T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2014 / 291
KARAR NO : 2014 / 334
KARAR TR : 1.4.2014
ÖZET : 5149 sayılı Spor Müsabakalarında Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesine Dair Kanun uyarınca verilen idari para cezası ile 6 ay süreyle spor müsabakalarını seyirden men cezasının iptali istemiyle açılan davanın, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlen-mesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı :H.Y.B.’ya Velayeten M.B.
Vekili :Av. H.G.
Davalı :Antalya Valiliği İl Spor Müdürlüğü
O L A Y :Antalya Valililiği İl Spor Güvenlik Kurulu’nun 9.2.2007gün ve 2007/2 sayılı kararı ile, rakip takımıntaraftarlarını taşıyan otobüsü taşladığındanbahisle,5149 sayılı Spor Müsabakalarında Şiddet veDüzensizliğin Önlenmesine Dair Kanun’un 11. maddesineaykırı davranıştan dolayı, aynıKanun’un 18. maddesinin birinci fıkrası uyarıncadavacının, 1221 YTL idari para cezası ve 6 ay süreylespor müsabakalarını seyirden men cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
Davacıvekili, idari para cezası ile 6 ay süreyle spormüsabakalarını seyirden men cezasınınkaldırılması istemiyle idari yargı yerinde davaaçmıştır.
Antalya 2.İdare Mahkemesi'nce, davanın reddine karar verilmesi üzerine,karar davacı tarafından temyiz edilmiş, Danıştay 10.Dairesi, davanın görev yönünden reddi yolunda kararverilmesi gerekirken işin esasına geçilmek suretiyle kararverilmesinde hukuki isabet görülmediği gerekçesiyle,hükmün bozulmasına karar vermiştir.
ANTALYA 2.İDARE MAHKEMESİ: 28.9.2012 gün E:2012/1176, K:2012/1315sayı ile; dava konusu işlem ile verilen cezaların, 5326 sayılı Kanun'un 16. maddesinde belirtilen idariyaptırım türlerinden biri olduğu, 5149 sayılıSpor Müsabakalarında Şiddet ve DüzensizliğinÖnlenmesine Dair Kanun'da idari yaptırımlara itiraz konusundagörevli mahkemenin gösterilmediği, bu durumda, KabahatlerKanunu'nun 5560 sayılı Kanunla değişik 3. maddesindebelirtildiği üzere, idari yaptırım kararlarınakarşı kanun yoluna ilişkin hükümlerinin, diğerkanunlarda aksine hüküm bulunmaması halindeuygulanacağı nedeniyle, görevli mahkemenin belirlenmesinde 5326sayılı Yasa hükümleri dikkate alınacağından, anılan Kanun'un 27. maddesinin (l) numaralı bendi uyarınca adliyargı yerinin görevli olduğu gerekçesiyle davanıngörev yönünden reddine karar vermiş, verilen kararkesinleşmiştir.
Davacıvekili, bu kez, aynı istemle adli yargı yerinde itirazdabulunmuştur.
ANTALYA8. SULH CEZA MAHKEMESİ: 4.9.2013 gün ve D.İş No: 2013/12sayı ile, 5326 sayılı Yasanın 27/8.maddesine göre idari yaptırım kararının verildiğiişlem kapsamında aynı kişi ile ilgili olarak idariyargının görev alanına giren kararların daverilmiş olması halinde idari yaptırım kararınailişkin hukuki aykırılık iddialarının buişlemin iptali talebi ile birlikte idari yargı merciindegörüleceğinin belirtilmesi nedeniyle, men cezasınailişkin işlemle birlikte idari para cezasının iptaliistemiyle açılan davanın çözümününidari yargı yerine ait olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı ile dosyanın görevuyuşmazlığının çözümlenmesiiçin Uyuş-mazlık Mahkemesine gönderilmesine de kararvermiş, verilen karar itiraz edilmeden kesin-leşmiştir.
