T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2014 / 466
KARAR NO : 2014 / 494
KARAR TR : 01.04.2014
ÖZET : Trafik kazası nedeniyle meydana gelen maddi ve manevi zararın tazmini istemiyle açılan davanın, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk. K A R A R Davacı : B.G. Vekili :Av. Z.Ç. Davalı :Karayolları 9. Bölge Müdürlüğü /Diyarbakır Vekili : Av. Y.P. (Adli Yargıda) OL A Y : Davacı vekili,dava dilekçesinde özetle; davacının, 10.02.2012 tarihindeBismil – Batman Karayolunun Korucuk Köyü yol ayrımınayakın bir mevkide karayolunda meydana gelen büyükçukurlar nedeniyle davacıya ait 06……. plakasayılı aracı ile tek taraflı trafik kazasıyaptığını, meydana gelen bu kazanın Karayolları9. Bölge Müdürlüğü’nün ihmali vekusurundan kaynaklandığını belirterek; fazlaya ilişkinhakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL madditazminatın yasal faizi ile birlikte davalı idareden tahsili istemiyleadli yargı yerinde dava açmıştır. BİSMİLASLİYE HUKUK MAHKEMESİ: 25.01.2013 gün ve E:2012/328 K:2013/46 sayılıkararında “ Davanın kısmen kabul – kısmenreddine, 4.000,00 TL tazminatın olay tarihi olan 10.02.2012tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıtaraftan alınarak davacı tarafa verilmesine, fazlaya ilişkintaleplerin reddine…” şeklinde karar vermiştir. Kısmenkabul kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Yargıtay17. Hukuk Dairesi 13.05.2013 gün ve E:2013/5253 K:2013/6874sayılı ilamı ile özetle; “...karayolunda bulunançukurlar ve tümsekler nedeniyle gerekli onarımlarıyapmayan ve önlemleri almayan Karayolları GenelMüdürlüğü aleyhine hizmet kusuruna dayanılarakdava açıldığından, mahkemece adli yargınınyargı yolu bakımından görevsiz bulunması nedeniyledava dilekçesinin reddine karar verilmesi gerekirken,uyuşmazlığın esası incelenerek yazılıbiçimde hüküm kurulması doğrugörülmemiştir.” demek suretiyle hükmünbozulmasına karar verilmiştir. BİSMİLASLİYE HUKUK MAHKEMESİ: Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin bozmailamına uyduktan sonra 28.11.2013 gün, E:2013/703, K:2013/943sayılı kararı ile davanın görev yönündenreddine karar vermiş, verilen bu karar temyiz edilmeksizinkesinleşmiştir. Davacıvekili aynı gerekçe ile 4.000,00 TL tazminatın olay tarihindenitibaren yasa faiziyle birlikte ödenmesi istemiyle bu kez idari yargıyerinde dava açmıştır. DİYARBAKIR 3.İDARE MAHKEMESİ: 06.03.2014 gün ve E:2014/2 sayılı göndermekararında özetle; “...2918 sayılı Kanunda yapımve bakımından sorumlu olduğu karayolunu can ve malgüvenliği yönünden gerekli düzenleme veişaretlemeleri yaparak trafik güvenliğini sağlayacakdurumda bulundurmakla görevli kılınan Karayolları Genel Müdürlüğü’nün,söz konusu trafik kazasının oluşumunda sorumluluğununbulunup bulunmadığı tespitine yönelik olduğu,dolayısıyla davanın 2918 sayılı Kanundan doğanbir sorumluluk davası niteliğinitaşıdığından, davanın görüm veçözümünde adli yargı mahkemelerinin görevliolduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır.”demek suretiyle davanın görev yönünden reddine kararvermiş, 2247 sayılı Kanunun 19.maddesi uyarıncagörevli yargı yerinin belirlenmesi için dosyanınUyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesine karar vermiştir. İNCELEME VEGEREKÇE : UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, SerdarÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında,Üyeler: Eyüp Sabri BAYDAR, Ali ÇOLAK, Sıddık YILDIZ,Nurdane TOPUZ, Ayhan Akarsu ve Mehmet AKBULUT’unkatılımlarıyla yapılan 01.04.2014 günlütoplantısında: l-İLKİNCELEME:Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın 