T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2014 / 418
KARAR NO : 2014 / 454
KARAR TR : 01.04.2014
ÖZET: Türk Telekomünikasyon A.Ş.’de çalışırken Kurumun özelleştirilmesi nedeniyle başka kuruma nakledilen davacının, maaş nakil ilmühaberinin düzeltilmesi ve alacağının faizi ile birlikte tazmini istemiyle açtığı davanın, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı : Ö.G.
Vekili : Av. M.R.Ç.
Davalı : Türk Telekomünikasyon AŞ.
Vekili : Av. A.A.
İhbar Olunan
( Adli Yargıda): Maliye Bakanlığı
Vekili : Av. E.E.
OL A Y :Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalıTürk Telekomünikasyon AŞ.ninözelleştirme kapsamında 2005 yılında %55 likhissesinin satışı ile kamu kurumu niteliğini kaybedipÖzel Tüzel Kişilik sıfatı kazanmışolduğunu, fakat müvekkilinin de içerisinde olduğu devletmemurluğu haklarının saklı kalıp, kurum yanındaçalışmaya devam eden personelin de bulunduğunu, Telekom’dabu durumda çalışanlarla kanun gereği ve yapılansözleşme gereği kamu memur artış oranında daartışların söz konusu olacağınınbelirlendiğini, kamuoyunda memurlara ödenen ve denge tazminatıolarak bilinen 31/03/2006 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarakyürürlüğe giren 5473 sayılı DeğişikAdlar Altında İlave Ödemesi Bulunmayan Memurlara ve SözleşmeliPersonele Ek Ödeme Yapılması ile Bazı Kanun ve Kanun HükmündeKararnameye eklenen Ek 3. Maddenin 1. Fıkrasında belli kamugörevlilerine her ay ek ödeme yapılabileceğinin belirtilmişolduğunu, 399 sayılı kanun hükmünde kararnamenin Ek 2sayılı cetvelinde ise T.C. Posta, Telgraf ve Telefonişletmelerinin de yer aldığının belirlenmişolduğunu, müvekkilinin de bu kapsamdaki personellerden olup 4046sayılı özelleştirme uygulamaları hakkında kanunun“Kuruluşlardaki personelin Nakli” başlıklı 22.Maddesinin 5. Fıkrası gereği Telekom’daçalışmasına devam ettiğini, ücretlerdekiartış oranının da memurlara uygulanan ücretartışının esas alındığını,müvekkiline ve aynı durumdaki arkadaşlarına denge tazminatıödemesinin ilk aylarda ödendiğini, fakat daha sonra yapılanödemelerin mahsup edilerek bu konudaki ödemelerin ödenmemeyebaşladığını, müvekkilinin iştençıkarılıp personel daire başkanlığınabildirildiği tarihte belirtilen ek ödemenin de maaşınauygulanması gerekip maaşının bu şekilde belirlenmesigerekirken bu ek ödemenin maaş nakil belgesindegösterilmediğini, müvekkilinin bu konuda da mağdurolduğunu belirterek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmakkaydıyla 03/06/2006 tarihinden 15/09/2007 tarihine kadar ödenmeyen1.270,00 TL‘nin Yüksek Planlama Kurulu Kararları ve enflasyonfarkından kaynaklı ücret alacaklarının ödenmesigereken aylardan itibaren en yüksek mevduat faizi ile birlikte tahsilinekarar verilmesi istemiyle adli yargıyerinde dava açmıştır.
DİYARBAKIR2. İŞ MAHKEMESİ: 16.12.2011 gün ve E:2011/664 K:2011/935sayı ile, davanın kabulüne karar verilmiş, bu kararakarşı yapılan temyiz başvurusu üzerine; Yargıtay9. Hukuk Dairesi 12.03.2012 gün ve E:2012/8566 K:2012/7986sayılı ilamı ile hükmün esastan bozulmasına kararvermiştir.
DİYARBAKIR2. İŞ MAHKEMESİ: 25.06.2012 gün ve E:2012/530 K:2012/479sayılı kararı ile, önceki kararında direnerek yenidendavanın kabulüne karar vermiştir.
