T.C. UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ HUKUK BÖLÜMÜ ESAS NO : 2014 / 435 KARAR NO : 2014 / 470 KARAR TR : 01.04.2014 ÖZET: Türk Telekomünikasyon A.Ş.’de çalışırken Kurumun özelleştirilmesi nedeniyle başka kuruma nakledilen davacının, maaş nakil ilmühaberinin düzeltilmesi ve alacağının faizi ile birlikte tazmini istemiyle açtığı davanın, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği, aynı konuda daha önce Uyuşmazlık Mahkemesince karar verildiğinden yeniden karar verilmesi gerekmediği hk. K A R A R Davacı :İ.D. Vekili : Av. İ.T. (Adli Yargıda) Davalı :Türk Telekomünikasyon A.Ş. Vekili :Av. A.T. O L A Y : Davacı, davadilekçesinde özetle; Afyonkarahisar İl TelekomMüdürlüğü’nde 399 sayılı KHK tabisözleşmeli tekniker olarak çalışırken Kurumunözelleştirilmesi sonucu Afyonkarahisar Valiliği Gazi Teknik veEndüstri Meslek Lisesi Müdürlüğü’neatandığını, 01.01.2006 tarihinden itibaren, BakanlarKurulunun 2006/10971 sayılı kararına ve BaşbakanlıkDevlet Personel Başkanlığı’nın 2006/3sayılı tebliğine göre devlet memurlarının 2006yılının ilk altı ayından itibaren ve daha sonrauygulanacak ek ödemenin maaş nakil ilmühaberineyansıtılmadığını, bu durumun düzeltilmesiiçin yaptığı başvurunun reddedildiğinibelirterek; davalı idarenin 15.02.2010 tarih ve 956 sayılı idariişlemin iptali ile geçmiş döneme ait mahrumbırakıldığı 01.01.2006 tarihinden adınınDevlet Personel Başkanlığı’na bildirildiği18.04.2006 tarihine kadar ve bu tarihten 02.02.2010 tarihine kadarödenmeyen ek ödemelerin ödenmesi ve maaş nakililmühaberinin yeni halde yapılarak çalıştığıkuruma gönderilmesi istemiyle 24.03.2010 tarihinde idari yargıda davaaçmıştır. Davalıvekili süresi içerisinde görev itirazındabulunmuştur. AFYONKARAHİSARİDARE MAHKEMESİ: 13.05.2010 gün ve E:2010/210 sayılıgönderme kararında “…davacının 399sayılı KHK’ya tabi olarak Afyonkarahisar İl TelekomMüdürlüğü’nde sözleşmeli statüdeçalışmakta iken Ek 29. Maddenin birinci fıkrasıuyarınca hisse devrinin yapıldığı 14.11.2995tarihinden sonraki 180 gün içinde ( 18.04.2006) Türk TelekomünikasyonA.Ş. tarafından Devlet PersonelBaşkanlığı’na bildirildiği ve 01.12.2006 tarihindeAfyonkarahisar Valiliği İl Milli EğitimMüdürlüğü’nde görevebaşladığı, bu süre içinde bulunduğustatü ve yaptığı görev itibariyle kamu göreviyürüttüğü göz önündebulundurulduğunda 406 sayılı Yasa’nın 5398sayılı yasa ile değişik Ek-29 maddesi uygulamasındandoğan bu uyuşmazlığın idari yargıdaçözümlenmesi…” gerektiği gerekçesiyle,davalı vekilinin görev itirazının reddine kararvermiştir. Davalıvekilince süresi içinde verilen dilekçe ile olumlugörev uyuşmazlığı çıkarılmasıistemiyle başvuruda bulunulması üzerine dilekçe, davadosyası ile birlikte Yargıtay CumhuriyetBaşsavcılığı’na gönderilmiştir. YARGITAYCUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI özetle; özelleştirmekapsamında bulunan Türk Telekomünikasyon A.Ş.’dekitamamı Hazineye ait bulunan hisselerden %55’i, BakanlarKurulu’nun 25.07.2005 tarih ve 2005/9146 sayılı“Türk Telekomünikasyon Anonim Şirketi’nin % 55oranındaki Hissesinin Blok Olarak Satışınaİlişkin Nihai Devir İşlemlerine Dair KararınYürürlüğe Konulması Hakkında Karar’ıuyarınca 14.11.2005 tarihli Hisse Satış Sözleşmesi ileOjer Telekomünikasyon A.Ş.’ne satıldığı,işlemin tesis edildiği tarihte davalı mevkiinde kamukuruluşu niteliği taşımayan Türk TelekomünikasyonA.