İNCELEMEVE GEREKÇE:
Uyuşmazlık MahkemesiHukuk Bölümü’nün, Serdar ÖZGÜLDÜR’ünBaşkanlığında, Üyeler: Eyüp Sabri BAYDAR, AliÇOLAK, Sıddık YILDIZ, Nurdane TOPUZ, Ayhan AKARSU ve MehmetAKBULUT’un katılımlarıyla yapılan 1.4.2014günlü toplantısında:
l-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre:
Uyuşmazlık Mahkemesi Genel Kurulu’nun 11.7.1988günlü, E:1988/1, K:1988/1 sayılı İlke Kararında,“2247 sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş veİşleyişi Hakkında Kanunun bütünüyleincelenip değerlendirilmesinden, bu Kanunun uygulanmasıyönünden 2 nci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan,‘ceza uyuşmazlıkları’ ibaresinden,savcının ya da şahsi davacının talebi ilebaşlayan yargılaması sonunda sanığınmahkumiyetine ya da beraatine hükmedilebilecek davalarda, askeri ve adliceza mahkemeleri arasında çıkan görev ve hükümuyuşmazlıklarının anlaşılması, bunundışında kalan tüm görevuyuşmazlıklarının ‘hukuk uyuşmazlığı’sayılması gerektiği sonucuna varılmaktadır.Uygulanması idari organlara bırakılan cezalar, adli nitelikteolmadığından, bunlar hakkında yapılan itirazlar ya daaçılan davalar ‘ceza davası’ olaraknitelendirilemezler. İdari niteliklerinden dolayı bu davalarailişkin görev ve hüküm uyuşmazlıklarınınUyuşmazlık Mahkemesinin Hukuk Bölümünde incelenipçözümlenmesi gerektiği…” açıkçabelirtilmiştir. Bu durum göz önünealındığında, olay bölümünde yazılıbaşvuru konusu görev uyuşmazlığının HukukBölümünde incelenmesi gerektiği kuşkusuzdur.
Olaykısmında belirtildiği üzere, tarafları, konusuve sebebi aynı olan davada; idari yargı yerince adli yargıyerinin görevli olduğu gerekçesiyle verilmiş vekesinleşmiş bir görevsizlik kararı bulunmakta olup, bununüzerine kendine gelen davayı inceleyen adli yargı yerinin sahipolduğu seçenekler ile verdiği karar bakımından birdeğerlendirme yapılması gerekmektedir.
1- 2247sayılı Yasanın 14. maddesinde yer alan, “Olumsuzgörev uyuşmazlığının bulunduğunun ilerisürülebilmesi için adli, idari veya askeri yargımercilerinden en az ikisinin tarafları konusu ve sebebi aynı olandavada kendilerini görevsiz görmeleri ve bu yolda verdiklerikararların kesin veya kesinleşmiş olması gerekir.
Buuyuşmazlığın giderilmesi istemi, ancak davanıntaraflarınca ve ceza davalarında ise ayrıca ilgili makamlarcaileri sürülebilir.” hükmüne göre, idaremahkemesinin kesinleşmiş görevsizlik kararı üzerineadli yargı yerince de görevsizlik kararı verilmesi ve bukararın kesinleşmesi halinde, olumsuz görevuyuşmazlığı doğmuş olacak; hukuk alanındadoğmuş bulunan bu uyuşmazlığın giderilmesi istemiise, ancak davanın taraflarınca ileri sürülebilecektir.
2- 2247sayılı Yasanın 19. maddesindeki “Adli, idari, askeriyargı mercilerinden birisinin kesin veya kesinleşmişgörevsizlik kararı üzerine kendine gelen bir davayıincelemeye başlayan veya incelemekte olan bir yargı merciidavada görevsizlik kararı veren merciin görevli olduğukanısına varırsa, gerekçeli bir karar ile görevlimerciin belirtilmesi için Uyuşmazlık Mahkemesine başvururve elindeki işin incelenmesini Uyuşmazlık Mahkemesinin kararvermesine değin erteler ” hükmüne göre ise, adliyargı yeri, davaya bakma görevinin daha önce görevsizlikkararı veren idari yargı yerine ait olduğunu belirtengerekçeli bir karar ile doğrudan Uyuşmazlık Mahkemesine başvurmaolanağına sahiptir. Şu kadar ki, başvurukararının, görev konusunda Uyuşmazlık Mahkemesincekarar verilmesine değin işin incelenmesinin ertelenmesi hususunu daihtiva etmesi gerekir.