Direnmekararına karşı davalı vekilinin yaptığı temyizbaşvurusu üzerine; YARGITAY HUKUK GENEL KURULU 26.12.2012gün ve E:2012/9-1553 K:2012/1423 sayılı ilamı ile“...Uyuşmazlık, 5473 sayılı Kanuna dayalı olarakdenge tazminatından kaynaklanan fark ücret alacağınınbelirlenmesi yönünden yapılan araştırmanınyeterli olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
HukukGenel Kurulu’nda yapılan görüşmelersırasında 5473 sayılı Kanuna dayalı olarak dengetazminatından kaynaklanan fark ücret alacağına ilişkindavalarda adli yargı mahkemelerinin görevli olup olmadığıhususu ön sorun olarak değerlendirilmiştir.
Uyuşmazlığınçözümünde öncelikle konuya ilişkin yasalmevzuatın ve davalı Türk Telekomünikasyon AŞ'nin ve bukuruluşta çalışan personelin özelleştirmeöncesi ve sonrasındaki hukuki statüsününaçıklığa kavuşturulması zorunludur.
Bilindiğiüzere, Türk Telekomünikasyon Anonim Şirketi, 406sayılı Telgraf ve Telefon Kanunu'nun, 18.06.1994 günlüResmi Gazete'de yayımlanan 4000 sayılı Yasa'yladeğiştirilen 1. maddesi uyarınca, Posta işletmesi GenelMüdürlüğü'nce yürütülentelekomünikasyon hizmetlerinin sermayesinin tamamı kamu kesimine aitolacak bir anonim şirket şeklindeyapılandırılması suretiyle kurulmuş ve 233 ile 399sayılı Kanun Hükmünde Kararnamelere tabi bir kamu iktisadikuruluşu statüsü verilmiştir.
29.01.2000günlü Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğegiren ve Telekom AŞ'nin özelleştirilmesi amacıylayapısının yeniden düzenlenmesine yönelik kurallargetiren 4502 sayılı Yasa'nın 1. maddesi ile, 406sayılı Yasa'nın 1. maddesine eklenen dokuzuncu fıkrada,Telekom'un, bu Kanun ve özel hukuk hükümlerine tabi bir anonimşirket olduğu, Kamu iktisadi Teşebbüslerinin kuruluş,teşkilât ve faaliyetleri ile ilgili mevzuatın Telekom'auygulanmayacağı kuralına yer verilmiş; anılan kural,23.05.2001 günlü Resmi Gazete'de yayımlanarakyürürlüğe giren 4673 sayılı Yasa'nın 1maddesi ile değiştirilmiş ve Telekom'un, bu Kanun ve özelhukuk hükümlerine tabi bir anonim şirket olduğu, bu Kanun hükümlerisaklı kalmak üzere, kamu İktisâdi teşebbüsleride dahil, sermayesinin yarısından fazlası kamuya ait olan kamukurum, kuruluş ve ortaklıklarına uygulanan mevzuatınTelekom'a uygulanmayacağı belirtilmiştir.
Ayrıca,Türk Telekom AŞ 4502 sayılı Yasa'nın Geçici 3.maddesi ile 233 sayılı KHK'nin ekindeki "B-Kamu İktisadiKuruluşları (KİK)" bölümünde yer alankuruluşlar listesinden çıkarılmıştır.
4502ve 4673 sayılı Yasa'lar ile yapısı yeniden düzenlenenTürk Telekom'da çalışan personelin hukukistatüsü de, 406 sayılı Yasaya 4502 sayılı Yasaile eklenen Ek 22. madde ile yeniden düzenlenmiş ve anılanmaddede Türk Telekom'daki kamu payı %50'nin altınadüşünceye kadar, Türk Telekom Yönetim Kuruluüyeliklerine atanacaklar dışında kalan personelin işmevzuatı uyarınca istihdam edileceği, iş mevzuatınagöre istihdam edilenlere ilişkin kayıt ve şartlarınYönetim Kurulu tarafından tayin olunacağı kurallarınayer verilmiş, ayrıca bu yasanın geçici 4. maddesinde,4502 sayılı Yasanın yürürlüğe girdiğitarihte Türk Telekom'da 399 sayılı Kanun HükmündeKararnameye tabi olarak kadrolu veya sözleşmeli personelstatüsünde çalışmakta olanlardan isteyenleriniş mevzuatına tabi personel statüsünegeçirileceği, iş mevzuatına tâbi personelstatüsüne geçmek istemeyenlerin mevcut statü, sosyal veözlük haklarıyla istihdamlarına devam olunacağıkurala bağlanarak, iş mevzuatına geçmek istemeyenlerinmevcut statü, sosyal ve özlük hakları korunmuştur.