Ş.7nin olması nedeniyle ortada idari yargı yetkisikapsamında açılmış bir idari dava bulunduğundansöz edilemeyeceğinden açılan davada adliyargının görevli olduğu gerekçesiyle 2247sayılı kanun’un 10. ve 13. maddeleri gereğince, olumlugörev uyuşmazlığı çıkarılmasınave dosyanın Uyuşmazlık MahkemesiBaşkanlığı’na gönderilmesine kararvermiştir. UYUŞMAZLIKMAHKEMESİ HUKUK BÖLÜMÜ: 06.12.2010 gün ve E:2010/246K:2010/297 sayılı kararında “…Dava, davalışirkette sözleşmeli personel statüsündetekniker olarak görev yapmakta iken 406 sayılı Yasa'nınEk-29. maddesi ile 4046 sayılı Yasa'nın 22. maddesine göreadı Devlet Personel Başkanlığına bildirilen, 1.12.2006tarihinde Afyonkarahisar Valiliği İl Milli EğitimMüdürlüğü emrine atanan davacı tarafından; YüksekPlanlama Kurulu'nun 8.5.2006 gün/2006/T-17, 10.11.2006 gün/2006/T-32ve 31.7.2007 gün/2007/T-17 sayılı kararları uyarıncabelirlenen ek ödeme tutarlarının maaş nakililmühaberine konulmak suretiyle nakil maaşının yenidenhesaplanarak kurumuna bildirilmesi, 1.1.2006 tarihinden yeni nakil belgesidüzenleninceye kadar geçen süre içerisinde tahakkukeden zam ve tazminatları ile maaş nakil ilmühaberinindüzenlendiği 1.12.2006 tarihinden itibaren ödenmesi gerekirkenkurumun yaptığı eksik bildirim nedeniyle ödenmeyenücretlerinin yasal faiziyle birlikte tazmini istemiyle Afyonkarahisarİl Telekom Müdürlüğü'ne yaptığıbaşvurunun reddine ilişkin 01.3.2010 gün ve 1406sayılı işlemin iptali ile 1.1.2006 tarihinden itibaren mahrumkaldığı ek ödeme farklarının yasal faiziylebirlikte tarafına ödenmesi istemiyleaçılmıştır. 1953 tarih ve 6145sayılı Yasa ile, Türkiye Cumhuriyeti Posta, Telgraf ve Telefonİşletmesi kurulmuş; 1924 tarih ve 406 sayılı Telgrafve Telefon Kanunu’nun 10.6.1994 tarih ve 4000 sayılıYasa’yla değiştirilen 1. maddesi ile, posta ve telgraf tesis veişletmesine ilişkin hizmetler, Posta İşletmesi GenelMüdürlüğü’nce (P.İ), telekomünikasyonhizmetleri ise, “Türk Telekomünikasyon Anonim Şirketi(Şirket)” tarafından yürütülecek şekildeyeniden yapılandırılmıştır. 27.1.2000tarih ve 4502 sayılı Yasa’nın 1. maddesi ile, 406sayılı Yasa’nın 1. maddesine eklenen dokuzuncufıkrada, “Türk Telekom, bu Kanun ve özel hukukhükümlerine tabi bir anonim şirkettir. Kamu İktisadiTeşebbüslerinin kuruluş, teşkilât ve faaliyetleri ileilgili mevzuat Türk Telekom’a uygulanmaz. Sadece, TürkiyeBüyük Millet Meclisi denetimine ilişkin 2.4.1987 tarihli ve 3346sayılı Kanunun 9 uncu maddesi hükümleriuygulanır” denilmiş; anılan fıkra hükmü,12.5.2001 tarih ve 4673 sayılı Yasa’nın 1. maddesi iledeğiştirilmiş ve “Türk Telekom, bu Kanun ve özelhukuk hükümlerine tabi bir anonim şirkettir. Bu Kanunhükümleri saklı kalmak üzere, kamu iktisaditeşebbüsleri de dahil, sermayesinin yarısından fazlasıkamuya ait olan kamu kurum, kuruluş ve ortaklıklarına uygulananmevzuat Türk Telekom’a uygulanmaz. Sermayesinin yarısındanfazlası kamuda kaldığı sürece, TürkiyeBüyük Millet Meclisi denetimine ilişkin 2.4.1987 tarihli ve 3346sayılı Kanunun 9 uncu maddesi hükümleri uygulanır.16.7.1965 tarihli ve 697 sayılı Kanun ile milli güvenlik ve kamudüzeniyle sıkıyönetim ve seferberlik hallerindetelekomünikasyon hizmetlerinin yürütülmesine ilişkinözel kanunların hükümleri saklıdır”; Ek 29.maddesinin 3.7.2005 gün ve 5398 sayılı Kanun’un 14. maddesiile değişik birinci fıkrasında, “Türk Telekomhisselerinin devri sonucu kamu payının yüzde ellinin altınadüşmesi durumunda; Türk Telekomda ek 22 nci maddenin (a)bendinin bu Kanunla yürürlükten kaldırılanhükümleri uyarınca belirlenen aslî ve sürekli görevlerdeçalışmakta olanlar ile 22.1.1990 tarihli ve 399sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye tâbi olarak kadroluveya sözleşmeli personel statüsündeçalışanlar ve kapsam dışı personel, kamugörevlerinden yüzseksen gün aylıksız izinlisayılır…” denilmiştir. Öte