T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2014 / 578
KARAR NO : 2014 / 607
KARAR TR : 5.5.2014
ÖZET : 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 48/5. maddesi uyarınca verilen idari para cezasına karşı yapılan itirazın, sürücü belgesi geri alma tutanağı hakkında ayrıca dava açılmış olsa dahi, aynı Ka-nun’un 112. maddesinde yapılan değişiklik nedeniyle ADLİ YARGI YERİNDE çözüm-lenmesi gerektiği hk. K A R A R Davacı :M.B. Davalı :İstanbul Valiliği (Trafik Denetleme ŞubeMüdürlüğü) O L A Y : İstanbul Valiliği EmniyetMüdürlüğü Trafik Denetleme ŞubeMüdürlü-ğünce 5.1.2013 gün ve GT-071347seri-sıra sayı ile davacı hakkında alkollü araçkullanmaktan trafik suç tutanağı düzenlenerekdavacıya 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun48/5. maddesi uyarınca 700,00 TL. idari para cezası verilmiş, aynıbirim tarafından aynı gün ve 197123 sayı ilesürücü belgesi geri alma tutanağı düzenlenmiştir. Davacı, idaripara cezasının iptali istemiyle idari yargı yerinde davaaçmıştır. İSTANBUL 8.İDARE MAHKEMESİ: 27.3.2013 gün ve E:2013/656, K:2013/600 sayıile; 2918 sayılı Kanun’un 112. maddesinde,sürücü belgelerinin geçici olarak geri alınmasıhariç olmak üzere bu Kanundaki suçlarla ilgili davalaraTrafik Mahkemelerinde, bunların bulunmadığı yerlerde iseyetki verilen Sulh Ceza Mahkemelerinde bakılacağınındüzenlenmesi karşısında, davanınçözümünün adli yargı yerine ait olduğugerekçesiyle davanın görev yönünden reddine kararvermiş, verilen karar itiraz edilmeden kesinleşmiştir. Davacı, bu kez, aynı istemleadli yargı yerine itirazda bulunmuştur. İSTANBULANADOLU 7. SULH CEZA MAHKEMESİ; 30.1.2014 gün veD.İş:2013/534, K:2013/534 sayı ile; idari para cezasıyanında davacının ehliyetinin de geri alınmasıkararı verildiği ve bu konuda da davaaçıldığı belirtilerek, 5326 sayılıKabahatler Kanunu’nun 27/8. maddesine göre idari para cezasıyanında idari yargının görev alanına girenkararın da verilmiş olması ve dava konusu edildiğinedeniyle davanın çözümünün idari yargıyerine ait olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı iledosyanın görev uyuşmazlığınınçözümlenmesi için Uyuşmazlık Mahkemesinegönderilmesine de karar vermiş, verilen karar itiraz edilmedenkesinleşmiştir. İNCELEMEVE GEREKÇE: Uyuşmazlık MahkemesiHukuk Bölümü’nün, SerdarÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında,Üyeler: Eyüp Sabri BAYDAR, Ali ÇOLAK, Sıddık YILDIZ,Nurdane TOPUZ, Ayhan AKARSU ve Mehmet AKBULUT’unkatılımlarıyla yapılan 5.5.2014 günlütoplantısında: l-İLK İNCELEME:Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın 27. maddesiuyarınca yapılan incelemeye göre; UyuşmazlıkMahkemesi Genel Kurulunun 11.7.1988 günlü, E:1988/1, K:1988/1sayılı İlke Kararında, “2247 sayılıUyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve İşleyişiHakkında Kanunun bütünüyle incelenipdeğerlendirilmesinden, bu Kanunun uygulanması yönünden 2nci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan, ‘ceza uyuşmazlıkları’ibaresinden, savcının ya da şahsi davacının talebi ilebaşlayan yargılaması sonunda sanığınmahkumiyetine ya da beraatine hükmedilebilecek davalarda, askeri ve adliceza mahkemeleri arasında çıkan görev ve hükümuyuşmazlıklarının anlaşılması, bunundışında kalan tüm görevuyuşmazlıklarının ‘hukukuyuşmazlığı’ sayılması gerektiği sonucunavarılmaktadır. Uygulanması idari organlara bırakılancezalar, adli nitelikte olmadığından, bunlar hakkındayapılan itirazlar ya da açılan davalar ‘cezadavası’ olarak nitelendirilemezler. İdari niteliklerindendolayı bu davalara ilişkin görev ve