Yasakoyucu,14. maddeye göre hukuk alanında olumsuz görevuyuşmazlığı doğması halinde her iki yargımerciince işten el çekilmiş olduğundan başvurmairadesini davanın taraflarına bırakmış iken, buyönteme nazaran daha kısa zamanda çözümeulaşılmasını amaçladığı 19. maddeile, daha önce görevsizlik kararı veren yargı merciindensonra davayı inceleyen yargı merciine, işten el çekmedendoğrudan Uyuşmazlık Mahkemesine başvurmaolanağını tanımıştır.
Olayda,adli yargı yerince, görevsizlik kararı verilmekle birlikte,bununla yetinilmemiş, görevli merciin belirtilmesi için davadosyasının re’sen Uyuşmazlık Mahkemesinegönderilmesine de karar verilmiştir.
Bu haliyle, her ne kadar 2247sayılı Yasada öngörülen yönteme uymamakta ise de,davanın taraflarınca başvuruda bulunulmadığıgözetilerek, Sulh Ceza Mahkemesince re’sen yapılan başvurunun2247 sayılı Yasanın 19. maddesi kapsamında olduğununkabulü ile Uyuşmazlık Mahkemesinin önüne gelmişbulunan görev uyuşmazlığınınçözüme kavuşturulması, gerek dava ekonomisine gerekUyuşmazlık Mahkemesinin kuruluş amacına uygunolacağından görev uyuşmazlığının esasınınincelenmesine oy birliği ile karar verildi.
II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hakim Gülten FatmaBÜYÜKEREN’in, davanın çözümünde adliyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Mehmet BAYHAN ile DanıştaySavcısı Mehmet Ali GÜMÜŞ’ün adliyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, 5149sayılı Spor Müsabakalarında Şiddet veDüzensizliğin Önlenmesine Dair Kanun’a göreverilen idari para cezası ile 6 ay süreyle spormüsabakalarını seyirden men cezasınınkaldırılması istemiyle açılmıştır.
28.4.2004 tarih ve 5149 sayılı SporMüsabakalarında Şiddet ve DüzensizliğinÖnlenmesine Dair Kanun’un “Amaç”başlıklı 1. maddesinde, “Bu Kanunun amacı; spor müsabakalarınınyapıldığı alanlar ile bunların eklenti veçevresinde müsabaka öncesinde, müsabaka esnasındaveya sonrasında şiddetli rekabet ve bunun doğurduğufanatizm sonucu patlayıcı, parlayıcı, yanıcı,yakıcı, kesici veya delici maddelerin kullanılmasının,şiddet ve düzensizliğin, kişilik haklarına,ailevî veya manevî değerlere yönelik hakaret, sövmeve aşağılayıcı slogan ve davranışlarınyer aldığı sporun ruhuna, ilke ve kurallarına uymayankötü tezahüratın önlenmesi suretiyle huzur vegüvenliğin, kişi dokunulmazlığı ve kamudüzeninin sağlanmasına yönelik olarak alınacakönlemler ve uygulanacak yaptırımlarla ilgili usul veesasları düzenlemektir” ve 18. maddesinin birincifıkrasında, “Spor müsabakalarının yapıldığıkapalı veya açık alanlara 11 inci maddede sayılan hertürlü silâh, kesici ve delici alet, sis veya sesbombasını sokan kişiler, fiil daha ağır cezayıgerektiren bir suç oluşturmadığı takdirdeüç aydan bir yıla kadar hapis veya adlî para cezasıile cezalandırılır. Ayrıca, altı aydan bir yılakadar müsabakaları seyirden men edilir. Yukarıda sayılanlardışında 11 inci maddede sayılan maddeleri sokankişilere; dört ay süreyle spor müsabakalarınıseyirden men ve bin Türk Lirası, fiilin tekrarı halinde sekiz aysüreyle spor müsabakalarını seyirden men veikibinbeşyüz Türk Lirası idarî para cezasıverilir. Bu maddeleri kullanan kişilere; altı ay süre ilemüsabakaları seyirden men ve binbeşyüz TürkLirası, fiilin tekrarı halinde bir yıl süre ilemüsabakaları seyirden men ve üçbin Türk Lirasıidarî para cezası verilir” denilmiş; 28.maddesinde ise, bu Kanuna aykırı eylemlerde bulunanlar hakkındaspor güvenlik kurulunun re'sen veya kendisine gelen şikâyet