T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2014 / 170
KARAR NO : 2014 / 218
KARAR TR : 3.3.2014
ÖZET:Davacının taşınmazı üzerinde konulan kısıtlamanın (hukuki el atmanın) yol açtığı öne sürülen zararın tazmini istemiyle açılan davanın imar planından kaynaklanan tazminat davaları kapsamında, İDARİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk. K A R A R
Davacı : S.D.
Vekilleri : Av. M. E.A. & Av. C.A.
Davalı : Çankaya BelediyeBaşkanlığı
Vekili : Av.A.D.
OL A Y : Davacıvekili dava dilekçesinde özetle; davacının Ankara İli,Çankaya İlçesi, Mursel Uluç Mahallesi, 27120 ada, 14 parselsayılı taşınmazın hisseli maliki olduğunu,taşınmazın imar planında “spor alanı” olarakayrıldığını, davalı idare tarafından davakonusu taşınmaza fiilen el atıldığını belirterek,taşınmazın davalı idare adına tescili ile, fazlayailişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 2.000TL’nin faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesiistemiyle adli yargı yerinde dava açmıştır.
DavalıÇankaya Belediye Başkanlığı vekili süresi içerisindesunduğu cevap dilekçesinde özetle, görev itirazındabulunmuştur.
Ankara25. Asliye Hukuk Mahkemesi: 03.10.2013 gün ve E:2013/179 sayıile, davalı Çankaya Belediye Başkanlığı vekiliningörev itirazının reddine karar vermiştir.
DavalıÇankaya Belediye Başkanlığı vekilinin, idariyargı yararına olumlu görev uyuşmazlığıçıkartılması yolunda süresi içinde verdiğidilekçe üzerine, dava dosyasının onaylı birörneği Danıştay Başsavcılığı'nagönderilmiştir.
DanıştayBaşsavcısı: İdarelerin 3194 sayılı İmarKanunu’nun 8'inci maddesi uyarınca tek yanlı iradeaçıklamaları ile tesis ettikleri, genel ve düzenleyiciimar planları ile bu planlara dayanılarak tesis edilen parselasyon,kamulaştırma, ruhsat gibi bireysel işlemler, "idariişlem, bu imar planı uyarınca yapmak zorunda olduklarıprogram ve uygulamaları bunun için gerekli zamandagerçekleştirmemeleri yani, bu konudaki hareketsizliklerin de, idarieylem niteliği taşıdığını belirterek,davanın 2577 sayılı İdari Yargılama UsulüKanunu'nun 2'nci maddesinin 1'inci fıkrasının (b) bendinde yeralan "idari eylem ve işlemlerden dolayı kişiselhakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılantam yargı davaları," hükmü gereğince idariyargı yerinde görülmesinin gerektiği belirtilerek, 2247sayılı Yasa'nın 10'uncu maddesi uyarınca, davanıntaşınmazın bedelinin tazminat olarak hüküm altınaalınması istemine ilişkin kısmı bakımından, olumlugörev uyuşmazlığı çıkarılmasınave dosyanın Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesine kararvermiştir.
İNCELEME VEGEREKÇE :
UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, SerdarÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında,Üyeler: Eyüp Sabri BAYDAR, Ali ÇOLAK, Sıddık YILDIZ,Nurdane TOPUZ, Ayhan AKARSU ve Mehmet AKBULUT’unkatılımlarıyla yapılan 3.3.2014 günlütoplantısında:
l-İLKİNCELEME: Başvuru yazısı ve dava dosyasıörneği üzerinde 2247 sayılı Yasa'nın 27. maddesigereğince yapılan incelemeye göre, davalı ÇankayaBelediye Başkanlığı vekilinin anılan Yasanın10/2.maddesinde öngörülen yönteme uygun olarak yaptığıgörev itirazının reddedilmesi ve dahi 12/1.maddede belirtilensüre içinde başvuruda bulunması üzerineDanıştay Başsavcısı'nca, davalı ÇankayaBelediye Başkanlığı açısından, 10.maddedeöngörülen biçimde, olumlu görevuyuşmazlığı çıkarıldığıanlaşılmaktadır. Usule ilişkin herhangi bir noksanlıkbulunmadığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hakim Selim ŞamilKAYNAK’ın, davanın çözümünde idariyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Mehmet BAYHAN ile DanıştaySavcısı Mehmet Ali GÜMÜŞ’ün davada idariyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava,davacının hisseli taşınmazına, imar planında sporalanı olarak ayrılmak suretiyle kamulaştırmasız elatıldığından bahisle, taşınmazın davalıidare adına tescili ile, fazlaya ilişkin hakları saklıkalmak kaydı ile şimdilik 2.000 TL nin davalıdan tahsiliistemiyle açılmıştır.