hüküm uyuşmazlıklarınınUyuşmazlık Mahkemesinin Hukuk Bölümünde incelenipçözümlenmesi gerektiği…”açıkça belirtilmiştir. Bu durum gözönüne alındığında, olay bölümündeyazılı başvuru konusu görevuyuşmazlığının Hukuk Bölümündeincelenmesi gerektiği kuşkusuzdur. Olay kısmındabelirtildiği üzere idari para cezasının iptali istemiyleaçılan dava yönünden tarafları, konusu ve sebebiaynı olan davada; idari yargı yerince adli yargı yeriningörevli olduğu gerekçesiyle verilmiş vekesinleşmiş bir görevsizlik kararı bulunmakta olup, bununüzerine kendine gelen davayı inceleyen adli yargı yerinin sahipolduğu seçenekler ile verdiği karar bakımından birdeğerlendirme yapılması gerekmektedir. 1- 2247 sayılı Yasanın14. maddesinde yer alan, “Olumsuz görevuyuşmazlığının bulunduğunun ilerisürülebilmesi için adli, idari veya askeri yargımercilerinden en az ikisinin tarafları konusu ve sebebi aynı olandavada kendilerini görevsiz görmeleri ve bu yolda verdiklerikararların kesin veya kesinleşmiş olması gerekir. Buuyuşmazlığın giderilmesi istemi, ancak davanıntaraflarınca ve ceza davalarında ise ayrıca ilgili makamlarcaileri sürülebilir.” hükmüne göre, idaremahkemesinin kesinleşmiş görevsizlik kararı üzerineadli yargı yerince de görevsizlik kararı verilmesi ve bukararın kesinleşmesi halinde, olumsuz görevuyuşmazlığı doğmuş olacak; hukuk alanındadoğmuş bulunan bu uyuşmazlığın giderilmesi istemiise, ancak davanın taraflarınca ileri sürülebilecektir. 2- 2247 sayılı Yasanın19. maddesindeki “Adli, idari, askeri yargı mercilerinden birisininkesin veya kesinleşmiş görevsizlik kararı üzerinekendine gelen bir davayı incelemeye başlayan veya incelemekteolan bir yargı mercii davada görevsizlik kararı verenmerciin görevli olduğu kanısına varırsa,gerekçeli bir karar ile görevli merciin belirtilmesi içinUyuşmazlık Mahkemesine başvurur ve elindeki işinincelenmesini Uyuşmazlık Mahkemesinin karar vermesine değinerteler ” hükmüne göre ise, adli yargı yeri, davayabakma görevinin daha önce görevsizlik kararı veren idariyargı yerine ait olduğunu belirten gerekçeli bir karar iledoğrudan Uyuşmazlık Mahkemesine başvurmaolanağına sahiptir. Şu kadar ki, başvurukararının, görev konusunda Uyuşmazlık Mahkemesincekarar verilmesine değin işin incelenmesinin ertelenmesi hususunu daihtiva etmesi gerekir. Yasakoyucu, 14. maddeye görehukuk alanında olumsuz görev uyuşmazlığıdoğması halinde her iki yargı merciince işten elçekilmiş olduğundan başvurma iradesini davanıntaraflarına bırakmış iken, bu yönteme nazaran dahakısa zamanda çözüme ulaşılmasınıamaçladığı 19. madde ile, daha önce görevsizlikkararı veren yargı merciinden sonra davayı inceleyen yargımerciine, işten el çekmeden doğrudan UyuşmazlıkMahkemesine başvurma olanağınıtanımıştır. Olayda,adli yargı yerince, görevsizlik kararı verilmekle birlikte,bununla yetinilmemiş, görevli merciin belirtilmesi için davadosyasının re’sen Uyuşmazlık Mahkemesinegönderilmesine de karar verilmiştir. Bu haliyle, her ne kadar 2247sayılı Yasada öngörülen yönteme uymamakta ise de,davanın taraflarınca başvuruda bulunulmadığıgözetilerek, Sulh Ceza Mahkemesince re’sen yapılanbaşvurunun 2247 sayılı Yasanın 19. maddesi kapsamındaolduğunun kabulü ile Uyuşmazlık Mahkemesininönüne gelmiş bulunan görevuyuşmazlığının çözümekavuşturulması, gerek dava ekonomisine gerek UyuşmazlıkMahkemesinin kuruluş amacına uygun olacağından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi. II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hakim Gülten FatmaBÜYÜKEREN’in, davanın çözümünde adliyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Mehmet BAYHAN ile DanıştaySavcısı Mehmet Ali GÜMÜŞ’ün adliyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava,2918 sayılı Yasa’nın 48/5. maddesi uyarınca verilenpara cezasının kaldırılması istemiyleaçılmıştır. 