T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2014 / 337
KARAR NO : 2014 / 377
KARAR TR : 01.04.2014
ÖZET : Sigortalı aracın uğradığı hasarı ödeyen sigorta şirketinin, zararın idarece giderilmesi istemiyle açtığı davanın, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk. K A R A R Davacı : Halk Sigorta A.Ş. Vekili : Av. H.T. Davalı : Ankara BüyükşehirBelediye Başkanlığı OL A Y : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;5.8.2012 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucunda müvekkilişirketin kasko sigortalısı bulunan 06…… plakalıaracın Etiler Caddesinde seyir halinde iken gece saat 02.30’da yoldabulunan beton taşlara çarpması sonucunda araçta hasar meydanageldiğini, sürücünün herhangi bir kural ihlaliyapmadığını, yolda bulunan beton taşlara ilişkinçalışma alanında aydınlatma veyansıtıcı ikaz lambaları veya herhangi bir uyarılambasının bulunmadığını, davalı belediyeyesöz konusu ödeme ile ilgili başvurulduğunu, meydana gelenhasar nedeniyle 11.10.2012 tarihinde sigortalısına 1.744,00 TL,27.9.2012 tarihinde Otostart’a 1.023,00 TL, 17.10.2012 tarihindeekspertiz raporu için 177,00 TL, 10.10.2012 tarihinde Ç.O.’ya2.549,00 TL olmak üzere toplam 5.493,00 TL ödemeyapıldığını ileri sürerek, fazlaya dair hertürlü hakları saklı kalmak kaydıyla 5.8.2012 tarihindemeydana gelen kaza sonucunda zarar gören hak sahiplerine ödenen 2.746,00TL tazminatın ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faiziile birlikte tazmini istemiyle adli yargı yerinde davaaçmıştır. ANKARA17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ: 5.3.2013 gün ve E:2013/85,K:2013/68 sayı ile, davacı yanın rücuen tahsilini istediğitazminatı gerektiren haksız eylemin davalı AnkaraBüyükşehir BelediyeBaşkanlığı’nın tüzel kişiliğiyönünden kamu hizmetinin ifasına dair olduğu ve hizmetkusuru ile bağımlı bulunduğu, o haldeuyuşmazlığın tam yargı davasının konusunuoluşturacağı, 2577 Sayılı İdari YargılamaUsulü Hakkındaki Kanunu’nun 2. maddesi uyarınca hizmetkusurundan doğan zararlardan dolayı idareye karşı idariyargı yerinde tam yargı davası açılmasıgerekeceği, davacı yanın davasını rücuyadayalı haksız fiil kurallarına göre açmışolmasının bu olguyu değiştirmeyeceği, görevkurallarının kamu düzenine dair olduğu ve mahkemelerceistek olmasa bile kendiliğinden dikkate alınacağı, buitibarla, davada mahkemelerinin değil idare mahkemelerinin görevliolduğu gerekçesiyle, yargı yolu caizbulunmadığından dava şartı yokluğunedeniyle davanın usulden reddine karar vermiş, bu karar davacıvekilince temyiz edilmiştir. Yargıtay17. Hukuk Dairesi : 11.9.2013 gün ve E: 2013/9079, K: 2013/12021sayı ile, kararın onanmasına karar vermiş, bu kararkesinleşmiştir. Davacı vekilibu kez aynı istem ile idari yargı yerinde davaaçmıştır. ANKARA 8.İDARE MAHKEMESİ : 18.2.2014 gün ve E:2013/1702 sayıile, dava konusu uyuşmazlığın 2918 sayılıKarayolları Trafik Kanunu’nun uygulanmasına ilişkin birtazminat davası olduğu, anılan Kanunun 110. maddesiuyarınca davanın görüm ve çözümündeadli yargı mercilerinin görevli olduğu gerekçesiyle adliyargının görev alanına giren davanın 2577sayılı Yasa’nın 14/3-a ve 15/1-a maddeleriuyarınca görev yönünden reddi gerektiğinden, 2247sayılı Uyuşmazlık Mahkemesi’nin Kuruluş veİşleyişi Hakkında Kanunun 19. maddesi uyarıncagörevli yargı