27.maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre, İdareMahkemesi’nce anılan Yasa’nın 19. maddesindeöngörülen usul ve yönteme uygun biçimdebaşvuruda bulunulduğu anlaşılmaktadır. Usuleilişkin herhangi bir noksanlık görülmediğinden esasınınincelenmesine oy birliği ile karar verildi. II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hakim Filiz BUDAK’ın,davanın çözümünde adli yargınıngörevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan;ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Mehmet BAYHAN ile Danıştay Savcısı MehmetAli GÜMÜŞ’ün davada adli yargınıngörevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, Bismil – Batman KarayolununKorucuk Köyü yol ayrımına yakın bir mevkidekarayolunda meydana gelen büyük çukurlar nedeniyle davacıyaait 06 AG 4263 plaka sayılı aracın tek taraflı trafikkazası yapması sonucu oluşan maddi zararın giderilmesineilişkindir. 2918 sayılıKarayolları Trafik Kanununun 1. maddesinde, Kanunun amacınınkarayollarında can ve mal güvenliği yönünden trafikdüzenini sağlayacak ve trafik güvenliğini ilgilendirentüm konularda alınacak önlemleri belirlemek olduğu;“Kapsam” başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikleilgili kuralları, şartları, hak veyükümlülükleri bunların uygulamasını vedenetlenmesini ilgili kuruluşları ve bunların görev, yetkive sorumluluk, çalışma usulleri ile diğerhükümleri kapsadığı ve bu kanunun karayollarındauygulanacağı belirtilmiş; aynı Kanunun, “KarayollarıGenel Müdürlüğünün görev ve yetkileri”başlıklı 7. maddesinde; “ Karayolları GenelMüdürlüğünün bu Kanunla ilgili görev veyetkileri şunlardır: a)Yapım ve bakımdan sorumlu olduğu karayollarında can ve malgüvenliği yönünden gerekli düzenleme veişaretlemeleri yaparak önlemleri almak ve aldırmak, b)Tüm karayollarındaki işaretleme standartlarını tespitetmek, yayınlamak ve kontrol etmek, c)(Mülga: 17/10/1996 - 4199/47 md.) d)Trafik ve araç tekniğine ait görüş bildirmek,karayolu güvenliğini ilgilendiren konulardaki projeleri incelemek veonaylamak, e)Yapım ve bakımından sorumlu olduğu karayollarında,İçişleri Bakanlığının uygungörüşü alınmak suretiyle, yönetmelikte belirlenenhız sınırlarının üstünde veya altındahız sınırları belirlemek ve işaretlemek, f)Trafik kazalarının oluş nedenlerine göre verilerihazırlamak ve karayollarında, gerekli önleyici teknik tedbirlerialmak veya aldırmak, (1) g)Yapım ve bakımından sorumlu olduğu karayollarındatrafik güvenliğini ilgilendiren kavşak, durak yeri,aydınlatma, yol dışı park yerleri ve benzeri tesisleriyapmak, yaptırmak veya diğer kuruluşlarca hazırlananprojeleri tetkik ve uygun olanları tasdik etmek, h)Yetkili birimlerce veya trafik zabıtasınca tespit edilen trafik kazaanalizi sonucu, altyapı ve yolun fiziki yapısı ileişaretlemeye dayalı kaza sebepleri göz önündebulundurularak önerilen gerekli önlemleri almak veya aldırmak, (1) i)(Mülga: 3/5/2006 – 5495/4 md.) j)(Değişik: 17/10/1996 - 4199/5 md.) Trafikzabıtasının görev ve yetkileri saklı kalmak üzereBu Kanunun 13,14,16,17,18,47/a ve 65 inci maddelerihükümlerine aykırı hareket edenler hakkında suçveya ceza tutanağı düzenlemek; 47 nci maddenin (b), (c) ve (d)bentlerinde belirtilen kural ihlallerinin tespiti halinde, durumu bir tutanaklabelirlemek ve gerekli işlemin yapılması için enyakın trafik kuruluşuna teslim etmek, (2)(3) k)Bu Kanunla ve bu Kanuna göre çıkarılmış olanyönetmeliklerle verilen diğer görevleri yapmaktır. (Sonfıkra Mülga : 28/3/1985 - 3176/16 md.)” hükmüneyer verilmiştir. Öte yandan 2918sayılı Yasanın 19.1.2011 günlü Resmi Gazetedeyayımlanarak yürürlüğe giren 6099 sayılıYasanın 14. maddesiyle değişik 