görevleryüklenmiştir.
Bugörevler kapsamında 406 sayılı Yasa hükümleriuyarınca davalı şirket tarafından, hak sahibi personelininDevlet Personel Başkanlığı'na bildirmesi, bildirim ileberaber personelin nakledileceği kamu kurumunda yararlanacağıparasal haklara esas olmak üzere memur maaş nakil ilmühaberidüzenlenmesi, personelin ilişiğinin kesilmesi gibi işlemlerbulunmaktadır.
Sayılanişlemler, idare hukuku alanında hukuki sonuçlardoğurmakta ve ilgili personelin nakledilecekleri kuramdakistatülerini, özlük ve parasal haklarını belirlemekteesas alınmaktadır.
Belirtilennitelikleriyle, söz konusu işlemlerin kamu personeli hakkında veidare hukuku alanında tesis edilmiş birer idari işlemniteliğinde oldukları anlaşılmaktadır.
Öteyandan, davalı şirketin belirtilen statüsü ve özelyasa hükümleri gereğince bazı kamusalayrıcalıklara ve yükümlülüklere sahip olmasınedeniyle herhangi bir özel hukuk tüzel kişisinden farklıbir hukuki statü içinde bulunduğuanlaşılmaktadır. Bu nedenle diğer özel hukuktüzel kişilerinden farklı bir ilişkisi bulunan tüzelkişilerin bazı işlemlerinin, nitelikleri esas alınmaksuretiyle de idari işlem niteliğindedir.
Ohalde, imtiyaz sözleşmesi ile bir kamu hizmetini yürütmeklegörevli ve yetkili kılınması nedeniyle, diğerözel hukuk tüzel kişilerinden farklı olarak kimi kamusalayrıcalıklara ve yükümlülüklere tabi olan, 406sayılı Yasa hükümleri ile kamu kurumlarına nakil hakkıbulunan diğer bir ifade ile kapsam dışı nakle tabipersoneli ile ilgili olarak bazı kamusal görevler yüklenendavalı şirketin, belirtilen görevleri kapsamında tesisettiği işlemlerin idari işlem niteliğinde olduğu ve buişlemlerden kaynaklanan uyuşmazlıkların idariyargının görevinde bulunduğu kabul edilmelidir.
Somutuyuşmazlıkta özelleştirmeden önce statü hukukuhükümlerine tabi davacı niteliğindeki personel,özelleştirme sonrası belirli bir süre içindedavalı ile özel hukuk hükümlerine tabi olarak işsözleşmesi kapsamındaçalıştırılmakta, nakledildiğinde tekrarstatü hukuku kapsamına girmektedir. Davacının işsözleşmesi ile çalıştığıdönemde, davalı şirkete davacının ücretikonusunda “artış oranının, kamudaki memur maaşartış oranında” olacağı yönündeyükümlülük getirildiği gibi 406 sayılı Yasahükümleri uyarınca davalı şirkete, hak sahibipersoneli Devlet Personel Başkanlığına bildirmesi; bildirimile beraber personelin nakledileceği kamu kurumundayararlanacağı parasal haklara esas olmak üzere memur maaşnakil ilmühaberi düzenlenmesi; personelin ilişiğininkesilmesi gibi işlemler yaptırıldığıgörülmektedir. Bu işlemlerin idare hukuku alanında hukukisonuçlar doğurduğu ve ilgili personelin nakledileceklerikurumdaki statülerini, özlük ve parasal haklarınıbelirlediği, söz konusu işlemlerin kamu personeli hakkındave idare hukuku alanında tesis edilmiş birer idari işlemniteliğinde oldukları açık olup, idari işlemlerleilgili uyuşmazlığın ise adli yargı yerinde değil,idari yargı yerinde çözümlenmesi ve 5473 sayılıKanundan kaynaklanan ek ödeme alacağının tahsili istemiyle,anılan idareye karşı açılan davalarda, idariyargı yerinin görevli olduğu kabul edilmelidir.
Nitekim,Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 07.04.2011 gün2011/55 E. 2011/205 K. sayılı kararında da kamusal görevleryüklenen davalı şirketin bu görevleri kapsamında, 5473sayılı Kanun gereği tesis ettiği işlemlerin idariişlem niteliğinde olduğu ve bu işlemlerden kaynaklananuyuşmazlıkların idari yargının görevindebulunduğuna karar verilmiştir.
Budurumda mahkemece; somut uyuşmazlıkta idari yargı mahkemeleriningörevli olduğunun kabulü ile bu doğrultuda karar verilmesigerekirken, yanılgılı değerlendirme ile önceki karardadirenilmesi usul ve yasaya aykırıdır.’’ demeksuretiyle Diyarbakır 2. İş Mahkemesi’nin direnmekararının bozulmasına karar vermiştir.
