T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2014 / 419
KARAR NO : 2014 / 455
KARAR TR : 1.4.2014
ÖZET : Türk Telekomünikasyon A.Ş.’de çalışırken Kurumun özelleştirilmesi nedeniyle başka kuruma nakledilen davacının, maaş nakil ilmühaberinin düzeltilmesi istemiyle açtığı davanın, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı : K.K.
Vekili : Av. M.R.Ç.
Davalı : Türk Telekomünikasyon AŞ.
Vekilleri :Av. S.D. & Av.A.A.
İhbarOlunan : Maliye Bakanlığı (Adli Yargıda)
Vekili : Av.E.E.
OL A Y : Davacıvekili dava dilekçesinde özetle; davalı TürkTelekomünikasyon AŞ.nin özelleştirme kapsamında 2005yılında %55 lik hissesinin satışı ile kamu kurumuniteliğini kaybedip özel tüzel kişilik sıfatıkazanmış olduğunu, fakat davacının davalı kurumdadevlet memurluğu haklarını saklı tutarakimzaladığı sözleşme ile çalışmayadevam ettiğini, kamuoyunda memurlara ödenen ve dengetazminatı olarak bilinen 31/03/2006 tarihli Resmi Gazetedeyayımlanarak yürürlüğe giren 5473 sayılıDeğişik Adlar Altında İlave Ödemesi Bulunmayan Memurlarave Sözleşmeli Personele Ek Ödeme Yapılması ile BazıKanun ve Kanun Hükmünde Kararnameye eklenen Ek 3. Maddenin 1.Fıkrasında belli kamu görevlilerine her ay ek ödemeyapılabileceğinin belirtilmiş olduğunu, 399sayılı kanun hükmünde kararnamenin Ek 2 sayılıcetvelinde ise T.C. Posta, Telgraf ve Telefon işletmelerinin de yeraldığının belirlenmiş olduğunu, müvekkilininde bu kapsamdaki personellerden olup 4046 sayılıözelleştirme uygulamaları hakkında kanunun“Kuruluşlardaki Personelin Nakli” başlıklı 22.Maddesinin 5. Fıkrası gereği Telekom’daçalışmasına devam ettiğini, ücretlerdekiartış oranının da memurlara uygulanan ücretartışının esas alındığını,müvekkiline ve aynı durumdaki arkadaşlarına denge tazminatıödemesinin ilk aylarda yapıldığını, fakat dahasonra yapılan ödemelerin mahsup edilerek bu konudaki alacaklarınınödenmemeye başladığını, müvekkilinin adınınPersonel Daire Başkanlığı’na bildirildiğitarihte belirtilen ek ödemenin de maaşına uygulanması gerekirken,uygulanmadığını, müvekkilinin bu şekilde zararauğradığını belirterek; fazlaya ilişkinhakları saklı kalmak kaydıyla 03/06/2006 tarihinden 15/09/2007tarihine kadar ödenmeyen 1.270,00 TL Yüksek Planlama KuruluKararları ve enflasyon farkından kaynaklı ücretalacaklarının ödenmesi gereken aylardan itibaren en yüksekmevduat faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi istemiyleadli yargı yerinde dava açmıştır.
Diyarbakır2. İş Mahkemesi: 16.12.2011 gün, 2011/646 Esas, 2011/917Karar sayılı kararı ile özetle; davacının eködemelerden yararlanması gerektiğini, bilirkişi raporunagöre davacıya talep edilen 03.06.2006-15.09.2007 tarihleriarasında 1.273,08 TL denge tazminatı ödenmesi gerektiğinibelirtilerek; davanın kabulüne karar vermiş, karar davalıvekili tarafından temyiz edilmiş, temyiz talebi Diyarbakır2.İş Mahkemesi’nin 05.01.2012 gün ve 2011/646 Esas, 2011/917Karar sayılı kararı ile, miktar yönünden verilenkararın kesin olduğu gerekçesi ile reddedilmiş,davalı vekillerince bu karar da temyiz edilmiştir.
Yargıtay9. Hukuk Dairesi; 12.03.2012 gün ve 2012/8545 Esas, 2012/7965 Kararsayılı kararında özetle; mahkemece yapılanaraştırmanın hüküm vermeye yeterliolmadığı; davacı ile ilgili davalı işyerindetüm bordrolar, ücret ve mali haklarına ilişkinişverence alınan işletmesel kararlar getirtilerek,davacının kapsamdışı nakle tabi olarakçalıştığı dönemde 406 sayılıKanunun Ek.29 ve sözleşmenin 7. maddeleri uyarınca aynıstatüde kamuda çalışan 399 sayılı KHK’nunek II. Cetveline tabi çalışanlara uygulananartışlardan yararlandırılıp yararlandırılmadığı,artış yapılıp yapılmadığı, yapılanartışın tebliğlerle getirilen artışlarınaltında kalıp kalmadığı, tebliğlere göreyapılacak artışları kapsayacak şekilde maaş nakililmühaberinin düzenlenip düzenlenmediği,davacının fark alacağı olup olmadığıkonusunda uzman bilirkişiden rapor alınarak sonucuna göre kararverilmesi gerektiği belirtilerek, ilk derece mahkemesikararının bozulmasına hükmetmiştir
Diyarbakır2. İş Mahkemesi: 25.06.2012 gün ve 2012/512 Esas, 2012/461Karar sayılı kararı ile özetle; mahkemenin öncekikararının yerinde olduğu gerekçesi ile öncekikararda direnilmesine, talep miktarı da göz önünealınarak davanın kabulüne karar vermiş, bu karardavalı vekilleri tarafından temyiz edilmiş, bu temyiz talebi deDiyarbakır 2.İş Mahkemesi’nin 26.09.2012 gün ve 2012/512Esas, 2012/461 Karar sayılı kararı ile, miktaryönünden verilen kararın kesin olduğu gerekçesi ilereddedilmiş, davalı vekillerince bu karar da temyiz edilmiştir.