yerinin belirlenmesi için dosyanın Uyuşmazlıkmahkemesine gönderilmesine ve dosya incelemesinin bu konudaUyuşmazlık Mahkemesince karar verilinceye kadar ertelenmesine kararvermiştir. İNCELEME VE GEREKÇE: UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, SerdarÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında,Üyeler: Eyüp Sabri BAYDAR, Ali ÇOLAK, Sıddık YILDIZ,Nurdane TOPUZ, Ayhan AKARSU ve Mehmet AKBULUT‘un katılımlarıylayapılan 01.04.2014 günlü toplantısında: l-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre; İdareMahkemesince, 2247 sayılı Yasa’nın 19. maddesine görebaşvuruda bulunulmuş olduğu, idari yargı dosyasınınMahkemece, ekinde adli yargı dosyası ile birlikteUyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderildiği ve usuleilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi. II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hakim Gülşen AKARPEHLİVAN’ın, davanın çözümünde adliyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Mehmet BAYHAN ile DanıştaySavcısı Mehmet Ali GÜMÜŞ davada adliyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, sigortalı aracınuğradığı hasarı ödeyen sigorta şirketinin,zararın idarece giderilmesi isteminden ibaret bulunan bir rücuentazminat davasıdır. 2918 sayılı KarayollarıTrafik Kanununun 1. maddesinde, Kanunun amacının karayollarındacan ve mal güvenliği yönünden trafik düzeninisağlayacak ve trafik güvenliğini ilgilendiren tüm konulardaalınacak önlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam” başlıklı2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgili kuralları, şartları,hak ve yükümlülükleri bunların uygulamasınıve denetlenmesini ilgili kuruluşları ve bunların görev,yetki ve sorumluluk, çalışma usulleri ile diğerhükümleri kapsadığı ve bu kanunun karayollarındauygulanacağı belirtilmiştir. Öte yandan 2918 sayılıYasanın 19.1.2011 günlü Resmi Gazetede yayımlanarakyürürlüğe giren 6099 sayılı Yasanın 14.maddesiyle değişik 110. maddesinde “İşleteni veyasahibi Devlet ve diğer kamu kuruluşları olan araçlarınsebebiyet verdiği zararlara ilişkin olanları dahil, bu Kanundandoğan sorumluluk davaları, adli yargıda görülür.Zarar görenin kamu görevlisi olması, bu fıkrahükmünün uygulanmasını önlemez. Hemzemingeçitte meydana gelen tren-trafik kazalarında da bu Kanunhükümleri uygulanır. Motorlu araç kazalarındandolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar,sigortacının merkez veya şubesinin veya sigortasözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerindenbirinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yer mahkemesindede açılabilir”; Geçici 21. maddesinde de “BuKanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasının göreveilişkin hükmü, yürürlüğe girdiğitarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksek İdareMahkemesinde açılmış bulunan davalara uygulanmaz”denilmiştir. Dosyanınincelenmesinden, dava dosyasında mevcut bilgi ve belgelerin incelenmesisonucunda; Şirkete sigortalı vasıtanıngeçirdiği trafik kazası neticesindehasarlandığı, bahis konusu olay neticesinde vasıtada maddihasarın meydana geldiği; tespit edilen hasar bedelinin sigortalıvasıta sahibine ödendiği, olayın meydana gelişindedavalı idarenin yol kusurunun tespit edildiği, meydana gelen hasarnedeniyle sigortalısına tazminat ödeyen şirketin kusurnispetine göre avans faiziyle birlikte davalıdan tahsili istemiyledavanın açılmış olduğuanlaşılmaktadır. 