T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2014 / 292
KARAR NO : 2014 / 335
KARAR TR : 1.4.2014
ÖZET : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu uyarınca, eylemin kabahat olduğu değerlendirilerek Cumhuriyet savcısı tara-fından verilen idari para cezasının iptali istemiyle açılan davanın, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı : G.Ç.
Vekili :Av. C.K.
Davalı :Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı
O L A Y :İstanbul Kaçakçılık İstihbarat ve NarkotikGümrük Muhafaza Müdürlüğü’nce,Ambarlı Gümrük Müdürlüğü’ncetescilli 18.6.2007/IM055311 tarih ve sayılı SerbestDolaşıma Giriş Beyannamesi muhteviyatı eşyalarınalıcısı O.İletişim Bilgisayar ve ElektrikSan.Tic. Ltd. Şti. unvanlı firmanın ortağı ve imzayetkilisi davacı G.Ç.ile gümrük müşaviri H.H.Ç.hakkındayapılan soruşturma sırasında, gerçekte TSE veCE belgesine tabi olan ve ithalatının uygun olmadığıbildirilen eşyaların GTİP’ini farklıgöstererek ithal ettiklerinin ihbarı üzerine, davacı ve H.H.Ç.hakkında,“eşyayı gümrük işlemlerine tabitutmaksızın ithal etmek” suçunu işledikleri ilerisürülerek cezalandırılmaları için kamudavası açılmış; ayrıca, “İthali,lisansa, şarta, izne, kısıntıya veya bellikuruluşların vereceği uygunluk veya yeterlilik belgesine tabiolan eşyayı, aldatıcı işlem ve davranışlarlaithal etmek” eyleminin de kabahat olduğudeğerlendirilerek, davacı ve H.H.Ç.adına,Büyükçekmece Cumhuriyet BaşsavcılığıKabahat Bürosu’nun, 8.10.2011 gün ve Kabahat DefteriNo:2011/2151, Karar No:2011/2143 sayılı kararı ile, 5607sayılı Kaçakçılıkla MücadeleKanunu’nun 3.maddesinin on birinci fıkrası uyarıncaayrı ayrı 1.054.318,20 TL idari para cezasıverilmiştir.
Davacıvekili, idari yaptırım kararınınkaldırılması istemiyle adli yargı yerinde itirazdabulunmuştur.
BÜYÜKÇEKMECE4.SULH CEZA MAHKEMESİ; 7.6.2013gün ve D. İş No:2011/1224 sayıile; 5607 sayılı Kanunda yapılan değişiklik ilekaçakçılık fiiline ilişkin kabahatlerin 4458sayılı Gümrük Kanunu ile yeniden düzenlendiği vebu Kanunda başvuru yolunun idare mahkemesi olarak gösterildiğigerekçesiyle başvurunun görev yönünden reddine kararvermiş, verilen karar itiraz edilmeden kesinleşmiştir.
Davacı vekili, bu kez aynı istemleidari yargı yerinde dava açmıştır.
İSTANBUL 4. İDARE MAHKEMESİ; 15.11.2013 gün veE:2013/1980, K:2013/1906 sayı ile, savcılık tarafından verilenidari yaptırım kararının, 5326 sayılı Yasakapsamında kalan idari yaptırım kararı niteliğindebulunduğu, bu karara karşı 5326 sayılı Kanunun 27.maddesi uyarınca sulh ceza mahkemesine itiraz edilebileceğiaçıklanarak, açılan davanın görüm veçözüm görevinin adli yargı yerine ait olduğu gerekçesiyledavanın görev yönünden reddine karar vermiş, verilenkarar kesinleşmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:
Uyuşmazlık MahkemesiHukuk Bölümü’nün, SerdarÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında,Üyeler: Eyüp Sabri BAYDAR, Ali ÇOLAK, Sıddık YILDIZ,Nurdane TOPUZ, Ayhan AKARSU ve Mehmet AKBULUT’unkatılımlarıyla yapılan 1.4.2014 günlütoplantısında:
l-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre;
Uyuşmazlık Mahkemesi Genel Kurulu’nun 11.7.1988günlü, E:1988/1, K:1988/1 sayılı İlke Kararında,“2247 sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş veİşleyişi Hakkında Kanunun bütünüyleincelenip değerlendirilmesinden, bu Kanunun uygulanmasıyönünden 2 nci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan,‘ceza uyuşmazlıkları’ ibaresinden,savcının ya da şahsi davacının talebi ilebaşlayan yargılaması sonunda sanığınmahkûmiyetine ya da beraatine hükmedilebilecek davalarda, askeri veadli ceza mahkemeleri arasında çıkan görev vehüküm uyuşmazlıklarınınanlaşılması, bunun dışında kalan tümgörev uyuşmazlıklarının ‘hukukuyuşmazlığı’ sayılması gerektiğisonucuna varılmaktadır. Uygulanması idari organlarabırakılan cezalar, adli nitelikte olmadığından, bunlarhakkında yapılan itirazlar ya da açılan davalar‘ceza davası’ olarak nitelendirilemezler. İdariniteliklerinden dolayı bu davalara ilişkin görev vehüküm uyuşmazlıklarının UyuşmazlıkMahkemesinin Hukuk Bölümünde incelenipçözümlenmesi gerektiği...”açıkçabelirtilmiştir. Bu durum göz önünealındığında, olay bölümünde yazılıbaşvuru konusu görev uyuşmazlığının HukukBölümünde incelenmesi gerektiği kuşkusuzdur.