YargıtayHukuk Genel Kurulu 26.12.2012 gün ve 2012/9-1527-1397 Esas-Karar sayılıilamı ile “...Uyuşmazlık, 5473 sayılı Kanunadayalı olarak denge tazminatından kaynaklanan fark ücretalacağının belirlenmesi yönünden yapılanaraştırmanın yeterli olup olmadığınoktasında toplanmaktadır.
HukukGenel Kurulu’nda yapılan görüşmelersırasında 5473 sayılı Kanuna dayalı olarak dengetazminatından kaynaklanan fark ücret alacağına ilişkindavalarda adli yargı mahkemelerinin görevli olupolmadığı hususu ön sorun olarakdeğerlendirilmiştir.
Uyuşmazlığınçözümünde öncelikle konuya ilişkin yasalmevzuatın ve davalı Türk Telekomünikasyon AŞ'nin ve bukuruluşta çalışan personelin özelleştirmeöncesi ve sonrasındaki hukuki statüsününaçıklığa kavuşturulması zorunludur.
Bilindiğiüzere, Türk Telekomünikasyon Anonim Şirketi, 406sayılı Telgraf ve Telefon Kanunu'nun, 18.06.1994 günlüResmi Gazete'de yayımlanan 4000 sayılı Yasa'yla değiştirilen1. maddesi uyarınca, Posta işletmesi GenelMüdürlüğü'nce yürütülentelekomünikasyon hizmetlerinin sermayesinin tamamı kamu kesimine aitolacak bir anonim şirket şeklindeyapılandırılması suretiyle kurulmuş ve 233 ile 399sayılı Kanun Hükmünde Kararnamelere tabi bir kamu iktisadikuruluşu statüsü verilmiştir.
29.01.2000günlü Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğegiren ve Telekom AŞ'nin özelleştirilmesi amacıylayapısının yeniden düzenlenmesine yönelik kurallargetiren 4502 sayılı Yasa'nın 1. maddesi ile, 406sayılı Yasa'nın 1. maddesine eklenen dokuzuncu fıkrada,Telekom'un, bu Kanun ve özel hukuk hükümlerine tabi bir anonimşirket olduğu, Kamu iktisadi Teşebbüslerinin kuruluş,teşkilât ve faaliyetleri ile ilgili mevzuatın Telekom'auygulanmayacağı kuralına yer verilmiş; anılan kural,23.05.2001 günlü Resmi Gazete'de yayımlanarakyürürlüğe giren 4673 sayılı Yasa'nın 1maddesi ile değiştirilmiş ve Telekom'un, bu Kanun ve özelhukuk hükümlerine tabi bir anonim şirket olduğu, bu Kanunhükümleri saklı kalmak üzere, kamu İktisâditeşebbüsleri de dahil, sermayesinin yarısından fazlasıkamuya ait olan kamu kurum, kuruluş ve ortaklıklarına uygulananmevzuatın Telekom'a uygulanmayacağı belirtilmiştir.
Ayrıca,Türk Telekom AŞ 4502 sayılı Yasa'nın Geçici 3.maddesi ile 233 sayılı KHK'nin ekindeki "B-Kamu İktisadiKuruluşları (KİK)" bölümünde yer alankuruluşlar listesinden çıkarılmıştır.
4502ve 4673 sayılı Yasa'lar ile yapısı yeniden düzenlenenTürk Telekom'da çalışan personelin hukukistatüsü de, 406 sayılı Yasaya 4502 sayılı Yasaile eklenen Ek 22. madde ile yeniden düzenlenmiş ve anılanmaddede Türk Telekom'daki kamu payı %50'nin altınadüşünceye kadar, Türk Telekom Yönetim Kuruluüyeliklerine atanacaklar dışında kalan personelin işmevzuatı uyarınca istihdam edileceği, iş mevzuatınagöre istihdam edilenlere ilişkin kayıt ve şartlarınYönetim Kurulu tarafından tayin olunacağı kurallarınayer verilmiş, ayrıca bu yasanın geçici 4. maddesinde,4502 sayılı Yasanın yürürlüğe girdiğitarihte Türk Telekom'da 399 sayılı Kanun HükmündeKararnameye tabi olarak kadrolu veya sözleşmeli personelstatüsünde çalışmakta olanlardan isteyenleriniş mevzuatına tabi personel statüsüne geçirileceği,iş mevzuatına tâbi personel statüsüne geçmekistemeyenlerin mevcut statü, sosyal ve özlük haklarıylaistihdamlarına devam olunacağı kurala bağlanarak, işmevzuatına geçmek istemeyenlerin mevcut statü, sosyal veözlük hakları korunmuştur.
