T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2014 / 459
KARAR NO : 2014 / 490
KARAR TR : 1.4.2014
ÖZET : 2918 sayılı Yasadan kaynaklanan sorumluluk davasının ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı : A. Sigorta A.Ş.
Vekilleri :Av. M.R.B. &Av. A.Ç.C. & Av. Ö.B.U.
Davalı : İstanbulBüyükşehir Belediye Başkanlığı
Vekili : Av. E. (E.) Ç.
O L A Y : Davacı vekili davadilekçesinde özetle; davacı şirket tarafından kaskosigorta poliçesiyle sigortalanan S.O.’a ait 34…….plaka sayılı aracın, 09.01.2011 tarihinde davalı idareninsorumluluk alanında bulunan Sultangazi/Mevlana Bulvarından Eski EdimeAsfaltı istikametine seyir halinde iken, herhangi bir uyarıcılevha olmayan kavşak çalışmasına geldiğinde araçşoförünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi neticesindemaddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, söz konusukaza neticesinde araçta 5.000,00 TL tutarında maddi hasarınoluştuğunu, bu miktarın sigorta tazminatı kapsamındaaraç sahibine ödendiğini ifade edip, bu kazada davalıidarenin de hizmet kusuru kapsamında sorumluluğunun bulunduğunubelirterek, sigortalıya ödenen miktardan davalı idarenin hizmetkusuru kapsamında sorumlu olduğunu belirttiği 2.500,00 TL.nin yasalfaizi ile birlikte davalı idareden tazminine karar verilmesi istemiyle idariyargı yerinde dava açmıştır.
İstanbul2. İdare Mahkemesi: 05.04.2012 gün, E:2012/492, K:2012/613 sayıile özetle; davanın adli yargı yerinde görülmesigerektiğinden bahisle, görev yönünden reddine kararvermiş ve karar kesinleşmiştir.
Davacı vekili aynıistemle bu kez adli yargı yerinde dava açmıştır.
İstanbul8. Asliye Hukuk Mahkemesi: 07.01.2013 gün ve E:2012/552, K:2013/10 sayıile özetle; “…6102 sayılı TTK 5. maddesi, 6335sayılı kanunun 2. maddesi ile değiştirilerek, AsliyeTicaret Mahkemesi ile Asliye Hukuk Mahkemeleri ve diğer Hukuk Mahkemeleriarasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu vegöreve ilişkin usul hükümlerinin uygulanacağıbelirtildiğinden, görev kamu düzeninden olup resen nazaraalınması gerektiğinden, Mahkememizin görevsizliğine,dosyanın talep halinde Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesinekarar verilmesi gerekmiştir.” demek suretiyle davanıngörev yönünden reddine karar vermiş ve kararkesinleşmiştir.
İstanbul42. Asliye Ticaret Mahkemesi: 13.11.2013 gün ve E:2013/205, K:2013/295sayı ile özetle; davanın idari yargı yerindegörülmesi gerektiğinden bahisle, görev yönündenreddine karar vermiş ve karar kesinleşmiştir.
İNCELEME VEGEREKÇE:
UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, SerdarÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında,Üyeler: Eyüp Sabri BAYDAR, Ali ÇOLAK, Sıddık YILDIZ,Nurdane TOPUZ, Ayhan AKARSU ve Mehmet AKBULUT’unkatılımlarıyla yapılan 1.4.2014 günlütoplantısında:
l-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın27.maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre; 2918sayılı Yasa’dan kaynaklanan sorumluluk davasında idari ve adliyargı yerleri arasında 2247 sayılı Yasa’nın14.maddesinde öngörülen biçimde olumsuz görevuyuşmazlığı doğduğu, davacı vekilinin istemiüzerine, adli yargı dosyasının son görevsizlikkararını veren mahkemece, idari yargı dosyasınailişkin evrak da temin edilmek suretiyle, UyuşmazlıkMahkemesi’ne gönderildiği ve usule ilişkin herhangi birnoksanlık bulunmadığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hakim Selim ŞamilKAYNAK’ın, davanın çözümünde adliyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilen YargıtayCumhuriyet Savcısı Mehmet BAYHAN ile DanıştaySavcısı Mehmet Ali GÜMÜŞ’ün davada adliyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, davacışirket tarafından kasko sigorta poliçesiyle sigortalanan S.O.’aait 34 DJ 9457 plaka sayılı aracın Sultangazi/MevlanaBulvarından Eski Edime Asfaltı istikametine seyir halinde iken,herhangi bir uyarıcı levha olmayan kavşakçalışmasına geldiğinde araçşoförünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi neticesindemeydana gelen maddi hasarlı trafik kazası dolayısıylasigorta tazminatı kapsamında araç sahibine ödenen 5.000,00TL tutarındaki tazminatın, 2.500,00 TL.sinin hizmet kusurukapsamında sorumlu olduğunu belirttiği davalı idareden yasalfaizi ile birlikte tahsili istemiyle açılmıştır.
