T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2014 / 352
KARAR NO : 2014 / 392
KARAR TR : 01.04.2014
ÖZET: 06.10.1980-26.03.1984 tarihleri arasında İlk Öğretim Müdürü olan ve Mersin İli, Bozyazı Belediyesinde vekaleten belediye başkanlığı görevi yapan davacının, bu belediye başkanlığı görevinden dolayı makam–görev tazminatı ödenmesi istemiyle yaptığı başvurusunun reddine ilişkin 16.07.2012 gün ve 33.662.037 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğü Kamu Görevlileri Emeklilik Daire Başkanlığı işleminin iptali ile geriye dönük olarak tüm alacaklarının yasal faiziyle birlikte tazmini istemiyle açtığı davanın, İDARİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı :N.U.
Vekili : Av. U.T.
Davalı :Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı
Vekilleri : Av. S.U. (Adli Yargıda)
O L A Y : Davacı vekili, dava dilekçesindeözetle; davacının Mersin İli, Bozyazı İlçesinde,06.10.1980-26.03.1984 tarihleri arasında atanmak suretiyle belediyebaşkanlığı yaptığını,davacının belediye başkanı olarak görevyapmış olması nedeniyle mülga 5434 sayılı Kanununek 68 inci maddesi uyarınca makam ve görev tazminatıödenmesi yönündeki 13.06.2012 tarihli dilekçelerineverilen cevapta, “…08.05.2008 tarih ve 26870 sayılı ResmiGazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 5754sayılı Kanunun 68. Maddesi ile değişik 5510sayılı Kanunun Geçici 4. Maddesine göre kanununyürürlük tarihinden önce seçimle BelediyeBaşkanı olarak görev yapan Belediye Başkanlarına makamve görev tazminatı ödeneceği hükmebağlanmış olup, söz konusu Kanun maddesinde atanan BelediyeBaşkanlarına da makam ve görev tazminatıödeneceğine dair bir hükümbulunmamaktadır…” denilerek, taleplerinin red edildiğinibeyan ederek, davalı kurumun haksız olarak uyguladığıişlemin iptaline ve davacının yasal hakkı olan makamtazminatına bağlı görev tazminatının yasalfaiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi istemiyle idariyargı yerinde dava açmıştır.
ANKARA 13. İDARE MAHKEMESİ: 13.11.2012 gün ve E:2012/1205K:2012/2690 sayılı kararında özetle; davacının 5510 sayılı KanununGeçici 4.maddesi hükümlerinin kendisine de uygulanmasıisteminin reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılandavanın görüm ve çözümü 5510sayılı Kanunun 101.maddesi hükmü uyarınca işmahkemesine ait olduğu gerekçesiyle, 2577 sayılıİdari Yargılama Usulü Kanununun 15/1-a maddesi uyarıncadavanın görev yönünden reddine karar verilmiş veverilen bu karar temyiz edilmeksizin kesinleşmiştir.
Davacı vekili bu kez, aynıistemle adli yargı yerinde dava açmıştır.
