T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2013 / 1877
KARAR NO : 2014 / 153
KARAR TR : 3.3.2014
ÖZET :Davalı Şirkette çalışırken Kurumun özelleştirilmesi nedeniyle başka kuruma nakledilen davacının, maaş nakil bildiriminin ilgili mevzuata uygun düzenlenmemesi nedeniyle uğradığı parasal kaybın giderilmesi istemiyle açtığı davanın, davalı mevkiinde kamu kuruluşu niteliği taşımayan Türk Telekomünikasyon A.Ş.'nin olması karşısında, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk. K A R A R Davacı :Y.Y. Vekili : Av. H.Ö. Davalı : Türk Telekomünikasyon A.Ş. Vekili :Av. M.H.B. O L A Y :Davalı Şirkette görev yapmakta iken, 406 sayılıYasanın Ek-29. maddesi ile 4046 sayılı Yasanın 22.maddesine göre adı Devlet Personel Başkanlığınabildirilen davacı 4.7.2006 tarihinde Devlet Meteoroloji İşleriGenel Müdürlüğü emrine atanmıştır. Davacı vekili, müvekkilihakkında düzenlenen Yer Değiştirme Suretiyle AtamalardaAylık Bildirim işleminin 5473 Sayılı Kanun uyarınca eködemeye yer verilmeksizin düzenlendiğini, atama tarihindenitibaren müvekkiline yapılan ödemelerin ek ödeme olmaksızınyapıldığını, Yüksek Planlama Kurulunun 08.6.2008tarih ve 2006/T-17 Sayılı kararıyla "375 SayılıYasa'nın ek 3. maddesi çerçevesinde, Kamu İktisadiTeşebbüsleri ve Bağlı Ortaklıklarındaçalışan sözleşmeli ve kapsam dışıpersonele her ay 01.01.2006 -30.6.2006 tarihlerinde 40 TL, 01.7.2006 tarihindenitibaren ise 80 TL ek ödeme yapılmasının"öngörülmesine karşın ödemeleryapılmadığını belirterek, fazlaya ilişkin talephakları saklı kalmak kaydıyla 500 TL'nin işletme kredisifaizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi istemiyle, 5.4.2011tarihinde adli yargı yerinde dava açmıştır. ANKARA 3.İŞ MAHKEMESİ: 27.5.2013gün ve E:2011/336, K:2013/383 sayı ile,Uyuşmazlığın 399 sayılı Kanun HükmündeKararnamenin Ek II. cetvelinde yer alan ve özelleştirme sonucuhissesi devredilen davalı kurumda TİP 2 sözleşmesi ile nakletabi olarak çalışan davacının, davalınınözelleştirmeden önce tabi olduğu ve özelleştirmeile bazı hükümleri değişen 406 sayılıKanunun Ek. 29. maddesi kapsamındaki düzenleme vesözleşmedeki hüküm nedeni ile 375 sayılıKHK.’un Ek.3 maddesi ve 399 sayılı KHK.’un Ek II.cetvelinde yer alan kurumlarda çalışan sözleşmelipersonele yapılan artışlardan yararlanıpyararlanmayacağı, nakledilirken bu artışların yeraldığı ücreti gösteren nakil maaşilmühaberinin buna göre düzenlenmesi gerekip gerekmediğinoktasında toplandığı; somut uyuşmazlıktanormatif dayanakların, 406 sayılı Kanunun Ek. 29. maddesi, 375sayılı KHK.’un Ek 3. maddesi, 399 sayılıKHK.’un Ek. II cetveli ve bu kanun hükmünde kararnameleredayanılarak çıkarılan 2006/1, sayılıtebliğ yanında taraflar arasındaki sözleşmehükümleri olduğu; 406 sayılı Kanunun 29.Maddesinin 3. Fıkrasının birinci cümlesine göre“399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye tâbiolarak sözleşmeli personel ve kapsam dışı personelstatüsünde çalışanlar hakkında, 4046sayılı Kanunun 22 nci maddesinin dördüncü vebeşinci fıkrası hükümlerinin uygulanmasında,Devlet Personel Başkanlığına bildirildikleri tarihtekiunvanları esas alınarak Yönetim Kurulunca 15.04.2004 tarihiitibarıyla bu unvana göre belirlenmiş olan ücret vediğer malî haklarına