110. maddesinde“İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiği zararlarailişkin olanları dahil, bu Kanundan doğan sorumlulukdavaları, adli yargıda görülür. Zarar göreninkamu görevlisi olması, bu fıkra hükmününuygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelentren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır. Motorlu araçkazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar,sigortacının merkez veya şubesinin veya sigortasözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerindenbirinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir”; Geçici 21. maddesinde de“Bu Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıngöreve ilişkin hükmü, yürürlüğegirdiği tarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksekİdare Mahkemesinde açılmış bulunan davalarauygulanmaz” denilmiştir. Dosyanınincelenmesinden, meydana gelen trafik kazası nedeniyle davacıya aitaraçta maddi hasar meydana geldiği, olayın meydanagelişinde davalı Karayolları GenelMüdürlüğünün kusuru bulunduğundan bahisle,oluşan zararın tazmininin istenildiğianlaşılmaktadır. 2918 sayılı Kanunun110 uncu maddesinin birinci fıkrasının iptali istemiyle Bursa3.Asliye Hukuk Mahkemesi ve Batman 2.Asliye Hukuk Mahkemesince yapılanitiraz başvuruları üzerine konuyu inceleyen Anayasa Mahkemesi,şu gerekçesi ile anılan kuralı Anayasaya aykırıgörmemiş ve iptal istemini oy birliğiyle reddetmiştir:“… Anayasa Mahkemesi’nin daha önceki kimikararlarında da belirtildiği üzere, tarihsel gelişimeparalel olarak Anayasa’da adli ve idari yargıayırımına gidilmemiş ve idariuyuşmazlıkların çözümünde idare ve vergimahkemeleriyle Danıştay yetkili kılınmıştır.Bu nedenle, genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idariyargı, özel hukuk alanına giren konularda adli yargıgörevli olacaktır. Bu durumda, idari yargının görevalanına giren bir uyuşmazlığın çözümündeadli yargının görevlendirilmesi konusunda kanun koyucunun mutlakbir takdir yetkisinin bulunduğunu söylemek olanaklıdeğildir. Ancak, idari yargının denetimine bağlıolması gereken idari bir uyuşmazlığınçözümü, haklı neden ve kamu yararınınbulunması halinde kanun koyucu tarafından adli yargıyabırakılabilir. İtiraz konusu kural, trafik kazasındazarar görenin asker kişi ya da memur olmasına, aracınaskeri hizmete ilişkin olmasına veya olayın hemzemingeçitte meydana gelmesi durumlarına göre farklıyargı kollarında görülmekte olan 2918 sayılıKanun’dan kaynaklanan tüm sorumluluk davalarının adliyargıda görüleceğini öngörmektedir. İtirazkonusu düzenlemenin gerekçesinde de ifade edildiği gibi,askeri idari yargı, idari yargı veya adli yargı kolları arasındauygulamada var olan yargı yolu belirsizliği giderilerek sözkonusu davalarla ilgili olarak yeknesak bir usul belirlenmektedir. Aynıtür davaların aynı yargı yolundaçözümlenmesi sağlanarak davalarıngörülmesi ve çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklıkılındığı ve bunun söz konusu davaların adliyargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanansorumlulukların, özel hukuk alanına girdiği konusunda birtartışma bulunmamaktadır. İdare tarafından kamugücünden kaynaklanan bir yetkinin kullanılması sözkonusu olmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynıseyir çizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risküreten araçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur. Açıklanannedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın 2.,125. ve 155.maddelerine aykırı değildir. İtirazın reddigerekir…” (Any. Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68, K.2013/165sayılı kararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954, s.136-147.) Anayasa’nın 158inci maddesinin son fıkrasında “ Diğer mahkemelerle,Anayasa Mahkemesi arasındaki görev uyuşmazlıklarında,Anayasa Mahkemesi’nin kararı esas alınır.”denilmektedir. Anayasa Mahkemesi’nin yukarıda gerekçesine yerverilen kararı, yasa koyucunun idari yargının görevinegiren bir konuyu adli yargının görevine verebileceğine,dolayısiyle 2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrası ile öngörülen, bu Kanun’dan doğantüm sorumluluk davalarının adli yargıda görülmesidüzenlemesinin Anayasa’ya aykırıbulunmadığına dair olup, esas itibariyle görev konusundaverilmiş bir karardır ve Anayasa’nın 158 inci maddesiuyarınca, başta Mahkememiz olmak üzere diğer yargıorganları bakımından da uyulması zorunlu bir kararmesabesindedir. Budurumda, 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihindeyürürlüğe giren 110. maddesi ile Anayasa Mahkemesi’ninişaret edilen kararı gözetildiğinde, bahsi geçenKanun maddesinin karayollarında, can ve mal güvenliğiyönünden trafik düzeninin sağlanarak trafikgüvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri kapsadığı ve Kanunun, trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri,bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgilikuruluşları ve bunların görev yetki ve sorumluluklarıile, çalışma usullerini kapsadığı,dolayısıyla oluşan trafik kazası nedeniyle açılacaksorumluluk davalarının görüm veçözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır. Açıklanannedenlerle, Diyarbakır 3. İdare Mahkemesince yapılanbaşvurunun kabulü ile, Bismil Asliye Hukuk Mahkemesince verilengörevsizlik kararının kaldırılmasıgerekmiştir. S ON U Ç : Davanınçözümünde ADLİ YARGININ görevli olduğuna,bu nedenle Diyarbakır 3. İdare Mahkemesi’nin BAŞVURUSUNUNKABULÜ ile, Bismil Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 28.11.2013 gün,E:2013/703, K:2013/943 sayılı GÖREVSİZLİKKARARIN KALDIRILMASINA, 01.04.2014 gününde üye EyüpSabri BAYDAR’ın KARŞI OYU ve OYÇOKLUĞU İLEKESİN OLARAK karar verildi. Başkan Serdar ÖZGÜLDÜR Üye Eyüp Sabri BAYDAR Üye Nurdane TOPUZ Üye Ali ÇOLAK Üye Ayhan AKARSU Üye Sıddık YILDIZ Üye Mehmet AKBULUT KARŞI OY Davalı İdareninkarayolunun yapım, bakım ve korunmasındaki ihmali sonucu meydanagelen kazada, davacının uğradığı maddi zararıntazmini istemi ile Adli Yargı İlk Derece Mahkemesinde davaaçılmış, Adli Yargıdayapılan yargılama sonucunda "İdarenin Hizmet Kusurunadayalı açılan davaların tam yargı davasıniteliğinde bulunduğu, idari yargıda açılmasıgerektiği" gerekçesi ile dava dilekçesi yargı yoluyönünden reddedilmiş, Kararınkesinleşmesi üzerine bu kez davacı vekilince aynı istekleİdari Yargıda dava ikame edilmiş, İdare Mahkemesinceyargılama sonucunda "uyuşmazlığın 2918Sayılı Yasa'nın 110. maddesi gereğince Adli Yargıdaçözümlenmesi gerektiği" gerekçesi ileyargı yolu yönünden davanın reddine, karar verilmiş, Kararın kesinleşmesiüzerine 2247 Sayılı Yasa'nın 19.maddesi gereğincegörevli yargı kolunun belirlenmesi için dosyaUyuşmazlık Mahkemesi Başkanlığı'nagönderilmiş, Yüksek Mahkemeceyapılan inceleme sonucunda "2918 Sayılı Yasa’nın110.maddesi hükümleri gözetildiğinde davanın AdliYargıda çözümlenmesi gerektiği"düşüncesi ile Asliye Hukuk Mahkemesinin görevsizlikkararının kaldırılmasına, Adli Yargınıngörevli olduğuna oyçokluğuyla kesin olarak kararverilmiştir. Sayınçoğunluğun uyuşmazlıkta Adli Yargıyıgörevli kabul eden düşüncesine iştirak edilmesimümkün değildir. Zira; Davada, davalıKarayolları Genel Müdürlüğünün karayolununyapım, bakım ve korunmasındaki ihmali sonucu zarara neden olankazanın meydana geldiği iddia edilmektedir. 