T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2014 / 63
KARAR NO : 2014 / 318
KARAR TR : 1.4.2014
ÖZET: Öğretmen olan davacı tarafından, raporlu olduğu halde, raporunu geç iletmesi sonucunda hak etmeden kendisine ödendiği belirtilen ek ders ücretini iade etmemesi nedeniyle, adli yargıda açılan alacak davasının mahkemece kabulü üzerine, İcra Müdürlüğü’nce yapılan icra takibi ile maaşından ¼ oranında kesinti yapılmasına ilişkin işlemin iptali ve uğradığı zararın tazminine karar verilmesi istemiyle açılan davanın, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı :M.D.
Davalı :Nazilli Kaymakamlığı (İlçe Milli EğitimMüdürlüğü)
OL A Y :Davacı, davadilekçesinde; Nazilli İlçe Milli EğitimMüdürlüğü’nün 13.10.2011 gün ve848/10567 sayılı yazısında, İsabeyliİlköğretim Okulunda sınıf öğretmeni olarakgörev yaparken, 2010 aralık ayında kendisine fazladan ek dersücreti ödendiğini, buna istinaden, 5018 sayılıKamu Mali Yönetimi Kontrol Kanunu gereği Fazla ve Yersiz ÖdemeBorç Bildirim belgesi hazırlandığını veborç tutarının yasal faiziyle birlikte malmüdürlüğüne yatırmasının istenildiğini,buna yapılan itirazın idarece reddedildiğini, sonrasında buborcun tahsili için aleyhine alacak davasıaçıldığını ve Nazilli 2. Asliye HukukMahkemesi’nin davayı kabul ettiğini, bu aşamadan sonraNazilli 2. İcra Müdürlüğü’nünE:2013/1221 sayılı yazısıyla tarafına icra emrigönderildiğini, buna istinaden davalı idarenin 15.05.2013gün, 903.99/78 sayılı yazısı ile alacaklı Nazilliİlçe Milli Eğitim Müdürlüğüneödenmek üzere toplam 1.924,00 TL olan borcu bitinceye kadarmaaşından ¼ oranında kesinti yapılacağı vemayıs 2013 maaşından kesinti yapıldığıhususunun belirtildiğini ifade ederek, davalı idarenin 15.05.2013gün, 903.99/78 sayılı yazısıyla maaşındankesinti yapılmasına ilişkin işlemin yürütmesinindurdurularak iptaline, maaşından kesilen ve kesilecek olan 1.924,00TL parasal hakkının yasal faizi ile birlikte kendisine iadesine,idarenin yürüttüğü hükmen tahsil işlemlerinedeniyle uğradığını belirttiği zararlarkarşılığında 10.000 TL tazminatın davalıidareden tahsiline karar verilmesi istemiyle idari yargı yerinde davaaçmıştır.
Davalı NazilliKaymakamlığı süresi içerisinde sunduğu cevap dilekçesindeözetle; görev itirazında bulunmuştur.
Aydın1. İdare Mahkemesi: 16.07.2013 gün ve E:2013/841 sayılıkararı ile özetle; davalı idarenin görevitirazının reddine karar vermiştir.
DavalıNazilli Kaymakamlığı’nın adli yargıyararına olumlu görev uyuşmazlığıçıkartılması yolunda süresi içindeverdiği dilekçe üzerine, dava dosyasının onaylıbir örneği Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nagönderilmiştir.
YargıtayCumhuriyet Başsavcısı:‘’… Davalı idare tarafından, davalıyahaksız yere ödenen ek ders ücretinin, davacıtarafından kendiliğinden iade edilmemesi sonucu, adli yargıyerinde acılan alacak davasının kabulü üzerine adliyargı yerinde ilamlı icra takibi yolu ile takibine itirazamaçlanmaktadır.
2004 sayılıİcra ve İflas Kanunu 64. vd maddelerinde icra takibine itiraz usul veyolları düzenlenmektedir. İİK 67. maddesine göre adliyargı düzeni içinde yer alan İcraMüdürlüklerinde 2004 sayılı İİKhükümlerine göre yapılan ilamsız icra takiplerineyönelen itirazlara karşı itirazın iptalidavasının da genel hukuk kuralları içinde adli yargıdüzeninde yer alan genel mahkemelerden olan Sulh ya da Asliye Hukukmahkemelerinde görülmesi gerektiği belirtilerek 2247sayılı Yasa'nın 10'uncu maddesi uyarınca, olumlu görevuyuşmazlığı çıkarılmasına vedosyanın Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesine‘’karar vermiştir.