bu tarihten Devlet PersonelBaşkanlığına bildirildikleri tarihteki kadro vepozisyonlarına ilişkin olarak bildirim tarihine kadar geçensüre içinde kamu görevlilerine yapılacak artışoran ve/veya miktarları uygulanmak suretiyle bulunacak tutar dikkatealınır. Kapsam dışı personelden Devlet PersonelBaşkanlığına bildirilenlerin 15.04.2004 tarihiitibarıyla unvanlarına göre ücretinin belirlenmemişolması durumunda, benzer görevlerde bulunanlar dikkate alınarakbu tarih için ücret ve diğer malî hakları tespitetmeye Yönetim Kurulu yetkilidir”; davalı ile nakle tabikapsamdışı personel arasında imzalanan TİP 2sözleşmenin 7. Maddesindeki kurallara göre ise “Nakilhakkını saklı tutan çalışanın ikramiye,yardım vs gibi mali ve özlük hakları için işmevzuatına tabi kapsam dışı personel esaslarında yeralan hükümler uygulanır(2.f). Ancak ücretlerdeyapılacak artış oranı, kamudaki memur maaşartış oranında olacaktır(3.f)” denildiği;diğer taraftan özelleştirme uygulamaları nedeni ilenakilleri düzenleyen 4046 sayılı ÖzelleştirmeKanununun 22/5 maddesinde, özelleştirme nedeniyle kamu kurum vekuruluşlarına nakledilen sözleşmeli ve işkanunlarına tabi personelin Devlet Personel Başkanlığınabildirildikleri tarihteki kadro ve pozisyonlarına göre almakta olduklarıücret yanında, bildirim tarihi itibarı ile almaktaoldukları ikramiye, ek ödeme gibi vs ek ödemelerin de sabit birdeğer olarak bildirileceği hükmünüiçerdiği; gerek yasal düzenleme ve gereksesözleşmedeki hükümler dikkatealındığında, davalı kurumda özelleştirmeöncesi kapsam dışı olarak çalışan ve 399sayılı KHK hükümlerine tabi olarak ücreti belirlenendavacının özelleştirme sonrası çalıştıktansonra nakledildiği tarihe kadar kamuda aynı statüdeçalışanlar için getirilen özlükhaklarından yararlandırılarak, nakil edildiklerindehaklarının korunmasının amaçlandığı;kısaca davacının, kapsamdışı olarak kamudaçalışmış gibi sayıldığı; Yargıtay 9. H.D.nin emsal kararlarında, nakle tabiişçilerle davalı Türk Telekomünikasyon A.Ş.arasındaki uyuşmazlıklarda daha önce esasa yönelikkararlar verildiği; ancak Danıştay İdari DavaDaireleri’nin 07.04.2011 gün ve 2011/55-205 sayılıkararından sonra uyuşmazlığın adli yargı yerindegörüleceği konusunda yeniden değerlendirmeyapılmasının gerektiği; anılan karara göre“yasal düzenleme ile Türk Telekom A.Ş.'ninözelleştirilmesi sonucunda, işlevsel görevlerde bulunan veikamesi kısa sürede imkansız personelin isteklerinebağlı olarak makul bir süre kamu görevlerindenaylıksız izinli sayılarak özel hukuk tüzelkişisinde çalışmalarına olanaksağlandığı, söz konusu personelin, aylıksızizinli olarak geçen sürede kamu personeli statülerinin devamettiği, İmtiyaz sözleşmesi ile bir kamu hizmetiniyürütmek hakkını elde eden davalı şirkete, devirsonrasında yetişmiş personel yetersizliği nedeniyledoğabilecek aksaklıkların önüne geçilebilmesiiçin, 406 sayılı Yasa hükümleri ile tanınanayrıcalıkların sonucu olarak da, bünyesinde belli süreile çalışmaya devam eden söz konusu personelin kamukurumlarına naklen atanmasının sağlanmasıamacıyla kimi görevler yüklendiği, 406 sayılıYasa hükümleri uyarınca davalı şirket tarafından,hak sahibi personelinin Devlet Personel Başkanlığınabildirmesi, bildirim ile beraber personelin