Adli ve idari yargıyerleri arasında 2247 sayılı Yasa'nın 14. maddesindeöngörülen biçimde olumsuz görevuyuşmazlığı doğduğu, idari yargı dosyasının15. maddede belirtilen hükmün aksine, önceki görevsizlikkararına ilişkin dava dosyası temin edilmedengönderildiği görülmekte ise de; Başkanlıkyazısıyla, adli yargı kararının kesinleşmedurumunu gösteren onaylı bir örneğinin Mahkemesindengetirtildiği ve sonuçta usule ilişkin işlemlerde herhangibir noksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hakim Gülten FatmaBÜYÜKEREN’in, davanın çözümünde adliyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Mehmet BAYHAN ile DanıştaySavcısı Mehmet Ali GÜMÜŞ’ün adliyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, 5607 sayılıKaçakçılıkla Mücadele Kanunu’nun 3.maddesinin on birinci fıkrası uyarınca verilen idari paracezasının kaldırılması istemiyleaçılmıştır.
5607 sayılıKanun’un “Suçlar ve Kabahatler”başlığı altında düzenlenen 3. maddesinin onbirinci fıkrasında, “İthali, lisansa, şarta, izne,kısıntıya veya belli kuruluşların vereceğiuygunluk veya yeterlilik belgesine tabi olan eşyayı,aldatıcı işlem ve davranışlarla ithal edenkişiye, eşyanın gümrüklenmiş değerinin ikikatı idari para cezası verilir”, “Nitelikli haller”başlığı altında düzenlenen 4. maddesinin ikincifıkrasında, “Bu Kanunda tanımlanan suçların,üç veya daha fazla kişi tarafından birlikte işlenmesihalinde, verilecek ceza yarı oranında artırılır”,“Yetkili merciler” başlığı altındadüzenlenen 17. maddesinin birinci fıkrasında, “Bu Kanunhükümlerine göre idari para cezasına karar vermeyeCumhuriyet savcısı, 14 üncü madde hükümlerinegöre mülkiyetin kamuya geçirilmesine ise Cumhuriyetsavcısının talebi üzerine, sulh ceza mahkemesi yetkilidir.Bu kararlara karşı, 30/3/2005 tarihli ve 5326 sayılıKabahatler Kanunu hükümlerine göre kanun yolunabaşvurulabilir” denilmekte iken; Kanunun 3. maddesinin başlığı“Kaçakçılık suçları”, maddeninon birinci fıkrası ise, “Akredite laboratuvar analiz sonucunagöre Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu tarafından belirlenenseviyede ulusal marker içermeyen, yasal yollarla Türkiye’deserbest dolaşıma girdiği belgelendirilemeyen veya menşeibelli olmayan akaryakıtı; üreten, satışa arz eden,satan, bulunduran, bu özelliğini bilerek ticarî amaçlasatın alan, taşıyan veya saklayan kişi, iki yıldanbeş yıla kadar hapis ve yirmi bin güne kadar adlî paracezası ile cezalandırılır” şeklinde 28.3.2013gün ve 6455 sayılı Kanunun 54. maddesi ile yenidendüzenlenmiş, aynı Kanunun 66. maddesiyle 17. maddesinin birincifıkrası yürürlükten kaldırılmış,aynı Kanunun 64. maddesi ile düzenlenen geçici 8. maddesininikinci fıkrasında ise, “Bu Kanunun yayımı tarihindenönce işlenen bu Kanuna muhalefet kabahatlerinde, lehehükümlerin uygulanması usulü 5252 sayılı Kanunun9 uncu maddesi hükmüne göre yapılır”hükmü yer almıştır.