Başkanlıkça,2247 sayılı Yasa’nın 13. maddesine göreDanıştay Başsavcısı’nın da yazılıdüşüncesi istenilmiştir.
DanıştayBaşsavcısı: ‘’ … 2004 sayılıİcra ve İflas Kanunu'nun "İlamsız takip"başlıklı Üçüncü Bap, 42-49.maddelerindetakip yöntemleri gösterilmiş; değişik 58.maddesinde,takip talebinin icra memuruna yazı ile veya sözlüolarak yapılacağına işaret edilmiş; değişik60. maddesine göre takip talebi üzerine icra dairesincedüzenlenen ödeme emrinin, değişik 61. maddedeöngörülen şekilde takip borçlusuna tebliğedileceği ve 62-65. maddelerde itiraza ilişkin hükümlereyer verilmiş olup, değişik 66. maddede, süresi içindeyapılan itirazın takibi durduracağı kuralabağlanmıştır.
İtiraznedeniyle takibin durması üzerine alacaklıya, itirazıniptali için Yasada iki yola başvurma olanağıtanınmış olup, bunlardan birincisi, 67. maddeye göremahkemeye başvurmak, İkincisi ise 68., ek 68/a. ve ek 68/b.maddelerine göre tetkik merciinden itirazınkaldırılmasını istemektir.
AnılanYasa'nın değişik 1. maddesinin birinci fıkrasında,"Her asliye mahkemesinin yargı çevresinde yeteri kadar icradairesi bulunur" denilmekte olup, yukarıda belirtilen 67. maddedesözü edilen "mahkeme" ile, icra dairesinin bulunduğuyargı çevresi bakımından bağlı olduğuasliye mahkemesinin anlaşılması ve takip hukukuna özgübulunan itirazın iptali davasının asliye mahkemesindegörülmesi gerektiği açıktır.
Öteyandan, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun" İdari Dava Türleri ve İdari Yargı YetkisininSınırı" başlıklı 2. maddesinde, idari davatürleri : a) İdari işlemler hakkında yetki, şekil,sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarındandolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafındanaçılan iptal davaları, b) İdari eylem ve işlemlerdendolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlartarafından açılan tam yargı davaları, c) Tahkim yoluöngörülen imtiyaz şartlaşma vesözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklar hariç,kamu hizmetlerinden birinin yürütülmesi için yapılanher türlü idari sözleşmelerden dolayı taraflararasında çıkan uyuşmazlıklara ilişkin davalarolarak sayılmıştır.
Olaydaidarece kamu gücüne dayalı olarak ve idari usul ve esaslaragöre re'sen ve tek yanlı biçimde tesis edilmiş birişlem veya eylemden dolayı hak ve menfaati ihlâl edilenlertarafından idare aleyhine açılmış 2577sayılı Yasa'nın 2. maddesinde belirtilen davalardan birininolmadığı,davanın; alacak davasının kabulüüzerine söz konusu haksız yere ödenen ek dersücretinin tahsiline yönelik olarak yapılan ilamlı icratakibine dayalı bir işlemin iptali istemiyle açılan birdava olduğu anlaşılmaktadır.
Budurumda idari yargının görevine giren bir davabulunduğundan söz edilemeyeceğinden, Adli Yargı düzeniiçinde karara bağlanan uyuşmazlıklarınincelenmesinin ve yargısal denetiminin de yine aynı yargıyerinde yapılması gerektiği hususu da göz önünealındığında davanın görüm veçözümünde Adli Yargı yerinin görevliolduğu sonucuna varılmıştır.” şeklinde yazılıdüşünce vermiştir.
İNCELEME VEGEREKÇE :
UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, SerdarÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında,Üyeler: Eyüp Sabri BAYDAR, Ali ÇOLAK, Sıddık YILDIZ,Nurdane TOPUZ, Ayhan AKARSU ve Mehmet AKBULUT’unkatılımlarıyla yapılan 1.4.2014 günlütoplantısında:
l-İLKİNCELEME: Başvuru yazısı ve dava dosyasıörneği üzerinde 2247 sayılı Yasa'nın 27. maddesigereğince yapılan incelemeye göre, davalı NazilliKaymakamlığı’nca (İlçe Milli EğitimMüdürlüğü) anılan Yasanın 10/2.maddesindeöngörülen yönteme uygun olarak yapılan görev itirazınınreddedilmesi ve dahi 12/1.maddede belirtilen süre içindebaşvuruda bulunması üzerine Yargıtay CumhuriyetBaşsavcısı'nca,2247 Sayılı Kanunun 10. ve 13.maddeleri gereğince olumlu görev uyuşmazlığıçıkarıldığı anlaşılmaktadır.
