T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2014 / 522
KARAR NO : 2014 / 560
KARAR TR : 5.5.2014
ÖZET : Ankara Büyükşehir Belediyesi Eğitim ve Kültür Dairesi Başkanlığı tarafından düzenlenen BELMEK kurslarında, imzaladığı taahhütnameye istinaden Usta Eğiticisi olarak geçici görevli statüde çalışmakta iken emeklilik nedeniyle iş akdi feshedilen davacının, eksik yapıldığını iddia ettiği kıdem tazminatı, eksik ödenen ücret, ücretli izin alacağı ve ilave tediye alacağının ödenmesi istemiyle açtığı davanın, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı : F.E.
Vekilleri : Av.T.T,Av.B.K., Av. H.B., Av.B.E. Davalı : Ankara BüyükşehirBelediye Başkanlığı Vekili : Av. Ö.E. O L A Y :Davacıvekili dava dilekçesinde; müvekkilinin, Milli EğitimBakanlığı tarafından düzenlenen meslek edindirmekurslarında 01.11.1987 tarihinde usta eğitici olarak görevebaşladığını, bu görevinin kurs dönem sonuolan 18.05.1994 tarihinde sona erdiğini; 01.11.1994 tarihinden itibarende, Ankara Büyükşehir Belediyesi Eğitim ve KültürDairesi Başkanlığı tarafından Eylül ayıbaşından Haziran Ayı Sonuna dek süre içindüzenlediği BELMEK kurslarında Usta Eğiticisi olarakgörev aldığını; kurumca kendisineyaşlılık aylığı bağlanmasımümkün olduğundan tahsis talebinde bulunduğunu; iştenayrılma belgesini Belediyeden alarak SGK.na verdiğini;26.07.2012 tarihi itibarıyla emeklilik nedeniyle iş akdinifeshettiğini ve kurumca kendisine 2205813865 tahsis numarası ileyaşlılık aylığıbağlandığını; davalı belediyede işebaşlamasından itibaren müvekkiline "taahhütname"başlıklı evrak imzalatıldığını; bubelgede, Devlet Memurları Kanununun 176. maddesinde düzenlenen dersücreti karşılığı çalışacağı,çalışacağı süre boyunca ücretödeneceği, verdiği aylık ders ücretinin 7,5’a bölünerekbulunacak gün sayısının sigortalı primine esasgün sayılacağı kayıtlarınınbulunduğunu; imzalatılan bu evrakın (4) nolu Maddesinde, çalıştığısürece aylık ücretinin 657 Sayılı DevletMemurları Kanununun 'Ders Görevi" Madde 176 gereğince Ekders ücreti olarak hesaplanacağını; (6.) Maddesinde iseNormal çalışma saatleri dışında veya tatilgünlerinde yapacağı çalışmalarkarşılığında herhangi bir ücretödenmeyeceği yolunda kayıtlar bulunduğunu; SSK websitesindeki ücretleri ile kıyaslama yapıldığındaücret ödemelerinin eksikkuruşlandırıldığının görüldüğünü;bütün aylar aylık ücretlerinin eksik ödenmiş olduğunu;çalışmalarının, önceleri haftanın 5günü, devlet memurlarının çalışmasaatlerine uyumlu olarak 08,30-17,00 saatleri olduğunu, son dörtyılda ise haftanın 6 günü aynı saatler arası çalıştığını;temmuz ve ağustos aylarında da müvekkilinin kesintisizolarak çalıştığını ancak haftatatili günleri için herhangi bir ödeme yapılmadığını;prim bildirimlerinin de 2008 yılı sonuna dek, günlük 7.5ders saatine göre ayda 20-27 gibi gün olarak bildirildiğini; 1475sayılı İş Kanunu ve 3945 sayılı kanunun 7.maddesi uyarınca, çalışanlara hafta tatiligünlerinde çalışılmadan ücret ödenmesiöngörüldüğü gibiçalışılmayan Resmi ve Dini tatil günlerinde deçalışmadığı halde ücret ödenmesizorunluluğu bulunduğu halde, müvekkiline bu günleriçin herhangi bir ödeme yapılmadığını; bu biçimde, çalışma dönemi boyunca ücretödemelerinin eksik yapıldığını; sürekliyenilenen iş sözleşmeleri ile fiiliçalışması 14 tam yılıaştığı halde, kendisine kullandırılmasıgereken yıllık ücretli izin haklarının