2918 sayılı KarayollarıTrafik Kanununun 1.maddesinde,Kanunun amacının karayollarındacan ve mal güvenliği yönünden trafik düzeninisağlayacak ve trafik güvenliğini ilgilendiren tüm konulardaalınacak önlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam”başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleribunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgili kuruluşlarıve bunların görev, yetki ve sorumluluk, çalışmausulleri ile diğer hükümleri kapsadığı ve bukanunun karayollarında uygulanacağı; 10. maddesinde, yapımve bakımdan sorumlu olduğu yolları trafik düzeni vegüvenliğini sağlayacak durumda bulundurmanın gerekligörülen kavşaklara ve yerlere trafik ışıklıişaretleri, işaret levhaları koymak ve yer işaretlemeleriyapmanın Belediye Trafik birimlerinin görev ve yetkileriarasında olduğu belirtilmiştir.
Öte yandan 2918sayılı Yasanın 19.01.2011 günlü Resmi Gazetedeyayımlanarak yürürlüğe giren 6099 sayılıYasanın 14. maddesiyle değişik 110. maddesinde“İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dahil, bu Kanundan doğan sorumlulukdavaları, adli yargıda görülür. Zarar göreninkamu görevlisi olması, bu fıkra hükmününuygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelentren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır.
Motorlu araçkazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar, sigortacınınmerkez veya şubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acenteninbulunduğu yer mahkemelerinden birinde açılabileceği gibikazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde deaçılabilir”; Geçici 21. maddesinde de “BuKanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasının göreve ilişkinhükmü, yürürlüğe girdiği tarihten önceidari yargıda ve Askeri Yüksek İdare Mahkemesindeaçılmış bulunan davalara uygulanmaz”denilmiştir.
2918 sayılıKanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasının iptali istemiyleBursa 3. Asliye Hukuk Mahkemesi ve Batman 2.Asliye Hukuk Mahkemesinceyapılan itiraz başvuruları üzerine konuyu inceleyen AnayasaMahkemesi, şu gerekçesi ile anılan kuralı Anayasayaaykırı görmemiş ve iptal istemini oy birliğiylereddetmiştir: “… Anayasa Mahkemesi’nin daha öncekikimi kararlarında da belirtildiği üzere, tarihsel gelişimeparalel olarak Anayasa’da adli ve idari yargı ayrımınagidilmemiş ve idari uyuşmazlıklarınçözümünde idare ve vergi mahkemeleriyleDanıştay yetkili kılınmıştır. Bu nedenle,genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idari yargı,özel hukuk alanına giren konularda adli yargı görevliolacaktır. Bu durumda, idari yargının görev alanınagiren bir uyuşmazlığın çözümünde adliyargının görevlendirilmesi konusunda kanun koyucunun mutlak birtakdir yetkisinin bulunduğunu söylemek olanaklı değildir.Ancak, idari yargının denetimine bağlı olması gerekenidari bir uyuşmazlığın çözümü,haklı neden ve kamu yararının bulunması halinde kanunkoyucu tarafından adli yargıya bırakılabilir. İtirazkonusu kural, trafik kazasında zarar görenin asker kişi ya damemur olmasına, aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veyaolayın hemzemin geçitte meydana gelmesi durumlarına görefarklı yargı kollarında görülmekte olan 2918sayılı Kanun’dan kaynaklanan tüm sorumluluk davalarınınadli yargıda görüleceğini öngörmektedir.İtiraz konusu düzenlemenin gerekçesinde de ifade edildiğigibi, askeri idari yargı, idari yargı veya adli yargıkolları arasında uygulamada var olan yargı yolubelirsizliği giderilerek söz konusu davalarla ilgili olarak yeknesakbir usul belirlenmektedir. Aynı tür davaların aynıyargı yolunda çözümlenmesi sağlanarak davalarıngörülmesi ve çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklı kılındığıve bunun söz konusu davaların adli yargıdagörüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanansorumlulukların, özel hukuk alanına girdiği konusunda bir tartışmabulunmamaktadır. İdare tarafından kamu gücündenkaynaklanan bir yetkinin kullanılması söz konusuolmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynı seyirçizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risk üretenaraçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur.Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın2.,125. ve 155. maddelerine aykırı değildir. İtirazınreddi gerekir…” (Any. Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68,K.2013/165 sayılı kararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954,s.136-147.)