II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hakim Selim ŞamilKAYNAK’ın, davanın çözümünde adliyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Mehmet BAYHAN ile DanıştaySavcısı Mehmet Ali GÜMÜŞ’ün davada adliyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava,sınıf öğretmen olan davacı tarafından,2010yılı Aralık ayı son haftasında raporlu olduğuhalde, raporunu geç iletmesi nedeniyle hak etmeden ödendiğibelirtilen ek ders ücretini iade etmemesi nedeniyle, Nazilli 2. AsliyeHukuk Mahkemesi’nde açılan alacak davasınınkabulü üzerine Nazilli 2. İcraMüdürlüğü’nün 2013/1221 sayılıilamlı icra takibi ile borcunun maaşından 1/4 oranındakesinti yapılması suretiyle tahsiline ilişkin işleminiptali ve uğradığı zarara karşılık 10.000 TLtazminatın ve anılan kesintinin yasal faizi ile birlikte tazmininekarar verilmesi İstemiyle açılmıştır.
Dosyakapsamında yapılan incelemede; Nazilli Kaymakamlığıİlçe Milli EğitimMüdürlüğü’nün Ovacıkİlköğretim Okulu Müdürlüğü’nehitaben yazmış olduğu 13.10.2011 gün, 10567sayılı yazısında, sınıf öğretmeniolarak görev yapmakta olan davacı M.D.’ın ek dersücretinin, yılsonu olması nedeniyle, erken hazırlanıpödendiği, 2010 Aralık dönemi son haftasında ilgiliöğretmenin raporlu olduğu için görevine gelmemesi vedaha sonraki dönemlerde ek ders ücreti tahakkuk ettirilmemesinedeniyle fazla ödenen ek ders ücretinin kesilemediği, bubağlamda ilgili öğretmene Fazla ve Yersiz Ödeme BorçBildirimi hazırlanarak gönderildiği belirtilerek, sözkonusu belgenin M.D.’a tebliğinin istenildiği, bu yazıyaistinaden 18.10.2011 tarihinde 2010 Aralık dönemi son haftasındafazla ve yersiz ödenen ek ders ücretine istinaden davacıya 107,35TL ana para tutarındaki Borç Bildirim Belgesinin tebliğedildiği, davacı tarafından bu işleme yapılan itirazüzerine Nazilli Kaymakamlığı İlçe MilliEğitim Müdürlüğü’nün Ovacıkİlköğretim Okulu Müdürlüğü’nehitaben yazmış olduğu 19.10.2011 gün, 10818sayılı yazı ile talebin reddedildiğianlaşılmıştır.
Buaşamadan sonra, Nazilli İlçe Milli EğitimMüdürlüğü tarafından, M.D. aleyhine 107,35 TL ninfaizi ile birlikte tahsili amacıyla alacak davasıaçılmış, Nazilli 2. Asliye Hukuk Mahkemesi 21.02.2013gün, E:2011/276, K:2013/40 sayı ile davanın kabulüne kararvermiş ve karar kesinleşmiştir. Sonrasında Nazilli 2.İcra Müdürlüğü’nün, NazilliSüleyman Efendi İlkokulu Müdürlüğü’nehitaben yazmış olduğu 12.04.2013 gün, E:2013/1221sayılı yazıda M.D.’ın almakta olduğu maaşındanborç bitene kadar aylık 1/4 ‘ ünün haczine kararverildiği belirtilmiş, bu yazıya istinaden NazilliKaymakamlığı Süleyman Efendi İlkokuluMüdürlüğü’nce M.D.’a hitaben yazılan15.05.2013 gün, 903.99/78 sayılı yazıda Nazilli 2.İcra Müdürlüğü’nün 12.04.2013gün, E:2013/1221 sayılı yazısı gereğince NazilliMilli Eğitim Müdürlüğü’ne ödenmeküzere toplam 1.924,00 TL nin bitene kadar her ay 1/4 oranındamaaşından kesileceği hususunun belirtildiği,davacının da bu işlemin iptali istemiyleuyuşmazlığa konu davayı açtığıanlaşılmıştır.