2918 sayılı Kanunun110 uncu maddesinin birinci fıkrasının iptali istemiyle Bursa3.Asliye Hukuk Mahkemesi ve Batman 2.Asliye Hukuk Mahkemesince yapılanitiraz başvuruları üzerine konuyu inceleyen Anayasa Mahkemesi,şu gerekçesi ile anılan kuralı Anayasaya aykırıgörmemiş ve iptal istemini oy birliğiyle reddetmiştir:“… Anayasa Mahkemesi’nin daha önceki kimikararlarında da belirtildiği üzere, tarihsel gelişimeparalel olarak Anayasa’da adli ve idari yargıayırımına gidilmemiş ve idariuyuşmazlıkların çözümünde idare ve vergimahkemeleriyle Danıştay yetkili kılınmıştır.Bu nedenle, genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idariyargı, özel hukuk alanına giren konularda adli yargıgörevli olacaktır. Bu durumda, idari yargının görevalanına giren bir uyuşmazlığınçözümünde adli yargının görevlendirilmesikonusunda kanun koyucunun mutlak bir takdir yetkisinin bulunduğunusöylemek olanaklı değildir. Ancak, idari yargınındenetimine bağlı olması gereken idari biruyuşmazlığın çözümü, haklı nedenve kamu yararının bulunması halinde kanun koyucu tarafındanadli yargıya bırakılabilir. İtiraz konusu kural, trafikkazasında zarar görenin asker kişi ya da memur olmasına,aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veya olayın hemzemingeçitte meydana gelmesi durumlarına göre farklıyargı kollarında görülmekte olan 2918 sayılıKanun’dan kaynaklanan tüm sorumluluk davalarının adli yargıdagörüleceğini öngörmektedir. İtiraz konusudüzenlemenin gerekçesinde de ifade edildiği gibi, askeri idariyargı, idari yargı veya adli yargı kolları arasındauygulamada var olan yargı yolu belirsizliği giderilerek sözkonusu davalarla ilgili olarak yeknesak bir usul belirlenmektedir. Aynıtür davaların aynı yargı yolundaçözümlenmesi sağlanarak davalarıngörülmesi ve çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklıkılındığı ve bunun söz konusu davaların adliyargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanansorumlulukların, özel hukuk alanına girdiği konusunda birtartışma bulunmamaktadır. İdare tarafından kamugücünden kaynaklanan bir yetkinin kullanılması sözkonusu olmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynıseyir çizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risküreten araçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur.Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın2.,125. ve 155. maddelerine aykırı değildir. İtirazınreddi gerekir…” (Any. Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68,K.2013/165 sayılı kararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954,s.136-147.) Anayasa’nın 158 incimaddesinin son fıkrasında “ Diğer mahkemelerle, AnayasaMahkemesi arasındaki görev uyuşmazlıklarında, AnayasaMahkemesi’nin kararı esas alınır.” denilmektedir.Anayasa Mahkemesi’nin yukarıda gerekçesine yer verilenkararı, yasa koyucunun idari yargının görevine giren birkonuyu adli yargının görevine verebileceğine,dolayısıyla 2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrası ile öngörülen, bu Kanun’dan doğantüm sorumluluk davalarının adli yargıda görülmesidüzenlemesinin Anayasa’ya aykırıbulunmadığına dair olup, esas itibariyle görev konusundaverilmiş bir karardır ve Anayasa’nın 158 