4458 sayılıGümrük Kanunu’nun 235.maddesinde, “ Teminatalınmış olsa bile, gümrük işlemlerinebaşlanmadan veya bu işlemler bitirilip gümrük idaresininizni alınmadan antrepolardan veya gümrük idaresince eşyakonulmasına izin verilen yerlerden kısmen veya tamamen eşyaçıkarılması halinde,çıkarılaneşyanın ithalat veya ihracat vergilerinin yanı sıra,buvergilerin üç katı para cezası alınır ”denilmekte iken, madde;
“ 1.Serbest dolaşıma giriş rejimine tabi tutulan eşyayailişkin olarak, yapılan beyan ile muayene ve denetleme veya teslimdensonra kontrol sonucunda;
a)Eşyanın genel düzenleyici idari işlemlerle ithalinin yasaklanmışolduğunun tespiti halinde, eşyanın gümrük vergilerininalınmasının yanı sıra, gümrüklenmişdeğerinin dört katı idari para cezası verilir.
b) (a)bendindeki eşyanın değersiz, artık veya atık maddeolması durumunda, idari para cezası; dökme halinde geleneşya için ton başına otuz bin Türk Lirası,ambalajlı gelmesi halinde kap başına altı yüzTürk Lirası olarak hesaplanır ve eşyayurtdışı edilir.
c)Eşyanın ithali, lisansa, şarta, izne, kısıntıyaveya belli kuruluşların vereceği uygunluk veya yeterlilikbelgesine tabi olduğu halde uygunluk ve yeterlilik belgesine tabideğilmiş veya belge alınmış gibi beyanedildiğinin tespit edilmesi halinde, eşyanın gümrükvergilerinin yanı sıra, eşyanın gümrüklenmişdeğerinin iki katı idari para cezası verilir.
d) (c)bendindeki eşyanın değersiz, artık veya atık maddeolması durumunda, idari para cezası; dökme halinde geleneşya için ton başına sekiz bin Türk Lirası,ambalajlı gelmesi halinde kap başına iki yüz TürkLirası olarak hesaplanır ve eşya yurtdışı edilir.
2.İhracat rejimine tabi tutulan eşyaya ilişkin olarak,yapılan beyan ile muayene ve denetleme veya kontrol sonucunda;
a)Eşyanın genel düzenleyici idari işlemlerleihracının yasaklanmış olduğunun tespiti halinde,eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı idaripara cezası verilir.
b)Eşyanın ihracı, lisansa, şarta, izne,kısıntıya veya belli kuruluşların vereceğiuygunluk veya yeterlilik belgesine tabi olduğu halde uygunluk veyeterlilik belgesine tabi değilmiş veya belge alınmışgibi beyan edildiğinin tespit edilmesi halinde, eşyanıngümrüklenmiş değeri kadar idari para cezası verilir.
3.Yolcuların, gümrük mevzuatına göre kişisel vehediyelik eşya kapsamı dışında olup beyanlarınaaykırı olarak üzerlerinde, eşyası arasında veyataşıma araçlarında çıkan ya dabaşkasına ait olduğu halde kendi eşyasıymışgibi gösterdikleri eşyanın gümrük vergileri iki katolarak alınır ve eşya sahibine teslim edilir. Gümrükvergileri ödenmediği takdirde, eşya gümrüğe terkedilmiş sayılır.
4. Birincifıkranın (a) ve (c) bentlerinde belirtilen eşyaya el konularakmülkiyetinin kamuya geçirilmesine karar verilir ve eşya 177ila 180 inci madde hükümlerine göre tasfiyeye tabi tutulur.
5.Türkiye Gümrük Bölgesine getirilen ve transit rejimbeyanında bulunulan serbest dolaşımda olmayan eşyanın,beyan edilenden belirgin bir şekilde farklı cinste eşyaolduğunun tespiti halinde, farklı çıkan eşyanıngümrüklenmiş değerinin iki katı idari para cezasıverilir ” şeklinde 28/3/2013gün ve 6455 sayılı Kanun’un 12 maddesi ile yenidendüzenlenmek suretiyle, 5607 sayılı Kanun’dakaçakçılık fiillerine ilişkin kabahatlerle ilgilidüzenlemeler tamamen ortadan kaldırılmış,4458sayılı Kanun ile kaçakçılık fiillerineilişkin kabahatler yeniden düzenlenmiştir. Bu Kanun’un“ İtirazlar ” başlığı altındadüzenlenen 242.maddesinde ise, “1. Yükümlülerkendilerine tebliğ edilen gümrük vergileri, cezalar ve idarikararlara karşı tebliğ tarihinden itibaren onbeş güniçinde bir üst makama, üst makam yoksa aynı makamaverecekleri bir dilekçe ile itiraz edebilir.
