T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2014 / 480
KARAR NO : 2014 / 524
KARAR TR : 05.05.2014
ÖZET: Makine ve Kimya Endüstrisi Kurumu Hurda İşletmesi Müdürlüğü Kırıkkale Hurda Müdürlüğü’nde teknik şef olarak görev yapan davacının, bakmakla yükümlü olduğu oğlunun kulağındaki işitme kaybının giderilmesi amacıyla satın almış olduğu işitme cihazı bedelinin tamamının ödenmesi istemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin Kırıkkale Hurda İşletmesi Müdürlüğü işleminin iptali ile cihaz bedelinin yasal faiziyle birlikte ödenmesi için açtığı davanın, İDARİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk. K A R A R
Davacı :B.K.
Davalı : Makina ve Kimya Endüstrisi Kurumu GenelMüdürlüğü
Vekilleri : Av. Z.K. (İdariYargıda)
Av.Ö.K. (Adli Yargıda)
OL A Y : Davacıdava dilekçesinde özetle; davalı Makine ve KimyaEndüstrisi Kurumu Genel Müdürlüğü’nebağlı Kırıkkale Hurda İşletmesiMüdürlüğü’nde şef teknisyen olarakgörev yaptığını, bakmakla yükümlüolduğu oğlu A.S.K.’ın kulağındaki işitmekaybının giderilmesi amacıyla satın almışolduğu işitme cihazı bedelinin tamamının ödenmesiistemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin KırıkkaleHurda İşletmesi Müdürlüğü’nün13.02.2009 tarih ve B 04 2 MKE 5110011-08/17 sayılı işlemininhukuka aykırı olduğunu ileri sürerek söz konusuişlemin iptali ile 2.122,00 TL nin ödenmesi gereken tarihten itibarenyasal faiziyle birlikte ödenmesi istemiyle idari yargı yerinde davaaçmıştır.
Davalıvekili cevap dilekçesinde özetle; 657 sayılı Devlet MemurlarıKanunu’nun 209. maddesi, 178 sayılı KHK’nin 10.Maddesinin (p) ve (r) bentleri ile Devlet Memurlarının TedaviYardımı ve Cenaze Giderleri Yönetmeliği uyarıncaçıkarılan 2008 yılına ilişkin TedaviYardımına İlişkin Uygulama Tebliği’nin 20.4.7maddesinde belirtilen miktarda ödeme yapıldığı, kaldıki tedavi giderlerinin hiçbir sınırlama konmaksızınkarşılanmasının da mümkün olmadığıgerekçesiyle davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
KIRIKKALEİDARE MAHKEMESİ: 12.11.2009 gün ve E:2009/298 K:2009/642 sayılıkararında özetle; işitme cihazı bedelinden kaynaklananuyuşmazlığın, işlem tarihinde 5510 sayılıyasanın yürürlükte olması nedeniyle, işmahkemesinin görev alanında bulunduğundan 5510 sayılıyasanın 101.maddesi gereğince davanın görüm veçözümünde adli yargı mercilerinden İşMahkemelerinin görevli olduğunu belirterek görevsizlikkararı vermiş, verilen karar itiraz edilmeksizinkesinleşmiştir.
Davacıaynı istemiyle bu kez adli yargı yerinde davaaçmıştır.
KIRIKKALE İŞ MAHKEMESİ: 30.12.2010gün ve E:2010/8 K:2010/1066 sayılı kararında, davanınkısmen kabulü ile 1.500,00 TL cihaz bedelinin 01.12.2008 tarihindenitibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarakdavacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine kararvermiştir.
Kısmen kabul kararı, davalıvekili tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ19.12.2013 gün ve E:2013/12897 K:2013/24968 sayılı BOZMAİLAMINDA; “…Emekli Sandığıİştirakçileri açısından görevlimahkemenin belirlenmesinde, tedavinin başladığı tarih esasalınarak; pasif sigortalılar için tedavisi 15.10.2008tarihinden önce başlayan sigortalılar ile bunların haksahipleri yönünden idari yargının, tedavisi anılantarihten sonra başlayanlar yönünden adli yargının (İş Mahkemelerinin) görevli olduğu;aktif olarak çalışmasına devam edenler yönündenise, sağlık sigortası açısından SosyalGüvenlik Kurumu’na devir tarihlerine göre, TürkSilahlı Kuvvetlerinde görev yapan asker ve sivil personel ilebunların bakmakla yükümlü oldukları kişileryönünden tedavisi 15.01.2010 tarihinden önce başlayansigortalılar ile bunların bakmakla yükümlüoldukları kişiler yönünden idari yargının,tedavisi anılan devir tarihlerinden sonra başlayanlaryönünden adli yargının (İş Mahkemelerinin) görevliolduğu sonucuna varılmaktadır.