da (son ikiyıl hariç) kullandırılmadığını; 6772sayılı Devlet ve Ona Bağlı Müesseselerde Çalışanİşçilere İlave Tediye Yapılması HakkındakiKanun'un 1. maddesi uyarınca, belirtilen işyerlerindeçalışan işçilere ücret sistemleri ne olursaolsun her yıl için birer aylık ücret tutarında ilavetediye ücreti ödeneceğinin belirtildiğini; aynıyasanın 3. maddesinde de bu işyerlerinde çalışan"işçilere mezkur maddeler gereğince yapılantediyelerden ayrı olarak her yıl için bir aylıkistihkakları" tutarında ödeme de yapılacağınınhükme bağlandığını; böylece, buişyerlerinde çalışan işçilere yılda ikiaylık ücretleri tutarında "ilave tediye"yapılması emredici düzenlemesine rağmen davacı veişyerinde çalışan diğer usta öğreticilerebu ödemelerin yapılmadığını; 1475Sayılı İş Kanunu'nun 14. Maddesi (5.) bendinin (4) nolufıkrasında kıdem tazminatı ödeneceği hususuna yerverildiğini; hizmet akdi bu hizmetlerinin birleştirilmesisuretiyle sona eren davacının kıdem tazminatının ikiayrı kamu kurumunda geçen hizmetlerinin birleştirilmesisuretiyle ortaya çıkacak süre esas alınarakhesaplanıp ödettirilmesi gerektiğini ifade ederek;müvekkilinin talepte haklı olduğu alacak miktarınıntespiti ile; fazlaya ilişkin ve başkaca talep haklarısaklı tutularak; 100,00 TL kıdem tazminatı, 25.000,00 TL. eksiködenen ücret, 100,00 TL ücretli izinalacağı, 6.800,00TL ilave tediye alacağı olmak üzereToplam 32.000,00 TL alacağın, kıdem tazminatı, eksiködenen ücret alacağının en yüksek banka mevduat,ücretli izin alacağı, ilave tediye alacağının adikanuni faizi ile birlikte tahsili; hüküm altına alınacakalacaklarına kıdem tazminatına akdin feshi, eksik ödenenücret alacağı, ilave tediye ve ücretli izinalacağına dava tarihinden itibaren faiz yürütülmesi istemiyleadli yargı yerinde dava açmıştır. ANKARA 4. İŞ MAHKEMESİ:01.03.2013 gün ve E:2012/1016, K:2013/292 sayı ile özetle; “…4857sayılı İş Kanunu’nun 1.maddesinin 2.fıkrası ve 4. maddesinde belirtilen ayrık durumlardışında kalan bütün işyerlerinde, işverenlerile işveren vekillerine ve çalışma şeklinebakılmaksızın işçilere bu Kanun’unuygulanacağı belirtilmiştir.(…) Uyuşmazlığınnormatif dayanağını oluşturan; 657 sayılıyasanın 89. maddesindeki düzenlemeye göre; “ Herderecedeki eğitim ve öğretim kurumlan ile Üniversite veAkademi (Askeri Akademiler dahil), okul, kurs veya yaygın eğitimyapan kurumlarda ve benzeri kuruluşlarda öğretmen veyaöğretim üyesi bulunmaması halinde öğretmenlere,öğretim üyelerine veya diğer memurlara veyahutaçıktan atanacaklara ücret ile ek ders göreviverilebilir. Ücretle okutulacak derssaatlerinin sayısı, ders görevi alacakların nitelikleri vediğer hususlar ilgili Bakanlığın teklifi ve BakanlarKurulunun kararı ile tespit olunur.” Anılan yasanın 176.maddesinde; “ Bu Kanunun 89 uncu maddesine göre kendilerine dersgörevi verilenlere, ders saati başına gündüzöğretimi için 140, örgün ve yaygın eğitimkurumlarında yarıyıl ve yaz tatillerinde, cumartesi ve pazargünleri ile saat 18.00'den sonra başlayan öğretimfaaliyetleri için 150 gösterge rakamının bu Kanunagöre belirlenen aylık katsayısı ileçarpımından oluşan miktar üzerinden ek dersücreti ödenir. Bu ücretler, özeleğitime muhtaç öğrencilerin eğitim veöğretim gördüğü kurumlarda görevliöğretmen ve yöneticiler ile bu öğrencilereyönelik olarak açılan özel sınıföğretmenlerine ve cezaevlerinde görevli öğretmenlere %25 fazlasıyla ödenir. Bu madde kapsamında ücretleders vermek üzere yükseköğretim kurumlarındangörevlendirilen öğretim elemanlarına 2914 sayılıKanun hükümlerine göre ek ders ücreti ödenir. Konferans ücreti her yılbütçe kanunlarında gösterilir.” hükmünüiçermektedir. 