2. İdareye intikal edenitirazlar otuz gün içinde karara bağlanarak ilgili kişiyetebliğ edilir.
3. İtirazdilekçelerinin süresi içinde yanlış makamaverilmesi halinde, itiraz süresinde yapılmışsayılır ve idarece yetkili makama ulaştırılır.
4. İtirazın reddi kararlarına karşı işleminyapıldığı yerdeki idari yargı mercilerinebaşvurulabilir ” hükmü yer almıştır.
30.3.2005 gün ve 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun “Cumhuriyet savcısının karar vermeyetkisi ” başlığını taşıyan 23.maddesinde, “(1) Cumhuriyetsavcısı, kanunda açıkça hüküm bulunanhallerde bir kabahat dolayısıyla idarî yaptırımkararı vermeye yetkilidir.
(2) Birsuç dolayısıyla başlatılan soruşturmakapsamında bir kabahatin işlendiğini öğrenmesi halindeCumhuriyet savcısı durumu ilgili kamu kurum ve kuruluşunabildirebileceği gibi, kendisi de idarî yaptırımkararı verebilir.
(3) Soruşturma konusufiilin kabahat oluşturduğunun anlaşılması halindeCumhuriyet savcısı bu nedenle idarî yaptırımkararı verir. Ancak, bunun için ilgili kamu kurum ve kuruluşutarafından idarî yaptırım kararı verilmemişolması gerekir” denilmiş;
5252 sayılı“Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama ŞekliHakkında Kanun”un, “Lehe olan hükümlerinuygulanmasında usul ” başlığı altındadüzenlenen 9. maddesinde ise,
“ ….. (3)Lehe olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgilibütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkansonuçların birbirleriyle karşılaştırılmasısuretiyle belirlenir ” hükmü yeralmıştır.
Dosyanın incelenmesinden, İstanbulKaçakçılık İstihbarat ve Narkotik GümrükMuhafaza Müdürlüğü’nce, 5607 sayılıKaçakçılıkla Mücadele Kanunu uyarıncayapılan soruşturma sırasında, Ambarlı GümrükMüdürlüğü’nce tescilli 18.6.2007/IM055311 tarihve sayılı Serbest Dolaşıma Giriş Beyannamesi muhteviyatıeşyaların alıcısı O.İletişimBilgisayar ve Elektrik San.Tic. Ltd. Şti. unvanlı firmanınortağı ve imza yetkilisi olan davacı G.Ç.ilegümrük müşaviri Hüseyin HüsnüÇetin’in, TSE ve CE belgesine tabi olan veithalatının uygun olmadığı bildirileneşyaların GTİP’ini farklı göstermeksuretiyle ithal ettiklerinin ihbar edilmesi üzerine, “İthali,lisansa, şarta, izne, kısıntıya veya bellikuruluşların vereceği uygunluk veya yeterlilik belgesine tabiolan eşyayı, aldatıcı işlem ve davranışlarlaithal etmek” eyleminin kabahat olduğu değerlendirilerek, BüyükçekmeceCumhuriyet Başsavcılığı KabahatBürosu’nun, 8.10.2011 gün ve Kabahat DefteriNo:2011/2151, Karar No:2011/2143 sayılı kararı ile, davacıile H.H.Ç.adına, 5607 sayılı Kaçak-çılıklaMücadele Kanunu’nun 3.maddesinin on birinci fıkrasıuyarınca ayrı ayrı 1.054.318,20 TL idari para cezasıverildiği anlaşılmıştır.
30.3.2005 gün ve 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun6.12.2006 gün ve 5560 sayılı Yasa’nın 31. maddesiyledeğiştirilen 3. maddesinde, “ (1) Bu Kanunun;
a)İdarî yaptırım kararlarına karşı kanunyoluna ilişkin hükümleri, diğer kanunlarda aksinehüküm bulunmaması halinde,
b)Diğer genel hükümleri, idarî para cezası veyamülkiyetin kamuya geçirilmesi yaptırımınıgerektiren bütün fiiller hakkında,
uygulanır”;Kanunun “Başvuru yolu” başlıklı 27.maddesinin 1. fıkrasında ise “idari para cezası vemülkiyetin kamuya geçirilmesine ilişkin idariyaptırım kararına karşı, kararın tebliğiveya tefhimi tarihinden itibaren en geç onbeş güniçinde, sulh ceza mahkemesine başvurulabilir. Bu süreiçinde başvurunun yapılmamış olması halindeidari yaptırım kararı kesinleşir” düzenlemeleriyer almıştır.