Somut olaya gelince; davacının,tedavinin başlayıp, faturanın düzenlendiği 27.11.2008tarihini de kapsar şekilde memur olarakçalıştığı; buna göre,uyuşmazlığın çözümünün idariyargının görev alanına girdiği gözetilerek,davanın, yargı yolu nedeniyle usulden reddine karar verilmesigerekirken, işin esasına girilerek yazılı şekildekarar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmanedenidir…” şeklindeki gerekçe ile kısmen kabulkararının bozulmasına karar vermiştir.
KIRIKKALE 1. İŞ MAHKEMESİ:13.02.2014 gün ve E:2014/5 K:2014/61 sayılı kararındaYargıtay 10. Hukuk Dairesi’nin bozma ilamında gösterilengerekçelere dayanarak, yargı yolunun caiz olmaması nedeniyledava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar vermiş,verilen bu karar temyiz edilmeksizin kesinleşmiştir.
Dosya, davacının talebiüzerine Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE :
UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, SerdarÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında,Üyeler: Eyüp Sabri BAYDAR, Ali ÇOLAK, Sıddık YILDIZ,Nurdane TOPUZ, Ayhan Akarsu ve Mehmet AKBULUT’unkatılımlarıyla yapılan 05.05.2014 günlütoplantısında:
l-İLK İNCELEME: Dosyaüzerinde 2247 sayılı Yasa’nın 27. maddesigereğince yapılan incelemeye göre, adli ve idari yargıyerleri arasında 2247 sayılı Yasa’nın 14. maddesindeöngörülen biçimde olumsuz görevuyuşmazlığı doğduğu, adli yargıdosyasının; davacının istemi üzerine songörevsizlik kararını veren Mahkemece 15. maddede belirtilenhükmün aksine, önceki görevsizlik kararına ilişkindava dosyası temin edilmeden gönderildiği görülmekteise de; Başkanlıkça idari yargı dosyasının dailgili Mahkemesinden getirtildiği ve sonuçta usule ilişkinherhangi bir noksanlık bulunmadığıanlaşıldığından, adli ve idari yargı yerleriarasında doğan görev uyuşmazlığının esasının incelenmesine oy birliği ilekarar verildi.
II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hakim Filiz BUDAK’ın,davanın çözümünde idari yargınıngörevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan;ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Mehmet BAYHAN ile Danıştay Savcısı MehmetAli GÜMÜŞ’ün davada idari yargınıngörevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, Makine ve Kimya Endüstrisi Kurumu Hurda İşletmesiMüdürlüğü Kırıkkale HurdaMüdürlüğü’nde teknik şef olarak görevyapan davacının, bakmakla yükümlü olduğuoğlu A.S.K.’ın kulağındaki işitmekaybının giderilmesi amacıyla satın almışolduğu işitme cihazı bedelinin tamamının ödenmesiistemiyle yaptığı başvurununKırıkkale Hurda İşletmesiMüdürlüğü’nün 13.02.2009 tarih ve B 04 2MKE 5110011-08/ 17 sayılı işleminin hukuka aykırıolduğunu ileri sürerek söz konusu işlemin iptali ile 2.122,00TLnin yasal faiziyle birlikte ödenmesi istemiyleaçılmıştır.
Dosyanın incelenmesinden;davacının 01.08.1978 tarihinde sigortalı olarak özel birşirkette çalışmaya başladığı, 1984yılından itibaren de davalı kurumda teknik şef kadrosu ile kamugörevlisi olduğu, bakmakla yükümlü olduğuoğlu 1989 doğumlu A.S.K.’ın kulağındaoluşan işitme kaybı nedeniyle 12 yıldır işitmecihazı kullandığı, en son 01.07.2008 tarihindeKırıkkale Yüksek İhtisas Hastanesi’nebaşvurduklarında düzenlenen raporda “hastanın solkulağa dijital işitme cihazı kullanması uygundur”şeklinde karar verildiği; bunun üzerine davacınınişitme cihazı için 2.500 TL ödeme yaptığı;sonrasında davalı kuruma bedelin tamamının ödenmesitalebi için yaptığı başvuru neticesinde kurumundavacıya yalnızca 378,00 TL ödeme yaptığı;bedelin tamamının ödenmesi talebinin 13.02.2009 tarihindereddedilmesi üzerine; ret işleminin iptali ile işitme cihazıfatura bedelinin tamamının idare tarafından faizi ileödenmesi istemiyle dava açıldığıanlaşılmıştır.