13.10.1983tarih ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 48.maddesinin beşinci fıkrasında(Değişik: 8/1/2003 - 4785/3md), “Yönetmelik ile belirtilen miktarların üzerindealkollü araç kullandığı tespit edilensürücülerin, suçun işlendiği tarihten itibarengeriye doğru beş yıl içinde; birinci defasındasürücü belgeleri altı ay süreyle geri alınırve haklarında 265 300 000 lira para cezası uygulanır.İkinci defasında sürücü belgeleri iki yılsüreyle geri alınır ve haklarında 332 600 000 lira paracezası uygulanır ve bu sürücüler SağlıkBakanlığınca, esas ve usulleri Sağlık veİçişleri Bakanlıklarıncaçıkarılacak yönetmelikte gösterilensürücü davranışlarını geliştirmeeğitimine tabi tutulurlar, eğitimi başarıylatamamlayanların belgeleri süresi sonunda iade edilir. Üçveya üçten fazlasında ise, sürücü belgeleribeş yıl süreyle geri alınır ve altı aydanaşağı olmamak üzere hafif hapis cezası ile birlikte532 600 000 lira hafif para cezası uygulanır. Ayrıca,psiko-teknik değerlendirme ve psikiyatri uzmanı muayenesine tabitutulurlar. Bu değerlendirme ve muayene sonrasında uygun görülenlere,geri alma süresi sonunda sürücü belgeleri iade edilir.Psiko-teknik değerlendirme ve psikiyatri uzmanı muayenesininyapılmasına dair esas ve usuller yönetmeliktegösterilir” denilmekte iken, maddenin beşincifıkrası,“Yapılan tespit sonucunda 0.50 promilinüzerinde alkollü olarak araç kullandığı tespitedilen sürücüler hakkında,fiili bir suçoluştursa bile,700 Türk Lirası idari para cezası verilir vesürücü belgesi altı ay süreyle geri alınır.Hususiotomobil dışındaki araçları alkollü olarakkullanan sürücüler bakımından promil altsınırı 0.21 olarak uygulanır.Alkollü olarakaraç kullanma nedeniyle sürücü belgesi geri alınankişiye,son ihlalin gerçekleştiği tarihten itibaren geriyedoğru beş yıl içinde;ikinci defasında 877 TürkLirası idari para cezası verilir ve sürücü belgeleriiki yıl süreyle,üç veya üçten fazlasındaise,1.407 Türk Lirası idari para cezası verilir vesürücü belgeleri her seferinde beşer yıl süreylegeri alınır.Sürücü belgelerinin herhangi bir nedenlegeçici olarak geri alınmış olması halinde belirtilensüreler,geçici alma süresinin bitiminde başlar”şeklinde 24.5.2013 tarihli 6487 sayılı Kanun’un19.maddesiyle yeniden düzenlenmiş, maddeye aynı Kanunla; “Sürücübelgelerinin geçici geri alma işlemleri bu Kanunun 6 ncımaddesinde sayılan görevliler tarafından yapılır” denilmek suretiyle onikinci fıkra eklenmiştir. AnılanKanun’un, “Trafik zabıtasının görev ve yetkisınırı ile genel zabıtanın trafik hizmetleriniyürütmeye ilişkin yetkisi” başlığıaltında düzenlenen 6. maddesinde ise, “Trafikzabıtası ve genel zabıtanın görev ve yetkisınırı; a)Trafik zabıtası: Trafik zabıtası görevisırasında karşılaştığı acil ve zorunluhallerde genel zabıta görevi yapmakla da yetkilidir. Mülki idare amirlerince, emniyetve asayiş bakımından zorunlu görülen hallerdışında, trafik zabıtasına genel zabıtagörevi verilemez, araç, gereç ve özelteçhizatı trafik hizmetleri dışındakullanılamaz. b)Genel Zabıta: Trafik zabıtasının bulunmadığı veyayeterli olmadığı yerlerde polis; polisin ve trafikteşkilatının görev alanı dışında kalanyerlerde de jandarma, trafik eğitimi almış subay, astsubay veuzman jandarmalar eliyle yönetmelikte belirtilen esas ve usullere uygunolarak trafiği