Diyarbakır2. İş Mahkemesi: Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun bozmailamına uyduktan sonra 26.04.2013 gün, E:2013/260, K:2013/274sayılı kararı ile davanın görev yönündenreddine karar vermiş ve karar kesinleşmiştir.
Davacıvekili aynı istemle bu kez idari yargı yerinde davaaçmıştır.
Diyarbakır2. İdare Mahkemesi: 06.06.2013 gün, E:2013/1742, K:2013/723sayı ile özetle; “...davalı mevkiinde kamukuruluşu niteliği taşımayan Türk TelekomünikasyonA.Ş.'nin olması ve davacının iş akdiimzalamış bir işçi statüsünde olmasıkarşısında, idari yargı yetkisi kapsamındaaçılmış bir idari dava bulunduğundan söz etmekolanaksız olduğundan; uyuşmazlığın, özelhukuk hükümlerine göre görüm veçözümünde adli yargı yerinin görevliolduğu sonucuna varılmıştır.” demeksuretiyle davanın görev yönünden reddine kararvermiştir.
İşbu karara karşı Türk Telekomünikasyon A.Ş. vekilince yapılanitiraz üzerine Diyarbakır Bölge İdare Mahkemesi 2.10.2013gün, E:2013/1699, K:2013/1652 sayılı kararı ilehükmün onanmasına karar vermiştir.
Bukarara karşı yapılan karar düzeltme başvurusuüzerine Diyarbakır Bölge İdare Mahkemesi 31.01.2014gün, E:2014/30, K:2014/258 sayılı kararı ile karardüzeltme talebinin reddine karar vermiş ve kararkesinleşmiştir.
İNCELEMEVE GEREKÇE:
Uyuşmazlık Mahkemesi HukukBölümü’nün, SerdarÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında,Üyeler: Eyüp Sabri BAYDAR, Ali ÇOLAK, Sıddık YILDIZ,Nurdane TOPUZ, Ayhan AKARSU ve Mehmet AKBULUT‘un katılımlarıylayapılan 05.05.2014 günlü toplantısında:
l-İLKİNCELEME: Dosya üzerinden 2247 sayılı Yasa’nın27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre; adli ve idariyargı yerleri arasında 2247 sayılı Yasa’nın14.maddesinde öngörülen biçimde olumsuz görevuyuşmazlığı doğduğu, idari yargıdosyasının, davacı vekilinin talebi üzerine, adliyargı dosyası da temin edilmek suretiyle, UyuşmazlıkMahkemesi’ne gönderildiği ve usule ilişkin herhangi birnoksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hakim Gülşen AKARPEHLİVAN’ın, davanın çözümünde adliyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Mehmet BAYHAN ile DanıştaySavcısı Mehmet Ali GÜMÜŞ’ün davada adliyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, davalıkurumda görev yapmakta iken,406 sayılı Yasa'nın Ek-29. maddesiile 4046 sayılı Yasa'nın 22.maddesine göre adı DevletPersonel Başkanlığına bildirilen, sonrasındabaşka bir kamu kurumu emrine atanan davacı tarafından, maaşnakil ilmühaberinin yanlış düzenlendiğiiddiasıyla yeniden düzenlenmesi ve bundan kaynaklı olduğuiddia olunan zararın tazmini istemiyleaçılmıştır.
1953 tarih ve6145 sayılı Yasa ile, Türkiye Cumhuriyeti Posta, Telgraf veTelefon İşletmesi kurulmuş; 1924 tarih ve 406 sayılıTelgraf ve Telefon Kanunu’nun 10.6.1994 tarih ve 4000 sayılıYasa’yla değiştirilen 1. maddesi ile, posta ve telgraf tesis veişletmesine ilişkin hizmetler, Posta İşletmesi GenelMüdürlüğü’nce (P.İ), telekomünikasyonhizmetleri ise, “Türk Telekomünikasyon Anonim Şirketi(Şirket)” tarafından yürütülecek şekildeyeniden yapılandırılmıştır.