5216 sayılı BüyükşehirBelediyesi Kanunun Büyükşehir Belediyesinin Görev, Yetki VeSorumluluklarını düzenleyen 7/ v) maddesinde “…meslekve beceri kazandırma kursları açmak, işletmek veyaişlettirmek, bu hizmetleri yürütürken üniversiteler,yüksek okullar, meslek liseleri, kamu kuruluşları ve siviltoplum örgütleri ile işbirliği yapmak.”Düzenlemesi yer almaktadır.(…) Netice itibarıyla yukarıdabelirtilen 657 sayılı yasanın 89 ve 176 maddeleri veYargıtay’ın usta öğreticiler konusunda verdiğiilkesel kararlar bir değerlendirmeye tabi tutulduğundadavacının statü hukukuna tabi olduğu, uyuşmazlığınçözüm yerinin idari yargı olduğu sonuç vekanaati ile yargı yolun caiz olmaması nedeniyle davanın reddinekarar vermek gerekmiştir.” demek suretiyle davanıngörev yönünden reddine karar vermiştir. İş bu karara yapılantemyiz başvurusu üzerine Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, 27.05.2013gün ve E:2013/10940, K:2013/12403 karar sayılı ilamı ilehükmün onanmasına karar vermiştir. Bu karara karşı yapılankarar düzeltme istemine ilişkin Yargıtay 22. Hukuk Dairesi01.10.2013 gün ve E:2013/23237, K:2013/20508 sayılı ilamıile karar düzeltme isteminin reddine karar vermiş ve kararkesinleşmiştir. Davacı vekili bu kez;müvekkilinin Ankara Büyükşehir Belediyesi'nde istihdamedilmesinin "statü hukukuna tabi olduğu" yolunda Ankara 4.İş Mahkemesi'nin hukuki nitelemesinin Mahkemelerince de uygungörülmesi halinde, müvekkilinin davalı belediyede nesurette ve hangi statüde istihdam edildiği takdir ve tespitine ve bubelirlemeye göre talep etmekte haklı olduğu ve ödenmeyenalacaklarının neler ve ne miktarda olduğunun tam olarak tespitiile fazlasını isteme hakları saklı tutularak; toplam110.226,06 TL alacağın, kanuni faizi ile birlikte davalıdanalınarak müvekkiline verilmesi; ödettirilecek alacaklarına,ihtarname ile davalı belediyeye başvuru tarihleri olan 2012tarihinden itibaren faiz yürütülmesi istemiyle idari yargıyerinde dava açmıştır. ANKARA 7.İDARE MAHKEMESİ;21.2.2014 gün ve E:2013/1103 sayı ile, 506 Sayılı SosyalSigortalar Kanunu’nun 2. maddesinde “Bir hizmet akdine dayanarakbir veya birkaç işveren tarafındançalıştırılanlar bu kanuna göre sigortalısayılırlar...” denilmiş, aynı Yasanın “UyuşmazlıklarınÇözüm Yeri” Başlıklı 134. maddesinde,“Bu kanunun uygulanmasından doğan uyuşmazlıklar,yetkili iş mahkemelerinde veya bu davalara bakmakla görevlimahkemelerde görülür” hükmüne yer verilmiş;506 sayılı yasa hükümlerinin 01.10.2008 tarihindeyürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar veGenel Sağlık Sigortası Kanununun 106. maddesi ileyürürlükten kaldırılmış olduğu; 5510sayılı Kanunun 3.maddesinde; kısa ve/veya uzun vadeli sigortakolları bakımından adına prim ödenmesi gereken veyakendi adına prim ödemesi gereken kişinin sigortalı olaraktanımlandığı; 79.madde ile başlayanDördüncü Kısmında, primlere ilişkinhükümlere yer verildiği; 101. maddesinde “Bu kanundaaksine hüküm bulunmayan hallerde, bu kanun hükümlerininuygulanmasıyla ilgili ortaya çıkan uyuşmazlıklarınİş Mahkemelerinde görüleceği hükmününyer aldığı; öte yandan, 