nakledileceği kamu kurumundayararlanacağı parasal haklara esas olmak üzere memur maaşnakil ilmühaberi düzenlenmesi, personelin ilişiğininkesilmesi gibi işlemler bulunduğu, bu işlemlerin idare hukukualanında hukuki sonuçlar doğurduğu ve ilgili personelinnakledilecekleri kurumdaki statülerini, özlük ve parasal haklarınıbelirlediği, söz konusu işlemlerin kamu personeli hakkındave idare hukuku alanında tesis edilmiş birer idari işlemniteliğinde oldukları, davalı şirketin,Telekomünikasyon Kurumu ile Türk Telekom arasında imzalanan“Telekomünikasyon Hizmetlerinin Yürütülmesineİlişkin İmtiyaz Sözleşmesi” ile belli bir kamuhizmetini yürütmek görev ve yetkisi iledonatıldığı, bu görev ve yetkiler dahilinde bazıkamusal ayrıcalıkları ve yükümlülükleribulunduğu, belirtilen statüsü ve özel yasahükümleri gereğince bazı kamusal ayrıcalıklara veyükümlülüklere sahip olması nedeniyle davalışirketin, herhangi bir özel hukuk tüzel kişisindenfarklı bir hukuki statü içinde bulunduğu, bu durumda,imtiyaz sözleşmesi ile bir kamu hizmetinin yürütmeklegörevli ve yetkili kılınması nedeniyle, diğerözel hukuk tüzel kişilerinden farklı olarak kimi kamusalayrıcalıklara ve yükümlülüklere tabi olan, 406sayılı Yasa hükümleri ile, kamu kurumlarına nakilhakkı bulunan personeli ile ilgili olarak bazı kamusal görevleryüklenen davalı şirketin, belirtilen görevlerikapsamında tesis ettiği işlemlerin idari işlemniteliğinde olduğu ve bu işlemlerden kaynaklananuyuşmazlıkların idari yargının görevindebulunduğu”nun kabul edildiği; Danıştay İdaridava Dairelerinin gerekçelerinin Yargıtay 9 H.D.niniçtihatlarında benimsendiği; gerçektenözelleştirmeden önce statü hukuku hükümlerinetabi davacı niteliğindeki personelin, özelleştirmesonrası belirli bir süreliğine davalı ile özel hukukhükümlerine tabi olarak iş sözleşmesi kapsamındaçalıştırıldığı, nakledildiğindetekrar statü hukuku kapsamına girdiği; davacınıniş sözleşmesi ile çalıştığıdönemde, davalı şirkete davacının ücretikonusunda “artış oranının, kamudaki memur maaşartış oranında” olacağı yönündeyükümlülük getirildiği gibi, 406 sayılı Yasahükümleri uyarınca davalı şirkete, hak sahibipersoneli Devlet Personel Başkanlığına bildirmesi, bildirimile beraber personelin nakledileceği kamu kurumundayararlanacağı parasal haklara esas olmak üzere memur maaşnakil ilmühaberi düzenlenmesi, personelin ilişiğininkesilmesi gibi işlemler yaptırıldığınıngörüldüğü; bu işlemlerin idare hukukualanında hukuki sonuçlar doğurduğu ve ilgili personelinnakledilecekleri kurumdaki statülerini, özlük ve parasalhaklarını belirlediği, söz konusu işlemlerin kamupersoneli hakkında ve idare hukuku alanında tesis edilmiş bireridari işlem niteliğinde oldukları, idari işlemlerle ilgiliuyuşmazlığın ise adli yargı yerinde değil, idariyargı yerinde çözümlenmesi gerektiğindenbahisle; dava idari yargının görev alanınagirdiğinden, Mahkemelerinin görevsizliği nedeniyle davanınHMK.nun 114/1-b maddesi uyarınca "yargı yolunun caizolmaması" nedeniyle aynı yasanın 115/2. maddesiuyarınca usulden reddine karar vermiş; davacı vekilinin vedavalı vekilinin yüzlerine karşı verilen kararakarşı temyiz yoluna gidilmemiş ve Mahkeme kararıkesinleşmiştir. Davacı vekili bu kez, davalıtarafından, müvekkil