düzenlemeye ve trafik suçlarına el koymayagörevli ve yetkilidir” denilmektedir. Uyuşmazlık Mahkemesi, 2918 sayılı Yasa’nın 116.maddesi kapsamında araç tescil plakasına göredüzenlenenler dışında trafik zabıtasıncauygulanan idari para cezalarına karşı açılandavaları; bu uygulamanın idari ceza kapsamında bulunması;Yasada idari cezalarla ilgili davalarda görevli yargı yeriniaçıkça belli eden bir hükme yer verilmemesi; 12.7.2013tarih ve 6495 sayılı Kanun’un 20.maddesi ile yapılandeğişiklikten önceki hali ile, bu Yasada gösterilenadli cezalara hükmetmekle görevli mahkemeye işaret eden 112.maddeye de herhangi bir atıfta bulunulmamış olmasıkarşısında ve göreve ilişkin genel ilkelere göreidari yargının görev alanındagörmüştür. 1.6.2005tarihinde 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nunyürürlüğe girmesi üzerine UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nce, sözü edilenKanun’un diğer kanunlarda düzenlenen idariyaptırımlar ile bunlara karşı yapılacak itirazlarailişkin görev hükümleri üzerindeki etkisininincelenmesi sonucunda: diğer kanunlarda düzenlenen idariyaptırımın, dayanağı olan yasanın amacıdikkate alınarak; Kabahatler Kanunu’nun 1., 2., 16. ve 19.maddelerinde belirtilen koşulları taşıması, 27.maddenin (1) numaralı bendinde belirtilen idari yaptırımlardanolması halinde, idari para cezaları ve mülkiyetin kamuyageçirilmesine ilişkin olanlarına karşı 1.6.2005tarihinden sonra yapılacak itirazlarda sulh ceza mahkemelerinin genelgörevli kılındığına ve bu nedenle doğangörev uyuşmazlıklarında adli yargı yeriningörevli bulunduğuna karar verilmiştir. Daha sonra, 30.3.2005 tarihli ve5326 sayılı Kabahatler Kanununun 3 üncü maddesinideğiştiren 6.12.2006 günlü, 5560 sayılıYasa’nın 31. maddesinde, “(1)Bu Kanunun; a)İdari yaptırım kararlarına karşı kanun yolunailişkin hükümleri, diğer kanunlarda aksine hükümbulunmaması halinde, b)Diğer genel hükümleri, idarî para cezası veyamülkiyetin kamuya geçirilmesi yaptırımınıgerektiren bütün fiiller hakkında, uygulanır.”denilmiştir. Aynı Kanunun 27. maddesine, 5560sayılı Kanun ile eklenen sekizinci fıkrada ise; idariyaptırım kararınınverildiği işlem kapsamında aynı kişi ile ilgili olarakidari yargının görev alanına giren kararların daverilmiş olması halinde; idari yaptırım kararına ilişkinhukuka aykırılık iddialarının, bu işlemin iptali talebiyle birlikte idariyargı merciinde görüleceği kurala bağlanmış,bu maddenin gerekçesinde de buhükümle, Kabahatler Kanunu'ndaki düzenlemelerin ortaya çıkardığıbağlantı sorununa çözüm getirilmesininamaçlandığı ifade edilmiştir. 19.12.2006 tarihinde yürürlüğe giren bu düzenlemeyegöre, Kabahatler Kanunu’nun; idari yaptırımkararlarına karşı kanun yoluna ilişkinhükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hükümbulunmaması halinde uygulanacağı; diğer kanunlardagörevli mahkemenin gösterilmesi durumunda iseuygulanmayacağı ancak;idari yaptırım kararınınverildiği işlem kapsamında aynı kişi ile ilgili olarakidari yargının görev alanına giren kararların daverilmiş olması halinde; idari yaptırım kararına ilişkinhukuka aykırılık iddialarının, bu işlemin iptali talebiylebirlikte idari yargı merciinde görüleceğianlaşılmaktadır. 