inci maddesiuyarınca, başta Mahkememiz olmak üzere diğer yargıorganları bakımından da uyulması zorunlu bir kararmesabesindedir. Bu durumda, 2918sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihinde yürürlüğegiren 110. maddesi ile Anayasa Mahkemesi’nin işaret edilenkararı gözetildiğinde, bahsi geçen Kanun maddesininkarayollarında, can ve mal güvenliği yönünden trafikdüzeninin sağlanarak trafik güvenliğini ilgilendirentüm konularda alınacak önlemleri kapsadığı veKanunun, trafikle ilgili kuralları, şartları, hak veyükümlülükleri, bunların uygulanmasını vedenetlenmesini, ilgili kuruluşları ve bunların görev yetkive sorumlulukları ile, çalışma usullerinikapsadığı, dolayısıyla oluşan trafik kazasınedeniyle açılacak sorumluluk davalarının görümve çözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle davanıngörüm ve çözümünde adli yargınıngörevli olduğu dolayısıyla, Ankara 8. İdare Mahkemesininbaşvurusunun kabulü ile, Ankara 17. Asliye Ticaret Mahkemesinceverilen görevsizlik kararının kaldırılması gerekmiştir. S O N U Ç : Davanın görüm veçözümünde ADLİ YARGININ görevli olduğuna,bu nedenle Ankara 8. İdare Mahkemesinin başvurusununkabulü ile Ankara 17. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 5.3.2013gün ve E:2013/85, K:2013/68 sayılı GÖREVSİZLİKKARARININ KALDIRILMASINA, 01.04.2014 gününde ÜyelerdenEyüp Sabri BAYDAR’ın KARŞI OYU ve OYÇOKLUĞUİLE KESİN OLARAK karar verildi Başkan Serdar ÖZGÜLDÜR Üye Eyüp Sabri BAYDAR Üye Nurdane TOPUZ Üye Ali ÇOLAK Üye Ayhan AKARSU Üye Sıddık YILDIZ Üye Mehmet AKBULUT KARŞI OY Davalı Belediyenin karayolununyapım, bakım ve korunmasındaki ihmali sonucu meydana gelenkazada, davacının uğradığı maddi zararıntazmini istemi ile Adli Yargı İlk Derece Mahkemesinde davaaçılmış, Yargılama sonucunda "idareninhizmet kusuruna dayalı açılan davaların tam yargıdavası niteliğinde bulunduğu, İdari Yargıdaaçılması gerektiği" gerekçesi ile davadilekçesi yargı yolu yönünden reddedilmiş, Kararın kesinleşmesiüzerine bu kez davacı vekili aynı istekle İdari Yargıdadava ikameetmiş, İdare Mahkemesi deyargılamada sonucunda "uyuşmazlığın 2918Sayılı Yasa'nın 110. maddesi gereğince Adli Yargıdaçözümlenmesi gerektiği" gerekçesi ileMahkemenin görevsizliğine, 2247 Sayılı Yasa'nın19.maddesi gereğince görevli yargı kolunun belirlenmesiiçin dosyanın Uyuşmazlık MahkemesiBaşkanlığı'na gönderilmesine karar vermiş, Uyuşmazlık Mahkemesinceyapılan inceleme sonucunda " 2918 Sayılı Yasa'nın110.maddesi hükümleri gözetildiğinde davanın AdliYargıda çözümlenmesi gerektiği" düşüncesiile Asliye Hukuk Mahkemesinin görevsizlik kararınınkaldırılmasına, Adli Yargının görevliolduğuna oyçokluğuyla kesin olarak karar verilmiştir. Sayınçoğunluğun uyuşmazlıkta Adli Yargıyıgörevli kabul eden düşüncesine iştirak edilmesimümkün değildir. Zira; Davada, davalı Belediyeninkarayolunun yapım, bakım ve korunmasındaki ihmali sonucu zararaneden olan kazanın meydana geldiği iddia edilmektedir. 