T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2014 / 303
KARAR NO : 2014 / 345
KARAR TR : 1.4.2014
ÖZET : Davalı Şirkette çalışırken Kurumun özelleştirilmesi nedeniyle başka kuruma nakledilen davacının, maaş nakil bildiriminin ilgili mevzuata uygun düzenlenmemesi nedeniyle uğradığı parasal kaybın giderilmesi istemiyle açtığı davanın, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı :A.Y.
Vekilleri : Av. A.H.S. & Av.B.K.G.
Davalı : Türk TelekomünikasyonA.Ş.Genel Müdürlüğü
Vekili :Av.S.A.
İhbar Olunan : Maliye Bakanlığı (YalnızcaAdli Yargıda)
Vekili : Haz.Av. A.D.
O L A Y : Davalı Şirkette görevyapmakta iken, 406 sayılı Yasanın Ek-29. maddesi ile 4046sayılı Yasanın 22. maddesine göre adı Devlet PersonelBaşkanlığına bildirilen davacı 11.9.2008 tarihinde İzmirValiliği, İl Sosyal HizmetlerMüdürlüğü emrine atanmıştır.
Davacı vekili, ıslah vefazlaya ilişkin tüm dava ve talep hakları saklı kalmakkaydı ile müvekkilinin nakil işlemine tabi tutulmak üzereDevlet Personel Başkanlığı'na bildirilmesi vedevamında anılan kurumca belirlenen kamu kurum ve kuruluşunanakline esas maaş nakil ilmühaberinde yer alan Devlet PersonelBaşkanlığı'na bildirim tarihindeki netmaaşının, tespit edilecek rakam olarak tespit olunarakdüzeltilmesi; ücret artışlarında, 5473sayılı yasa ile öngörülen denge tazminatınınücretlere yansıtılmaması suretiyle eksik ödenenücret alacaklarının ve bunlara ilişkin temerrütfaizinin tahsili ile taraflarına ödenmesi istemiyle, TürkTelekomünikasyon A.Ş.Genel Müdürlüğünekarşı, 21.3.2011 tarihinde adli yargı yerinde davaaçmış; daha sonra. İhbar edilmesi üzerine MaliyeBakanlığı da davaya katılmıştır.
İZMİR 3.İŞMAHKEMESİ:21.2.2013 gün ve E:2011/225, K.2013/92 sayı ile,Danıştay İdari Dava Daireleri Genel Kurulu'nun 07/04/2011 tarihve 2011/55 E - 2011/205 K sayılı kararı ile; Yargıtay 9.HD'nin 2012/28267 E - 2012/35985 K sayılı 05/11/2012 tarihliilamı gereğince nakle tabi işçilerle davalıTürk Telekomünikasyon AŞ arasındakiuyuşmazlıklarda daha önce esasa yönelik kararlarverildiği, ancak Danıştay İdari Dava Dairelerinin07/04/2011 gün ve 2011/55 E - 205 K sayılı kararından sonrauyuşmazlığın Adli Yargı yerindegörüleceği konusunda yeniden değerlendirmeyapılması gerektiği, anılan karara göre,Danıştay İdari Dava Dairelerinin gerekçelerinin dairecebenimsendiğinin belirtilerek, özelleştirmeden öncestatü hukuku hükümlerine tabi davacı niteliğindekipersonelin özelleştirme sonrası belirli bir süreliğinedavalı ile özel hukuk hükümlerine tabi olarak işsözleşmesi kapsamındaçalıştırılmakta, nakledildiğinde tekrarstatü hukuku kapsamına girmekte olduğu, davacınıniş sözleşmesi ile çalıştığıdönemde davalı şirkete davacının ücreti konusunda"artış oranının kamudaki memur maaşartış oranında" olacağı yönündeyükümlülük getirildiği gibi 406 sayılı Yasahükümleri uyarınca davalı şirkete hak sahibi personeliDevlet Personel Başkanlığı'na bildirmesi, bildirim ileberaber personelin nakledileceği kamu kurumunda yararlanacağı,parasal haklara esas olmak üzere memur maaş nakil ilmühaberidüzenlenmesi, personelin ilişiğinin kesilmesi gibi işlemleryaptırıldığının görüldüğü,bu işlemlerin İdare Hukuku alanında hukuki sonuçlardoğurduğu ve ilgili personelin nakledilecekleri kurumdakistatülerini, özlük ve parasal haklarınıbelirlediği, söz konusu işlemlerin kamu personeli hakkındave idare hukuku alanında tesis edilmiş birer idari işlemniteliğinde olduklarının açık bulunduğu, idariişlemler ile ilgili uyuşmazlığın ise Adli Yargıyerinde değil, İdari Yargı yerinde çözülmesigerektiğinden