Dosyakapsamında yer alan ve Fen Bilirkişisi tarafından tanzimedilmiş olan, davaya konu yere ilişkin düzenlenmiş12.11.2013 günlü raporda özetle, dava konusutaşınmazın tüm Belediye imkanlarındanyararlandığı, parsel içinde hangi belediyetarafından açıldığı tespit edilemeyen halencadde olarak kullanılan asfalt yol açıldığı,parsel içinde çok sayıda gecekondu niteliğinde evlerinbulunduğu, parselasyon planında ‘’ oyun ve sporalanı ‘’ olarak ayrıldığı, idaretarafından yapılan imar planı ile davacının hissesininoyun ve spor alanı olarak ayrılan parseleşuyulandırılması neticesinde davacının hissesinehukuken el atıldığının belirtildiğianlaşılmıştır.
Dosyakapsamında yer alan ve İnşaat ve Mülk bilirkişileritarafından tanzim edilmiş olan, davaya konu yere ilişkindüzenlenmiş 02.11.2013 tarihli bilirkişi raporunda özetle,keşif sırasında boş olan taşınmaza plan kararıyönünde davalı Çankaya BelediyeBaşkanlığı tarafından müdahalede bulunulmadığı,dava konusu taşınmaza fiilen el atılmamışolduğunun belirtildiği anlaşılmıştır.
Dava,Ankara İli, Çankaya İlçesi, Mursel UluçMahallesi, 27120 ada, 14 parsel sayılı taşınmazınhisseli maliki olan davacı tarafından taşınmazına imarplanında “spor alanı” olarak ayrılmak suretiyle elatıldığı iddiasıyla taşınmazındavalı idare adına tescili ile meydana gelen zararın tazminiistemiyle açılmış olup, davaya konu yerde yapılankeşif neticesinde tanzim edilmiş olan 12.11.2013 günlüraporda her ne kadar davaya konu taşınmazın yeraldığı parselden asfalt yol geçtiği belirtilmişise de, söz konusu yolun davalı idare tarafındanyapıldığına dair dosya kapsamında herhangi bir delilyer almadığı gibi, davacının dava ettiği hususuntaşınmazın imar planında ‘’ spor alanı‘’ olarak ayrılmış olması olduğugerçeği karşısında, şayet varsa rapordabelirtilen müdahalenin hem davalı idare tarafındangerçekleştirilip gerçekleştirilmedi hususu belliolmayıp, hem de bu müdahalenin dava konusu edilmemiş olmasıkarşısında davaya konu taşınmaza davalı idaretarafından fiilen el atıldığını kabul etmekmümkün değildir.
3194sayılı İmar Kanunu’nun “Planlarınhazırlanması ve yürürlüğe konulması”başlıklı 8. maddesinde; “Planlarınhazırlanmasında ve yürürlüğe konulmasındaaşağıda belirtilen esaslara uyulur.
a)Bölge planları; sosyo - ekonomik gelişme eğilimlerini,yerleşmelerin gelişme potansiyelini, sektörel hedefleri,faaliyetlerin ve alt yapıların dağılımınıbelirlemek üzere hazırlanacak bölge planlarını,gerekli gördüğü hallerde Devlet PlanlamaTeşkilatı yapar veya yaptırır.
b)İmar Planları; Nazım İmar Planı ve Uygulama İmarPlanından meydana gelir. Mevcut ise bölge planı ve çevredüzeni plan kararlarına uygunluğu sağlanarak, belediyesınırları içinde kalan yerlerin nazım ve uygulamaimar planları ilgili belediyelerce yapılır veyayaptırılır. Belediye meclisince onaylanarakyürürlüğe girer. (Değişik dördüncücümle: 8/8/2011- KHK-648/21 md.) Bu planlar onay tarihinden itibarenbelediye başkanlığınca tespit edilen ilan yerlerinde veilgili idarelerin internet sayfalarında bir ay süreyle eşzamanlı olarak ilan edilir. Bir aylık ilan süresi içindeplanlara itiraz edilebilir. Belediye başkanlığınca belediyemeclisine gönderilen itirazlar ve planları belediye meclisionbeş gün içinde inceleyerek kesin karara bağlar.