yandan; 406sayılı Yasa’nın 4502 sayılı Yasa iledeğişik 2. maddesinin (c) bendinin birinci alt bendinin birincicümlesinde, “Türk Telekom; telekomünikasyonşebekeleri üzerinden sunulan ulusal ve uluslararası sesiletimini ihtiva eden telefon hizmetlerini, 31.12.2003 tarihine kadar bu Kanunve görev sözleşmesi çerçevesinde tekel olarakyürütür” denildikten sonra, anılan (c) bendininbirinci alt bendine 12.5.2001 tarih ve 4673 sayılı Yasa ile eklenenüçüncü cümlede, “Ancak, TürkTelekom’daki kamu payı %50’nin altınadüştüğünde, Türk Telekom’un tüm tekelhakları 31.12.2003 tarihinden önce de olsa ortadan kalkmışolur” denilmiş; 4502 sayılı Yasa’nınGeçici 3. maddesi ile de Türk Telekomünikasyon A.Ş., 233sayılı KHK’nin ekindeki “B-Kamu İktisadi Kuruluşları(KİK)” bölümünde yer alan kuruluşlar listesindençıkarılmıştır. Bu düzenlemeler birliktedeğerlendirildiğinde, telekomünikasyon şebekeleriüzerinden sunulan ulusal ve uluslararası ses iletimini ihtiva edentelefon hizmetlerini 31.12.2003 tarihine kadar “tekel” olarakyürütmekle görevli kılınan ve çoğunlukhisseleri kamuya ait bulunan Türk Telekom’un, tekel kapsamındakamu hizmeti yürüten, ancak kuruluş yasasındaki sondüzenlemeler ile kendine özgü statüye sahip olan vesermayesindeki kamu payı %50’nin altına düşünceyekadar kamu kuruluşu niteliğini taşıyan bir kuruluşolduğu tartışmasızdır. Özelleştirme kapsamındabulunan Türk Telekomünikasyon A.Ş.’deki tamamıHazineye ait bulunan hisselerden % 55’i, Bakanlar Kurulu’nun25.7.2005 tarih ve 2005/9146 sayılı “TürkTelekomünikasyon Anonim Şirketi (Türk Telekom)’nin % 55Oranındaki Hissesinin Blok Olarak Satışınaİlişkin Nihai Devir İşlemlerine Dair KararınYürürlüğe Konulması Hakkında Karar”ıuyarınca, 14.11.2005 tarihli Hisse Satış Sözleşmesiile (6.550.000.000 USD. bedelle) Ojer Telekomünikasyon A.Ş.’nesatılmıştır. Bu sürece paralelolarak Türk Telekom personelinin durumu incelendiğinde: TürkTelekom A.Ş., 4502 sayılı Yasa’nın 29.1.2000 tarih ve23948 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarakyürürlüğe girdiği dikkatealındığında, 29.1.2000 tarihi itibariyle 233sayılı KHK kapsamıdışında kalmış ve anılan KHK eki cetvellerdençıkarılmış olması nedeniyle, Uyuşmazlık Mahkemesi Genel Kurulu’nun 22.1.1996 gün ve E:1995/1, K:1996/1 sayılı veözelleştirme kapsamında bulunan kamu iktisadi teşebbüslerindesözleşmeli veya kapsam dışı statüdeçalışan personelin kurumları ile olan ilişkilerindendoğan anlaşmazlıkların çözüm yerinin idariyargı olduğu yolundaki İlke Kararı kapsamıdışında değerlendirilmesi gerekmektedir. Anılan 4502sayılı Yasa’nın 13. maddesi ile 406 sayılıYasa’ya eklenen Ek 22. maddenin (a) bendinde, “a) Personelinstatüsü: Telekomünikasyon hizmetlerinin gerektirdiği aslive sürekli görevler telekomünikasyon alanında sekizyıl tecrübeye sahip ve en az dört yıllık yükseköğrenim görmüş bir genel müdür ile kadro,unvan, derece ve sayıları Yönetim Kurulunun önerisi veBakanlığın teklifi üzerine bu Kanununyürürlüğe girdiği tarihten itibarenyüzseksen gün içerisinde Bakanlar Kurulu Kararı ilebelirlenen kadrolarda istihdam edilen personel eliyle yürütülür. Bu personel hakkında bu Kanunda öngörülen hükümler saklı kalmak üzere 399sayılı Kanun Hükmünde Kararname hükümleriuygulanır. Bunların dışında kalan personel işmevzuatı uyarınca istihdam edilir. İş mevzuatınagöre istihdam edilenlere ilişkin kayıt ve şartlarYönetim Kurulu tarafından tayin olunur” hükmüne yerverilmiş; bu bent hükmü, 4673 ve 5189 sayılı Yasalarlayapılan değişiklikler sonucunda; “a) Personelinstatüsü:(Ek ibare: 12.5.2001-4673/6. md.) Türk Telekomdaki kamupayı %50’nin altına düşünceye kadar, TürkTelekom Yönetim Kurulu üyeliklerine atanacaklarda Devletmemurluğuna atanabilme genel şartlarına sahip olma ve en azdört yıllık yüksek öğrenim görmeşartları aranır.