Hisselerinfiilen devredildiği ve Telekomünikasyon HizmetlerininYürütülmesine İlişkin İmtiyazSözleşmesi'nin imzalandığı 14.11.2005 tarihindensonra, hisselerinin yüzde elliden fazlası özel hukuk tüzelkişisine geçen Türk Telekom kamu kuruluşu niteliğinikaybetmiştir.
Ancak,406 sayılı Yasa'nın Ek 29. maddesinin, 5398 sayılıKanun'un 14. maddesi ile değişik birinci fıkrasında,özelleştirme tarihi itibarıyla Türk Telekom'daçalışmakta olan personelin haklarının korunmasıamacıyla, hukuki statülerini ve kamu kuramlarına nakilolanaklarını belirleyen bazı özel düzenlemelere yerverilmiştir. Buna göre Türk Telekom hisselerinin devri sonucukamu payının yüzde ellinin altına düşmesidurumunda; Türk Telekom'da, Ek 22. maddenin (a) bendinin bu Kanunlayürürlükten kaldırılan hükümleriuyarınca belirlenen aslî ve sürekli görevlerdeçalışmakta olanlar ile 399 sayılı KHK'ye tâbiolarak kadrolu veya sözleşmeli personel statüsündeçalışanlar ve kapsam dışı personel, kamugörevlerinden yüz seksen gün aylıksız izinlisayılacaktır. Aynı maddeye göre, bu personel belirtilensüre içinde Türk Telekom'da çalışmaya devamedecek malî ve özlük hakları Türk Telekomtarafından karşılanacak, belirtilen süre içindenakle tâbi personelden Türk Telekom tarafından hizmetineihtiyaç duyulmayanlar tespit edildikleri tarihten, kendi isteği ilenakil talep edenler ise talep tarihinden itibaren en geç doksan güniçinde nakil için Türk Telekom tarafından DevletPersonel Başkanlığına bildirileceklerdir.
Anılanyasal düzenlemeler karşısında Telekom AŞ.'ninözelleştirilmesi sonucunda, işlevsel görevlerde bulunan veikamesi kısa sürede imkansız personelin isteklerinebağlı olarak makul bir süre kamu görevlerindenaylıksız izinli sayılarak özel hukuk tüzelkişisinde çalışmalarına olanaksağlandığı anlaşılmaktadır Buna göre,söz konusu personelin, aylıksız izinli olarak geçensürede kamu personeli statüleri devam etmektedir.
Diğeryandan, İmtiyaz Sözleşmesi ile bir kamu hizmetiniyürütmek hakkını elde eden davalı şirkete, devirsonrasında yetişmiş personel yetersizliği nedeniyledoğabilecek aksaklıkların önüne geçilebilmesi için,406 sayılı Yasa hükümleri ile tanınanayrıcalıkların sonucu olarak da, bünyesinde belli süreile çalışmaya devam eden söz konusu personelin kamukuramlarına naklen atanmasının sağlanmasıamacıyla kimi görevler yüklenmiştir.
Bugörevler kapsamında 406 sayılı Yasa hükümleriuyarınca davalı şirket tarafından, hak sahibi personelininDevlet Personel Başkanlığı'na bildirmesi, bildirim ileberaber personelin nakledileceği kamu kurumunda yararlanacağıparasal haklara esas olmak üzere memur maaş nakil ilmühaberidüzenlenmesi, personelin ilişiğinin kesilmesi gibi işlemlerbulunmaktadır.
Sayılanişlemler, idare hukuku alanında hukuki sonuçlardoğurmakta ve ilgili personelin nakledilecekleri kuramdakistatülerini, özlük ve parasal haklarını belirlemekteesas alınmaktadır.
Belirtilennitelikleriyle, söz konusu işlemlerin kamu personeli hakkında veidare hukuku alanında tesis edilmiş birer idari işlemniteliğinde oldukları anlaşılmaktadır.
Öteyandan, davalı şirketin belirtilen statüsü ve özelyasa hükümleri gereğince bazı kamusalayrıcalıklara ve yükümlülüklere sahip olmasınedeniyle herhangi bir özel hukuk tüzel kişisinden farklıbir hukuki statü içinde bulunduğuanlaşılmaktadır. Bu nedenle diğer özel hukuktüzel kişilerinden farklı bir ilişkisi bulunan tüzelkişilerin bazı işlemlerinin, nitelikleri esas alınmaksuretiyle de idari işlem niteliğindedir.