hakkında düzenlenen, 04.07.2006 tarihve 01047 sayılı Yer Değiştirme Suretiyle AtamalardaAylık Bildirim işleminin, 5473 sayılı Kanun uyarınca,08.05.2006 tarihli 2006/T-17 sayılı Yüksek Planlama Kurulukararı ile getirilen ek ödemeye yer verilmeksizindüzenlendiği, bu nedenle atama tarihinden itibaren müvekkile yapılmışolan ödemelerin, ek ödeme olmaksızın eksik olarakverildiğinden bahisle düzeltilmesi istemiyle yapılanbaşvurunun reddine ilişkin davalının 3.2.2011 tarih, 495sayılı işleminin iptali istemiyle idari yargı yerinde davaaçmıştır. ANKARA 6.İDARE MAHKEMESİ: 8.11.2013gün ve E:2013/1043 sayı ile, 406 sayılı Kanunundeğişik 1. maddesinin 7. fıkrasında; “TürkTelekom, bu kanun ve özel kanun hükümlerine tabi bir anonimşirkettir. Bu kanun hükümleri saklı kalmak üzere kamuiktisadi teşebbüsleri de dahil, sermayesinin yarısındanfazlası kamuya ait olan kamu kurum, kuruluş veortaklıklarına uygulanan mevzuat Türk Telekom’auygulanmaz" hükmüne yer verilerek Türk Telekom'aözgü farklı bir statü oluşturulduğu; aynıKanunun 4673 sayılı Yasayla değişik Ek 22. maddesinde de;Türk Telekomdaki kamu payı % 50'nin altına düşünceyekadar, Türk Telekom Yönetim Kurulu üyeliklerine atanacaklardaDevlet memurluğuna atanabilme genel şartlarına sahip olma ve enaz dört yıllık yüksek öğrenim görmeşartlarının aranacağı, bunlarındışında kalan personelin iş mevzuatı uyarıncaistihdam edileceği ve iş mevzuatına göre istihdamedilenlere ilişkin kayıt ve şartların Yönetim Kurulutarafından tayin olunacağının hükmebağlandığı; ayrıca, Türk TelekomünikasyonA.Ş.’nin özelleştirme kapsamında iken %55oranındaki hissesinin blok olarak satışı suretiyleözelleştirilmesi için 01.07.2005 tarihinde yapılan ihalesonucunda 2005/9146 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıdoğrultusunda şirketin %55 oranındaki hissesinin satılarak14.11.2005 tarihinde Oger firmasına devredildiği, şirketinkamusal niteliğinin ortadan kalktığınınanlaşıldığı; buna göre, iptali istenilenişlemin tesis edildiği ve davanınaçıldığı tarihte davalı mevkiinde kamukuruluşu niteliği taşımayan Türk TelekomünikasyonA.Ş.'nin olması karşısında, idari yargı yetkisikapsamında açılmış bir idari dava bulunduğundansöz etmek olanaksız olduğundan;uyuşmazlığın, özel hukuk hükümlerinegöre görüm ve çözümünde adli yargıyerinin görevli olduğu sonucuna varıldığıgerekçesiyle; 2247 sayılı Uyuşmazlık MahkemesininKuruluş ve İşleyişi Hakkında Kanunun 19. maddesiuyarınca görevli yargı yerinin belirlenmesi içindosyanın Ankara 3. İş Mahkemesinin dosyası ile birlikteUyuşmazlık Mahkemesi'ne gönderilmesine, dosya incelemesininUyuşmazlık Mahkemesince karar verilinceye kadar ertelenmesine kararvermiştir. İNCELEME VE GEREKÇE:Uyuşmazlık Mahkemesi Hukuk Bölümü’nün,Serdar ÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında,Üyeler: Eyüp Sabri BAYDAR, Ali ÇOLAK, SıddıkYILDIZ, Nurdane TOPUZ, Ayhan AKARSU ve Mehmet AKBULUT’unkatılımlarıyla yapılan 3.3.2014 günlütoplantısında; l-İLK İNCELEME: Dosyaüzerinde 2247 sayılı Yasa’nın 27. maddesigereğince yapılan incelemeye göre, İdaremahkemesince, 2247 sayılı Yasa’nın 19. maddesindeöngörülen durumun aksine, adli yargı kararının kesinleşmedurumu açıklığa kavuşturulmadan ve öncekigörevsizlik