27.1.2000tarih ve 4502 sayılı Yasa’nın 1. maddesi ile, 406sayılı Yasa’nın 1. maddesine eklenen dokuzuncufıkrada, “Türk Telekom, bu Kanun ve özel hukukhükümlerine tabi bir anonim şirkettir. Kamu İktisadiTeşebbüslerinin kuruluş, teşkilât ve faaliyetleri ileilgili mevzuat Türk Telekom’a uygulanmaz. Sadece, TürkiyeBüyük Millet Meclisi denetimine ilişkin 2.4.1987 tarihli ve 3346sayılı Kanunun 9 uncu maddesi hükümleriuygulanır” denilmiş; anılan fıkra hükmü,12.5.2001 tarih ve 4673 sayılı Yasa’nın 1. maddesi iledeğiştirilmiş ve “Türk Telekom, bu Kanun ve özelhukuk hükümlerine tabi bir anonim şirkettir. Bu Kanunhükümleri saklı kalmak üzere, kamu iktisadi teşebbüsleride dahil, sermayesinin yarısından fazlası kamuya ait olan kamukurum, kuruluş ve ortaklıklarına uygulanan mevzuat TürkTelekom’a uygulanmaz. Sermayesinin yarısından fazlasıkamuda kaldığı sürece,Türkiye Büyük MilletMeclisi denetimine ilişkin 2.4.1987 tarihli ve 3346 sayılıKanunun 9 uncu maddesi hükümleri uygulanır.16.7.1965 tarihli ve697 sayılı Kanun ile milli güvenlik ve kamu düzeniylesıkıyönetim ve seferberlik hallerinde telekomünikasyonhizmetlerinin yürütülmesine ilişkin özelkanunların hükümleri saklıdır”; Ek 29.maddesinin 3.7.2005 gün ve 5398 sayılı Kanun’un 14. maddesiile değişik birinci fıkrasında, “Türk Telekomhisselerinin devri sonucu kamu payının yüzde ellinin altınadüşmesi durumunda; Türk Telekomda ek 22 nci maddenin (a)bendinin bu Kanunla yürürlükten kaldırılanhükümleri uyarınca belirlenen aslî ve sürekli görevlerdeçalışmakta olanlar ile 22.1.1990 tarihli ve 399sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye tâbi olarak kadroluveya sözleşmeli personel statüsündeçalışanlar ve kapsam dışı personel, kamugörevlerinden yüzseksen gün aylıksız izinlisayılır…” denilmiştir.
Öteyandan; 406 sayılı Yasa’nın 4502 sayılı Yasa iledeğişik 2. maddesinin (c) bendinin birinci alt bendinin birincicümlesinde, “Türk Telekom; telekomünikasyonşebekeleri üzerinden sunulan ulusal ve uluslararası sesiletimini ihtiva eden telefon hizmetlerini, 31.12.2003 tarihine kadar bu Kanunve görev sözleşmesi çerçevesinde tekel olarakyürütür” denildikten sonra, anılan (c) bendininbirinci alt bendine 12.5.2001 tarih ve 4673 sayılı Yasa ile eklenenüçüncü cümlede, “Ancak, TürkTelekom’daki kamu payı %50’nin altınadüştüğünde, Türk Telekom’un tüm tekelhakları 31.12.2003 tarihinden önce de olsa ortadan kalkmışolur” denilmiş; 4502 sayılı Yasa’nın Geçici3. maddesi ile de Türk Telekomünikasyon A.Ş., 233sayılı KHK’nin ekindeki “B-Kamu İktisadiKuruluşları (KİK)” bölümünde yer alankuruluşlar listesinden çıkarılmıştır.
Budüzenlemeler birlikte değerlendirildiğinde,telekomünikasyon şebekeleri üzerinden sunulan ulusal veuluslararası ses iletimini ihtiva eden telefon hizmetlerini 31.12.2003tarihine kadar “tekel” olarak yürütmekle görevlikılınan ve çoğunluk hisseleri kamuya ait bulunanTürk Telekom’un, tekel kapsamında kamu hizmetiyürüten, ancak kuruluş yasasındaki son düzenlemelerile kendine özgü statüye sahip olan ve sermayesindeki kamupayı %50’nin altına düşünceye kadar kamukuruluşu niteliğini taşıyan bir kuruluş olduğutartışmasızdır.
Özelleştirmekapsamında bulunan Türk Telekomünikasyon A.Ş.’dekitamamı Hazineye ait bulunan hisselerden % 55’i, BakanlarKurulu’nun 25.7.2005 tarih ve 2005/9146 sayılı “TürkTelekomünikasyon Anonim Şirketi (Türk Telekom)’nin %55 Oranındaki Hissesinin Blok Olarak Satışınaİlişkin Nihai Devir İşlemlerine Dair KararınYürürlüğe Konulması Hakkında Karar”ıuyarınca, 14.11.2005 tarihli Hisse Satış Sözleşmesiile (6.550.000.000 USD. bedelle) Ojer Telekomünikasyon A.Ş.’nesatılmıştır.