4857 sayılı İşKanununun 1.maddesinde, Kanunun amacının, işverenler ile biriş sözleşmesine dayanarakçalıştırılan işçilerinçalışma şartları ve çalışmaortamına ilişkin hak ve sorumluluklarını düzenlemekolduğu belirtilmiş; aynı zamanda, bakılan davanın dakonusunu oluşturan “İş Sözleşmesi, Türlerive Feshi” hususuna Kanunun 8.maddesi ve devamında, kıdemtazminatı, ücretli izin, bildirim süresinden kaynaklananyükümlülük ve haklara ilişkin hususlara ise Kanunundeğişik maddelerinde yer verilmiş olduğu; diğertaraftan; 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanununun 1.maddesinde, “İş Kanununa göre işçisayılan kimselerle (o kanunun değiştirilen ikinci maddesininÇ, D ve E fıkralarında istisna edilen işlerdeçalışanlar hariç) işveren veya işverenvekilleri arasında iş akdinden veya iş Kanununa dayanan hertürlü hak iddialarından doğan hukukuyuşmazlıklarının çözülmesi ilegörevli olarak lüzum görülen yerlerde iş mahkemelerikurulur. Bu mahkemeler: A)(Mülga: 18/10/2012-6356/81 md.) B)işçi SigortalarıKurumu ile sigortalılar veya yerine kaim olan hak sahipleriarasındaki uyuşmazlıklardan doğan itiraz ve davalara dabakarlar. İş mahkemesikurulmamış olan yerlerdeki bu davalara o yerde görevlendirilecekmahkeme tarafından, temsilci üyeler alınmaksızın, bukanundaki esas ve usullere göre bakılır. Fiili ve hukukiimkansızlıklar dolayısiyle iş mahkemesinin toplu olarakgörevini yapamadığı hallerde de yukarki fıkrahükmü uygulanır. (Ek fıkra: 2/7/2012-6352/39 md.)Birden fazla iş mahkemesi bulunan yerlerde, sosyal güvenlikhukukundan kaynaklanan davaların görüleceği işmahkemeleri, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu tarafındanbelirlenebilir.” hükmünün yer aldığı; dosyanın incelenmesinden; davacının, davalı idareyeverdiği ve tek taraflı olarak imzaladığı birtaahütnameye istinaden, Ankara Büyükşehir BelediyesiEğitim ve Kültür Dairesi Başkanlığıbünyesinde düzenlenen Meslek Edindirme Kurslarında ustaeğitici sıfatıyla çalıştığı;26.07.2012 tarihi itibariyle emeklilik nedeniyle iş akdini feshetmesininardından kıdem tazminatı, ücret, eksik ödenenücret, ücretli izin ve ilave tediye alacaklarına ilişkin,toplam 110.226,06 TL tazminatın davalı idareye başvurutarihinden itibaren faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiylebakılmakta olan davanın açıldığınınanlaşıldığı; olayda; davacının; 657sayılı Devlet Memurları Kanununda tanımlanan şekliyle,memur, sözleşmeli personel, geçici personel veişçi kapsamında bulunmadığı; idareye verdiğibir taahhütnameye istinaden, idareyle arasında bir hizmetilişkisi kurulduğu; taahhütnamede, ek ders ücretininhesaplanmasında 657 sayılı Kanununun 176. maddesindenesinlenmiş olunmasının, davacının kamu personelistatüsünde değerlendirilmesi için yeterli olamayacağıgibi, taahhütnameyi de idari sözleşme haline getirmeyeceği;dolayısıyla, taahhütnameyle kurulan ilişkinin, daha ziyadeTürk Borçlar Kanununda tanımını bulan hizmetsözleşmesi niteliğinde olduğunun kabulünde zorunlulukbulunduğu; buna göre; davacının statüsü dikkatealındığında ve iş mevzuatından kaynaklanantalepleri gözetildiğinde; uyuşmazlığın, özelhukuk hükümlerine göre görüm veçözümünde adli yargı yerinin görevliolduğu sonucuna varılmış olduğu; nitekim;Uyuşmazlık Mahkemesi Hukuk Bölümünün 30.09.2013tarih ve E:2013/851, K.2013/ 1277 sayılı kararının da buyönde bulunduğu