veihbarlar üzerine yapacağı inceleme sonucunda mahallin enbüyük mülkî idare amiri tarafından ilgilihakkında bu Kanundaki idarî para cezaları veya tedbirlerinuygulanmasına karar verileceği, bu Kanunda yazılı olanidarî para cezalarına dair kararların ilgililere 11.2.1959tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerinegöre tebliğ edileceği, bu cezalara karşı tebliğtarihinden itibaren yedi gün içinde idare mahkemesine itirazedilebileceği, itirazın cezanın yerine getirilmesini durdurmayacağı,itiraz üzerine verilen kararın kesin olduğu, itirazın zaruretgörülmeyen hallerde evrak üzerinde inceleme yapılarak enkısa sürede sonuçlandırılacağı,idarî para cezalarının 21.7.1953 tarihli ve 6183sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü HakkındaKanun hükümlerine göre tahsil olunacağıöngörülmüşken, bu madde, 23.1.2008 gün ve 5728sayılı Kanun’un 537. maddesiyle,“Bu Kanuna aykırı eylemlerde bulunanlar hakkındabüyükşehir ve il belediye sınırları içindeil spor güvenlik kurulunun, bunun dışındaki yerlerdeilçe spor güvenlik kurulunun re’sen veya kendisine gelenşikâyet ve ihbarlar üzerine yapacağı incelemesonucunda mahallin en büyük mülkî idare amiritarafından ilgili hakkında bu Kanundaki idarî paracezaları veya tedbirlerin uygulanmasına karar verilir. Bu Kanun hükümlerinegöre verilen idarî para cezalarından tahsil edilenmiktarın tamamı Gençlik ve Spor GenelMüdürlüğü hesabına aktarılır. Buparalar Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğütarafından çıkarılacak yönetmelik esaslarınagöre yüzde ellisi Engelliler Spor Federasyonu ile engellilerkulüp ve faaliyetlerine, yüzde ellisi ise fair play kurallarınauygun hareket eden amatör spor kulüpleri ile okulsporlarının geliştirilmesine ayrılır. Bu Kanunda belirtilenyasaklara uymayan kişilerin kimlik bilgileri, müsabakanın veyaeylemin yapıldığı mahallin emniyet birimlerincefotoğraflı olarak kaydedilir ve bu kayıtlardaki kişilertakibe alınır” şeklindedeğiştirilmiştir. 5728 sayılı Kanunhükümleri 8.2.2008 tarihinde yürürlüğegirmiştir. Olayda, 6 aysüreyle spor müsabakalarını seyirden men ve idari paracezasının kaldırılması istemiyle davaaçılmış olup; 5149 sayılı SporMüsabakalarında Şiddet ve DüzensizliğinÖnlenmesine Dair Kanun’da yapılan değişikliklesöz konusu idari yaptırıma karşı kanun yolunailişkin bir düzenlemeye yer verilmemiştir. Ancak, 5149 sayılı “SporMüsabakalarında Şiddet ve DüzensizliğinÖnlenmesine Dair Kanun”, 14.04.2011 tarih ve 27905sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarakyürürlüğe giren, 31.03.2011 tarih ve 6222 sayılı“Sporda Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesine DairKanun”un 25. maddesi ile yürürlüktenkaldırılmış, anılan Kanun’un, “Yargılama ve usul hükümleri”başlıklı 23. maddesinde, “(1) Bu Kanun kapsamına girensuçlardan dolayı yargılama yapmaya Hakimler ve SavcılarYüksek Kurulunun ihtisas mahkemesi olarak görevlendireceğiasliye veya ağır ceza mahkemeleri yetkilidir. (2) Ceza Muhakemesi Kanununun 135 inci maddesihükümleri, 11 inci maddede tanımlanan suçbakımından da uygulanır. (3)Bu Kanun hükümlerine göre idari para cezasına ve diğeridari yaptırımlara karar vermeye, Cumhuriyet savcısıyetkilidir” denilmiştir. 