(Mülga ikinci ve üçüncücümle: 16.6.2004-5189/12 md.) Bunların dışında kalanpersonel iş mevzuatı uyarınca istihdam edilir. İşmevzuatına göre istihdam edilenlere ilişkin kayıt veşartlar Yönetim Kurulu tarafından tayin olunur”hükmünü almış; aynı maddenin (b) bendinin ikinciparagrafında da iş mevzuatına tabi olan Türk Telekomçalışanlarının aylık ücretlerininkendilerini atamaya yetkili olan Yönetim Kurulu tarafından tespitolunacağı kurala bağlanmıştır. 406 sayılıYasa’nın anılan Ek 22. maddesi uyarınca, Türk TelekomA.Ş. Genel Müdürlüğü’ne ait asli vesürekli kadrolar belirlenerek 4.4.2000 tarih ve 24010(Mükerrer)sayılı R.G. de yayımlanan 31.3.2000 tarih ve 2000/331sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ekinde yer alan listede: merkezteşkilatı için 100 ve taşra teşkilatıiçin 100 (6 Bölge Müdürü, 12 BölgeMüdür Yardımcısı ve 82 İl TelekomMüdürü) kadro ihdas edilmiş; öte yandan, aynıYasa maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak hazırlanan“Türk Telekomünikasyon A.Ş. Kapsam DışıPersonel Yönetmeliği” adı altındaki düzenleme,Yönetim Kurulunun 31.8.2000 tarih ve 407 sayılı kararıylakabul edilmek suretiyle yürürlüğe konulmuştur. Kanunla, Kurumda görevyapan personelden asli ve sürekli görev yapacak olanları kadrounvanı itibariyle belirlemek konusunda Bakanlar Kurulu'na yetkiverildiği açıktır. Bu yetki 4502 sayılı Kanun’unyürürlüğe girdiği 29.1.2000 tarihi ile 5189sayılı Kanun’un yürürlüğe girdiği2.7.2004 tarihleri arasında geçerli olmuştur. Anayasa’nın 128.maddesinde, “Devletin, kamu iktisadî teşebbüsleri vediğer kamu tüzelkişilerinin genel idare esaslarınagöre yürütmekle yükümlü oldukları kamuhizmetlerinin gerektirdiği aslî ve sürekli görevler,memurlar ve diğer kamu görevlileri eliylegörülür” denilmiştir. 406 sayılıYasa’nın Ek 29. maddesinin 3.7.2005 tarih ve 5398 sayılıKanun’la değişik birinci fıkrasında, “TürkTelekom hisselerinin devri sonucu kamu payının yüzde ellininaltına düşmesi durumunda; Türk Telekomda ek 22 nci maddenin(a) bendinin bu Kanunla yürürlükten kaldırılanhükümleri uyarınca belirlenen asli ve sürekligörevlerde çalışmakta olanlar ile 22.1.1990 tarihli ve399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye tabi olarak kadroluveya sözleşmeli personel statüsündeçalışanlar ve kapsam dışı personel, kamugörevlerinden yüzseksen gün aylıksız izinlisayılır. Bu personel belirtilen süre içinde TürkTelekomda çalışmaya devam eder ve hisse devir tarihinden nakliiçin Devlet Personel Başkanlığına bildirildikleritarihe kadarki aylık ücret, harcırah, sağlıkgiderleri, cenaze giderleri ve ölüm yardımı ile diğermali ve özlük hakları Türk Telekom tarafındankarşılanır…” denilerek, yasakoyucu tarafındanTürk Telekom’da 22.1.1990 tarihli ve 399 sayılı KanunHükmünde Kararnameye tabi olarak sözleşmeli personelstatüsünde çalışanlar ile kapsam dışıpersonel, kamu personeli sayılmıştır. Olayda, davalınınhisse devir (14.11.2005) tarihinde sözleşmeli personel statüsündetekniker olarak görev yapmakta iken, 406 sayılıYasa'nın Ek-29. maddesi ile 4046 sayılı Yasa'nın 22.maddesine göre diğer kamu kurum ve kuruluşlarına naklininyapılması için adı Devlet PersonelBaşkanlığına bildirilen ve 1.12.2006 tarihinde AfyonkarahisarValiliği İl Milli Eğitim Müdürlüğüemrine atanan davacı tarafından, Yüksek Planlama Kurulu'nun8.5.2006 gün/2006/T-17, 10.11.2006 gün/2006/T-32 ve 31.7.2007gün/2007/T-17 sayılı kararları uyarınca