2918 SayılıYasanın KTK'nın 7.md. "Karayolları GenelMüdürlüğünün Yapım ve Bakımındansorumlu olduğu Karayollarında can ve mal güvenliğiyönünden gerekli düzenleme ve işaretlemeleri yaparakönlemleri alma ve aldırmanın" idarenin görev veyetkileri arasında bulunduğuna işaret edilmiş, 6001 SayılıKarayolları Genel Müdürlüğünün teşkilatve görevleri hakkındaki kanunun 4.md."Hazırlayacağı programlar uyarıncakarayollarını yapmak, yaptırmak, emniyetlekullanılmalarını sağlayacak şekilde süreklibakım altında bulundurmak, bakımını yaptırmak,onarımını yaptırmak, işletmek ve işlettirme"Genel Müdürlüğün görev ve yetkileri arasındagösterilmiş, TC Anayasası'nın125/son md. "idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğanzararı ödemekle yükümlü olduğu" kuralabağlanmış, 2577 SayılıİYUK 2/1 -b md. "idari eylem ve işlemlerden dolayıkişisel haklan ihlal edilenler tarafından açılan tamyargı davaları, idari dava çeşitleri arasında"sayılmıştır. Bu durumda KarayollarıGenel Müdürlüğünün sorumluluk alanındakiyolun yapım, bakım ve onarımınıyapılmadığı nedeniyle doğan zararın tazminininamaçlanmış olması karşısında, idareningörevinde olan kamu hizmetini yürüttüğü esnadakişilere verdiği zarann ödetilmesine yönelik bulunanuyuşmazlık konusu davanın, olayda kamu hizmetinin usulüneve hukuka uygun olarak yürütülüpyürütülmediğinin, hizmet kusuru veya idareninsorumluluğunu gerektiren bir husus olup olmadığınıntespitinde esas alman idare hukuku kurallarına ve 2577 SayılıIYUK 2/1-b md. sayılan tam yargı davasında görüm veçözümünde idari yargı yerleri görevlibulunmaktadır. Sayınçoğunluk, karayolunun yapım, bakım ve korunmasındakiihmalden doğan zararda Adli Yargıyı görevli kabul edengörüşünde hukuki dayanak olarak 2918 Sâvilı KTK110/1 md. hükümlerini esas almıştır. 11.01.2011 gün 6099Sayılı Yasa'nın 14. maddesi ile 2918 Sayılı KTK 110.maddesine eklenen 1.fıkra ile "işleteni veya sahibi devlet vediğer kamu kuruluşları olan araçların sebebiyetverdiği zararlara ilişkin olanları dahil bu kanundan doğansorumluluk davaları Adli Yargıda görülür... "hükmü getirilmiştir. Sayınçoğunluk görüşünün aksine eldekiuyuşmazlık anılan yasa hükmü kapsamındakalmamaktadır. Çünkü,2918 Sayılı KTK 85.maddesinde açıkça belirtildiğigibi yasa motorlu araçların işletilmesinden doğanzararlar nedeniyle işletenin hukuki sorumluluğunudüzenlemektedir. Yasa hükmündegeçen bu kanundan ve Adli Yargıda görülmesi gerekensorumluluk davaları, 2918 Sayılı Yasa'nın 85.maddesindedüzenlenen motorlu araçların işletilmesi nedeniyleverilen zararlardan dolayı araç işletenin hukukisorumluluğuna ilişkin davalardır. Yasadeğişikliğinden önce kamu araçlarınınişletilmesi nedeniyle verilen zararlardan dolayı kamu idaresininsorumluluğunun hangi yargı kolunda görüm veçözümü konusunda yasada bir düzenlemebulunmadığından İdari ve Adli Yargı organlarıarasında çıkan görev uyuşmazlıklarınısonlandırmak üzere sözü geçen yasa hükmügetirilmek suretiyle kamu araçlarının verdiği zararlarnedeniyle işletenin sorumluluğunda 2918 Sayılı Yasa'nmamacına uygun olarak Adli Yargıda görüm veçözüm esası benimsenmiştir. 