Hisselerinfiilen devredildiği ve Telekomünikasyon HizmetlerininYürütülmesine İlişkin İmtiyaz Sözleşmesi'ninimzalandığı 14.11.2005 tarihinden sonra, hisselerinin yüzdeelliden fazlası özel hukuk tüzel kişisine geçenTürk Telekom kamu kuruluşu niteliğini kaybetmiştir.
Ancak,406 sayılı Yasa'nın Ek 29. maddesinin, 5398 sayılıKanun'un 14. maddesi ile değişik birinci fıkrasında,özelleştirme tarihi itibarıyla Türk Telekom'daçalışmakta olan personelin haklarının korunmasıamacıyla, hukuki statülerini ve kamu kuramlarına nakilolanaklarını belirleyen bazı özel düzenlemelere yerverilmiştir. Buna göre Türk Telekom hisselerinin devri sonucukamu payının yüzde ellinin altına düşmesidurumunda; Türk Telekom'da, Ek 22. maddenin (a) bendinin bu Kanunlayürürlükten kaldırılan hükümleri uyarıncabelirlenen aslî ve sürekli görevlerdeçalışmakta olanlar ile 399 sayılı KHK'ye tâbiolarak kadrolu veya sözleşmeli personel statüsündeçalışanlar ve kapsam dışı personel, kamugörevlerinden yüz seksen gün aylıksız izinli sayılacaktır.Aynı maddeye göre, bu personel belirtilen süre içindeTürk Telekom'da çalışmaya devam edecek malî veözlük hakları Türk Telekom tarafındankarşılanacak, belirtilen süre içinde nakle tâbipersonelden Türk Telekom tarafından hizmetine ihtiyaçduyulmayanlar tespit edildikleri tarihten, kendi isteği ile nakil talepedenler ise talep tarihinden itibaren en geç doksan güniçinde nakil için Türk Telekom tarafından DevletPersonel Başkanlığına bildirileceklerdir.
Anılanyasal düzenlemeler karşısında Telekom AŞ.'ninözelleştirilmesi sonucunda, işlevsel görevlerde bulunan veikamesi kısa sürede imkansız personelin isteklerinebağlı olarak makul bir süre kamu görevlerindenaylıksız izinli sayılarak özel hukuk tüzelkişisinde çalışmalarına olanaksağlandığı anlaşılmaktadır Buna göre,söz konusu personelin, aylıksız izinli olarak geçensürede kamu personeli statüleri devam etmektedir.
Diğeryandan,imtiyaz Sözleşmesi ile bir kamu hizmetini yürütmekhakkını elde eden davalı şirkete, devir sonrasındayetişmiş personel yetersizliği nedeniyle doğabilecekaksaklıkların önüne geçilebilmesi için, 406sayılı Yasa hükümleri ile tanınanayrıcalıkların sonucu olarak da, bünyesinde belli süreile çalışmaya devam eden söz konusu personelin kamukuramlarına naklen atanmasının sağlanması amacıylakimi görevler yüklenmiştir.
Bugörevler kapsamında 406 sayılı Yasa hükümleri uyarıncadavalı şirket tarafından, hak sahibi personelinin DevletPersonel Başkanlığı'na bildirmesi, bildirim ile beraberpersonelin nakledileceği kamu kurumunda yararlanacağı parasalhaklara esas olmak üzere memur maaş nakil ilmühaberidüzenlenmesi, personelin ilişiğinin kesilmesi gibi işlemlerbulunmaktadır.
Sayılanişlemler, idare hukuku alanında hukuki sonuçlardoğurmakta ve ilgili personelin nakledilecekleri kuramdakistatülerini, özlük ve parasal haklarını belirlemekteesas alınmaktadır.
Belirtilennitelikleriyle, söz konusu işlemlerin kamu personeli hakkında veidare hukuku alanında tesis edilmiş birer idari işlemniteliğinde oldukları anlaşılmaktadır.
Öteyandan, davalı şirketin belirtilen statüsü ve özelyasa hükümleri gereğince bazı kamusal ayrıcalıklarave yükümlülüklere sahip olması nedeniyle herhangi birözel hukuk tüzel kişisinden farklı bir hukuki statüiçinde bulunduğu anlaşılmaktadır. Bu nedenlediğer özel hukuk tüzel kişilerinden farklı birilişkisi bulunan tüzel kişilerin bazı işlemlerinin,nitelikleri esas alınmak suretiyle de idari işlemniteliğindedir.