Anayasa’nın 158inci maddesinin son fıkrasında “ Diğer mahkemelerle, AnayasaMahkemesi arasındaki görev uyuşmazlıklarında, AnayasaMahkemesi’nin kararı esas alınır.” denilmektedir.Anayasa Mahkemesi’nin yukarıda gerekçesine yer verilenkararı, yasa koyucunun idari yargının görevine giren birkonuyu adli yargının görevine verebileceğine,dolayısıyla 2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrası ile öngörülen, bu Kanun’dan doğantüm sorumluluk davalarının adli yargıda görülmesidüzenlemesinin Anayasa’ya aykırıbulunmadığına dair olup, esas itibariyle görev konusunda verilmişbir karardır ve Anayasa’nın 158 inci maddesi uyarınca,başta Mahkememiz olmak üzere diğer yargı organlarıbakımından da uyulması zorunlu bir karar mesabesindedir.
Budurumda, 2918 sayılı Yasanın 19.01.2011 tarihindeyürürlüğe giren 110. maddesi ile AnayasaMahkemesi’nin işaret edilen kararı gözetildiğinde,bahsi geçen Kanun maddesinin karayollarında, can ve malgüvenliği yönünden trafik düzeninin sağlanaraktrafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri kapsadığı ve Kanunun, trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri,bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgilikuruluşları ve bunların görev yetki ve sorumluluklarıile, çalışma usullerini kapsadığı,dolayısıyla meydana gelen zararın tazmini istemiyleaçılan bu davanın da adli yargı yerindeçözümlenmesi gerektiği sonucunavarılmıştır.
Açıklanannedenlerle davanın görüm ve çözümü adliyargı yerinin görevine girdiğinden, İstanbul 42. Asliye TicaretMahkemesince verilen görevsizlik kararınınkaldırılması gerekmiştir.
S O N UÇ : Davanın çözümünde ADLİYARGININ görevli olduğuna, bu nedenle İstanbul 42. Asliye TicaretMahkemesinin 13.11.2013 gün ve E:2013/205, K:2013/295 sayılıGÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA, 1.4.2014 günündeÜye Eyüp Sabri BAYDAR’IN KARŞI OYU ve OYÇOKLUĞU İLE KESİN OLARAK karar verildi. Başkan Serdar ÖZGÜLDÜR Üye Eyüp Sabri BAYDAR Üye Nurdane TOPUZ Üye Ali ÇOLAK Üye Ayhan AKARSU Üye Sıddık YILDIZ Üye Mehmet AKBULUT KARŞI OY DavalıBelediyenin karayolunun yapım, bakım ve korunmasındaki ihmalisonucu meydana gelen kazada, davacının uğradığımaddi zararın tazmini istemi ile İdari Yargıda davaaçılmış, Yargılamasonucunda ""uyuşmazlığın 2918 SayılıYasa'nın 110. maddesi gereğince Adli Yargıdaçözümlenmesi gerektiği" gerekçesi ilegörevsizlik kararı verilmiş Kararınkesinleşmesi üzerine bu kez davacı vekili aynı istekle AdliYargı İlk Derece Mahkemesinde dava ikame etmiş, AdliYargıda yargılama sonucunda idarenin hizmet kusuruna dayalıaçılan davaların tam yargı davası niteliğindebulunduğu, İdari Yargıda açılmasıgerektiği" gerekçesi ile dava dilekçesi yargı yoluyönünden reddedilmiş, 2247sayılı yasanın 19. maddesi gereğince görevliyargı kolunun belirlenmesi için dosya UyuşmazlıkMahkemesi Başkanlığına gönderilmiş, UyuşmazlıkMahkemesi’nce yapılan inceleme sonucunda "2918 SayılıYasa'nın 110.maddesi hükümleri gözetildiğindedavanın Adli Yargıda çözümlenmesigerektiği" düşüncesi ile Asliye Hukuk Mahkemesiningörevsizlik kararının kaldırılmasına, AdliYargının görevli olduğuna oyçokluğuyla kesinolarak karar verilmiştir. Sayınçoğunluğun uyuşmazlıkta Adli Yargıyıgörevli kabul eden düşüncesine iştirak edilmesimümkün değildir. Zira; Davada,davalı Belediyenin karayolunun yapım, bakım vekorunmasındaki ihmali sonucu zarara neden olan kazanın meydanageldiği iddia edilmektedir. 