Mahkemece davanın HMK'nın 114/1-b md.uyarınca "Yargı yolunun caiz olmaması" nedeniyleaynı Yasanın 155-2. md. uyarınca usulden reddine karar verilmesigerekeceği, belirtildiğinden; uyuşmazlığınniteliği gereğince ve Yargıtay 7. HD'nin görüş vekabulleri doğrultusunda dava konusu uyuşmazlığınİdari Yargı yerinde çözümlenmesi gerektiği sebebiile Mahkemelerinde açılan davanın HMK 114/1-b ve 115/2. md.uyarınca usulden reddine karar vermenin gerektiğini belirterek; davanın HMK 114/1-b maddesi uyarınca yargı yolunun caizolmaması nedeniyle aynı Yasanın 115/2. Maddesi uyarıncausulden reddine karar vermiş; bu karar, Yargıtay 22.Hukuk Dairesinin22.4.2013 gün ve E:2013/8015, K:2013/8485 sayılı kararıyla,vekalet ücreti ve diğer yargılama giderleri yönündendüzeltilerek onanmak suretiyle kesinleşmiştir.
Davacı vekili bu defa, ıslahve fazlaya ilişkin tüm dava ve talep hakları saklı kalmakkaydı ile; müvekkilinin kamu kurum ve kuruluşlarına nakle esasmaaş nakil ilmühaberinde eksik tespit edilen ücret sebebiyle(denge tazminatının, Davalı Türk TelekomünikasyonAŞ. Tarafından maaş nakil ilmühaberinde yer alanücrete yansıtılmaması sebebiyle) mahrum kalınan2.217,00.TL ücret alacağına ve buna ilişkin temerrütfaizinin tahsili istemiyle Türk Telekomünikasyon A.Ş.GenelMüdürlüğüne karşı idari yargı yerindedava açmıştır.
İZMİR 5.İDAREMAHKEMESİ: 27.12.2013 gün ve E:2013/1575 sayı ile, TürkTelekom’un %55 oranındaki hissesinin blok olaraksatışına ilişkin yapılan ihalenin, 25/07/2005 tarih ve2005/9146 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ileonaylandığı ve 02.08.2005 tarih ve 25894 sayılı ResmiGazete’de yayınlanarak yürürlüğe girdiği, TürkTelekom’un özelleştirmesine yönelik HissedarlarSözleşmesi ve Hisse Rehni Sözleşmesi ve imtiyazSözleşmesinin ise 14.11.2005 tarihinde imzalandığı, busözleşmelerin imzalanmasından sonra, Türk Telekom’un%55 oranındaki hissesinin Oger Telekomünikasyon A.Ş.‘nedevredildiği ve Türk Telekom bir kamu şirketi olmaktançıktığı; bakılan davada, davacınınçalıştığı Türk TelekomünikasyonA.Ş’nin özelleştirilmesi sonucu sermayesindeki kamupayının %50’nin altına düştüğü,bu anlamda kamu kuruluşu niteliğini kaybettiği,davacının maaş nakil bildiriminin düzenlendiğitarihte, davalı mevkiinde kamu kuruluşu niteliğitaşımayan Türk Telekomünikasyon A.Ş. GenelMüdürlüğünün olduğuanlaşıldığından, davacının maaş nakililmühaberinin yanlış düzenlenmesine ilişkinişlemden kaynaklanan uyuşmazlığınçözümünün adli yargı yerine aitbulunduğu; nitekim Uyuşmazlık Mahkemesi'nin 05/07/2010gün ve E:2010/56, K:2010/157 sayılı kararı ile 06/12/2010gün ve E:2010/66, K:2010/144 sayılı kararındauyuşmazlığın çözümünde idariyargının değil adli yargının görevliolduğuna hükmedildiği gerekçesiyle; 2247 sayılıUyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve İşleyişiHakkında Kanunun 19.maddesi uyarınca görevli yargı merciinbelirlenmesi için dosyanın Uyuşmazlık Mahkemesi'negönderilmesine, uyuşmazlığın anılan Mahkemeceverilecek karardan sonra görülmesine karar vermiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE : Uyuşmazlık Mahkemesi HukukBölümü’nün, SerdarÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında,Üyeler: Eyüp Sabri BAYDAR, Ali ÇOLAK, SıddıkYILDIZ, Nurdane TOPUZ, Ayhan AKARSU ve Mehmet AKBULUT’unkatılımlarıyla yapılan 1.4.2014 günlütoplantısında;