2918Sayılı KTK'nın lO.md. "Belediyelerin yapım vebakımından sorumlu olduğu yolları, trafik düzen vegüvenliğini sağlayacak durumda bulundurmak, karayoluyapısında ve üzerinde yapılacakçalışmalarda gerekli tedbirleri almakla görevli"olduğuna işaret edilmiş, 3030Sayılı Yasa'nın 6.md. "Büyükşehirdahilindeki meydan, bulvar, cadde ve anayolları yapma, yaptırma,bakım ve onanmını sağlama..."Büyükşehir Belediyesinin görevleri arasındagösterilmiş, TC Anayasası'nın 125/son md."idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararıödemekle yükümlü olduğu" kuralabağlanmış, 2577Sayılı İYUK 2/1 -b md. "idari eylem ve işlemlerdendolayı kişisel haklan ihlal edilenler tarafındanaçılan tam yargı davaları, idari davaçeşitleri arasında" sayılmıştır. Bu durumda belediyesınırları içindeki yolun yapım, bakım veonanmının yapılmadığı nedeniyle doğanzararın tazmininin amaçlanmış olmasıkarşısında, idarenin görevinde olan kamu hizmetiniyürüttüğü esnada kişilere verdiğizararın ödetilmesine yönelik bulunan uyuşmazlık konusudavanın, olayda kamu hizmetinin usulüne ve hukuka uygun olarakyürütülüp yürütülmediğinin, hizmetkusuru veya idarenin sorumluluğunu gerektiren bir husus olupolmadığının tespitinde esas alman idare hukukukurallarına ve 2577 Sayılı İYUK 2/1-b md. sayılan tamyargı davasında görüm ve çözümündeidari yargı yerleri görevli bulunmaktadır. Sayın çoğunluk,karayolunun yapım, bakım ve korunmasındaki ihmalden doğanzararda Adli Yargıyı görevli kabul edengörüşünde hukuki dayanak olarak 2918 Sayılı KTK110/1 md. hükümlerini esas almıştır. 11.01.2011 gün 6099Sayılı Yasa'nın 14. maddesi ile 2918 Sayılı KTK 110.maddesine eklenen 1 .fıkra ile "işleteni veya sahibi devlet vediğer kamu kuruluşları olan araçlann sebebiyetverdiği zararlara ilişkin olanları dahil bu kanundan doğansorumluluk davaları Adli Yargıda görülür... "hükmü getirilmiştir. -2- Sayın çoğunlukgörücünün aksine eldeki uyuşmazlık anılanyasa hükmü kapsamında kalmamaktadır. Çünkü, 2918Sayılı KTK 85.maddesinde açıkça belirtildiğigibi yasa motorlu araçların işletilmesinden doğanzararlar nedeniyle işletenin hukuki sorumluluğunu düzenlemektedir. Yasa hükmünde geçenbu kanundan ve Adli Yargıda görülmesi gereken sorumlulukdavaları, 2918 Sayılı Yasa'nın 85.maddesindedüzenlenen motorlu araçların işletilmesi nedeniyleverilen zararlardan dolayı araç işletenin hukukisorumluluğuna ilişkin davalardır. Yasa değişikliğindenönce kamu araçlarının işletilmesi nedeniyle verilenzararlardan dolayı kamu idaresinin sorumluluğunun hangi yargıkolunda görüm ve çözümü konusunda yasada birdüzenleme bulunmadığından İdari ve Adli Yargıorganları arasında çıkan görevuyuşmazlıklarını sonlandırmak üzeresözü geçen yasa hükmü getirilmek suretiyle kamuaraçlarının verdiği zararlar nedeniyle işleteninsorumluluğunda 2918 Sayılı Yasa'nm amacına uygun olarakAdli Yargıda görüm ve çözüm esasıbenimsenmiştir. 2918 sayılı yasanın110. maddesinde yapılan yasa değişikliğine ilişkinHükümet gerekçesi de getirilen yeni hükmün bunedenle maddeye eklendiğini teyit etmektedir. Diğer taraftan, sayınçoğunluk 2918 sayılı yasanın 110. maddesihükmünün iptali istemi ile Anayasa Mahkemesineaçılan dava sonucunda verilen yorumlu red kararlarını,karara dayanak almakta ise de bu görüşe de itibar edilmesimümkün değildir. Zira; "T.C. Anayasasında,Anayasa Mahkemesinin iptal veya iptal talebinin reddi dışındayorumlu red kararı verebileceğine dair bir işaret yoktur.Tersine T.C. Anayasasının 153/2 maddesi "Anayasa Mahkemesi birkanun veya kanun hükmünde kararnamenin tamamını veya birhükmünü iptal ederken, kanun koyucu hareketle yeni bir uygulamayayol açacak biçimde hüküm tesis edemez."hükmü böyle bir anlayışın benimsenmemişolduğunun kanıtı olarak kabul edilebilir. Gerçi maddeiptal kararlarından bahsetmektedir, ama Anayasa koyucununamacının Anayasa Mahkemesinin kanun koyucu gibi hareket etmesiniönlemek olduğu açıkçaanlaşılmaktadır. Yorumlu red kararlarının isediğer mahkemeleri, idare makamlarını, gerçek vetüzel kişileri bağlaması itibariyle bir çeşitpozitif kanun koyuculuk anlamına geldiğine şüphe yoktur.