2918 sayılı Kanun’un Adli Kovuşturma ve CezalarınUygulanması başlıklı Dokuzuncu Kısım’adahil “Bu Kanundaki suçlarla ilgilidavalara bakacak mahkemeler ve yetkileri ” başlığıaltında düzenlenen 112. maddesinin ilk paragrafında;sürücü belgelerinin geçici olarak geri alınmasıhariç olmak üzere bu Kanundaki hafif para cezasını veyabu kanundaki hafif hapis cezasını, belgelerin geri alınmasıve iptali veya işyerlerinin kapatılması cezasınıgerektiren suçlarla ilgili davalara trafik mahkemelerinde, bunlarınbulunmadığı yerlerde yetki verilen sulh ceza mahkemelerindebakılacağı ifade edilmiş; böyleliklesürücü belgelerinin geçici olarak gerialınmasına ilişkin uygulamalar, trafik ve sulh cezamahkemelerinin görevi dışında tutulmuş iken;12.7.1013tarihli 6495 sayılı Kanun’un 20.maddesiyle yapılandeğişiklik ile, maddenin başlığı, “Sürücübelgelerinin geri alınmasında ve iptalinde yetki”;şeklinde, madde ise, “Bu Kanunun 6 ncı maddesinde sayılangörevlilerin ve trafik tescil kuruluşlarınınyetkilendirildiği haller hariç olmak üzere,sürücü belgelerinin geri alınmasına ve iptaline sulhceza mahkemeleri karar verir. Bu Kanunun 51 incimaddesinin ihlali ve 118 inci maddesinin ikinci ve üçüncüfıkralarında yazılı “100 ceza puanınıdoldurmak” eylemi nedeniyle sürücü belgelerinin gerialınmasına yine bu Kanunun 6 ncı maddesinde sayılangörevliler yetkilidir. Sürücübelgelerinin geçici olarak geri alınması veya iptaline dairverilen kesinleşmiş mahkeme kararı örnekleri,sürücülerin sicillerine işlenmek üzere mahkemelerceilgili trafik birimlerine gönderilir. Bu Kanuna göregörülen davalar, diğer kanunlara göre görülendavalarla birleştiri-lemez. ……. ” denilerekyeniden düzenlenmiştir. 5326 sayılı KabahatlerKanunu’nun “Saklı tutulan hükümler” başlığınıtaşıyan 19. maddesinde ise, “(1) Diğer kanunlarda kabahatkarşılığında öngörülen belirli birsüre için; a) Bir meslek ve sanatın yerinegetirilmemesi, b) İşyerininkapatılması, c) Ruhsat veya ehliyetin gerialınması, d) Kara, denizveya hava nakil aracının trafiktenveya seyrüseferden alıkonulması, gibi yaptırımlarailişkin hükümler, ilgili kanunlarda bu Kanunhükümlerine uygun değişiklik yapılıncaya kadarsaklıdır” denilmiştir. Sürücübelgelerinin geçici olarak geri alınmasına ilişkin karar,2918 sayılı Kanun’un 12.7.2013 tarih ve 6495 sayılıKanun’un 20.maddesi ile yapılan değişiklikten önceki112. maddesi ve 5326 sayılı Kanun uyarıncaincelendiğinde, 2918 sayılı Kanun’un, bu Kanun’dakisuçlarla ilgili davalara bakacak mahkemeler ve yetkilerinindüzenlendiği 112. maddesi uyarınca, sürücübelgelerinin geçici olarak geri alınmasına ilişkindavaların sulh ceza mahkemelerinin görevine dahil edilmediği ve5326 sayılı Kanun’un 19. maddesinde, diğer kanunlardakabahat karşılığında öngörülen belirlibir süre için ehliyetin geri alınmasına ilişkinhükümlerin geçici istisnalar içindesayıldığı dikkate alındığında; sürücübelgelerinin geçici olarak geri alınmasına ilişkindavalara bakma görevinin idare mahkemesine ait olduğu kuş-kusuzdur. UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nce, idari para cezasıyönünden oluşan olumsuz görevuyuşmazlıklarının çözümünde, idari para cezasına konu işlem kapsamında aynı kişi ileilgili olarak idari yargının görev alanına giren kararında verilmiş olması ve dosya içeriğinden bu kararın idariyargı yerinde dava konusu edildiğinin anlaşılmasıhalinde; idari para cezasına ilişkinkararın hukuka aykırılığıiddiasının da, idari yargı yerinde görüleceği sonucuna varılarak,idari yargı yerince verilen görevsizlik kararlarının kaldırılmasınakarar verilmiştir. Somut olayda, adli yargı yerince idari para cezasına konu işlem kapsamında aynı kişi ileilgili olarak düzenlenen sürücü belgesi geri almatutanağının da dava konusuedildiği bu nedenle davanın çözümününidari yargı yerine ait olduğu ilerisürülmüş ise de, dava dilekçesinin incelenmesinden, davacının sadece idari para cezasına karşı dava açmışolduğu anlaşılmış olup, aksi