Ohalde, imtiyaz sözleşmesi ile bir kamu hizmetini yürütmeklegörevli ve yetkili kılınması nedeniyle, diğerözel hukuk tüzel kişilerinden farklı olarak kimi kamusalayrıcalıklara ve yükümlülüklere tabi olan, 406sayılı Yasa hükümleri ile kamu kurumlarına nakilhakkı bulunan diğer bir ifade ile kapsam dışı nakletabi personeli ile ilgili olarak bazı kamusal görevler yüklenendavalı şirketin, belirtilen görevleri kapsamında tesisettiği işlemlerin idari işlem niteliğinde olduğu ve buişlemlerden kaynaklanan uyuşmazlıkların idariyargının görevinde bulunduğu kabul edilmelidir.
Somutuyuşmazlıkta özelleştirmeden önce statü hukukuhükümlerine tabi davacı niteliğindeki personel,özelleştirme sonrası belirli bir süre içindedavalı ile özel hukuk hükümlerine tabi olarak işsözleşmesi kapsamındaçalıştırılmakta, nakledildiğinde tekrarstatü hukuku kapsamına girmektedir. Davacının işsözleşmesi ile çalıştığıdönemde, davalı şirkete davacının ücretikonusunda “artış oranının, kamudaki memur maaşartış oranında” olacağı yönündeyükümlülük getirildiği gibi 406 sayılı Yasahükümleri uyarınca davalı şirkete, hak sahibipersoneli Devlet Personel Başkanlığına bildirmesi; bildirimile beraber personelin nakledileceği kamu kurumundayararlanacağı parasal haklara esas olmak üzere memur maaşnakil ilmühaberi düzenlenmesi; personelin ilişiğininkesilmesi gibi işlemler yaptırıldığı görülmektedir.Bu işlemlerin idare hukuku alanında hukuki sonuçlardoğurduğu ve ilgili personelin nakledilecekleri kurumdakistatülerini, özlük ve parasal haklarınıbelirlediği, söz konusu işlemlerin kamu personeli hakkındave idare hukuku alanında tesis edilmiş birer idari işlemniteliğinde oldukları açık olup, idari işlemlerleilgili uyuşmazlığın ise adli yargı yerinde değil,idari yargı yerinde çözümlenmesi ve 5473 sayılıKanundan kaynaklanan ek ödeme alacağının tahsili istemiyle,anılan idareye karşı açılan davalarda, idariyargı yerinin görevli olduğu kabul edilmelidir.
Nitekim,Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 07.04.2011 gün2011/55 E. 2011/205 K. sayılı kararında da kamusal görevleryüklenen davalı şirketin bu görevleri kapsamında, 5473sayılı Kanun gereği tesis ettiği işlemlerin idariişlem niteliğinde olduğu ve bu işlemlerden kaynaklananuyuşmazlıkların idari yargının görevindebulunduğuna karar verilmiştir.
Budurumda mahkemece; somut uyuşmazlıkta idari yargı mahkemeleriningörevli olduğunun kabulü ile bu doğrultuda karar verilmesigerekirken, yanılgılı değerlendirme ile önceki karardadirenilmesi usul ve yasaya aykırıdır.’’ denilmeksuretiyle Diyarbakır 2. İş Mahkemesi’nin kararınındavada idari yargının görevli olması nedeni ile bozulmasınakarar vermiştir.
Diyarbakır2. İş Mahkemesi: 26.04.2013 gün ve 2013/277 Esas, 2013/285Karar sayılı kararı ile Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nunbozma ilamına uyulmasına, HMK 114/1-b, 115/2 maddeleri gereğinceyargı yolunun caiz olmaması nedeni ile dava dilekçesiningörev yönünden reddine karar vermiştir.
Görevsizlikkararı taraflara 26.04.2013 günü tefhim edilmiştir.Kararın, 5521 sayılı Yasa’nın Geçici 1.Maddesi gereğince halen yürürlükte olan 5521sayılı Yasa’nın 8.maddesi gereğince tefhimdenitibaren 8 günlük yasal sürede taraflarca temyizedilmediğinden kesinleştiğianlaşılmıştır.
Davacıvekili bu kez; aynı istemle idari yargı yerinde davaaçmıştır.
Diyarbakır3. İdare Mahkemesi: 04.06.2013 gün, 2013/1652 Esas, 2013/434Karar sayılı kararında özetle; iptali istenilenişlemin tesis edildiği tarihte davalı mevkiinde kamu kuruluşuniteliği taşımayan Türk Telekomünikasyon A.Ş.'ninolması karşısında, idari yargı yetkisi kapsamındaaçılmış bir idari dava bulunduğundan söz etmeninolanaksız olduğunu, uyuşmazlığın, özel hukukhükümlerine göre görüm veçözümünde adli yargı yerinin görevliolduğunu, nitekim Uyuşmazlık Mahkemesi’nin 05.07.2010tarih ve E:2010/56, K:2010/157 sayılı kararı ile de benzer birdavada davanın görüm ve çözümünde adliyargı yerinin görevli olduğuna karar verildiğinibelirterek, davanın görev yönünden reddine kararvermiş, karara davalı vekilleri tarafından itirazedilmiştir.