Ohalde, imtiyaz sözleşmesi ile bir kamu hizmetini yürütmeklegörevli ve yetkili kılınması nedeniyle, diğerözel hukuk tüzel kişilerinden farklı olarak kimi kamusalayrıcalıklara ve yükümlülüklere tabi olan, 406sayılı Yasa hükümleri ile kamu kurumlarına nakilhakkı bulunan diğer bir ifade ile kapsam dışı nakletabi personeli ile ilgili olarak bazı kamusal görevler yüklenendavalı şirketin, belirtilen görevleri kapsamında tesis ettiğiişlemlerin idari işlem niteliğinde olduğu ve buişlemlerden kaynaklanan uyuşmazlıkların idariyargının görevinde bulunduğu kabul edilmelidir.
Somutuyuşmazlıkta özelleştirmeden önce statü hukukuhükümlerine tabi davacı niteliğindeki personel,özelleştirme sonrası belirli bir süre içindedavalı ile özel hukuk hükümlerine tabi olarak işsözleşmesi kapsamındaçalıştırılmakta, nakledildiğinde tekrarstatü hukuku kapsamına girmektedir. Davacının işsözleşmesi ile çalıştığıdönemde, davalı şirkete davacının ücretikonusunda “artış oranının, kamudaki memur maaşartış oranında” olacağı yönündeyükümlülük getirildiği gibi 406 sayılı Yasahükümleri uyarınca davalı şirkete, hak sahibipersoneli Devlet Personel Başkanlığına bildirmesi; bildirimile beraber personelin nakledileceği kamu kurumundayararlanacağı parasal haklara esas olmak üzere memur maaşnakil ilmühaberi düzenlenmesi; personelin ilişiğininkesilmesi gibi işlemler yaptırıldığıgörülmektedir. Bu işlemlerin idare hukuku alanında hukukisonuçlar doğurduğu ve ilgili personelin nakledileceklerikurumdaki statülerini, özlük ve parasal haklarınıbelirlediği, söz konusu işlemlerin kamu personeli hakkındave idare hukuku alanında tesis edilmiş birer idari işlemniteliğinde oldukları açık olup, idari işlemlerleilgili uyuşmazlığın ise adli yargı yerinde değil,idari yargı yerinde çözümlenmesi ve 5473 sayılıKanundan kaynaklanan ek ödeme alacağının tahsili istemiyle,anılan idareye karşı açılan davalarda, idariyargı yerinin görevli olduğu kabul edilmelidir.
Nitekim,Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 07.04.2011 gün2011/55 E. 2011/205 K. sayılı kararında da kamusal görevleryüklenen davalı şirketin bu görevleri kapsamında, 5473sayılı Kanun gereği tesis ettiği işlemlerin idariişlem niteliğinde olduğu ve bu işlemlerden kaynaklananuyuşmazlıkların idari yargının görevinde bulunduğunakarar verilmiştir.
Budurumda mahkemece; somut uyuşmazlıkta idari yargı mahkemeleriningörevli olduğunun kabulü ile bu doğrultuda karar verilmesigerekirken, yanılgılı değerlendirme ile önceki karardadirenilmesi usul ve yasaya aykırıdır.’’ gerekçesiyleDiyarbakır 2. İş Mahkemesi’nin direnme kararınınbozulmasına karar vermiştir.
DİYARBAKIR 2. İŞ MAHKEMESİ: Yargıtay Hukuk GenelKurulu'nun bozma ilamına uyduktan sonra 26.04.2013 gün ve E:2013/275K:2013/283 sayılı kararı ile davanın görevyönünden reddine karar vermiş ve karar kesinleşmiştir.
Davacı vekili aynı istemle bukez idari yargı yerinde davaaçmıştır.
DİYARBAKIR1. İDARE MAHKEMESİ: 21.06.2013 gün ve E:2013/1801 K:2013/705sayı ile özetle; davalı mevkiinde kamu kuruluşuniteliği taşımayan Türk Telekomünikasyon A.Ş.'ninolması ve davacının iş akdi imzalamış birişçi statüsünde olması karşısında,idari yargı yetkisi kapsamında açılmış biridari dava bulunduğundan söz etmek olanaksız olduğundan;uyuşmazlığın, özel hukuk hükümlerinegöre görüm ve çözümünde adli yargıyerinin görevli olduğu gerekçesiyle davanın görevyönünden reddine karar vermiştir.