2918Sayılı KTK'nın 10.md. "Belediyelerin yapım vebakımından sorumlu olduğu yolları, trafik düzen vegüvenliğini sağlayacak durumda bulundurmak, karayoluyapısında ve üzerinde yapılacak çalışmalardagerekli tedbirleri almakla görevli" olduğuna işaretedilmiş, 3030 Sayılı Yasa'nın6.md. "Büyükşehir dahilindeki meydan, bulvar, cadde veanayolları yapma, yaptırma, bakım ve onarımınısağlama..." Büyükşehir Belediyesinin görevleriarasında gösterilmiş, TCAnayasası'nın 125/son md. "idarenin kendi eylem veişlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüolduğu" kurala bağlanmış, 2577Sayılı İYUK 2/1-b md. "idari eylem ve işlemlerdendolayı kişisel haklan ihlal edilenler tarafındanaçılan tam yargı davaları, idari davaçeşitleri arasında" sayılmıştır. Budurumda belediye sınırları içindeki yolun yapım,bakım ve onaranının yapılmadığı nedeniyledoğan zararın tazmininin amaçlanmış olmasıkarşısında, idarenin görevinde olan kamu hizmetiniyürüttüğü esnada kişilere verdiğizararın ödetilmesine yönelik bulunan uyuşmazlık konusudavanın, olayda kamu hizmetinin usulüne ve hukuka uygun olarakyürütülüp yürütülmediğinin, hizmetkusuru veya idarenin sorumluluğunu gerektiren bir husus olup olmadığınıntespitinde esas alınan idare hukuku kurallarına ve 2577 SayılıİYUK 2/1 -b md. sayılan tam yargı davasında görümve çözümünde idari yargı yerleri görevlibulunmaktadır. Sayınçoğunluk, karayolunun yapım, bakım ve korunmasındakiihmalden doğan zararda Adli Yargıyı görevli kabul edengörüşünde hukuki dayanak olarak 2918 Sayılı KTK110/1 md. hükümlerini esas almıştır. 11.01.2011gün 6099 Sayılı Yasa'nın 14. maddesi ile 2918Sayılı KTK 110. maddesine eklenen 1.fıkra ile"işleteni veya sahibi devlet ve diğer kamu kuruluşlarıolan araçların sebebiyet verdiği zararlara ilişkinolanları dahil bu kanundan doğan sorumluluk davaları AdliYargıda görülür... " hükmügetirilmiştir. Sayınçoğunluk görücünün aksine eldekiuyuşmazlık anılan yasa hükmü kapsamındakalmamaktadır. Çünkü,2918 Sayılı KTK 85.maddesinde açıkça belirtildiğigibi yasa motorlu araçların işletilmesinden doğanzararlar nedeniyle işletenin hukuki sorumluluğunudüzenlemektedir. Yasahükmünde geçen bu kanundan ve Adli Yargıdagörülmesi gereken sorumluluk davaları, 2918 SayılıYasa'nın 85.maddesinde düzenlenen motorlu araçlarınişletilmesi nedeniyle verilen zararlardan dolayı araçişletenin hukuki sorumluluğuna ilişkin davalardır. Yasadeğişikliğinden önce kamu araçlarınınişletilmesi nedeniyle verilen zararlardan dolayı kamu idaresininsorumluluğunun hangi yargı kolunda görüm veçözümü konusunda yasada bir düzenlemebulunmadığından idari ve Adli Yargı organlarıarasında çıkan görev uyuşmazlıklarınısonlandırmak üzere sözü geçen yasa hükmügetirilmek suretiyle kamu araçlarının verdiği zararlarnedeniyle işletenin sorumluluğunda 2918 Sayılı Yasa'nınamacına uygun olarak Adli Yargıda görüm veçözüm esası benimsenmiştir. 2918sayılı yasanın 110. maddesinde yapılan yasadeğişikliğine ilişkin Hükümet gerekçesi degetirilen yeni hükmün bu nedenle maddeye eklendiğini teyitetmektedir. Diğertaraftan, sayın çoğunluk 2918 sayılı yasanın110. maddesi hükmünün iptali istemi ile Anayasa Mahkemesineaçılan dava sonucunda verilen yorumlu red kararlarını,karara dayanak almakta ise de bu görüşe de itibar edilmesimümkün değildir. Zira;"T.C. Anayasasında, Anayasa Mahkemesinin iptal veya iptal talebininreddi dışında yorumlu red kararı verebileceğine dairbir işaret yoktur. Tersine T.C. Anayasasının 153/2 maddesi"Anayasa Mahkemesi bir kanun veya kanun hükmünde