DiyarbakırBölge İdare Mahkemesi; 28.10.2013 gün ve 2013/1898 Esas, 2013/1813Karar sayılı kararı ile; Diyarbakır 3.İdareMahkemesi’nin 04.06.2013 gün ve 2013/1652 Esas, 2013/434 Kararsayılı kararı ve dayandığı gerekçeninhukuka ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir neden debulunmadığından davalı idarenin itiraz isteminin reddi ileanılan kararın onanmasına karar vermiş, davalı vekillerikarar düzeltme başvurusunda bulunmuş, Diyarbakır Bölgeİdare Mahkemesi; 22.01.2014 gün ve 2014/129 Esas, 2014/117 Kararsayılı kararı ile karar düzeltme talebinin reddine kararvermiş, verilen karar bu şekilde kesinleşmiştir.
Davacıvekili, idari ve adli yargı yerlerince verilen görevsizlikkararları nedeniyle oluşan olumsuz görevuyuşmazlığının giderilmesi istemiyle başvurudabulunmuşlardır.
İNCELEMEVE GEREKÇE :
Uyuşmazlık MahkemesiHukuk Bölümü’nün, SerdarÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında,Üyeler: Eyüp Sabri BAYDAR, Ali ÇOLAK, Sıddık YILDIZ,Nurdane TOPUZ, Ayhan AKARSU ve Mehmet AKBULUT’unkatılımlarıyla yapılan 1.4.2014 günlütoplantısında;
l-İLKİNCELEME:
DavalıTürk Telekom A.Ş. yönünden dosya üzerinde 2247sayılı Yasa’nın 27. maddesi uyarınca yapılanincelemeye göre; idari ve adli yargı yerleri arasında 2247sayılı yasa’nın 14.maddesinde öngörülenbiçimde olumsuz görev uyuşmazlığıdoğduğu, idari ve adli yargı dosyalarının 15.maddedebelirtilen yönteme uygun olarak davacının istemi üzerineson görevsizlik kararını veren mahkemece UyuşmazlıkMahkemesi’ne gönderildiği, usule ilişkin herhangi birnoksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
Diğerdavalı Maliye Bakanlığı’nın, davacıvekilinin idari yargıda açtığı davada hasımolarak gösterilmemesi ve yargılama sonrasında da davaya dahiledildiğine dair dosyasında bir bilgi ve belge olmaması nedenleriile; bu davalı yönünden oluşan bir görevuyuşmazlığı bulunmadığından, mahkememizcedeğerlendirme yapılmamıştır.
II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hakim BirgülYİĞİT’in, davanın çözümündeadli yargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Mehmet BAYHAN ile DanıştaySavcısı Mehmet Ali GÜMÜŞ’ün davada adliyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, TürkTelekomünikasyon A.Ş.’nde şef mühendis olarak çalışmaktaiken kurumun özelleştirilmesi nedeni ile başka kuruma atanandavacının, hatalı düzenlenen maaş nakil ilmuhaberinedeni ile uğradığı zararın tazminine karar verilmesiistemiyle açılmıştır.
1953 tarih ve 6145 sayılı Yasa ile, Türkiye CumhuriyetiPosta, Telgraf ve Telefon İşletmesi kurulmuş; 1924 tarih ve 406sayılı Telgraf ve Telefon Kanunu’nun 10.6.1994 tarih ve 4000sayılı Yasa’yla değiştirilen 1. maddesi ile, posta vetelgraf tesis ve işletmesine ilişkin hizmetler, Postaİşletmesi Genel Müdürlüğü’nce(P.İ), telekomünikasyon hizmetleri ise, “TürkTelekomünikasyon Anonim Şirketi (Şirket)” tarafındanyürütülecek şekilde yenidenyapılandırılmıştır.
27.1.2000tarih ve 4502 sayılı Yasa’nın 1. maddesi ile, 406sayılı Yasa’nın 1. maddesine eklenen dokuzuncufıkrada, “Türk Telekom, bu Kanun ve özel hukukhükümlerine tabi bir anonim şirkettir. Kamu İktisadiTeşebbüslerinin kuruluş, teşkilât ve faaliyetleri ileilgili mevzuat Türk Telekom’a uygulanmaz. Sadece, TürkiyeBüyük Millet Meclisi denetimine ilişkin 2.4.1987 tarihli ve 3346sayılı Kanunun 9 uncu maddesi hükümleriuygulanır” denilmiş; anılan fıkra hükmü,12.5.2001 tarih ve 4673 sayılı Yasa’nın 1. maddesi iledeğiştirilmiş ve “Türk Telekom, bu Kanun ve özelhukuk hükümlerine tabi bir anonim şirkettir. Bu Kanunhükümleri saklı kalmak üzere, kamu iktisaditeşebbüsleri de dahil, sermayesinin yarısından fazlasıkamuya ait olan kamu kurum, kuruluş ve ortaklıklarına uygulananmevzuat Türk Telekom’a uygulanmaz. Sermayesinin yarısındanfazlası kamuda kaldığı sürece, TürkiyeBüyük Millet Meclisi denetimine ilişkin 2.4.1987 tarihli ve 3346sayılı Kanunun 9 uncu maddesi hükümleri uygulanır.16.7.1965 tarihli ve 697 sayılı Kanun ile milli güvenlik ve kamudüzeniyle sıkıyönetim ve seferberlik hallerindetelekomünikasyon hizmetlerinin yürütülmesine ilişkinözel kanunların hükümleri saklıdır”; Ek 29.maddesinin 3.7.2005 gün ve 5398 sayılı Kanun’un 14.maddesi ile değişik birinci fıkrasında, “TürkTelekom hisselerinin devri sonucu kamu payının yüzde ellininaltına düşmesi durumunda; Türk Telekomda ek 22 nci maddenin(a) bendinin bu Kanunla yürürlükten kaldırılanhükümleri uyarınca belirlenen aslî ve sürekligörevlerde çalışmakta olanlar ile 22.1.1990 tarihli ve399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye tâbi olarakkadrolu veya sözleşmeli personel statüsündeçalışanlar ve kapsam dışı personel, kamugörevlerinden yüzseksen gün aylıksız izinlisayılır…” denilmiştir.