ANKARA 10. İŞ MAHKEMESİ: 04.04.2013gün ve E:2012/1240 K:2013/490 sayılı kararında özetle;davacının talebi 5434 sayılı Yasa kapsamındadeğerlendirileceğinden davanın idare mahkemesindeaçılması gerektiği gerekçesiyle, HMK 115/2maddesigereğince dava şartı yokluğundan davanın usuldenreddine dair verilen karar, Yargıtay 21. Hukuk Dairesi’nin06.06.2013 gün ve E:2013/8753 K.2013/12045 sayılı onamakararı ile kesinleşmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE :
Uyuşmazlık Mahkemesi HukukBölümü’nün, SerdarÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında,Üyeler: Eyüp Sabri BAYDAR, Ali ÇOLAK, Sıddık YILDIZ,Nurdane TOPUZ, Ayhan Akarsu ve Mehmet AKBULUT’unkatılımlarıyla yapılan 01.04.2014 günlütoplantısında:
l-İLK İNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılıYasa’nın 27. maddesi gereğince yapılan incelemeyegöre, adli ve idari yargı yerleri arasında 2247 sayılıYasa’nın 14. maddesinde öngörülen biçimdeolumsuz görev uyuşmazlığı doğduğu, adliyargı dosyasının; davacının istemi üzerine songörevsizlik kararını veren Mahkemece 15. maddede belirtilenhükmün aksine, önceki görevsizlik kararınailişkin dava dosyası temin edilmeden gönderildiğigörülmekte ise de; Başkanlıkça idari yargıdosyasının da ilgili Mahkemesinden getirtildiği vesonuçta usule ilişkin herhangi bir noksanlıkbulunmadığı anlaşıldığından, adli veidari yargı yerleri arasında doğan görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hakim Filiz BUDAK’ın,davanın çözümünde idari yargınıngörevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan;ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Mehmet BAYHAN ile Danıştay Savcısı MehmetAli GÜMÜŞ’ün davada idari yargınıngörevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, 06.10.1980-26.03.1984 tarihleri arasında İlkÖğretim Müdürü olan ve Mersin İli, BozyazıBelediyesinde vekaleten belediye başkanlığı göreviyapan davacının, bu belediye başkanlığı görevindendolayı makam–görev tazminatı ödenmesi istemiyleyaptığı başvurusunun reddine ilişkin 16.07.2012gün ve 33.662.037 sayılı Sosyal Güvenlik KurumuBaşkanlığı Emeklilik Hizmetleri GenelMüdürlüğü Kamu Görevlileri Emeklilik DaireBaşkanlığı işleminin iptali ile geriye dönükolarak tüm alacaklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesiistemiyle açılmıştır.
5434 sayılı T.C. EmekliSandığı Kanununun (5510 sayılı kanunun 106. maddesiile mülga edilen) Ek 68. maddesinde; “(Değişik madde: 24/11/1994 - 4049/7 md.)
(Değişik fıkra: 23/02/1995 - KHK- 547/13 md.) Makam tazminatı ile Yüksek Hakimlik ve temsil veyagörev tazminatı ödenmesini gerektiren görevlerdebulunanlardan, 10/10/1984 tarihli ve 3056 sayılı Kanunun 36 ncımaddesine göre istihdam edilenlere, Başbakanlıkta da makamtazminatı ödenmesini gerektiren görevlerde en az 6 ayçalışmış olmaları kaydıyla butazminatlardan yüksek olanı esas alınarak ödemeyapılır. (Ek cümle: 04/07/2001 - 631 S.KHK/1. md.) Makam veyayüksek hakimlik tazminatı ödenmesini gerektiren görevlerdetoplam en az iki yıl bulunmadan veya bu görevlerde hiçbulunmadan emekliye ayrılanlara ise, en az altı ay süreylebulundukları en üst görevleri için belirlenen görevtazminatı veya hizmet yılları itibarıyla belirlenengörev tazminatından yüksek olanı ödenir. Bu halde deiki yıllık süreyi doldurma şartı aranır. (Ekcümle: 12/02/2000 - 4505/3 md.) Ancak bu tazminatların ölenlerindul ve yetimlerine ödenmesinde iki yıl görev şartıaranmaz.
(...)
(Ek fıkra:07/12/2004 - 5272 S.K./86.mad)Sandıkça emekli aylığı bağlananbüyükşehir belediye başkanlarına 7000, il belediyebaşkanlarına 6000, ilçe belediye başkanlarına 3000,diğer belediye başkanlarına 1500 gösterge rakamıüzerinden, bu Maddede belirtilen usul ve esaslar dahilinde makamtazminatı, buna bağlı olarak temsil veya görevtazminatı ödenir. Bu tazminatlar ilgililere ödendikçe ikiay içinde faturası karşılığında Hazinedentahsil olunur. Birinci fıkrada öngörülen ikiyıllık sürenin hesabında iştirâkçi olupolmadıklarına bakılmaksızın belediye başkanıolarak geçen sürelerin tamamı dikkate alınır.
(Ek fıkra: (12/02/2000 - 4505/3 md.)Temsil ve görev tazminatları; yönetim ve denetim kuruluüyelikleri dahil olmak üzere kamu kesiminde her ne suretle olursaolsun aylık veya ücret alıp almadıklarına bakılmaksızıngörev alanlara bu durumları devam ettiği süreceödenmez. Tazminattan yararlanırken, yararlanmaşartlarını kaybedenler en geç bir ay içinde durumuTürkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı GenelMüdürlüğüne bildirirler. Bu durumun ortayaçıktığı tarihi takip eden ay başındanitibaren tazminat ödenmesine son verilir. Zamanında bildirimdebulunmayanlara ödenen tazminat kanuni faizi ile birlikte gerialınır.(...)