takdirde dahi; 5326sayılı Kabahatler Kanunu’nun “Saklı tutulanhükümler” başlığını taşıyan19. maddesinde, “diğer kanunlarda kabahatkarşılığında öngörülen belirli birsüre için, ….. ehliyetin geri alınması,…….gibi yaptırımlara ilişkin hükümler,ilgili kanunlarda bu Kanun hükümlerine uygun değişiklikyapılıncaya kadar saklıdır” denilerek, ilgilikanununda, bu Kanun hükümlerine uygun değişiklikyapılıncaya kadar saklı tutulan, başka birdeyişle, belirtilen istisnalar içinde sayılan yaptırımlardanbiri olan “ehliyetin geri alınması”na ilişkinhükmün, 12.7.2013 tarih ve 6495 sayılı Kanun’un20.maddesiyle, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun112. maddesinde yapılan değişiklik ile yukarıdabelirtilen şekilde yeniden düzenlendiği ve bu kararakarşı kanun yoluna ilişkin bir düzenlemeye yerverilmediği gözetildiğinde, oluşacak olan olumsuz görev uyuşmazlığınınçözümünde, sürücü belgesi geri almatutanağının iptali istemiyle açılan davanın daadli yargı yerinde görüleceği açıktır. Görev kuralları kamudüzenine ilişkin olduğundan, görev konusunda taraflariçin bir müktesep hak doğmayacağı; bu nedenle, yenibir yasayla kabul edilen görev kurallarının, geçmişede etkili olacağı, bilinen bir genel hukuk ilkesidir. Davanınaçıldığı andaki kurallara göre görevliolan mahkeme, yeni bir yasa ile görevsiz hale gelmiş ise,(davanın açıldığı anda görevli olan vefakat yeni yasaya göre görevsiz hale gelen) mahkemeningörevsizlik kararı vermesi gerekeceği; ancak, yeni yasadakigörev kuralının, değişikliğinyürürlüğe girmesinden sonra açılacak davalardauygulanacağına dair intikal hükümlerinin varlığıhalinde, mahkemece görevsizlik kararı verilemeyeceğiaçıktır. Diğer taraftan, davagörevsiz mahkemede açılmış, bu sıradayapılan bir kanun değişikliği ile görevsiz mahkeme odava için görevli hale gelmiş ise, mahkeme, artıkgörevsizlik kararı veremeyip (yeni kanuna göre görevli halegeldiği için) davaya bakmaya devam etmesi gerekir. İncelenen uyuşmazlıkta,öngörülen trafik para cezasının 5326 sayılıKanun’un 16. maddesinde belirtilen idari yaptırımtürlerinden biri olduğu, 2918 sayılı KarayollarıTrafik Kanunu’nda son olarak 12.7.2013 gün ve 6495 sayılıKanun’la değişiklik yapıldığı, bu haliylede idari para cezasına karşı kanun yoluna ilişkin birdüzenlemeye yer verilmediği anlaşıl-mıştır. Budurumda, Kabahatler Kanunu’nun 5560 sayılı Kanun’la değişik3. maddesinde belirtildiği üzere, idari yaptırımkararlarına karşı kanun yoluna ilişkinhükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hükümbulunmaması halinde uygulanacağı nedeniyle, görevlimahkemenin belirlenmesinde 5326 sayılı Kanun hükümleridikkate alınacağından, idari para cezasına karşıaçılan davanın görüm veçözümünde, anılan Kanunun 27. maddesinin (1)numaralı bendi uyarınca adli yargı yerinin görevliolduğu sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle,İstanbul Anadolu 7. Sulh Ceza Mahkemesi’nin 19.madde kapsamındagörülen başvurusunun reddi ile, aynı Mahkemece verilengörevsizlik kararının kaldırılması gerekmiştir. S O N U Ç :Davanın çözümünde ADLİ YARGININ görevliolduğuna, bu nedenle İstanbul Anadolu 7. Sulh Ceza Mahkemesinin 19.madde kapsamında görülen BAŞVURUSUNUN REDDİ ile, aynıMahkemenin 30.1.2014 gün ve D.İş:2013/534, K:2013/534 sayılıGÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA, 5.5.2014 günündeOYBİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi. Başkan Serdar ÖZGÜLDÜR Üye Eyüp Sabri BAYDAR Üye Nurdane TOPUZ Üye Ali ÇOLAK Üye Ayhan AKARSU Üye Sıddık YILDIZ Üye Mehmet AKBULUT
Full & Egal Universal Law Academy