kararnamenintamamını veya bir hükmünü iptal ederken, kanun koyucuhareketle yeni bir uygulamaya yol açacak biçimde hükümtesis edemez. " hükmü böyle bir anlayışınbenimsenmemiş olduğunun kanıtı olarak kabul edilebilir.Gerçi madde iptal kararlarından bahsetmektedir, ama Anayasakoyucunun amacının Anayasa Mahkemesinin kanun koyucu gibi hareketetmesini önlemek olduğu açıkçaanlaşılmaktadır. Yorumlu red kararlarının isediğer mahkemeleri, idare makamlarını, gerçek vetüzel kişileri bağlaması itibariyle bir çeşitpozitif kanun koyuculuk anlamına geldiğine şüphe yoktur.(Türk Anayasa Hukuku Prof. Dr. Ergun Ozbudun. Sh. 440 vd.) Hakkındayorumlu red kararı verilen bir kanun maddesi yürürlüktekalmaya devam eder. Dolayısıyla somut olaylara uygulanır. Somutolaylarda o maddenin ne anlama geldiğine, yani nasılyorumlanacağına, bundan sonra da Anayasa Mahkemesi değil onuuygulayacak Mahkemeler karar verir. Anayasa Mahkemesinin yorumlu redkararı verirken yaptığı yorumunun diğer mahkemeleribağlaması mümkün değildir. Bir kanun maddesininnasıl yorumlanacağına onu uygulayacak olan Adli- idari ve AskeriYargı organları karar verir. Anayasa Mahkemesi Adli, İdari veAskeri kollarının üst mahkemesi olmadığınagöre bu yargı kollarındaki mahkemelere kendi yorumunu empozeetmesi mümkün değildir. O halde Anayasa Mahkemesininverdiği yorumlu red kararlarının kendilerinden beklenenfonksiyonu ifa edebilmeleri, diğer mahkemelerin Anayasa Mahkemesinin buyorumlarını benimsemelerine bağlıdır. Oysa hukukumuzda,Anayasa Mahkemesi kararlarında yapılan yorumlar diğermahkemeleri bağlamaz. Zira Anayasa Mahkemesi kararlarınınbağlayıcılığı bu kararların hükümfıkralarına münhasırdır. (Türk Anayasa Hukuku Dersleri,Kemal Gözler, sh. 444) Keza,Sayın çoğunluğun kararıdayandırdığı T.C. Anayasasının 158. maddehükümlerinin de uyuşmazlıkta uygulama yeribulunmamaktadır. Uyuşmazlık Mahkemesinin görev veyetkilerini düzenleyen T.C. Anayasasının 158. maddesiaçık hükmünden de anlaşıldığıüzere Anayasa Mahkemesi ile diğer yargı kollan arasındaolumlu veya olumsuz görev uyuşmazlığınındoğması halinde Anayasa Mahkemesi görüşününüstün tutulacağına ilişkin düzenlemenin,uyuşmazlıkta Anayasa Mahkemesinin görevlilik veyagörevsizlik kararının bulunmaması, diğer yargıkollan ile arasında bir görev ihtilafınınçıkmaması nedeniyle uygulanması mümkündeğildir. Açıklanangerekçelerle uyuşmazlıkta idari yargı görevli olup,benzer ihtilaflarda da idari yargının görevli olduğuYargıtay 4, 11, 17 Hukuk Dairelerinin istikrarlı kararlarıyla İçtihadedildiği gibi Danıştay kararlarında dauyuşmazlıkta İdari Yargının görevli olduğubenimsenmiştir. (Danıştay 10. Daire E 2011/11522, K 2012/5347sayı, E. 2011/10856 ve K. 2013/670 Sayı, vs.) Somutuyuşmazlıkta davanın karayolunun yapım, bakım vekorunmasındaki idarenin hizmet kusuruna dayanmasına, 2918Sayılı Yasa'nın 110/1 md. motorlu araçlarınişletilmesinden doğan zararlardan dolayı işletenini hukukisorumluluğunun Adli Yargıda görüm veçözümünü düzenleme altına almasına, Somutuyuşmazlığın anılan yasa hükmükapsamında bulunmamasına, Kamuhizmetinin usulüne ve hukuka uygun olarak yürütülüpyürütülmediğinin hizmet kusuru veya idareninsorumluluğunu gerektiren bir husus olup olmadığınıntespitinde, 2577 Sayılı İYUK 2/1-b md. sayılan tamyargı davasında görüm ve çözümündeİdari Yargının görevli olmasına göre, UyuşmazlıktaAdli Yargıyı görevli kabul eden sayınçoğunluğun görüşünekatılamıyorum. Üye EyüpSabri BAYDAR
Full & Egal Universal Law Academy