Öteyandan; 406 sayılı Yasa’nın 4502 sayılı Yasa iledeğişik 2. maddesinin (c) bendinin birinci alt bendinin birincicümlesinde, “Türk Telekom; telekomünikasyonşebekeleri üzerinden sunulan ulusal ve uluslararası sesiletimini ihtiva eden telefon hizmetlerini, 31.12.2003 tarihine kadar bu Kanunve görev sözleşmesi çerçevesinde tekel olarakyürütür” denildikten sonra, anılan (c) bendininbirinci alt bendine 12.5.2001 tarih ve 4673 sayılı Yasa ile eklenenüçüncü cümlede, “Ancak, TürkTelekom’daki kamu payı %50’nin altınadüştüğünde, Türk Telekom’un tüm tekelhakları 31.12.2003 tarihinden önce de olsa ortadan kalkmışolur” denilmiş; 4502 sayılı Yasa’nınGeçici 3. maddesi ile de Türk Telekomünikasyon A.Ş., 233sayılı KHK’nin ekindeki “B-Kamu İktisadiKuruluşları (KİK)” bölümünde yer alankuruluşlar listesinden çıkarılmıştır.
Budüzenlemeler birlikte değerlendirildiğinde,telekomünikasyon şebekeleri üzerinden sunulan ulusal veuluslararası ses iletimini ihtiva eden telefon hizmetlerini 31.12.2003tarihine kadar “tekel” olarak yürütmekle görevlikılınan ve çoğunluk hisseleri kamuya ait bulunanTürk Telekom’un, tekel kapsamında kamu hizmeti yürüten,ancak kuruluş yasasındaki son düzenlemeler ile kendine özgüstatüye sahip olan ve sermayesindeki kamu payı %50’ninaltına düşünceye kadar kamu kuruluşu niteliğinitaşıyan bir kuruluş olduğutartışmasızdır.
Özelleştirmekapsamında bulunan Türk Telekomünikasyon A.Ş.’dekitamamı Hazineye ait bulunan hisselerden % 55’i, BakanlarKurulu’nun 25.7.2005 tarih ve 2005/9146 sayılı “Türk Telekomünikasyon Anonim Şirketi (TürkTelekom)’nin % 55 Oranındaki Hissesinin Blok OlarakSatışına İlişkin Nihai Devir İşlemlerineDair Kararın Yürürlüğe Konulması HakkındaKarar”ı uyarınca, 14.11.2005 tarihli Hisse SatışSözleşmesi ile (6.550.000.000 USD. bedelle) OjerTelekomünikasyon A.Ş.’ne satılmıştır.
Bu süreceparalel olarak Türk Telekom personelinin durumu incelendiğinde:
TürkTelekom A.Ş., 4502 sayılı Yasa’nın 29.1.2000 tarih ve23948 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarakyürürlüğe girdiği dikkatealındığında, 29.1.2000 tarihi itibariyle 233sayılı KHK kapsamıdışında kalmış ve anılan KHK eki cetvellerdençıkarılmış olması nedeniyle,Uyuşmazlık Mahkemesi Genel Kurulu’nun 22.1.1996 gün ve E:1995/1, K:1996/1 sayılı veözelleştirme kapsamında bulunan kamu iktisadi teşebbüslerindesözleşmeli veya kapsam dışı statüdeçalışan personelin kurumları ile olan ilişkilerindendoğan anlaşmazlıkların çözüm yerinin idariyargı olduğu yolundaki İlke Kararı kapsamıdışında değerlendirilmesi gerekmektedir. Anılan4502 sayılı Yasa’nın 13. maddesi ile 406 sayılıYasa’ya eklenen Ek 22. maddenin (a) bendinde, “a) Personelinstatüsü: Telekomünikasyon hizmetlerinin gerektirdiği aslive sürekli görevler telekomünikasyon alanında sekizyıl tecrübeye sahip ve en az dört yıllık yükseköğrenim görmüş bir genel müdür ile kadro,unvan, derece ve sayıları Yönetim Kurulunun önerisi veBakanlığın teklifi üzerine bu Kanununyürürlüğe girdiği tarihten itibaren yüzseksengün içerisinde Bakanlar Kurulu Kararı ile belirlenenkadrolarda istihdam edilen personel eliyle yürütülür. Bu personel hakkında bu Kanunda öngörülenhükümler saklı kalmak üzere 399 sayılı KanunHükmünde Kararname hükümleri uygulanır. Bunlarındışında kalan personel iş mevzuatı uyarıncaistihdam edilir. İş mevzuatına göre istihdam edilenlereilişkin kayıt ve şartlar Yönetim Kurulu tarafındantayin olunur” hükmüne yer verilmiş; bu benthükmü, 4673 ve 5189 sayılı Yasalarla yapılandeğişiklikler sonucunda; “a) Personelin statüsü: (Ekibare: 12.5.2001-4673/6. md.) Türk Telekomdaki kamu payı%50’nin altına düşünceye kadar, Türk TelekomYönetim Kurulu üyeliklerine atanacaklarda Devlet memurluğunaatanabilme genel şartlarına sahip olma ve en az dörtyıllık yüksek öğrenim görme şartlarıaranır. (Mülga ikinci ve üçüncü cümle:16.6.2004-5189/12 md.) Bunların dışında kalan personeliş mevzuatı uyarınca istihdam edilir. İşmevzuatına göre istihdam edilenlere ilişkin kayıt veşartlar Yönetim Kurulu tarafından tayin olunur”hükmünü almış; aynı maddenin (b) bendinin ikinciparagrafında da iş mevzuatına tabi olan Türk Telekomçalışanlarının aylık ücretlerininkendilerini atamaya yetkili olan Yönetim Kurulu tarafından tespitolunacağı kurala bağlanmıştır. 