1.6.2005tarihinde 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nunyürürlüğe girmesi üzerine UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nce, sözü edilenKanun’un diğer kanunlarda düzenlenen idariyaptırımlar ile bunlara karşı yapılacak itirazlarailişkin görev hükümleri üzerindeki etkisininincelenmesi sonucunda: diğer kanunlarda düzenlenen idariyaptırımın, dayanağı olan yasanın amacıdikkate alınarak; Kabahatler Kanunu’nun 1., 2., 16. ve 19.maddelerinde belirtilen koşulları taşıması, 27.maddenin (1) numaralı bendinde belirtilen idari yaptırımlardanolması halinde, idari para cezaları ve mülkiyetin kamuyageçirilmesine ilişkin olanlarına karşı 1.6.2005tarihinden sonra yapılacak itirazlarda sulh ceza mahkemelerinin genelgörevli kılındığına ve bu nedenle doğangörev uyuşmazlıklarında adli yargı yeriningörevli bulunduğuna karar verilmiştir. Dahasonra, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun “Genelkanun niteliği” başlıklı 3. maddesi, AnayasaMahkemesi’nin 1.3.2006 gün ve E:2005/108, K:2006/35 sayılıkararıyla iptal edilmiş ve gerekçeli kararı 22.7.2006gün ve 26236 sayılı Resmi Gazete’deyayımlanmış ve iptal hükmünün, kararın ResmiGazetede yayımlanmasından başlayarak altı ay sonrayürürlüğe girmesine karar verilmiş; yasama organıtarafından iptal hükmü doğrultusunda yasal düzenlemeyapılmaması sürecinde, anılan madde hükmününyürürlükte bulunduğu düşüncesiyle, aynıdoğrultuda karar verilmeye devam edilmiş; yasama organıtarafından, Anayasa Mahkemesi’nce verilen altı aylıksüre içinde iptal hükmü doğrultusunda yasaldüzenleme yapılması halinde ise, işaret edilen yargıyerinin yeni düzenlemenin yürürlüğe girdiğitarihten itibaren görevli olacağı belirtilmiştir. Son olarak,30.3.2005 tarihli ve 5326 sayılı Kabahatler Kanununun 3üncü maddesini değiştiren 6.12.2006 günlü, 5560sayılı Yasa’nın 31. maddesinde "(1) Bu Kanunun; a) İdariyaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkinhükümleri, diğer kanunlarda aksine hükümbulunmaması halinde, b) Diğer genel hükümleri, idarî para cezası veyamülkiyetin kamuya geçirilmesi yaptırımınıgerektiren bütün fiiller hakkında, uygulanır"; 16.maddesinde, “(1) Kabahatler karşılığındauygulanacak olan idarî yaptırımlar, idarî paracezası ve idarî tedbirlerden ibarettir. (2) İdarî tedbirler, mülkiyetin kamuya geçirilmesive ilgili kanunlarda yer alan diğer tedbirlerdir”; 19. maddesinde, “(1)Diğer kanunlarda kabahat karşılığındaöngörülen belirli bir süre için; a) Bir meslek ve sanatın yerine getirilmemesi, b) İşyerinin kapatılması, c) Ruhsat veya ehliyetin geri alınması, d) Kara, deniz veya hava nakilaracının trafikten veya seyrüseferdenalıkonulması, Gibi yaptırımlara ilişkin hükümler, ilgilikanunlarda bu Kanun hükümlerine uygun değişiklikyapılıncaya kadar saklıdır”; Kanunun“Başvuru yolu” başlıklı 27. maddesinin 1.fıkrasında ise, “İdari para cezası ve mülkiyetinkamuya geçirilmesine ilişkin idari yaptırım kararınakarşı, kararın tebliği veya tefhimi tarihinden itibaren engeç onbeş gün içinde, sulh ceza mahkemesinebaşvurulabilir. Bu süre içinde başvurununyapılmamış olması halinde idari yaptırımkararı kesinleşir” düzenlemeleri yeralmıştır. Budüzenlemelere göre; Kabahatler Kanunu’nun, idarîyaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkinhükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hükümbulunmaması halinde uygulanacağı; diğer kanunlardagörevli mahkemenin gösterilmesi durumunda iseuygulanmayacağı anlaşılmaktadır. Öteyandan, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun “Cumhuriyet savcısının karar vermeyetkisi” başlığını taşıyan 23.maddesinde, “(1) Cumhuriyetsavcısı, kanunda açıkça hüküm bulunanhallerde bir kabahat dolayısıyla idarî