belirlenen eködeme tutarlarının maaş nakil ilmühaberine konulmaksuretiyle nakil maaşının yeniden hesaplanarak kurumunabildirilmesi, 1.1.2006 tarihinden yeni nakil belgesi düzenleninceye kadargeçen süre içerisinde tahakkuk eden zam ve tazminatlarıile maaş nakil ilmühaberinin düzenlendiği 1.12.2006 tarihindenitibaren ödenmesi gerekirken kurumun yaptığı eksik bildirimnedeniyle ödenmeyen ücretlerinin yasal faiziyle birlikte tazminiistemiyle Afyonkarahisar İl Telekom Müdürlüğü'neyaptığı başvurunun reddine ilişkin 01.3.2010 günve 1406 sayılı işlemin iptali ile 1.1.2006 tarihinden itibarenmahrum kaldığı ek ödeme farklarının yasalfaiziyle birlikte tarafına ödenmesi istemiyle davaaçılmıştır. 2577sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun“İdari Dava Türleri ve İdari Yargı YetkisininSınırı” başlıklı 2. maddesinindeğişik 1 numaralı bendinde: “a)(Değişik : 8.6.2000-4577/5 md.) İdari işlemlerhakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biriile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleriiçin menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılaniptal davaları, b)İdari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel haklarıdoğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargıdavaları, c)(Değişik : 18.12.1999-4492/6 md.) Tahkim yoluöngörülen imtiyaz şartlaşma vesözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklar hariç,kamu hizmetlerinden birinin yürütülmesi için yapılanher türlü idari sözleşmelerden dolayı taraflararasında çıkan uyuşmazlıklara ilişkindavalar” idari dava türleri olarak sayılmış olup;kural olarak, idari yargıda ancak Devlete ve kamu tüzelkişilerine karşı açılan davalara bakılabilir. Buna göre, iptali istenilenişlemin tesis edildiği tarihte davalı mevkiinde kamukuruluşu niteliği taşımayan Türk TelekomünikasyonA.Ş.'nin olması karşısında, idari yargı yetkisikapsamında açılmış bir idari dava bulunduğundansöz edilemeyeceğinden; uyuşmazlığın,özel hukuk hükümlerine göre görüm veçözümünde adli yargı yerinin görevliolduğu sonucuna varılmıştır…”şeklindeki gerekçe ile Yargıtay CumhuriyetBaşsavcısı’nın başvurusunun kabulü ile Afyonkarahisarİdare Mahkemesi’nin 13.05.2010 gün ve E:2010/210sayılı Görevlilik Kararınınkaldırılmasına karar vermiştir. AFYONKARAHİSARİDARE MAHKEMESİ: 23.02.2011 gün ve E:2010/210 K:2011/132sayılı kararı ile Uyuşmazlık Mahkemesi’ninkararı doğrultusunda davanın görev yönündenreddine karar vermiş ve verilen bu karar 07.04.2011 tarihindekesinleşmiştir. Davacı bu kez vekilivasıtasıyla aynı istemle 18.04.2011 tarihinde adli yargıdadava açmıştır. AFYONKARAHİSARİŞ MAHKEMESİ: 12.02.2013 gün ve E:2011/367 K:2013/87sayılı kararında özetle; benzer uyuşmazlıklardaDanıştay ve Yargıtay kararlarını emsalgöstererek, dava konusu idari işlem niteliğindekiuyuşmazlığın adli yargı yerinde değil, idariyargı yerinde görülmesi gerektiğini açıklayarakHMK’nun 114/1-b maddesi uyarınca yargı yolunun caizolmaması nedeni ile HMK’nun 115/2. Maddesi gereğincedavanın usulden reddine karar vermiştir. Adli yargıda verilengörevsizlik kararı davacı vekili tarafından temyizedilmiş ve sonrasında verilen ek dilekçede deUyuşmazlık Mahkemesinin yukarıda açıklanankararı da dosyaya ibraz edilmiştir. Dosyanın Yargıtay22.Hukuk Dairesi’ne gitmesinin ardından, Dairece 13.05.2013 günve E:2013/8219 K:2013/10697 sayılı kararı ile, yargılamasüreci içerisinde olumlu görev uyuşmazlığıkapsamında Uyuşmazlık Mahkemesine başvurulupbaşvurulmadığının araştırılıptespit edilmesi, başvurulmuş ise Uyuşmazlık Mahkemesinceverilen kararın eklenerek gönderilmesi için dosya mahallineiade