Bu süreceparalel olarak Türk Telekom personelinin durumu incelendiğinde:
TürkTelekom A.Ş., 4502 sayılı Yasa’nın 29.1.2000 tarih ve23948 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarakyürürlüğe girdiği dikkatealındığında, 29.1.2000 tarihi itibariyle 233sayılı KHK kapsamıdışında kalmış ve anılan KHK eki cetvellerdençıkarılmış olması nedeniyle,Uyuşmazlık Mahkemesi Genel Kurulu’nun 22.1.1996 gün ve E:1995/1, K:1996/1 sayılı veözelleştirme kapsamında bulunan kamu iktisadi teşebbüslerindesözleşmeli veya kapsam dışı statüdeçalışan personelin kurumları ile olan ilişkilerindendoğan anlaşmazlıkların çözüm yerinin idariyargı olduğu yolundaki İlke Kararı kapsamıdışında değerlendirilmesi gerekmektedir. Anılan4502 sayılı Yasa’nın 13. maddesi ile 406 sayılıYasa’ya eklenen Ek 22. maddenin (a) bendinde, “a) Personelinstatüsü: Telekomünikasyon hizmetlerinin gerektirdiği aslive sürekli görevler telekomünikasyon alanında sekizyıl tecrübeye sahip ve en az dört yıllık yükseköğrenim görmüş bir genel müdür ile kadro,unvan, derece ve sayıları Yönetim Kurulunun önerisi veBakanlığın teklifi üzerine bu Kanunun yürürlüğegirdiği tarihten itibaren yüzseksen gün içerisindeBakanlar Kurulu Kararı ile belirlenen kadrolarda istihdam edilen personeleliyle yürütülür. Bu personel hakkında bu Kanundaöngörülen hükümler saklı kalmak üzere 399sayılı Kanun Hükmünde Kararname hükümleri uygulanır.Bunların dışında kalan personel iş mevzuatıuyarınca istihdam edilir. İş mevzuatına göre istihdamedilenlere ilişkin kayıt ve şartlar Yönetim Kurulutarafından tayin olunur” hükmüne yer verilmiş; bubent hükmü, 4673 ve 5189 sayılı Yasalarla yapılandeğişiklikler sonucunda; “a) Personelin statüsü: (Ekibare: 12.5.2001-4673/6. md.) Türk Telekomdaki kamu payı%50’nin altına düşünceye kadar, Türk TelekomYönetim Kurulu üyeliklerine atanacaklarda Devlet memurluğunaatanabilme genel şartlarına sahip olma ve en az dört yıllıkyüksek öğrenim görme şartları aranır.(Mülga ikinci ve üçüncü cümle:16.6.2004-5189/12 md.) Bunların dışında kalan personeliş mevzuatı uyarınca istihdam edilir. İşmevzuatına göre istihdam edilenlere ilişkin kayıt veşartlar Yönetim Kurulu tarafından tayin olunur”hükmünü almış; aynı maddenin (b) bendinin ikinciparagrafında da iş mevzuatına tabi olan Türk Telekomçalışanlarının aylık ücretlerininkendilerini atamaya yetkili olan Yönetim Kurulu tarafından tespitolunacağı kurala bağlanmıştır. 406sayılı Yasa’nın anılan Ek 22.maddesiuyarınca,Türk Telekom A.Ş. Genel Müdürlüğü’neait asli ve sürekli kadrolar belirlenerek 4.4.2000 tarih ve 24010(Mükerrer) sayılı R.G. de yayımlanan 31.3.2000 tarih ve2000/331 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ekinde yer alan listede:merkez teşkilatı için 100 ve taşra teşkilatıiçin 100 (6 Bölge Müdürü, 12 BölgeMüdür Yardımcısı ve 82 İl TelekomMüdürü) kadro ihdas edilmiş; öte yandan, aynıYasa maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak hazırlanan “TürkTelekomünikasyon A.Ş. Kapsam Dışı PersonelYönetmeliği” adı altındaki düzenleme,Yönetim Kurulunun 31.8.2000 tarih ve 407 sayılı kararıylakabul edilmek suretiyle yürürlüğe konulmuştur. Kanunla,Kurumda görev yapan personelden asli ve sürekli görev yapacakolanları kadro unvanı itibariyle belirlemek konusunda BakanlarKurulu'na yetki verildiği açıktır. Bu yetki 4502sayılı Kanun’un yürürlüğe girdiği29.1.2000 tarihi ile 5189 sayılı Kanun’unyürürlüğe girdiği 2.7.2004 tarihleri arasındageçerli olmuştur. Anayasa’nın128. maddesinde, “Devletin, kamu iktisadî teşebbüsleri vediğer kamu tüzelkişilerinin genel idare esaslarınagöre yürütmekle yükümlü oldukları kamuhizmetlerinin gerektirdiği aslî ve sürekli görevler,memurlar ve diğer kamu görevlileri eliylegörülür” denilmiştir. 