yaptırımkararı vermeye yetkilidir. (2) Birsuç dolayısıyla başlatılan soruşturmakapsamında bir kabahatin işlendiğini öğrenmesi halindeCumhuriyet savcısı durumu ilgili kamu kurum ve kuruluşunabildirebileceği gibi, kendisi de idarî yaptırımkararı verebilir. (3)Soruşturma konusu fiilin kabahat oluşturduğununanlaşılması halinde Cumhuriyet savcısı bu nedenleidarî yaptırım kararı verir. Ancak, bunun içinilgili kamu kurum ve kuruluşu tarafından idarîyaptırım kararı verilmemiş olması gerekir”hükmüne yer verilmiştir. Görevkuralları kamu düzenine ilişkin olduğundan, görevkonusunda taraflar için bir müktesep hakdoğmayacağı; bu nedenle, yeni bir yasayla kabul edilengörev kurallarının, geçmişe de etkiliolacağı, bilinen bir genel hukuk ilkesidir. Davanınaçıldığı andaki kurallara göre görevliolan mahkeme, yeni bir yasa ile görevsiz hale gelmiş ise,(davanın açıldığı anda görevli olan vefakat yeni yasaya göre görevsiz hale gelen) mahkemeningörevsizlik kararı vermesi gerekeceği; ancak, yeni yasadakigörev kuralının, değişikliğinyürürlüğe girmesinden sonra açılacak davalardauygulanacağına dair intikal hükümlerininvarlığı halinde, mahkemece görevsizlik kararıverilemeyeceği açıktır. Diğertaraftan, dava görevsiz mahkemede açılmış, busırada yapılan bir kanun değişikliği ile görevsizmahkeme o dava için görevli hale gelmiş ise, mahkeme,artık görevsizlik kararı veremeyip (yeni kanuna göregörevli hale geldiği için) davaya bakmaya devam etmesigerekir. İncelenenuyuşmazlıkta, 5149 sayılı Yasa uyarınca verilen 6 aysüreyle spor müsabakalarını seyirden men cezası ileidari para cezasının, 5326 sayılı Kanun’un 16.maddesinde belirtilen idari yaptırım türlerinden olduğu,5149 sayılı Spor Müsabakalarında Şiddet veDüzensizliğin Önlenmesine Dair Kanun’da bu idariyaptırımlara karşı itiraz konusunda görevli mahkemeningösterilmediği ancak, anılan Kanun’un 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren, 6222sayılı Kanun’un 25. maddesi ile yürürlüktenkaldırıldığı; 6222 sayılıKanun’da, bu Kanun hükümlerine göre idari paracezasına ve diğer idari yaptırımlara karar vermeye Cumhuriyetsavcısının yetkili olduğunun belirtildiği ancak gerekidari para cezasına itiraz konusunda ve gerekse idari yaptırımkonusunda görevli mahkemenin gösterilmediği anlaşılmıştır. Bu durumda,Kabahatler Kanunu’nun 5560 sayılı Kanun’ladeğişik 3. maddesinde belirtildiği üzere, idarîyaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkinhükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hükümbulunmaması halinde uygulanacağı nedeniyle, görevli mahkemenin belirlenmesinde 5326 sayılı Kanunhükümleri dikkate alınacağından, davanıngörüm ve çözümünde, anılan Kanunun 27.maddesinin (1) numaralı bendi uyarınca adli yargı yeriningörevli olduğu sonucuna varılmıştır. Açıklanannedenlerle, Antalya 8. Sulh Ceza Mahkemesinin 19. madde kapsamındagörülen başvurusunun reddi ile, aynı Mahkemece verilengörevsizlik kararının kaldırılması gerekmiştir. S O N U Ç :Davanın çözümünde ADLİ YARGININ görevliolduğuna, bu nedenle Antalya 8. Sulh Ceza Mahkemesinin 19. maddekapsamında görülen BAŞVURUSUNUN REDDİ ile, aynı Mahkemenin4.9.2013 gün ve D.İş No: 2013/12 sayılıGÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA, 1.4.2014 günündeOYBİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi. Başkan Serdar ÖZGÜLDÜR Üye Eyüp Sabri BAYDAR Üye Nurdane TOPUZ Üye Ali ÇOLAK Üye Ayhan AKARSU Üye Sıddık YILDIZ Üye Mehmet AKBULUT
Full & Egal Universal Law Academy