edilmiştir. Afyonkarahisar İşMahkemesi; Uyuşmazlık Mahkemesi’nin 06.12.2010 gün veE:2010/246 K:2010/297 sayılı kararını temin ederekdosyayı Yargıtay 22. Hukuk Dairesi’ne yenidengöndermiştir. YARGITAY 22. HUKUKDAİRESİ: 19.11.2013 gün ve E:2013/ 28238 K:2013/25271sayılı kararında “…dosyadaki yazılara,kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplereve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlikgörülmemesine göre, yerinde bulunmayan bütün temyizitirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan hükmünonanmasına…” karar vermiştir. Adli yargıda verilengörevsizlik kararı onama kararı ile kesinleşmiştir. Davacı vekili ortayaçıkan görev uyuşmazlığınıngiderilmesi için dosyanın Uyuşmazlık Mahkemesinegönderilmesini talep etmiştir. İNCELEMEVE GEREKÇE : Uyuşmazlık Mahkemesi HukukBölümü’nün, Serdar ÖZGÜLDÜR’ünBaşkanlığında, Üyeler: Eyüp Sabri BAYDAR, AliÇOLAK, Sıddık YILDIZ, Nurdane TOPUZ, Ayhan Akarsu ve MehmetAKBULUT’un katılımlarıyla yapılan 01.04.2014günlü toplantısında: l-İLKİNCELEME:2247 sayılı Uyuşmazlık Mahkemesi Kuruluşve İşleyişi Hakkında Kanun’un 14. maddesinegöre; olumsuz görev uyuşmazlığınınbulunduğunun ileri sürülebilmesi için adli, idari veyaaskeri yargı mercilerinden en az ikisinin tarafları, konusu ve sebebiaynı olan davada kendilerini görevsiz görmeleri ve bu yoldaverdikleri kararların kesin veya kesinleşmiş olmasıgerekmekte olup, bu uyuşmazlığın giderilmesi istemi ise,hukuk uyuşmazlıklarında ancak davanın taraflarıncaileri sürülebilmektedir. Aynı Yasanın 27. maddesinde ise,Uyuşmazlık Mahkemesinin, uyuşmazlık çıkarmayaveya görev uyuşmazlıklarına ilişkin istemleriönce şekil ve süre açısından inceleyeceği;yöntemine uymayan veya süresi içinde ilerisürülmemiş istemleri reddedeceği kuralına yerverilmektedir Dosyaüzerinde 2247 sayılı Yasanın 27. maddesi uyarıncayapılan incelemeye göre; Adlive idari yargı yerleri arasında anılan Yasanın 14.maddesinde öngörülen biçimde olumsuz görevuyuşmazlığı doğduğu, adli yargıdosyasının davacı vekilinin istemi üzerine songörevsizlik kararını veren Mahkemece, idari yargıdosyası da temin edilmek suretiyle Mahkememize gönderildiği veusule ilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığıanlaşıldığından, adli ve idari yargı yerleriarasında doğan görev uyuşmazlığının esasınınincelenmesine oy birliği ile karar verildi. II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hakim Filiz BUDAK’ın,davanın çözümünde adli yargınıngörevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan;ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Mehmet BAYHAN ile Danıştay Savcısı MehmetAli GÜMÜŞ’ün davada adli yargınıngörevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, davalışirkette görev yapmakta iken, 406 sayılı Yasa'nınEk-29. maddesi ile 4046 sayılı Yasa'nın 22. maddesine göreadı Devlet Personel Başkanlığına bildirilen vebaşka kuruma atanması nedeniyle yeni görevine başlayandavacının, maaş nakil ilmühaberinin düzeltilmesi veücretine yansıtılmayan ek ödemelerin ve dengetazminatını alacağının davalıdan tahsilineilişkindir. Dosya kapsamındayapılan incelemede; davacının 24.03.2010 tarihinde idariyargıda dava açtığı, yargılamasırasında davalı tarafın görev itirazındabulunması üzerine Mahkemece görevlilik kararıverildiği, davalı vekili tarafından olumlu görevuyuşmazlığı çıkarılmasıisteğinde bulunduğu, davalı vekilinin dilekçesininYargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’ncayapılan inceleme ile, 2247 sayılı Kanun’un 10 ve 13.Maddeleri uyarınca olumlu görev uyuşmazlığıçıkarıldığı, bunun üzerine; Mahkememizedosyanın geldiği