İdareMahkemesince verilen görevsizlik kararına karşı davalıvekilinin itirazı üzerine; Diyarbakır Bölgeİdare Mahkemesi 28.10.2013 gün ve E:2013/1852 K:2013/1847sayılı kararı ile hükmün onanmasına kararvermiştir.
Bukarara karşı yapılan karar düzeltme başvurusuüzerine de Diyarbakır Bölge İdare Mahkemesi 31.01.2014gün ve E:2014/110 K:2014/260 sayılı kararı ile karardüzeltme talebinin reddine karar vermiş ve karar kesinleşmiştir. İNCELEME VE GEREKÇE : Uyuşmazlık Mahkemesi HukukBölümü’nün, Serdar ÖZGÜLDÜR’ünBaşkanlığında, Üyeler: Eyüp Sabri BAYDAR, AliÇOLAK, Sıddık YILDIZ, Nurdane TOPUZ, Ayhan Akarsu ve MehmetAKBULUT’un katılımlarıyla yapılan 01.04.2014günlü toplantısında: l-İLK İNCELEME:Dosya üzerinde 2247 sayılıYasa’nın 27. maddesi gereğince yapılan incelemeyegöre; adli ve idari yargı yerleri arasında 2247 sayılıYasa’nın 14. maddesinde öngörülenbiçimde, olumsuz görev uyuşmazlığıdoğduğu, idari yargı dosyasının 15. maddede belirtilenyönteme uygun olarak davacı vekilinin istemi üzerine songörevsizlik kararını veren mahkemece, ekinde adli yargıdosyası ile birlikte Uyuşmazlık Mahkemesi’negönderildiği ve usule ilişkin herhangi bir noksanlıkbulunmadığı anlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi. II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hakim Filiz BUDAK’ın,davanın çözümünde adli yargınıngörevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan;ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Mehmet BAYHAN ile Danıştay Savcısı MehmetAli GÜMÜŞ’ün davada adli yargınıngörevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava,davalı kurumda görev yapmakta iken, 406 sayılıYasa'nın Ek-29. maddesi ile 4046 sayılı Yasa'nın22.maddesine göre adı Devlet PersonelBaşkanlığına bildirilen, sonrasında başka birkamu kurumu emrine atanan davacı tarafından, maaş nakililmühaberinin yanlış düzenlenmesi nedeniyle oluşanzararın tazmini istemiyle açılmıştır. 1953tarih ve 6145 sayılı Yasa ile, Türkiye Cumhuriyeti Posta,Telgraf ve Telefon İşletmesi kurulmuş; 1924 tarih ve 406sayılı Telgraf ve Telefon Kanunu’nun 10.6.1994 tarih ve 4000sayılı Yasa’yla değiştirilen 1. maddesi ile, posta vetelgraf tesis ve işletmesine ilişkin hizmetler, Postaİşletmesi Genel Müdürlüğü’nce (P.İ),telekomünikasyon hizmetleri ise, “Türk TelekomünikasyonAnonim Şirketi (Şirket)” tarafındanyürütülecek şekilde yenidenyapılandırılmıştır. 27.1.2000tarih ve 4502 sayılı Yasa’nın 1. maddesi ile, 406sayılı Yasa’nın 1. maddesine eklenen dokuzuncufıkrada, “Türk Telekom, bu Kanun ve özel hukukhükümlerine tabi bir anonim şirkettir. Kamu İktisadiTeşebbüslerinin kuruluş, teşkilât ve faaliyetleri ileilgili mevzuat Türk Telekom’a uygulanmaz. Sadece, TürkiyeBüyük Millet Meclisi denetimine ilişkin 2.4.1987 tarihli ve 3346sayılı Kanunun 9 uncu maddesi hükümleriuygulanır” denilmiş; anılan fıkra hükmü,12.5.2001 tarih ve 4673 sayılı Yasa’nın 1. maddesi iledeğiştirilmiş ve “Türk Telekom, bu Kanun ve özelhukuk hükümlerine tabi bir anonim şirkettir. Bu Kanunhükümleri saklı kalmak üzere, kamu iktisaditeşebbüsleri de dahil, sermayesinin yarısından fazlasıkamuya ait olan kamu kurum, kuruluş ve ortaklıklarına uygulananmevzuat Türk Telekom’a uygulanmaz. Sermayesinin yarısındanfazlası kamuda kaldığı sürece,TürkiyeBüyük Millet Meclisi denetimine ilişkin 2.4.1987 tarihli ve 3346sayılı Kanunun 9 uncu maddesi hükümleri uygulanır. 