l-İLK İNCELEME: Dosyaüzerinde 2247 sayılı Yasa’nın 27. maddesiuyarınca yapılan incelemeye göre; İdare Mahkemesince, 2247sayılı Yasa’nın 19. maddesine göre başvurudabulunulmuş olduğu, adli ve idari yargı yerleri arasındadavalılardan Türk Telekomünikasyon A.Ş.GenelMüdürlüğü aleyhine açılan dava yönünden görevuyuşmazlığın doğduğu idari yargıdosyasının Mahkemece, ekinde adli yargı dosyası ilebirlikte Uyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderildiği veusule ilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığıanlaşıldığından, görevuyuşmazlığının esasının incelenmesineoybirliği ile karar verildi.
II-ESASIN İNCELENMESİ:Raportör-Hakim Taşkın ÇELİK’in, davanınçözümünde adli yargının görevliolduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarcagörevlendirilen Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Mehmet BAYHANile Danıştay Savcısı Mehmet AliGÜMÜŞ’ün davada adli yargının görevliolduğu yolundaki sözlü açıklamaları dadinlendikten sonra GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜPDÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, davalı şirkettegörev yapmakta iken, 406 sayılı Yasa'nın Ek-29. maddesi ile4046 sayılı Yasa'nın 22. maddesine göre adı DevletPersonel Başkanlığına bildirilen, sonrasında KamuKurumu emrine atanan davacı tarafından; maaş nakil bildirimininilgili mevzuata uygun düzenlenmediğinden bahisle, yoksun kaldığıparasal haklarının faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesiistemiyle açılmıştır.
1953tarih ve 6145 sayılı Yasa ile, Türkiye Cumhuriyeti Posta,Telgraf ve Telefon İşletmesi kurulmuş; 1924 tarih ve 406sayılı Telgraf ve Telefon Kanunu’nun 10.6.1994 tarih ve 4000sayılı Yasa’yla değiştirilen 1. maddesi ile, posta vetelgraf tesis ve işletmesine ilişkin hizmetler, Postaİşletmesi Genel Müdürlüğü’nce(P.İ), telekomünikasyon hizmetleri ise, “TürkTelekomünikasyon Anonim Şirketi (Şirket)” tarafındanyürütülecek şekilde yenidenyapılandırılmıştır.
27.1.2000tarih ve 4502 sayılı Yasa’nın 1. maddesi ile, 406sayılı Yasa’nın 1. maddesine eklenen dokuzuncufıkrada, “Türk Telekom, bu Kanun ve özel hukukhükümlerine tabi bir anonim şirkettir. Kamu İktisadi Teşebbüslerininkuruluş, teşkilât ve faaliyetleri ile ilgili mevzuat TürkTelekom’a uygulanmaz. Sadece, Türkiye Büyük Millet Meclisidenetimine ilişkin 2.4.1987 tarihli ve 3346 sayılı Kanunun 9uncu maddesi hükümleri uygulanır” denilmiş;anılan fıkra hükmü, 12.5.2001 tarih ve 4673sayılı Yasa’nın 1. maddesi iledeğiştirilmiş ve “Türk Telekom, bu Kanun ve özelhukuk hükümlerine tabi bir anonim şirkettir. Bu Kanunhükümleri saklı kalmak üzere, kamu iktisaditeşebbüsleri de dahil, sermayesinin yarısından fazlasıkamuya ait olan kamu kurum, kuruluş ve ortaklıklarına uygulananmevzuat Türk Telekom’a uygulanmaz. Sermayesinin yarısındanfazlası kamuda kaldığı sürece, TürkiyeBüyük Millet Meclisi denetimine ilişkin 2.4.1987 tarihli ve 3346sayılı Kanunun 9 uncu maddesi hükümleri uygulanır.16.7.1965 tarihli ve 697 sayılı Kanun ile milli güvenlik ve kamudüzeniyle sıkıyönetim ve seferberlik hallerindetelekomünikasyon hizmetlerinin yürütülmesine ilişkinözel kanunların hükümleri saklıdır”; Ek 29.maddesinin 3.7.2005 gün ve 5398 sayılı Kanun’un 14.maddesi ile değişik birinci fıkrasında, “TürkTelekom hisselerinin devri sonucu kamu payının yüzde ellininaltına düşmesi durumunda; Türk Telekomda ek 22 nci maddenin(a) bendinin bu Kanunla yürürlükten kaldırılanhükümleri uyarınca belirlenen aslî ve sürekligörevlerde çalışmakta olanlar ile 22.1.1990 tarihli ve 399sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye tâbi olarak kadroluveya sözleşmeli personel statüsündeçalışanlar ve kapsam dışı personel, kamugörevlerinden yüzseksen gün aylıksız izinlisayılır…” denilmiştir.