Bu tazminatlar, ölenlerin 5434sayılı Kanunun 67 nci maddesinde belirtilen aylığamüstehak dul ve yetimlerine 68 inci maddesindeki oranlar üzerindenödenir.
Bu ödemeler, T.C. EmekliSandığınca ödenmesini müteakip iki ay içindeGenel Bütçeye giren kurumlardan ayrılanlar içinHazineden, diğerleri için son kurumlarından faturası karşılığındatahsil edilir.(...) denilmiş; 1.1.2007 tarihinde; maddenin “Butazminatlar, ölenlerin 5434 sayılı Kanunun 67 nci maddesindebelirtilen aylığa müstehak dul ve yetimlerine 68 incimaddesindeki oranlar üzerinden hesaplanır.” şeklindekibeşinci fıkra metni ile “Bu ödemeler, T.C. EmekliSandığınca ödenmesini müteakip iki ay içindeGenel Bütçeye giren kurumlardan ayrılanlar içinHazineden, diğerleri için son kurumlarından faturasıkarşılığında tahsil edilir.” şeklindeki sonfıkra metni yürürlüktenkaldırılmıştır.
Diğer taraftan, 5510 sayılıSosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun “5434 sayılı Kanuna ilişkin geçişhükümleri” başlıklı Geçici 4. maddesininbirinci fıkrasında; “Bu Kanunun yürürlüğegirdiği tarih itibarıyla 8/6/1949 tarihli ve 5434 sayılıKanuna göre; aylık, tazminat, harp malûllüğüzammı, diğer ödemeler ve yardımlar ile 8/2/2006 tarihli ve5454 sayılı Kanunun 1 inci maddesine göre ek ödemeverilmekte olanlara, bu Kanunla yürürlükten kaldırılanhükümleri de dahil 5434 sayılı Kanunda kendileriiçin belirtilmiş olan şartları haiz olduklarımüddetçe bunların ödenmesine devam olunur. Ancak, 5ilâ 10 yıl arasında fiili hizmet süresi olaniştirakçilerden dolayı dul ve yetim aylığıalmakta olanların, aylık ve diğer ödemeleri, bu Kanunun 32nci, 34 üncü ve 37 nci maddelerindeki şartları haizoldukları müddetçe devam edilir.” hükmüne, aynımaddenin beşinci fıkrasında ise; “ Bu madde kapsamınagirenlerin aylıklarının bağlanması,artırılması, azaltılması, kesilmesi, yenidenbağlanması, toptan ödemeleri, ilgi devamı, ihya veborçlanmaları, diğer ödemeler ve yardımlar ileemeklilik ikramiyeleri hakkında bu Kanunla yürürlüktenkaldırılan hükümleri de dahil 5434 sayılı Kanunhükümlerine göre işlem yapılır ve bu maddeninuygulanmasında mülga 2829 sayılı Kanun hükümleri ayrıcadikkate alınır. (Ek cümle: 16/06/2010-5797S.K/10. md.) Ancak, PolisAkademisinde öğrenim görmekte olan öğrencilerin yetimaylıkları bu öğrenimleri süresince kesilmeksizinödenmeye devam edilir.” hükmüne yer verilmiştir.