ve yapılan inceleme sonucu, 06.112.2010gün ve E:2010/246 K:2010/297 sayılı ile davanın adliyargıda çözümlenmesi gerektiğine kararverildiği, idare mahkemesince Uyuşmazlık Mahkemesininkararı doğrultusunda görevsizlik kararıverildiği ve kararın 07.04.11 tarihinde kesinleştiğianlaşılmıştır. Davacı vekili, bukararın kesinleşmesinin ardından 18.04.2011 tarihide aynıistemle adli yargıda dava açmış, adli yargıdayapılan yargılama soncu görevsizlik kararı verilmiş,kararın temyizi üzerine; Temyiz Mahkemesince, dava konusuuyuşmazlığın hangi yargı merciinde görülmesigerektiğine ilişkin daha önce çıkanuyuşmazlığın, Uyuşmazlık Mahkemesince kararabağlandığı tespit edildiği halde bu husus dikkatealınmadan yerel mahkemenin kararı onanmış ve bu karar dakesinleşmiştir. 2247sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş veİşleyişi Hakkında Kanun’un “Olumlu görevuyuşmazlığı çıkarma”başlıklı 10. Maddesinde; “Görevuyuşmazlığı çıkarma; adli, idari ve askeri biryargı merciinde açılmış olan davada ilerisürülen görev itirazının reddi üzerine ilgiliBaşsavcı veya Başkanunsözcüsü tarafındangörev konusunun incelenmesinin Uyuşmazlık Mahkemesindenistenmesidir. YetkiliBaşsavcı veya BaşkanunsözcüsününUyuşmazlık Mahkemesinden istekte bulunabilmesi için,görev itirazının, hukuk mahkemelerinde en geç birincioturumda, ceza mahkemelerinde delillerin ikamesine başlamadan önce;idari yargı yerlerinde de dilekçe ve savunma evresi tamamlanmadanyapılmış olması ve yargı yerlerinin de kendileriningörevli olduklarına karar vermiş bulunmalarışarttır. Görevitirazının yargı merciince yerinde görülerekgörevsizlik kararı verilmesi halinde, görev konusununUyuşmazlık Mahkemesince incelenebilmesi, temyizen bu kararınbozulmuş ve yargı merciince de bozmaya uyularak görevliolduğuna karar verilmiş bulunmasına bağlıdır. Uyuşmazlıkçıkarma isteminde bulunmaya yetkili makam; reddedilengörevsizlik itirazı adli yargı yararına ilerisürülmüş ise Cumhuriyet Başsavcısı, idariyargı yararına ileri sürülmüş iseDanıştay Başkanunsözcüsü, askeri cezayargısı yararına ileri sürülmüş ise AskeriYargıtay Başsavcısı, Askeri İdari Yargıyararına ileri sürülmüş ise bu mahkemeninBaşkanunsözcüsüdür. Görevitirazının reddine ilişkin karara karşı itiraz yolununaçık bulunduğu ceza davalarında ret kararı kesinleşmeden uyuşmazlıkçıkarma istenemez” hükmü, “Yargı merciince yapılacak işlemler”başlıklı 12.maddesinde; “Görev itirazındabulunan kişi veya makam itirazının reddine ilişkinkararın verildiği tarihten, şayet bu kararın tebliğigerekiyorsa tebliğ tarihinden, itiraz yolu açık bulunan cezadavalarında ise ret kararının kesinleştiği tarihtenbaşlayarak 15 gün içinde, uyuşmazlıkçıkarılmasını istemeye yetkili makama sunulmaküzere iki nüsha dilekçeyi itirazı reddeden yargımerciine verir. Buyargı mercii dilekçenin bir nüshasını ve varsaeklerini yedi gün içinde cevabını bildirmesi içindiğer tarafa tebliğ eder. Tebligat yapılan taraf, süresiiçinde bu yargı merciine cevabını bildirmezse cevapvermekten vazgeçmiş sayılır. Yargımercii, itiraz dilekçesi üzerine verdiği itirazı retkararını kaldırarak görevsizlik kararı vermediğitakdirde yetkili makama sunulmak üzere kendisine verilen dilekçeyialınan cevabı ve görevsizlik itirazının reddineilişkin kararını, dava dosyası müktevasınınonaylı örnekleriyle birlikte uyuşmazlık çıkarmaisteminde bulunmaya yetkili makama gönderir. Birdavada uyuşmazlık çıkarılması içinyalnız bir kez başvurabilir.” hükmü, “Olumsuzgörev uyuşmazlığı” başlıklı 14.Maddesinde; “ Olumsuz görevuyuşmazlığının bulunduğunun ilerisürülebilmesi için adli, idari veya askeri