Öte yandan; 406 sayılıYasa’nın 4502 sayılı Yasa ile değişik 2.maddesinin (c) bendinin birinci alt bendinin birinci cümlesinde, “TürkTelekom; telekomünikasyon şebekeleri üzerinden sunulan ulusal veuluslararası ses iletimini ihtiva eden telefon hizmetlerini, 31.12.2003tarihine kadar bu Kanun ve görev sözleşmesiçerçevesinde tekel olarak yürütür”denildikten sonra, anılan (c) bendinin birinci alt bendine 12.5.2001 tarihve 4673 sayılı Yasa ile eklenen üçüncücümlede, “Ancak, Türk Telekom’daki kamu payı%50’nin altına düştüğünde, TürkTelekom’un tüm tekel hakları 31.12.2003 tarihinden önce deolsa ortadan kalkmış olur” denilmiş; 4502 sayılıYasa’nın Geçici 3. maddesi ile de TürkTelekomünikasyon A.Ş., 233 sayılı KHK’nin ekindeki“B-Kamu İktisadi Kuruluşları (KİK)”bölümünde yer alan kuruluşlar listesindençıkarılmıştır.
Bu düzenlemeler birliktedeğerlendirildiğinde, telekomünikasyon şebekeleriüzerinden sunulan ulusal ve uluslararası ses iletimini ihtiva edentelefon hizmetlerini 31.12.2003 tarihine kadar “tekel” olarakyürütmekle görevli kılınan ve çoğunlukhisseleri kamuya ait bulunan Türk Telekom’un, tekel kapsamındakamu hizmeti yürüten, ancak kuruluş yasasındaki sondüzenlemeler ile kendine özgü statüye sahip olan vesermayesindeki kamu payı %50’nin altınadüşünceye kadar kamu kuruluşu niteliğini taşıyanbir kuruluş olduğu tartışmasızdır.
Özelleştirme kapsamındabulunan Türk Telekomünikasyon A.Ş.’deki tamamıHazineye ait bulunan hisselerden % 55’i, Bakanlar Kurulu’nun25.7.2005 tarih ve 2005/9146 sayılı “TürkTelekomünikasyon Anonim Şirketi (Türk Telekom)’nin %55 Oranındaki Hissesinin Blok Olarak Satışınaİlişkin Nihai Devir İşlemlerine Dair KararınYürürlüğe Konulması Hakkında Karar”ıuyarınca, 14.11.2005 tarihli Hisse Satış Sözleşmesiile (6.550.000.000 USD. bedelle) Ojer Telekomünikasyon A.Ş.’nesatılmıştır.