gerekçesiyle; Mahkemeleriningörevsizliğine, 2247 sayılı UyuşmazlıkMahkemesinin Kuruluş ve İşleyişi Hakkında Kanunun19.maddesi uyarınca görevli yargı yerinin belirlenmesiiçin iş bu dosya ile birlikte Ankara 4. İş MahkemesininE:2012/1016 esas sayısına kayıtlı dava dosyasınınmahkemesinden istenerek teminin ardından dosyalarınUyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesine ve dosya incelemesinin bukonuda Uyuşmazlık Mahkemesince karar verilinceye kadar ertelenmesinekarar vermiştir. İNCELEME VE GEREKÇE :Uyuşmazlık Mahkemesi Hukuk Bölümü’nün,Serdar ÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında,Üyeler: Eyüp Sabri BAYDAR, Ali ÇOLAK, SıddıkYILDIZ, Nurdane TOPUZ, Ayhan AKARSU ve Mehmet AKBULUT’unkatılımlarıyla yapılan 5.5.2014 günlütoplantısında; l-İLK İNCELEME:Dosya üzerinde2247 sayılı Yasa’nın 27.maddesi uyarınca yapılanincelemeye göre; adli ve idari yargı yerleri arasında 2247sayılı yasa’nın 19.maddesinde öngörülenbiçimde görev uyuşmazlığı doğduğu, idariyargı dosyasının, son görevsizlik kararını verenmahkemece, adli yargı dosyası da temin edilmek suretiyleUyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderildiği ve usuleilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesineoybirliği ile karar verildi. II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hakim TaşkınÇELİK’in, davanın çözümünde adliyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilen YargıtayCumhuriyet Savcısı Mehmet BAYHAN ile DanıştaySavcısı Mehmet Ali GÜMÜŞ’ün davada adli yargınıngörevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, MilliEğitim Bakanlığı tarafından düzenlenen meslekedindirme kurslarında 01.11.1987 tarihinde usta eğitici olarakgöreve başlayan ve bu görevini 18.05.1994 tarihine kadarsürdüren; daha sonra 01.11.1994 tarihinden itibaren de AnkaraBüyükşehir Belediyesi Eğitim ve Kültür DairesiBaşkanlığı tarafından düzenlenen BELMEKkurslarında, imzaladığı taahhütnameye istinaden UstaÖğretici olarak çalışmakta iken emeklilik nedeniyleiş akdi feshedilen davacının, eksikyapıldığını iddia ettiği kıdemtazminatı, eksik ödenen ücret, ücretli izinalacağı ve ilave tediye alacağının faiziyle birlikteödenmesi istemiyle açılmıştır. 506 Sayılı Sosyal SigortalarKanunu’nun 2. Maddesinde “Bir hizmet akdine dayanarak bir veyabirkaç işveren tarafındançalıştırılanlar bu kanuna göre sigortalısayılırlar…” denilmiş, aynı Yasanın “UyuşmazlıklarınÇözüm Yeri” Başlıklı 134. maddesinde,“Bu kanunun uygulanmasından doğan uyuşmazlıklar, yetkiliiş mahkemelerinde veya bu davalara bakmakla görevli mahkemelerdegörülür” hükmüne yer verilmiş; 506sayılı yasa hükümleri 01.10.2008 tarihindeyürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar veGenel Sağlık Sigortası Kanununun 106. maddesi ile yürürlüktenkaldırılmıştır. 5510 sayılı Kanunun 3.maddesinde; kısa ve/veya uzun vadeli sigorta kollarıbakımından adına prim ödenmesi gereken veya kendiadına prim ödemesi gereken kişi sigortalı olaraktanımlanmış; 79.madde ile başlayan DördüncüKısmında, primlere ilişkin hükümlere yerverilmiş; 101. maddesinde “Bu kanunda aksine hükümbulunmayan hallerde, bu kanun hükümlerinin uygulanmasıyla ilgiliortaya çıkan uyuşmazlıklar İş Mahkemelerindegörülür” denilmiştir. Öte yandan, 4857 sayılıİş Kanununun 1.maddesinde, Kanunun amacının, işverenler ile bir iş sözleşmesine dayanarakçalıştırılan işçilerinçalışma