Belediyeve mücavir alan dışında kalan yerlerde yapılacakplanlar valilik veya ilgilisince yapılır veyayaptırılır. Valilikçe uygungörüldüğü takdirde onaylanarakyürürlüğe girer. (Değişiküçüncü cümle: 8/8/2011- KHK-648/21 md.) Onaytarihinden itibaren valilikçe tespit edilen ilan yerinde ve ilgiliidarelerin internet sayfalarında bir ay süreyle eş zamanlıolarak ilan edilir. Bir aylık ilan süresi içinde planlaraitiraz edilebilir. İtirazlar valiliğe yapılır, valilikitirazları ve planları onbeş gün içerisindeinceleyerek kesin karara bağlar.
Onaylanmışplanlarda yapılacak değişiklikler de yukarıdaki usulleretabidir.
Kesinleşenimar planlarının bir kopyası, Bakanlığagönderilir.
İmarplanları alenidir. Bu aleniyeti sağlamak ilgili idareleringörevidir. Belediye Başkanlığı ve mülkiamirlikler, imar planının tamamını veya birkısmını kopyalar veya kitapçıklar haline getiripçoğaltarak tespit edilecek ücretkarşılığında isteyenlere verir.
c)(Ek: 3/7/2005 - 5403/25 md.) Tarım arazileri, Toprak Koruma ve AraziKullanımı Kanununda belirtilen izinler alınmadan tarımsalamaç dışında kullanılmak üzereplânlanamaz.” hükmüne yer verilmiştir.
Olayda,imar planının uygulaması sonucu, uyuşmazlığa konuparselin imar planında spor alanındakaldığı,taşınmaza idarece fiilen elatılmadığı, kamulaştırmasız el atmanedeniyle taşınmazın bedelinin ödenilmesi gerektiğininiddia edildiği; davanın konusunun, davalı idarece 3194sayılı Kanunu uyarınca kamu gücü kullanılarak tekyanlı irade ile yapılan imar planlarında yer alandavacının hissedar olduğu taşınmazın bedelinintazminine ilişkin bulunduğu anlaşılmış olup,belirtilen duruma göre, imar planı ve buna dayalı imaruygulaması sonucunda uğranılan zararın tazminineyönelik bulunan davanın, 2577 sayılı İdariYargılama Usulü Kanunu'nun 2/1-b maddesinde yer alan "İdarieylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudanmuhtel olanlar tarafından açılan tam yargıdavaları" kapsamında idari yargı yerinceçözümlenmesi gerekmektedir.
Öte yandan, taşınmazınimar planında “dere mutlak koruma alanı”nda kalmasınedeniyle taşınmaz üzerindeki tasarruf yetkisininkısıtlanması nedenine dayalı olarak davacınınAsliye Hukuk Mahkemesi nezdinde açtığı tazminatdavasında, bu Mahkemece 4.11.1983 günlü, 2942 sayılıKamulaştırma Kanunu’nun Geçici 6 ncı maddesininkimi fıkralarının iptali istemiyle Anayasa Mahkemesineyapılan itiraz başvurusunda; Anayasa Mahkemesi 25.9.2013 tarih ve E:2013/93, K: 2013/101 sayılı kararında ”…Davacının mülkü üzerinde tasarruf etme hakkınınkısıtlanması, idarenin bir eyleminden değil, idari birişlem niteliğinde olduğu tartışmasız olan imarplanından kaynaklanmaktadır. Olayda, idarenin fiili el koymaniteliği taşıyan bir eylemi henüz bulunmamakta, aksinekanunen yapması gereken kamulaştırma işlemlerini yapmamakbiçiminde tezahür eden bir eylemsizliği söz konusudur.Öte yandan kamulaştırmasız el atmadan söz edilebilmesiiçin taşınmaz zilyetliğinin idareye geçmesi vetaşınmazın fiilen kamu hizmetine tahsis edilmiş olmasıgerekmektedir. Oysa, mahkemede görülen davaya konu olayda olduğugibi imar kısıtlamaları’nda taşınmazzilyetliği malikte kalmaya devam etmekte olup, yalnızca malikinilgili mevzuattan kaynaklanan bazı kısıtlamalara maruzkalması söz konusu olmaktadır. Sonuç olarak, davacınıntaşınmazının imar planlarında “ dere mutlakkoruma alanı”nda bırakılması nedeniyle, tasarrufhakkının kısıtlanmasınınkamulaştırmasız el atma sonucu olduğu ve tasarrufhakkının kısıtlanması sebebiyle