kararına ilişkin dava dosyası temin edilmedenUyuşmazlık Mahkemesine başvurulduğu görülmekteise de; adli yargı kararının kesinleşme durumunugösteren onaylı bir örneğinin Mahkemesinden istenildiği,Mahkemece, karara karşı taraflarca temyiz başvurusundabulunulmadığının ifade edildiği ve sonuçtausule ilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığıanlaşıldığından, adli ve idari yargı yerleriarasında doğan görev uyuşmazlığınınesasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi. II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hakim TaşkınÇELİK’in, davanın çözümünde adliyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Mehmet BAYHAN ile DanıştaySavcısı Mehmet Ali GÜMÜŞ’ün davada adliyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, davalı şirkettegörev yapmakta iken, 406 sayılı Yasa'nın Ek-29. maddesi ile4046 sayılı Yasa'nın 22. maddesine göre adı DevletPersonel Başkanlığına bildirilen, sonrasında KamuKurumu emrine atanan davacı tarafından; Yer DeğiştirmeSuretiyle Atamalarda Aylık Bildirim işleminin, 5473 sayılıKanun uyarınca, 08.05.2006 tarihli 2006/T-17 sayılı YüksekPlanlama Kurulu kararı ile getirilen ek ödemeye yer verilmeksizindüzenlendiği, bu nedenle atama tarihinden itibarenyapılmış olan ödemelerin, ek ödemeolmaksızın eksik olarak verildiğinden bahisle düzeltilmesiistemiyle açılmıştır. 1953tarih ve 6145 sayılı Yasa ile, Türkiye Cumhuriyeti Posta,Telgraf ve Telefon İşletmesi kurulmuş; 1924 tarih ve 406sayılı Telgraf ve Telefon Kanunu’nun 10.6.1994 tarih ve 4000sayılı Yasa’yla değiştirilen 1. maddesi ile, posta vetelgraf tesis ve işletmesine ilişkin hizmetler, Postaİşletmesi Genel Müdürlüğü’nce(P.İ), telekomünikasyon hizmetleri ise, “TürkTelekomünikasyon Anonim Şirketi (Şirket)” tarafındanyürütülecek şekilde yenidenyapılandırılmıştır. 27.1.2000tarih ve 4502 sayılı Yasa’nın 1. maddesi ile, 406sayılı Yasa’nın 1. maddesine eklenen dokuzuncufıkrada, “Türk Telekom, bu Kanun ve özel hukukhükümlerine tabi bir anonim şirkettir. Kamu İktisadiTeşebbüslerinin kuruluş, teşkilât ve faaliyetleri ileilgili mevzuat Türk Telekom’a uygulanmaz. Sadece, TürkiyeBüyük Millet Meclisi denetimine ilişkin 2.4.1987 tarihli ve 3346sayılı Kanunun 9 uncu maddesi hükümleriuygulanır” denilmiş; anılan fıkra hükmü,12.5.2001 tarih ve 4673 sayılı Yasa’nın 1. maddesi iledeğiştirilmiş ve “Türk Telekom, bu Kanun ve özelhukuk hükümlerine tabi bir anonim şirkettir. Bu Kanunhükümleri saklı kalmak üzere, kamu iktisaditeşebbüsleri de dahil, sermayesinin yarısından fazlasıkamuya ait olan kamu kurum, kuruluş ve ortaklıklarına uygulananmevzuat Türk Telekom’a uygulanmaz. Sermayesinin yarısındanfazlası kamuda kaldığı sürece, TürkiyeBüyük Millet Meclisi denetimine ilişkin 2.4.1987 tarihli ve 3346sayılı Kanunun 9 uncu maddesi hükümleri uygulanır. 