Bu sürece paralel olarakTürk Telekom personelinin durumu incelendiğinde:
TürkTelekom A.Ş., 4502 sayılı Yasa’nın 29.1.2000 tarih ve23948 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarakyürürlüğe girdiği dikkatealındığında, 29.1.2000 tarihi itibariyle 233sayılı KHK kapsamıdışında kalmış ve anılan KHK eki cetvellerdençıkarılmış olması nedeniyle,Uyuşmazlık Mahkemesi Genel Kurulu’nun 22.1.1996 gün ve E:1995/1, K:1996/1 sayılı veözelleştirme kapsamında bulunan kamu iktisadi teşebbüslerindesözleşmeli veya kapsam dışı statüdeçalışan personelin kurumları ile olan ilişkilerindendoğan anlaşmazlıkların çözüm yerinin idariyargı olduğu yolundaki İlke Kararı kapsamıdışında değerlendirilmesi gerekmektedir. Anılan 4502 sayılıYasa’nın 13. maddesi ile 406 sayılı Yasa’ya eklenenEk 22. maddenin (a) bendinde, “a) Personelin statüsü: Telekomünikasyonhizmetlerinin gerektirdiği asli ve sürekli görevlertelekomünikasyon alanında sekiz yıl tecrübeye sahip ve enaz dört yıllık yüksek öğrenimgörmüş bir genel müdür ile kadro, unvan, derece vesayıları Yönetim Kurulunun önerisi veBakanlığın teklifi üzerine bu Kanununyürürlüğe girdiği tarihten itibaren yüzseksengün içerisinde Bakanlar Kurulu Kararı ile belirlenenkadrolarda istihdam edilen personel eliyle yürütülür. Bupersonel hakkında bu Kanunda öngörülen hükümlersaklı kalmak üzere 399 sayılı Kanun HükmündeKararname hükümleri uygulanır. Bunlarındışında kalan personel iş mevzuatı uyarıncaistihdam edilir. İş mevzuatına göre istihdam edilenlereilişkin kayıt ve şartlar Yönetim Kurulu tarafındantayin olunur” hükmüne yer verilmiş; bu benthükmü, 4673 ve 5189 sayılı Yasalarla yapılandeğişiklikler sonucunda; “a) Personelin statüsü: (Ekibare: 12.5.2001-4673/6. md.) Türk Telekomdaki kamu payı%50’nin altına düşünceye kadar, Türk TelekomYönetim Kurulu üyeliklerine atanacaklarda Devlet memurluğuna atanabilmegenel şartlarına sahip olma ve en az dört yıllıkyüksek öğrenim görme şartları aranır.(Mülga ikinci ve üçüncü cümle:16.6.2004-5189/12 md.) Bunların dışında kalan personeliş mevzuatı uyarınca istihdam edilir. İşmevzuatına göre istihdam edilenlere ilişkin kayıt veşartlar Yönetim Kurulu tarafından tayin olunur”hükmünü almış; aynı maddenin (b) bendinin ikinciparagrafında da iş mevzuatına tabi olan Türk Telekom çalışanlarınınaylık ücretlerinin kendilerini atamaya yetkili olan YönetimKurulu tarafından tespit olunacağı kuralabağlanmıştır. 406 sayılıYasa’nın anılan Ek 22. maddesi uyarınca, Türk TelekomA.Ş. Genel Müdürlüğü’ne ait asli vesürekli kadrolar belirlenerek 4.4.2000 tarih ve 24010 (Mükerrer) sayılıR.G. de yayımlanan 31.3.2000 tarih ve 2000/331 sayılı BakanlarKurulu Kararı ekinde yer alan listede: merkez teşkilatıiçin 100 ve taşra teşkilatı için 100 (6 BölgeMüdürü, 12 Bölge Müdür Yardımcısıve 82 İl Telekom Müdürü) kadro ihdas edilmiş; öteyandan, aynı Yasa maddesinin verdiği yetkiye dayanılarakhazırlanan “Türk Telekomünikasyon A.Ş. KapsamDışı Personel Yönetmeliği” adıaltındaki düzenleme, Yönetim Kurulunun 31.8.2000 tarih ve 407sayılı kararıyla kabul edilmek suretiyleyürürlüğe konulmuştur. Kanunla, Kurumda görev yapanpersonelden asli ve sürekli görev yapacak olanları kadrounvanı itibariyle belirlemek konusunda Bakanlar Kurulu'na yetkiverildiği açıktır. Bu yetki 4502 sayılıKanun’un yürürlüğe girdiği 29.1.2000 tarihi ile5189 sayılı Kanun’un yürürlüğe girdiği2.7.2004 tarihleri arasında geçerli olmuştur. Anayasa’nın 128.maddesinde, “Devletin, kamu iktisadî teşebbüsleri vediğer kamu tüzelkişilerinin genel idare esaslarınagöre yürütmekle yükümlü oldukları kamuhizmetlerinin gerektirdiği aslî ve sürekli görevler,memurlar ve diğer kamu görevlileri eliylegörülür” denilmiştir. 