2918 sayılıyasanın 110. maddesinde yapılan yasa değişikliğineilişkin Hükümet gerekçesi de getirilen yenihükmün bu nedenle maddeye eklendiğini teyit etmektedir. Diğer taraftan,sayın çoğunluk 2918 sayılı yasanın 110. maddesihükmünün iptali istemi ile Anayasa Mahkemesineaçılan dava sonucunda verilen yorumlu red kararlarını,karara dayanak almakta ise de bu görüşe de itibar edilmesimümkün değildir. Zira; "T.C.Anayasasında , Anayasa Mahkemesinin iptal veya iptal talebinin reddidışında yorumlu red kararı verebileceğine dair birişaret yoktur. Tersine T.C. Anayasasının 153/2 maddesi"Anayasa Mahkemesi bir kanun veya kanun hükmünde kararnamenintamamını veya bir hükmünü iptal ederken, kanun koyucuhareketle yeni bir uygulamaya yol açacak biçimde hükümtesis edemez." hükmü böyle bir anlayışınbenimsenmemiş olduğunun kanıtı olarak kabul edilebilir.Gerçi madde iptal kararlarından bahsetmektedir, ama Anayasakoyucunun amacının Anayasa Mahkemesinin kanun koyucu gibi hareketetmesini önlemek olduğu açıkçaanlaşılmaktadır. Yorumlu red kararlarının isediğer mahkemeleri, idare makamlarını, gerçek vetüzel kişileri bağlaması itibariyle bir çeşitpozitif kanun koyuculuk anlamına geldiğine şüphe yoktur.(Türk Anayasa Hukuku Prof. Dr. Ergun Ozbudun. Sh. 440 vd.) Hakkında yorumlu redkararı verilen bir kanun maddesi yürürlükte kalmaya devameder. Dolayısıyla somut olaylara uygulanır. Somut olaylarda omaddenin ne anlama geldiğine, yani nasıl yorumlanacağına,bundan sonra da Anayasa Mahkemesi değil onu uygulayacak Mahkemeler kararverir. Anayasa Mahkemesinin yorumlu red kararı verirkenyaptığı yorumunun diğer mahkemeleri bağlamasımümkün değildir. Bir kanun maddesinin nasılyorumlanacağına onu uygulayacak olan Adli- idari ve Askeri Yargıorganları karar verir. Anayasa Mahkemesi Adli, idari ve Askerikollarının üst mahkemesi olmadığına göre buyargı kollarındaki mahkemelere kendi yorumunu empoze etmesimümkün değildir. O halde Anayasa Mahkemesinin verdiğiyorumlu red kararlarının kendilerinden beklenen fonksiyonu ifaedebilmeleri, diğer mahkemelerin Anayasa Mahkemesinin buyorumlarını benimsemelerine bağlıdır. Oysa hukukumuzda,Anayasa Mahkemesi kararlarında yapılan yorumlar diğermahkemeleri bağlamaz. Zira Anayasa Mahkemesi kararlarınınbağlayıcılığı bu kararların hükümfıkralarına münhasırdır. (Türk Ananasta. HukukuDersleri, Kemal Gözler, sh. 444) Keza, Sayınçoğunluğun kararı dayandırdığı T.C.Anayasasının 158. madde hükümlerinin deuyuşmazlıkta uygulama yeri bulunmamaktadır. UyuşmazlıkMahkemesinin görev ve yetkilerini düzenleyen T.C.Anayasasının 158. maddesi açık hükmünden deanlaşıldığı üzere Anayasa Mahkemesi ilediğer yargı kollan arasında olumlu veya olumsuz görevuyuşmazlığının doğması halinde AnayasaMahkemesi görüşünün üstüntutulacağına ilişkin düzenlemenin, uyuşmazlıktaAnayasa Mahkemesinin görevlilik veya görevsizlik kararınınbulunmaması, diğer yargı kolları ile arasında birgörev ihtilafının çıkmaması nedeniyleuygulanması mümkün değildir. Açıklanangerekçelerle uyuşmazlıkta idari yargı görevli olup,benzer ihtilaflarda da idari yargının görevli olduğuYargıtay 4, 11, 17 Hukuk Dairelerinin istikrarlı kararlarıylaİçtihad edildiği gibi Danıştay kararlarında dauyuşmazlıkta İdari Yargının görevli olduğubenimsenmiştir. (Danıştay 10. Daire E 2011/11522, K 2012/5347sayı, E. 2011/10856 ve K. 2013/670 Sayı, vs.) Somutuyuşmazlıkta davanın karayolunun yapım, bakım vekorunmasındaki idarenin hizmet kusuruna dayanmasına, 2918 SayılıYasa'nın 110/1 md. motorlu araçların işletilmesindendoğan zararlardan dolayı işletenini hukuki sorumluluğununAdli Yargıda görüm ve çözümünüdüzenleme altına almasına, Somutuyuşmazlığın anılan yasa hükmükapsamında bulunmamasına, Kamu hizmetininusulüne ve hukuka uygun olarak yürütülüpyürütülmediğinin hizmet kusuru veya idareninsorumluluğunu gerektiren bir husus olup olmadığınıntespitinde, 2577 Sayılı IYUK 2/1-b md. sayılan tam yargıdavasında görüm ve çözümünde İdariYargının görevli olmasına göre, UyuşmazlıktaAdli Yargıyı görevli kabul eden sayınçoğunluğun görüşünekatılamıyorum. Üye EyüpSabri BAYDAR
Full & Egal Universal Law Academy