16.7.1965tarihli ve 697 sayılı Kanun ile milli güvenlik ve kamudüzeniyle sıkıyönetim ve seferberlik hallerindetelekomünikasyon hizmetlerinin yürütülmesine ilişkinözel kanunların hükümleri saklıdır”; Ek 29.maddesinin 3.7.2005 gün ve 5398 sayılı Kanun’un 14.maddesi ile değişik birinci fıkrasında, “TürkTelekom hisselerinin devri sonucu kamu payının yüzde ellininaltına düşmesi durumunda; Türk Telekomda ek 22 nci maddenin(a) bendinin bu Kanunla yürürlükten kaldırılanhükümleri uyarınca belirlenen aslî ve sürekligörevlerde çalışmakta olanlar ile 22.1.1990 tarihli ve399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye tâbi olarakkadrolu veya sözleşmeli personel statüsündeçalışanlar ve kapsam dışı personel, kamugörevlerinden yüzseksen gün aylıksız izinlisayılır…” denilmiştir. Öte yandan; 406 sayılıYasa’nın 4502 sayılı Yasa ile değişik 2. maddesinin(c) bendinin birinci alt bendinin birinci cümlesinde, “TürkTelekom; telekomünikasyon şebekeleri üzerinden sunulan ulusal veuluslararası ses iletimini ihtiva eden telefon hizmetlerini, 31.12.2003tarihine kadar bu Kanun ve görev sözleşmesiçerçevesinde tekel olarak yürütür”denildikten sonra, anılan (c) bendinin birinci alt bendine 12.5.2001 tarihve 4673 sayılı Yasa ile eklenen üçüncücümlede, “Ancak, Türk Telekom’daki kamu payı%50’nin altına düştüğünde, TürkTelekom’un tüm tekel hakları 31.12.2003 tarihinden önce deolsa ortadan kalkmış olur” denilmiş; 4502 sayılıYasa’nın Geçici 3. maddesi ile de TürkTelekomünikasyon A.Ş., 233 sayılı KHK’nin ekindeki“B-Kamu İktisadi Kuruluşları (KİK)”bölümünde yer alan kuruluşlar listesindençıkarılmıştır. Bu düzenlemeler birliktedeğerlendirildiğinde, telekomünikasyon şebekeleriüzerinden sunulan ulusal ve uluslararası ses iletimini ihtiva edentelefon hizmetlerini 31.12.2003 tarihine kadar “tekel” olarakyürütmekle görevli kılınan ve çoğunlukhisseleri kamuya ait bulunan Türk Telekom’un, tekel kapsamındakamu hizmeti yürüten, ancak kuruluş yasasındaki sondüzenlemeler ile kendine özgü statüye sahip olan vesermayesindeki kamu payı %50’nin altınadüşünceye kadar kamu kuruluşu niteliğinitaşıyan bir kuruluş olduğu tartışmasızdır. Özelleştirme kapsamındabulunan Türk Telekomünikasyon A.Ş.’deki tamamıHazineye ait bulunan hisselerden % 55’i, Bakanlar Kurulu’nun25.7.2005 tarih ve 2005/9146 sayılı “TürkTelekomünikasyon Anonim Şirketi (Türk Telekom)’nin %55 Oranındaki Hissesinin Blok Olarak Satışınaİlişkin Nihai Devir İşlemlerine Dair KararınYürürlüğe Konulması Hakkında Karar”ıuyarınca, 14.11.2005 tarihli Hisse Satış Sözleşmesiile (6.550.000.000 USD. bedelle) Ojer Telekomünikasyon A.Ş.’nesatılmıştır. Bu sürece paralel olarakTürk Telekom personelinin durumu incelendiğinde: TürkTelekom A.Ş., 4502 sayılı Yasa’nın 29.1.2000 tarih ve23948 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarakyürürlüğe girdiği dikkatealındığında, 29.1.2000 tarihi itibariyle 233sayılı KHK kapsamıdışında kalmış ve anılan KHK eki cetvellerdençıkarılmış olması nedeniyle,Uyuşmazlık Mahkemesi Genel Kurulu’nun 22.1.1996 gün ve E:1995/1, K:1996/1 sayılı veözelleştirme kapsamında bulunan kamu iktisadi teşebbüslerindesözleşmeli veya kapsam dışı statüdeçalışan personelin kurumları ile olan ilişkilerindendoğan anlaşmazlıkların çözüm yerinin idariyargı olduğu yolundaki İlke Kararı kapsamıdışında değerlendirilmesi gerekmektedir. Anılan 4502 sayılıYasa’nın 13. maddesi ile 406 sayılı Yasa’ya eklenenEk 22. maddenin (a) bendinde, “a) Personelin statüsü:Telekomünikasyon hizmetlerinin gerektirdiği asli ve sürekligörevler telekomünikasyon alanında sekiz yıl tecrübeyesahip ve en az dört yıllık yüksek öğrenimgörmüş bir genel