Budüzenlemelere göre; Kabahatler Kanunu’nun, idarîyaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkinhükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hükümbulunmaması halinde uygula-nacağı; diğer kanunlardagörevli mahkemenin gösterilmesi durumunda iseuygulanmayacağı anlaşılmaktadır.
Görev kuralları kamu düzenine ilişkin olduğundan,görev konusunda taraflar için bir müktesep hakdoğmayacağı; bu nedenle, yeni bir yasayla kabul edilengörev kurallarının, geçmişe de etkiliolacağı, bilinen bir genel hukuk ilkesidir.
Davanın açıldığı andaki kurallara göregörevli olan mahkeme, yeni bir yasa ile görevsiz hale gelmiş ise,(davanın açıldığı anda görevli olan vefakat yeni yasaya göre görevsiz hale gelen) mahkemeningörevsizlik kararı vermesi gerekeceği; ancak, yeni yasadakigörev kuralının, değişikliğinyürürlüğe girmesinden sonra açılacak davalardauygulanacağına dair intikal hükümlerininvarlığı halinde, mahkemece görevsizlik kararıverilemeyeceği açıktır.
Diğer taraftan, dava görevsiz mahkemedeaçılmış, bu sırada yapılan bir kanundeğişikliği ile görevsiz mahkeme o dava içingörevli hale gelmiş ise, mahkeme, artık görevsizlikkararı veremeyip (yeni kanuna göre görevli hale geldiğiiçin) davaya bakmaya devam etmesi gerekir.
İncelenen uyuşmazlıkta, 5607 sayılı Kanunun olaytarihinde yürürlükte bulunan maddesi ve yapılansoruşturma sırasında, soruşturma konusunun kabahatolduğu değerlendirilerek, 5326sayılı Kanun uyarınca, Cumhuriyet Savcısıtarafından davacıya verilen idari para cezasının,5326 sayılı Kanun’un 16. maddesinde belirtilen idariyaptırım türlerinden biri olduğu ve KabahatlerKanunu’nun 5560 sayılı Kanun’la değişik 3.maddesinde belirtildiği üzere, idarî yaptırımkararlarına karşı kanun yoluna ilişkinhükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hükümbulunmaması halinde uygulanacağı nedeniyle, görevlimahkemenin belirlenmesinde 5326 sayılı Kanun hükümlerinindikkate alınacağı, anılan Kanunun 27. maddesinin (1)numaralı bendi uyarınca ve aynı maddenin altıncıfıkrasında, soruşturma konusu fiilin kabahatoluşturduğu gerekçesiyle idari yaptırım kararıverilmesi halinde; kovuşturmaya yer olmadığı kararınaitiraz edildiği takdirde, idari yaptırım kararınakarşı başvurunun da bu itiraz merciinde inceleneceğiaçıkça belirtildiğinden, 5607 sayılıKanun’un 28.3.2013 gün ve 6455 sayılı Kanunun 64.maddesi ile düzenlenen geçici 8. maddesinin ikincifıkrasında da, bu Kanunun yayımı tarihinden önceişlenen bu Kanuna muhalefet kabahatlerinde, lehe hükümlerinuygulanması usulünün 5252 sayılı Kanunun 9. maddesihükmüne göre yapılacağı belirtildiğinden,davanın görüm ve çözümünde adliyargı yerinin görevli olduğu sonucunavarılmıştır.
Açıklanannedenlerle, Büyükçekmece 4. SulhCeza Mahkemesince verilen görevsizlik kararınınkaldırılması gerekmiştir.
S O N U Ç :Davanın çözümünde ADLİ YARGININ görevliolduğuna, bu nedenle Büyükçekmece4. Sulh Ceza Mahkemesinin 7.6.2013gün ve D. İş No:2011/1224 sayılıGÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA, 1.4.2014 günündeOYBİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi.
Başkan
Serdar ÖZGÜLDÜR
Üye
Eyüp Sabri
BAYDAR
Üye
Nurdane
TOPUZ
Üye
Ali
ÇOLAK
Üye
Ayhan
AKARSU
Üye
Sıddık
YILDIZ
Üye
Mehmet
AKBULUT
Full & Egal Universal Law Academy