şartları ve çalışma ortamınailişkin hak ve sorumluluklarını düzenlemek olduğubelirtilmiş; aynı zamanda, bakılan davanın da konusunuoluşturan “İş Sözleşmesi, Türleri veFeshi” hususuna Kanunun 8.maddesi ve devamında; kıdemtazminatı, ücretli izin, bildirim süresinden kaynaklananyükümlülük ve haklara ilişkin hususlara ise, Kanunundeğişik maddelerinde yer verilmiştir. Diğer taraftan;5521sayılı İş Mahkemeleri Kanununun 1. maddesinde,“İş Kanununa göre işçi sayılan kimselerle(o kanunun değiştirilen ikinci maddesinin Ç, D ve Efıkralarında istisna edilen işlerde çalışanlarhariç) işveren veya işveren vekilleri arasında işakdinden veya iş Kanununa dayanan her türlü hakiddialarından doğan hukuk uyuşmazlıklarınınçözülmesi ile görevli olarak lüzum görülenyerlerde iş mahkemeleri kurulur. Bu mahkemeler: A) (Mülga: 18/10/2012-6356/81md.) B) İşçiSigortaları Kurumu ile sigortalılar veya yerine kaim olan haksahipleri arasındaki uyuşmazlıklardan doğan itiraz vedavalara da bakarlar. İş mahkemesikurulmamış olan yerlerdeki bu davalara o yerde görevlendirilecekmahkeme tarafından, temsilci üyeler alınmaksızın, bukanundaki esas ve usullere göre bakılır. Fiili ve hukukiimkansızlıklar dolayısıyla iş mahkemesinin topluolarak görevini yapamadığı hallerde de yukarıdakifıkra hükmü uygulanır. (Ek fıkra: 2/7/2012-6352/39 md.)Birden fazla iş mahkemesi bulunan yerlerde, sosyal güvenlikhukukundan kaynaklanan davaların görüleceği işmahkemeleri, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu tarafındanbelirlenebilir.” denilmiştir. Dosyanın incelenmesinden;davacının, davalı idareye verdiği ve tek taraflıolarak imzaladığı bir taahhütnameye istinaden, AnkaraBüyükşehir Belediyesi Eğitim ve Kültür DairesiBaşkanlığı bünyesinde düzenlenen Meslek EdindirmeKurslarında usta eğitici sıfatıylaçalıştığı anlaşılmıştır. Somut durum dikkatealındığında, davacının; 657sayılı Devlet Memurları Kanununda tanımlanan şekliyle,memur, sözleşmeli personel, geçici personel veişçi kapsamında bulunmadığı; idareyeverdiği bir taahhütnameye istinaden, idareyle arasında birhizmet ilişkisi kurulduğu; taahhütnamede, ek ders ücretininhesaplanmasında 657 sayılı Kanununun 176. maddesindenesinlenmiş olunmasının, davacının kamu personelistatüsünde değerlendirilmesi için yeterliolamayacağı gibi, taahhütnameyi de idari sözleşmehaline getirmeyeceği; dolayısıyla, taahhütnameyle kurulanilişkinin, daha ziyade Türk Borçlar Kanunundatanımını bulan hizmet sözleşmesi niteliğindeolduğunun kabulünde zorunluluk bulunmaktadır. Buna göre; davacınınstatüsü dikkate alındığında ve işmevzuatından kaynaklanan talepleri gözetildiğinde;uyuşmazlığın, özel hukuk hükümlerinegöre görüm ve çözümünde adli yargıyerinin görevli olduğu sonucuna varılmıştır Açıklanannedenlerle, Ankara 7. İdare Mahkemesince yapılan başvurununkabulü ile, Ankara 4. İş Mahkemesince verilen görevsizlikkararının kaldırılması gerekmiştir. S O N U Ç : Davanınçözümünde ADLİ YARGININ görevli olduğuna,bu nedenle Ankara 7.İdare Mahkemesinin BAŞVURUSUNUN KABULÜile, Ankara 4.İş Mahkemesinin 01.03.2013 gün ve E:2012/1016,K:2013/292 sayılı GÖREVSİZLİK KARARININKALDIRILMASINA, 5.5.2014 gününde OY BİRLİĞİİLE KESİN OLARAK karar verildi. Başkan Serdar ÖZGÜLDÜR Üye Eyüp Sabri BAYDAR Üye Nurdane TOPUZ Üye Ali ÇOLAK Üye Ayhan AKARSU Üye Sıddık YILDIZ Üye Mehmet AKBULUT
Full & Egal Universal Law Academy