406sayılı Yasa’nın anılan Ek 22. maddesi uyarınca,Türk Telekom A.Ş. Genel Müdürlüğü’neait asli ve sürekli kadrolar belirlenerek 4.4.2000 tarih ve 24010(Mükerrer) sayılı R.G. de yayımlanan 31.3.2000 tarih ve2000/331 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ekinde yer alan listede:merkez teşkilatı için 100 ve taşra teşkilatıiçin 100 (6 Bölge Müdürü, 12 BölgeMüdür Yardımcısı ve 82 İl TelekomMüdürü) kadro ihdas edilmiş; öte yandan, aynıYasa maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak hazırlanan“Türk Telekomünikasyon A.Ş. Kapsam Dışı PersonelYönetmeliği” adı altındaki düzenleme,Yönetim Kurulunun 31.8.2000 tarih ve 407 sayılı kararıylakabul edilmek suretiyle yürürlüğe konulmuştur. Kanunla,Kurumda görev yapan personelden asli ve sürekli görev yapacakolanları kadro unvanı itibariyle belirlemek konusunda BakanlarKurulu'na yetki verildiği açıktır. Bu yetki 4502sayılı Kanun’un yürürlüğe girdiği29.1.2000 tarihi ile 5189 sayılı Kanun’un yürürlüğegirdiği 2.7.2004 tarihleri arasında geçerli olmuştur. Anayasa’nın128. maddesinde, “Devletin, kamu iktisadî teşebbüsleri vediğer kamu tüzelkişilerinin genel idare esaslarınagöre yürütmekle yükümlü oldukları kamuhizmetlerinin gerektirdiği aslî ve sürekli görevler,memurlar ve diğer kamu görevlileri eliylegörülür” denilmiştir. 406sayılı Yasa’nın Ek 29. maddesinin 3.7.2005 tarih ve 5398sayılı Kanun’la değişik birinci fıkrasında,“Türk Telekom hisselerinin devri sonucu kamu payınınyüzde ellinin altına düşmesi durumunda; Türk Telekomdaek 22 nci maddenin (a) bendinin bu Kanunla yürürlükten kaldırılanhükümleri uyarınca belirlenen asli ve sürekligörevlerde çalışmakta olanlar ile 22.1.1990 tarihli ve399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye tabi olarak kadroluveya sözleşmeli personel statüsündeçalışanlar ve kapsam dışı personel, kamugörevlerinden yüzseksen gün aylıksız izinlisayılır. Bu personel belirtilen süre içinde TürkTelekomda çalışmaya devam eder ve hisse devir tarihinden nakliiçin Devlet Personel Başkanlığına bildirildikleritarihe kadarki aylık ücret, harcırah, sağlıkgiderleri, cenaze giderleri ve ölüm yardımı ile diğermali ve özlük hakları Türk Telekom tarafındankarşılanır…” denilerek, yasakoyucu tarafındanTürk Telekom’da 22.1.1990 tarihli ve 399 sayılı KanunHükmünde Kararnameye tabi olarak sözleşmeli personelstatüsünde çalışanlar ile kapsam dışıpersonel, kamu personeli sayılmıştır. Olayda,davalının hisse devir (14.11.2005) tarihinde davalı nezdinde şefmühendis olarak çalışmakta iken, 406 sayılıYasa'nın Ek-29. maddesi ile 4046 sayılı Yasa'nın 22.maddesine göre adı Devlet PersonelBaşkanlığı’na bildirilen ve sonrasındabaşka bir kamu kurumu emrine atanan davacı tarafından, yanlışmaaş nakil ilmuhaberi nedeni ile uğranılan zararın tazminiistemiyle; Diyarbakır 2.İş Mahkemesi’ne dava açıldığı,Diyarbakır 2. İş Mahkemesi’nin 16.12.2011 gün ve2011/646 Esas, 2011/917 Karar sayılı kararı ile davanınkabulüne karar verdiği, davalı vekillerinin temyiz talebindebulunduğu, temyiz talebinin Diyarbakır 2.