müdür ile kadro, unvan, derece vesayıları Yönetim Kurulunun önerisi veBakanlığın teklifi üzerine bu Kanununyürürlüğe girdiği tarihten itibaren yüzseksengün içerisinde Bakanlar Kurulu Kararı ile belirlenenkadrolarda istihdam edilen personel eliyle yürütülür. Bupersonel hakkında bu Kanunda öngörülen hükümlersaklı kalmak üzere 399 sayılı Kanun HükmündeKararname hükümleri uygulanır. Bunlarındışında kalan personel iş mevzuatı uyarıncaistihdam edilir. İş mevzuatına göre istihdam edilenlereilişkin kayıt ve şartlar Yönetim Kurulu tarafındantayin olunur” hükmüne yer verilmiş; bu benthükmü, 4673 ve 5189 sayılı Yasalarla yapılandeğişiklikler sonucunda; “a) Personelin statüsü: (Ekibare: 12.5.2001-4673/6. md.) Türk Telekomdaki kamu payı%50’nin altına düşünceye kadar, Türk TelekomYönetim Kurulu üyeliklerine atanacaklarda Devlet memurluğunaatanabilme genel şartlarına sahip olma ve en az dörtyıllık yüksek öğrenim görme şartlarıaranır. (Mülga ikinci ve üçüncü cümle:16.6.2004-5189/12 md.) Bunların dışında kalan personeliş mevzuatı uyarınca istihdam edilir. İşmevzuatına göre istihdam edilenlere ilişkin kayıt veşartlar Yönetim Kurulu tarafından tayin olunur”hükmünü almış; aynı maddenin (b) bendinin ikinciparagrafında da iş mevzuatına tabi olan Türk Telekomçalışanlarının aylık ücretlerininkendilerini atamaya yetkili olan Yönetim Kurulu tarafından tespitolunacağı kurala bağlanmıştır. 406 sayılıYasa’nın anılan Ek 22. maddesi uyarınca, Türk TelekomA.Ş. Genel Müdürlüğü’ne ait asli vesürekli kadrolar belirlenerek 4.4.2000 tarih ve 24010 (Mükerrer)sayılı R.G. de yayımlanan 31.3.2000 tarih ve 2000/331sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ekinde yer alan listede: merkezteşkilatı için 100 ve taşra teşkilatıiçin 100 (6 Bölge Müdürü, 12 BölgeMüdür Yardımcısı ve 82 İl TelekomMüdürü) kadro ihdas edilmiş; öte yandan, aynıYasa maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak hazırlanan“Türk Telekomünikasyon A.Ş. Kapsam DışıPersonel Yönetmeliği” adı altındaki düzenleme,Yönetim Kurulunun 31.8.2000 tarih ve 407 sayılı kararıylakabul edilmek suretiyle yürürlüğe konulmuştur. Kanunla, Kurumda görev yapanpersonelden asli ve sürekli görev yapacak olanları kadrounvanı itibariyle belirlemek konusunda Bakanlar Kurulu'na yetkiverildiği açıktır. Bu yetki 4502 sayılı Kanun’unyürürlüğe girdiği 29.1.2000 tarihi ile 5189sayılı Kanun’un yürürlüğe girdiği2.7.2004 tarihleri arasında geçerli olmuştur. Anayasa’nın 128.maddesinde, “Devletin, kamu iktisadî teşebbüsleri vediğer kamu tüzelkişilerinin genel idare esaslarınagöre yürütmekle yükümlü oldukları kamuhizmetlerinin gerektirdiği aslî ve sürekli görevler,memurlar ve diğer kamu görevlileri eliylegörülür” denilmiştir. 406 sayılıYasa’nın Ek 29. maddesinin 3.7.2005 tarih ve 5398 sayılıKanun’la değişik birinci fıkrasında, “TürkTelekom hisselerinin devri sonucu kamu payının yüzde ellininaltına düşmesi durumunda; Türk Telekomda ek 22 nci maddenin(a) bendinin bu Kanunla yürürlükten kaldırılanhükümleri uyarınca belirlenen asli ve sürekligörevlerde çalışmakta olanlar ile 22.1.1990 tarihli ve399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye tabi olarak kadroluveya sözleşmeli personel statüsündeçalışanlar ve kapsam dışı