31.5.2006 tarih ve 5510 sayılıSosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu 506, 1479,2925, 2926 ve 5434 sayılı Kanunlar kapsamındaki hizmet akdinegöre ücretle çalışanlar (Sosyal Sigortalılar),kendi hesabına çalışanlar (Bağ-Kur’lular),tarımda kendi adına ve hesabına çalışanlar(Tarım Bağ-Kur’luları), tarım işlerindeücretle çalışanlar, (Tarım sigortalıları),devlet memurları ve diğer kamu görevlilerini (EmekliSandığı İştirakçileri), geçicimaddelerle korunan haklar dışında, sosyal güvenlik vesağlık hizmetleri yönünden yeni bir sisteme tabitutmuş, beş farklı emeklilik rejimini aktüeryal olarak hakve hükümlülükler yönünden tek bir sosyalgüvenlik sistemi altında toplamıştır.5510sayılı Kanunun iptali amacıyla açılan davada AnayasaMahkemesi, 15.12.2006 tarih ve E: 2006/111, K: 2006/112 sayılıkararıyla, anılan Kanunun birçok maddesi ile birlikte, buKanunun yürürlük tarihinden önce 5434 sayılı T.C.Emekli Sandığı Kanunu hükümlerine tabi olarakgörev yapmakta olan memurlar ve diğer kamu görevlilerinidiğer sigortalılarla aynı sisteme tabi kılan (başta4/c maddesi) hükümlerin iptaline karar vermiş; bu karardan sonrakabul edilen 17.04.2008 tarih ve 5754 sayılı Kanunla 5510sayılı Kanunda düzenlemeler yapılmış veanılan Kanuna eklenen Geçici 1 nci ve Geçici 4 ncümaddelerle, 5754 sayılı Kanunun yürürlüğegirdiği 1 Ekim 2008 tarihinden önce 5510 sayılı Kanunun 4ncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamındaolanlar (memurlar ile diğer kamu görevlileri) ile bunların dulve yetimleri hakkında, bu Kanunla yürürlüktenkaldırılan hükümleri de dahil 5434 sayılı Kanunhükümlerine göre işlem yapılacağıhüküm altına alınmıştır. 5754sayılı Kanunun kimi hükümlerinin iptali istemiyleaçılan dava Anayasa Mahkemesi’nin 30.3.2011 tarihve E: 2008/56, K:2011/58 sayılı kararı ile reddedilmiştir.
5510 sayılı Kanunun 101 ncimaddesinde yer alan “…bu Kanun hükümlerininuygulanmasıyla ilgili ortaya çıkan uyuşmazlıklarİş Mahkemelerinde görülür.” bölümününiptali istemiyle yapılan itiraz başvurusunda Anayasa Mahkemesi,22.12.2011 tarih ve E: 2010/65, K: 2011/169 sayılı kararıyla(RG. 25.1.2012, Sayı: 28184) davayı retlesonuçlandırmakla birlikte; söz konusu kararın Mahkememizönündeki uyuşmazlığa ışık tutacakşekilde şu gerekçeye dayandırmıştır:“…5754 sayılı Kanunun yürürlüğe girmesindenönce memur ve diğer kamu görevlisi olarakçalışmakta olanlar, evvelce olduğu gibi 5434sayılı Kanun hükümlerine tabi olacaklar ve bunlarınemeklileri bakımından da aynı Kanun hükümleriuygulanmaya devam edecek; ancak 5754 sayılı Kanun’unyürürlüğe girmesinden sonra memur ve diğer kamugörevlileri olarak çalışmaya başlayanlar ise 5510sayılı Kanunun 4/c maddesi uyarınca, bu Kanunhükümlerine tabi sigortalı sayılacak ve haklarında5434 sayılı Kanun değil, 5510 sayılı Kanun’unöngördüğü kural ve esaslar uygulanacak; ihtilafhalinde de adli yargı görevli bulunacaktır. 5754sayılı Kanunun yürürlüğüyle birlikte,artık Sosyal Sigortacılık esasına göre faaliyetgösteren ve yaptığı, tesis ettiği işlem vemuameleler idari işlem sayılamayacak bir sosyal güvenlikkurumunun varlığından söz etmek gerekli bulunmaktadır.5754 sayılı Kanun’un yürürlüğe girmesindenönce iştirakçisi sıfatıylaçalışmakta olan memurlar ve diğer kamu görevlileriile emekli sıfatıyla 5434 sayılı Kanun’a göreemekli, dul ve yetim aylığı almakta olanlar ve ayrıcamemurlar ve diğer kamu görevlilerinden ileride emekliliğe hakkazanacaklar yönünden ise Sosyal Güvenlik Kurumu’nun tesisedeceği işlem ve yapacağı muameleler idari işlemniteliğini korumaya devam edecek, bunlara ilişkin ihtilaflarda daevvelce olduğu