16.7.1965tarihli ve 697 sayılı Kanun ile milli güvenlik ve kamudüzeniyle sıkıyönetim ve seferberlik hallerindetelekomünikasyon hizmetlerinin yürütülmesine ilişkinözel kanunların hükümleri saklıdır”; Ek 29.maddesinin 3.7.2005 gün ve 5398 sayılı Kanun’un 14.maddesi ile değişik birinci fıkrasında, “TürkTelekom hisselerinin devri sonucu kamu payının yüzde ellininaltına düşmesi durumunda; Türk Telekomda ek 22 nci maddenin(a) bendinin bu Kanunla yürürlükten kaldırılanhükümleri uyarınca belirlenen aslî ve sürekligörevlerde çalışmakta olanlar ile 22.1.1990 tarihli ve399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye tâbi olarakkadrolu veya sözleşmeli personel statüsündeçalışanlar ve kapsam dışı personel, kamugörevlerinden yüzseksen gün aylıksız izinlisayılır…” denilmiştir. Öte yandan; 406 sayılıYasa’nın 4502 sayılı Yasa ile değişik 2.maddesinin (c) bendinin birinci alt bendinin birinci cümlesinde,“Türk Telekom; telekomünikasyon şebekeleri üzerindensunulan ulusal ve uluslararası ses iletimini ihtiva eden telefonhizmetlerini, 31.12.2003 tarihine kadar bu Kanun ve görevsözleşmesi çerçevesinde tekel olarakyürütür” denildikten sonra, anılan (c) bendininbirinci alt bendine 12.5.2001 tarih ve 4673 sayılı Yasa ile eklenenüçüncü cümlede, “Ancak, TürkTelekom’daki kamu payı %50’nin altınadüştüğünde, Türk Telekom’un tüm tekelhakları 31.12.2003 tarihinden önce de olsa ortadan kalkmışolur” denilmiş; 4502 sayılı Yasa’nınGeçici 3. maddesi ile de Türk Telekomünikasyon A.Ş., 233sayılı KHK’nin ekindeki “B-Kamu İktisadiKuruluşları (KİK)” bölümünde yer alankuruluşlar listesinden çıkarılmıştır. Bu düzenlemeler birliktedeğerlendirildiğinde, telekomünikasyon şebekeleriüzerinden sunulan ulusal ve uluslararası ses iletimini ihtiva eden telefonhizmetlerini 31.12.2003 tarihine kadar “tekel” olarakyürütmekle görevli kılınan ve çoğunlukhisseleri kamuya ait bulunan Türk Telekom’un, tekel kapsamındakamu hizmeti yürüten, ancak kuruluş yasasındaki sondüzenlemeler ile kendine özgü statüye sahip olan vesermayesindeki kamu payı %50’nin altınadüşünceye kadar kamu kuruluşu niteliğinitaşıyan bir kuruluş olduğutartışmasızdır. Özelleştirme kapsamındabulunan Türk Telekomünikasyon A.Ş.’deki tamamıHazineye ait bulunan hisselerden % 55’i, Bakanlar Kurulu’nun25.7.2005 tarih ve 2005/9146 sayılı “TürkTelekomünikasyon Anonim Şirketi (Türk Telekom)’nin %55 Oranındaki Hissesinin Blok Olarak Satışınaİlişkin Nihai Devir İşlemlerine Dair KararınYürürlüğe Konulması Hakkında Karar”ıuyarınca, 14.11.2005 tarihli Hisse Satış Sözleşmesiile (6.550.000.000 USD. bedelle) Ojer Telekomünikasyon A.Ş.’nesatılmıştır. Bu sürece paralel olarak TürkTelekom personelinin durumu incelendiğinde: TürkTelekom A.Ş., 4502 sayılı Yasa’nın 29.1.2000 tarih ve23948 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarakyürürlüğe girdiği dikkatealındığında, 29.1.2000 tarihi itibariyle 233sayılı KHK kapsamıdışında kalmış ve anılan KHK eki cetvellerdençıkarılmış olması nedeniyle,Uyuşmazlık Mahkemesi Genel Kurulu’nun 22.1.1996 gün ve E:1995/1, K:1996/1 sayılı veözelleştirme kapsamında bulunan kamu iktisadi teşebbüslerindesözleşmeli veya kapsam dışı statüdeçalışan personelin kurumları ile olan ilişkilerindendoğan anlaşmazlıkların çözüm yerinin idariyargı