Davakonusu edilen husus her ne kadar davalı idarenin 15.05.2013 gün,903.99/78 sayılı yazısıyla davacınınmaaşından kesinti yapılmasına ilişkin işlemolarak belirtilmiş ise de, bu işlemin özü itibariyleNazilli 2. İcra Müdürlüğü’nün12.04.2013 gün, E:2013/1221 sayılı kararı ile davacı M.D.’ınalmakta olduğu maaşından, borç bitene kadar, aylık1/4 ‘ ünün haczine ilişkin işlemin tebliğimahiyetinde olduğu, dolayısıyla esas icrai sonuçdoğurma kabiliyeti olan ve dahi davacı tarafından iptali talepedilen işlemin Nazilli 2. İcraMüdürlüğü’nün E:2013/1221 sayılıilamlı icra takibi ile davacının borcuna karşılıkmaaşından 1/4 oranında kesinti yapılmasınailişkin işlem olduğu anlaşılmıştır.
Buanlatımlar ve kabuller ışığında, ilgili yasaldüzenlemeler incelendiğinde; 2004 sayılı İcra veİflas Kanunu’nun Para ve Teminat Verilmesi Hakkındakiİlamların İcrası ana başlığınınaltında yer alan 32.maddesi ‘’İcra Emri veMuhtevası’’ nı düzenlemiş olup,ilgili maddede;‘’ Paraborcuna veya teminat verilmesine dair olan ilam icra dairesine verilince icramemuru borçluya bir icra emri tebliğ eder. Bu emirde 24üncü maddede yazılanlardan başka hükmolunan şeyincinsi ve miktarı gösterilir ve nihayet yedi gün içindeödenmesi ve bu müddet içinde borç ödenmez veyahükmolunan teminat verilmezse icra mahkemesinden veya istinaf veya temyiz yahut iadei muhakeme yolu ile ait olduğu mahkemedenicranın geri bırakılmasına dair bir karargetirilmedikçe cebri icra yapılacağı ve bu müddetiçinde 74 üncü madde mucibince mal beyanındabulunması ve bulunmazsa hapis ile tazyik olunacağı,malbeyanında bulunmaz veya hakikate muhalif beyanda bulunursa hapis ilecezalandırılacağı ihtar edilir.
Yabancıdevlet aleyhine başlatılan ilamlı icra takiplerine ilişkin icra emrinde uluslararası antlaşmalarsaklı kalmak kaydıyla, borçlu devlete ait olan mallarhakkında cebri icra yapılabileceği hususu ayrıca ihtaredilir. ‘’ hükmü yer almakta, ‘’İcranın GeriBırakılması‘’ başlıklı 33.maddesinde;‘’ İcraemrinin tebliği üzerine borçlu yedi gün içindedilekçe ile icra mahkemesine başvurarakborcun zamanaşımına uğradığı veya imhal veyaitfa edildiği itirazında bulunabilir. İtfa veya imhaiddiası yetkili mercilerce re'sen yapılmış veya usulünegöre tasdik edilmiş yahut icra dairesinde veya icra mahkemesinde veyamahkeme önünde ikrar olunmuş senetle tevsik edildiğitakdirde icra geri bırakılır. İcraemrinin tebliğinden sonraki devrede tahakkuk etmiş itfa, imhal, veyazamanaşımına dayanan geri bırakma istekleri her zamanyapılabilir. Bunlardan itfa veya imhale dayanan istekler mutlakanoterlikçe re'sen yapılmış veya tasdik olunmuşbelgelere veya icra zaptına istinat ettirilmelidir. İcramahkemesi geri bırakılma talebinireddettiği takdirde borçlu ancak istinaf veya temyiz yoluna başvuru süresi içinde alacağıkarşılayacak nakit veya mercice kabul edilecek taşınırrehin veya esham veya tahvilat veya taşınmaz rehni yahut muteber birbanka kefaleti göstermek şartıyla istinaf veya temyiz yoluna başvurabilir. Borçlunun yeter malımahcuz ise veya borçlunun talebi üzerine istinaf veya temyiz yolunabaşvuru süresiiçinde yeter malı haczedilmişse bu fıkradayazılı teminatı göstermeye lüzum yoktur. Borçlu olmadığı parayı ödemekmecburiyetinde kalan borçlunun 72 nci madde mucibince istirdatdavası açarak paranın geriye verilmesini istemek hakkısaklıdır.’’ hükmü yer almaktadır. Kanunun işaret ettiği Menfi Tespit ve İstirdatDavalarını düzenleyen72.maddede; ‘’Borçlu, icra takibindenönce veya takip sırasında borçlubulunmadığını ispat için menfi tespit davasıaçabilir. İcratakibinden önce açılan menfi tespit davasına bakanmahkeme, talep üzerine alacağın yüzde on beşindenaşağı olmamak üzere gösterilecek teminat mukabilinde,icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararıverebilir. İcratakibinden sonra açılan menfi tespit davasında ihtiyati tedbiryolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak, borçlugecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağınyüzde on beşinden aşağı olmamak üzeregöstereceği teminat karşılığında, mahkemedenihtiyati tedbir yoluyla icra veznesindeki paranın alacaklıyaverilmemesini isteyebilir. Davaalacaklı lehine neticelenirse ihtiyati tedbir kararı kalkar. Bunadair hükmün kesinleşmesi halinde alacaklı ihtiyati tedbirdolayısıyla alacağını geç almışbulunmaktan doğan zararlarını gösterilen teminattanalır. Alacaklının uğradığı zarar aynıdavada takdir olunarak karara bağlanır. Bu zarar herhalde yüzde yirmiden aşağı tayin edilemez. Davaborçlu lehine hükme bağlanırsa derhal takip durur.İlamın kesinleşmesi üzerine münderecatınagöre ve ayrıca hükme hacet kalmadan icra kısmen veyatamamen eski hale iade edilir. Borçluyu menfi tespit davasıaçmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetliolduğu anlaşılırsa, talebi üzerine, borçlunundava sebebi ile uğradığı zararın da alacaklıdantahsiline karar verilir. Takdir edilecek zarar, haksızlığıanlaşılan takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olamaz. Borçlu,menfi tespit davası zımmında tedbir kararıalmamış ve borç da ödenmiş olursa, davaya istirdatdavası olarak devam edilir. Takibeitiraz etmemiş veya itirazının kaldırılmışolması yüzünden borçlu olmadığı birparayı tamamen ödemek mecburiyetinde kalan şahıs,ödediği tarihten itibaren bir sene içinde, umumihükümler dairesinde mahkemeye başvurarak paranın geriyealınmasını isteyebilir. Menfitespit ve istirdat davaları, takibi yapan icra dairesinin bulunduğuyer mahkemesinde açılabileceği gibi, davalınınyerleşim yeri mahkemesinde de açılabilir. Davacı istirdatdavasında yalnız paranın verilmesi lazım gelmediğiniispata mecburdur.’’ hükmü yer almaktadır. 2004sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun yukarıda zikredilen32. maddesinde Para ve Teminat Verilmesi Hakkındaki İlamlarınİcrası ile ilgili İcra Emri ve Muhtevası’nınusul ve yolları düzenlenmiş olup, burada yapılanişlemlerin tamamı, uyuşmazlığa konu olaydaki gibi, adliyargı düzeni içinde yer alan İcraMüdürlükleri tarafından yürütülmeklebirlikte, İcranın Geri Bırakılmasınıdüzenleyen 33.madde de icra emrine karşı borçlutarafından yine adli yargı düzeni içinde yer alan icramahkemelerine müracaat edilebileceği ifade edilmiş, 72.maddedeise takibi yapan icradairesinin bulunduğu yer mahkemesinde açılacak menfi tespit veya istirdatdavaları ile, borçlu tarafından ödenmek zorunda kalanbedelin iadesinin istenebileceği belirtilmiş olup, bu mahkemelerin deyine adli yargı düzeni içindeki mahkemeler olduğununkabulü gerekmektedir. Öteyandan; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun" İdari Dava Türleri ve İdari Yargı YetkisininSınırı" başlıklı 2. maddesinde, idari davatürleri : a) İdari işlemler hakkında yetki, şekil,sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırıolduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlaledilenler tarafından açılan iptal davaları, b) İdarieylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudanmuhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları,c) Tahkim yolu öngörülen imtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerindendoğan uyuşmazlıklar hariç, kamu hizmetlerinden birininyürütülmesi için yapılan her türlü idarisözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkanuyuşmazlıklara ilişkin davalar olaraksayılmıştır. Olayda,idarece kamu gücüne dayalı olarak ve idari usul ve esaslaragöre re'sen ve tek yanlı biçimde tesis edilmiş birişlem veya eylemden dolayı hak ve menfaati ihlâl edilenlertarafından idare aleyhine açılmış 2577sayılı Yasa'nın 2. maddesinde belirtilen davalardan birininolmadığı, davanın; alacak davasının kabulüüzerine söz konusu haksız yere ödenen ek dersücretinin tahsiline yönelik olarak yapılan ilamlı icratakibine dayalı bir işlemin iptali istemiyle açılan birdava olduğu anlaşılmaktadır. Budurumda idari yargının görevine giren bir davabulunduğundan söz edilemeyeceğinden, Adli Yargı düzeniiçinde karara bağlanan uyuşmazlıklarınincelenmesinin ve yargısal denetiminin de yine aynı yargıyerinde yapılması gerektiği hususu da göz önünealındığında davanın görüm veçözümünde Adli Yargı yerinin görevliolduğu sonucuna varılmıştır. Açıklanannedenlerle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı’nınbaşvurusunun kabulü ile, davalı NazilliKaymakamlığı’nın görev itirazınınAydın 1. İdare Mahkemesi’nce reddine ilişkin kararınkaldırılması gerekmiştir. S O N UÇ : Davanın çözümünde ADLİYARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Yargıtay CumhuriyetBaşsavcısının BAŞVURUSUNUN KABULÜ ile,davalı Nazilli Kaymakamlığı’nın GÖREVİTİRAZININ REDDİNE İLİŞKİN Aydın 1.İdare Mahkemesinin 16.07.2013 gün ve E:2013/841 sayılıKARARININ KALDIRILMASINA, 1.4.2014 gününde Üye Eyüp SabriBAYDAR’ın KARŞI OYU ve OY ÇOKLUĞU İLEKESİN OLARAK karar verildi. Başkan Serdar ÖZGÜLDÜR Üye Eyüp Sabri BAYDAR Üye Nurdane TOPUZ Üye Ali ÇOLAK Üye Ayhan AKARSU Üye Sıddık YILDIZ Üye Mehmet AKBULUT KARŞI OY Dava, Öğretmen olan davacıtarafından 2010 yılı Aralık ayı son haftasındaraporlu olduğu halde, raporunu geç ilettiğinden hak etmedenkendisine ödenen ek ders ücretini iade etmemesi nedeniyle, aleyhindeNazilli Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan davanın kabulüüzerine 2. İcra Müdürlüğünün 2013/1221sayılı ilamlı icra takibine konu borçtan dolayıMenfi Tesbit-İstirdat ve uğradığı zararakarşılık 10.000,00 -TL tazminatın davalı idaredentahsili istemine ilişkindir. Davacının, aleyhindeki ilamlıicra takibi nedeniyle Menfi Tesbit ve İstirdat talebi İİK.72maddesine dayalı olduğundan, davacının bu istemiyönünden Adli Yargının görevli olduğu konusundabir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davacının, 10.000,00-TL tazminattalebi ise davalı idarenin haksız yere kendisinden ek dersücretinin iadesini istemesi ve yasal yollara başvurmasınadayanmaktadır. Olayda idarece Kamu Gücünedayalı olarak davacıya yersiz ödenen ek ders ücretininiadesi için borç bildirim belgesi düzenlenerek tebliğedilmiş olup, davacı, idarenin bu temel işlemi vedevamındaki işlemler nedeniyle zarara uğradığınıiddia etmektedir. İdarenin borç bildirim belgesidüzenlemesi ve tebliği, idarenin Kamu Gücüne dayalıolarak idari usul ve esaslara göre re'sen ve tek yanlı biçimdetesis ettiği bir işlem olup davacının bu işlemnedeniyle hak ve menfaatinin ihlal edildiği gerekçesiyleişlemi tesis eden İdare aleyhinde açtığıtazminat davası, 2577 sayılı Yasanın 2. maddesindebelirtilen Tam Yargı Davası niteliğindedir. Davacının, tazminat istemiyönünden uyuşmazlığın İdari YargıdaÇözümlenmesi gerekmektedir. Açıklanan nedenlerledavacının 10.000,00-TL tazminat istemi yönünden İdariYargının görevli kabul edilmesi gerekirken, İdariİşleme dayanan tazminat istemini İİK.72 maddesindedüzenlenen Menfi Tesbit ve İstirdat davası içindedeğerlendirerek Adli Yargıyı görevli kabul eden sayınçoğunluk görüşüne karşıyım. Üye EyüpSabri BAYDAR
Full & Egal Universal Law Academy