gibi idari yargı görevli olmaya devam edecektir,Bu bakımdan 5510 sayılı Kanununyürürlüğünden sonra, prim esasına dayalıyani sistemin içeriği ve Kanun kapsamındaki iş veişlemlerin niteliği göz önünde bulundurulduğunda,itiraz konusu kuralla, yargılamanınbütünlüğü ve uzman mahkeme olması nedeniyle Kanunhükümlerinin uygulanması ile ortaya çıkanuyuşmazlıkların çözümünde işmahkemelerinin görevlendirilmesinde Anayasa’yaaykırılık görülmemiştir. Ancak, yukarıdaaçıklandığı üzere 5754 sayılıKanun’un yürürlüğe girmesinden önce statüdebulanan memurlar ve diğer kamu görevlileri ile ilgili sosyalgüvenlik mevzuatının uygulanmasından doğan idariişlem ve idari eylem niteliğindeki uyuşmazlıklarda idariyargının görevinin devam edeceğiaçıktır…”
Yukarıda sözü edilenmevzuat hükümlerinin ve Anayasa Mahkemesi kararınınbirlikte değerlendirilmesinden,5510 sayılı Kanununyürürlüğe girmesinden önce memur ve diğer kamu görevlisiolarak çalışmakta olanlar, daha önce olduğuüzere 5434 sayılı Kanun hükümlerine tabiolacakları gibi bunların emeklilikleri bakımından daaynı Kanun hükümlerinin uygulanmaya devam edileceği; ancak,bu Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra memur ve diğerkamu görevlisi olarak çalışmaya başlayanlarınise 5510 sayılı Kanunun 4/c maddesi uyarınca, bu Kanunhükümlerine tabi sigortalı sayılacağı vehaklarında 5434 sayılı Kanunun değil 5510 sayılıKanunun öngördüğü kural ve esasların uygulanacağıdolayısıyla ihtilafların da adli yargı yerindeçözümleneceği açıktır.
Kaldı ki; T.C. Anayasası’nın158.maddesindeki “…diğer mahkemelerle, Anayasa Mahkemesiarasındaki görev uyuşmazlıklarında AnayasaMahkemesi’nin kararı esas alınır ” hükmüuyarınca Anayasa Mahkemesi kararının buuyuşmazlığın çözümünde esasalınacağı tartışmasızdır.
Bu durumda,5510 sayılıKanun'un yürürlüğe girmesinden önceiştirakçi sıfatıyla çalışmakta olanmemurlar ve diğer kamu görevlileri ile emekli sıfatıyla 5434sayılı Kanuna göre emekli, dul ve yetim aylığıalmakta olanlar ve ayrıca memurlar ve diğer kamu görevlilerindenileride emekliliğe hak kazanacaklar yönünden SosyalGüvenlik Kurumunca tesis edilen işlem ve yapacağımuamelelerin “idari işlem” ve “idari eylem”niteliğini korumaya devam edeceği, dolayısıyla, 2577sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 2/1-amaddesinde belirtilen idari işlemler hakkında yetki, şekil,sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırıolduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlaledilenler tarafından açılan iptal davalarıkapsamında bulunan, 5754 sayılı Kanun'unyürürlüğe girdiği tarihten önce emeklisandığı iştirakçisi olan davacının, 06.10.1980- 26.03.1984 tarihleriarasında Belediye Başkanı olarak görevlendirilmesindendolayı, makam ve görev tazminatındanyararlandırılması istemiyle yaptığıbaşvurunun reddine ilişkin işlemin iptali ile yoksunkalınan
kazanç tutarınınfaizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyleaçtığı davanın görüm veçözümünün idari yargı yerindegörüleceği sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, Ankara 13. İdare Mahkemesinin 13.11.2012gün ve E:2012/1205, K:2012/2690 sayılı görevsizlik kararınınkaldırılması gerekmiştir.
S O N U Ç : Davanınçözümünde İDARİ YARGININ görevliolduğuna, bu nedenle Ankara 13. İdare Mahkemesi’nin 13.11.2012gün ve E:2012/1205, K:2012/2690 sayılıGÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA, 01.04.2014gününde OY BİRLİĞİ İLE KESİN OLARAKkarar verildi.
Başkan
Serdar
ÖZGÜLDÜR
Üye
Eyüp Sabri BAYDAR
Üye
Nurdane
TOPUZ
Üye
Ali
ÇOLAK
Üye
Ayhan
AKARSU
Üye
Sıddık
YILDIZ
Üye
Mehmet
AKBULUT
Full & Egal Universal Law Academy