yargımercilerinden en az ikisinin tarafları, konusu ve sebebi aynı olandavada kendilerini görevsiz görmeleri ve bu yolda verdiklerikararların kesin veya kesinleşmiş olması gerekir. Bu uyuşmazlığıngiderilmesi istemi, ancak davanın taraflarınca ve cezadavalarında ise ayrıca ilgili makamlarca ilerisürülebilir.” Hükmü “Yargımeirciince yapılacak işler” başlıkılı 15.Maddesinde; (Değişik madde: 21/01/1982 - 2592/4 md.;Değişikmadde: 23/07/2008-5791 S.K./6.mad) Olumsuzgörev uyuşmazlıklarında dava dosyaları, songörevsizlik kararını veren yargı merciince, bu kararınkesinleşmesinden sonra, ceza davalarında doğrudan doğruyadiğer davalarda ise taraflardan birinin istemi üzerine, ilkgörevsizlik kararını veren yargı merciine ait davadosyası da temin edilerek Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilirve görevli yargı merciinin belirlenmesi istenir.”hükmü, “İncelemedeizlenecek sıra” başlıklı 27. Maddesinde;“Uyuşmazlık Mahkemesi’nin, uyuşmazlıkçıkarmaya veya görev uyuşmazlıklarınailişkin istemleri önce şekil ve süreaçısından inceleyeceği; yöntemine uymayan veyasüresi içinde ileri sürülmemiş istemlerireddeder” hükmü, “Kararların Bildirilmesi” başlıklı28. Maddesinde; “Uyuşmazlık Mahkemesi, vereceğibütün kararların sonuçlarını ilgiliBaşsavcı ve Başkanunsözcüsüne, görevuyuşmazlığının çözülmesi içinkendisine başvuran yargı merciine, kararı beklemesi içinyazı yazılmış bulunan yargı merciine veya mercilerineuyuşmazlığın çözülmesi içinbaşvurmuş olan kişilere veya makamlara hemen tebliğ eder. İlgiliyargı mercileri ile bütün makam, kuruluş ve kişiler;mahkeme kararlarına uymak, geciktirmeksizin onları uygulamaklaödevlidirler. Gerekçelikararın birer örneği de birinci fıkrada yazılıyerlere ve kişilere gönderilir.” hükmü, “Kararlarınkesinliği ve Yayımlanması” başlıklı 29.Maddesinde; “ Bölümlerinve Genel Kurulun kararları kesindir. İlke kararları ileBaşkanın uygun göreceği Bölümlerin kararlarıResmi Gazete'de yayımlanır.” hükmü yeralmaktadır. Yukarıdasözü edilen Kanun hükümlerine uyarınca; bir davadauyuşmazlık çıkarılması için bir kezbaşvurulabileceği ve Uyuşmazlık Mahkemesi’ninverdiği kararların kesin ve bağlayıcı olduğutartışmasızdır. Budurumda somut uyuşmazlığa baktığımızda;davacının idari yargıda açtığı davasırasında 2247 sayılı Yasa’nın 10. Maddesinegöre Mahkememizce yapılan inceleme sonucu, davada adliyargının görevli olduğuna karar verilmesine ilişkinkararın, 2247 sayılı Yasa’nın 28. Maddesiuyarınca tüm yargı mercilerini bağlayıcıolduğu, bu kararın ardından adli yargıda görevsizlikkararının verilerek aynı dosyada olumsuz görevuyuşmazlığı çıkarılması sonucudeğiştirmeyeceğinden adli yargı kararınınkaldırılmasının gerektiği açıktır. Açıklanannedenlerle, Afyonkarahisar İş Mahkemesince verilen görevsizlikkararının kaldırılması ve aynı konudaUyuşmazlık Mahkemesince 06.12.2010 gün ve E:2010/246 K:2010/297sayılı kararı ile uyuşmazlık hakkında kararverildiğinden aynı konuda yeniden karar verilmesine yerolmadığına karar verilmesi gerekmiştir. SO N U Ç : Davanınçözümünde ADLİ YARGININ görevli olduğuna,bu nedenle Afyonkarahisar İş Mahkemesi’nin 12.02.2013 günve E:2011/367 K:2013/87 sayılı GÖREVSİZLİK KARARININKALDIRILMASINA, ve aynı konuda Uyuşmazlık Mahkemesince 06.12.2010gün ve E:2010/246 K:2010/297 sayılı kararı ileuyuşmazlık hakkında karar verildiğinden aynı konudayeniden karar verilmesine yer olmadığına 01.04.2014gününde OY BİRLİĞİ İLE KESİN OLARAKkarar verildi. Başkan Serdar ÖZGÜLDÜR Üye Eyüp Sabri BAYDAR Üye Nurdane TOPUZ Üye Ali ÇOLAK Üye Ayhan AKARSU Üye Sıddık YILDIZ Üye Mehmet AKBULUT
Full & Egal Universal Law Academy