(Türk Anayasa Hukuku Prof. Dr. Ergun Ozbudun. Sh. 440 vd.) Hakkında yorumlu red kararıverilen bir kanun maddesi yürürlükte kalmaya devam eder.Dolayısıyla somut olaylara uygulanır. Somut olaylarda o maddeninne anlama geldiğine, yani nasıl yorumlanacağına, bundansonra da Anayasa Mahkemesi değil onu uygulayacak Mahkemeler karar verir. AnayasaMahkemesinin yorumlu red kararı verirken yaptığı yorumunundiğer mahkemeleri bağlaması mümkün değildir. Birkanun maddesinin nasıl yorumlanacağına onu uygulayacak olanAdli- idari ve Askeri Yargı organları karar verir. Anayasa MahkemesiAdli, idari ve Askeri kollarının üst mahkemesiolmadığına göre bu yargı kollarındaki mahkemelerekendi yorumunu empoze etmesi mümkün değildir. O halde AnayasaMahkemesinin verdiği yorumlu red kararlarının kendilerindenbeklenen fonksiyonu ifa edebilmeleri, diğer mahkemelerin AnayasaMahkemesinin bu yorumlarını benimsemelerine bağlıdır.Oysa hukukumuzda, Anayasa Mahkemesi kararlarında yapılan yorumlardiğer mahkemeleri bağlamaz. Zira Anayasa Mahkemesikararlarının bağlayıcılığı bukararların hüküm fıkralarına münhasırdır.(Türk Anayasa Hukuku Dersleri, Kemal Gözler, sh. 444) -3- Keza, Sayınçoğunluğun karan dayandırdığı T.C.Anayasasının 158. madde hükümlerinin deuyuşmazlıkta uygulama yeri bulunmamaktadır. UyuşmazlıkMahkemesinin görev ve yetkilerini düzenleyen T.C.Anayasasının 158. maddesi açık hükmünden deanlaşıldığı üzere Anayasa Mahkemesi ilediğer yargı kollan arasında olumlu veya olumsuz görevuyuşmazlığının doğması halinde AnayasaMahkemesi görüşünün üstüntutulacağına ilişkin düzenlemenin, uyuşmazlıkta AnayasaMahkemesinin görevlilik veya görevsizlik kararınınbulunmaması, diğer yargı kollan ile arasında bir görevihtilafının çıkmaması nedeniyle uygulanmasımümkün değildir. Açıklanangerekçelerle uyuşmazlıkta idari yargı görevli olup,benzer ihtilaflarda da idari yargının görevli olduğuYargıtay 4, 11, 17 Hukuk Dairelerinin istikrarlı kararlarıyla Içtihadedildiği gibi Danıştay kararlarında dauyuşmazlıkta İdari Yargının görevli olduğubenimsenmiştir. (Danıştay 10. Daire E 2011/11522, K 2012/5347sayı, E. 2011/10856 ve K. 2013/670 Sayı, vs.) Somut uyuşmazlıktadavanın karayolunun yapım, bakım ve korunmasındaki idareninhizmet kusuruna dayanmasına, 2918 Sayılı Yasa'nın110/1 md. motorlu araçların işletilmesinden doğanzararlardan dolayı işletenini hukuki sorumluluğunun AdliYargıda görüm ve çözümünüdüzenleme altına almasına, Somut uyuşmazlığınanılan yasa hükmü kapsamında bulunmamasına, Kamuhizmetinin usulüne ve hukuka uygun olarak yürütülüpyürütülmediğinin hizmet kusuru veya idareninsorumluluğunu gerektiren bir husus olup olmadığınıntespitinde, 2577 Sayılı İYUK 2/1-b md. sayılan tamyargı davasında görüm ve çözümündeİdari Yargının görevli olmasına göre, Uyuşmazlıkta AdliYargıyı görevli kabul eden sayınçoğunluğun görüşünekatılamıyorum. Karşı Oy Eyüp Sabri BAYDAR
Full & Egal Universal Law Academy