personel, kamugörevlerinden yüzseksen gün aylıksız izinlisayılır. Bu personel belirtilen süre içinde TürkTelekomda çalışmaya devam eder ve hisse devir tarihinden nakliiçin Devlet Personel Başkanlığına bildirildikleritarihe kadarki aylık ücret, harcırah, sağlıkgiderleri, cenaze giderleri ve ölüm yardımı ile diğermali ve özlük hakları Türk Telekom tarafındankarşılanır…” denilerek, yasakoyucu tarafındanTürk Telekom’da 22.1.1990 tarihli ve 399 sayılı KanunHükmünde Kararnameye tabi olarak sözleşmeli personelstatüsünde çalışanlar ile kapsam dışıpersonel, kamu personeli sayılmıştır. Olayda,davalının hisse devir (14.11.2005) tarihinde davalıkuruluşta çalışmakta iken 406 sayılıYasa'nın Ek-29. maddesi ile 4046 sayılı Yasa'nın 22.maddesine göre adı Devlet Personel Başkanlığınabildirilen ve sonrasında kamu kurumu emrine atanan davacı tarafından;Yer Değiştirme Suretiyle Atamalarda Aylık Bildirimişleminin, 5473 sayılı Kanun uyarınca, 08.05.2006 tarihli2006/T-17 sayılı Yüksek Planlama Kurulu kararı ilegetirilen ek ödemeye yer verilmeksizin düzenlendiği, bu nedenleatama tarihinden itibaren yapılmış olan ödemelerin, eködeme olmaksızın eksik olarak verildiğinden bahisledüzeltilmesi istemiyle 5.4.2011 tarihinde davaaçılmıştır. 2577sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun“İdari Dava Türleri ve İdari Yargı YetkisininSınırı” başlıklı 2. maddesinindeğişik 1 numaralı bendinde: “a)(Değişik : 8.6.2000-4577/5 md.) İdari işlemlerhakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biriile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleriiçin menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılaniptal davaları, b)İdari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel haklarıdoğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargıdavaları, c)(Değişik: 18.12.1999-4492/6 md.) Tahkim yolu öngörülenimtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinden doğanuyuşmazlıklar hariç, kamu hizmetlerinden birininyürütülmesi için yapılan her türlü idarisözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkanuyuşmazlıklara ilişkin davalar” idari dava türleriolarak sayılmış olup; kural olarak, idari yargıda ancakDevlete ve kamu tüzel kişilerine karşı açılandavalara bakılabilir. Buna göre, işlemin tesisedildiği ve dava açıldığı tarihte davalımevkiinde kamu kuruluşu niteliği taşımayan TürkTelekomünikasyon A.Ş.'nin olması karşısında,idari yargı yetkisi kapsamında açılmış biridari dava bulunduğundan sözetmek olanaksız olduğundan;uyuşmazlığın, özel hukuk hükümlerine göregörüm ve çözümünde adli yargı yeriningörevli olduğu sonucuna varılmıştır. Belirtilen nedenlerle Ankara 6.İdareMahkemesinin başvurusunun kabulü ile Ankara 3.İşMahkemesinin görevsizlik kararının kaldırılmasıgerekmiştir. S O N U Ç : Davanınçözümünde ADLİ YARGININ görevli olduğuna,bu nedenle Ankara 6.İdare Mahkemesinin BAŞVURUSUNUN KABULÜ ileAnkara 3.İş Mahkemesi’nin 27.5.2013 gün ve E:2011/336,K:2013/383 sayılı GÖREVSİZLİK KARARININKALDIRILMASINA, 3.3.2014 gününde OY BİRLİĞİİLE KESİN OLARAK karar verildi. Başkan Serdar ÖZGÜLDÜR Üye Eyüp Sabri BAYDAR Üye Nurdane TOPUZ Üye Ali ÇOLAK Üye Ayhan AKARSU Üye Sıddık YILDIZ Üye Mehmet AKBULUT
Full & Egal Universal Law Academy