406 sayılıYasa’nın Ek 29. maddesinin 3.7.2005 tarih ve 5398 sayılıKanun’la değişik birinci fıkrasında, “TürkTelekom hisselerinin devri sonucu kamu payının yüzde ellininaltına düşmesi durumunda; Türk Telekomda ek 22 nci maddenin(a) bendinin bu Kanunla yürürlükten kaldırılanhükümleri uyarınca belirlenen asli ve sürekligörevlerde çalışmakta olanlar ile 22.1.1990 tarihli ve399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye tabi olarak kadroluveya sözleşmeli personel statüsündeçalışanlar ve kapsam dışı personel, kamugörevlerinden yüzseksen gün aylıksız izinlisayılır. Bu personel belirtilen süre içinde TürkTelekomda çalışmaya devam eder ve hisse devir tarihinden nakliiçin Devlet Personel Başkanlığına bildirildikleritarihe kadarki aylık ücret, harcırah, sağlıkgiderleri, cenaze giderleri ve ölüm yardımı ile diğermali ve özlük hakları Türk Telekom tarafındankarşılanır…” denilerek, yasakoyucu tarafındanTürk Telekom’da 22.1.1990 tarihli ve 399 sayılı KanunHükmünde Kararnameye tabi olarak sözleşmeli personelstatüsünde çalışanlar ile kapsam dışıpersonel, kamu personeli sayılmıştır. Olayda,davalının hisse devir (14.11.2005) tarihinde davalıkuruluşta çalışmakta iken 406 sayılıYasa'nın Ek-29. maddesi ile 4046 sayılı Yasa'nın 22.maddesine göre adı Devlet Personel Başkanlığınabildirilen ve sonrasında kamu kurumu emrine atanan davacıtarafından; yoksun bırakıldığı dengetazminatından kaynaklanan parasal haklarının ödenmesiistemiyle 21.3.2011 tarihinde dava açılmıştır. 2577sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun“İdari Dava Türleri ve İdari Yargı YetkisininSınırı” başlıklı 2. maddesinindeğişik 1 numaralı bendinde: “a)(Değişik : 8.6.2000-4577/5 md.) İdari işlemlerhakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biriile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleriiçin menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılaniptal davaları, b)İdari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel haklarıdoğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargıdavaları, c)(Değişik: 18.12.1999-4492/6 md.) Tahkim yolu öngörülenimtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinden doğanuyuşmazlıklar hariç, kamu hizmetlerinden birininyürütülmesi için yapılan her türlü idarisözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkanuyuşmazlıklara ilişkin davalar” idari dava türleriolarak sayılmış olup; kural olarak, idari yargıda ancakDevlete ve kamu tüzel kişilerine karşı açılandavalara bakılabilir. Buna göre, işlemin tesisedildiği ve dava açıldığı tarihte davalımevkiinde kamu kuruluşu niteliği taşımayan TürkTelekomünikasyon A.Ş.'nin olması karşısında,idari yargı yetkisi kapsamında açılmış biridari dava bulunduğundan sözetmek olanaksızolduğundan; uyuşmazlığın, özel hukukhükümlerine göre görüm veçözümünde adli yargı yerinin görevliolduğu sonucuna varılmıştır. Belirtilen nedenlerle İzmir 5.İdareMahkemesinin başvurusunun kabulü ile İzmir 3.İşMahkemesinin görevsizlik kararının kaldırılmasıgerekmiştir. S O N U Ç : Davanınçözümünde ADLİ YARGININ görevli olduğuna,bu nedenle İzmir 5.İdare Mahkemesinin BAŞVURUSUNUN KABULÜile İzmir 3.İş Mahkemesi’nin 21.2.2013 gün veE:2011/225, K.2013/92 sayılı GÖREVSİZLİK KARARININKALDIRILMASINA, 1.4.2014 gününde OY BİRLİĞİ İLEKESİN OLARAK karar verildi. Başkan Serdar ÖZGÜLDÜR Üye Eyüp Sabri BAYDAR Üye Nurdane TOPUZ Üye Ali ÇOLAK Üye Ayhan AKARSU Üye Sıddık YILDIZ Üye Mehmet AKBULUT
Full & Egal Universal Law Academy