31.5.2006 tarih ve 5510sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu506, 1479, 2925, 2926 ve 5434 sayılı Kanunlar kapsamındakihizmet akdine göre ücretle çalışanlar (SosyalSigortalılar), kendi hesabına çalışanlar(Bağ-Kur’lular), tarımda kendi adına ve hesabınaçalışanlar (Tarım Bağ-Kur’luları),tarım işlerinde ücretle çalışanlar, (Tarımsigortalıları), devlet memurları ve diğer kamugörevlilerini (Emekli Sandığıİştirakçileri), geçici maddelerle korunan haklardışında, sosyal güvenlik ve sağlık hizmetleriyönünden yeni bir sisteme tabi tutmuş, beş farklıemeklilik rejimini aktüeryal olarak hak vehükümlülükler yönünden tek bir sosyalgüvenlik sistemi altında toplamıştır. 5510sayılı Kanunun iptali amacıyla açılan davada AnayasaMahkemesi, 15.12.2006 tarih ve E: 2006/111, K: 2006/112 sayılıkararıyla, anılan Kanunun birçok maddesi ile birlikte, buKanunun yürürlük tarihinden önce 5434 sayılı T.C.Emekli Sandığı Kanunu hükümlerine tabi olarakgörev yapmakta olan memurlar ve diğer kamu görevlilerinidiğer sigortalılarla aynı sisteme tabi kılan (başta4/c maddesi) hükümlerin iptaline karar vermiş; bu karardan sonrakabul edilen 17.04.2008 tarih ve 5754 sayılı Kanunla 5510sayılı Kanunda düzenlemeler yapılmış veanılan Kanuna eklenen Geçici 1 nci ve Geçici 4 ncümaddelerle, 5754 sayılı Kanunun yürürlüğegirdiği 1 Ekim 2008 tarihinden önce 5510 sayılı Kanunun 4ncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamındaolanlar (memurlar ile diğer kamu görevlileri) ile bunların dulve yetimleri hakkında, bu Kanunla yürürlüktenkaldırılan hükümleri de dahil 5434 sayılı Kanunhükümlerine göre işlem yapılacağıhüküm altına alınmıştır. 5754sayılı Kanunun kimi hükümlerinin iptali istemiyleaçılan dava Anayasa Mahkemesi’nin 30.3.2011 tarih ve E:2008/56, K:2011/58 sayılı kararı ile reddedilmiştir.
5510 sayılı Kanunun 101 ncimaddesinde yer alan “…bu Kanun hükümlerininuygulanmasıyla ilgili ortaya çıkan uyuşmazlıklarİş Mahkemelerinde görülür.”bölümünün iptali istemiyle yapılan itirazbaşvurusunda Anayasa Mahkemesi, 22.12.2011 tarih ve E: 2010/65, K:2011/169 sayılı kararıyla (RG. 25.1.2012, Sayı: 28184)davayı redle sonuçlandırmakla birlikte; söz konusukararın Mahkememiz önündeki uyuşmazlığaışık tutacak şekilde şu gerekçeyedayandırmıştır: “…5754 sayılı Kanununyürürlüğe girmesinden önce memur ve diğer kamugörevlisi olarak çalışmakta olanlar, evvelce olduğugibi 5434 sayılı Kanun hükümlerine tabi olacaklar vebunların emeklileri bakımından da aynı Kanunhükümleri uygulanmaya devam edecek; ancak 5754 sayılıKanun’un yürürlüğe girmesinden sonra memur vediğer kamu görevlileri olarak çalışmayabaşlayanlar ise 5510 sayılı Kanunun 4/c maddesi uyarınca,bu Kanun hükümlerine tabi sigortalı sayılacak vehaklarında 5434 sayılı Kanun değil, 5510 sayılıKanun’un öngördüğü kural ve esaslar uygulanacak;ihtilaf halinde de adli yargı görevli bulunacaktır. 5754sayılı Kanunun yürürlüğüyle birlikte,artık Sosyal Sigortacılık esasına göre faaliyetgösteren ve yaptığı, tesis ettiği işlem vemuameleler idari işlem sayılamayacak bir sosyal güvenlikkurumunun varlığından söz etmek gerekli bulunmaktadır.5754 sayılı Kanun’un yürürlüğe girmesindenönce iştirakçisi sıfatıylaçalışmakta olan memurlar ve diğer kamu görevlileriile emekli sıfatıyla 5434 sayılı Kanun’a göreemekli, dul ve yetim aylığı almakta olanlar ve ayrıcamemurlar ve diğer kamu görevlilerinden ileride emekliliğe hakkazanacaklar yönünden ise Sosyal Güvenlik Kurumu’nun tesisedeceği işlem ve yapacağı muameleler idari işlemniteliğini korumaya devam edecek, bunlara ilişkin ihtilaflarda daevvelce olduğu gibi idari yargı görevli olmaya devam edecektir…Bu bakımdan 5510 sayılı Kanununyürürlüğünden sonra, prim esasına dayalıyani sistemin içeriği ve Kanun kapsamındaki iş veişlemlerin niteliği göz önünde bulundurulduğunda,itiraz konusu kuralla, yargılamanınbütünlüğü ve uzman mahkeme olması nedeniyle Kanunhükümlerinin uygulanması ile ortaya çıkanuyuşmazlıkların çözümünde işmahkemelerinin görevlendirilmesinde Anayasa’yaaykırılık görülmemiştir.