İşMahkemesi’nin 05.01.2012 gün ve 2011/646 Esas, 2011/917 Kararsayılı kararı ile reddedildiği, bu kararının dadavalı vekillerince temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 9.Hukuk Dairesi’nin12.03.2012 gün ve 2012/8545 Esas, 2012/7965 Karar sayılıkararı ile eksik inceleme ile karar verilmesi nedeni ile bozulduğu,Diyarbakır 2.İş Mahkemesi’nin 25.06.2012 gün ve2012/512 Esas, 2012/461 Karar sayılı kararı ile öncekikararda direnilmesine karar verildiği, kararın davalıvekillerince temyiz edildiği, Diyarbakır 2.İşMahkemesi’nin 26.09.2012 gün ve 2012/512 Esas, 2012/461 Kararsayılı kararı ile reddedildiği, bu kararın dadavalı vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine,Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 26.12.2012 gün ve 2012/9-1527-1397Esas-Karar sayılı kararı ile mahkeme kararınıngörev yönünden bozulmasına hükmettiği, Diyarbakır2.İş Mahkemesi’nin 26.04.2013 gün ve 2013/277 Esas, 2013/285Karar sayılı kararı ile davanın görev yönündenreddine karar verildiği ve kararın kesinleştiği, davacıvekilinin aynı taleple Diyarbakır 3.İdare Mahkemesi’nedava açtığı, Diyarbakır 3.İdareMahkemesi’nin 04.06.2013 gün ve 2013/1652 Esas, 2013/434 Kararsayılı kararı ile davanın görev yönündenreddine karar verildiği, kararın temyiz edilmesi üzerineDiyarbakır Bölge İdare Mahkemesi’nin 28.10.2013 günve 2013/1898 Esas, 2013/1813 Karar sayılı kararı ile onanmasınakarar verildiği, karar düzeltme başvurusunun da yine DiyarbakırBölge İdare Mahkemesi’nin 22.01.2014 gün ve 2014/129 Esas,2014/117 Karar sayılı kararı ile reddine karar verildiği,kararın bu şekilde kesinleştiği, davacı vekilinin 2247sayılı Yasa’nın 14.maddesi uyarınca oluşanolumsuz görev uyuşmazlığı nedeni ile görevlimahkemenin belirlenmesi için mahkememize müracaat ettiğianlaşılmıştır. Mahkememizceyapılan değerlendirme neticesinde; 2577sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun“İdari Dava Türleri ve İdari Yargı YetkisininSınırı” başlıklı 2. maddesinindeğişik 1 numaralı bendinde: “a)(Değişik: 8.6.2000-4577/5 md.) İdari işlemler hakkındayetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukukaaykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleriihlal edilenler tarafından açılan iptal davaları, b)İdari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel haklarıdoğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargıdavaları, c)(Değişik: 18.12.1999-4492/6 md.) Tahkim yolu öngörülenimtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinden doğanuyuşmazlıklar hariç, kamu hizmetlerinden birininyürütülmesi için yapılan her türlü idarisözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkanuyuşmazlıklara ilişkin davalar” idari dava türleriolarak sayılmış olup; kural olarak, idari yargıda ancakDevlete ve kamu tüzel kişilerine karşı açılandavalara bakılabilir. Bunagöre, iptali istenilen işlemin tesis edildiği ve davaaçıldığı tarihte davalı mevkiinde kamukuruluşu niteliği taşımayan Türk TelekomünikasyonA.Ş.'nin olması karşısında, idari yargı yetkisikapsamında açılmış bir idari dava bulunduğundansöz etmek olanaksız olduğundan; uyuşmazlığın, özel hukuk hükümlerinegöre görüm ve çözümünde adli yargıyerinin görevli olduğu sonucuna varılmıştır. Belirtilennedenlerle, Diyarbakır 2.İş Mahkemesi’nin görevsizlikkararının kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiştir. S O N UÇ : Davanın çözümündeADLİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Diyarbakır2.İş Mahkemesi’nin 26.04.2013 gün ve 2013/277 Esas,2013/285 Karar sayılı GÖREVSİZLİK KARARININKALDIRILMASINA, 1.4.2014 gününde OY BİRLİĞİİLE KESİN OLARAK karar verildi. Başkan Serdar ÖZGÜLDÜR Üye Eyüp Sabri BAYDAR Üye Nurdane TOPUZ Üye Ali ÇOLAK Üye Ayhan AKARSU Üye Sıddık YILDIZ Üye Mehmet AKBULUT
Full & Egal Universal Law Academy