doğanzararın ancak idari yargıda açılacak bir tam yargıdavasına konu edilebileceği sonucuna ulaşılmaktadır.Dolayısıyla bakılmakta olan dava, itiraz başvurusundabulunan mahkemenin görev alanına girmemektedir. Nitekim,Anayasanın 158. maddesi ile, adli, idari ve askeri yargı mercileriarasındaki görev ve hükümuyuşmazlıklarını kesin olarak çözümlemeyeyetkili kılınan Uyuşmazlık Mahkemesinin istikrarbulmuş içtihatları da bu yöndedir…”gerekçesiyle, Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan itirazbaşvurusu, başvuran mahkemenin yetkisizliği nedeniyleoybirliğiyle reddedilmiştir. Yine taşınmazı imarplanında “spor alanı” olarak ayrılandavacının Asliye Hukuk Mahkemesinde açtığıtazminat davasında, davalı idarelerin görev itirazlarınedeniyle Danıştay Başsavcılığıncaçıkartılan olumlu görev uyuşmazlığında,Uyuşmazlık Mahkemesi’nce olumlu görevuyuşmazlığı talebinin kabulü ile ilgili Asliye HukukMahkemesinin görevlilik kararının kaldırılmasıyolunda verilen karar nedeniyle, anayasal haklarının ihlaledildiği iddiasıyla Anayasa Mahkemesine yapılan bireyselbaşvuru üzerine, Anayasa Mahkemesi İkinciBölümünce 18.9.2013 tarihinde verilen kararda (Başvuru No:2013/1586) “…Mahkemenin gerekçesi ve başvurucununiddiaları incelendiğinde, iddiaların özününUyuşmazlık Mahkemesi tarafından delillerindeğerlendirilmesinde ve hukuk kurallarının yorumlanmasındaisabet olmadığına ve esas itibariyle yargılamanınsonucuna ilişkin olduğu anlaşılmaktadır.Yargılama, Uyuşmazlık Mahkemesi tarafından usulşartlarına ve hukuka uygun olarak gerçekleştirilmişolup, başvurucu derece mahkemelerinde kendi delillerini veiddialarını sunma fırsatını bulmuş ve bunlar UyuşmazlıkMahkemesi’nce gereği gibi değerlendirilmiştir…Açıklanan nedenlerle, adil yargılanma hakkının ihlaledildiği iddialarının kanun yolu şikayeti niteliğindeolduğu, Uyuşmazlık Mahkemesi kararının bariz birşekilde keyfilik de içermediğianlaşıldığından, başvurunun, diğer kabuledilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin‘açıkça dayanaktan yoksun olması’ nedeniylekabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir…” gerekçesiyle,davacının başvurusu oybirliğiyle reddedilmiştir.(Resmi Gazete, 30.10.2013, Sayı:28806) Son olarak, Yargıtay HukukGenel Kurulunun 30.10.2013 tarih ve E.2013/603, K.2013/1503 sayılıkararıyla, imar planındaki kısıtlamalardan kaynaklanan‘hukuki el atmalardan’ kaynaklanan tazminat istemli davalarınidari yargının görevinde olduğu hüküm altınaalınmıştır.
Açıklanan nedenlerle,Danıştay Başsavcısı’nın, davanıntaşınmazın bedelinin tazminat olarak hüküm altınaalınması istemine ilişkin kısmı bakımından, başvurusununkabulü ile, davalı Çankaya BelediyeBaşkanlığı vekilinin görev itirazının Ankara25. Asliye Hukuk Mahkemesince reddine ilişkin kararınkaldırılması gerekmiştir.
S O N UÇ : Davanın çözümündeİDARİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenleDanıştay Başsavcısı’nın, davanıntaşınmazın bedelinin tazminat olarak hüküm altınaalınması istemine ilişkin kısmı bakımından, BAŞVURUSUNUNKABULÜ ile, davalı Çankaya Belediye Başkanlığıvekilinin GÖREV İTİRAZININ REDDİNEİLİŞKİN Ankara 25. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 03.10.2013gün ve E:2013/179 sayılı KARARININ KALDIRILMASINA 3.3.2014gününde OY BİRLİĞİ İLE KESİN OLARAKkarar verildi. Başkan Serdar ÖZGÜLDÜR Üye Eyüp Sabri BAYDAR Üye Nurdane TOPUZ Üye Ali ÇOLAK Üye Ayhan AKARSU Üye Sıddık YILDIZ Üye Mehmet AKBULUT
Full & Egal Universal Law Academy