Ancak, yukarıdaaçıklandığı üzere 5754 sayılıKanun’un yürürlüğe girmesinden önce statüdebulanan memurlar ve diğer kamu görevlileri ile ilgili sosyalgüvenlik mevzuatının uygulanmasından doğan idariişlem ve idari eylem niteliğindeki uyuşmazlıklarda idariyargının görevinin devam edeceğiaçıktır…”
Yukarıda sözü edilenmevzuat hükümlerinin ve Anayasa Mahkemesi kararınınbirlikte değerlendirilmesinden, 5510 sayılı Kanununyürürlüğe girmesinden önce memur ve diğer kamugörevlisi olarak çalışmakta olanlar, daha önceolduğu üzere 5434 sayılı Kanun hükümlerine tabiolacakları gibi bunların emeklilikleri bakımından daaynı Kanun hükümlerinin uygulanmaya devam edileceği; ancak,bu Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra memur ve diğerkamu görevlisi olarak çalışmaya başlayanlarınise 5510 sayılı Kanunun 4/c maddesi uyarınca, bu Kanunhükümlerine tabi sigortalı sayılacağı vehaklarında 5434 sayılı Kanunun değil 5510 sayılıKanunun öngördüğü kural ve esaslarınuygulanacağı dolayısıyla ihtilafların da adliyargı yerinde çözümleneceğiaçıktır.
Kaldı ki; T.C.Anayasası’nın 158.maddesindeki “…diğermahkemelerle, Anayasa Mahkemesi arasındaki görevuyuşmazlıklarında Anayasa Mahkemesi’nin kararı esasalınır ” hükmü uyarınca Anayasa Mahkemesikararının bu uyuşmazlığın çözümündeesas alınacağı tartışmasızdır.
Bu durumda, 5510 sayılıYasanın yürürlüğe girmesinden önceiştirakçi sıfatıyla çalışmakta olanmemurlar ve diğer kamu görevlileri ile emekli sıfatıyla5434 sayılı Kanuna göre emekli, dul ve yetimaylığı almakta olanlar ve ayrıca memurlar ve diğerkamu görevlilerinden ileride emekliliğe hak kazanacaklaryönünden Sosyal Güvenlik Kurumunca tesis edilen işlem veyapacağı muamelelerin “idari işlem” ve “idarieylem” niteliğini korumaya devam edeceği,dolayısıyla, 2577 sayılı İdari Yargılama UsulüKanununun 2/1-a maddesinde belirtilen idari işlemler hakkında yetki,şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukukaaykırı olduklarından dolayı iptalleri içinmenfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan iptaldavaları kapsamında bulunan, 5754 sayılı Kanun’unyürürlüğe girdiği tarihte kamu görevlisi olan davacıtarafından açılan davanın, görüm veçözümünün idari yargı yerindegörüleceği sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, Kırıkkale İdareMahkemesinin görevsizlik kararınınkaldırılması gerekmiştir.
S O N UÇ : Davanın çözümündeİDARİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenleKırıkkale İdare Mahkemesi’nin 12.11.2009 gün veE:2009/298 K:2009/642 sayılı GÖREVSİZLİK KARARININKALDIRILMASINA, 05.05.2014 gününde OYBİRLİĞİİLE KESİN OLARAK karar verildi. Başkan Serdar ÖZGÜLDÜR Üye Eyüp Sabri BAYDAR Üye Nurdane TOPUZ Üye Ali ÇOLAK Üye Ayhan AKARSU Üye Sıddık YILDIZ Üye Mehmet AKBULUT
Full & Egal Universal Law Academy