olduğu yolundaki İlke Kararı kapsamıdışında değerlendirilmesi gerekmektedir. Anılan 4502 sayılıYasa’nın 13. maddesi ile 406 sayılı Yasa’ya eklenenEk 22. maddenin (a) bendinde, “a) Personelin statüsü:Telekomünikasyon hizmetlerinin gerektirdiği asli ve sürekligörevler telekomünikasyon alanında sekiz yıl tecrübeyesahip ve en az dört yıllık yüksek öğrenimgörmüş bir genel müdür ile kadro, unvan, derece vesayıları Yönetim Kurulunun önerisi ve Bakanlığınteklifi üzerine bu Kanunun yürürlüğe girdiğitarihten itibaren yüzseksen gün içerisinde Bakanlar KuruluKararı ile belirlenen kadrolarda istihdam edilen personel eliyleyürütülür. Bu personel hakkında bu Kanundaöngörülen hükümler saklı kalmak üzere 399sayılı Kanun Hükmünde Kararname hükümleriuygulanır. Bunların dışında kalan personel işmevzuatı uyarınca istihdam edilir. İş mevzuatınagöre istihdam edilenlere ilişkin kayıt ve şartlarYönetim Kurulu tarafından tayin olunur” hükmüne yerverilmiş; bu bent hükmü, 4673 ve 5189 sayılı Yasalarlayapılan değişiklikler sonucunda; “a) Personelinstatüsü: (Ek ibare: 12.5.2001-4673/6. md.) Türk Telekomdaki kamupayı %50’nin altına düşünceye kadar, TürkTelekom Yönetim Kurulu üyeliklerine atanacaklarda Devletmemurluğuna atanabilme genel şartlarına sahip olma ve en azdört yıllık yüksek öğrenim görmeşartları aranır. (Mülga ikinci veüçüncü cümle: 16.6.2004-5189/12 md.) Bunlarındışında kalan personel iş mevzuatı uyarıncaistihdam edilir. İş mevzuatına göre istihdam edilenlereilişkin kayıt ve şartlar Yönetim Kurulu tarafındantayin olunur” hükmünü almış; aynı maddenin(b) bendinin ikinci paragrafında da iş mevzuatına tabi olanTürk Telekom çalışanlarının aylıkücretlerinin kendilerini atamaya yetkili olan Yönetim Kurulu tarafındantespit olunacağı kurala bağlanmıştır. 406 sayılı Yasa’nınanılan Ek 22.maddesi uyarınca,Türk Telekom A.Ş. GenelMüdürlüğü’ne ait asli ve sürekli kadrolarbelirlenerek 4.4.2000 tarih ve 24010 (Mükerrer) sayılı R.G. deyayımlanan 31.3.2000 tarih ve 2000/331 sayılı Bakanlar KuruluKararı ekinde yer alan listede: merkez teşkilatı için 100ve taşra teşkilatı için 100 (6 BölgeMüdürü, 12 Bölge Müdür Yardımcısıve 82 İl Telekom Müdürü) kadro ihdas edilmiş; öteyandan, aynı Yasa maddesinin verdiği yetkiye dayanılarakhazırlanan “Türk Telekomünikasyon A.Ş. KapsamDışı Personel Yönetmeliği” adıaltındaki düzenleme, Yönetim Kurulunun 31.8.2000 tarih ve 407sayılı kararıyla kabul edilmek suretiyleyürürlüğe konulmuştur. Kanunla, Kurumda görev yapanpersonelden asli ve sürekli görev yapacak olanları kadrounvanı itibariyle belirlemek konusunda Bakanlar Kurulu'na yetkiverildiği açıktır. Bu yetki 4502 sayılıKanun’un yürürlüğe girdiği 29.1.2000 tarihi ile5189 sayılı Kanun’un yürürlüğe girdiği2.7.2004 tarihleri arasında geçerli olmuştur. Anayasa’nın 128. maddesinde,“Devletin, kamu iktisadî teşebbüsleri ve diğer kamutüzelkişilerinin genel idare esaslarına göreyürütmekle yükümlü oldukları kamu hizmetleriningerektirdiği aslî ve sürekli görevler, memurlar vediğer kamu görevlileri eliyle görülür”denilmiştir. 