406sayılı Yasa’nın Ek 29. maddesinin 3.7.2005 tarih ve 5398sayılı Kanun’la değişik birinci fıkrasında,“Türk Telekom hisselerinin devri sonucu kamu payınınyüzde ellinin altına düşmesi durumunda; Türk Telekomdaek 22 nci maddenin (a) bendinin bu Kanunla yürürlüktenkaldırılan hükümleri uyarınca belirlenen asli vesürekli görevlerde çalışmakta olanlar ile 22.1.1990tarihli ve 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye tabiolarak kadrolu veya sözleşmeli personel statüsündeçalışanlar ve kapsam dışı personel, kamugörevlerinden yüzseksen gün aylıksız izinlisayılır.Bu personel belirtilen süre içinde TürkTelekomda çalışmaya devam eder ve hisse devir tarihinden nakliiçin Devlet Personel Başkanlığına bildirildikleritarihe kadarki aylık ücret, harcırah, sağlık giderleri,cenaze giderleri ve ölüm yardımı ile diğer mali veözlük hakları Türk Telekom tarafındankarşılanır…” denilerek, yasa koyucu tarafındanTürk Telekom’da 22.1.1990 tarihli ve 399 sayılı KanunHükmünde Kararnameye tabi olarak sözleşmeli personel statüsündeçalışanlar ile kapsam dışı personel, kamupersoneli sayılmıştır. Olayda, davalınınhisse devir (14.11.2005) tarihinde çalışmakta iken, 406sayılı Yasa'nın Ek-29. maddesi ile 4046 sayılıYasa'nın 22. maddesine göre adı Devlet PersonelBaşkanlığına bildirilen ve sonrasında başka birkamu kurumu emrine atanan davacı tarafından, maaş nakililmühaberinin yeniden düzenlenmesi ve yanlışdüzenlenmesi sebebiyle uğranıldığı iddia olunanzararın tazmini istemiyle dava açılmıştır. 2577sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun“İdari Dava Türleri ve İdari Yargı YetkisininSınırı” başlıklı 2. maddesinindeğişik 1 numaralı bendinde: “a)(Değişik: 8.6.2000-4577/5 md.) İdari işlemler hakkındayetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukukaaykırı olduklarından dolayı iptalleri içinmenfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan iptaldavaları, b)İdari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel haklarıdoğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargıdavaları, c)(Değişik: 18.12.1999-4492/6 md.) Tahkim yolu öngörülenimtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinden doğanuyuşmazlıklar hariç, kamu hizmetlerinden birininyürütülmesi için yapılan her türlü idarisözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkanuyuşmazlıklara ilişkin davalar” idari dava türleriolarak sayılmış olup;kural olarak, idari yargıda ancakDevlete ve kamu tüzel kişilerine karşı açılandavalara bakılabilir. Bunagöre, iptali istenilen işlemin tesis edildiği ve davanınaçıldığı tarihte davalı mevkiinde kamukuruluşu niteliği taşımayan Türk TelekomünikasyonA.Ş.'nin olması karşısında, idari yargı yetkisikapsamında açılmış bir idari dava bulunduğundansöz etmek olanaksız olduğundan,uyuşmazlığın, özel hukuk hükümlerinegöre görüm ve çözümünde adli yargıyerinin görevli olduğu sonucuna varılmıştır. Açıklanannedenlerle, davanın görüm ve çözümündeadli yargı görevli olduğundan Diyarbakır 2. İşMahkemesinin görevsizlik kararının kaldırılmasınakarar vermek gerekmiştir. S O N UÇ : Davanın görüm veçözümünde ADLİ YARGININ görevliolduğuna, bu nedenle Diyarbakır2. İş Mahkemesinin 26.04.2013 gün, E:2013/260, K:2013/274 sayılıGÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA, 05.05.2014 gününde OY BİRLİĞİ İLE KESİNOLARAK karar verildi. Başkan Serdar ÖZGÜLDÜR Üye Eyüp Sabri BAYDAR Üye Nurdane TOPUZ Üye Ali ÇOLAK Üye Ayhan AKARSU Üye Sıddık YILDIZ Üye Mehmet AKBULUT
Full & Egal Universal Law Academy