406 sayılı Yasa’nınEk 29. maddesinin 3.7.2005 tarih ve 5398 sayılı Kanun’ladeğişik birinci fıkrasında, “Türk Telekomhisselerinin devri sonucu kamu payının yüzde ellinin altınadüşmesi durumunda; Türk Telekomda ek 22 nci maddenin (a)bendinin bu Kanunla yürürlükten kaldırılanhükümleri uyarınca belirlenen asli ve sürekligörevlerde çalışmakta olanlar ile 22.1.1990 tarihli ve399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye tabi olarak kadroluveya sözleşmeli personel statüsündeçalışanlar ve kapsam dışı personel, kamugörevlerinden yüzseksen gün aylıksız izinlisayılır.Bu personel belirtilen süre içinde TürkTelekomda çalışmaya devam eder ve hisse devir tarihinden nakliiçin Devlet Personel Başkanlığına bildirildikleritarihe kadarki aylık ücret, harcırah, sağlıkgiderleri, cenaze giderleri ve ölüm yardımı ile diğermali ve özlük hakları Türk Telekom tarafındankarşılanır…” denilerek, yasa koyucu tarafındanTürk Telekom’da 22.1.1990 tarihli ve 399 sayılı KanunHükmünde Kararnameye tabi olarak sözleşmeli personelstatüsünde çalışanlar ile kapsam dışıpersonel, kamu personeli sayılmıştır. Olayda, davalının hisse devir (14.11.2005) tarihinde memurolarak görev yapmakta iken, 406 sayılı Yasa'nın Ek-29.maddesi ile 4046 sayılı Yasa'nın 22. maddesine görediğer kamu kurum ve kuruluşlarına naklinin yapılmasıiçin adı Devlet Personel Başkanlığınabildirilmesi nedeniyle yeni görevine başlayan davacıtarafından, maaş nakil ilmühaberinin yanlışdüzenlenmesi nedeniyle uğranıldığı iddia olunanzararın tazmini istemiyle dava açılmıştır. 2577sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun“İdari Dava Türleri ve İdari Yargı YetkisininSınırı” başlıklı 2. maddesinindeğişik 1 numaralı bendinde: “a)(Değişik: 8.6.2000-4577/5 md.) İdari işlemler hakkındayetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukukaaykırı olduklarından dolayı iptalleri içinmenfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan iptaldavaları, b)İdari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel haklarıdoğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargıdavaları, c)(Değişik: 18.12.1999-4492/6 md.) Tahkim yolu öngörülenimtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinden doğanuyuşmazlıklar hariç, kamu hizmetlerinden birininyürütülmesi için yapılan her türlü idarisözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkanuyuşmazlıklara ilişkin davalar” idari dava türleriolarak sayılmış olup;kural olarak, idari yargıda ancakDevlete ve kamu tüzel kişilerine karşı açılandavalara bakılabilir. Buna göre, iptali istenilenişlemin tesis edildiği ve davanınaçıldığı tarihte davalı mevkiinde kamukuruluşu niteliği taşımayan Türk TelekomünikasyonA.Ş.'nin olması karşısında, idari yargı yetkisikapsamında açılmış bir idari dava bulunduğundansöz etmek olanaksız olduğundan,uyuşmazlığın, özel hukuk hükümlerinegöre görüm ve çözümünde adli yargıyerinin görevli olduğu sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle, davanın görüm veçözümünde adli yargı görevli olduğundan Diyarbakır2. İş Mahkemesinin 26.04.2013 gün ve E:2013/275 K:2013/283sayılı görevsizlik kararınınkaldırılması gerekmiştir. SO N U Ç : Davanın çözümündeADLİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Diyarbakır 2.İş Mahkemesi’nin 26.04.2013 gün ve E:2013/275 K:2013/283sayılı GÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA, 01.04.2014 gününde OY BİRLİĞİ İLE KESİNOLARAK karar verildi. Başkan Serdar ÖZGÜLDÜR Üye Eyüp Sabri BAYDAR Üye Nurdane TOPUZ Üye Ali ÇOLAK Üye Ayhan AKARSU Üye Sıddık YILDIZ Üye Mehmet AKBULUT
Full & Egal Universal Law Academy